Aziz Yıldırım kendisinden bekleneni yaptı, ortalık karıştı
Fenerbahçe derbiyi kaybetti… Başkan Aziz Yıldırım: 'Dayak yiyen hakeme siz hakemliği devam ettirirseniz sonucu bu' dedi, Halil Umut Meler’e ateş etti. Bunun arkasında belki de MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun yaz aylarında Meler'i korumak için yaptığı ancak daha da yüzüne gözüne bulaştırdığı açıklamaların etkisi vardı
08.09.2026 11:53:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





MHK çekingen bir refleksle sezonun ilk derbisinde ülkenin en iyi hakemi Meler'e sarıldı... Yıldırım ise "kötü oynadık" demesine rağmen bu durumu kendi kamuoyu gücü için alan açma fırsatı olarak kullandı.
Meler ise sistemin tüm yükünü sırtında taşımaya zorlanan yalnız bir aktör olarak yine ortada kaldı.
Yaşadığı ağır olaylardan ve sürekli hedef gösterilmekten yorulan Meler, dün gece derbide saha içinde daha mesafeli, duygusallıktan uzak ve "Prosedür neyse onu uygularım" havasında bir yönetim gösterdi.
Dünya Kupası'nı kaçırdığı için psikolojisi bozulan Meler, Türkiye'deki yıpratıcı iklim nedeniyle zihinsel ağırlığını ve motivasyonunu UEFA maçlarına vermeyi planlıyor bir havadaydı. Dün gece de derbide minimum riskle maç yönetti.

MHK sonraki dönemde ya genç hakemlere güvenemediği için kısıtlı bir hakem havuzunda (Meler ve birkaç isim etrafında) sıkışıp kalacak... ya da Meler'i ve birkaç ismi "nadasa" çekecek.
Aziz Yıldırım ise üzerine düşeni, kendisinden bekleneni yaptı. Sezona psikolojik ve kamuoyu üstünlüğünü ele alarak başlama stratejisi güttü. Hakem kararları üzerinden oluşturulan sert söylemle hakemlerin takdir haklarını Fenerbahçe aleyhine kullanmaktan çekineceği bir iklim yaratmak, kötü oyunların ardından gelebilecek eleştirileri "sistemik haksızlık" söylemiyle konsolide etmek ve sezonun henüz başında federasyon ile kurullar üzerindeki baskı gücünü maksimuma çekmek istedi.
Meler ise sistemin tüm yükünü sırtında taşımaya zorlanan yalnız bir aktör olarak yine ortada kaldı.
Yaşadığı ağır olaylardan ve sürekli hedef gösterilmekten yorulan Meler, dün gece derbide saha içinde daha mesafeli, duygusallıktan uzak ve "Prosedür neyse onu uygularım" havasında bir yönetim gösterdi.
Dünya Kupası'nı kaçırdığı için psikolojisi bozulan Meler, Türkiye'deki yıpratıcı iklim nedeniyle zihinsel ağırlığını ve motivasyonunu UEFA maçlarına vermeyi planlıyor bir havadaydı. Dün gece de derbide minimum riskle maç yönetti.

MHK sonraki dönemde ya genç hakemlere güvenemediği için kısıtlı bir hakem havuzunda (Meler ve birkaç isim etrafında) sıkışıp kalacak... ya da Meler'i ve birkaç ismi "nadasa" çekecek.
Aziz Yıldırım ise üzerine düşeni, kendisinden bekleneni yaptı. Sezona psikolojik ve kamuoyu üstünlüğünü ele alarak başlama stratejisi güttü. Hakem kararları üzerinden oluşturulan sert söylemle hakemlerin takdir haklarını Fenerbahçe aleyhine kullanmaktan çekineceği bir iklim yaratmak, kötü oyunların ardından gelebilecek eleştirileri "sistemik haksızlık" söylemiyle konsolide etmek ve sezonun henüz başında federasyon ile kurullar üzerindeki baskı gücünü maksimuma çekmek istedi.






























































































