logo
04 MAYIS 2026

Babacan'ın mesajı ve Arınç'ın kuru gürültüsü

24.01.2005 00:00:00
Türkiye'de, AB veya ABD'ye sırtını dayayarak içeride birilerine "teslim ol mesajı" vermek" veya "yabanî havuç"la kandırılamayanlara "ecnebi sopası" göstermek politik moda halini aldı. Bu yöntem, özellikle Türk Milletini dağıtmak ve Cumhuriyeti tasfiye etmek suretiyle Irak'ta olduğu gibi "uniter devlet" yapısından "etnik/federatif lokmalar" üretmek isteyen AB ve ABD'nin "yerli siyasal-dinsel taşeronlar"ı tarafından içte ve dışta sık sık sergilenmektedir. "Sümen altından bir paslaşma" mı desek, yoksa "kesintisiz tesadüf mü desek bilemiyorum; enteresandır, "fırsat AB fırsatı" diyerek Haçlı'nın "Türk Milletini ve medeniyetini dağıtma misyonu"nda gemi azıya alan kimi "besleme yerlilerin" karşısında, güya halkçı ve devletçi görünenlerin birçoğu "aynı ecnebi senaryosu"nda adeta rol paylaşmaktadırlar.Anlayacağınız oyun içinde oyun var; kuzu postu içinde koyun yok?"Kesintisiz demokrasi" ve "kesintisiz tasfiye"Cumhuriyet tarihinin çok partili siyaset dönemini şöyle sinema şeridi gibi gözünüzün önünden geçirirseniz; Türk Milleti ve güzelim ülkemiz, bu AB veya ABD yapımı tezgâh etrafında, yani "ecnebi yazılım ortak senaryo" çerçevesinde kimi dindar kisveli, kimi milliyetçi kisveli, kimi Atatürkçü-devletçi kisveli figüranların güya "kapışmalarına ve atışmaları"na şahit olmaktadır. Böylece ülke ve devletin bugün sürüklendiği "tasfiye süreci"nin "kesintisiz devamı" sağlanmaktadır. Türkiye'nin "kesintisiz demokrasi" süreci ile "kesintisiz tasfiye" süreci atbaşı ilerlemektedir? Bu gerçeği aklınızın bir köşesine yazıverin, kulağınıza küpe olsun."Türkiye'yi tasfiye süreci" bağlamında "AB hayaliyle ilgili tavizkâr taahhütleri ve gelişmeler"i, ciddi endişeyle takip ettiğimi birkez daha yinelemek istiyorum. Bugün tartışmasız tüm çıplaklığıyla ortada olan böylesi tavizkâr bir AB hayali, Türkiye'nin "devlet politikası" olarak sunulamaz; zira hiçbir devlet, "kendi ayağına, kendi kalbine veya kendi beynine kurşun sıkmak" tarzında bir gidişatı "devlet politikası" edinemez.AB'nin "Milli kırıntı"mıza bile tahammülü yokKöklü ekonomik, politik, dış politik ve askeri taviz talepleri bir yana; AB'nin, kimi bakanlıklarımızın başındaki "Milli" ifadesinin ve "devlet kurumları"nın brövelerinden "Atatürk figürü"nün kaldırılmasından, hutbelerde "Allah katında yegâne Hak din İslam'dır" ayet-i kerimesinin okunmamasına ve "kesinlikle misyonerlik aleyhtarlığının yapılmaması"na varıncaya değin, "Türk Milletinin kimlik ve kişiliği"ni oluşturan en tabii öğelere dahi dadandığını görmemek körlük olur. Milletimizin ve gençlerimizin artık yüksek sesle "AB'ye hayır" diye haykırmaya başladığı bu "vahim kavşak"ta asıl gürlemesi gereken etkili ve yetkili çevrelerden kimiz zaman çok "kısık ses" çıkmaması, kimi zaman da "varoluş gerekçesiyle bağdaşmayan" türden bir karaktere bürünerek AB mandasının yardım ve yatakçılığına soyunmaları "tasfiye süreci"nin vahametini artırmaktadır.Devlet gitti, kavga bitti; öyle mi?İşte bu kavşakta Türk Milleti, Ankara'daki "AB'ci, ABD'ci, IMF'ciler"in foyasını fark etmek üzere iken, bir kuru gürültü, bir kof patırtı, bir boş kavga başlayıveriyor.Bu karşılıklı "aşık atışmaları" neticesinde, cilası dökülen işbaşındaki mandacılar cilalanıyor. Boyası dökülen Müslüman kılıklı kimi Haçlı meftunlarına "İslam boyası" vuruluyor. Yorgan kavgasının ortasında kalan milletimiz ise, "tiyatro muhalefeti"nin yıllardan beri "işi-gücü hep dine, dindara ve dini öğelere muhalefet etmektir" zehabına kapılarak, güya din namına kendilerine taarruz edilen tarafı sahipleniyor. Halbuki onlar, millete ve milletin Hak dinine hizmetten ziyade, "AB'nin akide ve inançları"na hizmet etmeyi misyon edinmişlerdir.    AKP ile başta CHP olmak üzere AB ve IMF yanlısı sair muhalefet partileri arasındaki son patırtıları, bu "cilalamama tiyatrosu" nevinden görmek lazım gelir.Sürekli cilalama tiyatrosu ibretlikBayram değil seyran değil, Ali Babacan neden "Yabancı sermayeyi ürkütmeyelim, altında kalırız" uyarısı yapıyor? Bayram değil seyran değil AKP'nin Bülent Arınç'ı, neden "başörtüsü gürültüsü" çıkartıyor? Bunlar karşısında ise CHP, neden rutin "çığırtkanlığı"nı sürdürüyor?Bu soruların basiretli, makul ve mantıklı karşılıkları, Cumhuriyet tarihinin "sürekli oyun"unu ortaya çıkartacak türden işaretlerdir.Devlet tasfiye edilirken, millet dağıtılırken, vatan yasal olarak satılırken, Kıbrıs-Ege-Suriçi İstanbul elden giderken tısss çıkarmayan CHP, bir yerlerden düğmeye basılmış "başörtüsü hışırtısı" duyunca, feryadı basıyor. Millet de, en basit "geleneksel öğeleri" dahi görünce kriz geçiren bu "güya halkçı ve devletçi"lerin karşısında, AB'ci ve ABD'ci de olsa berikileri "bunlar ötekilere nispetle zemzemle yıkanmışlar canım" diyerek terk edip bıraktığı yerden "tekrar inadına tutmaya" başlıyor.Başörtüsü gürültüsü neden? Asıl mesaj Babacan'dan?"AKP hükümetinin başörtüsü aleyhine yaptığı tarihi savunma" neticesinde "yasağa aynen devam" diyen AİHM'nin ve Büyük Dairesi'nin nihai temyiz kararı ile, artık başörtüsü tam gidecek, gitti; AKP sayesinde artık başörtüsü işi de bitecek, bitti; ondan? AKP, üzerindeki bu "başörtüsü yasağının müdafii" olma lekesini örtmek üzere "kuru gürültü" çıkartıyor, CHP de "kuru gürültüye pabuç bırakmayan" güya karşı atağıyla "cilanın tam tutması"na katkı sağlıyor.Asıl mesajı ise Babacan veriyor; "yabancıları ürkütmeyelim ha?" diyor. Babacan kime, ne demek istiyor?Yabancı sermayeyi milletimiz ürkütemez; ekonomide milletin esamesi zaten okunmuyor. Yabancı sermayeyi AKP ürkütmez; yabancılara her türlü yasal katkıyı sağlamak AKP'nin birincil misyonu? Muhalefetin de öyle bir söylemi bugüne kadar hiç olmamış, şimdi de yok. O halde bayram değil seyran değil Babacan kimi, niye öpüyor? Babacan kime, hangi konjonktür gereği "yabancı sopa"yı gösteriyor?Babacan önden yol kesiyorKonjonktür, AB sürecinin taviz talepleriyle dolu raporunun açıklanmasıdır. Raporda, uniter devlet yapısını, devletin kuruluş senedi olan Lozan'ı, milli ve dini bütünlüğümüzü hedef alan talepler söz konusudur. AKP'nin endişesi şu; hani olmaz ama, AB raporu karşısında ola ki, uniter devlet ve milli bütünlük hususlarında hassas olan yetkili ve etkili çevreler, "Hayırdır inşallah, bu ne iş!" diye sorarlar. Böyle bir soru ve sorgu gelmeden "yabancı sermaye ikazı" ile önden yolu kesiyor Babacan. AB ne derse sindirelim, aksi halde yabancı sermaye ürker, biz de altta kalırız, demeye getiriyor.Anlaşıldı mı şimdi, Cumhuriyet tarihinin en temel iki "sürekli oyun"unun birgün içinde aynı anda nasıl oynanıp, gerçekte kimlerin kazançlı çıktığını? Anlaşıldı mı dostlar?Artık oyun bozuluyorTürk devletini, Türk Milleti ve medeniyetini içten içe kemiren bu "sürekli oyun"u bozmak üzere Bağımsız Türkiye Partisi ve Kuvay-ı Milliye kadrolarının azmi ve kararı "topyekün vatanımızı ve milletimizi" kucaklamıştır.26-27 Kasım günü İstanbul Lütfi Kırdar ve Grand Cevahir Uluslararası Kongre merkezlerinde gerçekleşecek olan "Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi"nde yüzü aşkın yerli ve yabancı bilim ve düşünce adamı tarafından değerlendirilecek olan Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin açacağı "sınırsız ufuk"ta, artık AB mandacıları "yabancı sermaye sopası" gösteremeyecekler. Göreceksiniz; 26-27 Kasım'dan sonra güneş farklı doğmaya başlayacak.

Hastaneye kaldırılan aileden acı haber

Mersin'in Bozyazı ilçesinde memleketine gelen polis memuru baba, eşi ve 2 çocuğu mide bulantısı, kusma şikayetiyle hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan aileden 2 çocuk hayatını kaybetti

04.05.2026 15:08:00
İhlas Haber Ajansı
Hastaneye kaldırılan aileden acı haber
Hastaneye kaldırılan aileden acı haber
Olay, Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak'ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru M.T. (39), eşi E.T. (33), çocukları A.T. (7) ve Ö.S.T. (4) ile hafta sonu memleketi Mersin'in Bozyazı ilçesine geldi. Yakınlarında kalan aile rahatsızlanınca, kusma ve mide bulantısı nedeniyle haber verilen sağlık ekipleri, aileyi hastaneye sevk etti. Hastaneye kaldırılan aileden önce Ö.S.T., ardından A.T. yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Anne ve baba ambulansla Mersin Şehir Hastanesi'ne sevk edildi.

Olayla ilgili savcılık ve jandarma ekipleri tarafından incelemelerin sürdürüldüğü bildirildi.

İstanbul'da metroda su sızıntısı seferleri durdurdu

İBB, Yıldız-Mahmutbey Metro Hattı'nın Mecidiyeköy istasyonunda onarım çalışması başlatıldığını duyurdu. Yapılan açıklamada 'tünelde makas bölgesinde, yer altı suyu akış kaynağındaki artış sebebiyle ray hattının bir kısmında onarım gerekliliği ortaya çıktığı belirtilmişti

04.05.2026 12:45:00 / Güncelleme: 04.05.2026 12:51:08
Haber Merkezi
İstanbul'da metroda su sızıntısı seferleri durdurdu
İstanbul'da metroda su sızıntısı seferleri durdurdu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), M7 Yıldız–Mahmutbey Metro Hattı'nın Mecidiyeköy istasyonunda onarım çalışması başlatıldığını duyurdu. Yapılan açıklamada, 'Mecidiyeköy-Çağlayan istasyonları arasındaki tünelde makas bölgesinde, yer altı suyu akış kaynağındaki artış sebebiyle ray hattının bir kısmında onarım gerekliliği ortaya çıktı" ifadeleri yer aldı. Hattın çalışma süresince Mahmutbey-Nurtepe arasında hizmet vereceği, Nurtepe istasyonundan yolcuların otobüsle Mecidiyeköy'e ulaştırılacağı belirtildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, M7 Yıldız–Mahmutbey Metro Hattı üzerinde bulunan Mecidiyeköy istasyonunda onarım çalışmalarının başlatıldı. Yapılan açıklamaya göre, çalışmalar tamamlanana kadar Mahmutbey–Nurtepe arasında hizmet verecek olan hatta yolcular, Nurtepe istasyonunda otobüslere aktarma yaparak Mecidiyeköy'e ulaşabilecek. Yenikapı–Hacıosman Metro Hattı ile Mecidiyeköy–Yıldız Metro Hattı üzerindeki Mecidiyeköy istasyonunun ise normal şekilde yolcu kullanımına açık olduğu belirtildi. Yetkililer, çalışmaların güvenli ve hızlı şekilde tamamlanması için süreç boyunca alternatif ulaşım düzeninin geçerli olacağını kaydetti.

Metro İstanbul'dan daha önce yapılan açıklamada, "M7 Yıldız-Mahmutbey Metro Hattı'nın Mecidiyeköy-Çağlayan istasyonları arasındaki tünelde makas bölgesinde yer altı suyu akışı kaynağındaki artış sebebiyle ray hattının bir kısmında onarım gerekliliği ortaya çıkmıştır." ifadesi kullanılmıştı.

İstanbul'da "sahte belgelerle ikamet izni" operasyonu: 31 gözaltı

İstanbul'da sahte belgelerle yabancı uyruklu kişilere ikamet izni aldırdığı iddia edilen 31 şüpheli yakalandı. Şebeke üyelerinin, ikamet izni başvuruları sırasında ibraz edilen belgeler üzerinde oynadıkları, sahte içerikli taahhütnamelerle göçmen kaçakçılığı suçuna karıştıkları anlaşıldı

04.05.2026 09:16:00
İHA
İstanbul'da "sahte belgelerle ikamet izni" operasyonu: 31 gözaltı
İstanbul'da "sahte belgelerle ikamet izni" operasyonu: 31 gözaltı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, yabancı uyruklu kişilere sahte belgelerle ikamet izni temin eden bir şebekeyi tespit etti. Çetenin Türkiye'deki bazı yabancılar için sahte belgeler düzenledikleri ve sahte içerikli taahhütnamelerle göçmen kaçakçılığı suçuna iştirak ettikleri anlaşıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde yapılan çalışmalarda, kimlik bilgileri ve açık adresleri tek tek belirlenen şüphelilerin yakalanması için operasyon başlatıldı.

Bu sabah çok sayıda adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 31 şüpheli yakalandı.

Gözaltına alınan şebeke üyeleri sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülürken, soruşturma kapsamında sahte belgelerle ikamet izni alan kişilerin izinlerinin iptal edileceği öğrenildi.

Öte yandan belgeleri iptal edilecek kişiler için geri gönderme işlemlerine de başlanacağı aktarıldı.

Muhittin Böcek'e yönelik "rüşvet" soruşturmasında gelini Zuhal Böcek tutuklandı

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu Muhittin Böcek'e yönelik açılan "rüşvet" soruşturması kapsamında gözaltına alınan gelini Zuhal Böcek tutuklandı

03.05.2026 21:50:00
Haber Merkezi
Muhittin Böcek'e yönelik "rüşvet" soruşturmasında gelini Zuhal Böcek tutuklandı
Muhittin Böcek'e yönelik "rüşvet" soruşturmasında gelini Zuhal Böcek tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Böcek'e yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 3 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden Zuhal Böcek, "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Diğer iki şüpheli ise ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Sulh ceza hakimliği şüpheli Zuhal Böcek'in tutuklanmasına karar verdi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında aday olmasına ilişkin "rüşvet" verdiği iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında, gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Bu kapsamda Zuhal Böcek ve 2 şüpheli polis ekiplerince 30 Nisan'da gözaltına alınmıştı.

Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı

Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde kabri başında anıldı. İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla gerçekleşen programda, Osmanlı padişahı dualarla yâd edildi.

03.05.2026 16:52:00
İhlas Haber Ajansı
Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı
Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı
Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde kabri başında anıldı. İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla gerçekleşen programda, Osmanlı padişahı dualarla yâd edildi.
Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde Fatih Camii haziresinden bulunan kabri başında tören düzenlendi. Törene İstanbul Valisi Davut Gül, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İstanbul İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin, İstanbul İl Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ve Fatih İlçe Müftüsü Abdurrahman Şenoğlu katıldı. Törende, Fatih Camii İmamı Kurra Hafız Yusuf Yılmaz tarafından Kur'an-ı Kerim okundu.

Tilavetin ardından İstanbul İl Müftüsü Tuncel tarafından dua edildi
Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "Büyük bir devlet adamı ve komutan. Aynı zamanda büyük bir lider olan Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri'nin ölüm yıldönümü için bir araya geldik. Kendisine Allah'tan rahmet diliyoruz. Mekânı cennet olsun. Fatih Sultan Mehmet sadece bir komutan, bir lider, bir devlet adamı değildi. Aynı zamanda çağ açan çağ kapatan ve bununla birlikte de yeni bir medeniyet tasavvuru başlatan bir devlet adamıydı. Farklılıkları bir arada yaşatan ilme adalete önem veren ve bunları bize miras bırakan devlet adamıydı. Bizler de Fatihin mirasını bu şehirde aynı hassasiyetle devam ettiriyoruz. Rabbim birliğimizi beraberliğimizi kardeşliğimizi daim etsin. Onun bize bıraktığı miras üzerinde birlikte yaşamayı nasip etsin" şeklinde konuştu.İHA

İstanbul Boğazı'nda arıza yapan gemi kurtarıldı

Panama bayraklı kuru yük gemisi, İstanbul Boğazı geçişi sırasında makine arızası yaptı. Bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü römorkörleri sevk edildi. Ekipler çalışmalar sonunda gemiyi kurtarmayı başardı

03.05.2026 16:40:00 / Güncelleme: 03.05.2026 18:24:53
İhlas Haber Ajansı
İstanbul Boğazı'nda arıza yapan gemi kurtarıldı
İstanbul Boğazı'nda arıza yapan gemi kurtarıldı
Panama bayraklı kuru yük gemisi, İstanbul Boğazı geçişi sırasında makine arızası yaptı. Bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü römorkörleri sevk edildi. Panama bayraklı kuru yük gemisi, İstanbul Boğazı geçişi sırasında makine arızası yaptı. Gemi, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekipleri tarafından kurtarıldı.
Zaltron isimli Panama bayraklı 185 metrelik kuru yük gemisi, İstanbul Boğazı geçişi sırasında Galatasaray Adası önlerinde makine arızası verdi. İstanbul Boğazı çift yönlü gemi trafiğine kapatılmıştı. İHA

Türkiye'de ilk kez yaşandı


 
Türkiye'de ilk kez dünyaya gelen zürafa yavrusunun ismi "Çınar" oldu. Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nda doğan zürafanın ismi, anket sonucunda "Çınar" olarak kararlaştırıldı.

02.05.2026 12:17:00
AA
Türkiye'de ilk kez yaşandı
Türkiye'de ilk kez yaşandı

Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nda dünyaya gelen zürafa yavrusuna, yapılan anket sonucunda "Çınar" ismi verildi.
Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın ikinci, dünyanın ise dördüncü büyük doğal yaşam alanlarından biri olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nda dünyaya gelen erkek zürafa yavrusunun isminin belirlenmesi için Büyükşehir Belediyesinin sosyal medya hesaplarından anket yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, katıldığı bir televizyon programında, zürafa yavrusunun isminin anket sonucunda "Çınar" olarak belirlendiğini kaydetti.

Ziyaretçilerin ilgisini çekiyor

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Dairesi Başkanı Celal Özsöyler, Kasım 2024'te dişi zürafa Selvi'nin hamile kaldığını belirterek "Hamileliği 15 ay kadar sürüyor. Bu sürede erkek zürafamız Şakir, fizyolojik ömrü dolduğu için vefat etti. Geçtiğimiz 14 Şubat Sevgililer Günü'nde Selvi'nin yavrusu oldu. Gece doğum başladı ve 1,5 saat sonra Selvi yavrusunu doğurdu. Sağlıklı bir erkek yavrumuz oldu" diye konuştu.

Türkiye'de doğan ilk zürafa olan "Çınar", Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nı ziyaret edenlerin ilgisini çekiyor.
Okan Araman, Antakya'dan Doğal Yaşam Parkı'nı gezmek için geldiklerini belirterek "Türkiye'de ilk defa zürafanın doğduğunu duyduk. Onu görmeye geldik, ben oğlum kadar küçükken buraya gelmiştim. Şakir'in babasını görmüştüm. Şimdi de yavrusunu gördüğümüz için heyecan duyduk" dedi.

İstanbul'da 1 Mayıs'ta gözaltına alınanlarla ilgili son karar


 
İstanbul'da, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde tedbir kararlarına uymadığı için gözaltına alınan 580 kişi serbest bırakıldı. Gözaltına alınanlar savcılığa sevkedilmedi. 

02.05.2026 12:12:00
Haber Merkezi/AA
İstanbul'da 1 Mayıs'ta gözaltına alınanlarla ilgili son karar
İstanbul'da 1 Mayıs'ta gözaltına alınanlarla ilgili son karar

İstanbul'da, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde tedbir kararlarına uymadığı için gözaltına alınan 580 kişi serbest bırakıldı. Gözaltına alınanlar savcılığa sevkedilmedi.

Kentte, Emek ve Dayanışma Günü'nde eylem ve etkinlik yapılmasına izin verilmeyen alanlarda izinsiz gösteri yapma girişiminde bulunarak, tedbir kararlarına uymadıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 580 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Yozgat'ta Mayısta kar etkili oldu


 
 
Yozgat kent merkezi, mayısta yağan karla beyaza büründü.

02.05.2026 10:25:00
AA
Yozgat'ta Mayısta kar etkili oldu
Yozgat'ta Mayısta kar etkili oldu

Yozgat kent merkezi, mayısta yağan karla beyaza büründü.

Kentte gece başlayan sağanak, sabah yerini kara bıraktı. Kar nedeniyle evlerin çatıları ile araçların üzeri beyaz örtüyle kaplanırken, çiçek açan meyve ağaçları da kar altında kaldı.

Vatandaşlardan Hasan Selvi, Mayısta böyle bir kar yağışı beklemediklerini belirterek, "Bu yıl iklimlerde değişim var. İnşallah bu kar yağışıyla birlikte geçen yıllardaki gibi don olayı yaşamayız. Çiftçilerimiz yağışla rahat eder. Barajlarımız için de güzel oldu. Bu yağışlarla birlikte verimli bir yıl geçireceğimizi düşünüyorum" dedi.

Çapanoğlu Mahallesi esnafından Mesut Aydın ise mayısta sabaha güzel bir kar yağışıyla uyandıklarını söyleyerek, karın rahmet ve bereket getirmesini, kuraklığın yaşanmadığı bir yıl olmasını temenni etti.

Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?


 
İnsanların çoğu, geçirdiği kalp krizinden önce vücutlarının onlara gönderdiği uyarı işaretlerini görmezden geliyor. Gerçi bu işaretleri ayırt etmek de kolay değil... Hatta kalp krizi geçiren doktorlar bile bu belirtileri ayırt etmekte zorlanıyor. Ancak kalp krizi geçiren insanların anlattıkları önci işaretleri kısmen de olsa ortaya koyuyor.

02.05.2026 10:19:00
MURAT ÇORBACI
 Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?
 Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?

İnsanların çoğu, geçirdiği kalp krizinden önce vücutlarının onlara gönderdiği uyarı işaretlerini görmezden geliyor. Gerçi bu işaretleri ayırt etmek de kolay değil... Hatta kalp krizi geçiren doktorlar bile bu belirtileri ayırt etmekte zorlanıyor. Ancak kalp krizi geçiren insanların anlattıkları önci işaretleri kısmen de olsa ortaya koyuyor. İşte o işaretler...

1. Geçmeyen yorgunluk.
2. Çeneye, boyuna, omuza veya kola yayılan ağrı.

3. Antiasitlerin bile geçiremediği hazımsızlık, mide bulantısı ve gastrointestinal problemler.
4. Merdivenleri çıkarken nefes darlığı... Kardiyoloji uzmanları 'eğer iki kat merdiveni rahat çıkamıyorsanız, mutlaka doktora başvurun' diyor.

5. Sıradan işleri yaparken hissedilen nefes darlığı. Bu, 'kalbiniz yeterli oksijen alamıyor' anlamına geliyor.
6. Genellikle mide ekşimesine bağlanan periyodik göğüs ağrısı.

7. Belirgin bir neden olmadan soğuk terleme.
8. Baş dönmesi veya sersemlik hissi.
9. Düzensiz kalp atışları veya çarpıntı. Çoğu insan, gerçek kalp krizinden haftalar önce bu belirtilerden muzdarip olur.

Peki, kalp sağlığını korumak için ne yapmalı?

1. Kan basıncı, şeker ve kolesterol seviyelerini takip etmek.
2. Acil bir durum oluşana kadar beklemek yerine sağlıklı beslenerek kalp sağlığını desteklemek.
3. Egzersiz yapmak.
3. Elbette, vücudunuzun büyük bir olaydan önce her zaman size bir uyarı verdiğini bilmek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.