logo
08 AĞUSTOS 2026

"Babama yardım için futbolcu oldum"

Beşiktaş’ın milli futbolcusu Dorukhan Toköz, A Milli Takım forması giydiği için çok mutlu olduğunu belirterek, “Bu forma için sahada canını versen, arkandan şehit derler, öyle güzel bir makam” ifadelerini kullandı

01.04.2019 00:00:00
 
"Babama yardım için futbolcu oldum"
"Babama yardım için futbolcu oldum"
Beşiktaş'ın genç yıldızı Dorukhan Toköz, Türkiye Futbol Federasyonu'nun dergisi TamSaha'ya geniş bir röportaj verdi. Milli Takım formasını giydiği için çok mutlu olduğunu söyleyen Dorukhan, ay-yıldızlı forma için, "Bu forma için sahada canını versen, arkandan şehit derler. Öyle güzel bir makam. Hepsi geçer de bu formayı giymek bir ömür boyu kalır" görüşünde bulundu. İşte tam sahadaki röportaj:

Yakından ilgilenenler için bilinen bir oyuncusun ama Türk futbolseverlerin çoğunun hayatına bu sezon aniden girdin. Beşiktaş seni transfer ettiğinde gelecek için yatırım gibi görülürken, bir anda takımın banko isimlerinden birine dönüşüverdin. Seni daha yakından tanımak adına, en başa dönenerek ne zaman, nerede dünyaya geldiğin ve futbol topuyla ne zaman tanıştığınla başlayalım.

21 Mayıs 1996 Eskişehir doğumluyum. Ailem Eskişehirli. 1993 doğumlu bir abim var. Babam önceleri İstanbul'da bir firmanın pazarlama müdürlüğünü yapıyordu ama daha sonra Eskişehir'e döndü. Osmangazi Üniversitesi'nin karşısında güzel bir büfemiz var. Annem ve babam birlikte çalışıyor. Abim üniversitede İstatistik Bölümü'nde okuyor. Okuldan çıktıktan sonra büfede anneme, babama yardımcı oluyor. Benim futbolla tanışmama gelince; küçükken futbola çok meraklıydım. Babam ve dedem benim iyi bir futbolcu olabileceğimi düşünüp ESKİ Spor'a vermişti. Eskişehirspor da beni ESKİ'de antrenman yaptığım dönemde görüp beğendi ve çok küçük yaşta altyapısına aldı. O zaman 9 yaşındaydım. Eskişehirspor'da bütün yaş kategorilerinde oynadım.

Futbolcu olabilme süreci fedakarlık isteyen bir süreç. Birçok zorluğa göğüs germek gerekiyor. Sen bu süreçte nasıl zorluklar yaşadın?

Ben yaşadığım zorlukları çok fazla anlatmak taraftarı değilim. Her insan gibi benim de hayatımda yaşadığım zorluklar oldu elbette. Daha çok küçüksünüz ve sabahın altısında kalkıp yürüyerek okula gidiyorsunuz. Oradan çıkıp yürüyerek antrenmana gidiyorsunuz. Arada yokluklar oluyor. O süreçte siz de aileniz de fedakarlıklar yapıyorsunuz. Zaten o günleri hep aklınızın bir köşesinde tuttuğunuz için bugünlerin kıymetini daha iyi anlıyorsunuz. O günlerden itibaren hep daha iyi yerlere gelmeyi hedefliyorsunuz.

Futbolculuğu bir meslek olarak seçmeye ilk olarak ne zaman karar verdin?

13-14 yaşlarındaydım. Babamın işleri bozulmuş ve İstanbul'dan dönmüştü. İki çocuk büyütüp aileyi geçindirmek kolay iş değildi. Bunun okulu ayrı masraf, antrenmanı ayrı masraf. Çocuklar bir şey gördüklerinde istiyor. Ben de meselenin farkına o yaşlarda varmış, futbolcu olmam gerektiğini anlamıştım. Kendi kendime, "Ailem benim için bunca fedakarlık yapıyor, benim de onlara destek olmam gerekiyor" demiştim. Küçücük yaşta bunları düşünmeye başlayınca çocukluk dönemim çok hızlı geçti. O yaşlarda "İnşallah futbolcu olurum" niyetiyle çok fazla çalıştım.

Profesyonel futbolcu olunca hayatınızda neler değişti?

Yaşadığımız hayat aynı aslında. Dört sene önce de büfemiz vardı, hala var. Dört sene önce abim oradaydı, hala orada. Hayatımdaki tek fark, benim Eskişehir'de değil de İstanbul'da yaşıyor olmam. Zaten Eskişehir'deyken de bir süre tesislerde kalmış son senemde ise ayrı eve çıkmıştım.

Peki, eğitimini nereye kadar sürdürebildin?

Anadolu Lisesi'nden mezun oldum. İngilizcem fena değil. Üniversiteye açıktan kaydoldum çünkü devam edemeyeceğimi biliyordum. Rahat olduğum bir dönemde sınava girip, üniversiteye de devam edeceğim.

Türk futbolunun kilometre taşlarından birisi olan Eskişehirspor'un senin için ne anlam ifade ettiğini anlatır mısın?

Eskişehirspor tarihi, başarıları ve örnek taraftarıyla bence Anadolu'nun en büyük kulübü. Ben de o taraftarın arasından geldim. Babam tribünlerde yer almış, Eskişehirspor camiasında çok sevilen birisidir. Bazen onunla, bazen de onun beni emanet ettiği abilerle birlikte deplasmanlara giderdim. Deplasmanlarda çok fotoğrafım vardır. Eskişehirspor'un bendeki yeri çok ayrıdır. Buralara geldiysem de 9 yaşından bu sezonun başına kadar formasını giydiğim Eskişehirspor sayesindedir.

Üzerinde emeği olan teknik adamlara gelirsek

Serkan Topkaya, Emre Özbayer, Berkant Ongan Hocalarımızın üzerimdeki emeği çoktur. Yaş kategorilerinde sürekli takım kaptanlığı yaptığım için kendileriyle çok yakın diyaloglarım olurdu. Hala da görüşmeye devam ediyoruz. Benimle ilgilenmeyi sürdürüyorlar. Altyapıdan A takımlara çıkmak gerçekten çok zor bir iştir ama sağ olsunlar o süreçte ellerini omuzumuzdan hiç eksik etmediler. Ben de onları mahcup etmediğimi düşünüyorum.

Altyapıdan çıkmak zor dedin. Gerçekten de öyle Futbola birlikte başladığın pek çok oyuncu bugün futbol sahnesinden çekilmiş durumda ama sen hem Beşiktaş'ta hem de Milli Takımlarımızda forma giyiyorsun. Seni diğerlerinden ayıran ve bugüne taşıyan farklar nelerdi?

Bence futbolcu olabilmenin yüzde 90'ı çalışmak Çalışırken asla pes etmemek, hayatından fedakarlıklar yapmak, mesela arkadaşların gezip tozarken bile işine odaklanmak veya dinlenmek Ben böyle bir çocuktum.

O yaşta bunu nasıl idrak edebiliyordun?

Futbolcu olmam gerektiğini düşünüyordum ve küçük yaşlarda A takımla idmanlara çıkmaya başlamıştım. Abilerimiz bize öğütler veriyordu. Onların hayatlarını takip ediyordum. Okuduğum kitaplardan, izlediğim televizyon programlarından da nasıl yaşamam gerektiğini biliyordum. Sağ olsun babam da bu konularda bilgilidir. Bana her zaman çalışmanın, beslenmenin ve dinlenmenin ne kadar önemli olduğunu anlatırdı. Evet, çocuksunuz ve arkadaşlarınız gezerken veya oynarken siz de onlarla birlikte olmak istiyorsunuz ama diğer yandan da meslek olarak seçtiğiniz futbolun gereklerini yerine getirmek zorundasınız. Ama altyapıdan çıkmanın asıl zorluğu başka. Hak edenden çok hak etmeyenlerin değer gördüğü zamanlara çok şahit oldum. Sen ne kadar iyi olursan ol, bir başkası önüne geçebiliyor. Dışarıdan para ödenerek getirilen oyuncu ne yazık ki altyapıdan yetişen bir oyuncuya tercih ediliyor. Bunu neredeyse bütün kulüplerde görüyoruz. Mesela ben 16-17 yaşlarında A2'de oynuyor, A takımla idmanlara çıkıyordum. O dönemde A takımda oynayabilecekken, bahsettiğim bu mesele nedeniyle forma giymem bir sezon ileriye atmıştır.

Eskişehirspor'la çıktığın ilk Süper Lig maçını hatırlıyor musun? O maç öncesinde neler hissetmiş, nasıl hazırlanmış ve maç içinde neler yaşamıştın?

Başakşehir maçıydı Samet Aybaba Hocamız zaten öncesinde kupa maçlarında beni oynatmıştı. İlk geldiği günden beri bana, "Çalışmana dikkat et, kendine iyi bak, her an oynayabilirsin" demişti. Başakşehir maçında böyle bir fırsat geldi. Maç benim için çok iyi geçmişti. O gün oyuna ikinci yarıda giren Emre abiye (Belözoğlu) karşı oynamıştım. İlk yarıyı 1-0 önde kapatmıştık ama Emre abi oyuna girdikten sonra bir asist yapıp penaltıdan bir gol atınca 2-1 yenilmiştik. Maçtan sonra Emre abinin formasını almıştım. Zaten bir tek onun forması vardır bende.

Söz Samet Aybaba'dan açılmışken soralım Teknik adamlıktaki alameti farikası genç oyuncuları vitrine çıkarmak olan Samet Hoca senin için ne anlam ifade ediyor?

Benim için çok ayrı bir anlamı var. Sadece Samet Hoca da değil, ekip olarak Selçuk Hoca, Yılmaz Hoca, Ersin Hoca benim futbol hayatımda çok önemli. Benim gelişimime özel çalışmalarla büyük katkı sağladılar. Daha önce birçok teknik adam bana "Seni oynatacağım" demişti ama Samet Hoca "Oynatacağım" dedikten hemen sonra oynattı. Üstelik de takım çok kritik bir dönemden geçiyordu ama buna rağmen bana güvenip şans verdi. Buradan kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.

Seni bir joker gibi görüyoruz. Göztepe ile oynanan son Süper Lig maçının ikinci yarısında stoper olarak görev yaptın. Futbola başladığında hangi mevkide oynuyordun? Sonrasında nerede görev yapacağın konusu nasıl şekillendi?

Futbola santrfor olarak başladım. Zaten genelde böyledir. ESKİ Spor'dayken gol kralı olmuştum. Eskişehirspor'a da santrfor olarak geldim. Sonra orta sahaya çekildim ve ilk maçımda bir gol bir asist yapınca 8 numara pozisyonunda kaldım. Ertesi sezon 6 numaraya çekildim ve orada oynamaya başladım. Samet Hoca döneminde A takımda da 6 numara pozisyonunda oynamayı sürdürdüm. Ertesi sezon Alpay Özalan Hoca döneminde ise Kamil Ahmet abi orta sahada, ben sağ bekte oynadım. İkimiz de yeni mevkilerimizde iyi performans göstermiştik. Sonra Mustafa Denizli Hoca geldi ve beni yeniden orta sahaya aldı. Geçtiğimiz sezon ise ağırlıklı olarak sağ bekte görev aldım. Takımın transfer yasağı olduğu için beni sağ bekte değerlendirdiler. İyi de bir sezon geçirdim. Birkaç gol attım, çok sayıda asist yaptım. Eskişehirspor'da stoper oynadığım maçlar da oldu.

Bir yerin oyuncusu olmak mı daha iyi yoksa her yerde görev yapabilmek mi?

Bu konuyu hocalarımız daha iyi bilir. Ben en iyi oynadığım mevkilerin 6 ve 8 olduğunu düşünüyorum ama sağ bek de stoper de oynayabiliyorum. Beşiktaş'ta da Şenol Hocamız bazen 10 numaraya ya da Burak abiye yardım etmem için beni biraz daha ileriye atıyor. Nerede görev alırsam alayım yüzde 100'ümü verip görevimi yerine getirmeye çalışıyorum.

Her oyuncuya da "Bugün stoper oyna, yarın orta sahada, öbür gün sağ bekte oynarsın" demiyorlar. Beşiktaş'ta bu tip oyuncular olarak seninle birlikte Medel, Necip ve Adriano var. Jokerlik için nasıl özelliklere sahip olmak gerekiyor?

Sanırım koşu mesafesi yüksek, ikili mücadeleden kaçmayan, iki yönlü, dinamik oyuncular farklı görevler için tercih edilebiliyor.

6 ve 8 pozisyonlarında görev yapan oyuncularını rakip ceza sahasına daha fazla yaklaştırabilen takımlar avantaj sağlıyor. Şenol Hocanın takımları genellikle böyledir. Üst üste üç maçta gol atan bir oyuncu olarak bu konuda neler söylersin?

Taktik çalışmalarda ilk topları Atiba alıyor ve Şenol Hocamız benim daha ileride bekleyip rakip ceza sahası içine koşular yapmamı istiyor. Bu koşularda topla buluştuğum zaman gol olabiliyor. Ama tabii bir o kadar da aynı tempoyla geriye koşmak gerekiyor.

Bu tempoyu koruyabilmek için neler yapıyorsun?

Beslenmeme ve uykuma dikkat ederim ama asıl ekstra yaptığı şey çalışmak. Akşam antrenman varsa sabah, sabah antrenman varsa akşam mutlaka kendim idman yaparım. Core antrenmanları, güç antrenmanları, idman sonrasında şutlar, saha içinde yüzde 100'ümü vereceğim koşular gibi Sahaya çıktığınızda yüksek tempoya hazır olmanız için bunları yapmak zorundasınız ve ben çoğu futbolcunun da bu özel antrenmanları yaptığını düşünüyorum. Beslenmeme dikkat ettiğimi söylemiştim. Zaten iki öğünü kulüpte yiyorum. Düzenli yaşıyorum. Öyle çok dışarı çıkma meraklısı birisi değilim. İzin günlerimde takım arkadaşlarımla ya da İstanbul'da okuyan Eskişehir'den arkadaşlarımla buluşup bir şeyler yapıyorum. Diğer zamanlarım dinlenerek geçiyor.

İstanbul'a gelip Beşiktaşlı Dorukhan olduktan sonra Eskişehir'den eski arkadaşlarınla irtibatı koparmaman güzel

Bu dünyada şan-şöhret, mevki-makam geçici... İstediğiniz kadar güzel yerlere gelin, isteğiniz kadar yükseklere çıkın, bir gün gelir tepetaklak oluverirsiniz. Çok para kazanırsınız, kariyerinizi çok iyi noktalara taşırsınız ama hepsi geçici. İnsanlar sizi bunlarla değil kişiliğinizle, karakterinizle hatırlayacak. Nereden geldiğimi hiç unutmadan, çocukluk arkadaşlarımla dostluğumu sürdürmem de çok normal.

İdollerin kimler?

Xabi Alonso'yu çok beğenirdim. Yine aynı tarzdaki Gerrard'ı çok beğenerek izliyordum. Futbolda hem defans hem ofansı bir arada yapmak gerçekten zor ama bunu yapabilirseniz ortaya güzel şeyler çıkıyor. Xabi Alonso ve Gerrard bence oyunun iki yönünü de çok başarıyla oynayabilen oyunculardı.

Eskişehirspor'da oynarken Ümit Milli Takım'dan davet aldın ve arka arkaya çıktığın dokuz maçla dikkatleri üzerine çektin. Ümit Milli Takım'a ilk davet edildiğinde neler hissetmiştin? Ay-yıldızlı formayı giymek sende nasıl duygular uyandırıyor?

Siz de görüyorsunuz, boynumda bayrağımızın döğmesi var. Vatanımız, milletimiz için canımızı veririz. Bunu zaten bütün Türk evlatları yapar. Bugün 18 Mart ve röportajı da Çanakkale Zaferimizin yıldönümü olan çok özel bir günde yapıyoruz. Bu forma için sahada canını versen, arkandan şehit derler. Öyle güzel bir forma. Öyle güzel bir mevki, makam. Hepsi geçer de bu formayı giymek bir ömür boyu kalır. Ona yakışır davranmak gerekiyor. Bir de hiç unutmamak gerekiyor; ileride çocuklarıma anlatacağım en önemli hatıralardan biri.

Beşiktaş'a transferinin hikayesini anlatır mısın? Seni isteyen başka kulüpler de var mıydı ve sen neden Beşiktaş'ı tercih ettin?

Beni isteyen, menajerimle görüşüp konuşan çok sayıda kulüp vardı. Ama ben böyle işlerin içine girmeyi çok sevmiyorum. Beşiktaş'tan teklif geldiğinde ise çok heyecanlandım. Çünkü Beşiktaş iki sene üst üste şampiyon olmuş bir takımdı, çok büyük oyuncuları ve Şenol Güneş gibi çok değerli bir teknik direktörü vardı. Bir de ben Eskişehirspor gibi güçlü bir taraftar topluluğu olan takımda yetiştiğim için taraftarın gücü de tercihimde önemliydi. Beşiktaş gibi Türkiye'nin en güçlü taraftarının önünde oynamak beni çok heyecanlandırmıştı. Tabii ki Beşiktaş'a gelip oynamak da kolay değildi. Çünkü bir alt ligden geliyorsunuz, insanların çoğu sizi iyi tanımıyor Gerçekten zor bir karardı. Belki bu kararı veremeyecek çok kişi vardır. Aileme ve menajerime şunu söyledim, "Ben Beşiktaş'ın kapısından girdikten sonra çalışıp formayı alırım." Tabii ki formayı hocalarımız veriyor ama ben de çok çalışıp formayı alana kadar elimden geleni yapacağımdan emindim.

Zaten Beşiktaş'a ilk geldiğin dönemde yedek kulübesindeydin. Takımın orta sahasında Atiba'lı, Medel'li, Tolgay'lı, Oğuzhan'lı, Necip'li zengin bir kadrosu vardı. O dönemde sıranı beklerken kafandan neler geçiyordu?

Ne olursa bir futbolcu hep sahanın içinde olmak ister. Tabii ki insan yedek beklerken psikolojik açıdan zor günler geçiriyor. Ama ben geldiğim yerin farkındaydım. Nasıl büyük bir camiaya geldiğimi biliyordum. Hep daha çok çalıştım ve kendimi asla salmadım. Her hafta "Şimdi oynayabilirim" diye düşündüm ve kendimi hep hazır tutmaya çalıştım.

Zaten formayı bir kere giydikten sonra da bir daha çıkarmadın.

Formayı ilk olarak Genk deplasmanında oyuna sonradan girerek giydim ve yavaş yavaş oynamaya başladım. Sağ olsun bizim takımdaki oyuncuların hepsi iyi insanlar. Bana sahip çıktılar, destek oldular ve ben de verilen şansları iyi kullanmaya çalışarak, bana güvenen, destek veren insanları mahcup etmemeye gayret ettim.

Beşiktaş'taki ilk lig maçına Sivasspor karşısında Vodafone Park'ta çıktın. O taraftarın önüne çıkarken neler hissettiğini anlatır mısın?

Taraftarına aşık olduğum bir camiadayım. Sivasspor maçından önce UEFA Avrupa Ligi'ndeki Partizan maçının son 10 dakikasında oyuna girmiş ve asıl büyük heyecanı yaşamıştım. Taraftarın önüne ilk kez çıkıyordum. Allah'a şükür o maç da benim için iyi geçmişti.

Taraftarın gücü bir şehir efsanesi değil, öyle mi?

Elbette değil. Top karşı takımın ayağındayken taraftar ıslıklamaya başladığında, ne kadar yorgun olursanız olun, içinizden bir baskı yapma isteği yükseliyor. Bu ıslıklar karşı takımı da mutlaka olumsuz etkiliyordur. Veya taraftar "Gol, gol" diye bağırdığında, daha çok atak yapasınız, daha çok bastırasınız geliyor. Bu normal.

A Milli Takım kadrosunda olmayı bekliyor muydun?

Buna cevap vermek kolay değil. Elbette bir oyuncunun en başından beri en büyük hayali Milli Takım'da oynamaktır. Ben de bu sezon Beşiktaş'ta bir seri yakalayıp oynadım ve iyi-kötü bir performans gösterdim. Kendi kendime "Belki gidebilirim" diye düşünüyordum ve iyi ki de buradayım. İlk defa A Milli Takım kampındayım ama hiç yabancılık çekmiyorum. Ben insanlarla muhabbet etmeyi seven birisiyim, girdiğim ortamlarda yabancılık çekmem. Bir de Ümit Milli Takım'dan burada 7-8 arkadaşım var. Gençlerin hepsiyle samimiyiz. Abilerimizin hepsi de çok iyi insanlar. Bize karşı son derecede sıcak ve samimi davranıyorlar.

Milli Takımımızın EURO 2020 grubunu ve şansımızı nasıl değerlendiriyorsun?

Türk insanının yapamayacağı hiçbir şey yok. Buna eminim. Biz ne savaşlardan çıkmış, ne maçları döndürmüşüz. Tarihimiz destanlarla dolu. Tabii ki Fransa dünya şampiyonu ve çok güçlü bir takım. İzlanda, Arnavutluk ve diğerleri de küçümsenecek rakipler değil ama bizim yenemeyeceğimiz hiçbir takım, kazanamayacağımız hiçbir savaş yok.

Kendine örnek aldığın takım arkadaşların var mı?

Burak abi, Necip abi, Mustafa abi, Oğuzhan abi, hepsi kendilerine çok dikkat ederek yaşarlar. Bizim takımın geneli böyle zaten. Burak abi sağlığı ve beslenmesiyle ilgili çok hassastır. Necip abi uykusuna çok dikkat eder. Bazen Oğuzhan abiye giderim, mutlaka sporcu beslenmesine uygun yemekler yapar. Mustafa abiye giderim, o da yol gösterici konuşmalar yapar, tavsiyelerde bulunur.

İstanbul'daki bir boş gününü nasıl değerlendiriyorsun?

Eğer o hafta maçımızı kazandıysak dışarı çıkarım. Yenildiysek hiç tadımız-tuzumuz olmuyor. Ailem buradaysa onlar yanıma geliyor. Genellikle abim yanımda oluyor. Onunla birlikte kahvaltı yapıyoruz. Tesislere 10 dakika mesafede oturuyorum ve İstanbul'un trafiğini sevmediğim için yakınlarda bir yerlerde kahvaltıya gidiyorum. Bazen de birlikte akşam yemeğine çıkıyoruz. Zaman zaman Eskişehir'deki arkadaşlarımın Avrupa yakasındaki evlerinde buluşuyoruz.

Hobilerin var mı?

Erkek muhabbetlerini çok seviyorum. Arkadaşlarımla okey ve kağıt oyunları oynamaya bayılıyorum. Caner abiyle dışarı çıkarsam güzel bir yerde çay içeriz. Oğuzhan ve Necip abiyle çıkarsam oyun oynarız. Mustafa abiyle çıkarsam özel bir yerde güzel yemekler yeriz. Bir de bilgisayar oyunlarını çok seviyorum. Küçüklüğümden beri 'Counter Strike' meraklısıyım.



Futbolda soğuk savaş

Dünya futbolunun yönetim kademesinde başlayan "Dünya Kupası'nı satma" krizi, geri dönülemez bir noktaya ulaştı

08.08.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Futbolda soğuk savaş
Futbolda soğuk savaş
Dünya futbolunun yönetim kademesinde başlayan "Dünya Kupası'nı satma" krizi, geri dönülemez bir noktaya ulaştı. Turnuvaların ticari planlarının gizlice yürütüldüğünün iddia edilmesiyle patlak veren krizde, boykot kararından milim geri adım atılmayacağı ilan edildi.

Gizli Plan Kriz Doğurdu: FFE Projesi



Her şey, erkekler ve kadınlar Dünya Kupaları başta olmak üzere, en prestijli turnuvaların ticari ve operasyonel haklarından büyük bir hisseyi özel yatırımcılara satmayı öngören bir projenin gün yüzüne çıkmasıyla başladı. Plan karşılığında sisteme 4,2 milyar dolara kadar kaynak aktarılması ve bu paranın bir kısmının üye federasyonlara dağıtılması vaat ediliyordu.

Ancak bu ticari hamlenin futbol paydaşlarına danışılmadan gizlice yürütülmesi bardağı taşırdı. Alınan ortak kararla turnuvaları boykot etme hamlesi başlatıldı ve bu durum "futbolun ruhunu satmak" olarak itham edildi.

Geri Adım ve Özür Yetmedi



Boykot restinin ardından, kriz yaratan projenin tamamen iptal edildiği ve yapılan fahiş hatalar nedeniyle resmi bir özür mektubu gönderildiği açıklandı.

Ne var ki, bu hamle de öfkeyi dindirmeye yetmedi. Boykotun kaldırılması için şartların son derece net olduğu vurgulandı:

1-Turnuva hisselerini satma tekliflerinin tamamen ve resmi olarak geri çekilmesi.

2-Futbol oyununu bu şekilde tahrif etmeye yönelik benzer girişimlerin bir daha asla tekrarlanmayacağına dair yasal ve net güvenceler verilmesi.

Yapılan değerlendirmelerde, bu şartların henüz karşılanmadığı ve mevcut yönetime olan güvenin tamamen kaybedildiği ifade edildi.

"Görevin Kötüye Kullanımı"



Krize futbolcular cephesinden de çok sert bir destek geldi. Yaşanan fiyasko sadece bir yönetim başarısızlığı değil, yetkinin derin bir suistimali olarak nitelendirildi. Futbolun geleceğini etkileyecek takvim ve turnuva kararlarında oyuncuların da yasal bağlayıcılığı olan oy haklarına sahip olması gerektiği talep edildi.

İlk Boykot Kapıda: 5 Eylül Kritik Tarih

Futbol dünyası şimdi nefesini tutmuş durumda. Eğer taraflar arasında somut ve anayasal bir uzlaşı sağlanamazsa, 5 Eylül'de Polonya'da başlayacak olan 20 Yaş Altı Kadınlar Dünya Kupası, boykotun sahaya yansıyacağı ilk organizasyon olacak. Avrupa ekiplerinin turnuvaya katılmaması halinde organizasyon meşruiyeti tamamen çökecek.

Alanyaspor'dan orta sahaya çifte takviye

Corendon Alanyaspor, 2026-2027 sezonu öncesi kadro yapılanmasını sürdürüyor

08.08.2026 13:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Alanyaspor'dan orta sahaya çifte takviye
Alanyaspor'dan orta sahaya çifte takviye
Corendon Alanyaspor, 2026-2027 sezonu öncesi kadro yapılanmasını sürdürüyor. Turuncu-yeşilli ekip, Kayserispor'dan 20 yaşındaki orta saha oyuncusu Baran Ali Gezek ile 4 yıllık, Giresunspor'dan 22 yaşındaki orta saha oyuncusu Şahin Dik ile 5 yıllık sözleşme imzaladı.

Corendon Alanyaspor, yeni sezon hazırlıkları kapsamında genç oyuncu transferlerine devam ediyor. Akdeniz ekibi, Kayserispor forması giyen 20 yaşındaki Baran Ali Gezek'i 4 yıllığına, Giresunspor'dan Şahin Dik'i ise 5 yıllığına kadrosuna kattı. Alanyaspor Cengiz Aydoğan Tesisleri'nde iki futbolcu için imza töreni düzenlendi.Geçtiğimiz sezon Eyüpspor'da kiralık olarak forma giyen Baran Ali Gezek, 19 resmi karşılaşmada görev aldı. Giresunspor formasıyla geçen sezon 27 resmi karşılaşmada görev alan 22 yaşındaki Şahin Dik ise attığı 11 golle takımına katkı sağladı.

Hasan Çavuşoğlu: "İkisine de inanıyorum ve güveniyorum"



İmza töreninde konuşan Corendon Alanyaspor Kulüp Başkanı Hasan Çavuşoğlu, genç oyunculara yatırım yapmaya devam ettiklerini söyledi. Çavuşoğlu, "Gördüğünüz gibi bugün 2 tane transferimiz var. Genç oyuncular. Bir tanesi sağımda Baran Ali Gezek, Kayserispor'dan. Baran Ali'yi zaten tanıyorsunuz. Bir tanesi de solumda Şahin. O da Giresunspor'da. O da gerçekten iyi bir futbolcu. Kendisini de takip ettiğimiz bir futbolcu" dedi.

Gençlere önem verdiklerini belirten Çavuşoğlu, "Gençlere yatırım yapıyoruz. Genç oyuncuları Alanyaspor bünyesinden yetiştirip başka takımlara da gönderme imkanımız oluyor her zaman. Baran Ali de milli takıma gitti. U21 Milli Takımı'nda da oynuyor. Baran Ali 20 yaşında, Süper Lig'de 52 maçı var. İnşallah Şahin de aynı şeye ulaşacaktır" ifadelerini kullandı.
İki futbolcunun da Alanyaspor'u tercih etmesinden dolayı mutlu olduklarını dile getiren Çavuşoğlu, "Baran Ali'yi bildiğim kadarıyla çok isteyen kulüpler de var ama Alanyaspor'a gelmek istedi. Kendisine de teşekkür ediyorum. Aynı şekilde Şahin'e de teşekkür ediyorum. İnşallah burada ikisi de çıkış yapacaklar. İlk 11'de yer bulacaklar. İkisine de inanıyorum ve güveniyorum. Ailemize hoş geldin diyorum" diye konuştu.

Baran Ali Gezek: "Elimden gelen her şeyi yapacağım"

Alanyaspor'a transfer olduğu için mutlu olduğunu belirten Baran Ali Gezek, "Alanyaspor gibi bir camiaya geldiğim için çok mutluyum. Alanyaspor'un faydaları için elimden gelen her şeyi yapacağım. İnşallah sakatlıksız, kazasız belasız hedeflerimize ulaşacağımız bir sene olur. Transferde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum" dedi.

Şahin Dik: "Hayalim olan Süper Lig'e geldim"

Alanyaspor'a transferinin kendisi için önemli bir adım olduğunu ifade eden Şahin Dik ise, "Öncelikle Alanyaspor'a geldiğim için çok mutluyum. Bu kulüp için elimden gelenin daha fazlasını yapacağım her zaman. Alttan yukarı bütün liglerde oynadım. Sonunda hayalim olan Süper Lig'e geldim. Transferimde emeği geçen herkese çok teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından Baran Ali Gezek 4 yıllık, Şahin Dik ise 5 yıllık sözleşmeye imza atarak resmen Corendon Alanyasporlu oldu.

Venezuelalı golcü Ramirez, Çorumspor'da

Trendyol Süper Lig ekiplerinden Çorum FK, Venezuelalı santrfor Jesus Ramirez ile 3+1 yıllık sözleşme imzaladı

08.08.2026 10:37:00
İhlas Haber Ajansı
 
Venezuelalı golcü Ramirez, Çorumspor'da
Venezuelalı golcü Ramirez, Çorumspor'da
Trendyol Süper Lig ekiplerinden Çorum FK, Venezuelalı santrfor Jesus Ramirez ile 3+1 yıllık sözleşme imzaladı.

Trendyol Süper Lig'in yeni ekiplerinden Çorum FK, Portekiz temsilcisi CD Nacional'da forma giyen 26 yaşındaki golcüyü transfer ettiğini duyurdu. Kulüpten yapılan açıklamada, Jesus Ramirez ile 3+1 yıllık sözleşme imzalandığı belirtildi.



Açıklamada, "Venezuelalı santrfor Jesus Ramirez, ülkesinin Estudiantes de Merida kulübünün altyapısında yetişmiştir. Kariyerinde Estudiantes de Merida, Veracruz, Coquimbo Unido, Audax Italiano, Atlatico Morelia, Martimo, Vitria SC ve CD Nacional formaları giyen Ramirez, Venezuela A Milli Takımı'nda da görev almıştır.

Güçlü fiziği, hava toplarındaki etkinliği ve golcü kimliğiyle dikkat çeken Ramirez, kariyerini artık kırmızı-siyahlı formamız altında sürdürecektir. Arca Çorum FK ailesine hoş geldin Jesus Ramirez. Kırmızı-siyahlı formamız altında başarılı bir kariyer diliyoruz" denildi.

Transferi Mourinho engelledi


 
Real Madrid forması giyen Brahim Diaz'ın adı hem Galatasaray, hem Fenerbahçe, hem de Beşiktaş'la anılıyordu. Ancak La Liga temsilcisi, oyuncuyla yeni sözleşme konusunda anlaştı. Bu hamlenin arkasında ise Mourinho var.

08.08.2026 06:25:00
Haber Merkezi
 
 Transferi Mourinho engelledi
 Transferi Mourinho engelledi

Real Madrid'le sözleşmesinin son senesine giren Brahim Diaz'ın adı İstanbul ekipleriyle anılıyordu. Ancak Faslı yıldızla ilgili son kararı Teknik Direktör Mourinho verdi. Portekizli çalıştırıcı, yönetimle görüşme yaparak Diaz'ın mukavelesinin uzatılmasını istedi. 27 yaşındaki futbolcuyla kişisel şartlarda anlaşma sağlandı. Diaz'ın yeni sözleşmesi 30 Haziran 2029'a kadar sürecek. Ayrıca kontratta +1 yıllık uzatma opsiyonu bulunacak (çift taraflı). Aslında işlerin bu noktaya geleceği daha önceden belliydi. Çünkü Faslı oyuncu, Madrid'de kalmak istiyordu.

İstanbul ekipleri ise şu anda mecburen farklı adreslere yöneldi. Mourinho'nun kararı olmasaydı, Diaz satılacaktı. Ve oyuncunun sözleşmesi 30 Haziran 2027'de biteceği için transfer daha uygun şartlarda tamamlanabilirdi. Bu dosya şu anda Türkiye açısından kapanmış gibi gözüküyor.

Paris Saint-Germain ile Aston Villa Süper Kupa için karşı karşıya

Geçtiğimiz sezonun UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonu Paris Saint-Germain ile UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Aston Villa, 12 Ağustos Çarşamba günü UEFA Süper Kupa'yı kazanabilmek için karşıya karşıya gelecek

07.08.2026 10:46:00
İhlas Haber Ajansı
 
Paris Saint-Germain ile Aston Villa Süper Kupa için karşı karşıya
Paris Saint-Germain ile Aston Villa Süper Kupa için karşı karşıya
Geçtiğimiz sezonun UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonu Paris Saint-Germain ile UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Aston Villa, 12 Ağustos Çarşamba günü UEFA Süper Kupa'yı kazanabilmek için karşıya karşıya gelecek.

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde zafere uzanan Fransız ekibi Paris Saint-Germain ile UEFA Avrupa Ligi kupasını kaldıran İngiliz takımı Aston Villa, 2026 UEFA Süper Kupa finalinde mücadele edecek.

Almanya'nın Salzburg kentindeki Salzburg Stadyumu'nda 12 Ağustos Çarşamba günü saat 22.00'de başlayacak müsabaka TRT 1'den canlı olarak yayınlanacak.

Beşiktaş Çekya'dan avantajlı dönüyor

UEFA Avrupa Ligi 3. eleme turu ilk maçında Çekya'nın Hradec Kralove takımına konuk olan Beşiktaş, rakibini 1-0 yenerek rövanş öncesinde avantaj sağladı

07.08.2026 10:31:00
AA
 
Beşiktaş Çekya'dan avantajlı dönüyor
Beşiktaş Çekya'dan avantajlı dönüyor
UEFA Avrupa Ligi 3. eleme turu ilk maçında Çekya'nın Hradec Kralove takımına konuk olan Beşiktaş, rakibini 1-0 yenerek rövanş öncesinde avantaj sağladı.

İlk yarısı golsüz tamamlanan mücadelenin ikinci yarısında 10 kişi kalan siyah-beyazlılar, Semih Kılıçsoy'un 80. dakikada attığı golle galibiyete uzanarak turun kapısını araladı.

Beşiktaş, bu maçla birlikte bu sezon oynadığı üçüncü resmi maçından da galibiyetle ayrılmayı başardı.

Avrupa'da 100. Galibiyet



Çekya ekibi Hradec Kralove'yi deplasmanda 1-0 yenen Beşiktaş, Avrupa kupalarındaki 100. galibiyetine imza attı.

Avrupa arenasında oynadığı 261. maçında dalya yapan siyah-beyazlılar, geride kalan müsabakaların 50'sinde rakipleriyle yenişemezken, 111 karşılaşmada ise sahadan mağlup ayrıldı.

Beşiktaş, galibiyetin yanı sıra Avrupa'daki 352. golünü kaydetmiş oldu.

Outtara kırmızı kart gördü

Beşiktaş'ta ilk kez bir maçta 11'de kendine yer bulan yeni transfer Kassoum Ouattara, takımını 10 kişi bıraktı.

Müsabakanın 65. dakikasında yaptığı faulün ardından sarı kart gören siyah-beyazlı oyuncu, 71. dakikada Umar'a yaptığı müdahalenin ardından ikinci sarıdan kırmızı kartla oyundan ihraç edildi.

Beşiktaş'ta teknik direktör Vincenzo Italiano, takımı 10 kişi kaldıktan sonra İlhan Fakılı'yı çıkarıp Rıdvan Yılmaz'ı oyuna dahil etti.

Semih Kılıçsoy galibiyeti getirdi

Çekya ekibi karşısında 10 kişi kaldıktan sonra forveti çiftleyen Beşiktaş'ta galibiyeti getiren gol, Semih Kılıçsoy'dan geldi.

Geçen sezonu İtalya'nın Cagliari takımında tamamlayan, bu sezon başında da siyah-beyazlı takıma geri dönen Semih Kılıçsoy, uzun bir sürenin ardından Beşiktaş formasıyla gol sevinci yaşadı.

Öte yandan Beşiktaş'ın Güney Koreli golcüsü Oh, bu sezonki üçüncü maçında da rakip fileleri havalandırmayı başaramadı.

Italiano, yine yerinde durmadı



Beşiktaş'ta teknik direktör Vincenzo Italiano, Hradec Kralove mücadelesinde de kulübede en az öğrencileri kadar efor sarf etti.

Midtjylland maçlarında saha kenarındaki enerjisiyle dikkati çeken İtalyan teknik adam, karşılaşma boyunca kendisine ayrılan bölümün tamamını kullanarak oyuncularını sık sık uyardı.

Emirhan Topçu'dan kritik müdahale

Beşiktaş'ta savunma oyuncusu Emirhan Topçu, 44. dakikada kritik bir müdahalede bulunarak golü engelledi.

Hradec Kralove atağında ceza sahası içinde Horak'ın şutunda kaleci Nübel'in bakışları arasında kaleye giden topu Emirhan Topçu son anda çizgi üzerinden çıkardı ve mutlak golü önledi.

Emirhan, karşılaşma boyunca da rakip karşısında müdahaleleriyle ön plana çıktı.

Üçüncü maçında da gol yemedi

Beşiktaş, bu sezon oynadığı üçüncü resmi maçını da gol yemeden tamamladı.

Midtjylland ile oynanan UEFA Avrupa Ligi 2. eleme turu maçlarında kalesini gole kapatan siyah-beyazlılar, 1-0 ve 2-0'lık galibiyetlerle sona eren karşılaşmaların ardından bir üst tura yükseldi.

Hradec Kralove karşısında kalesinde ciddi tehlikeler yaşayan Beşiktaş, ilk yarıda Emirhan Topçu'nun kritik müdahalesi ve kaleci Nübel'in önemli kurtarışlarıyla rakibinin gol sevincine izin vermedi.

Nübel geçit vermedi

Beşiktaş'ın bu sezon kadrosuna kattığı Alman kaleci Alexander Nübel, yaptığı kurtarışlarla galibiyette büyük pay sahibi oldu.

Beşiktaş 10 kişi kaldıktan sonra hücumda daha etkili olmaya başlayan ve pozisyonlar yakalayan Çekya ekibi, Nübel'i geçemedi.

Hradec Kralove ataklarında kaleyi bulan topları kurtararak meşin yuvarlağın ağlarla buluşmasına izin vermeyen Alman eldiven, son dakikalarda kalesinde devleşti.

Beşiktaşlı taraftarlar da maçın sona ermesinin ardından Nübel'i tribünlere çağırarak alkışladı.

Ertuğrul Doğan, 'Salah'ı parayla ikna edemezsiniz'

Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, yeni transfer Mohamed Salah'ın çok daha yüksek teklifleri geri çevirdiğini belirterek, "Mohamed Salah gibi bir futbolcuyu sadece para vererek Trabzon'a getiremezsiniz. Kendisine bizim teklifimizin yaklaşık 4 katı değerinde teklifler sunuldu. Ancak o burada yaşayacağı heyecanı ve sevgiyi tercih etti" dedi

07.08.2026 10:24:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ertuğrul Doğan, 'Salah'ı parayla ikna edemezsiniz'
Ertuğrul Doğan, 'Salah'ı parayla ikna edemezsiniz'
Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, yeni transfer Mohamed Salah'ın çok daha yüksek teklifleri geri çevirdiğini belirterek, "Mohamed Salah gibi bir futbolcuyu sadece para vererek Trabzon'a getiremezsiniz. Kendisine bizim teklifimizin yaklaşık 4 katı değerinde teklifler sunuldu. Ancak o burada yaşayacağı heyecanı ve sevgiyi tercih etti" dedi.

Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, bordo-mavili kulübün yeni transferi Mohamed Salah'ın imza töreninin ardından transfer sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Salah'ın dünya futbolunun en önemli yıldızlarından biri olduğunu vurgulayan Doğan, Trabzonspor'un gerçekleştirdiği imza töreninin uzun yıllardır Türkiye'de ve dünyada benzerinin görülmediğini söyledi.

Salah'ın hem futbolculuğu hem de karakteriyle örnek bir isim olduğuna dikkat çeken Doğan, "Transfer görüşmeleri sırasında ne kadar mütevazı bir insan olduğunu görmüştük. Bugün takım içerisindeki tavrını görünce bunun tesadüf olmadığını bir kez daha anladım. Bu karakteri onu yıllardır dünyanın zirvesinde tutan en önemli özelliklerden biri. Trabzonspor'da çok başarılı olacağına inanıyorum" şeklinde konuştu.

"Bu birliktelik bizi çok daha büyük hedeflere taşıyacak"



Başkan Doğan, başarı için taraftar desteğinin vazgeçilmez olduğunun altını çizerek, "Bir olmadan hiçbir şey olmaz. Taraftarımızla birlikte hareket edersek hem Türkiye'de hem Avrupa'da çok önemli başarılara ulaşabiliriz. Takım içerisindeki hava son derece pozitif. Genç oyuncularımız ile tecrübeli isimler aynı hedef doğrultusunda çalışıyor. Herkesin amacı Trabzonspor'u ulaşabileceği en üst noktaya taşımak" ifadelerini kullandı.

"Muçi'nin hareketi duygulandırdı"

Ernest Muçi'nin Mohamed Salah'a forma vermesinin kendisini duygulandırdığını belirterek sözlerine devam eden Doğan, "Muçi'ye özellikle teşekkür ediyorum. Salah'a gelip formasını vermesi tamamen kendi düşüncesiydi. İkisi de bizim için çok değerli oyuncular. Bu davranış hepimizi duygulandırdı ve takım içindeki aile ortamını gösterdi" diye konuştu.

"İstanbul'da şaşırdı, Trabzon'u görünce 'İyi ki gelmişim' dedi"

Salah'ın gördüğü ilgiden büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Doğan, transfer görüşmeleri sırasında yaşanan bir diyaloğu da paylaşarak, "İstanbul'daki karşılamayı görünce bana 'Buna inanamadım' dedi. Ben de kendisine 'Bir de Trabzon'u gör' dedim. Trabzon'daki karşılamanın ardından ise 'İyi ki beni buraya getirdiniz' diyerek teşekkür etti. Burada inanılmaz bir sevgiyle karşılaştı. Bu pozitif havanın bizi çok iyi yerlere taşıyacağına inanıyorum" dedi.

"En iyisini almaya çalışıyoruz"

Transfer çalışmalarının devam ettiğini belirten Başkan Doğan, forvet takviyesi konusunda önemli isimlerle görüşmeler yürüttüklerini söyledi. Doğan, "Görüşmelerimiz devam ediyor. En iyisini almaya çalışacağız. Şu an isim vermem doğru olmaz. Çıtanın nerede olduğunun farkındayız. Trabzonspor artık genç futbolcuların gelişip Avrupa'ya açıldığı önemli bir merkez olduğunu ispatladı. Mali yapımızı güçlendirdik ve artık adımlarımızı daha cesur atabiliyoruz" dedi.

"Kombine geliri 450 milyon TL'ye ulaştı"

Taraftar desteğine ayrı bir parantez açan Doğan, kombine satışlarının kulübe büyük güç verdiğini belirterek, "Kombine satışlarından elde edilen ciro yaklaşık 450 milyon TL'ye ulaştı. Tüm kombinelerin birkaç gün içerisinde tükenmesini istiyorum. Bu bize çok güçlü bir mesaj olur. Taraftarımız gereken desteği verirse biz de üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.

"Trabzonspor istediği oyuncuyu alabilecek güce sahip"

Transferlerle ilgili yapılan yorumlara tepki gösteren Başkan Doğan, kulübün ekonomik yapısının artık çok daha güçlü olduğunu vurgulayarak, "İstanbul kulüpleri transfer yaptığında kimse konuşmuyor, Trabzonspor yaptığında farklı yorumlar yapılıyor. Geçen sezonla birlikte yaklaşık 100 milyon Euro'luk oyuncu satışı gerçekleştiren bir kulübüz. İstersek bunun kadar daha satış yapabilecek potansiyele sahibiz. Kimsenin desteğiyle transfer yapmıyoruz. Taraftarımız dışında bize özel bir destek gelmedi. İş dünyamızın desteğini bekliyoruz" şeklinde konuştu.

"Oyuncularımıza maaşlarını erken yatırdık"

Takımdaki huzurlu ortamı korumak adına önemli adımlar attıklarını ifade eden Doğan, "Oyuncularımıza sürpriz yaparak ağustos ayı maaşlarını erkenden yatırdık. Onlara en iyi çalışma ortamını sunmaya çalışıyoruz. İçeride oluşan bu pozitif atmosferi lige de yansıtmak istiyoruz" dedi.

"Salah'ı para değil, Trabzonspor'un projesi ikna etti"

Transfer sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulunan Başkan Doğan, Mohamed Salah'ın maddi nedenlerle Trabzonspor'u tercih etmediğini vurgulayarak, "Mohamed Salah gibi bir futbolcuyu sadece para vererek Trabzon'a getiremezsiniz. Kendisine bizim teklifimizin yaklaşık 4 katı değerinde teklifler sunuldu. Ancak o burada yaşayacağı heyecanı ve sevgiyi tercih etti. Trabzonspor'u detaylı şekilde araştırdı, birçok oyuncuyla görüştü. Eski futbolcumuz Trezeguet de her gün Salah ile konuşarak bize çok yardımcı oldu. Kulübümüz hakkında hiçbir olumsuz referans almadı. Menajeriyle çok sağlıklı bir süreç yürüttük. Yaklaşık 4-5 gün içerisinde anlaşmayı tamamladık. Taraftarımız da Salah'ın samimiyetini bizzat gördü" dedi.

"Önce borçları azalttık, şimdi büyük transferler yapıyoruz"

Kulübün mali disiplinine dikkat çeken Doğan, yapılan transferlerin planlı şekilde gerçekleştiğini belirterek, "Üç yıl önce borçlarımızı azaltmadan bu transferleri yapsaydık Trabzonspor yeniden büyük sıkıntılar yaşardı. Önce mali yapıyı düzelttik. Çok zorlu iki yıl geçirdik. Bugün ise ekonomik olarak çok daha rahatız ve artık güçlü hamleler yapabilecek seviyeye ulaştık" diye konuştu.

"Salah, Trabzon'un tanıtımına da büyük katkı sağlayacak"

Başkan Doğan, yıldız futbolcunun sadece sportif değil, şehir ve kulüp markası açısından da önemli katkılar sağlayacağını söyleyerek, "Mısır'dan birçok önemli isim beni arıyor. Hepsini Trabzon'a davet edeceğiz. Salah'ın profesyonel çalışan çok güçlü bir PR ekibi var. Önümüzdeki günlerde sponsorluk ve uluslararası projeler konusunda da önemli görüşmeler gerçekleştireceğiz. Mohamed Salah'ın gelişi yalnızca Trabzonspor için değil, Trabzon'un tanıtımı açısından da çok büyük bir fırsat olacak" diyerek sözlerini tamamladı.

Büyükşehir Belediyesi'nden forma kampanyası açıklaması

Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç tarafından Trabzonspor'a destek amacıyla başlatılan 6 bin 661 forma kampanyasına yönelik, "Formaların bedeli belediye bütçesinden mi karşılandı'" şeklinde yapılan eleştirilere Büyükşehir Belediyesi'nden cevap geldi

06.08.2026 17:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Büyükşehir Belediyesi'nden forma kampanyası açıklaması
Büyükşehir Belediyesi'nden forma kampanyası açıklaması
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç tarafından Trabzonspor'a destek amacıyla başlatılan 6 bin 661 forma kampanyasına yönelik, "Formaların bedeli belediye bütçesinden mi karşılandı'" şeklinde yapılan eleştirilere Büyükşehir Belediyesi'nden cevap geldi.

Belediyeden yapılan yazılı açıklamada "Öncelikle vurgulamak gerekir ki; belediye bütçesinden profesyonel spor kulüplerine bu şekilde maddi destek sağlanması yasal olarak mümkün değildir. Bu nedenle kampanya kapsamında alınan formaların belediye bütçesinden karşılandığı yönündeki iddialar tamamen gerçek dışıdır.

Başkanımız Ahmet Metin Genç'in yaptığı, yıllardır uyguladığı bir dayanışma modelidir. Başkanımız, Trabzonspor sevdalısı iş insanlarına, dostlarına ve hatırının geçtiği hemşehrilerimize ulaşarak Trabzonspor'a destek olmalarını rica etmekte, forma, kombine ve loca satın alarak kulübe katkı sunmalarına vesile olmaktadır. Bu uygulama ilk kez yapılan bir çalışma da değildir. Başkanımız her yıl benzer destek kampanyaları düzenlemektedir ve nasıl bir yöntem izlendiğini de defalarca kamuoyuyla paylaşmıştır. Buna rağmen her kampanya sonrasında aynı soruların yeniden gündeme getirilmesi ve kamuoyunda farklı bir algı oluşturulmaya çalışılması üzüntü vericidir' denildi.

Açıklamada, Trabzonspor'un şehrin en büyük markası, en önemli ortak değeri ve dünyaya açılan yüzü olduğu belirtilerek "Trabzonspor'un başarısı yalnızca sahadaki sonuçlardan ibaret değildir. Kulübümüz; şehrimizin tanıtımına, ekonomisine, turizmine ve marka değerine önemli katkılar sunmaktadır. Bu nedenle Trabzonspor'a sahip çıkmak, bu şehrin her ferdinin ortak sorumluluğudur.

Ahmet Metin Genç de, bu şehrin bir evladı ve belediye başkanı olarak Trabzonspor'a destek verilmesine öncülük etmeyi görev kabul etmektedir. Başkanımızın şimdiye kadar tüm kampanyalarda yaptığı şey, şehrimizin ortak değerine gönüllü destek vermek isteyen ve ekonomik imkanı olan hemşehrilerimizle Trabzonspor'umuzu buluşturmaktır.

Özetle, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç, Trabzonspor için dayanışmaya öncülük etmekte ve her çağrısı teşekkürü fazlasıyla hak eden binlerce hemşehrimizden olumlu karşılık bulmaktadır. Bu vesileyle Başkanımız Ahmet Metin Genç'in başlattığı kampanyaya destek veren tüm iş insanlarımıza, esnafımıza ve hemşehrilerimize şükranlarımızı sunuyor, Trabzonspor'umuza destek olmak isteyen herkesi bu dayanışmaya katkı sunmaya davet ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Talisca'dan 3 maçta 3 gol

Fenerbahçe'nin Brezilyalı futbolcusu Anderson Talisca, Sturm Graz karşısında da golünü attı ve bu sezonki 3 resmi maçta da ağları buldu

06.08.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Talisca'dan 3 maçta 3 gol
Talisca'dan 3 maçta 3 gol
Fenerbahçe'nin Brezilyalı futbolcusu Anderson Talisca, Sturm Graz karşısında da golünü attı ve bu sezonki 3 resmi maçta da ağları buldu.

UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turu ilk maçında Fenerbahçe, evinde karşılaştığı Sturm Graz'ı 2-0 mağlup etti. Sarı-lacivertlileri öne geçiren gol, 10. dakikada Brezilyalı futbolcu Anderson Talisca'dan geldi. Kerem Aktürkoğlu'nun pasında sırtı dönük topla buluşan tecrübeli oyuncu, yüzünü kaleye dönüp sol çaprazdan yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi.

Böylelikle Fenerbahçe'nin bu sezonki ilk 3 resmi maçında da sahne alan Talisca, gollerini sürdürdü. 32 yaşındaki hücumcu, 3 maçta 3 gole ulaştı.

Fenerbahçe tur kapısını araladı

UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turu ilk maçında Fenerbahçe, sahasında Avusturya temsilcisi Sturm Graz'ı 2-0 yendi

05.08.2026 23:17:00
AA
 
Fenerbahçe tur kapısını araladı
Fenerbahçe tur kapısını araladı
UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turu ilk maçında Fenerbahçe, sahasında Avusturya temsilcisi Sturm Graz'ı 2-0 yendi.

UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turu ilk maçında Fenerbahçe'nin Avusturya temsilcisi Sturm Graz'ı konuk ettiği mücadelenin ilk yarısı, sarı-lacivertlilerin 2-0 üstünlüğüyle sonuçlandı.

10. dakikada Fenerbahçe golü buldu. Asensio'nun pasında topla buluşan Kerem, ceza sahası içinde pasını Talisca'ya aktardı. Bu oyuncunun sol çaprazdan şutunda, meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 1-0.



45. dakikada Fenerbahçe farkı 2'ye çıkardı. Sağ taraftan kazanılan köşe atışında Asensio'nun ceza sahası dışına yerden pasında Greenwood topla buluştu. Bu futbolcunun yakın direğe sert şutunda, meşin yuvarlak filelere gitti: 2-0.

Sakatlıklar nedeniyle karşılaşma sık sık dururken ilk yarıyı sarı-lacivertli takım, 2-0 önde bitirdi.

59. dakikada Fenerbahçe gole yaklaştı. Asensio ve Greenwood, verkaçlarla ceza sahası içine girdi. Greenwood'un önünde kalan topa vuruşunda, meşin yuvarlak kalecide kaldı.



60. dakikada Skriniar'ın savunma arkasına uzun pasına hareketlenen Kerem Aktürkoğlu, topu kontrol ettikten sonra kaleciyle karşı karşıya kaldı. Kerem'in dokunuşunda kaleciden seken top, Talisca'nın önünde kaldı. Brezilyalı oyuncunun boş kaleye şutunda savunmadan seken top tekrar Kerem'e geldi. Yardımcı hakem, Kerem'e gelen son pozisyonu ofsayt olarak değerlendirdi.

67. dakikada Asensio'nun savunma arkasına pasında topu göğsüyle kontrol eden Talisca'nın uzak direğe sert şutunda, kaleci meşin yuvarlağı kornere çeldi.

68. dakikada sağdan kullanılan köşe atışında Asensio, meşin yuvarlağı penaltı noktasına doğru gönderdi. Skriniar'ın kafa vuruşunun ardından son dokunuşu Talisca yaparken kaleci Khudiakov, gole izin vermedi.

90+1. dakikada Fenerbahçe gole yaklaştı. Sol kanattan topu taşıyan ve ceza alanına giren Oğuz Aydın, meşin yuvarlağı yerden içeriye çevirdi. Talisca'nın müdahale edemediği top, penaltı noktasının sağındaki İrfan Can Kahveci'nin önünde kaldı. İrfan'ın şutunda, meşin yuvarlak savunmaya çarparak uzaklaştı.

Mücadele, Fenerbahçe'nin 2-0 üstünlüğüyle sona erdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.