HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 11 AĞUSTOS 2022, PERŞEMBE

Bağımsızlık

29.01.2015 00:00:00
Atatürk kurtuluş savaşı ile tüm ezilen sömürülen, soy kırımı ile karşı karşıya kalmış ülkelere bağımsızlık savaşı vermeden asla kurtuluş olamaz örneğini vermiştir. Prof. Dr. Haydar Baş Allah'ın(c.c) verdiği ilmini insanların, daha doğrusu, devlet olabilme şansına sahip ülkelerin ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarının yolunu göstermiştir. M.E.M ve Sosyal Devlet Milli Devlet projelerini dünyanın önüne sunmadan önce çeşitli kongrelerle, konferanslarla, makalelerle halkımızın önüne sermiştir. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana ne deseniz az misali hiç bir kımıldama olmamıştır. Anlamayan, görmeyen,  yerli malını horlayan, ancak yabancıya kul köle olmayı fazilet sayan topluluk haline getirilmiş ülkemizden ümidini kesen Haydar Hoca, seneler sonra ülkeye fikirlerini ithalat yolu ile getirmek mecburiyetinde kalmıştır. Artık görülmektedir ki, Atalarımız çok doğru söylemişler. Bir zamanlar hedef olan, toprağı bol olsun. Aziz Nesin aklıma geldi. Nesin'in hakkını, Nesin'e vermek lazım? Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az. Davul sesine bağırarak cevap verir kaz. Hele kasım, kasım kurulan erkek hindiler zurnaya glu, glu diye cevap verirler. Yüzlerce ülke M.E.M'i NEM (National Economic Model) olarak öğrendi. Dürüst olanlar, olmayanlar anlasın diye modele HAYDARİZM adını vererek tescilledi. Yabancılar bizi TURKEY olarak isimlendiriyorlardı. Şimdi 'Turkiye' olduk. Bu şekilde devam edersek tekrar eski ismimizde ısrar edebilirler ve bir şey söylemek mümkün olmaz. Sonuçta herkes görecektir ki, M.E.M dünya ülkelerine kurtuluşun ve bağımsızlığın rehberidir. Her ülkenin kendi parasına sahip olması ise devletin bağımsızlığının beş şartından biridir. Haydar Hocanın dehasının işaretlerinden biri ve sömürünün sonudur.Not: Aşağıdaki pratik görüşlerim şahsıma ait görüşlerdir. Kimseyi ve de MEM'i bağlamaz.Devletlerarası ve halklar arasıalışverişte paraİki devlet düşünelim: A ülkesinin parası (a) B ülkesinin parası (b) olsun. Öncelikle ülkeler kendi paralarına sahip olabilme yetkilerinde olmalıdır. Bu şarttır (MEM). Yani şimdi olduğu gibi yabancı bir para karşılığında para basma mecburiyetinde olmamalıdırlar. Eskisi gibi elbette para basmanın altın rezervine bağlanması sınırlamalardan biri olmalıdır. Bilindiği gibi para emeğin, dolayısı ile üretimin karşılığıdır (MEM). Bu durumda piyasada mevcut bir sıcak paranın olduğu kesindir. Bu seviye ülkenin durumuna göre ayarlanmış olacaktır. Öncelikle bu iki ülke arasında kendi paraları ile bir alışveriş olacağına göre, iki ülkenin paralarının dönüşümünün belirlenmesi şarttır. Her malın genellikle ihtiyaç ürünlerinin fiyatları her iki ülkede bellidir. Ya da uzmanlarca belirlenir. Sonuçta pek çok kalemde ortak bir para dönüşümüne karar verildiğinde olay açıklık kazanacaktır. (a) = k (b) formülünde k bir sabit pozitif bir sayıdır. B ülkesi nasıl olacak da (a) bulacak diye düşünüldüğünde ilk akla gelecek durum. A ile B arasında karşılıklı para değişiminin yapılmasıdır ve bunun gerektikçe yapılacağı kesindir. Aksi halde iki taraf için de zorluk ortaya çıkar. Bence buna pratik çözüm gereklidir. Diyelim ki, B ülkesi A ülkesinden bir ürün talep etti. Beklenen o ürünün karşılığı olan Ma para miktarının A ülkesine transfer edilmesi gereklidir. Bunun yerine ne yapılabilir ona bakalım. Sonuçta B ülkesi varsa elinde, yoksa değişim talebi ile tamamlayarak bu parayı ödeyecektir. Bu durum B ülkesinin elinde (a) nın yetersiz olması  nedeniyle elinde mevcut C ülke parasını (c) kullanarak işini hızla görmesi durumunu ortaya çıkarabilecektir. Gurup ülkelerin, ortak para politikası. IMF benzeri sistemler hiç bir şekilde faydalı olamaz sadece doları aradan çıkaramayan AB ülkelerinin kaderine dönüşür. Çoklu para sistemi her ülkede katıksız zenginleşme ve büyümedir.Pratik ticaret formülüB ülkesi A ülkesinden mal talep ettiğinde. A ülkesi, o ürünü derhal B ülkesine gönderecek ve para talep etmeyecektir. A ülkesi derhal merkez bankasına gönderdiği mal karşılığı parayı bastırıp gereği kadarını malı üretene yani piyasaya sürecektir. Devlete ait kısmının miktarını da kasasına koyacaktır. Yani karşı ülke malı hiç ödeme yapmadan almış olacağından mal almakta bir zorluk oluşmayacak, A ülkesinin ticarete katkısı parasını basmak için kağıt ve mürekkep olacaktır. Karşıdan parasını almakla kendisinin üretiminin karşılığını basması arasında bir fark yoktur.Örnek verelim: B ülkesi bin liralık bir saat talep etti yani 1000 a kadar bir parayı verecekti. A ülkesinin cebine girecek para budur. A ülkesi bu para kendi parası olduğu için 1000 a kadar para bastı. A ülkesi için değişen bir durum var mı? Sadece kağıt ve mürekkep o zaman onu da ekleyebilir. Dikkat edilirse bu metot tüm alışverişleri tam olarak etkiler. Üretimleri sınırsız arttırır. Büyümeye, teknolojik çalışmaları ve ARGE olayını teşvik eder insanlar ihtiyaçlarını eksiksiz karşılayabilir. Ülkeler kendi ülkelerinde para politikalarını devlet eli ile dengeleyeceklerdir. Milli kaynakların elde olması devletin büyüklüğünü ve zenginleşmesini sağlayacak her türlü sınırsız kaynak (MEM) insanlığın elinde olacaktır. Turistik faaliyetlerde karşılıklı para dönüşümü geçerlidirNot: Bu metodu tartışmaya açabiliriz.
 
Prof. Dr. Ata Selçuk / diğer yazıları
- Yanlıştan, yanlışla kurtuluş olmaz / 12.09.2021
- Bir hayal peşinde -2- / 18.02.2021
- Bir hayal peşinde -1- / 17.02.2021
- Aşının özü / 22.12.2020
- Temelsiz demokrasi / 22.10.2020
- Demokrasi çamuru / 25.09.2020
- Tecelli / 27.03.2020
- Kaynayan kazan / 06.01.2018
- Hedef yalanı / 31.12.2017
- Vatanım sen yaşa / 27.12.2017
- Bu kaçıncı gaf / 25.12.2017
- Hepimiz hazırız sıra sizde / 22.12.2017
- Alışmış kudurmuştan beterdir / 16.12.2017
- Sayın Cumhurbaşkanım / 05.12.2017
- Akil adamların önü açılsın / 26.11.2017
- Seçim barajı / 23.11.2017
- Kul hakkı / 21.11.2017
- Medeniyetler ittifakı / 19.11.2017
- Düşün ey Türk milleti / 14.11.2017
- Arabanın yerlisi / 07.11.2017
- Atam izindeyiz / 31.10.2017
- Artık herkes BTP'li / 21.01.2017
- Baştakilere birkaç soru / 13.01.2017
- İntihar / 06.01.2017
- Bir musibet / 04.01.2017
- Anlamak mümkün değil / 18.12.2016
- Kargaşa / 05.12.2016
- Her şey vatan için / 30.11.2016
- Annan, senin anan mı! / 27.11.2016
- Vatanım / 17.11.2016
- Hamallık / 11.11.2016
- Korkunun ecele faydası yoktur / 30.09.2016
- Tarihten ders alamayanlar / 25.09.2016
- Tek çare / 01.07.2016
- Harikalar diyarı / 26.06.2016
- Yeter / 26.05.2016
- İnan anamıyorum / 08.05.2016
- İki bin yirmi üçe ne kaldı / 21.04.2016
- Hala neyi bekliyoruz? / 17.04.2016
- Kara para senyoraj / 02.04.2016
- Biz dostuz / 31.03.2016
- İhanet / 26.03.2016
- Aldatan aldatana / 11.03.2016
- Müzelik hayat / 06.02.2016
- Bir varmış bir yokmuş / 27.01.2016
- Hedef / 24.11.2015
- Kimin umurunda! / 22.11.2015
- Dünya cennetine hasret gidecekler / 29.10.2015
- Anlatabildim mi? / 19.10.2015
- İşler duyuna kaldı / 16.10.2015
- Sayılı günler / 15.10.2015
- Eyvah / 13.10.2015
- Gerçekler / 11.10.2015
- Fiyasko / 30.07.2015
- Alay / 20.07.2015
- Meclis'teki trafik (2) / 30.06.2015
- Meclisteki trafik (1) / 29.06.2015
- Tantana ve borç yan yana / 18.06.2015
- Pes doğrusu / 11.06.2015
- Yalancının mumu / 30.05.2015
- Panik -2- / 21.05.2015
- Panik 1 / 20.05.2015
- Uyuyan dev / 09.05.2015
- Felaket / 30.04.2015
- Büyük hata / 22.04.2015
- Hesap zamanı / 17.04.2015
- Kemirgenler / 04.04.2015
- Yalanın doğrusu doğrunun yalanı / 22.03.2015
- Durmaz geçer zaman / 17.03.2015
- Ülkem / 09.03.2015
- Gümm / 28.02.2015
- Büyük darbe (2) / 25.02.2015
- Büyük darbe (1) / 24.02.2015
- Bitikler / 14.02.2015
- Mağdurlar / 08.02.2015
- Bağımsızlık / 29.01.2015
- Açılım mı? Hee... / 28.01.2015
- Dam üstünde saksağan / 09.01.2015
- Terazi / 05.01.2015
- Neyi bekliyoruz / 01.01.2015
- Zül / 19.12.2014
- Ümit / 14.12.2014
- Hedefe doğru / 09.12.2014
- Asla olamaz / 05.12.2014
- Taşlar yerine oturdu / 19.11.2014
- Ülkenin gururu / 10.11.2014
- Görev / 07.11.2014
- Şu hale bakın / 03.11.2014
- Atasözleri / 22.10.2014
- Durum vahim / 16.10.2014
- Son durak / 11.10.2014
- Emir erleri / 02.10.2014
- Kader / 27.09.2014
- Bir koy... / 21.09.2014
- Kilit cümle / 15.09.2014
- Pes birader / 11.09.2014
- Acı gerçek / 26.07.2014
- Tek çözüm / 06.07.2014
- Tuzak / 02.07.2014
- Hamallık / 25.06.2014
- Bilim ve teknolojide MEM / 18.06.2014
- Dinlenmezse Ata sözü sonuç haktır / 03.06.2014
- Bu nasıl ülke? / 01.06.2014
- Olmasaydı kömür nasıl geçerdi ömür / 26.05.2014
- Kapasite / 22.05.2014
- Bu ne iştir / 12.05.2014
- 1 Mayıs / 01.05.2014
- İbret / 26.04.2014
- Kayıplar aranıyor / 20.04.2014
- Halka hizmet / 28.03.2014
- Dikkat / 23.03.2014
- Uyuturlar / 12.03.2014
- Sahtekarlık / 08.03.2014
- Baştanbaşa Kasımpaşa / 07.03.2014
- Terör açılımı / 18.02.2014
- Nerede çokluk orada yokluk / 16.02.2014
- Başlıksız / 12.02.2014
- Kapris / 09.02.2014
- Baştanbaşa Kasımpaşa / 07.02.2014
- Entegrasyon / 07.02.2014
- Her şey ortada / 06.02.2014
- Çok acil / 02.02.2014
- Ne dersiniz? / 29.01.2014
- İster inan, ister inanma / 26.01.2014
- İnanma / 21.01.2014
- Tokat / 16.01.2014
- Büyük darbe / 10.01.2014
- Gizlenenler / 03.01.2014
- Vatan-millet-Sakarya / 29.12.2013
- İnsaf, hak, hukuk, vicdan... / 14.12.2013
- Ortası yok / 10.12.2013
- Sahipsiz kalamaz / 07.12.2013
- Pes doğrusu / 22.11.2013
- Bu ne rezalet! / 10.11.2013
- Sonuç / 07.11.2013
- Daha bitmedi / 30.10.2013
- Yemin / 26.10.2013
- Atam izindeyiz / 19.10.2013
- Andımız / 13.10.2013
- Tarih böylesini yazmadı / 07.10.2013
- İmkansız / 02.10.2013
- Hiç mi haysiyet kalmadı? / 28.09.2013
- Tencere dibin kara / 26.09.2013
- Gökkubbede boş bir seda / 22.09.2013
- Bunların derdi ne? / 21.09.2013
- Hak, inadı sevmez / 19.09.2013
- İsrail takkesi / 12.09.2013
- Bu kaçıncı koalisyon / 09.09.2013
- Bilen ya da anlayan var mı? / 30.08.2013
- İşin aslı / 22.08.2013
- Ya hep ya hiç / 03.08.2013
- Sevsinler demokrasiyi / 23.07.2013
- Yanlış duymadınız / 15.07.2013
- Yalan / 12.07.2013
- Suçlu ayağa kalk / 05.07.2013
- Büyük sınav / 01.07.2013
- Yalan dünya / 30.06.2013
- Neden ve sonuç / 15.06.2013
- Problem ve çözüm / 12.06.2013
- Kahramanlar / 05.06.2013
- Vazife / 03.06.2013
- İş çığırından çıktı / 07.05.2013
- Bu nasıl mantık! / 17.04.2013
- Kefen / 05.04.2013
- Tarlada petrol / 04.04.2013
- Ortaya çıkan gerçekler / 21.03.2013
- Korku / 18.03.2013
- Yol çatımı / 03.03.2013
- Bedel / 27.02.2013
- Dur yolcu / 21.02.2013
- Sallanan temel / 15.02.2013
- Kahramanlar / 28.01.2013
- Muhalefet / 25.01.2013
- Maşallah, maşallah / 16.01.2013
- İstediğin çözüm olsun / 11.12.2012
- Gençlere nasihat / 05.12.2012
- İntihar / 30.11.2012
- Başımıza geleceklere hazır mısınız? / 19.11.2012
- Dikkat! / 10.11.2012
- Yapışın yakasına tarihin / 30.10.2012
- Çılgınlık (2) / 17.10.2012
- Çılgınlık / 16.10.2012
- Misyoner (2) / 27.09.2012
- Misyoner / 26.09.2012
- Kimse kimseyi uyutmasın / 26.02.2012
- Devrim / 18.02.2012
- İşin özü / 07.02.2012
- Bu kadarı fazla / 30.01.2012
- Var mı duyan? / 05.01.2012
- Sıfır aşkı / 29.12.2011
- YORUM SİZİN / 21.12.2011
- And içtiniz bir kere / 12.12.2011
- Kendini aldatma / 04.12.2011
- Hazır mısınız? / 01.12.2011
- Hakikatler / 27.11.2011
- Pes doğrusu / 19.04.2011
- Ufukta görüneni görmek gerek / 02.04.2011
- Demokratik davranış / 26.03.2011
- Hedef / 02.03.2011
- Allah rızası için bir kere.. / 23.02.2011
- Gaflet, dalalet, sonuç rezalet / 26.01.2011
- Biat ve inat / 31.12.2010
- Uçak dağa düşende / 07.07.2010
- Nutkumuz tutulmuştu / 01.07.2010
- İşte bu kadar / 27.06.2010
- Ayinesi iştir kişinin / 22.06.2010
- Acaba ne zaman / 21.06.2010
- Acaba ne zaman? / 17.06.2010
- Allah aşkına / 08.06.2010
- Görmezler Duymazlar Aymazlar / 28.05.2010
- Çocuk aklı demeyin / 23.04.2010
- Misyonun sonu / 06.04.2010
- Sıfır sorun / 02.04.2010
- Kırmızı değil kara / 23.03.2010
- Kara sevda / 23.02.2010
- Gaflet uykusu / 09.02.2010
- Şaşmamak imkansız / 29.12.2009
- Bu günleri de mi görecektik / 22.12.2009
- Kimi Kandırıyorsunuz? / 14.12.2009
- Delikanlı adın ne? / 12.06.2009
- Beterin en beteri / 02.06.2009
- Diplomatik şantaj / 06.03.2009
- Diplomatik şantaj - I / 27.02.2009
- Aklımıza ne oldu / 22.02.2009
- Pes doğrusu! / 25.01.2009
- Kim demiş! / 10.01.2009
- Bu saçmalığa bir son gerekir / 01.01.2009
- Gaflet sonucu ihanet / 19.12.2008
- Buna ne dersiniz' / 14.12.2008
- Her zaman olduğu gibi / 26.11.2008
- Öncelikle şunu idrak edelim / 13.11.2008
- İhanet / 05.11.2008
- Hatırlatma / 28.02.2008
- Laiklik - Layıklık (2) / 12.01.2008
- Laiklik - Layıklık - 1 / 11.01.2008
- Başka türlü olamaz / 19.12.2007
- Gözdağı / 12.12.2007
- Ne aradığını bilmeyen bulduğunu anlamaz / 06.12.2007
- BİLMECE / 04.12.2007
- Yalanın anası yalandır / 27.11.2007
- Demokrasinin demosu / 09.06.2007
- Artık oylar bölünmesin / 03.06.2007
- Her şey planlı programlı / 01.05.2007
- Bak şu tesadüfe / 22.04.2007
- Bu nasıl iştir / 18.04.2007
- Uyanış / 29.03.2007
- Dikkat! / 25.03.2007
- Her biri bir kere / 15.03.2007
- İşin aslı / 11.03.2007
- Açıklık / 04.03.2007
- Mağduriyet / 03.03.2007
- Sonuç / 18.02.2007
- Yazıklar olsun / 13.02.2007
- Bereden nereye / 05.02.2007
- Esas cinayete dikkat / 04.02.2007
- Elimizdeki koz / 29.01.2007
- Acı gerçek / 24.01.2007
- Durum çok vahim / 19.01.2007
- Bu bir görevdir / 16.01.2007
- Bu bir görevdir / 16.01.2007
- Hayırdır inşallah / 11.01.2007
- Bu kadarına pes doğrusu / 06.01.2007
- Akıntıya kürek çekmek 2 / 29.12.2006
- Akıntıya kürek çekmek / 28.12.2006
- Şu garib Dünya / 01.08.2006
- Sıra sende TPAO: Hazır mısın? / 20.07.2006
- Dost acı söyler / 15.04.2006
- Sorun bütünlüğümüz / 07.04.2006
- Size aydın demek, aydına haksızlıktır / 03.04.2006
- Dost zorda belli olur / 04.03.2006
- Hakikatler / 15.02.2006
- Bana sen diyemezsin / 10.02.2006
- Oduncu / 08.11.2005

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

29.01.2014, 29.01.2013, 29.01.2012, 29.01.2011, 29.01.2010, 29.01.2009, 29.01.2008, 29.01.2007, 29.01.2006, 29.01.2005, 29.01.2004, 29.01.2003, 29.01.2002, 29.01.2001, 29.01.2000, 29.01.1999, 29.01.1998, 29.01.1997, 29.01.1996


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.