logo
07 EKİM 2026

Batı Şeria'da İsrailli yerleşimciler, zeytin hasadı yapan Filistinlilere saldırdı: 1 ölü, 16 yaralı

İşgal altındaki Batı Şeria'da İsrailli yerleşimcilerin zeytin hasadı yapan Filistinlilere gerçekleştirdiği saldırılarda 1 kişi hayatını kaybetti, 16 kişi yaralandı

07.10.2026 17:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Batı Şeria'da İsrailli yerleşimciler, zeytin hasadı yapan Filistinlilere saldırdı: 1 ölü, 16 yaralı
Batı Şeria'da İsrailli yerleşimciler, zeytin hasadı yapan Filistinlilere saldırdı: 1 ölü, 16 yaralı
İşgal altındaki Batı Şeria'da İsrailli yerleşimcilerin zeytin hasadı yapan Filistinlilere gerçekleştirdiği saldırılarda 1 kişi hayatını kaybetti, 16 kişi yaralandı.

İşgal altındaki Batı Şeria'da İsrail askerlerinin koruması altındaki İsrailli yerleşimciler, Filistinlilere saldırılarını sürdürüyor. Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Nablus'un kuzeybatısındaki Burka köyü yakınlarında zeytin hasadı yapan Filistinlilerin İsrailli yerleşimcilerin saldırısına uğradığı ifade edildi.

Saldırı sonucu 44 yaşındaki Filistinli Ali Hassan Yasser al-Bazzari'nin hayatını kaybettiği, 16 Filistinlinin de yaralandığı aktarıldı. Filistin Kızılayı (PRCS) ise İsrail güçlerinin yaralılara ulaşmaya çalışan ambulans ekiplerine de saldırdığını ve 3 sağlık görevlisi ile 1 gönüllüyü kısa süreliğine gözaltına aldığını aktardı.

İşte uzmanların okul güvenliği reçetesi

Türkiye genelinde son dönemde eğitim kurumlarında tırmanışa geçen şiddet olayları ve güvenlik zafiyetleri, velileri, öğretmenleri ve karar vericileri harekete geçirdi. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ve İçişleri Bakanlığı peş peşe sert tedbirleri devreye alırken, güvenlik ve eğitim uzmanları kalıcı huzur için "bütüncül bir güvenlik ekosistemi" kurulması gerektiğine dikkat çekiyor

07.10.2026 16:10:00
Eyüp Kabil
 
İşte uzmanların okul güvenliği reçetesi
İşte uzmanların okul güvenliği reçetesi
Türkiye'de eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte okullardaki güvenlik sorunları yeniden kamuoyunun en sıcak gündem maddelerinden biri haline geldi. Özellikle Kahramanmaraş ve Şanlıurfa gibi illerde ve dün Başakşehir'de yaşanan menfur silahlı saldırıların yanı sıra akran zorbalığının dijital mecralara kayması, "Güvenli okul nedir ve nasıl sağlanır?" sorusunu acil bir ihtiyaç olarak önümüze koydu.

Resmî makamların attığı idari adımları, sahada uygulanan yeni yönetmelikleri ve uzmanların sunduğu somut çözüm önerilerini mercek altına aldık.


Bakanlıklardan ortak çizgi: X-ray, tek kapı ve yapay zekâ dönemi


Eğitim kurumlarında tırmanan risklere karşı İçişleri Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda yepyeni bir güvenlik konseptine geçildi. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından açıklanan "Güvenli Okul İklimi" tedbirleri kapsamında sahada köklü değişiklikler uygulanıyor.

Veliler artık okullara istedikleri an giriş yapamıyor. Geliştirilen Veli Randevu Sistemi üzerinden randevu almayan hiçbir dış şahıs ders saatlerinde okul binalarına kabul edilmiyor.

Resmi Gazete'de yayımlanan yeni yönetmelikle, okul yönetimlerine risk durumlarında öğrencilerin kişilik haklarını zedelemeden sınıflarda, sıralarda ve dolaplarda arama yapma yetkisi verildi. Okul giriş-çıkışları tek bir kontrollü kapıdan sağlanırken, yüksek riskli okullara X-ray cihazları ve siber devriye destekleri entegre ediliyor.

Binlerce okulda doğrudan "Okul Kolluk Görevlisi" (Okul Polisi) ve "Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi" konumlandırılarak emniyetle anlık hatlar kuruldu.


Uzman gözüyle okul güvenliği


Okul güvenliği üzerine önemli araştırmalara imza atan Güvenlik Uzmanı ve CSG City Security Group Kurucusu Osman Öztürk, güvenli okul kavramının çocuğun evden çıktığı andan itibaren eve döndüğü ana kadarki tüm süreci kapsadığını vurguluyor.

Öztürk'e göre okulların fiziki önlemlerle donatılması şart, ancak tek başına yeterli değil. Uzmanın dikkat çektiği hayati noktalar şu şekilde:

1. Okulun "zorbalık ve risk haritası" çıkarılmalı

Araştırmalar akran zorbalığının ve fiziksel şiddetin en çok okul bahçesi, kör koridorlar ve teneffüs alanları gibi gözetimin zayıfladığı yerlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Okul yönetimlerinin büyük bütçeler harcamadan önce kendi binalarının risk haritasını çıkarması ve nöbetçi öğretmen ile kamera takibini bu sıcak noktalarda yoğunlaştırması gerekiyor.

2. Bilgi kopukluğu engellenmeli: Erken uyarı sistemi

Büyük şiddet olayları nadiren bir anda ortaya çıkar. Çocuklar çoğunlukla niyetlerini dijital ortamda, arkadaş sohbetlerinde ya da davranış değişiklikleriyle önceden açık ederler. Rehberlik servisleri, öğretmenler ve aileler arasındaki bilgi kopukluğunu önleyecek, yapay zekâ destekli bir erken uyarı sistemi çocuğun "damgalanmadan" sisteme kazandırılmasını sağlayabilir.

3. Dijital şiddet kapıda beklemiyor, sınıfın içinde!

Öğrenciler arasında şiddetin en az yüzde 37'si dijital ortamlarda hayat buluyor. Sosyal medya üzerinden gelen hakaret ve tehditler okul koridorlarında fiziki kavgaya dönüşüyor. Bu nedenle siber güvenlik eğitimleri ve çocuklara "dijital davranış kültürü" kazandırılması fiziki bariyerler kadar koruyucudur.


"65 bin profesyonel şart"


Meclis gündemine taşınan kanun teklifleri ve eğitim sendikalarının raporları, okullardaki güvenlik personelinin geçici çözümler yerine kalıcı kadrolarla sağlanması gerektiğini savunuyor. Siyasiler ve uzmanlar, Türkiye genelindeki okulların korunması için en az 65 bin profesyonel güvenlik görevlisinin istihdam edilmesini talep ediyor.

Bununla birlikte, sadece polisiye tedbirlerin şiddeti önleyemeyeceği ortak kanaat. Okullara yeterli sayıda psikolog ve sosyal hizmet uzmanı atanarak; yoksulluk, aile içi şiddet veya psikolojik buhran yaşayan öğrencilerin erkenden tespit edilip rehabilitasyon sürecine alınması, sorunu kökten çözecek en büyük adım olarak görülüyor.

Eğitim kurumlarımızın tamamen güvenli hale gelmesi, devletin kararlı regülasyonları, okul idarelerinin sıfır toleranslı uygulamaları ve ailelerin çocuklarının dijital/fiziksel dünyasını yakından takip etmesiyle mümkün olacak.

Esenyurt'ta lisede bıçaklı kavga

İstanbul Esenyurt'taki bir lisede sınıf arkadaşları arasında çıkan tartışma bıçaklı kavgaya dönüştü; olayda yaralanan iki öğrenci hastaneye kaldırılırken, 16 yaşındaki şüpheli polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Olayla ilgili geniş çaplı adli inceleme ve soruşturma başlatıldı

07.10.2026 16:02:00 / Güncelleme: 07.10.2026 16:06:30
İHA
 
Esenyurt'ta lisede bıçaklı kavga
Esenyurt'ta lisede bıçaklı kavga
Esenyurt Sezai Karakoç Anadolu Lisesi'nde öğrenciler arasında çıkan tartışmada 2 öğrenci bıçakla yaralandı. Olay yerine gelerek bilgi alan Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, yaralı öğrencilerin tedavisinin devam ettiğini açıkladı.

Olay, Esenyurt Sezai Karakoç Anadolu Lisesi'nde meydana geldi. Öğrenciler arasında çıkan tartışma sırasında bir öğrenci, diğer 2 öğrenciyi bıçakla yaraladı. Olayın ardından okula polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin okulda yaptığı ilk müdahalenin ardından yaralı 2 öğrenci, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Saldırgan ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.



Kaymakam Çobanoğlu açıklama yaptı

Okula gelerek konuyla ilgili bilgi alan Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Çobanoğlu, "Sınıf içerisinde bir öğrencimiz, iki sınıf arkadaşını bıçakla yaralamış. Yaralılar hastaneye kaldırıldı. Tedavi süreçleri devam ediyor. Adli ve idari tahkikat sürüyor. Yaralı bir çocuğumuzun durumu iyi, hafif yaralı. Diğer çocuğumuzun tedavisi sürüyor. İnşallah en kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını diliyoruz" ifadelerini kullandı.

Şehit annesini "terör örgütü" yalanıyla 435 bin lira dolandırdılar: 5 gözaltı

Mersin'de şehit annesini telefonla arayarak kendisini başkomiser olarak tanıtan şüpheli, "bilgileriniz terör örgütüne karıştı" yalanıyla 435 bin lirasını dolandırdı. Paranın gönderildiği hesabın İstanbul'da yaşayan Berkan Ö.'ye ait olduğunu belirleyen polis ekipleri, parayı altına çevirerek elden teslim eden şüphelilerin de aralarında bulunduğu 5 şüpheliyi yakaladı

07.10.2026 14:20:00
İHA
 
Şehit annesini "terör örgütü" yalanıyla 435 bin lira dolandırdılar: 5 gözaltı
Şehit annesini "terör örgütü" yalanıyla 435 bin lira dolandırdılar: 5 gözaltı
Olay, 30 Eylül Çarşamba günü Mersin'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, şehit annesi S.V.'yi telefonla arayan şüpheli, kendisini başkomiser olarak tanıtarak bilgilerinin terör örgütüne karıştığını söyledi. Şüphelinin yönlendirmesiyle bir banka hesabına 435 bin lira gönderen S.V., daha sonra dolandırıldığını anlayarak polise başvurdu. Çalışma başlatan polis ekipleri, paranın gönderildiği banka hesabının Berkan Ö.'ye (40) ait olduğunu tespit etti. Hesap sahibinin İstanbul'da yaşadığının belirlenmesi üzerine Şişli Asayiş Büro Amirliği ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğüyle koordineli çalışma başlattı.

Parayı altına çevirmiş

Berkan Ö., Gülbahar Mahallesi'ndeki bir sokakta yakalanarak gözaltına alındı. Berkan Ö. ifadesinde, hesabına gönderilen paraları bir kuyumcuda altına çevirdiğini, altınları buluştuğu başka bir şüpheliye teslim ettiğini ve bu kişiyle yeniden görüşeceğini söyledi. Bunun üzerine çalışma başlatan ekipler, buluşma günü altınları almak için Berkan Ö.'nün yanına gelen Abdulkadir Y.'yi (28) de yakaladı.

Güvenlik kameralarından iz sürüldü

Güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen ekipler, yakalanan 2 şüpheliyle buluşan 2 kişinin daha olduğunu belirledi. Yapılan çalışmalarda bu kişilerden birinin Mehmet Emin Y. (39) olduğu tespit edildi. Şüpheli, Bahçelievler Zafer Mahallesi'ndeki evinde yakalandı. Mehmet Emin Y., olay günü yanında bulunan kişinin Bülent K. (34) olduğunu söyledi. Bunun üzerine Bülent K. de Bahçelievler Kocasinan Merkez Mahallesi'ndeki evinde gözaltına alındı.

Altınlar elden ele dolaştı

Bülent K., polise verdiği ilk ifadesinde güvenlik kamerası görüntülerindeki kişinin kendisi olduğunu söyledi. Altınları teslim aldıktan sonra Konyalı Camii'nin şadırvanında tanımadığı bir kişiye verdiğini belirten Bülent K.'nin ifadesi doğrultusunda ekipler çalışmalarını derinleştirdi. Bülent K. emniyetteki ifadesinde, önceden tanıdığı Berat K.'nin kendisini aradığını ve altınları Mecidiyeköy'de yönlendireceği 2 kişiye vermesini istediğini söyledi. Bunun üzerine güvenlik kamerası görüntülerini yeniden inceleyen ekipler, altınları teslim alan kişilerin Muhammed C. ve Faruk A. olduğunu tespit etti. Çalışmalar sonucunda bir otelde bulunduğu belirlenen Faruk A. da yakalandı.

5 şüpheli tutuklandı

Emniyetteki işlemleri tamamlanan Berkan Ö., Abdulkadir Y., Mehmet Emin Y., Bülent K. ve Faruk A. adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan 5 şüpheli, "nitelikli dolandırıcılık" suçundan tutuklandı. Öte yandan şüphelilerin paraları kuyumcuda altına çevirdiği ve birbirleriyle buluştuğu anlar güvenlik kameralarına yansıdı. Şüphelilerden Berkan Ö.'nün 1, Abdulkadir Y. ve Bülent K.'nin ise emniyete 3'er sabıka kaydının bulunduğu öğrenildi.İHA

2026 Nobel Kimya Ödülü'nü Kagan ve Soai kazandı

2026 Nobel Kimya Ödülü'ne, "asimetrik organik sentezde doğrusal olmayan etkilerin ve otokatalizin keşfi" dolayısıyla Henri B. Kagan ve Kenso Soai layık görüldü

 

07.10.2026 13:57:00
Anadolu Ajansı
 
2026 Nobel Kimya Ödülü'nü Kagan ve Soai kazandı
2026 Nobel Kimya Ödülü'nü Kagan ve Soai kazandı

İsveç Kraliyet Bilimler Akademisinde düzenlenen basın toplantısında, 2026 Nobel Kimya Ödülü'nün sahipleri açıklandı.

Kagan ve Soai, "asimetrik organik sentezde doğrusal olmayan etkilerin ve otokatalizin keşfine" yaptıkları katkılar dolayısıyla ödülün sahibi oldu.

Amino asitler gibi bazı moleküller, birbirlerinin ayna görüntüsü olan iki varyant halinde bulunuyor ancak canlı organizmalar bu ayna görüntülerinden yalnızca birini içeriyor.

Kagan ve Soai, yaptıkları çalışmalar kapsamında, bu tür bir kimyasal asimetrinin nasıl oluşmuş olabileceğini ortaya koyuyor.

Kagan, kimyasal tepkimeleri yönlendirmek için geliştirdiği yeni yöntemle, birbirinin ayna görüntüsü olan moleküllerden birinin daha önce mümkün olduğu düşünülenden çok daha yüksek oranda elde edilmesini sağladı.

Bu keşif, ilaç, aroma, koku ve yeni malzemelerin üretiminde kullanılan kimyasal tepkimelerin geliştirilmesinde önemli rol oynuyor.

Soai ise olası ayna görüntülerinden yalnızca birinin oluştuğu ilk kimyasal tepkimeyi tasarladı.

"Soai tepkimesi" olarak bilinen bu yöntem, Akademi tarafından bugüne kadar gerçekleştirilen "en dikkat çekici kimya deneylerinden biri" olarak nitelendiriliyor.

Henri B. Kagan ve Kenso Soai kimdir

Fransız kimyager Henri B. Kagan, organik ve organometalik kimya, asimetrik sentez ve asimetrik kataliz alanlarındaki çalışmalarıyla tanınıyor.

Fransa'da 1930'da doğan Kagan, Paris'teki Sorbonne Üniversitesinde eğitim gördükten sonra 1960'da College de France'tan doktora derecesini aldı.

Organik kimyager Kenso Soai ise Japonya'nın Hiroşima kentinde 1950'de doğdu. Tokyo Üniversitesinden mezun olan Soai, doktora ünvanını 1979'da aldı.

Nobel Ödülleri hakkında

İsveçli Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine ölümünden sonra, 29 Haziran 1900'de kurulan Nobel Vakfının insanlığa hizmette bulunanlara verdiği ödüller, dünyada en saygın ödüller olarak kabul ediliyor.

Nobel Ödülleri, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından fizik, kimya, edebiyat, barış ve tıp olmak üzere 5 dalda en başarılı kabul edilen kişiler veya kuruluşlara veriliyor.

Bunlara ek olarak Nobel Ekonomi Ödülü, 1968'de İsveç Merkez Bankasının Alfred Nobel'in anısına ekonomi dalında da ödül verilmesini kararlaştırmasıyla ilk kez 1969'da verildi.

Nobel Ödülleri, her yıl Alfred Nobel'in ölüm yıl dönümü olan 10 Aralık'ta düzenlenen törenle sahiplerine teslim ediliyor.

Ödüller 1901'den bu yana veriliyor. Ödüllerin verilmediği durumların çoğu Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında gerçekleşti. Ödül törenleri, Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021'de de yapılamamıştı.

Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu

Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu

07.10.2026 12:11:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu
Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu
Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu.

Ajanslara yansıyan bilgilere göre Ballı, Çekmeköy'de bir aracın içinde tabancayla başından vurulmuş şekilde ölü bulundu.

Yapılan ihbar üzerine polis ve sağlık ekipleri olay yerine geldi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Ajanslara göre Başsavcılık açıklamasında Ballı'nın Sırapınar mahallesinde saat 15.40 sıralarında boş arazide bir araç içerisinde ölü olarak bulunduğunu teyit etti.

Adil Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve Finansal Kurumlar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ballı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında geçtiğimiz günlerde ifade vermişti.

İfadesine başvurulan Ali Emre Ballı hakkındaki mal varlığı tedbir kararı kısa bir süre önce kaldırılmıştı.

Ballı, Finansal Kurumlar Birliği Başkanlığı görevi yanında Adil Varlık Yönetim A.Ş'nin yönetim kurulu başkanıydı.

Ali Emre Ballı aynı zamanda Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) yönetim kurulunda da bulunuyordu.

Ballı kimdir?
TBF'nin internet sitesinde yer alan özgeçmişine göre Ballı, 1980 yılında Mersin'de doğdu.

Sakarya Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu.

Teknoloji alanında özel sektörde çalışan Ali Emre Ballı, 2001 yılında girişimci olarak kendi şirketlerini kurdu.

Digital Katılım Bankası, finansman şirketi, elektronik para ve ödeme şirketi, teknoloji, alacak yönetimi ve varlık yönetimi şirketlerinde ortaklıkları bulunan Ali Emre Ballı, aynı zamanda Varlık Yönetim Şirketleri Sektör Başkanlığı ve Finansal Kurumlar Birliği Başkanlığı görevlerini sürdürüyordu.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, fon vurgununa ilişkin “İktidar gözetiminde hırsızlık” ifadelerini kullandı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, fon vurgununa ilişkin “İktidar gözetiminde hırsızlık” ifadelerini kullandı

07.10.2026 12:07:00
Haber Merkezi
 
 İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, fon vurgununa ilişkin “İktidar gözetiminde hırsızlık” ifadelerini kullandı
 İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, fon vurgununa ilişkin “İktidar gözetiminde hırsızlık” ifadelerini kullandı
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin yeni yasama yılındaki ilk grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dervişoğlu, konuşmasının başında Ankara'da görev sırasında hayatını kaybeden polis memuru Ali Türkoğlu ile Kütahya'da hayatını kaybeden polis memuru Yasemin Bodur Karasu'yu andı.

Polislerin çalışma koşullarına ilişkin uzun süredir uyarılarda bulunduklarını belirten Dervişoğlu, yetkililere gerekli önlemlerin alınması çağrısında bulundu. Dervişoğlu, "Aylardır polislerimizin çalışma şartlarıyla ilgili uyarılarda bulunuyoruz, önlem alın diyoruz. 10 ayda 73 polis intihar etti" dedi.

Fon krizine de değinen Dervişoğlu şunları söyledi:

"Türkiye, yeni yasama yılına Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunlarından biriyle girdi. Her şeyden önce adını doğru koyalım bu münferit bir olay değildir. Bu iktidar gözetiminde hırsızlıktır. İnsanların alın terinin, emeklinin kıdem tazminatının, çocuğuna iyi bir gelecek bırakmaya çalışan ailelerin tasarrufunun, enflasyon karşısında üç kuruşunu korumaya çalışan vatandaşın birikiminin devletin gözün önünde bir saadet zincirine heba edilmesidir"

Dervişoğlu, konuşmasının dış politikaya ilişkin bölümünde ise Türkiye'nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması'yla ilgili daha önce de uyarılarda bulunduklarını belirterek, Türkiye'nin bu anlaşmayla hangi güvenlik ihtiyacını karşılayacağının kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi. Dervişoğlu, "Türkiye'nin önüne hangi faturanın konulduğunu bilmek bu milletin hakkıdır" ifadelerini kullandı.

İktidara yönelik mesajlar da veren Dervişoğlu, mevcut yönetimin değişeceğini savundu. "Bunlar gitmez" diyenlere seslenen Dervişoğlu, iktidarın sandıkta millet tarafından değiştirileceğini öne sürerek, İYİ Parti'nin iktidara geleceğini söyledi.

Arnavutköy'de restorandaki yangın korkuttu

Arnavutköy'de, bir restoranda henüz bilinmeyen nedenle çıkan yangın korkuttu. Yoğun duman içinde mahsur kalanlar, kendi imkanlarıyla dışarı çıktı

06.10.2026 22:50:00 / Güncelleme: 06.10.2026 22:54:35
İHA
 
Arnavutköy'de restorandaki yangın korkuttu
Arnavutköy'de restorandaki yangın korkuttu
Yangın, saat 18.00 sıralarında Arnavutköy Hadımköy Mahallesi Abdül Ezel Paşa Caddesi'nde çıktı. Edinilen bilgiye göre, restorandan henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın kısa sürede büyüdü.

Bu sırada yoğun dumanlar binanın büyük bir bölümünü sardı. Duman nedeniyle içeride mahsur kalanlar, kendi imkanlarıyla dışarı çıktı.

İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.

Polis çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri yangına müdahale etti. Yaklaşık yarım saatlik çalışmanın ardından yangın söndürüldü.



Yangın nedeniyle restoranda hasar meydana gelirken, yangınla ilgili inceleme başlatıldı.

Yangından yükselen dumanlar ve vatandaşların yaşadığı panik anları ise çevredekilerin cep telefonlarına yansıdı.

8 öğrenci yaralandı 2'si ağır

Başakşehir'de bir ortaokulda meydana gelen bıçaklı saldırıda yaralanan 8 öğrenci hastanede tedavi altına alındı. Milli Eğitim Bakanlığı ilgili okulda eğitim öğretim faaliyetlerine bugün ve yarın ara verildiğini bildirdi

06.10.2026 13:33:00 / Güncelleme: 06.10.2026 13:39:24
AA
 
8 öğrenci yaralandı 2'si ağır
8 öğrenci yaralandı 2'si ağır
Küçükçekmece'de bir lisede okuyan 2011 doğumlu F.M, ikamet ettiği Kayabaşı Mahallesi'nde bulunan bir ortaokula gelerek yanında getirdiği bıçakla okul bahçesindeki öğrencilere saldırdı.

Saldırıda 8 öğrenci yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Yaralılar, sağlık ekipleri tarafından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yaralılardan birinin durumunun kritik, 2'sinin sağlık durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Okul güvenliği tarafından yakalanarak polis ekiplerine teslim edilen saldırgan gözaltına alındı.

İstanbul Valisi Davut Gül ve İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, olayın ardından Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde tedavi gören öğrencileri ziyaret ederek, sağlık durumları hakkında bilgi aldı.

Daha sonra gazetecilere açıklama yapan Gül, herkese "geçmiş olsun" dileğinde bulunarak, tedavisi süren yaralılara Allah'tan şifa diledi.

Toplamda 8 öğrencinin yaralandığını aktaran Gül, "5'inin durumu hafif yaralı. Muhtemelen gün içerisinde tedavileri tamamlanacak diye tahmin ediyoruz, doktorlarımız öyle bilgi verdiler. 2 yavrumuzun, öğrencimizin tedavileri devam ediyor. Bunlarla ilgili de olumlu anlamda bir iyileşme var. Bir çocuğumuz da ameliyatta, ameliyat süreci devam ediyor. Ameliyattan henüz çıkmadığı için durumuyla ilgili değerlendirmeyi şu an itibarıyla yapamıyoruz." diye konuştu.

Vali Gül, saldırı hakkında bilgi vererek, "Bıçaklamayı, saldırıyı yapan, aynı mahallede oturan, okula çok yakın bir yerde ikamet eden yine bir öğrencimiz. Kendisi başka okulda eğitimine devam ediyor, kız öğrenci. Okul kıyafetiyle içeriye giriyor ve çocukları hedef gözetmeden bıçaklıyor. Adli bir olay var, başsavcımız, müdürlerimiz burada. Adli süreç, bundan sonraki süreçte devam edecek" ifadelerini kullandı.



MEB'den bıçaklı kavgaya ilişkin açıklama

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), İstanbul'un Başakşehir ilçesinde bulunan bir ortaokulda yaşanan bıçaklı kavgaya ilişkin, ilgili okulda eğitim öğretim faaliyetlerine bugün ve yarın ara verildiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, bugün sabah saatlerinde İstanbul'un Başakşehir ilçesinde bulunan bir ortaokulda, bu okulun öğrencileri ile başka ilçedeki bir okulun 10. sınıf öğrencisi arasında yaşanan olayda 8 öğrencinin yaralandığı belirtildi.

Olayın ardından yaralı öğrencilerin sağlık görevlilerince hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı ifade edilen açıklamada, bıçaklama olayını gerçekleştirdiği belirlenen lise öğrencisinin yakalandığı bilgisi verildi.

Açıklamada, "Eğitim camiamızı derinden üzen olayın akabinde Bakanlık birimlerimiz, emniyet güçleri ve sağlık görevlileri başta olmak üzere devletimizin ilgili tüm kurumları gerekli önlemleri almış, konuyla ilgili adli ve idari soruşturma başlatılmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Sürecin Bakanlıkça hassasiyetle takip edildiği ve gerekli tüm çalışmaların ilgili birimlerce koordineli şekilde yürütüldüğü vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Olayın hemen ardından bir bakan yardımcımız başkanlığında ilgili birim amirlerimizden oluşan Bakanlık heyetimiz, çalışmaları koordine etmek üzere İstanbul'a gitmişlerdir. Ayrıca olayı tüm yönleriyle incelemek üzere iki eğitim müfettişi de görevlendirilmiştir. Menfur olaydan etkilenen öğrenci, öğretmen ve velilerimiz için psikososyal destek ekiplerimiz, rehabilitasyon çalışmalarına başlamıştır. Adı geçen okulumuzda eğitim öğretim faaliyetlerine bugün ve yarın ara verilmiştir. Yaşanan menfur hadisede yaralanarak hastanelere sevk edilen ve tedavileri süren öğrencilerimize acil şifalar diliyor, yakınlarına ve maarif ailemize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz."

Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!


 
Kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde ölüm nedenleri arasında başı çekerken, günlük yaşama kolayca dahil edilebilen yürüyüş bu riski azaltmada önemli rol oynuyor. 
 

06.10.2026 11:01:00
Murat Çorbacı
 
Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!
Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!

Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlere haftada 150-300 dakika orta şiddette fiziksel aktivite öneriyor. Ancak özellikle 35 yaşından sonra ve uzun süredir hareketsiz olanlarda, yürüyüşün süresi kadar, temposu ve hangi koşullarda yapıldığı da önem taşıyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan, yürüyüşte doğru tempoyu anlamanın en kolay yollarından birinin 'konuşma testi' olduğunu belirterek, "Orta tempolu bir yürüyüşte konuşabilir, ancak uzun cümleleri rahatça söylemekte zorlanırsınız. Konuşamayacak kadar nefes nefese kalıyorsanız temponuz fazla yüksek olabilir" diyor. Prof. Dr. Murat Turfan, 4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kalp sağlığı için yürüyüşte dikkat edilmesi gereken 6 temel kuralı anlattı.

Yürüyüşe başlamadan önce kendi risklerinizi öğrenin

Prof. Dr. Murat Turfan, "35 yaşından sonra değişen şey yürüyüşün kuralları değil, kişinin kendi risklerini daha iyi tanımasının önemidir" diyerek sözlerine şöyle devam ediyor: "Uzun süredir egzersiz yapmıyorsanız, sigara kullanıyorsanız, hipertansiyon, diyabet veya kolesterol yüksekliğiniz varsa ya da ailenizde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunuyorsa yürüyüş programına başlamadan önce sağlık durumunuzun değerlendirilmesi önemlidir. Gerekli görülen kişilerde hekim muayenesi ve ek testlerle egzersizin güvenli sınırları belirlenebilir. Bilinen kalp-damar hastalığı bulunan kişilerin ise yürüyüşün süresi ve şiddeti konusunda mutlaka hekimlerinin önerisine göre hareket etmeleri gerekir" dedi. 

İlk ve son 5-10 dakikayı hafife almayın

Yürüyüşe başlar başlamaz yüksek tempoya çıkmak kalp ve dolaşım sistemi üzerindeki yükü aniden artırabilir. Bu nedenle ilk 5-10 dakikayı daha rahat bir tempoda geçirerek vücudun ısınmasını sağlamak, ardından yürüyüş hızını kademeli olarak yükseltmek faydalıdır. Yürüyüşü bitirirken de birden durmak yerine son birkaç dakikada tempoyu yavaşlatmak gerekir. Isınma ve soğuma bölümleri özellikle yüksek tempoda yürüyenler ve kalp-damar hastalığı bulunanlar için daha önemlidir.

Temponuzu 'konuşma testi' ile ayarlayın


Yürüyüş sırasında nabzınızı sürekli takip etmek zorunda değilsiniz. Bunun için oldukça basit bir yöntem var; konuşma testi. Orta şiddette bir yürüyüş sırasında konuşabilirsiniz, ancak uzun cümleleri rahatlıkla söylemekte zorlanmaya başlarsınız. Buna karşılık konuşamayacak kadar nefes nefese kalıyorsanız tempo sizin için fazla yüksek olabilir. Elbette bu sınır kişiden kişiye değişir. Düzenli egzersiz yapan bir kişinin 'orta şiddeti', uzun süredir hareketsiz bir kişinin temposundan oldukça farklı olabilir.

Bir günde çok değil, haftaya yayarak yürüyün

Kalp sağlığı için haftada bir gün birkaç saat yürümek yerine, hareketi haftanın geneline yaymak daha doğru bir yaklaşım. Haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite hedefleyin. Örneğin, haftanın 5 günü 30'ar dakikalık tempolu yürüyüş iyi bir başlangıç olabilir. Üstelik bu süreyi tek seferde tamamlamanız gerekmiyor; gün içinde yapacağınız 10-15 dakikalık yürüyüşleri bir araya getirerek de toplam süreye ulaşabilirsiniz. Burada önemli olan kusursuz bir program değil, hareketsiz geçen günlerin sayısını azaltmak ve sürdürülebilir bir düzen oluşturmak.

Yemek saatine ve hava koşullarına dikkat edin

Özellikle ağır bir öğünün hemen ardından tempolu yürüyüş yapmak hazımsızlık, şişkinlik ve rahatsızlık hissine yol açabilir. Büyük öğünlerden sonra bir süre beklemek ve yürüyüşe daha hafif tempoda başlamak daha uygun olacaktır. Sıcak ve nemli havalarda vücudun ısı düzenlemesi zorlaşırken, çok soğuk havalarda damarların büzüşmesi ve tansiyonun yükselmesi gibi etkiler görülebilir. Kalp hastalığı olan kişilerin özellikle aşırı sıcak veya soğuk havalarda egzersiz koşullarına daha fazla dikkat etmesi gerekir.

Bu belirtilerde yürüyüşe devam etmeyin!

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan, yürüyüş sırasında bazı belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini belirterek şöyle konuşuyor: "Yürüyüş sırasında göğüste baskı veya sıkışma; kola, sırta ya da çeneye yayılan ağrı, alışılmadık nefes darlığı; belirgin çarpıntı; baş dönmesi; soğuk terleme veya bayılacak gibi olma hissi gelişirse yürümeye devam edilmemelidir. Belirtiler kısa sürede geçse bile tekrarlıyorsa hekim değerlendirmesi gerekir. Belirgin ya da devam eden göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı veya bayılma gibi durumlarda ise acil tıbbi yardım alınmalıdır. Unutmayın, yürüyüşün amacı sınırlarınızı zorlamak değil, sağlığınızı güvenli ve düzenli hareketle desteklemektir."

Ani başlayan ateş, öksürük ve kas ağrısına dikkat!


 
Sonbaharın gelmesiyle birlikte influenza (grip) vakalarının görülme sıklığı artabiliyor. Hava sıcaklıklarındaki değişimler, okulların açılması ve kapalı, kalabalık ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi solunum yolu virüslerinin daha kolay yayılmasına zemin hazırlayabiliyor.

06.10.2026 10:52:00
Murat Çorbacı
 
Ani başlayan ateş, öksürük ve kas ağrısına dikkat!
Ani başlayan ateş, öksürük ve kas ağrısına dikkat!

Sonbaharın gelmesiyle birlikte influenza (grip) vakalarının görülme sıklığı artabiliyor. Hava sıcaklıklarındaki değişimler, okulların açılması ve kapalı, kalabalık ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi solunum yolu virüslerinin daha kolay yayılmasına zemin hazırlayabiliyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kristine Koyunseven, özellikle 65 yaş üzeri bireyler, gebeler, kronik hastalığı bulunanlar ve obezitesi olan kişilerde daha ağır seyredebildiğini vurguluyor.

Bazı basit ama etkili önlemlerle influenzadan korunmanın mümkün olabildiğini vurgulayan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Koyunseven, 7 etkili önlemi anlattı.
1. Grip aşınızı olun! Özellikle komplikasyon riski yüksek kişilerde aşılama hastalığın ağır seyretme ve ciddi sonuçlara yol açma riskini azaltmada önem taşır.
2. Sağlıklı ve dengeli beslenin!
3. Uyku düzeninize dikkat edin!
4. El hijyenine çok özen gösterin!
5. Hasta kişilerle temastan uzak durun!
6. Ortamı sık sık havalandırın.
7. Maske takın.


Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kristine Koyunseven, "İnfluenza tedavisinde antiviral ilaçlar, hastalık süresinin kısaltılmasına ve özellikle risk grubundaki kişilerde komplikasyonların azaltılmasına katkı sağlayabilir. Tedaviden en yüksek yararın sağlanabilmesi için antiviral ilaçlara, belirtilerin ortaya çıkmasından sonraki ilk 48 saat içinde başlanması önemlidir. Bununla birlikte ağır seyreden veya hastaneye yatış gerektiren durumlarda, 48 saat geçmiş olsa dahi hekim değerlendirmesiyle antiviral tedavi gündeme gelebilir" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.