logo
23 HAZİRAN 2026

"Babama yardım için futbolcu oldum"

Beşiktaş’ın milli futbolcusu Dorukhan Toköz, A Milli Takım forması giydiği için çok mutlu olduğunu belirterek, “Bu forma için sahada canını versen, arkandan şehit derler, öyle güzel bir makam” ifadelerini kullandı

01.04.2019 00:00:00
"Babama yardım için futbolcu oldum"
"Babama yardım için futbolcu oldum"
Beşiktaş'ın genç yıldızı Dorukhan Toköz, Türkiye Futbol Federasyonu'nun dergisi TamSaha'ya geniş bir röportaj verdi. Milli Takım formasını giydiği için çok mutlu olduğunu söyleyen Dorukhan, ay-yıldızlı forma için, "Bu forma için sahada canını versen, arkandan şehit derler. Öyle güzel bir makam. Hepsi geçer de bu formayı giymek bir ömür boyu kalır" görüşünde bulundu. İşte tam sahadaki röportaj:

Yakından ilgilenenler için bilinen bir oyuncusun ama Türk futbolseverlerin çoğunun hayatına bu sezon aniden girdin. Beşiktaş seni transfer ettiğinde gelecek için yatırım gibi görülürken, bir anda takımın banko isimlerinden birine dönüşüverdin. Seni daha yakından tanımak adına, en başa dönenerek ne zaman, nerede dünyaya geldiğin ve futbol topuyla ne zaman tanıştığınla başlayalım.

21 Mayıs 1996 Eskişehir doğumluyum. Ailem Eskişehirli. 1993 doğumlu bir abim var. Babam önceleri İstanbul'da bir firmanın pazarlama müdürlüğünü yapıyordu ama daha sonra Eskişehir'e döndü. Osmangazi Üniversitesi'nin karşısında güzel bir büfemiz var. Annem ve babam birlikte çalışıyor. Abim üniversitede İstatistik Bölümü'nde okuyor. Okuldan çıktıktan sonra büfede anneme, babama yardımcı oluyor. Benim futbolla tanışmama gelince; küçükken futbola çok meraklıydım. Babam ve dedem benim iyi bir futbolcu olabileceğimi düşünüp ESKİ Spor'a vermişti. Eskişehirspor da beni ESKİ'de antrenman yaptığım dönemde görüp beğendi ve çok küçük yaşta altyapısına aldı. O zaman 9 yaşındaydım. Eskişehirspor'da bütün yaş kategorilerinde oynadım.

Futbolcu olabilme süreci fedakarlık isteyen bir süreç. Birçok zorluğa göğüs germek gerekiyor. Sen bu süreçte nasıl zorluklar yaşadın?

Ben yaşadığım zorlukları çok fazla anlatmak taraftarı değilim. Her insan gibi benim de hayatımda yaşadığım zorluklar oldu elbette. Daha çok küçüksünüz ve sabahın altısında kalkıp yürüyerek okula gidiyorsunuz. Oradan çıkıp yürüyerek antrenmana gidiyorsunuz. Arada yokluklar oluyor. O süreçte siz de aileniz de fedakarlıklar yapıyorsunuz. Zaten o günleri hep aklınızın bir köşesinde tuttuğunuz için bugünlerin kıymetini daha iyi anlıyorsunuz. O günlerden itibaren hep daha iyi yerlere gelmeyi hedefliyorsunuz.

Futbolculuğu bir meslek olarak seçmeye ilk olarak ne zaman karar verdin?

13-14 yaşlarındaydım. Babamın işleri bozulmuş ve İstanbul'dan dönmüştü. İki çocuk büyütüp aileyi geçindirmek kolay iş değildi. Bunun okulu ayrı masraf, antrenmanı ayrı masraf. Çocuklar bir şey gördüklerinde istiyor. Ben de meselenin farkına o yaşlarda varmış, futbolcu olmam gerektiğini anlamıştım. Kendi kendime, "Ailem benim için bunca fedakarlık yapıyor, benim de onlara destek olmam gerekiyor" demiştim. Küçücük yaşta bunları düşünmeye başlayınca çocukluk dönemim çok hızlı geçti. O yaşlarda "İnşallah futbolcu olurum" niyetiyle çok fazla çalıştım.

Profesyonel futbolcu olunca hayatınızda neler değişti?

Yaşadığımız hayat aynı aslında. Dört sene önce de büfemiz vardı, hala var. Dört sene önce abim oradaydı, hala orada. Hayatımdaki tek fark, benim Eskişehir'de değil de İstanbul'da yaşıyor olmam. Zaten Eskişehir'deyken de bir süre tesislerde kalmış son senemde ise ayrı eve çıkmıştım.

Peki, eğitimini nereye kadar sürdürebildin?

Anadolu Lisesi'nden mezun oldum. İngilizcem fena değil. Üniversiteye açıktan kaydoldum çünkü devam edemeyeceğimi biliyordum. Rahat olduğum bir dönemde sınava girip, üniversiteye de devam edeceğim.

Türk futbolunun kilometre taşlarından birisi olan Eskişehirspor'un senin için ne anlam ifade ettiğini anlatır mısın?

Eskişehirspor tarihi, başarıları ve örnek taraftarıyla bence Anadolu'nun en büyük kulübü. Ben de o taraftarın arasından geldim. Babam tribünlerde yer almış, Eskişehirspor camiasında çok sevilen birisidir. Bazen onunla, bazen de onun beni emanet ettiği abilerle birlikte deplasmanlara giderdim. Deplasmanlarda çok fotoğrafım vardır. Eskişehirspor'un bendeki yeri çok ayrıdır. Buralara geldiysem de 9 yaşından bu sezonun başına kadar formasını giydiğim Eskişehirspor sayesindedir.

Üzerinde emeği olan teknik adamlara gelirsek

Serkan Topkaya, Emre Özbayer, Berkant Ongan Hocalarımızın üzerimdeki emeği çoktur. Yaş kategorilerinde sürekli takım kaptanlığı yaptığım için kendileriyle çok yakın diyaloglarım olurdu. Hala da görüşmeye devam ediyoruz. Benimle ilgilenmeyi sürdürüyorlar. Altyapıdan A takımlara çıkmak gerçekten çok zor bir iştir ama sağ olsunlar o süreçte ellerini omuzumuzdan hiç eksik etmediler. Ben de onları mahcup etmediğimi düşünüyorum.

Altyapıdan çıkmak zor dedin. Gerçekten de öyle Futbola birlikte başladığın pek çok oyuncu bugün futbol sahnesinden çekilmiş durumda ama sen hem Beşiktaş'ta hem de Milli Takımlarımızda forma giyiyorsun. Seni diğerlerinden ayıran ve bugüne taşıyan farklar nelerdi?

Bence futbolcu olabilmenin yüzde 90'ı çalışmak Çalışırken asla pes etmemek, hayatından fedakarlıklar yapmak, mesela arkadaşların gezip tozarken bile işine odaklanmak veya dinlenmek Ben böyle bir çocuktum.

O yaşta bunu nasıl idrak edebiliyordun?

Futbolcu olmam gerektiğini düşünüyordum ve küçük yaşlarda A takımla idmanlara çıkmaya başlamıştım. Abilerimiz bize öğütler veriyordu. Onların hayatlarını takip ediyordum. Okuduğum kitaplardan, izlediğim televizyon programlarından da nasıl yaşamam gerektiğini biliyordum. Sağ olsun babam da bu konularda bilgilidir. Bana her zaman çalışmanın, beslenmenin ve dinlenmenin ne kadar önemli olduğunu anlatırdı. Evet, çocuksunuz ve arkadaşlarınız gezerken veya oynarken siz de onlarla birlikte olmak istiyorsunuz ama diğer yandan da meslek olarak seçtiğiniz futbolun gereklerini yerine getirmek zorundasınız. Ama altyapıdan çıkmanın asıl zorluğu başka. Hak edenden çok hak etmeyenlerin değer gördüğü zamanlara çok şahit oldum. Sen ne kadar iyi olursan ol, bir başkası önüne geçebiliyor. Dışarıdan para ödenerek getirilen oyuncu ne yazık ki altyapıdan yetişen bir oyuncuya tercih ediliyor. Bunu neredeyse bütün kulüplerde görüyoruz. Mesela ben 16-17 yaşlarında A2'de oynuyor, A takımla idmanlara çıkıyordum. O dönemde A takımda oynayabilecekken, bahsettiğim bu mesele nedeniyle forma giymem bir sezon ileriye atmıştır.

Eskişehirspor'la çıktığın ilk Süper Lig maçını hatırlıyor musun? O maç öncesinde neler hissetmiş, nasıl hazırlanmış ve maç içinde neler yaşamıştın?

Başakşehir maçıydı Samet Aybaba Hocamız zaten öncesinde kupa maçlarında beni oynatmıştı. İlk geldiği günden beri bana, "Çalışmana dikkat et, kendine iyi bak, her an oynayabilirsin" demişti. Başakşehir maçında böyle bir fırsat geldi. Maç benim için çok iyi geçmişti. O gün oyuna ikinci yarıda giren Emre abiye (Belözoğlu) karşı oynamıştım. İlk yarıyı 1-0 önde kapatmıştık ama Emre abi oyuna girdikten sonra bir asist yapıp penaltıdan bir gol atınca 2-1 yenilmiştik. Maçtan sonra Emre abinin formasını almıştım. Zaten bir tek onun forması vardır bende.

Söz Samet Aybaba'dan açılmışken soralım Teknik adamlıktaki alameti farikası genç oyuncuları vitrine çıkarmak olan Samet Hoca senin için ne anlam ifade ediyor?

Benim için çok ayrı bir anlamı var. Sadece Samet Hoca da değil, ekip olarak Selçuk Hoca, Yılmaz Hoca, Ersin Hoca benim futbol hayatımda çok önemli. Benim gelişimime özel çalışmalarla büyük katkı sağladılar. Daha önce birçok teknik adam bana "Seni oynatacağım" demişti ama Samet Hoca "Oynatacağım" dedikten hemen sonra oynattı. Üstelik de takım çok kritik bir dönemden geçiyordu ama buna rağmen bana güvenip şans verdi. Buradan kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.

Seni bir joker gibi görüyoruz. Göztepe ile oynanan son Süper Lig maçının ikinci yarısında stoper olarak görev yaptın. Futbola başladığında hangi mevkide oynuyordun? Sonrasında nerede görev yapacağın konusu nasıl şekillendi?

Futbola santrfor olarak başladım. Zaten genelde böyledir. ESKİ Spor'dayken gol kralı olmuştum. Eskişehirspor'a da santrfor olarak geldim. Sonra orta sahaya çekildim ve ilk maçımda bir gol bir asist yapınca 8 numara pozisyonunda kaldım. Ertesi sezon 6 numaraya çekildim ve orada oynamaya başladım. Samet Hoca döneminde A takımda da 6 numara pozisyonunda oynamayı sürdürdüm. Ertesi sezon Alpay Özalan Hoca döneminde ise Kamil Ahmet abi orta sahada, ben sağ bekte oynadım. İkimiz de yeni mevkilerimizde iyi performans göstermiştik. Sonra Mustafa Denizli Hoca geldi ve beni yeniden orta sahaya aldı. Geçtiğimiz sezon ise ağırlıklı olarak sağ bekte görev aldım. Takımın transfer yasağı olduğu için beni sağ bekte değerlendirdiler. İyi de bir sezon geçirdim. Birkaç gol attım, çok sayıda asist yaptım. Eskişehirspor'da stoper oynadığım maçlar da oldu.

Bir yerin oyuncusu olmak mı daha iyi yoksa her yerde görev yapabilmek mi?

Bu konuyu hocalarımız daha iyi bilir. Ben en iyi oynadığım mevkilerin 6 ve 8 olduğunu düşünüyorum ama sağ bek de stoper de oynayabiliyorum. Beşiktaş'ta da Şenol Hocamız bazen 10 numaraya ya da Burak abiye yardım etmem için beni biraz daha ileriye atıyor. Nerede görev alırsam alayım yüzde 100'ümü verip görevimi yerine getirmeye çalışıyorum.

Her oyuncuya da "Bugün stoper oyna, yarın orta sahada, öbür gün sağ bekte oynarsın" demiyorlar. Beşiktaş'ta bu tip oyuncular olarak seninle birlikte Medel, Necip ve Adriano var. Jokerlik için nasıl özelliklere sahip olmak gerekiyor?

Sanırım koşu mesafesi yüksek, ikili mücadeleden kaçmayan, iki yönlü, dinamik oyuncular farklı görevler için tercih edilebiliyor.

6 ve 8 pozisyonlarında görev yapan oyuncularını rakip ceza sahasına daha fazla yaklaştırabilen takımlar avantaj sağlıyor. Şenol Hocanın takımları genellikle böyledir. Üst üste üç maçta gol atan bir oyuncu olarak bu konuda neler söylersin?

Taktik çalışmalarda ilk topları Atiba alıyor ve Şenol Hocamız benim daha ileride bekleyip rakip ceza sahası içine koşular yapmamı istiyor. Bu koşularda topla buluştuğum zaman gol olabiliyor. Ama tabii bir o kadar da aynı tempoyla geriye koşmak gerekiyor.

Bu tempoyu koruyabilmek için neler yapıyorsun?

Beslenmeme ve uykuma dikkat ederim ama asıl ekstra yaptığı şey çalışmak. Akşam antrenman varsa sabah, sabah antrenman varsa akşam mutlaka kendim idman yaparım. Core antrenmanları, güç antrenmanları, idman sonrasında şutlar, saha içinde yüzde 100'ümü vereceğim koşular gibi Sahaya çıktığınızda yüksek tempoya hazır olmanız için bunları yapmak zorundasınız ve ben çoğu futbolcunun da bu özel antrenmanları yaptığını düşünüyorum. Beslenmeme dikkat ettiğimi söylemiştim. Zaten iki öğünü kulüpte yiyorum. Düzenli yaşıyorum. Öyle çok dışarı çıkma meraklısı birisi değilim. İzin günlerimde takım arkadaşlarımla ya da İstanbul'da okuyan Eskişehir'den arkadaşlarımla buluşup bir şeyler yapıyorum. Diğer zamanlarım dinlenerek geçiyor.

İstanbul'a gelip Beşiktaşlı Dorukhan olduktan sonra Eskişehir'den eski arkadaşlarınla irtibatı koparmaman güzel

Bu dünyada şan-şöhret, mevki-makam geçici... İstediğiniz kadar güzel yerlere gelin, isteğiniz kadar yükseklere çıkın, bir gün gelir tepetaklak oluverirsiniz. Çok para kazanırsınız, kariyerinizi çok iyi noktalara taşırsınız ama hepsi geçici. İnsanlar sizi bunlarla değil kişiliğinizle, karakterinizle hatırlayacak. Nereden geldiğimi hiç unutmadan, çocukluk arkadaşlarımla dostluğumu sürdürmem de çok normal.

İdollerin kimler?

Xabi Alonso'yu çok beğenirdim. Yine aynı tarzdaki Gerrard'ı çok beğenerek izliyordum. Futbolda hem defans hem ofansı bir arada yapmak gerçekten zor ama bunu yapabilirseniz ortaya güzel şeyler çıkıyor. Xabi Alonso ve Gerrard bence oyunun iki yönünü de çok başarıyla oynayabilen oyunculardı.

Eskişehirspor'da oynarken Ümit Milli Takım'dan davet aldın ve arka arkaya çıktığın dokuz maçla dikkatleri üzerine çektin. Ümit Milli Takım'a ilk davet edildiğinde neler hissetmiştin? Ay-yıldızlı formayı giymek sende nasıl duygular uyandırıyor?

Siz de görüyorsunuz, boynumda bayrağımızın döğmesi var. Vatanımız, milletimiz için canımızı veririz. Bunu zaten bütün Türk evlatları yapar. Bugün 18 Mart ve röportajı da Çanakkale Zaferimizin yıldönümü olan çok özel bir günde yapıyoruz. Bu forma için sahada canını versen, arkandan şehit derler. Öyle güzel bir forma. Öyle güzel bir mevki, makam. Hepsi geçer de bu formayı giymek bir ömür boyu kalır. Ona yakışır davranmak gerekiyor. Bir de hiç unutmamak gerekiyor; ileride çocuklarıma anlatacağım en önemli hatıralardan biri.

Beşiktaş'a transferinin hikayesini anlatır mısın? Seni isteyen başka kulüpler de var mıydı ve sen neden Beşiktaş'ı tercih ettin?

Beni isteyen, menajerimle görüşüp konuşan çok sayıda kulüp vardı. Ama ben böyle işlerin içine girmeyi çok sevmiyorum. Beşiktaş'tan teklif geldiğinde ise çok heyecanlandım. Çünkü Beşiktaş iki sene üst üste şampiyon olmuş bir takımdı, çok büyük oyuncuları ve Şenol Güneş gibi çok değerli bir teknik direktörü vardı. Bir de ben Eskişehirspor gibi güçlü bir taraftar topluluğu olan takımda yetiştiğim için taraftarın gücü de tercihimde önemliydi. Beşiktaş gibi Türkiye'nin en güçlü taraftarının önünde oynamak beni çok heyecanlandırmıştı. Tabii ki Beşiktaş'a gelip oynamak da kolay değildi. Çünkü bir alt ligden geliyorsunuz, insanların çoğu sizi iyi tanımıyor Gerçekten zor bir karardı. Belki bu kararı veremeyecek çok kişi vardır. Aileme ve menajerime şunu söyledim, "Ben Beşiktaş'ın kapısından girdikten sonra çalışıp formayı alırım." Tabii ki formayı hocalarımız veriyor ama ben de çok çalışıp formayı alana kadar elimden geleni yapacağımdan emindim.

Zaten Beşiktaş'a ilk geldiğin dönemde yedek kulübesindeydin. Takımın orta sahasında Atiba'lı, Medel'li, Tolgay'lı, Oğuzhan'lı, Necip'li zengin bir kadrosu vardı. O dönemde sıranı beklerken kafandan neler geçiyordu?

Ne olursa bir futbolcu hep sahanın içinde olmak ister. Tabii ki insan yedek beklerken psikolojik açıdan zor günler geçiriyor. Ama ben geldiğim yerin farkındaydım. Nasıl büyük bir camiaya geldiğimi biliyordum. Hep daha çok çalıştım ve kendimi asla salmadım. Her hafta "Şimdi oynayabilirim" diye düşündüm ve kendimi hep hazır tutmaya çalıştım.

Zaten formayı bir kere giydikten sonra da bir daha çıkarmadın.

Formayı ilk olarak Genk deplasmanında oyuna sonradan girerek giydim ve yavaş yavaş oynamaya başladım. Sağ olsun bizim takımdaki oyuncuların hepsi iyi insanlar. Bana sahip çıktılar, destek oldular ve ben de verilen şansları iyi kullanmaya çalışarak, bana güvenen, destek veren insanları mahcup etmemeye gayret ettim.

Beşiktaş'taki ilk lig maçına Sivasspor karşısında Vodafone Park'ta çıktın. O taraftarın önüne çıkarken neler hissettiğini anlatır mısın?

Taraftarına aşık olduğum bir camiadayım. Sivasspor maçından önce UEFA Avrupa Ligi'ndeki Partizan maçının son 10 dakikasında oyuna girmiş ve asıl büyük heyecanı yaşamıştım. Taraftarın önüne ilk kez çıkıyordum. Allah'a şükür o maç da benim için iyi geçmişti.

Taraftarın gücü bir şehir efsanesi değil, öyle mi?

Elbette değil. Top karşı takımın ayağındayken taraftar ıslıklamaya başladığında, ne kadar yorgun olursanız olun, içinizden bir baskı yapma isteği yükseliyor. Bu ıslıklar karşı takımı da mutlaka olumsuz etkiliyordur. Veya taraftar "Gol, gol" diye bağırdığında, daha çok atak yapasınız, daha çok bastırasınız geliyor. Bu normal.

A Milli Takım kadrosunda olmayı bekliyor muydun?

Buna cevap vermek kolay değil. Elbette bir oyuncunun en başından beri en büyük hayali Milli Takım'da oynamaktır. Ben de bu sezon Beşiktaş'ta bir seri yakalayıp oynadım ve iyi-kötü bir performans gösterdim. Kendi kendime "Belki gidebilirim" diye düşünüyordum ve iyi ki de buradayım. İlk defa A Milli Takım kampındayım ama hiç yabancılık çekmiyorum. Ben insanlarla muhabbet etmeyi seven birisiyim, girdiğim ortamlarda yabancılık çekmem. Bir de Ümit Milli Takım'dan burada 7-8 arkadaşım var. Gençlerin hepsiyle samimiyiz. Abilerimizin hepsi de çok iyi insanlar. Bize karşı son derecede sıcak ve samimi davranıyorlar.

Milli Takımımızın EURO 2020 grubunu ve şansımızı nasıl değerlendiriyorsun?

Türk insanının yapamayacağı hiçbir şey yok. Buna eminim. Biz ne savaşlardan çıkmış, ne maçları döndürmüşüz. Tarihimiz destanlarla dolu. Tabii ki Fransa dünya şampiyonu ve çok güçlü bir takım. İzlanda, Arnavutluk ve diğerleri de küçümsenecek rakipler değil ama bizim yenemeyeceğimiz hiçbir takım, kazanamayacağımız hiçbir savaş yok.

Kendine örnek aldığın takım arkadaşların var mı?

Burak abi, Necip abi, Mustafa abi, Oğuzhan abi, hepsi kendilerine çok dikkat ederek yaşarlar. Bizim takımın geneli böyle zaten. Burak abi sağlığı ve beslenmesiyle ilgili çok hassastır. Necip abi uykusuna çok dikkat eder. Bazen Oğuzhan abiye giderim, mutlaka sporcu beslenmesine uygun yemekler yapar. Mustafa abiye giderim, o da yol gösterici konuşmalar yapar, tavsiyelerde bulunur.

İstanbul'daki bir boş gününü nasıl değerlendiriyorsun?

Eğer o hafta maçımızı kazandıysak dışarı çıkarım. Yenildiysek hiç tadımız-tuzumuz olmuyor. Ailem buradaysa onlar yanıma geliyor. Genellikle abim yanımda oluyor. Onunla birlikte kahvaltı yapıyoruz. Tesislere 10 dakika mesafede oturuyorum ve İstanbul'un trafiğini sevmediğim için yakınlarda bir yerlerde kahvaltıya gidiyorum. Bazen de birlikte akşam yemeğine çıkıyoruz. Zaman zaman Eskişehir'deki arkadaşlarımın Avrupa yakasındaki evlerinde buluşuyoruz.

Hobilerin var mı?

Erkek muhabbetlerini çok seviyorum. Arkadaşlarımla okey ve kağıt oyunları oynamaya bayılıyorum. Caner abiyle dışarı çıkarsam güzel bir yerde çay içeriz. Oğuzhan ve Necip abiyle çıkarsam oyun oynarız. Mustafa abiyle çıkarsam özel bir yerde güzel yemekler yeriz. Bir de bilgisayar oyunlarını çok seviyorum. Küçüklüğümden beri 'Counter Strike' meraklısıyım.



Trabzonspor ve Beşiktaş'ın Stefan Ortega savaşı

Trabzonspor, Onana'nın tekrar Bordo-Mavili formayı giymesi için uğraşıyor. Ancak beklenen sonuç alınamazsa, gidilecek adreslerden biri Stefan Ortega... Beşiktaş açısından da Alman kalecinin durumu benzerlik gösteriyor

23.06.2026 12:50:00
Haber Merkezi
Trabzonspor ve Beşiktaş'ın Stefan Ortega savaşı
Trabzonspor ve Beşiktaş'ın Stefan Ortega savaşı
Manchester City, geride bıraktığımız sezonun devre arasında Stefan Ortega'yı 580 bin euro karşılığında Nottingham Forest Kulübü'ne satmıştı. Alman eldiven, yarım sezonluk kontrat yaptı. Yani 30 Haziran sonrasında bedelsiz olarak istediği yere gidebilecek...

İBRE ONA ÇEVRİLECEK

Trabzonspor, geçen sezon Manchester United'dan kiraladığı Andre Onana'nın kalması için şartları zorluyor. Fakat Kamerunlu eldivende sorun çıkması halinde ibrenin Stefan Ortega'ya çevrileceği öğrenildi. 33 yaşındaki kaleci konusunda Beşiktaş'ın da benzer planları var...

SIKINTI YAŞANIRSA

Kartal'ın önceliği Stefan Ortega değil... Ancak alternatiflerde sıkıntı yaşanırsa onlar da Alman eldivene yoğunlaşacak. 1.85 boyundaki file bekçisinin çok sayıda talibi bulunuyor. Tecrübeli oyuncu, bütün seçeneklerini görmek istiyor. Bu sebeple kariyeriyle ilgili kısa sürede karar vermeyecek.

Ürdün veda etti


 
2026 FIFA Dünya Kupası J Grubu'nun ikinci haftasında oynanan maçta Cezayir, Ürdün'ü 2-1 yendi. Bu sonucun ardından Cezayir grupta puanını 3'e yükseltirken, Ürdün ikinci karşılaşmasında da sahadan mağlubiyetle ayrıldı ve turnuvaya veda etti. 

23.06.2026 11:05:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Ürdün veda etti
Ürdün veda etti

2026 FIFA Dünya Kupası J Grubu'nun ikinci haftasında oynanan maçta Cezayir, Ürdün'ü 2-1 yendi. Bu sonucun ardından Cezayir grupta puanını 3'e yükseltirken, Ürdün ikinci karşılaşmasında da sahadan mağlubiyetle ayrıldı ve turnuvaya veda etti. Ürdün ve Cezayir taraftarları maçı statta birlikte izledi.

Maçın ilk golünü Ürdün'den 36. dakikada El Reşdan (kaydetti. Cezayir'in golleri 69. dakikada Binboali ve 82. dakikada Guiri'den geldi.

Ürdün son maçında Arjantin ile oynayacak. Cezayir ise Avusturya ile... Cezayir ilk maçında Arjantin'e 3-0, Ürdün de Avusturya'ya 3-1 yenilmişti.

Klose geride kaldı, zirvede artık sadece Messi var!

2026 FIFA Dünya Kupası J Grubu ikinci maçında Arjantin, Avusturya'yı Lionel Messi'nin golleriyle 2-0 mağlup ederek son 32 turuna yükselmeyi garantiledi

22.06.2026 22:21:00
Haber Merkezi
Klose geride kaldı, zirvede artık sadece Messi var!
Klose geride kaldı, zirvede artık sadece Messi var!
2026 FIFA Dünya Kupası J Grubu ikinci maçında Arjantin, Avusturya'yı Lionel Messi'nin golleriyle 2-0 mağlup ederek son 32 turuna yükselmeyi garantiledi.

ABD'nin Arlington kentindeki Dallas Stadyumu'nda oynanan mücadelede 39 yaşındaki efsane oyuncu Lionel Messi, attığı gollerle tarihe geçti ve Miroslav Klose'yi geride bırakarak Dünya Kupası tarihinin en golcü futbolcusu unvanını tek başına ele geçirdi.

Maçın önemli anları



Karşılaşmanın henüz 9. dakikasında Arjantin penaltı kazandı, ancak Lionel Messi beyaz noktada kaleciyi geçemedi.

Kaçırdığı penaltıya rağmen oyundan düşmeyen Messi, 38. dakikada şık bir golle Tangocuları 1-0 öne geçirdi.

Maçın skorunu belirleyen gol yine 90+5. dakikada sahneye çıkan Lionel Messi'den geldi.

Turnuvadaki gol sayısını 17'ye çıkaran Messi, turnuva tarihinin en golcü ismi oldu.

Puan Durumu ve Gelecek Maçlar



Bu sonuçla birlikte grupta 2'de 2 yapan son şampiyon Arjantin puanını 6'ya yükseltip gruptan çıkmayı başardı. İkinci maçında ilk yenilgisini alan Avusturya ise 3 puanda kaldı.

Grubu'nun son haftasında Arjantin, Ürdün ile formalite maçına çıkarken; Avusturya, üst tur şansını sürdürmek için Cezayir ile kritik bir karşılaşmaya çıkacak.

Yeşil Burun Adaları, İspanya'nın ardından Uruguay'dan puan aldı

2026 FIFA Dünya Kupası H Grubu'nda Uruguay ile Yeşil Burun Adaları 2-2 berabere kaldı.

22.06.2026 10:04:00
Haber Merkezi
Yeşil Burun Adaları, İspanya'nın ardından Uruguay'dan puan aldı
Yeşil Burun Adaları, İspanya'nın ardından Uruguay'dan puan aldı
2026 FIFA Dünya Kupası H Grubu'nda Uruguay ile Yeşil Burun Adaları 2-2 berabere kaldı.

Tarihinde ilk kez turnuvaya katılan Yeşil Burun Adaları, İspanya'nın ardından Uruguay'dan da puan alarak eleme turları için önemli bir avantaj elde etti.

Yeşil Burun Adaları, Dünya Kupası tarihindeki ilk golünü de Muslera'nın kalesini koruduğu Uruguay'a karşı attı.



H Grubu'nda bugün oynanan maçların ardından İspanya 4 puanla liderlik koltuğunda otururken, Uruguay ve Yeşil Burun Adaları'nın 2'şer, Suudi Arabistan'ın ise 1 puanı bulunuyor.

Gruptaki son maçlarda Uruguay ile İspanya, Yeşil Burun Adaları ile de Suudi Arabistan karşılaşacak.

İspanya ilk galibiyetini Suudi Arabistan karşısında aldı

2026 Dünya Kupası H Grubu 2. haftasında İspanya, Suudi Arabistan'ı 4-0 mağlup etti.

22.06.2026 09:46:00
İhlas Haber Ajansı
İspanya ilk galibiyetini Suudi Arabistan karşısında aldı
İspanya ilk galibiyetini Suudi Arabistan karşısında aldı
2026 Dünya Kupası H Grubu 2. haftasında İspanya, Suudi Arabistan'ı 4-0 mağlup etti.

FIFA 2026 Dünya Kupası H Grubu 2. hafta maçında İspanya ile Suudi Arabistan, Mercedes-Benz Stadyumu'nda karşı karşıya geldi.

Brezilyalı hakem Raphael Claus'un yönettiği maçın 10. dakikasında Lamine Yamal, ilk Dünya Kupası golünü kaydederken, İspanya 1-0 öne geçti. 21 ve 24. dakikalarda Mikel Oyarzabal'ın golleriyle Luis de la Fuente'nin öğrencileri ilk yarıyı 3-0 üstün bitirdi.



49. dakikada İspanya'nın köşe vuruşunda Al Tambakti topu kendi kalesine gönderince skor 4-0 oldu. İlerleyen dakikalarda başka gol sesi çıkmayınca, Matadorlar sahadan 4-0 galip ayrıldı. Bu sonuçla İspanya puanını 4'e yükseltirken, Suudi Arabistan ise 1 puanda kaldı.

Grubun son maçında İspanya, Urugay ile, Suudi Arabistan ise Yeşil Burun ile karşı karşıya gelecek.

Siyasi provokasyonlar İran Milli Takımı'nı yıkamadı

2026 FIFA Dünya Kupası G Grubu’nda mücadele eden İran Milli Futbol Takımı, turnuva için geldiği Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) rejim muhalifi grupların kitlesel protestolarıyla karşı karşıya kaldı

21.06.2026 11:03:00
Haber Merkezi
Siyasi provokasyonlar İran Milli Takımı'nı yıkamadı
Siyasi provokasyonlar İran Milli Takımı'nı yıkamadı
2026 FIFA Dünya Kupası G Grubu'nda mücadele eden İran Milli Futbol Takımı, turnuva için geldiği Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) rejim muhalifi grupların kitlesel protestolarıyla karşı karşıya kaldı.

Protestoların merkezinde, dünyadaki en büyük İranlı göçmen nüfusuna ev sahipliği yapan Los Angeles'taki İran diasporası ve Pehlevi (Şahlık) rejimi destekçileri yer alıyor.

Los Angeles'ta kamp yapan ve antrenmanlarını sürdüren takım, hem saha dışında hem de stadyum tribünlerinde yoğun siyasi baskı altında mücadele ediyor.

Antrenman Sahası ve Otel Önünde Gerginlik



G Grubu'ndaki ikinci maçında Belçika ile karşılaşacak olan İran kafilesi, son antrenmanını gerçekleştirdiği Carson Sports Park tesislerinin girişinde protesto edildi. Takımın antrenman programını öğrenerek tesis önünde toplanan göstericiler, rejim karşıtı sloganlar attı.

Yoğun güvenlik önlemleri altında tesisi gizli bir kapıdan terk etmek zorunda kalan milli takım kafilesi, konaklayacağı otele geçti. Ancak protestocular eylemlerini takım otelinin önüne taşıyarak gece boyunca protestolarını sürdürdü. Takım, gruptaki ilk maç olan Yeni Zelanda mücadelesi (2-2) öncesinde de benzer otel protestolarına maruz kalmıştı.

Hollanda: 5 - İsveç: 1

FIFA 2026 Dünya Kupası F Grubu 2. hafta maçında Hollanda, İsveç'i 5-1 mağlup ederek puanını 4'e yükseltti ve liderlik koltuğuna oturdu.

21.06.2026 10:29:00
İhlas Haber Ajansı
Hollanda: 5 - İsveç: 1
Hollanda: 5 - İsveç: 1
FIFA 2026 Dünya Kupası F Grubu 2. hafta maçında Hollanda, İsveç'i 5-1 mağlup ederek puanını 4'e yükseltti ve liderlik koltuğuna oturdu.

FIFA 2026 Dünya Kupası F Grubu'nun 2. haftasında Hollanda ile İsveç, NRG Stadyumu'nda karşı karşıya geldi. İngiliz hakem Michael Oliver'ın yönetti maçın 6. dakikasında Brobbey'in golüyle Hollanda 1-0 öne geçti. 17. dakikada yine Brobbey'in fileleri havalandırmasıyla Hollanda farkı 2'ye çıkardı ve ilk yarı Portakalların 2-0 üstünlüğü ile tamamlandı.



İkinci yarıya da hızlı başlayan Hollanda, 47. dakikada Gakpo'nun golüyle skoru 3-0'a getirdi. 54. dakikada bir kez daha sahneye çıkan Gakpo Portakalları 4-0 öne geçirdi. İsveç'in tek sayısını 59. dakikada Elanga kaydederken, 89. dakikada Summerville'nin golüyle Hollanda mücadeleyi 5-1 kazandı. Bu sonuçla puanını 4'e yükselten Ronald Koeman'ın öğrencileri liderliğe yükseldi.

Grubun son haftasında Hollanda ile Tunus karşılaşacak. İsveç de Japonya ile kozlarını paylaşacak.

Filenin Sultanları, Almanya'yı 3-2 yendi

A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi'nin (VNL) ikinci haftasındaki üçüncü maçında Almanya'yı 3-2 yendi

21.06.2026 10:18:00
Anadolu Ajansı
Filenin Sultanları, Almanya'yı 3-2 yendi
Filenin Sultanları, Almanya'yı 3-2 yendi
A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi'nin (VNL) ikinci haftasındaki üçüncü maçında Almanya'yı 3-2 yendi.

Müsabakaya iyi başlayan Almanya, ay-yıldızlı takımın özellikle servislerdeki hatası sonucu 12-8 öne geçti. Almanya, kontrolü elinde bulunduğu seti 25-18 kazanarak 1-0 öne geçti.

Karşılıklı sayılarla başlayan ikinci sette Vargas'ın etkili servisleriyle 6-3 öne geçen ay-yıldızlı ekip, rakibine mola aldırdı.

Milli takım, bloktaki sayıları ve orta alanda yaptığı hücumlarla farkı 6'ya çıkardı: 14-8. Weske, Alsmeier ve Cekulaev'in etkili mücadelesiyle toparlanan Almanya, skoru 19-19 olarak eşitledi. Çekişmeli şekilde devam eden seti 26-24 kazanan Almanya 2-0 öne geçmeyi başardı.



Müsabakada üçüncü setin ilk bölümü de karşılıklı sayılara sahne olurken son bölümde İlkin Aydın'ın sayılarıyla farkı açan ay-yıldızlı ekip, üçüncü seti 25-19 alarak skoru 2-1'e getirdi.

Maçta dördüncü sette de takımlar karşılıklı sayılar üretirken Almanya, Cekulaev ile 15-14 öne geçti. Daha sonra rakibinin yaptığı hataları Vargas ve İlkin Aydın'ın performansıyla iyi değerlendiren ay-yıldızlı ekip, seti 25-22 kazanarak durumu 2-2 yaptı.



A Milli Kadın Voleybol Takımı, daha iyi bir mücadele sergilediği son seti 15-13 alarak müsabakadan 3-2 galip ayrıldı.

Bu sonuçla Türkiye, ligde 5. galibiyetini elde etti. Almanya ise 5. kez mağlup oldu.

Almanya, Fildişi Sahili'ni 2-1 mağlup etti

2026 FIFA Dünya Kupası E Grubu 2. maçında Almanya, uzatmalarda bulduğu golle Fildişi Sahili'ni 2-1 mağlup etti

21.06.2026 10:12:00
Haber Merkezi
Almanya, Fildişi Sahili'ni 2-1 mağlup etti
Almanya, Fildişi Sahili'ni 2-1 mağlup etti
2026 FIFA Dünya Kupası E Grubu 2. maçında Almanya, uzatmalarda bulduğu golle Fildişi Sahili'ni 2-1 mağlup etti.

Toronto Stadı'nda oynanan müsabakaya hızlı başlayan taraf Almanya olsa da 30. dakikada Fildişi Sahili, Kessie'nin golüyle 1-0 öne geçti.

Sol kanatta topla buluşan Diomande'nin ceza sahasına ortasında Diallo'nun vuruşu Brown'dan döndü. Seken topu önünde bulan Kessie'nin bekletmeden şutunda top filelere gitti: 0-1. İlk yarı Fildişi Sahili'nin 1-0 üstünlüğüyle tamamlandı.

Almanya ikinci devrede oyuna beraberlik getirdi. 68. dakikada sağ kanattan atağa kalkan Amiri'nin penaltı noktasına gönderdiği ortaya Undav gelişine vurarak topu ağlara yolladı: 1-1.

Süper Lig'de Galatasaray forması giyen Fildişi Sahili oyuncusu Wilfried Singo, 82. dakikada sakatlanarak yerini Doue'ye bıraktı.

Mücadelenin uzatma anlarında oyunu rakip kaleye yıkan Almanya, aradığı golü 90+4. dakikada buldu. Nmecha'nın savunmanın arasından gönderdiği pasa hareketlenen Undav, dönerek vuruşuyla takımını öne geçirdi: 2-1.

Almanya karşılaşmadan 2-1'lik galibiyetle ayrılarak grupta puanını 6'ya çıkardı. Fildişi Sahili ise 3 puanda kaldı.

Bizim yapamadığımızı Curaçao yaptı

2026 FIFA Dünya Kupası'nda Ekvador ile Curaçao, 0-0 berabere kaldı.

21.06.2026 10:08:00
Anadolu Ajansı
Bizim yapamadığımızı Curaçao yaptı
Bizim yapamadığımızı Curaçao yaptı
2026 FIFA Dünya Kupası'nda Ekvador ile Curaçao, 0-0 berabere kaldı.

Gruptaki ilk maçında Dünya Kupası tarihindeki ilk golünü Almanya'ya atan Curaçao, Ekvador beraberliği ile de turnuva tarihindeki ilk puanını almayı başardı.

Almanya'nın 6 puanla son 32 turuna kalmayı garantilediği grupta, Fildişi Sahilleri'nin 3, Ekvador ve Curaçao'nun 1'er puanı bulunuyor.

Curaçao kalecisi Eloy Room, yaptığı 15 kurtarışla ülkesinin ilk puanı almasında büyük pay sahibi oldu.

Curaçao, Karayip Denizi'nin güneyinde, Venezuela kıyılarının yaklaşık 65 kilometre kuzeyinde yer alan 160 bin nüfuslu bir ada ülkesidir.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.