Avrupa'da savaş ihtimali artık yalnızca güvenlik uzmanlarının tartıştığı uzak bir senaryo değil. Almanya savunma politikasını değiştiriyor, İngiltere Ukrayna'ya desteğini sürdürüyor, Rusya ile Batılı ülkeler arasındaki açıklamalar sertleşiyor. NATO ülkeleri savunma harcamalarını artırırken, Ukrayna savaşı da cephe hattının çok ötesine taşan sonuçlar doğuruyor.
Uluslararası basında son dönemde yayımlanan değerlendirmelerde Avrupa'nın önümüzdeki yıllarda daha ciddi bir güvenlik ortamına hazırlanması gerektiği sıkça vurgulanıyor. Bazı güvenlik uzmanları Rusya ile Batı arasındaki gerilimin daha da tırmanabileceği görüşünde. Ancak buradan "Dünya savaşı kesin geliyor" sonucunu çıkarmak bana göre doğru değil. Böyle bir iddia için bugün yeterli dayanak bulunmuyor. Fakat yaşananları sıradan bir diplomatik gerilim olarak görmek de aynı ölçüde yanlış.
Rusya ile İngiltere arasındaki gerilim
Rusya ile İngiltere arasındaki ilişkiler, Ukrayna savaşı nedeniyle Avrupa'daki en hassas başlıklardan biri haline geldi. İngiltere'nin Ukrayna'ya verdiği askeri ve siyasi destek Moskova tarafından sert biçimde eleştiriliyor. Londra ise Rusya'yı Avrupa güvenliği açısından ciddi bir sorun olarak değerlendiriyor. Son dönemde iki taraftan gelen açıklamaların daha sert bir çizgiye gelmesi de dikkat çekiyor.
Buradaki asıl mesele iki ülkenin bugün doğrudan savaşıyor olması değil. Böyle bir savaş yok. Asıl mesele, Ukrayna üzerinden yaşanan çatışmanın taraflar arasındaki askeri temas ihtimalini artırması. Silah yardımları, istihbarat faaliyetleri, sınır bölgelerindeki olaylar, insansız hava araçları ve siber güvenlik gibi başlıklar gerilimin yalnızca Ukrayna topraklarıyla sınırlı kalmadığını gösteriyor.
Bu nedenle Avrupa'da daha önce düşük ihtimal olarak görülen bazı senaryolar bugün daha ciddi biçimde tartışılıyor.
Almanya neden hazırlanıyor?
Almanya'nın Rusya konusunda daha sert bir politika izlemesini doğrudan savaş hazırlığı olarak yorumlamıyorum. Bunun Almanya açısından ekonomik ve siyasi maliyeti çok yüksek olur.
Alman ekonomisi enerji maliyetleri, sanayi üretimi ve rekabet gücü gibi sorunlarla zaten mücadele ediyor. Daha geniş bir askeri çatışmanın Almanya'ya getireceği ekonomik yük çok ağır olur. Üstelik böyle bir çatışmanın Almanya açısından açık bir ekonomik kazancı da bulunmuyor.
Bu yüzden Berlin'in politikasını başka bir açıdan okumak gerekiyor. Almanya, Rusya kaynaklı güvenlik risklerini artık daha ciddi görüyor ve savunma kapasitesini artırıyor. Aynı zamanda doğrudan bir savaştan kaçınmaya çalışıyor.
Bu savaşa girmek istemek değil. Savaşa hazırlıksız yakalanmak istememek.
Bence Almanya'nın son dönemdeki yaklaşımını anlamak için en önemli ayrım bu.
ABD ile İngiltere arasında gerçekten bir savaş mı var?
Son dönemde bazı yorumlarda ABD ile İngiltere arasında ciddi bir kopuş yaşandığı, hatta iki ülkenin birbirine karşı mücadele ettiği ileri sürülüyor. Ben bu yorumu doğru bulmuyorum.
ABD ile İngiltere'nin bazı konularda farklı çıkarları ve görüşleri olabilir. Ukrayna politikası, Avrupa'nın savunma yükü veya ekonomik konularda Washington ile Londra'nın her zaman aynı düşünmesi de beklenmemeli. Ancak görüş ayrılığını savaş olarak tanımlamak başka bir şey.
İki ülke hala aynı askeri ittifakın içinde ve savunma alanında yakın ilişkilere sahip. Bu nedenle aralarında rekabet veya politika farklılığı bulunabileceğini söylemek mümkün. Fakat mevcut tabloyu iki ülkenin birbirine karşı savaş yürüttüğü şeklinde değerlendirmek gerçekçi değil.
Ekonomi bu hesabın neresinde?
Avrupa'daki güvenlik tartışmasının ekonomik tarafı çoğu zaman ikinci planda kalıyor. Oysa Almanya açısından konu yalnızca askeri güvenlikten ibaret değil.
Almanya Rusya'ya olan enerji bağımlılığını önemli ölçüde azalttı. Fakat enerji maliyetleri hala Alman sanayisi için önemli bir sorun. Önümüzdeki dönemde tartışılması gereken yalnızca yeterli gazın bulunup bulunmayacağı değil, enerjinin hangi maliyetle temin edileceği.
Çünkü yüksek enerji maliyetleri üretim yapan şirketleri zorlayabiliyor, yatırımları etkileyebiliyor ve Avrupa sanayisinin rekabet gücü konusunda soru işaretleri yaratabiliyor. Bu nedenle Berlin'in Rusya politikasında güvenlik kadar ekonomi de önemli bir hesap.
Asıl risk nerede?
Bence tartışmayı "Dünya savaşı çıkacak mı?" Sorusuna sıkıştırmak doğru değil. Bugün Rusya ile NATO arasında doğrudan bir savaş bulunmuyor. ABD ile Rusya savaşmıyor. İngiltere ile Rusya arasında da ilan edilmiş bir savaş yok.
Ancak tarafların birbirlerini etkiledikleri alanların genişlediği açık. Ukrayna'ya yapılan silah yardımları, ekonomik yaptırımlar, askeri hazırlıklar, istihbarat faaliyetleri, siber güvenlik ve hava sahası ihlali iddiaları gerilimi artıran başlıklar arasında.
Uluslararası basında da son dönemde bu nedenle Avrupa'nın savunma politikalarındaki değişim daha fazla yer buluyor. Buradaki temel soru, bir dünya savaşının kaçınılmaz olup olmadığı değil; tarafların gerilimi kontrol altında tutup tutamayacağı.
Ben "Dünya savaşı kesin geliyor" değerlendirmesini fazla kesin buluyorum. Fakat "Avrupa'da hiçbir şey değişmedi" demek de gerçekçi değil.
Almanya'nın savunma politikasındaki değişim, İngiltere'nin Ukrayna konusundaki tutumu ve Avrupa ülkelerinin savunmaya daha fazla kaynak ayırması yeni bir döneme işaret ediyor. Bunun doğrudan büyük bir savaşa dönüşüp dönüşmeyeceğini bugün kimse kesin olarak söyleyemez.
Benim gördüğüm daha basit bir gerçek var: Avrupa artık Rusya ile ilişkilerinde eski güvenlik anlayışına göre hareket etmiyor. Savunma planları değişiyor, ülkeler daha fazla kaynak ayırıyor ve savaş ihtimali artık daha ciddi biçimde hesaba katılıyor.
Bu, dünya savaşının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmiyor. Ama Avrupa'nın eski güvenlik düzenine dönmesinin de kolay olmayacağını gösteriyor.
Cem Bürüç / diğer yazıları
- Büyük savaş mı geliyor? / 08.09.2026
- Avrupa altınının adresi değişiyor / 04.09.2026
- Rusya'nın gökyüzü savaş alanı / 03.09.2026
- ABD ve İngiltere: Özel ilişkinin bedeli / 02.09.2026
- Ukrayna'dan Hazar'a: Savaşın yeni cephesi oluşabilir mi? / 01.09.2026
- Rusya hemen çökmez ama yıpranıyor / 28.08.2026
- İsrail'in Suriye'deki asıl korkusu / 27.08.2026
- Milyarlarca avro isteyen Zelenskiy'ye Fedorov'dan yolsuzluk soruları / 26.08.2026
- Washington'ın Ortadoğu çıkmazı / 24.08.2026
- ABD: Değişen ortaklar, değişen tutumlar / 22.08.2026
- Avrupa altınının adresi değişiyor / 04.09.2026
- Rusya'nın gökyüzü savaş alanı / 03.09.2026
- ABD ve İngiltere: Özel ilişkinin bedeli / 02.09.2026
- Ukrayna'dan Hazar'a: Savaşın yeni cephesi oluşabilir mi? / 01.09.2026
- Rusya hemen çökmez ama yıpranıyor / 28.08.2026
- İsrail'in Suriye'deki asıl korkusu / 27.08.2026
- Milyarlarca avro isteyen Zelenskiy'ye Fedorov'dan yolsuzluk soruları / 26.08.2026
- Washington'ın Ortadoğu çıkmazı / 24.08.2026
- ABD: Değişen ortaklar, değişen tutumlar / 22.08.2026























































