logo
29 EYLÜL 2026

Barzani'ye neden mi kızıyoruz Bay Birand?

05.03.2007 00:00:00
 
Mehmet Ali Birand, Barzani'ye neden tepki gösterdiğimizi anlayamamış. Bağımsız Kürt devleti kurulmasının Türkiye açısından ne anlama geldiğini çok iyi biliyormuş.  Kerkük'ün böyle bir bağımsız Kürt devletine verilmesinin ne sonuçlar getireceğinin farkındaymış. Fakat uzun vadeli risk ve sorunlara rağmen, birkaç milyonluk Kuzey Irak'taki Kürt yönetimi her ağzını açtığında neden ateş püskürdüğümüzü bir türlü anlayamıyormuş."Mesud Barzani bir bölgenin lideri. Uluslararası konjonktür lehine dönmüş, sırtını ABD'ye dayamış durumda. Uzun yıllardır düşlediği, babasının başlattığı bir mücadelede eline bir fırsat geçtiğini biliyor. Politikacı olarak, liderliğini yaptığı toplumun beklentilerini köpürtüyor"muş. Hepsi bu kadarmış. Ama her konuşması neden 70 milyonluk Türkiye'yi sarsıyormuş; işte bunu Mehmet Ali Birand anlayamıyormuş.Neticede Barzani, bağımsız bir Kürt devleti fikrine alışmamız gerektiğini söylüyormuş. Ayrıca Türk Ordusu'nun kuzey Irak'a girmesine karşı çıkıyormuş. Bunları söyleyince Türkiye'de herkesin hop oturup hop kalktığını anlamakta güçlük çekiyormuş Büyük Türk Mütefekkiri (!!!) Bay Birand. Ne yanii??? Barzani, Kürt devletinden bahsetmeyecekmiş de neden bahsedecekmiş? Gerçekçi görünmese de Barzani kendi halkına karşı görevini yapıyormuş. Türk Ordusu'na da davetiye çıkaracak hali yokmuş. Barzani'ye akıl veriyor: Kürdistan kurulacak ve bağımsız olacaksa, bunu ancak Türkiye'yi yanına alarak yapabilirmiş. Dolayısıyla Türkiye'nin nasırına basmanın yanlış olduğunu belirtiyor. Uzun vadeli düşünmesi gerektiğini hatırlatıyor Barzani'ye...Türkiye'yi Kürdistan fikrine alıştırmakAslında Birand'ın son bölümde söylediklerine katılmamak mümkün değil. Çünkü Birand şöyle demeye getiriyor: Biz Kürdistan fikrine Türkiye'yi alıştırmaya çalışıyoruz. Basın ve televizyonlarda Barzani-Talabani ikilisini güzel göstermek için yırtınıyoruz. Bölgede hem İran, hem Suriye, hem de Türkiye ve Arap ülkelerinin karşı çıkacağı bir Kürdistan ayakta kalamaz. Kürdistan fikrine Türkiye'yi alıştırmak ve ardından da 'madem ki Kürdistan'ın bağımsız olmasına karşısınız; o halde burayı size verelim' denilebilmesine ortam hazırlıyoruz. Bu sayede hem Türk milli devletini tasfiye ederek, bir federasyona çevirmemiz hem de Kürdistan'ın Türkiye sayesinde büyüyüp, yeşermesini sağlamamız mümkün olacak. Türkiye'deki Kürt bölgelerini de buna eklemlemek bu sayede gerçek olabilir. Neticede biz Türkiye içerisinde bir Kürdistan kuruyoruz: ama Barzani sürekli demeçler vererek, bizim tezgâhımızı bozuyor. Zaten milliyetçilik yükseliyor. Halk bu tezgâhı fark edecek. Oysa biz Türkiye'yi federasyon yapıp, Kürdistan ile bir tür konfederasyona götürürken, bunu Türk halkına, Misak-ı Milli'nin gerçek olması; milyar dolarlık petrollerin bize verilmesi gibi satacaktık. Barzani, verdiği demeçlerle işimizi bozuyor. Mehmet Ali Birand bunları söylemek istiyor ve Barzani'ye de susması için tavsiyede bulunuyor.Barzani'ye kızmak için her türlü sebep varBütün bunlar gösteriyor ki, Barzani'ye kızmak için her türlü sebep var. Çünkü Barzani Kürdistan kuruyor. Bu Kürdistan'ın Türkiye için bir sorun olmayacağını sadece Mehmet Ali Birand ve onun gibiler düşünebilirler. Biz yetmiş milyonluk bir ülkeyiz. Bir kaç milyonluk bir Kürdistan'dan ne korkuyoruz? Yoksa kendimize güvenimiz mi yok? Bu laflara hiç kimse inanmaz. Mehmet Ali Birand aynı sözleri Küba dolayısıyla sürekli lehlerinde yazdığı Amerikalılara sorsa ya... Mesela küçücük bir Küba üzerinde Amerika neden bu kadar baskı yapar? Dünyanın en büyük ve en güçlü devleti küçücük bir Küba'nın boğazını sıkmak için neden bu kadar kararlıdır?Kaldı ki, ortalama üniversite üçüncü sınıf düzeyinde tarih bilgisi olan ve bir miktar tarih şuuru bulunan herkes, Balkanlar'dan Osmanlı'nın bu şekilde atıldığını bilir. O zaman da 'küçücük Yunanistan' 'minnacık Sırbistan' lafları ediliyordu. Yunanistan'ın bağımsız bir devlet olarak kurulması (1830); Sırbistan'ın otonom bir devlet olarak ortaya çıkmasından 89 yıl sonra Yunan birlikleri Ankara'yı almak üzere Sakarya'nın dört bir yanından hücuma geçmişlerdi. Bu devletler kocaman olmuşlar Osmanlı ise küçüldükçe küçülmüş ve sonuçta Balkanlar'dan tamamen atılmıştı. Bunları senin anlamanı beklemiyoruz Mehmet Ali; ama millet bundan dolayı Barzani'ye kızıyor.Hasan Ünal

"Casusluk" davasında 3. duruşma

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve kampanya direktörü Necati Özkan'ın "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması Silivri'de başladı. Kürsüye çıkan İmamoğlu, sert savunmasında "Hangi ülkeye casusluk yapmışım? Ortada casusluk varsa tek bir belge göstersinler" diyerek tepki gösterdi

29.09.2026 13:20:00
Haber Merkezi
 
"Casusluk" davasında 3. duruşma
"Casusluk" davasında 3. duruşma
Kamuoyunun gözünü çevirdiği tarihi davanın üçüncü celsesi bugün Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.

2019-2025 yılları arasındaki faaliyetler gerekçe gösterilerek açılan ve sanıklar hakkında 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası istenen "siyasal casusluk" davasında gözler, mahkemenin MİT, BTK ve emniyetten talep ettiği ek dijital delil inceleme raporlarındaydı.

İmamoğlu salona girer girmez mesajı verdi

Duruşma salonuna getirilen tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, izleyicilerin "Millet sizi bekliyor" seslenişine, "Beni beklemeyin, siz harekete geçin; ben sonra aranıza katılırım" yanıtını vererek salonda gülüşmelere neden oldu.

Duruşmanın başında tanıkların dinlenmesi planlanırken İmamoğlu söz alarak öncelikli olarak savunmasını gerçekleştirdi.

"Hangi ülkeye casusluk yapmışım? Hadi oradan!"

Kürsüde iddianameye sert eleştiriler yönelten İmamoğlu, davanın tamamen siyasi bir amaç taşıdığını belirtti. Savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"Burada yine bir yargı saldırısı altında olduğumuz dönemde, ismi bile insanları güldürecek bir casusluk davasında bu salondayız. Asrın akıl tutulmuşluğu ile mücadele eden bir toplum halindeyiz. Son 2 yılda şahsıma 20 dava açıldı, mevcutta 13 ceza davam var. Bugün ise casusluk iddiasıyla sanık kürsüsündeyim. Hangi talimatı vermişim? Hangi bilgiyi kime aktarmışım? Hangi eylemle devletin güvenliğini tehdit ediyormuşum? Hangi ülkeye casusluk yapmışım? Elimizde hiçbir şey yok. NATO buradaydı, 'İmamoğlu casus mu?' diye sorup öğrenip öyle gelseydiniz. Eğer ortada bir casusluk hikayesi aranıyorsa, saray siyasetinin ve üst düzey bürokrasinin parmaklarının olduğu fon vurgunlarına baksınlar. Cesaretiniz varsa onları yazın."

Merdan Yanardağ: "Hedef TELE1 ve siyasi başarılar"

Davanın diğer önemli sanıklarından, sahibi ve genel yayın yönetmeni olduğu TELE1 kanalına kayyum atanan gazeteci Merdan Yanardağ da önceki beyanlarını yineleyerek suçlamaların odağında gazetecilik faaliyetlerinin yer aldığını savundu. Yanardağ, davanın tamamen TELE1 ekranlarını susturmak ve muhalefetin siyasi başarılarını gölgelemek amacıyla kurgulanmış bir senaryodan ibaret olduğunu ifade etti.

Davanın diğer sanıkları Necati Özkan ve Hüseyin Gün de casusluk iddialarıyla hiçbir ilgilerinin bulunmadığını, masum olduklarını belirterek beraat ve tahliye taleplerini yinelediler.

Savcı "deliller tamamlanmadı" dedi, tutukluluk istedi

Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı; sanıkların üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, MİT ve emniyetten beklenen ek dijital delil raporlarının henüz tamamen dosyaya ulaşmamış oluşu ve kaçma şüphesi unsurlarını gerekçe gösterdi.

Savcılık; Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

Gözler mit raporlarında ve ara kararda

İlk iki celsede sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme, Milli İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) yazı yazarak sanıkların casusluk faaliyeti yürüttüğüne dair somut bir tespit olup olmadığını sormuştu.

Nefes darlığı ‘yaşlılıktan’ sanılıyor, oysa!


 
 
Son yıllarda kalp kapağı hastalıklarının görülme sıklığı artıyor. Geçmişte çoğunlukla 65 yaş üzerinde ihtiyaç duyulan kalp kapağı değişimi, artık genç yaşta da gerekli olabiliyor.

29.09.2026 10:37:00
Murat Çorbacı
 
Nefes darlığı ‘yaşlılıktan’ sanılıyor, oysa!
Nefes darlığı ‘yaşlılıktan’ sanılıyor, oysa!

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar "Dünya genelinde ve ülkemizde kalp kapağı hastalıklarının görülme sıklığının artmasında en temel faktörler, modern tıp teknolojileri sayesinde yaşam süresinin uzaması ve yaşlı nüfusun artmasının yanı sıra modern yaşamın getirdiği bazı zararlı alışkanlıklardır. Bu zararlı alışkanlıklar kalp kapaklarının yapısını doğrudan olumsuz etkilemektedir" diyor. 
Kalp kapağı hastalığında en sık görülen belirtileri; özellikle yürürken, merdiven çıkarken veya bir fiziksel aktivite esnasında başlayıp dinlenince geçen nefes darlığı, çabuk yorulma, halsizlik, kalp çarpıntısı, fiziksel aktivite sırasında eforla gelen ve dinlenmekle geçen göğüs ağrısı, baş dönmesi, bayılma ve bacaklarda ödem (şişlik) olarak sıralayan Doç. Dr. Taşar, bu durumda mutlaka kardiyoloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurguluyor.
Doç. Dr. Onur Taşar, kalp kapaklarına zarar veren 6 hatalı alışkanlığı ve tedavide ameliyatsız dönemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. 

Sigara

Damar duvarlarına zarar vererek kireçlenmeyi hızlandırır. Özellikle aort kapağının daralmasında ve sertleşmesinde en büyük tetikleyicilerden biridir.

Yetersiz ağız ve diş hijyeni

Düzenli fırçalanmayan dişler ve diş eti enfeksiyonları, bakterilerin kana karışmasına yol açar. Bu bakteriler doğrudan kalp kapakçıklarına yapışarak ölümcül olabilen enfektif endokardit (kalp kapağı iltihabı) hastalığına neden olabilir.

Kötü beslenme ve yüksek kolesterol

Doymuş yağ ve işlenmiş gıdalardan zengin beslenmek, damarlarda olduğu gibi kalp kapaklarında da lipid (yağ) birikimine ve erken kireçlenmeye yol açar.

Hareketsiz (sedanter) yaşam

Düzenli egzersiz yapmamak; obezite, diyabet ve yüksek tansiyona zemin hazırlar. Bu kronik hastalıklar kalp kapaklarına binen mekanik yükü ve stresi artırarak yapılarını bozar.

Boğaz enfeksiyonlarını ihmal etmek

Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde gelişen beta mikrobu (A grubu streptokok) enfeksiyonlarının hekim kontrolünde antibiyotikle tedavi edilmemesi, ilerleyen yıllarda romatizmal kalp kapağı hastalığına dönüşür.

Aşırı tuz tüketimi

Yüksek tansiyona (hipertansiyona) neden olur. Kontrolsüz yüksek tansiyon, sol karıncık içindeki basıncı artırarak aort kapağını ve mitral kapağı sürekli zorlar, erken yıpranmalarına ve kaçırmalarına yol açar.

Ameliyatsız yöntemler büyük avantaj sağlıyor

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Taşar, günümüzde açık kalp ameliyatına alternatif olarak, göğüs kafesi açılmadan ve genellikle kasık damarlarından girilerek gerçekleştirilen modern tedavi yöntemlerinin, hastaların komplikasyon riski düşük, konforlu ve hızlı iyileşme süreci geçirmelerini sağladığını vurguluyor. İşlemden sonra genellikle tedbir amaçlı bir-iki gece gözlem altında tutulan hasta, iki veya üçüncü gün yürüyerek taburcu olabiliyor. Açık ameliyatlardaki gibi aylarca sırtüstü yatma veya korse takma zorunluluğu olmadığını, evde bir-iki hafta süren iyileşme döneminde kişisel ihtiyaçlarını rahatça karşılayabildiklerini belirten Doç. Dr. Taşar, bu süreçte doktorun önerilerinin uygulanmasına dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. 

Modern girişimsel tedavi yöntemleri

Doç. Dr. Onur Taşar, kalp kapağı tedavisinde uygulanan girişimsel yöntemleri şöyle açıklıyor;
TAVI: Kasık atardamarından girilerek daralmış aort kapağına biyoprotez kapak yerleştirilmesidir.
MitraClip: Ciddi mitral kapak yetmezliğinde, kasık toplardamarından girilerek kapakçıkların klipsle birbirine tutturulmasıdır. 
TMVR (Transkateter Mitral Kapak Replasmanı): Mitral kapağın kateterle değiştirilmesidir. Daha önce biyolojik kapak takılmış hastalarda, yeni kapağın eski kapağın içine yerleştirilmesi şeklinde uygulanabilir.
Balon Valvüloplasti: Daralmış kapağın (özellikle mitral kapağın) kasıktan gönderilen balonun şişirilmesiyle genişletilmesidir.
Transkateter Bicaval Kapak Replasmanı (Tricvalve): İleri derecede triküspit kapak yetmezliğinde, üst ve alt ana toplardamarların kalbe girişine biyoprotez kapak yerleştirilmesidir.
TriClip: Ciddi trikuspit kapak yetmezliğinde, kasık toplardamarından girilerek kapakçıkların birbirine bir mandal yardımıyla tutturulmasıdır.

Ankara merkezli "konut dolandırıcılığı" operasyonunda 7 zanlı tutuklandı

Ankara merkezli 7 ilde düzenlenen operasyonda, Toplu Konut İdaresi Başkanlığına (TOKİ) ait arsayı sahte belgelerle kendi mülkiyetindeymiş gibi göstererek dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 15 şüpheliden 7'si tutuklandı

29.09.2026 08:00:00
AA
 
Ankara merkezli "konut dolandırıcılığı" operasyonunda 7 zanlı tutuklandı
Ankara merkezli "konut dolandırıcılığı" operasyonunda 7 zanlı tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına yönelik operasyon düzenlendi.

Ankara merkezli İstanbul, Zonguldak, Bursa, Denizli, Kütahya ve İzmir'de eş zamanlı düzenlenen "konut dolandırıcılığı" operasyonlarında, TOKİ'ye ait bir arsayı kendilerine miras kalmış gibi göstererek sahte belgelerle sattıkları belirlenen 15 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerin yaklaşık 95 milyon 500 bin lira haksız kazanç elde ettiği tespit edilirken, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 7'si çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı, diğer şüpheliler hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.

Yapılan incelemelerde, şüphelilerin kendilerini, kooperatif başkanı, kooperatif başkan yardımcısı ve muhasip üye olarak tanıttıkları ve TOKİ'ye ait olan bir arsanın kendilerine miras kaldığını öne sürdükleri, hazırladıkları sahte belgeler üzerinden arsayı 20 farklı kişiye sattıkları belirlendi.

Şüphelilerin dolandırıcılıktan elde ettikleri haksız kazancın izini kaybettirmek ve para hareketlerinin takibini zorlaştırmak amacıyla paraları kripto para uygulamalarına aktardıkları tespit edildi. 

Yahşihan Belediyesine yönelik yolsuzluk operasyonunda 15 şüpheli tutuklandı

Kırıkkale'nin Yahşihan Belediyesine yönelik 4 ilde düzenlenen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 35 zanlıdan 15'i tutuklandı

29.09.2026 07:00:00
AA
 
Yahşihan Belediyesine yönelik yolsuzluk operasyonunda 15 şüpheli tutuklandı
Yahşihan Belediyesine yönelik yolsuzluk operasyonunda 15 şüpheli tutuklandı

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca Yahşihan Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında yakalanan ve önceki gün jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 35 şüphelinin savcılıktaki ifadeleri tamamlandı.

Aralarında eski belediye başkanları Ahmet Sungur ve Osman Türkyılmaz'ın da bulunduğu 35 zanlı, ardından hakimliğe sevk edildi.

Sungur ve Türkyılmaz'ın da bulunduğu 15 şüpheli tutuklanırken, 2'sine ev hapsi verildi, 18'i de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Başka bir suçtan dolayı ceza infaz kurumunda bulunan bir zanlı hakkında da adli kontrol kararı verildi.

Öte yandan, bir firari şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Operasyon

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yahşihan Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında 24 Eylül'de eski belediye başkanları Ahmet Sungur ve Osman Türkyılmaz ile belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, belediye çalışanları ve iş insanlarının da aralarında bulunduğu 37 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

"Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak", "rüşvet", "irtikap", "ihaleye fesat karıştırma" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından haklarında soruşturma başlatılan zanlılardan 35'i, 4 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan birinin ceza infaz kurumunda olduğu tespit edilmiş, biri ise adresinde bulunamamıştı. 

Olta balıkçısının cesedi denizde bulundu


 
Ordu'nun Altınordu ilçesinde kendisinden haber alınamayan olta balıkçısının cesedi, denizde bulundu.

29.09.2026 01:35:00
AA
 
Olta balıkçısının cesedi denizde bulundu
Olta balıkçısının cesedi denizde bulundu

Ordu'da Kumbaşı Balıkçı Barınağı'ndan balık tutmak için denize açılan Özen Arslan'dan (65) yakınları bir süre haber alamadı.
Kendisine ulaşılamayan Arslan'ın kullandığı kayık, akşam saatlerinde motoru çalışır ve içi boş halde Güzelyalı Mahallesi'nde kıyıya vurdu.
İhbar üzerine bölgeye AFAD, polis, itfaiye ve Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi.

Ekiplerce karadan, denizden ve termal kameralı dron ile havadan arama çalışması başlatıldı. Balıkçıların da tekneleriyle destek verdiği arama çalışmasında, Perşembe ilçesi açıklarında su yüzeyinde bir erkeğe ait ceset bulundu.

Ekipler tarafından denizden çıkarılan cesedin, Arslan'a ait olduğu belirlendi. Cenaze, otopsi işlemleri için Ordu Adli Tıp Kurumuna götürüldü.

Ani başlayan ateş, öksürük ve kas ağrısına dikkat!


Sonbaharın gelmesiyle birlikte influenza (grip) vakalarının görülme sıklığı artabiliyor. Hava sıcaklıklarındaki değişimler, okulların açılması ve kapalı, kalabalık ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi solunum yolu virüslerinin daha kolay yayılmasına zemin hazırlayabiliyor.

29.09.2026 01:29:00
Murat Çorbacı
 
Ani başlayan ateş, öksürük ve kas ağrısına dikkat!
Ani başlayan ateş, öksürük ve kas ağrısına dikkat!

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kristine Koyunseven, "İnfluenza, temel olarak A ve B tipleriyle mevsimsel gribe neden olan ve genetik yapısı zaman içinde değişebilen bir virüstür. Bu değişken yapı, influenza virüslerinin toplumda her yıl yeniden dolaşıma girebilmesinin ve grip aşılarının düzenli olarak güncellenmesinin önemli nedenlerinden biridir" dedi.
İnfluenzanın ani başlayan ateş, kuru öksürük ve kas ağrılarıyla kendini gösterebildiğini, boğaz ağrısı, baş ağrısı, burun tıkanıklığı ve bulantının da eşlik edebildiğini belirten Dr. Koyunseven, özellikle 65 yaş üzeri bireyler, gebeler, kronik hastalığı bulunanlar ve obezitesi olan kişilerde daha ağır seyredebildiğini vurguluyor. Bazı basit ama etkili önlemlerle influenzadan korunmanın mümkün olabildiğini vurgulayan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Koyunseven, 7 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Risk grubundaysanız, grip aşınızı olun!

İnfluenzadan korunmada en etkili yöntemlerden biri; yıllık grip aşısıdır. Influenza virüsü zaman içinde değişebildiği için aşı içeriği, dolaşımdaki virüslere ilişkin küresel veriler doğrultusunda her yıl güncellenmektedir. Genel olarak 6 ay ve üzerindeki, aşıya engel bir durumu bulunmayan kişilerin yıllık influenza aşısı yaptırmasında büyük fayda vardır. Özellikle komplikasyon riski yüksek kişilerde aşılama hastalığın ağır seyretme ve ciddi sonuçlara yol açma riskini azaltmada önem taşır. Antikor korumasının en yüksek seviyeye ulaşması yaklaşık 2 hafta sürer. Kuzey Yarımküre'de aşı influenza aktivitesi başlamadan önce, tercihen ekim ayı sonuna kadar uygulanmalıdır; ancak bu dönemi kaçıran kişiler influenza sezonu devam ettiği sürece aşı olabilir. Aşının koruyuculuğu kişiye ve dolaşımdaki virüslerle aşıdaki virüs türlerinin uyumuna göre değişebilse de, influenza gelişmesi durumunda hastalığın şiddetini, yoğun bakım gereksinimini ve ölüm riskini azaltabilir.

Sağlıklı ve dengeli beslenin!

Sağlıklı ve dengeli beslenme, bağışıklık sisteminin normal işlevlerini destekleyerek vücudun enfeksiyonlara karşı doğal savunmasına katkı sağlar. Özellikle taze sebze ve meyvelerden zengin, yeterli ve dengeli bir beslenme düzeni; bağışıklık yanıtı için gerekli vitamin, mineral ve diğer besin öğelerinin karşılanması açısından önemlidir. Öğün atlamak veya aşırı kısıtlayıcı diyetler uygulamak yerine, yeterli ve dengeli beslenme sürdürülebilir bir yaşam biçimi haline getirilmelidir. Ancak sağlıklı beslenmenin tek başına influenzadan korumadığı; aşılama ve diğer koruyucu önlemlerin yerini tutmadığı unutulmamalıdır.

Uyku düzeninize dikkat edin!

Uyku, beyin fonksiyonlarından bağışıklığa kadar vücudun temel bakım süreçlerinden biridir. Metabolik atıkları temizlemek ve bağışıklığı düzenlemek gibi kritik roller üstlenen uyku, yetersiz ve kalitesiz olduğunda bağışıklığı zayıflatarak enfeksiyon riskini artırabilir. Özellikle sonbahar ve kış aylarında influenza gibi solunum yolu enfeksiyonlarının daha sık görüldüğü dönemlerde, düzenli ve yeterli uyku bağışıklık savunmasına destek olarak enfeksiyonlardan korunmada önemli rol oynar. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC) de influenza önlemleri arasında yeterli ve kaliteli uykunun önemine dikkat çekmektedir.

El hijyenine çok özen gösterin!

El hijyeni, influenza virüsünün eller aracılığıyla göz, burun ve ağız mukozasına taşınmasını önlemeye yardımcı olan önemli koruyucu önlemlerden biridir. Ellerin su ve sabunla düzenli olarak yıkanması veya uygun durumlarda alkol bazlı el antiseptiği kullanılması bulaş riskinin azaltılmasına katkı sağlar. Özellikle öksürme, hapşırma veya ortak yüzeylere temas sonrasında ellerin temizlenmesi; yıkanmamış ellerle göz, burun ve ağıza dokunmaktan kaçınılması önemlidir.

Hasta kişilerle temastan uzak durun!

İnfluenza, öksürme, hapşırma sonrasında ortaya çıkan solunum parçacıklarıyla kolayca bulaşabilir. Bu nedenle hasta kişilerle yakın temastan mümkün olduğunca kaçınmak ve hastalık belirtileri olan kişilerin dinlenerek evde kalması, bulaşın azaltılmasında önemli rol oynar. Özellikle kapalı ve kalabalık ortamlarda yakın teması azaltmaya da özen gösterilmelidir.

Ortamı sık sık havalandırın

Kapalı ve kalabalık ortamların düzenli olarak havalandırılması, havadaki solunum parçacıklarının yoğunluğunu azaltarak influenza gibi solunum yolu enfeksiyonlarının bulaşma riskinin düşürülmesine yardımcı olabilir. Ev, iş yeri, sınıf ve diğer kapalı alanlarda pencereleri sık sık açarak temiz hava girişini sağlamak önemli bir korunma önlemidir.

Maske takın

Maskeler, öksürme, hapşırma, konuşma ve solunum sırasında çevreye yayılan solunum parçacıklarının yayılımını azaltarak hem hastalığın başkalarına bulaşmasını hem de kişisel maruziyeti azaltmaya yardımcı olur. Etkili bir korunma için maskenin ağız ve burnu tamamen kapatacak şekilde doğru kullanılması önemlidir. İnfluenzadan korunmada maske tek başına yeterli olmayabileceğinden; el hijyeni, ortamların düzenli havalandırılması, hasta kişilerle yakın temastan kaçınma ve aşılama gibi diğer koruyucu önlemlerle birlikte uygulanmalıdır.


Belirtiler başladığında ilk 48 saat önemli!

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kristine Koyunseven "İnfluenza tedavisinde antiviral ilaçlar, hastalık süresinin kısaltılmasına ve özellikle risk grubundaki kişilerde komplikasyonların azaltılmasına katkı sağlayabilir. Tedaviden en yüksek yararın sağlanabilmesi için antiviral ilaçlara, belirtilerin ortaya çıkmasından sonraki ilk 48 saat içinde başlanması önemlidir. Bununla birlikte ağır seyreden veya hastaneye yatış gerektiren durumlarda, 48 saat geçmiş olsa dahi hekim değerlendirmesiyle antiviral tedavi gündeme gelebilir" diyor.

‘Casusluk’ soruşturmasında 3 tutuklama

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığının kritik dijital altyapısının geliştirilmesi ve sürdürülmesi süreçlerinde Fetullahçı Terör Örgütü'nün mahrem yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketlerin etkili olduğuna yönelik "siyasal veya askeri casusluk" soruşturması kapsamında gözaltına alınan 3 şüpheli tutuklandı

28.09.2026 19:20:00
Anadolu Ajansı
 
‘Casusluk’ soruşturmasında 3 tutuklama
‘Casusluk’ soruşturmasında 3 tutuklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012-2018 yılları arasında MASAK'ın kritik dijital altyapısının geliştirilmesi ve sürdürülmesi süreçlerinde FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketlerin etkili olduğuna yönelik yapılan tespitler doğrultusunda yürütülen soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda gözaltına alınan 6 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne getirildi.

Savcılıkta ifade veren şüpheliler Eda Aydoğan, Güner Eke, İnönü Akgün Alp ve Zehra Yılmaz tutuklama, Zeki Özcan ve Mehmet Yazıcı adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, Eda Aydoğan, Güner Eke ve İnönü Akgün Alp'in tutuklanmasına, Zehra Yılmaz, Zeki Özcan ve Mehmet Yazıcı'nın ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verdi.

Öte yandan, 2012-2018 arasında MASAK Başkanı olarak görev yapan Mürsel Ali Kaplan, İbrahim Hakkı Polat ve Osman Dereli'nin ise soruşturma kapsamında bugün bilgilerine başvuruldu.

Adalet Bakanı Gürlek'in açıklaması

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabında, devletin mali istihbarat ağına yönelik casusluk faaliyeti yürütenlerin hukuk önünde hesap vereceğini açıklamıştı.

Açıklamada, "MASAK'ta kullanılan Entegre Mali İstihbarat Sistemi'ne (EMİS) yönelik yetkisiz işlemler ve sistem kayıtlarının güvenliğine ilişkin önemli bulgulara ulaşıldığını" ve "Soruşturmada, 2012-2018 yılları arasında MASAK'ın kritik dijital altyapısının geliştirilmesi ve sürdürülmesi süreçlerinde FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketlerin etkili olduğuna ilişkin tespitlere ulaşıldığını" belirtmişti.

Bakan Gürlek, soruşturma kapsamında aralarında olay tarihinde MASAK Başkan Yardımcısı olarak görev yapan kişinin de bulunduğu 22 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını, 5 şüphelinin gözaltına alındığını, yurt dışında olduğu belirlenen 16 şüpheli hakkında siyasi ve askeri casusluk suçundan yakalama kararı çıkartıldığını ve 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü açıklamıştı.

Gürlek, "Soruşturma kapsamında AGMLAB AŞ ve MRD AŞ'ye mahkeme kararıyla el konulmuş ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyum olarak atanmıştır. İlgili dönemlerde MASAK Başkanlığı görevinde bulunan üç eski başkanın da adli makamlarca ifadelerine başvurulacaktır." demişti. 

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.