Kuzey Irak petrolünün Bağdat'a rağmen Türkiye'ye akıtılmasıyla iyice tırmanın Bağdat-Erbil gerginliği Maliki yönetiminden gelen "Hem Türkiye hem de Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'ne karşı hukuki yollara başvurmaya hazırlanıyoruz" açıklamasından sonra farklı safhaya girdi.Dün Mesut Barzani, Bağdat'a Neçirvan Barzani başkanlığında bir heyet gönderdi. Bağdat, Kürt yönetiminin petrol ihracını Irak'ın toprak bütünlüğüne ve anayasasına aykırı bulurken, petrolün hükümete bağlı Petrol Pazarlama Şirketi (SOMO) tarafından çıkarılmasını, merkezi yönetimin fiyatlandırmasına uygun olarak satılmasını istiyor. Bağdat yönetimi Irak'ta elde edilecek toplam petrol gelirin yüzde 17'lik payını Kuzey Irak yönetimine aktarılacağını belirtti.Bağdat'ın onayı olmadan Türkiye'ye yapılan petrol akışı Irak hükümeti tarafından "kaçakçılık" olarak değerlendiriliyor.Barzani yönetimi ise petrol akışının Irak Anayasası'na uygun olduğu görüşünde. Mesut Barzani bu konuda "Hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz" açıklamasında bulundu.Görünen o ki Bağdat geri adım atmaya niyetli değil.Erbil de öyle.Peki, ne olacak?Bağdat'taki görüşmede bir mutabakatın sağlanması zor görünüyor.Çünkü her iki tarafta kendini Irak anayasasına göre haklı görüyor.Maliki yönetiminin bu aşamadan sonra geri adım atması Irak'ın bir bütün olarak görülmesini imkânsız bir hale getirecektir.Erbil'in "Dediğim dedik" mantığını Bağdat'ın hazmetmesi ülkenin zaten pamuk ipliğine bağlı dengelerini alt üst etmeye yetecektir.Bundan dolayı Maliki yönetimi Barzani'ye istediğini veremez.Eğer Irak'ta sorun istenmiyorsa geri adım atması gereken Barzani'dir.Barzani bu aşamadan sonra bunu asla yapmaz.Neden? Çünkü Barzani'nin de istediği bu zaten? Paranın ucunu azıcık gösterdiği Türkiye'den aldığı cesaretten dolayı Barzani, Irak'a kendini bağımlı hissetmiyor.Perde önünde petrol üzerinden yürütülen bir kavga var, perde arkasında ise bağımsız Kürt devletine giden yolun taşları döşeniyor.Bağımsız Kürt devleti için Irak'tan bağlarını koparmaya kalksa normal şartlar altında en büyük tepkiyi vermesi gereken Türkiye'yi arkasına alan Barzani, bu fırsatı asla kaçırmayacak ve geri adım atmadan Irak'la yolları ayırmayı seçecektir.Gözlerini Kuzey Irak petrollerini taşıyarak kazanacağı dolarla körleşmiş Türkiye maalesef iki oyuna birden gelmektedir.Birinci oyun, Barzani tarafından Türkiye'nin kullanılıyor olmasıdır. Zira bağımsız Kürt devletine giden yolu Barzani için Türkiye inşa etmektedir.İkinci oyun ise Barzani'yle Başbakan Erdoğan'ın "romantik Diyarbakır buluşmasında" gündeme gelen "Türkiye Kürdistan'ı" konusudur.Bugün Irak merkezi hükümetine rağmen Barzani'yle anlaşarak Irak'ın petrollerini kaçak yollardan satılmasına alet olan Türkiye, yarın Türkiye'nin güneydoğusundaki yetkileri artırılmış yerel yönetimlerin petrol çıkarıp kendi başlarına satmasına nasıl engel olacaktır?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024