logo
02 HAZİRAN 2026

Batı Nil Virüsü vakaları artıyor

Sağlık Bakanlığı, 2024’ün başından bu yana Türkiye genelinde altı kişide Batı Nil virüsü tespit edildiğini açıkladı. Bu açıklama, sivrisinek kaynaklı hastalıkla ilgili endişeleri artırdı

24.08.2024 05:49:00
Yenal Arman
Batı Nil Virüsü vakaları artıyor
Batı Nil Virüsü vakaları artıyor
Sağlık Bakanlığı, 2024'ün başından bu yana Türkiye genelinde altı kişide Batı Nil virüsü tespit edildiğini açıkladı. Bu açıklama, sivrisinek kaynaklı hastalıkla ilgili endişeleri artırdı.
Batı Nil virüsü, ilk kez 1937'de Uganda'nın Batı Nil bölgesinde keşfedildi ve zamanla Afrika, Akdeniz ve Avrupa'nın bazı bölgelerinde salgınlara yol açtı. 1999'un sonlarında New York'ta ortaya çıkan virüs, o zamandan beri Amerika kıtasında yayılmaya devam ediyor. Koronavirüs gibi bir RNA virüsü olan Batı Nil virüsü, Flavivirus cinsine ait olup, zika, dang ve sarı humma virüslerini de içeriyor.

Nasıl bulaşıyor?



Batı Nil virüsü, genellikle "culex" adı verilen sivrisinek türlerinin ısırıklarıyla insanlara bulaşıyor. Ayrıca, karga ve mavi alakarga gibi kuşlar arasında da yayılabiliyor. Sivrisinekler, enfekte kuşlardan beslenerek virüsü insanlara, atlara ve diğer memelilere taşıyor. Nadir durumlarda, enfekte enjektörler, kan ve organ nakli ile emzirme yoluyla da bulaşabiliyor.

Belirtiler ve riskler neler?


Çoğu Batı Nil virüsü vakası hafif seyrediyor ve grip benzeri semptomlara neden oluyor. Bu semptomlar arasında ateş, baş ağrısı, vücut ağrıları, kusma, ishal ve döküntü bulunuyor. ABD'li uzmanlar, enfeksiyonların yüzde 80'inin tespit edilip kayıt altına alınamadığını tahmin ediyor.
Ancak, virüs beyne ve sinir sistemine saldırdığında durum ciddi hale gelebiliyor. Vakaların yaklaşık yüzde 1'inde virüs, menenjit, ensefalit veya çocuk felci benzeri sendromlara yol açabiliyor. Bu durum "Batı Nil nöroinvaziv hastalığı" olarak adlandırılıyor ve bu vakaların yaklaşık yüzde 10'u ölümle sonuçlanıyor. İyileşen bazı kişilerde ise kalıcı nörolojik sakatlıklar veya hareket bozuklukları görülebiliyor.
Batı Nil nöroinvaziv hastalığı riski, 60 yaş ve üzeri kişilerde, bağışıklık sistemi zayıf olanlarda ve kanser, diyabet veya böbrek yetmezliği gibi rahatsızlıkları olanlarda daha yüksek.

Terör örgütü DEAŞ'a yönelik 21 ildeki operasyonlarda 70 şüpheli yakalandı

İçişleri Bakanlığı, terör örgütü DEAŞ'a yönelik Jandarma Genel Komutanlığınca 21 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 70 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi

02.06.2026 15:41:00
AA
Terör örgütü DEAŞ'a yönelik 21 ildeki operasyonlarda 70 şüpheli yakalandı
Terör örgütü DEAŞ'a yönelik 21 ildeki operasyonlarda 70 şüpheli yakalandı

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Ardahan, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, Iğdır, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Mersin, Nevşehir, Samsun ve Şanlıurfa'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonlar yapıldı.

Operasyonlarda, terör örgütü DEAŞ'a üye oldukları, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları vasıtasıyla örgüte finans sağladıkları, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütü DEAŞ'ın propagandasını yaptıkları tespit edilen 70 şüpheli yakalandı.

Açıklamada, terör örgütü DEAŞ'ın faaliyet ve finans yapılanmalarına karşı operasyonların kararlılıkla sürdürüldüğü vurgusu yapıldı. AA

Marmara Denizi'nde bulundu, 4 günde çıkarıldı

Marmara Denizi'nden Çamlıca Kulesi'ni baştan aşağı örtebilecek büyüklükte hayalet ağ çıkarıldı. Deniz canlıları için ölüm tuzağına dönüşen hayalet ağlar, 4 gün süren operasyonla 6 noktadan çıkarılarak, ekosistemin daha fazla zarar görmesinin önüne geçildi

02.06.2026 14:40:00 / Güncelleme: 02.06.2026 14:44:16
AA
Marmara Denizi'nde bulundu, 4 günde çıkarıldı
Marmara Denizi'nde bulundu, 4 günde çıkarıldı
Deniz Yaşamını Koruma Derneğinin Tarım ve Orman Bakanlığı işbirliğinde hayata geçirdiği "Mavi Atlas" uygulaması kapsamında, Balıkesir'in Marmara Adası açıklarında 6 noktada yapılan operasyonda, yıllarca deniz canlıları için ölümcül tuzağa dönüşüp ekosistemi tehdit eden, Çamlıca Kulesi'ni baştan aşağı örtebilecek büyüklükte hayalet ağ çıkarıldı.

Türkiye'nin denizel biyoçeşitliliğini bilimsel verilerle kayıt altına almayı ve vatandaş katılımıyla deniz koruma çalışmalarını güçlendirmeyi amaçlayan "Mavi Atlas" mobil uygulaması, Deniz Yaşamını Koruma Derneği ile Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü işbirliğiyle 10 ay önce hayata geçirildi.

Mobil uygulama üzerinden vatandaşlar, deniz canlılarına ilişkin tür, derinlik ve konum bilgilerini sisteme yükleyerek Türkiye'nin denizel biyoçeşitlilik haritasının oluşturulmasına katkı sağlıyor.

Deniz canlıları için büyük tehdit oluşturan hayalet ağlar da uygulama üzerinden ihbar edilerek, ekiplerin müdahalesine imkan tanınıyor.

Uygulamanın devreye alınmasının ardından gelen ilk ihbarlardan biri Heybeliada açıklarından oldu. İhbar üzerine bölgeye dalış gerçekleştiren ekip, bir batığın üzerinde bulunan hayalet ağı çıkardı.

Hayalet ağda aralarında pina yavrusunun da bulunduğu çok sayıda deniz canlısının öldüğü tespit edildi.

Hayalet ağların bulunduğu bölgede su altı kamerasıyla keşif çalışması yapıldı

"Mavi Atlas"a bu kez Marmara Adası sakini bir dalıcıdan gelen ihbar üzerine ekip yeniden harekete geçti. Ada açıklarında geniş bir alana yayılan hayalet ağların bulunduğu bilgisi üzerine operasyon hazırlıkları başlatıldı.

Ekipte yer alan Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, sanayi dalgıcı Engin Ege Gencer, gönüllü dalıcı Yener Kuşculuoğlu, hayalet ağ çıkarma teknesi kaptanı Şahin Tuna ve Gizem Ece, ağların çıkarılması için gerekli kaldırma balonları, kesici ekipman, su altı görüntüleme sistemleri ve güvenlik malzemelerini teknelere yükledi.

Ekip, sabahın ilk ışıklarında Marmara Adası'na ulaşmak üzere yelkenli ve hayalet ağ çıkarma teknesiyle yola çıktı.

Yaklaşık 25 knotu bulan rüzgar ve yağış altında ilerleyen ekip, olumsuz hava koşullarında yaklaşık 12 saat süren yolculuğun ardından gece adaya ulaştı. Hazırlık yaparak ihbar edilen koordinatlara açılan ekibe, Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri de eşlik etti.

Hayalet ağların bulunduğu bölgede ilk olarak su altı kamerası kullanılarak keşif çalışması yapıldı. Deniz tabanına indirilen kamera ile ağların kayalık alanlara ve oyuklara sıkıştığı görüldü.

Ağların bazı bölümlerde kayalara sıkıca dolandığı, bazı bölümlerde ise akıntıyla birlikte deniz tabanında sürüklenerek adeta görünmez bir tuzağa dönüştüğü gözlemlendi.

Ağlara takılmış çok sayıda deniz canlısı bulundu

Görüntülenen operasyon sırasında, ağlara takılmış çok sayıda deniz canlısı bulundu. Su altında yapılan kontrollerde halen hayatta olan çok sayıda deniz canlısı, ağlardan dikkatlice kurtarılarak yeniden yaşam alanlarına bırakıldı.

Bacağına yavrusu sıkıca tutunan dişi keşiş yengecinin kurtarıldığı anlar ise operasyonun en dikkati çeken görüntülerinden biri oldu.

Bazı ağların içinde kalamar yumurtaları, deniz yıldızları, deniz patlıcanları, yengeçler ve çeşitli balık türleri bulundu. Çok sayıda canlının ise ağlarda uzun süre mahsur kaldığı için öldüğü belirlendi. Kontrollü şekilde yüzeye çıkarılan ağlar, daha sonra tekneye çekildi.

Teknede yapılan kontroller sırasında da yaşam belirtisi gösteren canlılar tek tek ağlardan ayrılarak yeniden denize bırakıldı. Ağlardan çıkarılan canlıların bazıları ölçülüp kayıt altına alınırken, operasyon boyunca elde edilen veriler "Mavi Atlas" sistemine işlendi.

15 bin metrekare büyüklüğünde hayalet ağ köy meydanına serildi

4 gün 6 farklı noktada gerçekleştirilen 7 dalışta, yaklaşık 15 bin metrekare hayalet ağ, 200 metrekare misina ağ, 225 kilo kurşun ağırlık, 30 metre halat ve 50 metre trol kapı halatı çıkarıldı.

Böylece hem deniz canlılarının yaşam alanları temizlendi hem de ağların yıllarca sürebilecek avcılık etkisinin önüne geçildi.

Topağaç köyü meydanına serilen yaklaşık 2 futbol sahasından büyük, Çamlıca Kulesi'ni baştan aşağı örtebilecek büyüklükteki hayalet ağ, denizlerden ne kadar büyük bir tehlikenin bertaraf edildiğini ortaya koydu.

Çıkarılan hayalet ağlar ham maddeye dönüştürülecek. Bu malzemelerden üretilecek güneş gözlüklerinin saplarına mercan, pina, deniz yıldızı, orka ve vatoz figürleri ile ağların çıkarıldığı koordinat bilgileri işlenecek.

"Burada milyonlarca deniz canlısı yaşıyor"

Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, hayalet ağların tüm dünyada sorun olduğunu, av araçlarının neredeyse yüzde 2'sinin denizde kaybolduğunu söyledi.

Yaklaşık 10 yılda yaptıkları çalışmalarda 500 bin metrekareye yakın hayalet ağı deniz tabanından temizlediklerini belirten Narcı, denizlere terk edilen hayalet ağlarda milyonlarca deniz canlısının öldüğünü, o ağ çıkarılmadığı sürece ölümlerin sürdüğünü kaydetti.

Narcı, "Burada milyonlarca deniz canlısı yaşıyor. İçeriye giremedikleri için üreme yapamıyorlar ya da içeride kaldılarsa da beslenemedikleri için ölüyorlar. Ölenleri avlamaya gelen kuşlar dahil milyonlarca deniz canlısı, biz onu çıkarmadığımızda belki de 100 yıl boyunca devam edecek bir ölüme neden oluyor. Plastik bir ham maddesi olduğu için 100-150 yıl orada kalıyor. Düşünün ne kadar, milyonlarca deniz canlısını yok ettiğini." dedi.

"Mavi Atlas" uygulamasına hayalet ağlara ilişkin gelen her ihbarı deniz canlılarını korumak adına değerlendirdiklerini ifade eden Narcı, bazen asılsız bile olsa o bölgeye gidip kontrollerini yaptıklarını bildirdi.

Narcı, bu kapsamda Heybeliada açıkları için gelen ihbar üzerine ekiple yaptıkları dalışta bir batık ve onun üzerinde buldukları hayalet ağı çıkardıklarını anlattı.

İlk ihbarlardan olan Marmara Adası açıklarında düzenlenen ağ çıkarma operasyonuna ilişkin Narcı, şunları söyledi:

"Oraya gittiğimizde teknemizde bulunan kamerayla ağın boyunu, derinliği, nasıl bir planlama yapacağımızı belirliyoruz. Akabinde dalışa hazırlanıyoruz. Balonlarla ve bazen de özel teknik malzemelerimizi kullanarak suyun altına iniyoruz. Her zaman ağlar düz bir zeminde olmuyor. Ağlar genelde taşlıklara takılı olduğu için bu taşlıkların içleri yuva dolu. Kameralarımız iniyor, ölçümler yapılıyor, sonra ekibimizle brifingimizi yapıyoruz ve sonra dalışa iniyoruz. Bazen ağlar çok hassas bir deniz ekosistemi içerisinde oluyor."

"Deniz canlılarını ağdan kurtarıp tekrar denize ulaştırdık"

Asmalı Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği ile Marmara Adalar Belediyesi destekleriyle çalışmalarını yürüttüklerini ifade eden Narcı, şöyle konuştu:

"Son dalışımızda yuvaya sıkışmış büyük dişi mığrı ve birçok deniz canlısı vardı. Küçük bir keşiş yengeci vardı. O kadar büyük korku hali vardı ki kolunun birine yavrusu sıkıca tutunmuştu, su altında onları ağdan kurtardık. Belki de bir aileyi suyun altında ölümden kurtardığımız bir süreç oldu. O canlılara yardım ediyor olmak, özellikle insan eliyle kirletilmiş bir yeri, başka bir insan eliyle temizlemek ve doğaya iyi gelmek, restorasyonun bir parçası olmak bizim için zaten en büyük mutluluk. Bir ağda çok fazla kalamar yumurtaları vardı. Ağdan ayırabildiğimizi suyun altında ayırdık. Tekneye çıkardığımızda da bütün deniz canlılarını ağdan kurtarıp tekrar denize ulaştırdık."

Narcı, çıkardıkları ağların geri dönüşüme kazandırılıp güneş gözlüğüne dönüştürüleceğini belirterek, şunları kaydetti:

"Bu son dalışımızda ölçümlere bakarsak şu an için sanırım 15 bin metrekareden fazla bir ağ çıkarmış olduk. Bu oldukça yüksek bir ağ. Üzerindeki kurşunlarıyla beraber, onların hepsi şimdi geri dönüşüme gidecek. Bu bizim için aynı zamanda hem sıfır atık kapsamında hem de döngüsel ekonomi açısından da son derece önemli. Deniz koruma, sıfır atık ve döngüsel ekonomiyi bir araya getiren bu örnek uygulama, Türkiye'nin COP31 yolculuğunda küresel çevre vizyonumuzu dünyaya göstermek adına da kıymetli bir adım."

"Daha önce aşağıda gördüğüm canlıların orada var olmadığını tespit ettim"

"Mavi Atlas"a hayalet ağ ihbarında bulunan ada sakini dalıcı Ömer Altuncu ise 3-4 yıl önce yaptığı dalışta hayalet ağları gördüğünü ve tek başına olduğu için bir şey yapamadığını söyledi.

Yakın zamanda yaptığı bir başka dalışta o ağların halen durduğunu fark etmesi üzerine "Mavi Atlas"a ihbarda bulunduğunu dile getiren Altuncu, "Zaman içinde aynı yere tekrar gitme ihtiyacı hissettim. Aşağı gittiğimde ağların hala orada durduğunu fakat bu sefer daha önce aşağıda gördüğüm canlıların orada var olmadığını tespit ettim. Ağların hala çalıştığını, balık popülasyonunun ve diğer canlıların oradan kaybolmasına sebep verdiğini düşündüm. İhbar ettim. İhbarıma dönüş yapıp buraya geldiler, kendilerine eşlik ettim, çok güzel bir çalışma oldu" dedi.

Altuncu, denizin dibinde bırakılmaması gereken ciddi bir ağ çıkardıklarını belirterek, "Bunun yanı sıra trollerden kalma halatlar varmış, onları da çıkardık. Çıkarılan ağlarda deniz canlıları vardı, deniz yıldızları, deniz patlıcanı ve bir sürü canlı, en önemlisi kalamarların çok ciddi boyutta yumurta bıraktıklarını gördüm. Burada ağlar çok oluyor, aslında göz ardı edilmemesi gereken bir şey ama insanların biraz duyarsızlığı var bu konuda" ifadelerini kullandı.

Kazdağı Milli Parkı'na giriş yasağı

Balıkesir Valiliği Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu kararı doğrultusunda, Kazdağı Milli Parkı içerisindeki belirlenen günübirlik alanlar ve seyir terası dışındaki tüm güzergahlar 15 Haziran 2026 tarihi itibarıyla girişlere kapatıldı. Orman Yangın tedbirleri kapsamında yaklaşık 19 bin hektarlık dev ormanlık alana girişler yasaklandı

02.06.2026 13:37:00
İHA
Kazdağı Milli Parkı'na giriş yasağı
Kazdağı Milli Parkı'na giriş yasağı
Yaz mevsiminin gelmesi ve hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte orman yangınları riskine karşı körfez bölgesinde çok radikal önlemler devreye sokuldu. Balıkesir Valiliği Balıkesir İli Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonunun 2026/1 sayılı kararı gereğince, akciğerimiz olan ormanların korunması amacıyla Kazdağı Milli Parkı sınırları içerisinde geniş kapsamlı kısıtlama kararları alındı.






15 Haziran 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek olan resmi tedbir kapsamında, milli park sahasının çok büyük bir bölümünü oluşturan yaklaşık 19 bin hektarlık ormanlık alana sivillerin girişi tamamen engellendi.








Koruma alanları ve kritik mevkiler tamamen kapatıldı

Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü görev ve sorumluluk alanında bulunan Kazdağı Milli Parkı içerisindeki en kritik ekosistemler koruma altına alındı. Yasak kararıyla birlikte Kazdağı Göknarı Tabiat Koruma Alanı başta olmak üzere; Beypınarı, Düden, Kirsealan, Tavşanoynağı, Çamlıbel, Tahtakuşlar, Akyer, Güre Kavurmacılar ve Zığındere gibi yangına karşı birinci derecede hassas olan tüm güzergah ve mevkiler tamamen giriş kısıtlaması kapsamına dahil edildi. Yetkililer, bu alanlarda yangın riskini minimuma indirmek amacıyla denetimlerin ve kolluk kuvvetleri devriyelerinin de artırılacağını bildirdi.








Sadece belirlenen günübirlik alanlar ve seyir terası açık kalacak

Alınan komisyon kararına göre tatilcilerin ve doğaseverlerin mağdur olmaması adına milli park içerisindeki bazı turistik noktalar ise yasağın dışında tutuldu. Yapılan resmi açıklamada, Kazdağı Milli Parkı içerisindeki Yayla Çadırlı Karavanlı Kamp Alanı, meşhur Hasanboğuldu Günübirlik Kullanım Alanı, Pınarbaşı Günübirlik Kullanım Alanı ve bölgenin gözdesi olan Cam Seyir Terası'nın vatandaşların ziyaretine açık kalmaya devam edeceği vurgulandı. Bu istisnai noktalar haricinde kalan hiçbir ormanlık bölgeye kesinlikle girilemeyeceği belirtilerek kurallara uymayanlar hakkında yasal işlem yapılacağı kamuoyuna önemle duyuruldu.

Özkan Yalım ve Turgut Koç adliyede

CHP’nin olaylı 38. Olağan Kurultayı’na yönelik rüşvet ve usulsüzlük iddiaları derinleşiyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği "mutlak butlan" kararının ardından sarsılan partide, tutuklu isimlerden Özkan Yalım ve iş insanı Turgut Koç ek ifade vermek üzere bugün İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne getiriliyor. Soruşturma kapsamında delegelerin tüm banka hesap hareketleri inceleme altına alındı

02.06.2026 10:56:00
Haber Merkezi
Özkan Yalım ve Turgut Koç adliyede
Özkan Yalım ve Turgut Koç adliyede
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 38. Olağan Kurultay Soruşturması kapsamında, tutuklu bulunan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile Özgür Özel ve Veli Ağbaba'ya yakınlığıyla tanınan tutuklu delegelerden iş insanı Turgut Koç'un ek ifadeleri soruşturmanın seyrini değiştirebilir.

İncelenen dosyalara yansıyan ilk bilgilere göre, siyasi partiler kanununa muhalefet ve rüşvet suçlamasıyla tutuklu olan Turgut Koç'un, kurultay günü Ankara Etimesgut delegesi bir isme Özgür Özel'i desteklemesi amacıyla banka kanalıyla 10 bin TL gönderdiğini beyan ettiği iddia edildi.

Başsavcılık talimatıyla, kurultayda oy kullanan tüm delegelerin ve birinci derece yakınlarının MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları resmi olarak talep edildi.

Mahkemeden "mutlak butlan" kararı çıkmıştı

Sürecin fitilini ateşleyen gelişme, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP'nin 38. Olağan Kurultayı için "mutlak butlan" (kesin hükümsüzlük) kararı vermesi oldu. Bu kararla birlikte Özgür Özel ve mevcut Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri tedbiren görevden uzaklaştırıldı.

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile eski PM üyeleri, karar kesinleşene kadar tedbiren yeniden göreve iade edildi. Kurultay tarihinden sonra alınan tüm parti içi kararlar hukuken geçersiz sayıldı.

Dev isimler sanık kürsüsünde

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı ve kabul edilen iddianamede, Türk siyasetinin önemli aktörleri "oylamaya hile karıştırma" iddiasıyla sanık sıfatıyla yer alıyor.

Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu "mağdur", Lütfü Savaş ise "müşteki" sıfatıyla dosyada yer alıyor. Kılıçdaroğlu, "Partimi adliyede tartıştırmam" diyerek ifade vermeye gitmeyi reddetmişti.

Operasyonun geçmişi: 9 kişi tutuklanmıştı

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyonlarda rüşvet, siyasi partiler kanununa muhalefet ve mal varlığı değerlerini aklama şüphesiyle 13 kişi gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 4'ü adli kontrolle serbest bırakılırken, aralarında Özkan Deniz ve İbrahim Şahin'in de bulunduğu 9 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Bugün Çağlayan Adliyesi'nde yapılacak yeni sorgulamaların, rüşvet ağının diğer ayaklarını ortaya çıkarmak olduğu belirtiliyor.

İşverenler çalışanlarını 'özel yöntemlerle' takip edemeyecek


 
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), biyometrik tanıma sistemlerinin mesai takibi için kullanılmaması, takibin şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kimlik kartları ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi alternatif yollarla sağlanması yönünde ilke kararı verdi.

02.06.2026 10:32:00
HABER MERKEZİ/AA
İşverenler çalışanlarını 'özel yöntemlerle' takip edemeyecek
İşverenler çalışanlarını 'özel yöntemlerle' takip edemeyecek

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), biyometrik tanıma sistemlerinin mesai takibi için kullanılmaması, takibin şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kimlik kartları ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi alternatif yollarla sağlanması yönünde ilke kararı verdi.

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, KVKK'ye ulaşan ihbar ve şikayetler arasında en çok karşılaşılan hususlardan biri çalışanların mesai takibini dijitalleşme ve güvenliği artırma amacıyla kurulan biyometrik sistemlere ilişkin oldu.

Kolay takibe imkan veriiyor ancak...

Parmak izi, yüz tanıma sistemi, iris veya retina taraması şeklindeki biyometrik tanıma sistemlerinin hızlı, doğru ve manipülasyona dirençli özellikleriyle cazip göründüğüne işaret edilen kararda, "kişisel verilerin korunması hukuku bağlamında son derece hassas bir alanı oluşturduğu" değerlendirmesine yer verildi.
"İşçi-işveren ilişkisinde yapısal güç dengesizliği" bulunduğuna dikkati çekilen kararda, işçiden konuyla ilgili "açık rıza" alınmasının özgür iradeye dayanıp dayanmadığı hususunda da ciddi tereddütler içerdiği ifade edildi.

"Açık rıza" kapsamında biyometrik veri işleme faaliyetlerinin, yalnızca hukuki sebebe değil aynı zamanda ölçülülük, gereklilik ve veri minimizasyonu ilkelerine de uygun olması gerektiği vurgulanan kararda, "Yasal düzenlemeler ile işverenin çalışma sürelerini takip etmesi ve belgelemesi yönünden hukuki çerçeve çizilmiş olmakla birlikte takibin biyometrik tanımlama sistemleriyle yapılmasını öngören açık kanuni bir düzenleme bulunmadığından mesai takibinin biyometrik verilerin işlenmesi yoluyla gerçekleştirilmesi hukuka aykırılık teşkil edebilecektir" açıklaması yapıldı.

Biyometrik verilerin mesai takibi amacıyla yalnızca açık rıza şartına dayanılarak işlenmesinin yeterli bir hukuki zemininin bulunmadığı aktarılan kararda, ayrıca ölçülü de olmadığı belirtildi.

Mesai takibi alternatif yollarla yapılsın

KVKK'nin kararında, mesai takibinin biyometrik tanımlama sistemleri yerine şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kimlik kartları ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi alternatif yollarla sağlanması gerektiği kaydedildi.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca kişisel verilerin hukuka uygun işlenmesinin veri sorumlularınca sağlanması gerektiği vurgulanan kararda, buna uygun hareket edilmediğinin tespiti halinde ilgili veri sorumluları hakkında işlem tesis edileceği bildirildi.

Bu besinler, Alzheimer riskini ciddi şekilde düşürüyor


 
Uzmanlara göre, demans riskini azaltmak için Akdeniz diyeti gibi beyin sağlığına faydalı bir diyeti uygulamak gerekiyor. İltihabı azaltmak ve bilişsel işlevi korumak için antioksidanlar, omega-3'ler ve vitaminlerle dolu olan sekiz temel besin grubuna öncelik vermekte yarar büyük. 
 

02.06.2026 05:58:00
MURAT ÇORBACI
Bu besinler, Alzheimer riskini ciddi şekilde düşürüyor
Bu besinler, Alzheimer riskini ciddi şekilde düşürüyor

1. Yeşil Yapraklı Sebzeler: Ispanak, lahana veya pazı gibi sebzeleri her gün tüketin. Folat, E vitamini ve karotenoidler açısından zengindirler ve bilişsel gerilemeyi yavaşlatmaya yardımcı olurlar.







2. Meyveler: Haftada en az iki kez yaban mersini, çilek veya böğürtlen tüketin. Beyin dejenerasyonunu durdurmaya yardımcı olan antioksidanlar ve flavonoidler açısından zengindirler.







3. Yağlı Balıklar: Haftada 1-2 kez somon, sardalya, levrek, çipura veya uskumru tüketin. Bunlar, beyin için yapısal yapı taşları görevi gören DHA (Omega-3 yağ asitleri) açısından mükemmel kaynaklardır.







4. Kuruyemişler: Çoğu gün bir avuç ceviz, fındık, badem tüketmeyi hedefleyin. Ceviz, özellikle omega-3 ve E vitamini açısından zengin olduğu için oldukça faydalıdır. Keza fındık da E vitamini deposu...







5. Tam Tahıllar: Rafine karbonhidratlar yerine yulaf, kinoa veya esmer pirinç tercih edin. Sağladıkları sürekli enerji, beyninizin en iyi şekilde çalışmasını sağlar.







6. Baklagiller: Diyetinize sık sık mercimek, nohut veya beyaz fasulye ekleyin. Sinir sistemi fonksiyonunu ve hafızayı destekleyen lif ve kolin sağlarlar.







7. Zeytinyağı: Ana pişirme yağınız olarak sızma zeytinyağı kullanın. Tekli doymamış yağlar ve antioksidan özellikleri nedeniyle beyin sağlığına faydalı diyetlerin önemli bir bileşenidir.







8. Kümes Hayvanları ve Yumurtalar: Tavuk veya hindi ve yumurtayı ölçülü bir şekilde tüketin. Nörotransmitterleri doğrudan destekleyen kolin gibi hayati B vitaminleri ve besin maddeleri sağlarlar.
Son olarak kakao ve yulaf da işe yarayan besinler arasında yer alıyor.

Sözler tutulmadı, madenciler yeniden başkent yolunda

Nisan ayında gerçekleştirdikleri kilometrelerce yürüyüş ve 9 günlük açlık grevinin ardından üç bakanlığın garantörlüğünde uzlaşmaya varan Doruk Madencilik işçileri, ödeme taahhütlerinin yerine getirilmemesi üzerine 1 Haziran 2026 itibarıyla yeniden Ankara yolunu tuttu. Beypazarı'nda otobüsleri iptal edilen ve engellemelerle karşılaşan madenciler, "Haklarımız eksiksiz yatana kadar bakanlıkların ve holding binalarının önü direniş alanıdır" diyerek kararlılıklarını vurguladı

01.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
Sözler tutulmadı, madenciler yeniden başkent yolunda
Sözler tutulmadı, madenciler yeniden başkent yolunda
Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde bulunan Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçileri, aylardır ödenmeyen maaşları ve tazminatları için nisan ayında tarihi bir direniş başlatmıştı. Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen ve başkentte 9 gün boyunca açlık grevi yapan işçiler, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı temsilcilerinin devreye girmesiyle eylemlerini askıya almıştı.

28 Nisan 2026'da yapılan üst düzey görüşmede, işçi alacaklarının en geç 15 Mayıs 2026 tarihine kadar tamamen ödeneceği taahhüt edilmiş, Çalışma Bakanlığı tarafından ek 60 milyon TL'lik ödeme yapıldığı duyurulmuştu. Ancak verilen bu resmi sözlere ve devlet kurumlarının garantörlüğüne rağmen holding yönetimi taahhütlerine uymadı. Sadece ödemeler eksik kalmakla yetinmedi, iddialara göre eyleme katılan 125 maden işçisi işten çıkarıldı ve bu işçilerin kıdem tazminatları ile 45 günlük içeride kalan ücretleri de gasp edildi.

Ankara yolunda ilk engel

Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde 1 Haziran'da yeniden Ankara'da toplanma kararı alan işçiler, daha yolun başında sert engellemelerle karşılaştı. Beypazarı'ndan Ankara merkeze hareket etmek isteyen madenciler için Beypazarı Belediyesi tarafından tahsis edilen otobüslerin, hükümet ve emniyet birimlerinin baskısı sonucu geri çekildiği öne sürüldü.

Konuya ilişkin açıklama yapan Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, sürecin engellenmeye çalışıldığını şu sözlerle duyurdu:

"Üç kez otobüs kiraladık, üçü de iptal ettirildi. Şoförler emniyet ve mülki amirler tarafından ruhsat iptali ve cezalarla tehdit edildi. Karşımıza çıkan güçlere sesleniyoruz; eğer IBAN'larımıza parayı yatırma kudretiniz yoksa bize 'yasak' diye, 'buradan yürüyemezsiniz' diye çıkmayın. Biz her şeyi açık ve hukuki yollarla yapıyoruz."

Madencilerin talepleri neler?

Yeniden Ankara'da İçişleri Bakanlığı önünde ve holding merkezlerinde eylem alanları kuracaklarını açıklayan madencilerin talepleri net:

Tüm Alacakların Ödenmesi: Ödenmemiş kıdem ve ihbar tazminatları, içeride kalan aylık ücretler, ücretsiz izin günlerine ait primlerin eksiksiz yatırılması.

İşe İade ve Güvence: Direnişe katıldığı gerekçesiyle hukuksuzca işten atılan 125 işçinin derhal işe geri başlatılması.

Ücretsiz İzin Dayatmasının Kaldırılması: İşçilerin rızası dışında uygulanan süresiz ücretsiz izin politikasının son bulması.

İş Güvenliği (İSİG): Maden ocaklarında İş Sağlığı ve Güvenliği kurallarına uygun, insani bir çalışma ortamının sağlanması.

Kamulaştırma: Hak ihlalleriyle gündemden düşmeyen madenin devlet eliyle kamulaştırılarak iş güvencesinin teminat altına alınması.

"Kimsenin sözüne inanıp eylemi bırakmayacağız"

Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır, nisan ayındaki eylemlerde kendilerine "Suhuletle bu işi çözelim" diyen yetkililerin sözlerini tutmadığını belirterek, "1 Haziran itibarıyla ailelerimizle birlikte eylemdeyiz. Bu sefer paralar hesaplarımıza kuruşu kuruşuna yatmadan kimsenin sözüne inanıp eylem alanını terk etmeyeceğiz" dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın daha önce şirket hakkında sarf ettiği "Ben bu şirkete bir daha asla ruhsat falan vermem" açıklamalarını da hatırlatan işçiler, maden patronlarının devlet gözetiminde işçi haklarını gasp etmesine seyirci kalınmamasını istiyor.

Madenciler, tüm baskı ve ulaşım engellemelerine rağmen kararlılıkla yürümeye ve haklarını alana kadar başkentten ayrılmamaya yeminli.

Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanından CHP'de işten çıkarmalara ilişkin açıklama

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, parti genel merkezindeki işten çıkarmalara ilişkin, "Tekrar incelenecek bu işten çıkarmalar. Haklı feshe ikna olamadığımız bir şey varsa, geri döneriz, arkadaşların sözleşmelerini devam ettiririz" dedi

01.06.2026 13:54:00 / Güncelleme: 01.06.2026 13:58:01
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanından CHP'de işten çıkarmalara ilişkin açıklama
Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanından CHP'de işten çıkarmalara ilişkin açıklama
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, mahkemenin CHP kurultayına ilişkin verdiği 'mutlak butlan' kararı sonrası parti genel merkezinde başlayan işten çıkarmalara ilişkin değerlendirmede bulundu.

Sönmez, "Şu anda arkadaşlarımızın feshe gerek nedenlerle ilgili bilgileri 2 yolla öğrenme şansımız var. Birincisi; parti yöneticilerine küfür, hakaret, tehdit vesaire gibi kurum çalışanı disipline uymayacak şeyler yapmışsa. İkincisi ise bu süreçte mazeretsiz ve raporsuz şekilde işe gitmedikleri ve kağıt üzerinde kadrolu göründüklerine yönelik bir tespit varsa bunda yine bir fesih söz konusu olabilir. Bu da nihayetinde nasıl öğrenilebilir? Eğer kart basılıyor da basmamışsa, kart basılmış ama fiilen gitmemişse ancak içerideki çalışan arkadaşlar bunun bilgisini verir. 2 yılı aşkın süredir genel merkezde değiliz biz. Bu bizim yapabileceğimiz bir tespit değildir." ifadelerini kullandı.

"Haklı feshe ikna olamadığımız bir şey varsa arkadaşların sözleşmelerini devam ettiririz"
Sönmez, şöyle devam etti:

"Personelin giriş-çıkış sisteminden baktığınız zaman bir yılda mazeretsiz olarak 300 mesai günü var, bunun 285'inde gelmemişse, bu filli çalışan değildir. Tekrar incelenecek bu işten çıkarmalar. Genel olarak, 'çalışanın işine son verilsin', Cumhuriyet Halk Partisi'nin görüşü olamaz. Genel Merkez'deki idari tasarrufla bunlar yapıldı, benim kendi birimlerimdeki arkadaşlarla ilgili fesih nedenlerini tek tek inceleyeceğim. Gerekirse kendilerini de çağırır, konuşurum. Haklı feshe ikna olamadığımız bir şey varsa, geri döneriz, arkadaşların sözleşmelerini devam ettiririz. Bu gizlice yapılmış bir kıyım, bir operasyon vesaire olmadığı için bizim burada karnımızı ağrıtacak bir durum yok. Kendi birimim için de yeni bir görevlendirme yok."

CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası

CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası hareketli süreç devam ediyor.
CHP'de kritik haftada gözler atılacak yeni adımlarda. Grup Başkanı Özgür Özel yarın TBMM'de grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nunsa "Özel'e salon verilmeyeceği görüşünde olduğu” ifade ediliyor

01.06.2026 12:02:00
Haber Merkezi
CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası
CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası
CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası hareketli süreç devam ediyor.
CHP'de kritik haftada gözler atılacak yeni adımlarda. Grup Başkanı Özgür Özel yarın TBMM'de grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nunsa "Özel'e salon verilmeyeceği görüşünde olduğu" ifade ediliyor.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ankara Bölge İdare Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, yani istinafın "mutlak butlan" kararıyla birlikte Genel Başkanlığa dönmesi sonrası gözler CHP'de  atılacak adımlara çevrildi.

Söz konusu gelişme sonrası Grup Başkanlığı'na seçilen Özgür Özel ve ona yakın siyasetçiler, bugün itibariyle "en kısa zamanda kurultay yapılması" için imza toplamaya başlıyor.

Özel ayrıca, Kılıçdaroğlu'nun aksi yöndeki talimatına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor.

GRUP TOPLANTISI YAPILACAK MI?

Özel'e yakın isimler grup toplantısının gerçekleştirileceğini ve TBMM'de yapılacağını ifade etmişler, "Grup Başkanı" olması nedeniyle bunun önünde hiçbir engel olmadığını dile getirmişlerdi.

Kılıçdaroğlu tarafıysa TBMM Başkanlığı'na başvurarak Özel'in "Grup Başkanı" olarak seçilmesinin geçersiz sayılmasını istemişti.

KILIÇDAROĞLU GENEL MERKEZ'E GİDECEK

Kılıçdaroğlu bugün Genel Merkez'e giderek çalışmalarını orada yürütecek.

Özel ise Cumhurbaşkanı Aday Ofisi kapsamında TBMM'de çalışacak.

Özel, dün TBMM'de MYK üyeleriyle bir araya gelmiş, partideki son gelişmeleri ve Türkiye gündemi masaya yatırmıştı.

Çanakkale'de 30 kaçak göçmen kurtarıldı

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında motoru arızalanan lastik botla sürüklenen ve yardım talebinde bulunan 14'ü çocuk 30 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı

01.06.2026 10:59:00
İhlas Haber Ajansı
Çanakkale'de 30 kaçak göçmen kurtarıldı
Çanakkale'de 30 kaçak göçmen kurtarıldı
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi açıklarında motoru arızalanan lastik botla sürüklenen ve yardım talebinde bulunan 14'ü çocuk 30 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı.

Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı ekipleri, Ayvacık ilçesi açıklarında kaçak göçmenlerin olduğu lastik botun motor arızası nedeniyle sürüklendiği ve yardım talebinde bulunulduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik botları 'KB-103', 'KB-76' tarafından 14'ü çocuk toplamda 30 kaçak göçmen kurtarıldı.

Kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Ayvacık Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.