HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 02 TEMMUZ 2022, CUMARTESİ

Batı için insanlık maskeli bir oyun -2-

17.08.2021 00:00:00
'Batı için insanlık maskeli bir oyun -2-' seslendirme dosyası:

Tanrıya başkaldıran Batı, Hıristiyanlığın kıymet vermediği, önemsemediği, günahkâr, suçlu kabul ettiği bu insanı ve aklını başköşeye oturttu. Böylelikle İnsanı merkeze yerleştirip sözde itibarını, değerini güya iade etmiş oldular. 

Kutsaldan kopuş olunca, yerine bir değer koyma arayışının bir sonucu olarak, İnsan merkezli bir inanca gelindi. Batı insana tapar oldu. 

Buna da Hümanizm denildi. Böylece Batı dünyası kiliseden dolayı ortaya çıkan manevi boşluk için bir sığınak aradı, bu değersizlik açlığına Hümanizm ile bir çözüm arayışına girdi. (Hümanizm, başlangıçta Hıristiyanlıktan beslenen bir akım olarak ortaya çıkmasına rağmen daha sonra bu hüviyetini kaybederek insanî değerlerin kaynağını Yunan ve Roma medeniyetinde arama yoluna girmiştir. Hümanistlere göre bu iki medeniyetin dayandığı ahlâk değerleri, başta Hıristiyanlık olmak üzere diğer bütün dinlerin ahlâkî anlayışlarından daha üstündür. Bu sebeple ilkçağ terbiyesinin vasıflarını bilmek zarurî olmaktadır. Hümanistler ortaçağ skolastiğini reddederek antik kaynaklara döndüler. Kutsal olarak kabul ettikleri metinleri Hıristiyanlık öncesinin eserleri ile birlikte yaydılar.)

Hümanizm; insanı yücelten, tek uğraşın insan olduğunu, en yüce ve tek varlık insandır diyen, insan aklıyla her şeyin, her sorunun halledilebileceği gibi bir anlayışa, bir inanışa evirildi. Hümanistler yaşadıkları çağa, topluma, yerel ve ulusal tüm değerlerine uzak olan bir anlayışa, bir inanışa sahiptiler. Onlar için işin temelinde insan sevgisi başta olmak üzere sanat ve insan yapısının mükemmel bir varlık olması yatar. Bir akım olarak İtalya'da 14. yüzyılda oluşan hümanizm, zaman içerisinde hümanizmi benimseyen pek çok kişinin ortaya çıkmasına olanak vermiştir. Günümüzde pek çok insan hümanizmin gerçek yüzünü bilemediğinden olsa gerek yeri geldiğinde ben hümanist biriyim diye kendini tarif edebiliyor. Yani insana değer veren biri anlamında kullanılır. Hiç doğru bir yaklaşım olmadığını söyleyelim.

Çoğu insan, "hümanizmi yanlış bilir ve tanır. Bu yanlış düşüncenin başında hümanizmin, 'insan sevgisi', 'barış', 'kardeşlik' gibi değerleri kapsadığını sanmak vardır. Oysa hümanizm bu ifadelerin arkasına sığınılan son derece tehlikeli bir felsefedir. Bu çerçevede Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli de hümanist ilan ediliyor. Hatta en büyük hümanist olarak gösteriliyorlar. Bu şahsiyetler, insan ve insanlık sevgisiyle doluydular ama hümanist değildiler. Çünkü hümanizmde insan ve insanlık sevgisinin membaı Yunan ve Roma medeniyeti olurken;

Türk büyüklerinin tükenmez insan sevgileri Türk kültürü şuuru ile İslam ahlakı ve Ehl-i Beyt'in faziletlerinden besleniyordu. Meselâ, Mevlâna'nın görüşlerini İslâm'ın dışında yorumlamak İslâm'ı kavrayamamanın bir sonucudur ve kültürel bir yabancılaşmayı gösterir.

Oysaki Hümanizmin insan severlikle bir alakası yok.

En azından hümanizmin özünde böyle bir şey yok.

Bu kavram Avrupa'da ilk çıktığı zaman Müslüman Türk aydınlar bu kavramı tercüme etmeye, Türkçeleştirmeye çalışmışlar. Bu gayretleri sonucunda iki sonuca ulaşmışlar; 1. "Beşeriyete İbadet Mezhebi."  2. "Muhabbeti İnsaniye Mezhebi." 

Doğrunun, yanlışın, iyinin ve kötünün kaynağı olarak insanı alıyorsak, her şeyin ölçütü insandır diyorsak aslında insana bilgi, ahlak, bakımından bir otorite olma imkânı tanıyoruz.

Bu durum belirli bir ideoloji ile karşı karşıya kaldığımızı gösteriyor. Türkçede bu "İNSANCILIK" diye ifade ediliyor.

Bu akımı anlamak için bu akımın mensuplarının kendileri hakkında ne dediğine baksak daha iyi olur. Bakın bu hümanistler kendilerini nasıl anlatıyorlar; "Hümanizm etik bir anlayıştır. Dış yaptırım olmaksızın başkalarını anlamaya ve ilgi duymaya çalışır. Rasyonalist ve akılcıdır. Bilimin yıkıcı ve yaratıcı olarak değerlendirilmesinde akla öncelik verir. Aklı otorite kabul eder. Bilimin yıkıcılık yönünü akılla iyileştirmeye çalışır. İnsan hakları ve demokrasiyi destekler. Kişisel özgürlüğü, sosyal sorumlulukla dengelenmeye çalışır. Hümanizm, dogmatik dinlere alternatif bir cevap oluşturur. Hümanizm etik ve yaratıcı yaşamın uygulayıcısı olmasıyla insanı en üst düzeyde tatmin etmeye çalışan bir felsefesidir. Hümanizm sanatsal, yaratıcılığına ve hayal gücüne büyük değer verir."

Bunları toplumu dönüştürücü yönünde kullanır. Şarkı sözleriyle, sinema ile sosyal medya ile kısaca yazılı görsel bütün alternatiflerle amacını gerçekleştirmeye çalışır.

Hümanizmin temel itirazı kilisenin vesayetine karşı koymaktı. Fakat daha sonraki dönemlerde Hümanizm daha Seküler bir temelde kendisini ifade etmeye başladı. Artık sadece kilisenin vesayetine değil, Tanrının vesayetine de karşı çıkmaya başladılar. Felsefi anlamıyla hümanizm, tanrı-insan mücadelesinde tanrıya karşı insanın tanrılaştırılması, kutsanması, değer belirleyen birincil kaynak olarak alınmasıdır.

En iyi değerler, karakterler ve davranışların doğaüstü bir otoritede değil de, insanlarda olduğuna inanan düşünce sistemidir.

Sonuç olarak Hümanistler; üstün güçlere, yüce güçlere, başvurmaksızın, insanların kendi hayatlarına anlam ve biçim vermelerinden hareket eden bir akımdır. Tüm bunlar insanın değerinin dengeli bir şekilde ortaya konulmaması; ya göklere çıkarılıp tanrılaştırılması ya da hayvanlardan aşağı indirilmesi şeklinde cereyan eden iki aşırı uçtaki gel-git durumunun insanlık sahillerine bıraktığı kokuşmuş bir enkazdır.

Rönesans ve Reformlarla başlayan Avrupa da ki evrilme İnsanı getirip değer kaybının, değersizliğin zirvesine oturttu. Anlamsızlığın en karanlık noktası olan Nihilizm (Hiççilik) anlayışına teslim etti.

Bu gün batı dünyasına baktığımız da batı artık insanın nasıl bir varlık olduğunu unutmuş durumda.

 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -2- / 25.06.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -1- / 24.06.2022
- Okullar tatile giriyor -2- / 12.06.2022
- Okullar tatile giriyor -1- / 11.06.2022
- Son nefese kadar varız! -2- / 04.06.2022
- Son nefese kadar varız! -1- / 03.06.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -2- / 26.05.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -1- / 25.05.2022
- Vicdanlı insan sorumluluktan kaçmaz / 20.05.2022
- Milli bayramsız dini bayram olamaz / 09.05.2022
- Bayram günahlardan arınmaktır / 02.05.2022
- Varoluş gerçeği unutturuluyor / 24.04.2022
- O devlet gibi adamdı / 18.04.2022
- İhsan şuuru toplumu iyileştirir / 12.04.2022
- Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun / 30.03.2022
- Çanakkale geçilmez (2) / 27.03.2022
- Çanakkale geçilmez (1) / 26.03.2022
- İnsan meçhul mü? / 16.03.2022
- Yurtta barış dünyada barış / 09.03.2022
- Savaş bir cinayettir / 03.03.2022
- 3H Kapanı / 14.02.2022
- Mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmak / 07.02.2022
- Simülasyon dünyasında kaybolan insan / 31.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -2- / 26.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -1- / 25.01.2022
- Gün akşama döndü gülüm, bir selam sal sabah olsun / 17.01.2022
- Maya içe mahsus, kültür dışa mahsustur / 10.01.2022
- Evet, eğitim şart / 03.01.2022
- Eğitimin birinci şartı; ‘edep ya hu’ / 27.12.2021
- Mankurtlaşmış zekâlar / 20.12.2021
- Zekâ ile akıl farklıdır / 17.12.2021
- Sorun zekâ sorunu değil, ahlak sorunudur / 13.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -2- / 06.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -1- / 04.12.2021
- Doğu'da tefekkür, Batı'da felsefe var / 25.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (2) / 21.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (2) / 11.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (1) / 10.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (1) / 09.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (2) / 07.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (1) / 06.11.2021
- Anadolu / 01.11.2021
- Fütüvvet (2) / 24.10.2021
- Fütüvvet (1) / 23.10.2021
- Batılın 3G’si / 16.10.2021
- Ateş ve toprak anlayışı / 15.10.2021
- Düşünce eylemin tohumudur / 09.10.2021
- Emperyalizm sadece mali bağımlılık mıdır? / 02.10.2021
- Sömürgecilik ve emperyalizm / 26.09.2021
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

17.08.2020, 17.08.2019, 17.08.2018, 17.08.2017, 17.08.2016, 17.08.2015, 17.08.2014, 17.08.2013, 17.08.2012, 17.08.2011, 17.08.2010, 17.08.2009, 17.08.2008, 17.08.2007, 17.08.2006, 17.08.2005, 17.08.2004, 17.08.2003, 17.08.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.