Başörtüsü yasağı olimpiyatlara gölge düşürdü
100 yıl sonra yeniden olimpiyat oyunlarını düzenlemeye hazırlanan Fransa, kendi delegasyonundaki kadın sporcularına başörtüsü yasağı koyarak olimpiyat ruhuna gölge düşürdü. Uluslararası Olimpiyat Komitesi, "Paris 2024'teki spor müsabakalarında başörtüsü takılması, ilgili uluslararası federasyon tarafından belirlenen müsabaka yönetmeliklerine bağlı. Olimpiyat Köyü'nde sporcular istedikleri zaman başörtüsü takmakta serbesttir" ifadelerini kullandı
02.10.2023 09:00:00 / Güncelleme: 02.10.2023 12:22:02
AA
AA





Fransa, 100 yıl sonra olimpiyat oyunlarına ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, hükümetin sporculara yönelik art arda uygulamaya koyduğu yasaklar olimpiyat ruhunu gölgeledi.
Hükümet verilerine göre nüfusunun yaklaşık yüzde 10'unu Müslümanların oluşturduğu Fransa, olimpiyat ateşinin yanacağı 26 Temmuz 2024 yaklaşırken yeni bir yasakla gündeme geldi. Fransa Spor Bakanı Amelie Oudea-Castera'nın katıldığı bir yayında, ülkesinin delegasyonundaki hiçbir kadının olimpiyat oyunları sırasında başörtüsü takamayacağını açıklaması büyük tepki çekerken, insan hakları ihlaliyle ilgili tartışmaları bir kez daha alevlendirdi.
Fransız hükümetinin kararını değerlendiren Paris'teki SKEMA Business School'da görev yapan Simon Chadwick, "Fransa'nın yasağı, bir sporcunun kendi kaderini tayin hakkı da dahil olmak üzere her türlü soru ve çelişkiyi gündeme getiriyor." dedi. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin bu karar nedeniyle Fransa'yı eleştirdiğini hatırlatan spor ve jeopolitik ekonomi profesörü Chadwick, "Fransa'nın özel bağlamı dışında, bu olay küresel etkinliklerin ve yerel yasaların, normların ve geleneklerin birbirleriyle nasıl etkileşime girdiği ve özellikle de ikisi arasındaki farklılıkların etkili bir şekilde uzlaştırılıp uzlaştırılamayacağı ile ilgili sorunları gündeme getirdi. Fransız hükümetinin yaptıklarını açıklaması ve hesap verebilir olması gerektiği açık, ancak aynı şekilde IOC ve küresel sporun diğer yöneticilerinin de bu tür meseleleri ele alırken daha proaktif ve kararlı olmaları gerekiyor. IOC, olimpiyatlara ev sahipliği yapma hakkını verirken sponsorlarının yasal olarak korunmasını şart koşuyor, o halde neden dini kıyafetlerin giyilmesi konusunda benzer şekilde net ve iddialı bir tutum sergilemiyor?" diye konuştu.
Hükümet verilerine göre nüfusunun yaklaşık yüzde 10'unu Müslümanların oluşturduğu Fransa, olimpiyat ateşinin yanacağı 26 Temmuz 2024 yaklaşırken yeni bir yasakla gündeme geldi. Fransa Spor Bakanı Amelie Oudea-Castera'nın katıldığı bir yayında, ülkesinin delegasyonundaki hiçbir kadının olimpiyat oyunları sırasında başörtüsü takamayacağını açıklaması büyük tepki çekerken, insan hakları ihlaliyle ilgili tartışmaları bir kez daha alevlendirdi.
IOC, topu uluslararası federasyonlara atıyor
Fransa'nın başörtüsü yasağıyla ilgili kararı üzerine Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), topu uluslararası federasyonlara attı. IOC'nin açıklamasında, "Paris 2024'teki spor müsabakalarında başörtüsü takılması, ilgili uluslararası federasyon tarafından belirlenen müsabaka yönetmeliklerine bağlıdır. Olimpiyat Köyü'nde sporcular istedikleri zaman başörtüsü takmakta serbesttir." ifadeleri kullanıldı. Olimpiyat Köyü'nde sporcuların başörtüsü takabileceğini vurgulayan IOC, oyunlara katılan ülkelerin ya da uluslararası federasyonların insan haklarını ihlal eden yasaklar koymasının önüne geçmekte yetersiz kalmakla eleştiriliyor.Simon Chadwick: "Fransız hükümetinin yaptıklarını açıklaması ve hesap verebilir olması gerektiği açık"
Fransız hükümetinin kararını değerlendiren Paris'teki SKEMA Business School'da görev yapan Simon Chadwick, "Fransa'nın yasağı, bir sporcunun kendi kaderini tayin hakkı da dahil olmak üzere her türlü soru ve çelişkiyi gündeme getiriyor." dedi. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin bu karar nedeniyle Fransa'yı eleştirdiğini hatırlatan spor ve jeopolitik ekonomi profesörü Chadwick, "Fransa'nın özel bağlamı dışında, bu olay küresel etkinliklerin ve yerel yasaların, normların ve geleneklerin birbirleriyle nasıl etkileşime girdiği ve özellikle de ikisi arasındaki farklılıkların etkili bir şekilde uzlaştırılıp uzlaştırılamayacağı ile ilgili sorunları gündeme getirdi. Fransız hükümetinin yaptıklarını açıklaması ve hesap verebilir olması gerektiği açık, ancak aynı şekilde IOC ve küresel sporun diğer yöneticilerinin de bu tür meseleleri ele alırken daha proaktif ve kararlı olmaları gerekiyor. IOC, olimpiyatlara ev sahipliği yapma hakkını verirken sponsorlarının yasal olarak korunmasını şart koşuyor, o halde neden dini kıyafetlerin giyilmesi konusunda benzer şekilde net ve iddialı bir tutum sergilemiyor?" diye konuştu.



















































































