logo
08 AĞUSTOS 2026

'Batı, Rusya karşıtlığında çok ileri gidiyor'

Sakarya'da üniversite öğrencilerine video-konferans yoluyla konuşma yapan Rusya Ankara Büyükelçisi Aleksey Erkhov'dan önemli açıklamalar

30.09.2022 19:43:00
 
'Batı, Rusya karşıtlığında çok ileri gidiyor'
'Batı, Rusya karşıtlığında çok ileri gidiyor'
Sakarya'da üniversite öğrencilerine video-konferans yoluyla konuşma yapan Rusya Ankara Büyükelçisi Aleksey Erkhov, 'Her şeyin 24 Şubat'ta başlamadığı aşikar, zira gördüğümüz her şey, asırlardır süregelen süreçlerin zincirinin sadece bir halkasıdır. Adım adım Rus edebiyatı ve Rus dili yasaklandı. Ülkemize karşı nefreti körüklemek amacıyla tarihi yeniden yazmaya, çocuklara yeni kalıplara göre eğitim vermeye başladılar. Rica ettik, uyardık, teklif ettik. Aslında Batı bizi duymak istemedi. Şimdi Batı, ülkemize ve halkımıza sonsuz tehditler savurarak saldırgan, Rusya karşıtı politikasında çok ileri gidiyor' dedi.
Rusya Ankara Büyükelçisi Aleksey Erkhov, 'Teoride ve Pratikte Çatışma Çözümü: Rusya-Ukrayna Savaşı ve Türkiye'nin Barışı Sağlamadaki Rolü' temalı program çerçevesinde video-konferans yoluyla konuşma yaptı. Sakaryalı üniversite öğrencileri, profesörler ve akademisyenlerine hitap eden Büyükelçi Erkhov, Ukrayna etrafındaki durumu ile küresel ve bölgesel güvenlik ile ilgili Rusya'nın yaklaşımlarını paylaştı.

'Her şeyin 24 Şubat'ta başlamadığı aşikar'
Günümüzde yaşanan olayların süregelen süreçlerin zincirin sadece bir halkası olduğuna değinen Erkhov, 'Günümüzde yaşanan olaylarda pek çok efsane, yalan haber, gerçeklikle alakası olmayan kavramlar ve hatta kasten yanıltıcı terimler ve klişeler mevcut. Demek istediğim, örneğin, Batı'da 'Rusya'nın provokasyonsuz saldırganlığı' hakkında sıklıkla duyduğumuz şeyler var. İfadenin kendisi biraz saçma görünüyor. 'Provokasyonsuz saldırganlık' ne anlama geliyor' Eğer bir saldırganlık bir provokasyonun sonucuysa, bu kabul edilebilir mi' Gerçek hayatta ve siyasette bu tür şeyler yaşanmaz. Her eylem, burada her sözcüğünü vurgulamak istiyorum, her eylem bir karşı eylemi provoke eder. Son Bizans imparatoru, kale duvarından Fatih Sultan Mehmet'in yaklaşan ordusuna bakarak 'provokasyonsuz saldırganlıktan' hayıflanıp şikayet mi etti' Hayır, gerçek hayatta her şey çok daha basit ve çetin. Ve dünyanın kaderi, çoğu zaman, ne yazık ki hukukla değil (hukuk çiğneniyor), kaba kuvvetle belirleniyor. İşte, bunlar böyle gerçekleşiyor. Bu arada, uzun zaman önce başımıza gelenleri ve şu anda neyle karşı karşıya olduğumuzu daha iyi göstermek için zaman zaman tarihsel kestirimlere başvuracağım. O halde, biz neredeyiz' Nelere tanıklık ediyoruz ve neyin içindeyiz' Yani Ukrayna ve çevresinde, diğer bir deyişle Türkiye'ye yakın bölgede neler oluyor' Tüm bunlar ne zaman başladı' Neticede her şeyin 24 Şubat'ta başlamadığı aşikar, zira gördüğümüz her şey, asırlardır süregelen süreçlerin zincirinin sadece bir halkasıdır. Tüm bunların ne zaman başladığını söylemenin zor olduğunu biliyorsunuz' dedi.

'Ülkemize karşı nefreti körüklemek için tarihi yeniden yazmaya başladılar'
Ukrayna'nın bir 'anti-Rusya' haline getirilmesinin hedeflendiğine değinen Erkhov, 'Ama şimdi bazı farklı konulara odaklanmak istiyorum. Yani 1991 yılında bağımsızlığını kazanan Ukrayna'da başlayan süreçlere. Demek istediğim, Ukrayna'yı bir 'anti-Rusya' haline getirmeyi amaçlayan geniş ölçekli çalışma, Batı'nın en aktif finansal ve organizasyonel desteğiyle ve Türkiye'de çok iyi bilinen George Soros'un yapıları gibi Batı'nın 'yumuşak güç' mekanizmalarıyla yürütülen çalışmadır. Adım adım Rus edebiyatı ve Rus dili yasaklandı. Ülkemize karşı nefreti körüklemek amacıyla tarihi yeniden yazmaya, çocuklara yeni kalıplara göre eğitim vermeye başladılar. Hitler'in işbirlikçileri olan Nazici Bandera ve Shukhevych'i ulusal kahramanlar mertebesine yükselten aşırı milliyetçi gruplar, daha özgür ve engelsiz bir şekilde hareket etmeye başladılar, Nazi Almanyası'nda olduğu gibi ülkede fener alayları düzenlenmeye başlandı. Böylece nüfusun, daha çok gençlerin ve çocukların beyninin yıkanmasına yönelik faaliyetler başladı. Ve 2014'te Rusça, Türkçe, Ukraynaca gibi tüm dillerde oldukça açık anlam taşıyan bir kelime olan 'Maidan' yaşandı ve bu, bizim Moskova'da kesinlikle inandığımız üzere, yasal olarak seçilmiş Devlet Başkanı Viktor Yanukovich'in devrilmesine ve ülkede yeni bir gücün kurulmasına yol açtı. Maidan'ın ve diğer sözde 'renkli devrimlerin' teknolojileri, daha önce başka ülkelerde uygulandı, bazılarında başarılı, bazılarında başarısız oldu' diye konuştu.

'Cezadan muaf bir şekilde Rusları öldürme çağrısında bulunuyorlar'
Rusya Ankara Büyükelçisi Aleksey Erkhov, 'Yetkililer, Ruslara karşı nefreti körükleyerek bu süreçleri açıkça teşvik ettiler. Böylece, Ukrayna devletinin desteğiyle etnik Ruslara karşı etnik hoşgörüsüzlük ideolojisi dayatılıyor. Ülkenin resmi yetkilileri, artık Nazi benzeri doğalarından utanmıyorlar ve açıkça ve cezadan muaf bir şekilde Rusları öldürme çağrısında bulunuyorlar. Ukrayna, NATO'nun Sovyet sonrası coğrafyanın kontrolünü ele geçirmesi sürecinde en önemli halka haline geldi. NATO, uzun bir süredir sınırlarımıza giderek daha fazla yaklaşıyor. Bu da haklı olarak Rusya'yı endişelendiriyor. Bizim bakış açımıza göre NATO, Soğuk Savaş'ın bir kalıntısıdır ve ona duyulan ihtiyaç artık ortadan kalkmıştır. Ancak NATO varlığını sürdürüyor ve gördüğümüz üzere, bu ittifak yalnızca ABD dış politikasının aracı olarak kullanılıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin inisiyatifiyle, müzakereci nesiller tarafından oluşturulan silah kontrolü ve stratejik istikrarı koruma mekanizmaları lağvediliyor. Doktrinel düzeyde, Amerikalılar nükleer silahların kullanım eşiğini düşürdüler ve önde gelen NATO ülkelerinin bazı üst düzey temsilcileri, Rusya'ya karşı kitle imha silahlarının - nükleer silahların - kullanılmasının olası ve kabul edilebilir olduğunu söylemeye başladı. Ve bu konuyu gündeme ilk getiren biz değildik. Bu ve diğer endişe verici hususlar, askeri planlayıcıları, felaketle sonuçlanabilecek bir nükleer çatışmanın en tehlikeli senaryoları üzerinde çalışmaya zorluyor. Rusya, sürekli olarak eşit ve bölünmez bir güvenlik sistemi inşa edilmesini savundu. Geçen Aralık ayında, Rusya'nın batı sınırlarında öngörülebilirliğin ve istikrarın yeniden tesisini garanti edecek hukuki açıdan bağlayıcı anlaşmalar yapmak için büyük ve samimi bir girişim başlattık. Ancak ittifak, NATO'nun Doğu'ya daha fazla genişlememesini ve bizi tehdit eden saldırı silahlarının konuşlandırılmamasını garanti etmeyi reddederek, Rusya'nın önerilerinin kilit hususlarına olumsuz yanıt verdi. Aslında, temel çıkarlarımızı savunma hakkımız reddedildi' şeklinde konuştu.

'Rica ettik, uyardık, teklif ettik. Batı bizi duymak istemedi'
Ukrayna'nın NATO'ya katılmasına neden karşı olduklarını anlatan Erkhov, 'Ukrayna'nın NATO'ya katılmasına neden karşıyız' Çok basit. Zira bugünkü biçimiyle, bir Nazi devleti biçimindeki Ukrayna, ittifak tarafından Rusya'ya doğrudan ve ani tehditler oluşturmak için kullanılacaktır. Bir füzenin Ukrayna topraklarından Rusya'nın kalbine uçuş süresi sadece birkaç dakikadır. Rica ettik, uyardık, teklif ettik. Aslında Batı bizi duymak istemedi. Dolayısıyla bu, bir özel askeri harekat başlatma kararının faktörlerinden biri haline geldi. Pekala, başladık. Genel olarak, silahlı kuvvetlerin devlet sınırları dışında kullanılması çok nadir görülen bir uygulama değildir. Örneğin, Türkiye'nin Kuzey Irak veya Suriye'deki operasyonlarını ele alalım. Ya da Kıbrıs. Orada da bir devlet kardeşlerini korumak için müdahale etmeye karar verdi. Şu anda, uluslararası beşeri hukukun akla gelebilecek tüm standartlarının ihlali ve insanların öldürülmesi ile ilgili histerik bağırışlar duyuyoruz. Bu doğru, insanlar ölüyor, ancak gerçeklerle yüzleşmek ve insanların öncelikle Donbass ve Ukrayna'nın diğer bölgelerindeki sivil bölgelerin Ukrayna silahlı kuvvetleri ve aşırı milliyetçi taburlar tarafından kesinlikle anlamsız bombardımanı sonucu öldürüldüğünü gösteren bulguları bir kenara atmaya son vermek gerekiyor. Kiev, utanmadan misket bombaları, anti-personel kara mayınları gibi yasaklanmış silahları kullanıyor, yerleşim bölgelerine saldırıyor. Bu düpedüz terördür. Bu dün başlamadı. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, teröristlerin sıklıkla başvurduğu gibi çeşitli silah sistemlerini yerleşim yerlerine ve sosyal tesislere yerleştirip, onları ateş hasarı vermek için hedef haline getirmekten çekinmemektedir' ifadelerini kullandı.

'Batı, Rusya karşıtı politikasında çok ileri gidiyor'
Aleksey Erkhov, 'Ve size sormak istiyorum, Rusya'yı suçlamaya çalışanlar, Ukrayna topçuları tarafından düzenlenen bombardımanlar nedeniyle binlerce sivilin katledildiği tüm bu sekiz yıl boyunca neredeydi' Hiçbirimiz Ukrayna ordusunun yaptıklarına dair herhangi bir kınama duymadık. Herkes, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri tarafından Donetsk'te sivillerin toplu olarak öldürüldüğü yakın geçmişteki vakayı görmezden geldiği gibi, utançla ve hatta bazen açık açık buna da göz yumdu. Bugün yaşananlar, Batı'nın Ukrayna'da herhangi bir siyasi çözüme karşı olduğunu kanıtlıyor. Özel askeri harekatın başlamasından sonra, özellikle İstanbul görüşmelerinde, Kievli temsilciler tekliflerimize bir hayli olumlu yanıt verdiler. Bu teklifler, her şeyden önce Rusya'nın güvenliğini ve çıkarlarını güvence altına almakla ilgiliydi. Fakat barışçıl bir çözüm Batı'ya açıkça uymadı, bu nedenle, birtakım uzlaşmalar koordine edildikten sonra, Kiev'e fiilen tüm bu anlaşmaları bozması emredildi. Şimdi Batı, ülkemize ve halkımıza sonsuz tehditler savurarak saldırgan, Rusya karşıtı politikasında çok ileri gidiyor. Bazı sorumsuz Batılı politikacılar, Kırım ve diğer Rus bölgelerine saldırılar düzenlemek için kullanılabilecek uzun menzilli saldırı silahlarının Ukrayna'ya tedarik edilmesiyle ilgili planlarından bahsetmekten daha fazlasını yapıyorlar' dedi.

'Demokratik süreçlerin sonuçlarına saygı duyacağız'
Dünyadaki ülkelerin büyük çoğunluğu tarafından desteklendiklerini de aktaran Erkhov, 'Rusya'yı ekonomik olarak tamamen zayıflatmak amacıyla bize karşı yaptırımlar uygulandı. Ancak yaşanan gelişmeler, ülkemizi izole etmekte başarılı olamayacaklarını gösterdi. Dünyadaki ülkelerin büyük çoğunluğu tarafından destekleniyoruz. Bunu anlamanız için haritaya bakmanız yeterli. ABD ve müttefikleri tarafından Rusya'ya karşı başlatılan yaptırım ve diğer baskı kampanyalarına katılmayarak bizi destekliyorlar. Dolayısıyla, Ukrayna'daki etnik Rusların hayatını çekilmez hale getiren Ukraynalı yetkililerdi. Nihayetinde bu bölgelerin Rusya Federasyonu'na katılımı konusundaki referandumlara sebebiyet veren bu süreci başlatan Ukraynalı yetkililerdi. Devlet Başkanı Vladimir Putin'in dediği gibi, bu demokratik süreçlerin sonuçlarına kesinlikle saygı duyacağız' diye konuştu.İHA

Kardeniz'in en güzel kalesi


 
 
Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi'nde sarp kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim doğa ve tarih tutkunlarının ilgisini çekiyor.

08.08.2026 14:32:00
Haber Merkezi
 
Kardeniz'in en güzel kalesi
Kardeniz'in en güzel kalesi

Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi'nde 1. derece arkeolojik sit alanında sarp bir kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.


Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü


 
 
Afyonkarahisar'da Kütahyalılar firmasına ait yolcu otobüsü kamyonete çarptı, 1 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.

08.08.2026 13:09:00 / Güncelleme: 08.08.2026 13:21:20
AA
 
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü

Afyonkarahisar'da yolcu otobüsünün kamyonete çarpması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi yaralandı. Kütahyalılar firmasına ait, Z.Y. yönetimindeki 43 KP 338 plakalı yolcu otobüsü, Afyonkarahisar-Antalya kara yolu Sinanpaşa ilçesine bağlı Akören beldesi yakınlarında, H.S. idaresindeki 06 BFV 460 plakalı kamyonete arkadan çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi.



Kamyoneti bariyerlerin ötesine fırlattı

Bariyerlere çarpan kamyonetin sürücüsü H.S'nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kamyonette bulunan 1 kişi ile otobüsteki 14 kişi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çevre hastanelere kaldırıldı.

8 Ağustos onların günü


 
2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

08.08.2026 13:02:00
HABER MERKEZİ/AA
 
8 Ağustos onların günü
8 Ağustos onların günü

2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

Bu kapsamda, nesli tükenme tehlikesi altındaki kedi türlerinin korunması için çeşitli bilimsel ve kurumsal çalışmalar yürütülüyor. Vahşi türler için doğal yaşam alanları korunurken; evcil ırklarda genetik saflığın devamı için kontrollü üretim programları uygulanıyor. Türkiye'nin simgelerinden biri olan Ankara kedisi de nesli tükenme tehlikesi altında olması nedeniyle koruma altında bulunan türler arasında yer alıyor. En eski uzun tüylü kedi ırklarından biri olarak tanımlanan ve Avrupa'da "Angora" kedisi olarak bilinen Ankara kedisi, kendine has uzun ve parlak tüyleri ve farklı renkte gözleriyle dikkati çekiyor.

Şiddetli karın ağrısına dikkat!


 
 
Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor.

08.08.2026 06:49:00
Murat Çorbacı
 
Şiddetli karın ağrısına dikkat!
Şiddetli karın ağrısına dikkat!

Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor. Tıp dilinde 'akut kolesistit' olarak adlandırılan bu tabloda erken tanı ve zamanında uygulanan cerrahi tedavi sayesinde hastalar genellikle kısa sürede sağlıklarına kavuşuyor. Ancak gecikmiş başvurular safra kesesinde delinme, yaygın karın zarı enfeksiyonu ve sepsis gibi yaşamı tehdit eden ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Ne zaman harekete geçmeli

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, "Bu nedenle saatlerce süren ve özellikle ateş, bulantı ile kusmanın eşlik ettiği şiddetli karın ağrısı hiçbir zaman ihmal edilmemeli ve en kısa sürede genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır" dedi. Safra kesesi, karaciğer tarafından üretilen safrayı depolayan ve özellikle yağlı yemeklerden sonra bağırsağa boşaltarak yağların sindirimine yardımcı olan küçük ancak önemli bir organ.


Kadınlarda daha sık görülüyor

Safra kesesi iltihabı kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2-3 kat daha sık görülüyor. Östrojen hormonunun safra içerisindeki kolesterol miktarını artırması ve hamilelik döneminde safra kesesi hareketlerinin yavaşlaması, kadınlarda daha sık rastlanmasının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. İleri yaş, aile öyküsü, obezite, diyabet, yüksek kolesterol, uzun süreli açlık, hızlı kilo kaybı ve bazı kan hastalıkları da hastalık riskini artıran diğer faktörleri oluşturuyor.

Yağlı yemekler azdırıyor

Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi, özellikle yağlı yemeklerden sonra başlayan, karnın sağ üst bölgesinde hissedilen ve giderek şiddetlenen ağrı oluyor. Bu ağrı çoğu zaman sağ omuza, sağ kürek kemiğinin altına veya sırta yayılabiliyor ve birkaç saatten uzun sürüyor. Ağrıya bulantı, kusma, iştahsızlık ve ateş eşlik edebiliyor. Hastalık ilerledikçe titreme, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu gelişebiliyor.

232 belediye başkanı CHP’den istifa etti

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, ana muhalefet partisinde büyük bir kırılma yaşandığını belirterek, 232 belediye başkanının CHP'den istifa ettiğini ve büyük bölümünün yeni partiye katıldığını açıkladı. Tüzün, ağustos ayı sonuna kadar bu sayının 300'ü aşacağını öngördüklerini ifade etti

07.08.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, yerel yönetimler bazında Türk siyasi tarihinin en büyük kitlesel geçiş dalgalarından birinin yaşandığını iddia etti. Özgür Özel liderliğinde CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin kurduğu YENİ Parti saflarına, belediye başkanlarının da hızla eklenmeye başladığı belirtildi.

İstifaların kurumsal dağılımı ve 28 il detayı

Toplantıda istifa eden belediye başkanlarının kırılımını net rakamlarla paylaşan Tüzün, yerel yönetim temsilcilerinin resmi kayıt işlemlerine başladığını dile getirdi. Paylaşılan verilere göre istifa eden 232 belediye başkanının kurumsal dağılımı şu şekilde:

• Büyükşehir ilçelerine bağlı 109 ilçe belediye başkanı

• İllere bağlı 54 ilçe belediye başkanı

• Beldelere bağlı 50 belde belediye başkanı

• İl belediye başkanlığı düzeyinde başvuran 17 isim

Tüzün, yaşanan bu istifa dalgasının ardından Türkiye genelindeki 28 ilde hiç CHP'li belediye başkanı kalmadığını ileri sürdü. Bu iller arasında Aydın, Bursa, Balıkesir, Hatay, Bolu, Bilecik, Çanakkale, Kocaeli, Manisa, Samsun ve Trabzon gibi kritik büyükşehir ve merkez iller yer alıyor.

"Ay sonunda sayı 300'ü geçecek"

Büyükşehir belediye başkanlarının geçiş takvimine de değinen Tüzün, ağustos ve eylül aylarında yapılacak belediye meclis toplantılarındaki aritmetik dengelerin korunmasının önemine dikkat çekti. Meclis dengeleri gözetildiği için birçok başkanın istifasını beklettiğini söyleyen Tüzün, "Belediye başkanlarımızın bizzat tarafımı arayarak ilettikleri beyanlar doğrultusunda, ağustos ayı sonu itibarıyla istifa edenlerin sayısının 300'ü geçeceğini tahmin ediyoruz" dedi.

Büyükşehirlerde son durum ne?

Gazetecilerin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollere yönelik sorularını yanıtlayan Yaşar Tüzün, güncel durumu şu sözlerle özetledi: "İstanbul ve Ankara ile ilgili şu an için herhangi bir resmi görüşme ya da geçiş açıklaması söz konusu değil. Eskişehir, Muğla ve Tekirdağ gibi iller süreci kendi içlerinde değerlendirecek."

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği iddialarını yalanlayan Tüzün, kendisinin geçmişteki başarılı çalışmalarını hatırlatarak "Biz kendisiyle YENİ Partimizde buluşmayı umut ediyoruz" açıklamasında bulundu.

CHP'li 19 il belediye başkanından 17'sinin partiye başvurduğunu belirten Tüzün, Bartın Belediye Başkanı'nın kararını haftaya açıklayacağını, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin ise CHP'de kalmayı tercih ettiğini ve bu karara saygı duyduklarını vurguladı.

YENİ Parti'nin yerel yönetimlere dair temel ilkelerini ve vizyon belgesini ise önümüzdeki günlerde kapsamlı bir lansmanla kamuoyuna duyuracağı bildirildi.

Adalet Komisyonu önünde gerginlik

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" düzenlemesi olarak bilinen 12 maddelik kanun teklifinin görüşmeleri olaylı başladı. Toplantı salonunun kapısında İYİ Partili vekiller ile AK Partili üyeler arasında salonun küçüklüğü ve kapıların açılmaması nedeniyle sert tartışmalar yaşandı

07.08.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), tarihi adımlardan biri olarak nitelendirilen "Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki çerçevesini belirleyecek yasa teklifi için kritik bir viraja girdi.

Resmi adı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" olan 12 maddelik düzenleme, bugün saat 15.30 itibarıyla TBMM Adalet Komisyonu'nda masaya yatırıldı. Ancak görüşmeler öncesinde komisyon salonunun girişinde tansiyon yükseldi.

Kapıda "salon" kavgası: İYİ Partili vekiller tepki gösterdi

Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel başkanlığında toplanacak kurul öncesinde, salon kapısının geç açılması ve toplantının fiziki olarak yetersiz, küçük bir salonda yapılması muhalefetin tepkisini çekti.

TBMM Adalet Komisyonu salonu önünde bekleyen İYİ Parti milletvekilleri ile AK Parti milletvekilleri arasında sert sözlü tartışmalar yaşandı. İYİ Partili vekiller, böylesine kritik bir kanun teklifinin kamuoyundan ve milletvekillerinden kaçırılarak dar alanlarda müzakere edilmek istendiğini öne sürdü. Gerginliğin ardından komisyon, tartışmaların gölgesinde ilk oturumuna başladı.

Komisyon başkanı yüksel: "Bir af düzenlemesi değil"

Gergin başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, düzenlemenin içeriğine dair net mesajlar verdi. Söz konusu teklifin kesinlikle bir genel af niteliği taşımadığını vurgulayan Yüksel, "Bu teklif, milletimizin 40 yılı aşkın sürelik kanayan yarasını sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz" ifadelerini kullandı.

12 maddelik teklif neleri içeriyor?

Meclis Başkanlığına sunulan ve önümüzdeki hafta Genel Kurul'dan geçmesi planlanan teklifin öne çıkan hukuki detayları şunlar:

MGK Şartı ve 6 Aylık Süre: Düzenlemenin hayata geçmesi için Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) terör örgütünün fiilen lağvedildiğini ve silah bıraktığını Resmi Gazete'de ilan etmesi gerekiyor. Bu ilanın ardından örgüt mensuplarına adli makamlara başvurmaları için 6 aylık süre tanınacak.

Ceza Ertelemeleri: Silah bırakma şartına uyanların; örgüt üyeliği, yardım ve propaganda gibi suçlardan aldıkları cezalar belirli sürelerle ertelenecek. 15 yıl altı hapis cezaları için 5 yıl, 15 yıl üzeri cezalar için 10 yıl infaz erteleme uygulanacak.

Hak Yoksunluğu Kontrolü: Cezası ertelenen kişilere erteleme süresine göre 2 ya da 3 yıl boyunca seçme ve seçilme gibi hak yoksunlukları uygulanacak. Süreç içinde yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kararı düşecek ve infaz kaldığı yerden devam edecek.

Öcalan ve Yönetim Kadrosu Kapsam Dışı: Düzenlemede 1 Haziran 2005 öncesindeki ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları ile kasten adam öldürme gibi ağır suçlar tamamen kapsam dışı bırakıldı. Böylece teröristbaşı Abdullah Öcalan ve Kandil'deki tepe yöneticilerin yasadan yararlanmasının hukuken önüne geçildi.

Komisyondaki görüşmelerin hızla tamamlanarak kanun teklifinin önümüzdeki hafta Genel Kurul'a indirilmesi ve yasalaşması bekleniyor.

"Terörsüz Türkiye" sürecinde bugüne nasıl gelindi?

1 Ekim 2025 – İlk Sinyal: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM yeni yasama yılı açılış resepsiyonunda DEM Partili milletvekilleriyle tokalaşarak yeni bir sürecin kapısını araladı.

22 Ekim 2025 – Tarihi Çağrı: Devlet Bahçeli, parti grup toplantısında teröristbaşı Abdullah Öcalan'a hitaben, örgütü tasfiye ettiğini ve silah bıraktığını haykırması şartıyla "Umut Hakkı" kullanımı dahil yasal düzenlemelerin yapılabileceği tarihi çağrısını gerçekleştirdi.

Ekim - Aralık 2025 – Siyasi Trafik: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçeli'nin çağrısına tam destek verdiğini açıkladı. AK Parti, MHP ve DEM Parti hukukçuları arkada yasal zemin oluşturmak için teknik çalışmalara başladı.

Bahar 2026 – Bölgesel Görüşmeler: Sınır ötesindeki gelişmeler ve Türkiye'nin diplomatik adımları doğrultusunda terör örgütünün tasfiye sürecine yönelik uluslararası ve bölgesel istişareler yürütüldü.

5 Ağustos 2026 – Teklif Meclis'te: AK Parti, MHP ve DEM Parti gruplarından 360 milletvekilinin ortak imzasıyla hazırlanan 12 maddelik yasa teklifi resmi olarak TBMM Başkanlığına sunuldu.

7 Ağustos 2026 (Bugün) – Komisyonda İlk Oturum: Teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda muhalefet partilerinin fiziki alan yetersizliği protestoları ve sert tartışmalar eşliğinde ilk kez görüşülmeye başlandı.

Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan şüpheli hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulandı

07.08.2026 17:02:00 / Güncelleme: 07.08.2026 17:07:18
Anadolu Ajansı
 
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 5 Ağustos'ta avukatı aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, X sosyal medya platformunda "2007 Hakan Safi" isimli, 20 üyeden oluşan bir sohbet grubu kurulduğunu, gruba üye hesap kullanıcılarının kendisi ve 18 yaşından küçük kızına yönelik sistematik bir şekilde "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "tehdit" ve "hakaret" içerikli paylaşımlarda bulunduğunu iddia etti.

Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, söz konusu sosyal medya hesaplarının tespiti için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışma kapsamında şüpheli Cengiz Y. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlı, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Sevk yazısında "mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu" değerlendirmesi

Burada savcılığa çıkarılan zanlı, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu, eylemin hukuka aykırı olarak ve mağdurun rızası dışında gerçekleştirildiği belirtildi.

Yazıda, şüphelinin, mağdura yönelik "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak" suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, öngörülen ceza miktarı ile olayın oluş şekli de dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Sulh ceza hakimliği, şüpheli Cengiz Y. hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.

KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, "Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz" dedi

07.08.2026 14:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac'ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. KKKA aşısı için çalışmalarını sürdüren ekip, aşıda ilk faz çalışmalarını tamamlamak üzere. Çalışmalar hakkında bilgiler veren ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, çalışmaların sürdüğü laboratuvarın daha kapsamlı bir hale geleceğini söyleyerek, "Çok büyük bir laboratuvara kavuşuyoruz.

Bu alanda stratejik araştırmalar yapabileceğimiz kapsamlı bir laboratuvar imkanının olması bizim için önemli. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu laboratuvar imkanına sahip olabilmemiz sadece Kayseri için değil, ülkemiz ve tüm insanlık için de stratejik bir öneme sahip. Laboratuvarımızın da yıl sonu itibarıyla hazırlıklarımız bitmek üzere. İnşaatımız tamamlandı. Laboratuvarın teknik cihazlar anlamında son bağlantıları devam etmekte" dedi.

"Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz"

Çalışmalarına devam edilen KKKA aşısı hakkında bilgiler veren Altun, "Aykut Özdarendeli hocamız çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle çalışmalarına Kırım Kongo Kanamalı Virüslü ateşli hastalığı dediğimiz kene ısırmasının sebep olduğu rahatsızlıkla ilgili aşı çalışmalarına devam ediyor. Birinci fazla ilgili ciddi mesafe almış durumdayız. Burada biz elimizden geldiği kadar bu aşı süreçlerini yönetirken de ulusal ve uluslararası boyutta bunun kabul edilmesi bizim için esastır.

Biz hocamıza o süreçlerini de kolaylaştırmak için destek oluyoruz. Yaz aylarına başladığımızda hep gündemimize gelen bir rahatsızlık süreci olarak durmakta ama biz bu konularda Sağlık Bakanlığımızla ve Sağlık Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Benim tahminim birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum" diye konuştu.

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu

07.08.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
 AHBAP Derneği'nin feshi için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davada dernek yönetimine kayyum atanmasına karar verildi. Mahkemenin bu kararı ile derneğin fesih süreci başlamış oldu
İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, AHBAP Derneği'nin yönetimi için kayyum atanmasına karar verdi. Daha önce alınan tedbir kararları kapsamında derneğin mal varlıklarının yönetimi için kayyum heyeti tayin edilmiş, ayrıca iştirak şirketleri olan Ahbap Lojistik ve Ahbap İktisadi İşletmesi'ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanmıştı. Mahkemenin son kararıyla birlikte bu kez bizzat derneğin sevk ve idaresi kayyuma devredildi. Böylece ile derneğin hukuki varlığının sona erdirilmesi (fesih) süreci resmen başlatılmış oldu.

Kararda, İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği'nin 27 Temmuz 2026 tarihli kararıyla kayyım olarak belirlenen 3 kişinin AHBAP Derneği'ne yönetim kayyımı olarak atanmasına hükmedildi. Kayyım heyetinin dernek iş ve işlemlerini yürütmesi, mal varlığını koruması ve resmi süreçleri takip etmesi kararlaştırıldı.

Mahkeme, faaliyetlerin durdurulması kararının uygulanması kapsamında dernek binası ve eklentilerinin mühürlenmesine, fiziki faaliyetlerin engellenmesine ve kayyım heyetinin yönetime fiilen teslim edilmesine karar verdi. Bu kapsamda İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü, İstanbul Valiliği ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmanın odak noktasını; özellikle 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında AHBAP Derneği adına toplanan milyarlarca liralık yardım ve bağışların usulsüz kullanımı, haksız kazanç ve kara para aklama şüpheleri oluşturuyor. İlk olarak dernek kurucusu Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in mali hareketlerini inceleyen başsavcılık, Şile Belediyesi'nde düzenlenen festival rüşvet soruşturması belgeleriyle çapraz inceleme yaptı. İncelemelerde Haluk Levent, Berkant Acil ve Yeliz Kaya arasında hem mali transferler hem de organik çalışma birlikteliği tespit edildi.

İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, MASAK ve Mülkiye Müfettişliği raporlarının birleştirilmesiyle derinleştirilen soruşturmada mali bulgulara ulaşıldı. Sadece 2023 yılında milyarlarca lira bağış toplayan derneğin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, hesap bakiyelerinin neredeyse tamamen boşaltıldığı saptandı. Banka detaylarına göre dernek hesaplarında yalnızca 266 bin TL, 786 bin TL, 8 bin 598 Dolar ve 19 bin Euro civarında bir meblağ kaldığı görüldü. Hatta pazar günleri de dahil olmak üzere dernek hesaplarından yüksek miktarlı finansal işlemler yapıldığı ve bu hesaplarda tek işlem yetkilisinin Haluk Levent olduğu banka kayıtlarıyla doğrulandı.

Davaname metninde yer alan Mali Müfettişlik ve MASAK verilerine göre, dernek bütçesinden Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın kişisel hesaplarına tespit edilebilen ilk etapta 122 milyon TL doğrudan para çıkışı yapıldı. Ayrıca Dernek Haluk Levent'in derneği usulsüz şekilde borçlandırarak kambiyo senetleri düzenlediği, bu senetler karşılığında alınan yüksek değerli taşınmazların ve dernek iştiraki Ahbap Lojistik'e ait gayrimenkullerin Yeliz Kaya adına tescil ettirildiği belirlendi. Yeliz Kaya'nın sadece 2025 ve 2026 yıllarında dernekle bağlantılı 100 adet taşınmaz işlemi yaptığı, bunların 58 adedini şüpheli Esin Önder Çağlayan'a devrettiği tespit edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca Haluk Levent tarafından kullanılan hesaplardan yüksek hacimli yasal bahis oyunlarının oynandığı bilgisi yer aldı.

Teknik ve fiziki takip altında tutulan Haluk Levent'in, 12 Temmuz 2026 günü telefonlarını kapatıp sinyal kesici kullanarak kaçma izlenimi veren eylemlerde bulunduğu ve İzmir yolunda seyir halindeyken güvenlik güçlerince yakalandığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında 12, 14, 17 ve 27 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşen 4 ayrı operasyon sonucunda tutuklamalar ve adli kontroller peş peşe geldi.

Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Ezine ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı

07.08.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı
Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'nin Ezine ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince Ezine açıklarında bir grup kaçak göçmen olduğu tespit edildi. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik botu 'KB-57' tarafından hareket halinde durdurulan fiber karinalı lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.