logo
24 HAZİRAN 2026

'Batı, Rusya karşıtlığında çok ileri gidiyor'

Sakarya'da üniversite öğrencilerine video-konferans yoluyla konuşma yapan Rusya Ankara Büyükelçisi Aleksey Erkhov'dan önemli açıklamalar

30.09.2022 19:43:00
'Batı, Rusya karşıtlığında çok ileri gidiyor'
'Batı, Rusya karşıtlığında çok ileri gidiyor'
Sakarya'da üniversite öğrencilerine video-konferans yoluyla konuşma yapan Rusya Ankara Büyükelçisi Aleksey Erkhov, 'Her şeyin 24 Şubat'ta başlamadığı aşikar, zira gördüğümüz her şey, asırlardır süregelen süreçlerin zincirinin sadece bir halkasıdır. Adım adım Rus edebiyatı ve Rus dili yasaklandı. Ülkemize karşı nefreti körüklemek amacıyla tarihi yeniden yazmaya, çocuklara yeni kalıplara göre eğitim vermeye başladılar. Rica ettik, uyardık, teklif ettik. Aslında Batı bizi duymak istemedi. Şimdi Batı, ülkemize ve halkımıza sonsuz tehditler savurarak saldırgan, Rusya karşıtı politikasında çok ileri gidiyor' dedi.
Rusya Ankara Büyükelçisi Aleksey Erkhov, 'Teoride ve Pratikte Çatışma Çözümü: Rusya-Ukrayna Savaşı ve Türkiye'nin Barışı Sağlamadaki Rolü' temalı program çerçevesinde video-konferans yoluyla konuşma yaptı. Sakaryalı üniversite öğrencileri, profesörler ve akademisyenlerine hitap eden Büyükelçi Erkhov, Ukrayna etrafındaki durumu ile küresel ve bölgesel güvenlik ile ilgili Rusya'nın yaklaşımlarını paylaştı.

'Her şeyin 24 Şubat'ta başlamadığı aşikar'
Günümüzde yaşanan olayların süregelen süreçlerin zincirin sadece bir halkası olduğuna değinen Erkhov, 'Günümüzde yaşanan olaylarda pek çok efsane, yalan haber, gerçeklikle alakası olmayan kavramlar ve hatta kasten yanıltıcı terimler ve klişeler mevcut. Demek istediğim, örneğin, Batı'da 'Rusya'nın provokasyonsuz saldırganlığı' hakkında sıklıkla duyduğumuz şeyler var. İfadenin kendisi biraz saçma görünüyor. 'Provokasyonsuz saldırganlık' ne anlama geliyor' Eğer bir saldırganlık bir provokasyonun sonucuysa, bu kabul edilebilir mi' Gerçek hayatta ve siyasette bu tür şeyler yaşanmaz. Her eylem, burada her sözcüğünü vurgulamak istiyorum, her eylem bir karşı eylemi provoke eder. Son Bizans imparatoru, kale duvarından Fatih Sultan Mehmet'in yaklaşan ordusuna bakarak 'provokasyonsuz saldırganlıktan' hayıflanıp şikayet mi etti' Hayır, gerçek hayatta her şey çok daha basit ve çetin. Ve dünyanın kaderi, çoğu zaman, ne yazık ki hukukla değil (hukuk çiğneniyor), kaba kuvvetle belirleniyor. İşte, bunlar böyle gerçekleşiyor. Bu arada, uzun zaman önce başımıza gelenleri ve şu anda neyle karşı karşıya olduğumuzu daha iyi göstermek için zaman zaman tarihsel kestirimlere başvuracağım. O halde, biz neredeyiz' Nelere tanıklık ediyoruz ve neyin içindeyiz' Yani Ukrayna ve çevresinde, diğer bir deyişle Türkiye'ye yakın bölgede neler oluyor' Tüm bunlar ne zaman başladı' Neticede her şeyin 24 Şubat'ta başlamadığı aşikar, zira gördüğümüz her şey, asırlardır süregelen süreçlerin zincirinin sadece bir halkasıdır. Tüm bunların ne zaman başladığını söylemenin zor olduğunu biliyorsunuz' dedi.

'Ülkemize karşı nefreti körüklemek için tarihi yeniden yazmaya başladılar'
Ukrayna'nın bir 'anti-Rusya' haline getirilmesinin hedeflendiğine değinen Erkhov, 'Ama şimdi bazı farklı konulara odaklanmak istiyorum. Yani 1991 yılında bağımsızlığını kazanan Ukrayna'da başlayan süreçlere. Demek istediğim, Ukrayna'yı bir 'anti-Rusya' haline getirmeyi amaçlayan geniş ölçekli çalışma, Batı'nın en aktif finansal ve organizasyonel desteğiyle ve Türkiye'de çok iyi bilinen George Soros'un yapıları gibi Batı'nın 'yumuşak güç' mekanizmalarıyla yürütülen çalışmadır. Adım adım Rus edebiyatı ve Rus dili yasaklandı. Ülkemize karşı nefreti körüklemek amacıyla tarihi yeniden yazmaya, çocuklara yeni kalıplara göre eğitim vermeye başladılar. Hitler'in işbirlikçileri olan Nazici Bandera ve Shukhevych'i ulusal kahramanlar mertebesine yükselten aşırı milliyetçi gruplar, daha özgür ve engelsiz bir şekilde hareket etmeye başladılar, Nazi Almanyası'nda olduğu gibi ülkede fener alayları düzenlenmeye başlandı. Böylece nüfusun, daha çok gençlerin ve çocukların beyninin yıkanmasına yönelik faaliyetler başladı. Ve 2014'te Rusça, Türkçe, Ukraynaca gibi tüm dillerde oldukça açık anlam taşıyan bir kelime olan 'Maidan' yaşandı ve bu, bizim Moskova'da kesinlikle inandığımız üzere, yasal olarak seçilmiş Devlet Başkanı Viktor Yanukovich'in devrilmesine ve ülkede yeni bir gücün kurulmasına yol açtı. Maidan'ın ve diğer sözde 'renkli devrimlerin' teknolojileri, daha önce başka ülkelerde uygulandı, bazılarında başarılı, bazılarında başarısız oldu' diye konuştu.

'Cezadan muaf bir şekilde Rusları öldürme çağrısında bulunuyorlar'
Rusya Ankara Büyükelçisi Aleksey Erkhov, 'Yetkililer, Ruslara karşı nefreti körükleyerek bu süreçleri açıkça teşvik ettiler. Böylece, Ukrayna devletinin desteğiyle etnik Ruslara karşı etnik hoşgörüsüzlük ideolojisi dayatılıyor. Ülkenin resmi yetkilileri, artık Nazi benzeri doğalarından utanmıyorlar ve açıkça ve cezadan muaf bir şekilde Rusları öldürme çağrısında bulunuyorlar. Ukrayna, NATO'nun Sovyet sonrası coğrafyanın kontrolünü ele geçirmesi sürecinde en önemli halka haline geldi. NATO, uzun bir süredir sınırlarımıza giderek daha fazla yaklaşıyor. Bu da haklı olarak Rusya'yı endişelendiriyor. Bizim bakış açımıza göre NATO, Soğuk Savaş'ın bir kalıntısıdır ve ona duyulan ihtiyaç artık ortadan kalkmıştır. Ancak NATO varlığını sürdürüyor ve gördüğümüz üzere, bu ittifak yalnızca ABD dış politikasının aracı olarak kullanılıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin inisiyatifiyle, müzakereci nesiller tarafından oluşturulan silah kontrolü ve stratejik istikrarı koruma mekanizmaları lağvediliyor. Doktrinel düzeyde, Amerikalılar nükleer silahların kullanım eşiğini düşürdüler ve önde gelen NATO ülkelerinin bazı üst düzey temsilcileri, Rusya'ya karşı kitle imha silahlarının - nükleer silahların - kullanılmasının olası ve kabul edilebilir olduğunu söylemeye başladı. Ve bu konuyu gündeme ilk getiren biz değildik. Bu ve diğer endişe verici hususlar, askeri planlayıcıları, felaketle sonuçlanabilecek bir nükleer çatışmanın en tehlikeli senaryoları üzerinde çalışmaya zorluyor. Rusya, sürekli olarak eşit ve bölünmez bir güvenlik sistemi inşa edilmesini savundu. Geçen Aralık ayında, Rusya'nın batı sınırlarında öngörülebilirliğin ve istikrarın yeniden tesisini garanti edecek hukuki açıdan bağlayıcı anlaşmalar yapmak için büyük ve samimi bir girişim başlattık. Ancak ittifak, NATO'nun Doğu'ya daha fazla genişlememesini ve bizi tehdit eden saldırı silahlarının konuşlandırılmamasını garanti etmeyi reddederek, Rusya'nın önerilerinin kilit hususlarına olumsuz yanıt verdi. Aslında, temel çıkarlarımızı savunma hakkımız reddedildi' şeklinde konuştu.

'Rica ettik, uyardık, teklif ettik. Batı bizi duymak istemedi'
Ukrayna'nın NATO'ya katılmasına neden karşı olduklarını anlatan Erkhov, 'Ukrayna'nın NATO'ya katılmasına neden karşıyız' Çok basit. Zira bugünkü biçimiyle, bir Nazi devleti biçimindeki Ukrayna, ittifak tarafından Rusya'ya doğrudan ve ani tehditler oluşturmak için kullanılacaktır. Bir füzenin Ukrayna topraklarından Rusya'nın kalbine uçuş süresi sadece birkaç dakikadır. Rica ettik, uyardık, teklif ettik. Aslında Batı bizi duymak istemedi. Dolayısıyla bu, bir özel askeri harekat başlatma kararının faktörlerinden biri haline geldi. Pekala, başladık. Genel olarak, silahlı kuvvetlerin devlet sınırları dışında kullanılması çok nadir görülen bir uygulama değildir. Örneğin, Türkiye'nin Kuzey Irak veya Suriye'deki operasyonlarını ele alalım. Ya da Kıbrıs. Orada da bir devlet kardeşlerini korumak için müdahale etmeye karar verdi. Şu anda, uluslararası beşeri hukukun akla gelebilecek tüm standartlarının ihlali ve insanların öldürülmesi ile ilgili histerik bağırışlar duyuyoruz. Bu doğru, insanlar ölüyor, ancak gerçeklerle yüzleşmek ve insanların öncelikle Donbass ve Ukrayna'nın diğer bölgelerindeki sivil bölgelerin Ukrayna silahlı kuvvetleri ve aşırı milliyetçi taburlar tarafından kesinlikle anlamsız bombardımanı sonucu öldürüldüğünü gösteren bulguları bir kenara atmaya son vermek gerekiyor. Kiev, utanmadan misket bombaları, anti-personel kara mayınları gibi yasaklanmış silahları kullanıyor, yerleşim bölgelerine saldırıyor. Bu düpedüz terördür. Bu dün başlamadı. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, teröristlerin sıklıkla başvurduğu gibi çeşitli silah sistemlerini yerleşim yerlerine ve sosyal tesislere yerleştirip, onları ateş hasarı vermek için hedef haline getirmekten çekinmemektedir' ifadelerini kullandı.

'Batı, Rusya karşıtı politikasında çok ileri gidiyor'
Aleksey Erkhov, 'Ve size sormak istiyorum, Rusya'yı suçlamaya çalışanlar, Ukrayna topçuları tarafından düzenlenen bombardımanlar nedeniyle binlerce sivilin katledildiği tüm bu sekiz yıl boyunca neredeydi' Hiçbirimiz Ukrayna ordusunun yaptıklarına dair herhangi bir kınama duymadık. Herkes, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri tarafından Donetsk'te sivillerin toplu olarak öldürüldüğü yakın geçmişteki vakayı görmezden geldiği gibi, utançla ve hatta bazen açık açık buna da göz yumdu. Bugün yaşananlar, Batı'nın Ukrayna'da herhangi bir siyasi çözüme karşı olduğunu kanıtlıyor. Özel askeri harekatın başlamasından sonra, özellikle İstanbul görüşmelerinde, Kievli temsilciler tekliflerimize bir hayli olumlu yanıt verdiler. Bu teklifler, her şeyden önce Rusya'nın güvenliğini ve çıkarlarını güvence altına almakla ilgiliydi. Fakat barışçıl bir çözüm Batı'ya açıkça uymadı, bu nedenle, birtakım uzlaşmalar koordine edildikten sonra, Kiev'e fiilen tüm bu anlaşmaları bozması emredildi. Şimdi Batı, ülkemize ve halkımıza sonsuz tehditler savurarak saldırgan, Rusya karşıtı politikasında çok ileri gidiyor. Bazı sorumsuz Batılı politikacılar, Kırım ve diğer Rus bölgelerine saldırılar düzenlemek için kullanılabilecek uzun menzilli saldırı silahlarının Ukrayna'ya tedarik edilmesiyle ilgili planlarından bahsetmekten daha fazlasını yapıyorlar' dedi.

'Demokratik süreçlerin sonuçlarına saygı duyacağız'
Dünyadaki ülkelerin büyük çoğunluğu tarafından desteklendiklerini de aktaran Erkhov, 'Rusya'yı ekonomik olarak tamamen zayıflatmak amacıyla bize karşı yaptırımlar uygulandı. Ancak yaşanan gelişmeler, ülkemizi izole etmekte başarılı olamayacaklarını gösterdi. Dünyadaki ülkelerin büyük çoğunluğu tarafından destekleniyoruz. Bunu anlamanız için haritaya bakmanız yeterli. ABD ve müttefikleri tarafından Rusya'ya karşı başlatılan yaptırım ve diğer baskı kampanyalarına katılmayarak bizi destekliyorlar. Dolayısıyla, Ukrayna'daki etnik Rusların hayatını çekilmez hale getiren Ukraynalı yetkililerdi. Nihayetinde bu bölgelerin Rusya Federasyonu'na katılımı konusundaki referandumlara sebebiyet veren bu süreci başlatan Ukraynalı yetkililerdi. Devlet Başkanı Vladimir Putin'in dediği gibi, bu demokratik süreçlerin sonuçlarına kesinlikle saygı duyacağız' diye konuştu.İHA

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.