Pekin'de kritik buluşma
Pekin, küresel diplomasinin merkezi haline geldiği tarihi bir haftayı geride bırakırken, ABD Başkanı Donald Trump’ın hemen ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i ağırladı
20.05.2026 18:10:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





ABD Başkanı Donald Trump'ın iki günlük Pekin temaslarını tamamlayıp ayrılmasından yalnızca dört gün sonra gerçekleşen bu ziyaret, Çin'in kendisini küresel dengelerin ana omurgası olarak konumlandırma stratejisini gözler önüne serdi.
Trump'ı havalimanında Devlet Başkan Yardımcısı Han Zheng karşılarken, Putin'i Çin'in dış politika mimarı olan Dışişleri Bakanı Wang Yi karşıladı.
Büyük Halk Salonu önündeki Tienanmın Meydanı'nda askeri tören ve kırmızı halı ile karşılanan Putin, dar kapsamlı görüşmenin açılışında Çin atasözüne atıfta bulunarak, "Bir gün görüşmesek bile sanki üç sonbahar geçmiş gibi hissediyoruz" diyerek Pekin ile olan bağlarının derinliğini vurguladı.
İmzalanan anlaşmalar ve stratejik deklarasyonlar
Liderler ve heyetler arası geniş formatlı görüşmelerin ardından iki lider, ticaret, yapay zekâ, teknoloji, fikri mülkiyet ve bilimsel araştırma alanlarını kapsayan 20'den fazla ikili anlaşmaya imza attı. Zirveden iki ana belge öne çıktı.
Birincisi, iki lider, küresel ilişkilerde tek bir gücün domine ettiği sistemi reddeden ve yeni tip uluslararası ilişkileri savunan ortak bir deklarasyon imzaladı.
Diğeri ise 2001 yılında imzalanan "Çin-Rusya İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması"nın süresinin uzatılması hususunda tam mutabakat sağlandı.
Trump'ın planlarına ortak tepki
Şi ve Putin'in ortak basın açıklamasında en dikkat çekici jeopolitik çıkış, ABD Başkanı Trump'ın küresel savunma hamlelerine yönelik oldu.
Liderler, Trump yönetiminin "Altın Kubbe" füze savunma planını küresel stratejik istikrara açık bir tehdit olarak niteledi.
ABD ve Rusya arasındaki nükleer cephanelikleri sınırlayan son anlaşmanın şubat ayında sona ermesine ve Washington'ın uzatma tekliflerine yanıt vermemesine tepki gösterildi, ABD'nin nükleer politikası "sorumsuz" olarak tanımlandı.
Şi Cinping, uluslararası toplumun parçalanma riski taşıdığını ve güçlünün haklı sayıldığı bir "orman kanunları" dönemine dönüş tehlikesi bulunduğunu savundu.
Enerji pazarlıkları ve Hürmüz Boğazı mesajı
Orta Doğu'daki krizlerin ve İran ile tırmanan gerilimin gölgesinde enerji ticareti masanın en önemli maddelerinden biriydi.
Putin, Rusya'nın enerji kaynaklarında güvenilir bir tedarikçi, Çin'in ise sorumlu bir müşteri olduğunu belirterek iki ülke ticaret hacminin yıllık 200 milyar doları rahatlıkla aştığını ifade etti.
Moskova'nın Avrupa pazarına alternatif olarak büyük önem atfettiği ve Çin'e yıllık 50 milyar metreküp ek kapasite sağlayacak Power of Siberia 2 (Sibirya'nın Gücü 2) doğalgaz boru hattı projesinde taraflar "enerji ortaklığını derinleştirme" sözü verse de fiyatlandırma ve takvim konusunda somut bir nihai anlaşma henüz kamuoyuna açıklanmadı.
Ortak bildiride isim verilmeden Hürmüz Boğazı ve uluslararası su yollarına atıfta bulunularak, "Münferit devletlerin ve müttefiklerinin küresel tedarik zincirlerini ve deniz ticaretini engelleyen tek taraflı eylemlerinden endişe duyulduğu" belirtildi.
Çin'in denge politikası
Şi Cinping, Putin ile stratejik ve askeri bağları sıkılaştırırken eş zamanlı olarak ticari dengeleri gözetmeyi sürdürdü. Putin ile görüşmeler devam ederken Çin Ticaret Bakanlığı, Trump'ın ziyareti sırasında kararlaştırılan 200 Boeing uçağının satın alımını resmen onayladıklarını duyurdu. Bu hamle, Pekin'in Rusya ile stratejik ortaklığını yürütürken ABD ile olan ekonomik ilişkilerini de tamamen koparmak istemediğinin net bir sinyali olarak yorumlandı.
Görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlamadan salondan ayrılan iki lider, akşam saatlerinde devlet ziyafetinde bir araya gelerek diplomatik temaslarını çay sohbetiyle sonlandırdı.
Trump'ı havalimanında Devlet Başkan Yardımcısı Han Zheng karşılarken, Putin'i Çin'in dış politika mimarı olan Dışişleri Bakanı Wang Yi karşıladı.
Büyük Halk Salonu önündeki Tienanmın Meydanı'nda askeri tören ve kırmızı halı ile karşılanan Putin, dar kapsamlı görüşmenin açılışında Çin atasözüne atıfta bulunarak, "Bir gün görüşmesek bile sanki üç sonbahar geçmiş gibi hissediyoruz" diyerek Pekin ile olan bağlarının derinliğini vurguladı.
İmzalanan anlaşmalar ve stratejik deklarasyonlar
Liderler ve heyetler arası geniş formatlı görüşmelerin ardından iki lider, ticaret, yapay zekâ, teknoloji, fikri mülkiyet ve bilimsel araştırma alanlarını kapsayan 20'den fazla ikili anlaşmaya imza attı. Zirveden iki ana belge öne çıktı.
Birincisi, iki lider, küresel ilişkilerde tek bir gücün domine ettiği sistemi reddeden ve yeni tip uluslararası ilişkileri savunan ortak bir deklarasyon imzaladı.
Diğeri ise 2001 yılında imzalanan "Çin-Rusya İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması"nın süresinin uzatılması hususunda tam mutabakat sağlandı.
Trump'ın planlarına ortak tepki
Şi ve Putin'in ortak basın açıklamasında en dikkat çekici jeopolitik çıkış, ABD Başkanı Trump'ın küresel savunma hamlelerine yönelik oldu.
Liderler, Trump yönetiminin "Altın Kubbe" füze savunma planını küresel stratejik istikrara açık bir tehdit olarak niteledi.
ABD ve Rusya arasındaki nükleer cephanelikleri sınırlayan son anlaşmanın şubat ayında sona ermesine ve Washington'ın uzatma tekliflerine yanıt vermemesine tepki gösterildi, ABD'nin nükleer politikası "sorumsuz" olarak tanımlandı.
Şi Cinping, uluslararası toplumun parçalanma riski taşıdığını ve güçlünün haklı sayıldığı bir "orman kanunları" dönemine dönüş tehlikesi bulunduğunu savundu.
Enerji pazarlıkları ve Hürmüz Boğazı mesajı
Orta Doğu'daki krizlerin ve İran ile tırmanan gerilimin gölgesinde enerji ticareti masanın en önemli maddelerinden biriydi.
Putin, Rusya'nın enerji kaynaklarında güvenilir bir tedarikçi, Çin'in ise sorumlu bir müşteri olduğunu belirterek iki ülke ticaret hacminin yıllık 200 milyar doları rahatlıkla aştığını ifade etti.
Moskova'nın Avrupa pazarına alternatif olarak büyük önem atfettiği ve Çin'e yıllık 50 milyar metreküp ek kapasite sağlayacak Power of Siberia 2 (Sibirya'nın Gücü 2) doğalgaz boru hattı projesinde taraflar "enerji ortaklığını derinleştirme" sözü verse de fiyatlandırma ve takvim konusunda somut bir nihai anlaşma henüz kamuoyuna açıklanmadı.
Ortak bildiride isim verilmeden Hürmüz Boğazı ve uluslararası su yollarına atıfta bulunularak, "Münferit devletlerin ve müttefiklerinin küresel tedarik zincirlerini ve deniz ticaretini engelleyen tek taraflı eylemlerinden endişe duyulduğu" belirtildi.
Çin'in denge politikası
Şi Cinping, Putin ile stratejik ve askeri bağları sıkılaştırırken eş zamanlı olarak ticari dengeleri gözetmeyi sürdürdü. Putin ile görüşmeler devam ederken Çin Ticaret Bakanlığı, Trump'ın ziyareti sırasında kararlaştırılan 200 Boeing uçağının satın alımını resmen onayladıklarını duyurdu. Bu hamle, Pekin'in Rusya ile stratejik ortaklığını yürütürken ABD ile olan ekonomik ilişkilerini de tamamen koparmak istemediğinin net bir sinyali olarak yorumlandı.
Görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlamadan salondan ayrılan iki lider, akşam saatlerinde devlet ziyafetinde bir araya gelerek diplomatik temaslarını çay sohbetiyle sonlandırdı.












































































