HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 30 HAZİRAN 2022, PERŞEMBE

Batı için insanlık maskeli bir oyun -1-

16.08.2021 00:00:00
'Batı için insanlık maskeli bir oyun -1-' seslendirme dosyası:

Orta Çağ Avrupa'sında evreni, insanı tanıma ve anlamada Hıristiyanlığın teolojik yaklaşımı hakimdi. Bütün varlığa, evrene, İnsana ve insan değerlerine yönelik olarak egemen olan, etkin olan bakış açısı ve otorite Hıristiyan teolojisi, yani kilise merkezli dogmatik anlayıştı.

Burada her konuda dünyayı etkileyen, ama özellikle insanı anlama ve tanıma noktasında Yahudiliğin ve Hıristiyanlığın ne dediğini bilmemiz gerekiyor. Dünya tasavvuru ve insanlık açısından Yahudiliğin ve Hıristiyanlığın durduğu yeri iyi görmemiz icap eder. Çünkü batıyı ve dünyayı şekillendirmeye çalışan zihniyetler hep buralardan besleniyor.

Mesela, Yahudilik inancında, Yahudiler kendilerinin üstün bir ırk olduklarına inanırlar. Yahudi olamayan bütün insanları Yahudilerin, bu ırk mensuplarının köleleri gibi görüyorlar. Yahudilerin dışındaki bütün insanlar birer düşkün olarak kabul edilir. Yahudi olmayanlar, bu inanç mensuplarının her türlü ihtiyacını karşılayacak birer köle mesabesindedir, anlayış ve inanış böyledir. Maalesef günümüz dünyasında bu durumu bizatihi yaşayarak müşahede ediyoruz. Bu zihniyet dünyada ekonomi, siyasi, teknoloji vs. gibi pek çok sahada maalesef egemen ve etkin birer güç durumunda. Bu anlayışın birer sonucu olarak dünyanın hali, insanlığın hali de ortada. Bu zihniyetten insanlığa bir hayır beklene bilinir mi? Yahudiliğin insanı, insanlığı anlama biçimi böyle.

Hıristiyanlık çok mu farklı?  

Hıristiyanlık teolojisine göre insan, tanrı suretinde olan, güya biricik bir varlıktır.

Ancak bu biricik varlık olan, değerli olan insan; Yahudilikte seçilmişlik anlayışında olan üstün ırk, inancında olduğu gibi;

Hıristiyanlıkta da asli günah inancı ile kirletilmiştir.(Hıristiyanlıkta Asli Günah; Hz. Âdem ile Hz. Havva'nın, Tanrı'nın emrine karşı gelerek, cennette 'yasak ağacın meyvesinden' yemek suretiyle işledikleri ve nesilden nesle bütün insanlıkta devam ettiğine inanılan kalıtsal suç/günah, tüm insanlığın tutsak olduğu günahkârlığın prototipi, insanın ilahî âlemden düşüşüne neden olan şey aslî günah (ilk günah) olarak tanımlanır.) 

Bu asli günah ya birilerine has kılınmıştır. Ya da sorumlusu olmadığın, sebebi olmadığın bir günahtan dolayı sorumlu tutuluyorsun. Sorumlu tutulduğun bu günahtan da öyle kendi iradenle temizlenemiyorsun.

Ne kadar büyük bir günahsa artık! Binlerce yıldır ne vaftizle temizleniyor, ne de çarmıha gerilenle temizleniyor. Her doğan günahkâr doğuyor. Bütün insanlığı, günahkâr ve suçlu olarak gören bir inanış, bir anlayış. 

Kilise bütün sırlarını bu günahların izalesi için ortadan kaldırılmasına yönelik olarak varlığını devam ettiriyor, sürdürüyor. Asli Günah doktrini, Pavlus ile birlikte Hıristiyanlığın temel dinamiklerinden birisi olmuş, zamanla bu inanış Hıristiyanlığın omurgası haline gelmiştir.

Hatta asli günah anlayışı, Hıristiyanlık inancından çıkarılacak olsa, herhalde Hıristiyanlıktan geride çok az şey kalacağını ifade etsek abartmış olmayız.

Bu da Hıristiyanlığın insan anlayışı.

Kilise ve Hıristiyan din adamlarının kontrolünde olan akıl-bilim Rönesans hareketleri ile kilisenin akıl dışı uygulamalarını ve görüşlerini eleştirerek Hıristiyanlığın ve Kilisenin otoritesini neredeyse yok ettiler, sıfırla çarptılar. Kilisenin engizisyonlar eliyle ilmin, fikrin, düşüncenin, aklın gelişmesine izin vermeyişiyle batı toplumu çok büyük bir sıkışma yaşadı. Bu sıkıştırmalara bir tepki olarak aklın ön planda olduğu, kilisenin dogmatik, kalıp anlayışlarına uymayan görüşler ortaya çıkmaya başladı. Bu itirazlar, kiliseye karşı üretilen argümanlar Rönesans ve Reformlarla birlikte bir zirve yapacaktı. Bu bağımsız aklın Hıristiyanlığa, kiliseye, Tanrıya bir başkaldırısıydı.

Bilimin gelişmesinin önünde kilise ve tanrının engel teşkil ettiğini iddia eden bu yapı da, düşünen insan da artık kendi yolunu bulmaya çabalamıştır.

Tanrıya başkaldıran batı, Hıristiyanlığın kıymet vermediği, önemsemediği, günahkâr, suçlu kabul ettiği bu insanı ve aklını başköşeye oturttu. (Aslında bu anlayışı ilk çağ filozoflarından Protagoras: İNSAN HER ŞEYİN ÖLÇÜSÜDÜR, diyerek kendince hümanizm anlayışını dillendirmiştir.) Böylelikle insanı merkeze yerleştirip sözde itibarını, değerini güya iade etmiş oldular. Kutsaldan kopuş olunca, yerine bir değer koyma arayışının bir sonucu olarak, insan merkezli bir inanca gelindi. Batı insana tapar oldu. Buna da Hümanizm denildi. Bu Hümanizm anlayışının Türkçemizdeki karşılığı 'insancılık' diye ifade ediliyor. Hümanizm Rönesans'ta önce Dini Hümanizm olarak ortaya çıktı. Modern dönemde ise dinden beslenen Dini Hümanizmden kendilerini kurtarmak, ayırt etmek için, ya Modern Hümanizm, ya da Seküler Hümanizm diyerek kendi anlayışlarını ve felsefelerini adlandırdıklarını görüyoruz. En iyi değerler, karakterler ve davranışların doğaüstü bir otoritede değil de, insanlarda olduğuna inanan düşünce sistemidir Hümanizm. Allah'ın evren ve insan üzerindeki hakimiyetini reddetmektedir. Günümüzde hümanizm, ateizmin diğer bir ismi durumundadır. (Devam edecek...)

 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -2- / 25.06.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -1- / 24.06.2022
- Okullar tatile giriyor -2- / 12.06.2022
- Okullar tatile giriyor -1- / 11.06.2022
- Son nefese kadar varız! -2- / 04.06.2022
- Son nefese kadar varız! -1- / 03.06.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -2- / 26.05.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -1- / 25.05.2022
- Vicdanlı insan sorumluluktan kaçmaz / 20.05.2022
- Milli bayramsız dini bayram olamaz / 09.05.2022
- Bayram günahlardan arınmaktır / 02.05.2022
- Varoluş gerçeği unutturuluyor / 24.04.2022
- O devlet gibi adamdı / 18.04.2022
- İhsan şuuru toplumu iyileştirir / 12.04.2022
- Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun / 30.03.2022
- Çanakkale geçilmez (2) / 27.03.2022
- Çanakkale geçilmez (1) / 26.03.2022
- İnsan meçhul mü? / 16.03.2022
- Yurtta barış dünyada barış / 09.03.2022
- Savaş bir cinayettir / 03.03.2022
- 3H Kapanı / 14.02.2022
- Mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmak / 07.02.2022
- Simülasyon dünyasında kaybolan insan / 31.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -2- / 26.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -1- / 25.01.2022
- Gün akşama döndü gülüm, bir selam sal sabah olsun / 17.01.2022
- Maya içe mahsus, kültür dışa mahsustur / 10.01.2022
- Evet, eğitim şart / 03.01.2022
- Eğitimin birinci şartı; ‘edep ya hu’ / 27.12.2021
- Mankurtlaşmış zekâlar / 20.12.2021
- Zekâ ile akıl farklıdır / 17.12.2021
- Sorun zekâ sorunu değil, ahlak sorunudur / 13.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -2- / 06.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -1- / 04.12.2021
- Doğu'da tefekkür, Batı'da felsefe var / 25.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (2) / 21.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (2) / 11.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (1) / 10.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (1) / 09.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (2) / 07.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (1) / 06.11.2021
- Anadolu / 01.11.2021
- Fütüvvet (2) / 24.10.2021
- Fütüvvet (1) / 23.10.2021
- Batılın 3G’si / 16.10.2021
- Ateş ve toprak anlayışı / 15.10.2021
- Düşünce eylemin tohumudur / 09.10.2021
- Emperyalizm sadece mali bağımlılık mıdır? / 02.10.2021
- Sömürgecilik ve emperyalizm / 26.09.2021
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

16.08.2020, 16.08.2019, 16.08.2018, 16.08.2017, 16.08.2016, 16.08.2015, 16.08.2014, 16.08.2013, 16.08.2012, 16.08.2011, 16.08.2010, 16.08.2009, 16.08.2008, 16.08.2007, 16.08.2006, 16.08.2005, 16.08.2004, 16.08.2003, 16.08.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.