logo
27 MART 2026

Bahçeli: Kocaeli Valiliğini ve Müftülüğünü tebrik ediyorum

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli "10 Kasım'da Kocaeli Valiliği ve Müftülüğünün aldığı karar doğrultusunda, il genelindeki camilerde Atatürk'ü anma programı mucibince Mevlid-i Şerif okutulmasını takdir ve şükranla karşılıyor, hem valimizi hem de müftümüzü gönülden tebrik ediyorum" dedi

11.11.2025 12:39:00 / Güncelleme: 11.11.2025 13:54:36
Anadolu Ajansı
Bahçeli: Kocaeli Valiliğini ve Müftülüğünü tebrik ediyorum
Bahçeli: Kocaeli Valiliğini ve Müftülüğünü tebrik ediyorum

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin haysiyeti, Türk milletinin hürriyet meşalesi olduğunu vurguladı. Bu meşalenin sönmeyeceğine işaret eden Bahçeli, hür ve müstakil geleceği ışıtan kutlu eser ve emanetlerinin asla ziyan edilmeyeceğinin altını çizdi.

Devlet Bahçeli, karanlık bir samanlıkta olmayan iğnenin arayışına ömür tüketenlerin, müflis çılgınlıkla geçmişin kuytularında husumet ve fitne kazıları yapan şeytanlaşmış odakların islah olmaları, insafa gelmeleri, ellerini ve dillerini Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten uzak tutmaları dileğinde bulundu.

"10 Kasım'da Kocaeli Valiliği ve Müftülüğünün aldığı karar doğrultusunda, il genelindeki camilerde Atatürk'ü anma programı mucibince Mevlid-i Şerif okutulmasını takdir ve şükranla karşılıyor, hem valimizi hem de müftümüzü gönülden tebrik ediyorum." diyen Bahçeli, Mevlid-i Şerif'in kabul ve makbul olması dileğinde bulundu.

Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:

"Vefatının üzerinden 87 yıl geçmesine rağmen haksız ve hayasız saldırılara maruz kalan, yalan yanlış iddiaların boy hedefi yapılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, şayet hiç olmasaydı acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı' Merhum Sezai Karakoç'un şu sözü meseleyi omurgasından yakalayacak kırattadır: 'Seni yok sayacaklar sen daha çok var olacaksın.' Atatürk yok sayıldıkça çoğalacak, saldırıya uğradıkça milli gönüllerde çağlayacaktır. Şu tarihi çağrısı her zaman başımızın gözümüzün üstünedir: 'Bugün ulaştığımız netice asırlardan beri çekilen milli felaketlerin doğurduğu uyanıklığın ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların karşılığıdır. Bu neticeyi Türk gençliğine emanet ediyorum. Ey Türk Gençliği, birinci vazifen Türk istiklalini Türk Cumhuriyeti'ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.' Nitekim Türkiye Cumhuriyeti'nin muhafaza ve müdafaa vazifesinden hiçbir nesil ayrılmayacak, Türk milleti emanete leke düşürmeyecektir. Ebediyete irtihalinin 87. yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, dava ve silah arkadaşlarını, kahraman şehitlerimizi, bir kez daha rahmetle, minnetle ve hürmetle anıyor Allah hepsinden razı olsun diyorum."

"Cumhur İttifakı Türk milletinin güçlü nefesi, gür sesi, parlak geleceğinin müjdesidir"

Sabırla ve sağlam hazırlık olmadan, samimi ve sağduyulu bir mizaç bulunmadan, sağlıkçı ve sahici bir hedef koyulmadan büyük keşiflerin gerçekleşemeyeceğini, gönüllere girilemeyeceğini dile getiren Bahçeli, amaçlarının gönül kazanmak, gönüller yapmak, milletin takdir ve tercihine mazhar olabilmek olduğunu anlattı.

"Milliyetçi Hareket Partisinin siyaseti, en başta CHP ve diğer yedekleri gibi icazetli, icar ve ipotek altında bir siyaset olarak görülemez." diyen Bahçeli, MHP'nin vizyonunun yine aynı "siyaset köhneliğine" benzer şekilde kısıtlı, kırılgan ve kısa menzilli bir çerçevede tanımlanamayacağını söyledi.

Bahçeli, millet ne diyorsa sözlerinin o olduğunu, millet neyi istiyorsa dileklerinin aynısı olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:

"Gerçeği bilip susanlar, gerçeği bilmeden konuşanlar kadar tehlikelidir, utanç kaynağıdır. Bir gerçek vardır ki, o da Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı'nın kaderi milletin kaderi, devletin bekası ve istikbalidir. Bizim onun bunun suçlamalarına kanarak ve sahtekarlıklarına aldanarak siyaset yapmamız aklın ve 56 yıllık mazimizin inkarıdır. Hamd olsun biz inkarcı değiliz, dosta güven, düşmana korku veren Milliyetçi Ülkücü Hareketiz. Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türk milletinin güçlü nefesi, gür sesi, parlak geleceğinin müjdesidir. Su olmayan yerde balık avına çıkan, kalplerinde tortulaşan kiri husumet saçan eylemleriyle teyit eden çevreler bizimle boy ölçüşemez, bizimle aşık atamaz, bizim yanımızdan bile geçemez."

Bahçeli, Milliyetçi-Ülkücü Hareket'in Anadolu'nun havasını teneffüs etmek, insanların derdini dinleyip derman olmak için el birliği, güç birliği, hedef birliği, gelecek birliği sağlamak üzere vatanın tüm sathında olduğunu, dün itibarıyla "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretleriyle "Derdin Derdimizdir" temalı sohbet toplantılarını 81 il 710 ilçede, toplam 4 bin 836 programla gerçekleştirdiklerini bildirdi.

"Bu tempoya ancak maşallah denir, ancak ve ancak Allah nazarlardan korusun diye de dua edilir." diyen Bahçeli, Türkiye'nin ve Türk milletinin her sorununa Türk milliyetçilerinin söyleyecek bir sözü, paylaşacak bir cevabının olduğunu söyledi.

Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfınca (TASAV) düzenlenen "Tarım, Gıda ve Hayvancılık: Durum Analizi, Sorun Alanları ve Çözüm Önerileri" sempozyumu hatırlatan Bahçeli, söz konusu sempozyumla Türkiye'nin ve milletin can damarı tarım ve hayvancılıkla ilgili "göz alıcı" çalışmalara imza atıldığını dile getirdi.

Bahçeli, 8 Kasım'da "Sağlıkta Yeni Bir Bakış, Geleceğe Güçlü Adım" temalı Türk Sağlık Sistemi'nde Yenilikler Çalıştayı'nın yapıldığını, sağlık politikalarının kapsamlı ve vizyoner şekilde ele alındığını ifade etti.

"Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"nı da 7 Kasım'da yaptıklarını anımsatan Bahçeli, "Yerel yönetimlerde medarı iftiharımız olan şehremini arkadaşlarımızla son gelişmeleri ve yaptıkları tesirli çalışmaları görüşme fırsatı bulduk. Belediye başkanlarımızın duruşları, tutumları, illerine, ilçelerine ve beldelerine şuurla hizmet etmeleri hem memnuniyet verici bir tablo hem de gelecek için umut verici demokratik atılım olarak bir kez daha tescil edilmiştir. Huzurlarınızda fikri ve politik faaliyetlerimizde emeği geçen bütün arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyor, takdir ve tebriklerimi paylaşıyorum." diye konuştu.

"Cumhurun kaderi Cumhuriyet'in kaderidir"

Bahçeli, işleyen demirin paslanmayacağını, akan suyun yosun tutmayacağını, imanla dolu kalplerin, sevdayla yoğrulmuş yüreklerin çağın gerisinde kalmayacağını, hadiselerin ardına takılamayacağını belirterek, "Kuyumcu titizliğiyle planladığımız siyasi çalışmalarımızı sırasıyla hayata geçiriyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türkiye'nin istikbal aydınlığı, istiklalinin güvenlik kilididir. Sürekli bir adım önde olmanın gayesi ve gayreti içinde olacağız. Bir günümüzü boş geçirmeyeceğiz." dedi.

Türkiye'nin ve Türk milletinin yeni yüzyılında dilden dile anlatılacak destanlar yazmaya hazır olduklarını, buna da son derece kararlı olduklarını vurgulayan Bahçeli, milletin varlığına, iradesine istikbaline, sahip çıkacaklarını, birliğine ve kardeşliğine sonuna kadar omuz vereceklerini söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, şöyle konuştu:

"Cumhurun kaderi Cumhuriyet'in kaderidir. Bu kader Levh-i Mahfuz'da belirlenmiştir. Cumhur İttifakı Türkiye'yi kem gözlerden, kötü sözlerden, ölümcül engellerden, karanlık emellerden, kaos tetikçilerinden fedakarca koruyacak, milletiyle bir ve bütün halinde geleceği inşa edecektir. Bu inşa hamlesinin, bu irade haysiyetinin önüne geçmeye hiç kimsenin nefesi yetişemeyecektir. Çalışacağız, çabalayacağız, çağıracağız, çağlayacağız, sular seller gibi coşacağız. Azmedeceğiz, akledeceğiz, sabredeceğiz, emek vereceğiz, mücadele edeceğiz, mutlaka başaracağız. Yeni yüzyılı Türkiye'nin ve Türk milletinin yüz yılı yapacağız."

Karabağ

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Karabağ'ın 30 yıl boyunca esaret ve zulmün gölgesinde kaldığını, Azerbaycan'ın vatan topraklarının on yıllar boyunca mateme büründüğünü belirtti.

5 yıl önce gerçekleşen 44 günlük 2. Karabağ savaşı sonrası adaletin yerini bulduğunu, Karabağ'ın gerçek ve ebedi sahibiyle ayrılmamak üzere birleştiğini söyleyen Bahçeli, "Bu vesileyle Azerbaycan halkının 8 Kasım Zafer Günü'nü, ayrıca 9 Kasım Devlet Bayrağı Günü'nü yürekten kutluyor, can Azerbaycan'ı ve büyük Türk milletinin onurlu evlatlarını saygıyla selamlıyorum. Karabağ'ın azatlığında kahramanca mücadele verirken bir hilal uğruna toprağın koynuna giren aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet, gazilerimize uzun ve sağlıklı bir ömür diliyorum." diye konuştu.

Karabağ'ın yeniden inşa ve ihya çalışmalarının hızla devam ettiğine dikkati çeken Devlet Bahçeli, "Güney Kafkasya'da yeşeren, gittikçe genişleyen barış, huzur ve istikrar atmosferini yakinen takip ediyor, bundan da bahtiyarlık duyuyoruz. Bilhassa Azerbaycan ile Ermenistan arasında tesis edilen ve barışçıl arayışları güçlendiren 8 Ağustos 2025 tarihli Washington Mutabakatı'nın zamanla ön yargıların kilidini açacağını, ihtilafları ayıklayacağını düşünüyor ve bu çerçevede atılan müspet adımların sonuç vereceğine inanıyoruz. Temennimiz iki taraflı görüşme ve diyalogların sağduyuyla sürdürülmesi, barış çabalarının kökleşerek bölgeye hakim olmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

"İsrail'in bölgedeki oyunlarını görmediğimizi kimse zannetmemelidir"

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağların çok sağlam ve köklü olduğuna vurgu yapan Bahçeli, şöyle konuştu:

"İki devlet tek millet gerçeğinden hareketle Türk tarih ve kültürünün kaynaştırıcı ve kucaklaştırıcı misyonu gücümüze çok daha güç katacaktır. Türk devrinin iki parlayan devleti karanlık senaryolara, kirli lobilerin ve siyonist-emperyalist tetikçilerin kumpaslarına geçit vermeyecek, tasada bir, zaferde bir olmaya kararlılıkla devam edecektir. Elbette Türkiye ile Azerbaycan'ın milli, tarihi, kültürel ve stratejik ortaklığı kimi çevreleri rahatsız etmektedir.

Bunu biliyor, görüyor ve her zaviyeden izliyoruz. Zemzem diye takdimi yapılan zehri kimin ürettiğinin farkındayız. Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik haklarına, tarihi ve siyasi kazanımlarına pusu kuran, yan bakan, tuzak hazırlayan, hançer sallayan hangi mihrak, hangi devlet veya güç merkezi olursa olsun hasımdır ve hezimet yaşamaya mahkumdur. Dostluk ve kardeşliğimizin üzerinde kara bulutlar oluşturmaya çalışanların hevesleri kursaklarında kalacaktır. Bu kapsamda İsrail'in bölgedeki oyunlarını, stratejik ve siyasi manevralarını görmediğimizi, duymadığımızı hiç kimse zannetmemelidir."

Türkiye'nin aktif ve çok boyutlu dış politikasıyla hem bölge ülkeleri sınıfında hem de küresel devletler arasında öne çıktığını, öncü bir rol üstlendiğini belirten MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk dünyasının ve İslam toplumlarının barış, huzur ve refah içinde var olabilmesinin, kronik ve konjonktürel sorunlarının geniş bir uzlaşma ortamında çözülebilmesinin ancak samimi ve dürüst dayanışmayla, karşılıklı hak ve çıkarlara saygıyla mümkün olacağını ifade etti. Bahçeli, "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle, dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk devri olacağından kuşkumuz yoktur." dedi.

Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İnsanlık gerilim ve kutuplaşmalardan dolayı yorgun düşmüştür. Savaş ve soykırım suçu işleyen siyonist vandallık dünya çapında protesto ve telin edilmektedir. Gazze'ye ulaşması gereken insani yardımlar engellenmektedir. Susuzluk, açlık ve ilaç yokluğu Filistin halkını en az hunhar operasyonlar kadar müessif ve mütemadi şekilde etkilemektedir. Türkiye'nin çıtası yüksek, çok yönlü, dinamik, dengeli, gerçekçi, aynı zamanda ahlaki ve insan temelli diplomatik temasları ve dış politik vizyonu barış ve huzur kuşağının çevremizde vasat bulmasına doğrudan doğruya hizmet etmektedir. Azerbaycan-Ermenistan'dan sonra, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın ateşkes ve barışla sonuçlanması, Gazze'de kalıcı ateşkes ve barışın sağlanması, hakeza Afrika ve diğer coğrafyalarda barışçıl arzuların sivrilip serpilmesi, Irak ve Suriye'de siyasi ve toprak bütünlüğüyle iç barış, kardeşlik ve birliğin kurumsallaşması yaşanabilir bir dünyanın yegane anahtarıdır."

"Terörsüz Türkiye'nin şafağı sökecek"

"Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge" hedefinin yeni yüzyılın en büyük kozu, en müteyakkız kudreti olacağını söyleyen Bahçeli, "Türkiye kamburlarından kurtuldukça birileri zırvada sürekli yeni bir faza, yalan ve iftirada bir üst aşamaya geçmektedir." dedi.

Bahçeli, şöyle konuştu:

"Bize yönelik, 'Sen olmuşsun İmralı, etrafındaki alkış ekibi olmuş Kandil. Siz varken PKK'ya gerek yok' diyen devşirilmiş aslan yavrusuna diyeceğim çok şey olsa da, bir lafına bakıyorum laf mı diye, bir de söyleyene bakıyorum adam mı diye. İki durumda da karşımda ciddiye alınacak bir insan sureti, dikkatle inceleyeceğim bir cümle düzeneği kesinlikle göremiyorum. Ne güzel de ifade etmiş Hz. Mevlana, 'İnsanı gördüklerinden ibaret sayma, göremediklerinde ara. İçidir hakikatin resmi, dışı sadece manzara.' Yoksa insanın içinde hakikat baksak ne çıkar, bakmasak ne yazar. Bilen bilir bu tiplerin içinde kaynayan fitne kazanlarını, bilmeyen ne bilsin dışından taşan arızalı ve hasarlı yanlarını. İyi kılıflı kötü ve kötürüm emel sahipleri ne yaparsa yapsın, ne derse desin Terörsüz Türkiye'nin şafağı sökecek, yüreklerimizde dikilen fideler meyvesini yakında verecektir.

Bir düşünürün dediği gibi, 'Herkesin her şeyden haberdar olduğu, üstelik hiçbir şey yapmadığı, her şeyle dayanışma içinde görünüp yerinden bile kımıldamağı bir dünyada' maskeli yüzlerin, art niyetli siyaset bezirganlarının, atı arabanın ardına koşmaya çalışan ahmakların paçamızdan tutmasına, önümüzü kesmesine billahi müsaade etmeyeceğiz. Terörsüz Türkiye'ye karşı gelenler, hele bir itiraf etsinler, terör bitsin mi, bitmesin mi' Milli birlik ve kardeşlik Cumhuriyet'in yeni yüzyılına mühür vursun mu, vurmasın mı' Küresel ve bölgesel siyaset masasında kartlar yeniden dağıtılırken, menü mü olalım, yepyeni bir millet menkıbesine imza mı atalım' Hıyanet derecesinde gaflete kapılanlar, bir açıklasınlar da öğrenelim. Zekanın sınırları vardır, ama geri zekalılıkta hiçbir eşik ve sınır yoktur. Sınır ve eşik tanımayan güruha neyi anlatsak nafile, neyi göstersek boşunadır. Çünkü onların zeka seviyesiyle bizim rekabet etmemiz, onların dip seviyesine inip de yapacağımız ikna çabasından sonuç almamız yalnızca muhal bir hayaldir."

Hayalin değil kutlu hedeflerin peşinden koştuklarını belirten Bahçeli, "Işığı perdeleyecek bir ucube ve uyduruk siyasi zihniyete tahammülümüz asla yoktur. Geleceğin yol haritasını geçmişin tecrübeleriyle çizmekten başka seçeneğimiz de yoktur." dedi.

Türk milletinin yaklaşık iki yüzyıldır ekonomik baskılar, diplomatik tehditler ve siyasi dayatmalarla maruz kaldığını ifade eden Bahçeli, buna rağmen milletin daha huzurlu bir hayat, daha güvenli bir toplum, daha istikrarlı bir ekonomi ve daha güçlü bir devlet özleminin milli yüreklerde kor gibi durarak alev alacağı zamanı beklediğini ifade etti.

"Meclis'te kurulan komisyon çalışmalarını kısa süre içinde ikmal edecektir"

Milletin yoksul, yorgun, yılgın, bitkin, durgun ve düşkün olduğu dönemlerde bile umudunu hiç kaybetmediğini kutlu hedeflerinden en ufak sapma göstermediğini söyleyen MHP Lideri Bahçeli, şöyle devam etti:

"Zalim sömürgecilerin stratejik hesapları devleşmiş iman karşısında tıpkı çorap gibi sökülmüş, tıpkı kumdan kaleler gibi devrilmiştir. Nezih mizaçlı insanımız ekmeğini büyütmek, aşını kaynatmak, işini bulmak, ekonomik güvenliğini tesis ve temin etmek için her zorluğa katlanmış, her çileye dayanmıştır. Fakat siyasi, tarihi, kültürel varlığımız emperyalist ambargo ve yaptırımlarla taciz edilmiş, sürekli tahribata uğramıştır.

Bu nedenle yaşadığımız ekonomik ve siyasi sorunların iç yüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız. Eklektik ve mütereddit yorumların, peşin yargıyla beslenmiş, siyasi hırsla perçinlenmiş, husumetle derinleşmiş değerlendirmelerin bizi bir yere götürmesi, sağlıklı sonuçlara kapı aralaması imkansızdır. Bu ülke hepimizindir. Bu vatan üzerinde yaşayan her insanımızın yeryüzü cennetidir. Temiz bir dil kullanmak, empati kurmak, erdemli olmak, meseleleri geniş bir açıyla ele almak öncelikle siyasi partilerin, sonra da herkesin müşterek sorumluluğudur. Birbirimizi suçlayarak, birbirimize düşman muamelesi yaparak kin ve öfkelerimizi yarıştırmak Türkiye'ye yapılabilecek en büyük kötülüktür."

Aklıselim çizgisinden uzaklaşmanın ağır sonuçlar doğuracağını vurgulayan Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinde adım adım sona yaklaşılmaktadır. Meclis'te kurulan komisyon çalışmalarını kısa süre içinde ikmal edecektir." dedi.

Meselelerinin Türkiye'nin yeni bir kurtuluş mucizesiyle zirveye tutunması olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Bizim meselemiz vatandır, millettir, devlettir, al bayrağın altında 86 milyonun tek yürek olmasıdır. Bu arada bizimle milliyetçilik konusunda, vatan ve millet sevgisi hususunda boy ölçüşmeye çalışan siyasi tufeylilere diyorum ki, İdrak-i meali bu küçük akla gerekmez, Zira bu terazi o kadar sıkleti çekemez." ifadelerini kullandı.

Bahçeli, Kocaeli Dilovası'nda bir parfüm deposunda meydana gelen yangında hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifa diledi.

Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan, Meltem TV ekranlarında Orta Doğu’daki savaş, mezhep tartışmaları ve Türkiye’nin duruşu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu

27.03.2026 14:46:00
Ahmet Turan Yiğit
Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu
Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu
Mustafa Hayri Ergan, Meltem TV ekranlarında Orta Doğu'daki savaş, mezhep tartışmaları ve Türkiye'nin duruşu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Ergan, Bugün bakıyorum Yeni Şafak yazarı çıkmış işte demiş ki ehli sünnet İslam'ın özüdür, özsuyudur. Şiilik dahil bunun dışındaki bütün oluşumlar bidattır. Sonradan zuhur etmiştir. İslam düşmanları Şia ile ittifak yaparak İslam'ın önünü takamaya çalışmaktadır" diyor. Yani şu zamanda böyle bir açıklamanın nereye hizmet? Şimdi bu açıklamanın neye hizmet ettiği çok açık. Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan. Yani bu da iktidarın Evet. iktidarın amiral gebesi dediğimiz gazetelerden bir tanesi. En büyük destekçisi bunun yazarı. Bu açıklamayı bugün yapıyor. Bunun yapıyor olması burada hep bu mezhep çatışmasını canlı tutma isteği var birilerinde. Ya şu an kardeşim sen bir ülke İsrail'le Amerika'yla savaşta sen bir ülke İsrail Amerika'yla savaştayken onun mezhebini sorguluyorsun" dedi.

BTP Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan'ın açıklamasını izleyin:

Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi

Oyuncu Hande Erçel, İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında Adli Tıp Kurumu'na gelerek kan ve saç örneği verdi

27.03.2026 13:12:00
İhlas Haber Ajansı
Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi
Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan oyuncu Hande Erçel, Savcılığa ifade vermek üzere Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. Savcılığa ifade veren Erçel, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Erçel ardından Adli Tıp Kurumu'na geldi. Burada kan ve saç örneği veren Erçel, ardından Adli Tıp Kurumu'ndan ayrıldı.

MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı

İstanbul'da, Nevruz kutlamalarını istismar ederek izinsiz gösteri düzenleyen ve terör örgütü propagandası yapan kişilere yönelik Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) ve İstanbul Emniyeti tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda 26 şüphelinin yakalandığı belirtildi

27.03.2026 11:24:00
İhlas Haber Ajansı
MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı
MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı
İstanbul'da, Nevruz kutlamalarını istismar ederek izinsiz gösteri düzenleyen ve terör örgütü propagandası yapan kişilere yönelik Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) ve İstanbul Emniyeti tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda 26 şüphelinin yakalandığı belirtildi.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) tarafından bölücü terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik yeni bir çalışma yürütüldü.



İstanbul'da PKK/KCK silahlı terör örgütüne yardım eden kişilerin katılımı ile düzenlenen "Nevruz" etkinlikleri kapsamında örgüt propagandası yaptıkları tespit edilen şüphelilerin yakalanması amacıyla bu sabah operasyon gerçekleştirildi.

Birçok adrese yapılan zincirleme operasyonda 26 PKK yanlısı kişi yakalanarak gözaltına alındı. Özel harekat timlerinin de yer aldığı baskınlarda, adreslerde yapılan aramalarda; bir kurusıkı tabanca, örgütsel flamalar ve yakalanan kişilere ait dijital materyaller ele geçirildi.

Güvenlik ve istihbarat birimlerince gerçekleştirilen operasyon kapsamında yakalanan 26 şüpheli, sorgulanmak üzere İstanbul TEM Şubeye götürüldü. Zanlılar hakkında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı

Adana'da şafak vakti uyuşturucu satıcılarına yönelik yapılan operasyonda 15 kişi gözaltına alındı.

27.03.2026 10:32:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı
Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı
Adana'da şafak vakti uyuşturucu satıcılarına yönelik yapılan operasyonda 15 kişi gözaltına alındı.

İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 'torbacı' diye tabir edilen uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon düzenledi.



Özel harekat polislerinin de desteğiyle 16 adrese şafak vakti eş zamanlı yapılan baskınlarda 15 kişi gözaltına alındı.



Adreslerde yapılan aramalarda 46,20 gram bonzai, 43,37 gram bonzai hammaddesi ve ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Şüpheliler sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.

Marmaris Belediyesi'ne gece yarısı yapılan baskınla ilgili Başkan Ünlü'den açıklama

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında gece yarısı Marmaris Belediyesi'ne gerçekleştirilen polis baskını ile ilgili Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ve CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun Marmaris Belediyesi önünde açıklama yaptı. Başkan Ünlü, ekibi ile birlikte Marmaris Belediyesi olarak çalışmalarına devam edeceklerini belirtirken, CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun ise, polis operasyonunun münferit bir soruşturma kapsamında yapıldığını öğrendiklerini söyledi

27.03.2026 03:06:00
İHA
Marmaris Belediyesi'ne gece yarısı yapılan baskınla ilgili Başkan Ünlü'den açıklama
Marmaris Belediyesi'ne gece yarısı yapılan baskınla ilgili Başkan Ünlü'den açıklama
Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü öğrenilen bir soruşturma kapsamında gece yarısı Muğla İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler Marmaris Belediyesi'ne baskın düzenledi. Operasyon çerçevesinde çok sayıda polis ekibi tarafından belediye binasına baskın düzenlenirken bazı belediye çalışanları ve önceki dönem belediyede görev yapan üst düzey yetkililer ikametlerinden alınarak belediyeye getirilirdi.

Belediye binasında aramalar devam ederken gece yarısı çoğunluğu partili çok sayıda kişi belediye binasının önünde toplandı. Bu arada Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ve CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun da belediye binası önüne gelerek, toplanan kalabalığa teşekkür edip basın mensuplarına da açıklamada bulundu.

Görevinin başında olduğunu belirten Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, "Marmaris Belediyesi başkanı ve yönetimi ile çalışmalarına devam edecektir. Umarım bu soruşturma da en kısa sürede sonuçlanır. Konuyla ilgili bilgi geldikçe sizlerle paylaşacağız" dedi.

Geceye saat 24:00 itibariyle başlayan bir polis araması ile güne başladıklarını belirten CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun ise Marmaris Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturanın belediye ve belediyedeki işleyişle ilgili değil münferit bir soruşturma olduğunu öğrendiklerini belirtti. Uzun, "Aramanın burada görev yapan arkadaşın yapmış olduğu görevle ilgili iş yerinde yapılan bir aramadan müteşekkil olduğunu öğrendik. Bunun dışında ilgili kişinin konutunda da arama yapıldığını öğrendik. Belediye ve belediye işleyişi ile ilgili bir konu olmadığı yönünde bilgi verildi. Bundan sonraki gelişmeler hakkında da bilgi paylaşacağız. Destek için buraya geldiğiniz için teşekkür ediyoruz" diyerek soruşturmanın bir olaya ilişkin münferit bir soruşturma olduğunu ve bunun detayı hakkında kendilerine bilgi verilmediğini söyledi.

İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi

Petrol Mühendisi Necdet Pamir, küresel enerji piyasaları, petrol ve doğalgaz fiyatları, Türkiye’nin enerji stratejisi ve bölgesel jeopolitik riskleri detaylı şekilde analiz etti

26.03.2026 20:37:00
Ahmet Turan Yiğit
İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi
İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi
Petrol Mühendisi Necdet Pamir, küresel enerji piyasaları, petrol ve doğalgaz fiyatları, Türkiye'nin enerji stratejisi ve bölgesel jeopolitik riskleri detaylı şekilde analiz etti. Pamir, enerji krizlerinin arka planındaki ekonomik ve stratejik unsurları örneklerle açıkladı.

Pamir, "Bugünün British Petrolumu, o zamanın Anglo-Persian Oil Company'si, İngiliz hükümetinin kontrolündeki şirket tamamen İran petrolünün üstüne çökmüş durumdaydı. Musadık geldi petrolü millileştirdi. En büyük günahı bu. CIA ve MI6 birlikte TP Ajax denen bir operasyonla Musaddık'ı devirdiler. Yani o zaman da nükleere mi gidiyordu? İran ya sürekli böyle palavradan ve bakın şeyler, gerekçeler uydurmaya çalışıyorlar. Yıllar geçtikten sonra 1953'ün üzerinden bir takım belgeler sır niteliğini kaybettikten sonra Amerikan merkezi haber alma örgütü 60 yıl sonra açık açık İran'ı Sovyet saldırısına açık bırakmanın ABD'yi TP Ajax'ı planlamak ve uygulamak zorunda bıraktı" dedi.

Petrol Mühendisi Necdet Pamir'in konuşmasını izleyin:

Yenidoğan çetesi davasında ara karar

İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan 'Yenidoğan Çetesi'nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davada arar karar açıklandı

26.03.2026 17:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yenidoğan çetesi davasında ara karar
Yenidoğan çetesi davasında ara karar
İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan 'Yenidoğan Çetesi'ne yönelik düzenlenen 2'nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61'e yükselmişti. Adliyenin konferans salonunda Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen 8'nci duruşmada, aralarında Fırat Sarı'nın da bulunduğu 4 tutuklu sanık ile bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Dün yapılan yargılamada, sanık avukatları savunma yapmıştı. Avukat beyanlarının alınmasıyla devam edilen bugünkü duruşmada ise beyanlar tamamlandı.

5 sanık hakkındaki adli kontrol tedbiri kaldırıldı

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, hayatını kaybeden Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi tutuksuz sanık Cafer Akdur'un dosyasının ayrılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Funda Özen, Renas Kılıç, Fehmi Alperen, Volkan Karataş ve Serdar Yüksel'in 'yurt dışına çıkış' yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı kaldırılmasına karar verdi. Mahkeme, aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen Fırat Sarı'nın da bulunduğu 10 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma, eksik hususların giderilmesi için erteledi.

Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu

Ordu'nun Fatsa ilçesinde sahile insansız hava ya da deniz aracı olduğu değerlendirilen bir cisim vurdu. Ekiplerin bölgede yaptığı incelemenin ardından araç, jandarma ekipleri tarafından kaldırıldı

26.03.2026 14:50:00 / Güncelleme: 26.03.2026 14:52:36
İHA
Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu
Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu
Olay, ilçenin Bolaman Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, vatandaşlar, sabah saatlerinde sahilde şüpheli bir cisim gördü. Vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarı üzerine olay yerine jandarma ekipleri sevk edildi.

Ekipler bölgeyi güvenlik çemberine alarak inceleme başlattı. Yapılan incelemelerin ardından cismin insansız hava ya da deniz aracı olabileceği değerlendirildi. Bu esnada aracının üzeri kapatıldı. Araç, jandarma ekiplerinin yaptığı incelemenin ardından, Kriminal Daire Başkanlığı'na teslim edilmek üzere olay yerinden kaldırıldı.



"Cihazda patlayıcı madde veya mühimmat olmadığı tespit edildi"

Ordu Valiliği'nden yapılan açıklamada, "Fatsa ilçemizin Bolaman Mahallesi'nde, 26 Mart 2026 Perşembe günü saat 10.00 sıralarında yaklaşık 2 metreye 50 santimetre ebatlarında insansız deniz veya hava aracı olduğu değerlendirilen bir cihaz sahilde kıyıya vurmuştur. Ordu İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü Patlayıcı Madde İmha Timleri (PAMİT) ekiplerince yapılan incelemede cihazda patlayıcı madde veya mühimmat olmadığı tespit edilmiştir. Fatsa Nöbetçi Cumhuriyet Savcısının talimatı doğrultusunda cihaz gerekli incelemelerin yapılması maksadıyla Fatsa İlçe Jandarma Komutanlığı olay yeri inceleme timine teslim edilmiş olup, Kriminal Daire Başkanlığına gönderilecektir" denildi.



5 gün önce Ünye ilçesinde mühimmat yüklü İDA imha edilmişti

Öte yandan Ordu'nun Ünye ilçesinde 20 Mart tarihinde Yüceler Mahallesi'nde kıyıya aktif ve mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen insansız deniz aracı (İDA) vurmuş ve yapılan incelemeler ve kontrollerin ardından 21 Mart Cumartesi Sualtı Savunma Komutanlığı (SAS) ekipleri tarafından kıyıdan yaklaşık 4 kilometre denize çekilerek imha edilmişti.

Milli Savunma Bakanlığı: 'NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır'

Milli Savunma Bakanlığı, "NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Irak'ın başkenti Bağdat'ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında Müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır" açıklamasını yaptı

26.03.2026 14:29:00 / Güncelleme: 26.03.2026 14:36:29
İHA
Milli Savunma Bakanlığı: 'NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır'
Milli Savunma Bakanlığı: 'NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır'
Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Tuğamiral Aktürk, konuşmasında Katar'da eğitim faaliyetleri yürüten helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin'e, ASELSAN teknisyenlerimiz Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can ile Katar Silahlı Kuvvetleri personeline ve Ağrı'da meydana gelen askeri araç kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay ile Ulaştırma Uzman Çavuş Selman Akarsel'e Allah'tan rahmet diledi.



"Son bir hafta içerisinde 2 PKK'lı terörist daha teslim oldu"

Türkiye'nin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve tehlikeye Türkiye'nin sınırlarında ve ötesinde kesintisiz ve kararlı şekilde sürdürdüklerini kaydeden Aktürk, "Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla yürütülen operasyon, arama-tarama ve hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında son bir hafta içerisinde 2 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. Hudutlarımızda ise yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2'si terör örgütü mensubu olmak üzere 107 şahıs yakalanmış, 950 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 524, engellenen kişi sayısı da 16 bin 929 olmuştur" açıklamasında bulundu.



"NATO Irak Misyonu"nun çekilmesi kararlaştırıldı"

Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin uluslararası görevler ve ikili ilişkiler kapsamında, geniş bir coğrafyada barışın tesisi ve istikrarın sürdürülmesine katkı sunmaya devam ettiğini kaydederek, "NATO makamları tarafından bölgemizde son dönemde meydana gelen gelişmeler kapsamında, 'NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Irak'ın başkenti Bağdat'ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında Müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır" diye konuştu.

ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların ve İsrail'in devam eden saldırganlığının Orta Doğu'daki barış ve istikrarı tehdit ettiğini söyleyen Aktürk, Türkiye'nin tüm tarafların itidal göstermesi ve ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumunu sürdürdüğünü ifade etti.

"İsrail'in, Suriye'nin güneyinde sürdürdüğü faaliyetler, ülkenin egemenliği ihlal etmekte"

İsrail'in bölgedeki saldırılarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aktürk, sözlerine şu şekilde devam etti:
"İsrail'in, Lübnan'da altyapı, sivil tesisler ve yerleşim alanlarını hedef alan saldırıları, siviller üzerinde ağır sonuçlar doğurmakta olup uluslararası insancıl hukukun ihlali niteliği taşımakta, Litani Nehri güneyine yaptığı kara harekatı ve nehir üzerindeki köprüleri imha etmesi, önümüzdeki dönemde Lübnan'a yönelik yürüteceği işgal politikasını da göstermektedir. Ayrıca İsrail'in, Suriye'nin güneyinde sürdürdüğü faaliyetler, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal etmekte; Batı Şeria'da artan yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve şiddet olayları bölgedeki kırılganlığı daha da artırmaktadır. Kalıcı barışın tesisi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve Filistinlilerin temel haklarının korunması elzemdir. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu, bölgede artan ihlallerin önlenmesi ve uluslararası hukukun etkin şekilde uygulanması için sorumluluk almaya davet ediyoruz."



"Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzalandı"

Tuğamiral Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in 24 Mart'ta Birleşik Krallık Savunma Bakanı'nın resmi davetlisi olarak İngiltere'ye gittiğini hatırlatarak, "Bakanımız, mevkidaşıyla baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirmiş, Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzalamıştır" dedi.

Eğitim ve tatbikatlara yönelik bilgilendirmelerde de bulunan Tuğamiral Aktürk, 29 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Isparta ve Ankara'da Türkiye-Pakistan Ortak Komando ve Özel Kuvvet, 2-22 Nisan tarihleri arasında ise Kars'ta Türkiye ve Azerbaycan arasında Haydar Aliyev Fiili Atışlı Müşterek Tabur Görev Kuvveti tatbikatlarının icra edilmesinin planlandığını aktardı.

Aktürk, Türkiye öncülüğünde Karadeniz'deki mayın tehlikesine karşı oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubunun 9'uncu aktivasyon faaliyetinin TCG Ütğm. Arif Ekmekçi, TCG Ayvalık gemilerimiz ile Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru Priboy ve Romanya Deniz Kuvvetlerine ait Gikulesku'nun katılımıyla 24 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Karadeniz'de icra edildiğini ifade etti.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin modern ve caydırıcı yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların yerli ve milli savunma sanayii imkanlarıyla kararlılıkla sürdürüldüğüne dikkati çeken Aktürk, bu kapsamda Bir Orta Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi SİPER-1 Bataryası'nın daha envantere alındığını ve Muhtelif miktarda Aksungur İHA ile CATS Elektro-Optik/Kızılötesi Kamera Sistemi'nin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlandığını bildirdi.



"Eurofighter Typhoon uçağı teknik ve lojistik destek sözleşmesi yedek parça, simülatörler, test ekipmanlarını kapsamaktadır"

Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesinin detaylarını paylaşan Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, "Sözleşme; pilot ve öğretmen pilot, uçak bakım teknisyeni, elektronik harp ve sistem yöneticisi eğitimleri ile yedek parça, simülatörler, test ekipmanları ve yer destek cihazlarını kapsamaktadır. Üretici firma tarafından ayrıca, uçakların hizmete girmesinden itibaren ilk üç yıllık süre boyunca teknik destek hizmetleri sağlanacaktır" açıklamasında bulundu.

"İDA ve İHA'ların Karadeniz'de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir"

Ordu'nun Ünye ilçesi açıklarında tespit edilen insansız deniz aracına ilişkin bilgilendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanlığı, "Ordu'nun Ünye ilçesi açıklarında, motorunun arızalanması sonucu akıntıyla kıyıya sürüklendiği değerlendirilen ABD menşeli bir İnsansız Deniz Aracı (İDA), SAS Komutanlığı ekiplerince güvenli şekilde imha edilmiştir. Rusya Ukrayna arasında devam eden savaşta yoğun olarak kullanılan İDA ve İHA'ların kontrolünü kaybetmesi veya hareket kabiliyetini yitirmesi sonucu Karadeniz'de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir. Bu durum, deniz güvenliği açısından dikkat ve tedbir gerektirmektedir. Bu kapsamda, denizde faaliyet gösteren, başta balıkçılarımız ve denizcilerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızın azami dikkat göstermesi önem arz etmektedir. Şüpheli bir cisim veya sahile vurmuş bir İDA/İHA tespit edilmesi halinde, kesinlikle müdahale edilmemeli ve vakit kaybetmeden güvenlik birimlerimize bilgi verilmelidir."

Milli Savunma Bakanlığı tarafnndan konu üzerine yapılan açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı unsurların, Karadeniz'de deniz yetki alanlarının korunması amacıyla 7 gün 24 saat esasına göre keşif, gözetleme ve karakol faaliyetlerine devam ettiğini belirtti.

"Katar'da ki helikopter ilk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğramıştır"

Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterin düşmesine ilişkin ayrıntılara da değinen Milli Savunma Bakanlığı, "İlk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğramıştır. Kaza kırımın kesin nedeni Katar makamlarınca yürütülen inceleme sonucunda belirlenecektir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, üretilen yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin sahada performanslarını deneme, geliştirme ve eğitim faaliyetlerini yurtiçi ve yurtdışında mühendis ve teknisyenlerimizle omuz omuza birlikte yapmaktadır. Bu durum dünyanın hiçbir ülkesinde örneği olmayan ve yerli ve milli savunma sanayi ürünlerimizin gelişmesine çok büyük katkı sağlayan bir uygulamadır" açıklamasında bulundu.

Yine Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı ve orada görev yapan Türk personellerin güvenliğinin, mevcut bölgesel gelişmeler ve artan güvenlik hassasiyeti gözetilerek, Katar makamları ile tam bir eşgüdüm içerisinde alınan ilave tedbirlerle en üst düzeyde sağlandığını belirten Milli Savunma Bakanlığı, şuana kadar olumsuz bir durum yaşanmadığının da altını çizdi.

"Kurulması planlanan NATO Karargahı bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır"

Kurulması planlanan NATO Çok Uluslu Kolordu Karargahı'na ilişkin kamuoyunu bilgilendiren Milli Savunma Bakanlığı, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargahı kurulmasına yönelik çalışmaların başlatılmasının emredildiğini ve bu niyetin 2024 yılında NATO'ya beyan edildiğini belirtti. Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Bu kapsamda, bir Türk general komutasında kurulması planlanan karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6'ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, millî çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır. Karargahın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmalar NATO makamlarıyla koordineli şekilde sürdürülmekte olup NATO prosedürleri henüz tamamlanmadığından onay süreci devam etmektedir. Karargahın Onaylanmış bir logosu da bulunmamaktadır. Bahse konu Kolordu Karargâhının görevi, Bölgesel Planlar kapsamında, kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlayarak sorumluluk sahasında caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini desteklemektir. Öte yandan, tehdit değerlendirmesi kapsamında hazırlanan NATO Güneydoğu Bölgesel Planı Müttefiklerce daha önceden onaylandığından, kurulması planlanan söz konusu Çok Uluslu Kolordu Karargâhının bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır."

Türk tankeri saldırıya uğradı

İstanbul Boğazı’nın yaklaşık 15 deniz mili açığında, Karadeniz’de seyir halindeki ham petrol yüklü tanker saldırı sonucu isabet aldı. Bakan Uraloğlu yaptığı açıklamada "Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Nene Hatun Acil Müdahale Gemimiz olay yerine derhal intikal etmiş olup müdahale çalışmaları devam etmektedir” dedi 

26.03.2026 10:42:00
Haber Merkezi
Türk tankeri saldırıya uğradı
Türk tankeri saldırıya uğradı
İstanbul Boğazı'nın yaklaşık 15 deniz mili açığında, Karadeniz'de seyir halindeki ham petrol yüklü Türk tankeri ALTURA'ya insansız hava aracı (İHA) isabet ettiği bildirildi. Olayda geminin köprü üstünde ve güvertesinde şiddetli patlama meydana geldi, makine dairesi su almaya başladı.

İlk gelen bilgilere göre Rusya'nın Novorossiysk limanından hareket eden ve yaklaşık 140 bin ton (1 milyon varil) Urals tipi ham petrol taşıyan ALTURA isimli tanker, bu sabah erken saatlerde saldırıya uğradı. Geminin Sierra Leone bayraklı olduğu, İstanbul merkezli Pergamon Denizcilik'e ait olduğu ve daha önce "Beşiktaş" adıyla anıldığı belirtiliyor. Tankerin, Batı yaptırımları kapsamındaki Rus "gölge filosu" (shadow fleet) ile bağlantılı olduğu da kaydediliyor.

Ekipler bölgeye sevk edildi

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, olay yerine derhal sevk edildi. Türkiye'nin en büyük acil müdahale gemisi Nene Hatun ile birlikte Kurtarma 11, Kurtarma 12 römorkörleri ve hızlı botlar bölgeye ulaştı. Gemiye müdahale devam ederken, şu ana kadar denizde petrol sızıntısına rastlanmadığı öğrenildi. Mürettebatın acil yardım çağrısı üzerine en yakın gemilerden de destek sağlandı.

Gemide 27 Türk personel var

Gemide bulunan 27 Türk personelin sağlık durumunun iyi olduğu, herhangi bir yaralanmanın yaşanmadığı bildirildi.

Yetkili makamlar, olayın "saldırı" olup olmadığına dair henüz resmi bir açıklama yapmadı. Olayın tüm yönleriyle incelendiği, teknik analizlerin sürdüğü belirtiliyor. Bazı denizcilik kaynakları, İHA'nın yanı sıra insansız deniz aracı (İDA) ile koordineli bir eylem olabileceğini öne sürüyor.

Olay, İstanbul Boğazı gibi kritik bir deniz ulaşım noktasına çok yakın mesafede gerçekleşmesi nedeniyle uluslararası dikkat çekti. Boğaz trafiği şu anda olumsuz etkilenmedi.

Bakan Uraloğlu'ndan açıklama

Bu arada Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Boğazı'nın yaklaşık 15 deniz mili açığında Karadeniz'de ham petrol yüklü ALTURA tankerine yönelik İHA (insansız hava aracı) ve muhtemel İDA (insansız deniz aracı) saldırısına ilişkin ilk değerlendirmesini yaptı.

Bakan Uraloğlu, olayın hemen ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Karadeniz'de seyir halinde olan ALTURA isimli ham petrol tankerine insansız hava aracı ve insansız deniz aracı ile saldırı düzenlendiği yönünde ilk bilgiler ulaşmıştır. Makine dairesinin doğrudan hedef alındığını değerlendiriyoruz. Gemideki 27 Türk mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğu, herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı bilgisini aldık. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Nene Hatun Acil Müdahale Gemimiz olay yerine derhal intikal etmiş olup müdahale çalışmaları devam etmektedir. Petrol sızıntısına dair şu an için olumsuz bir durum söz konusu değildir."

Bakan Uraloğlu, patlamanın dış müdahale sonucu gerçekleştiğinin güçlü ihtimal dahilinde olduğunu belirterek, "Olayın tüm yönleriyle teknik ve istihbari incelemeleri sürdürülmektedir. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Deniz trafiği ve çevresel güvenlik açısından gerekli tüm tedbirler alınmıştır" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.