logo
18 HAZİRAN 2026

Bebek neden ağlar?

11.05.2006 00:00:00
Bebeklerin ağlama nedenlerinden en önemlisinin herhangi bir ağrıya ya da bedensel bir rahatsızlığa verilen tepki şeklinde olduğu belirtilerek anne ve babalar uyarılıyor Yenidoğan bir bebeğin ağlama nedenleri sık sık anne babaların merak konusudur. Anne babalar kendini kelimeler ile ifade edemeyen bu minik canlının ağlamasından genelde son derece huzursuz olurlar. Bebeklerin ağlama nedenleri genelde bir kaç tanedir. Ama bazı anne ve babaların yanlış tutumları bu ağlamaların sıklığını ve süresini artırabilir. Bebeklerin ağlama nedenlerinden en önemlisi herhangi bir ağrıya yada bedensel bir rahatsızlığa  verilen tepki şeklinde olanıdır.Genelde bu durumda bebeklerin ateşi olabilir. Ateşi olduğunda akla herhangi bir yerde infeksiyon kaynağı akla gelmeli ve doktora müracaat etmelidir. Yüksek ateş ile çocuğunuz havale geçirebilir. Bebeklerin kulak , boğaz infeksiyonuna bağlı ağrılarıda olabileceğide göz önüne alınmalıdır. Ayrıca pişiklere bağlıve kabızlığa ve gaz sancılarına bağlı ağrılardan dolayı ağlamalarda sıktır.Ağrının haricinde ağlama nedenleri arasında annenin aşırı ilgili olması da sayılabilir. Çocuğunun her mızmızlanmasında çocuğun yanına koşup teselli etmeye çalışan anne babaların çocukları genelde ilgiyi devam ettirmek için sık sık ağlarlar. Çocuk ağladığı zaman çok erken veya çok geç olmadan müdahele edilmelidir. Anne ve babalar güven dolu olmalıBebeklerin diğer ağlama nedenleri arasında; acıkmaları, üşümeleri, altlarının ıslanması da sayılabilir. Aşırı ilgisizlikten anne babaya öfke duyan bebek de sık sık ağlar ve anne babaya olan öfkesini belli eder. Aynı zamanda korkma, aşırı gürültü ve kaygılı olmada bebeğin ağlamasını sağlayan nedenlerdir. Anne babaların güven dolu olmaları ve rahat davranışları bebeklerin o güveni ve rahatlığı hissetmeleri ile susmalarına ve sakin olmalarına neden olur.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu

18.06.2026 16:19:00
Haber Merkezi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu.

"ABD–İran savaşını bitiren imzaların atıldığı gün Rusya'nın başkenti Moskova Ukrayna tarafından  hedef alındı" diyen BTP lideri, "Temmuz başında Ankara'da NATO zirvesi var. Bu zirve öncesi Rusya'nın tahrik edilmesi dikkat çekici" ifadelerini kullandı.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım şöyle:

"ABD–İran savaşını bitiren imzaların atıldığı gün Rusya'nın başkenti Moskova Ukrayna tarafından  hedef alındı. Dronelerle düzenlenen saldırılarda 16 kişi yaralandı. Bu saldırılarda Kremlin'e yakın bir mesafedeki petrol rafinerisinin de vurulduğu açıklandı.
Bu saldırı, Ukrayna'nın Rusya'ya gerçekleştirdiği en cüretkâr saldırı niteliğinde. Şimdi gözler Rusya'da. Putin'in nasıl bir karşılık vereceği merak ediliyor. Amaç, Rusya'yı masaya oturmaya zorlamak mı, yoksa daha da tahrik ederek savaşı büyütmek mi? Acaba dikkatleri İran hezimetinden kaçırarak Rusya-Ukrayna savaşına çekmek mi istiyorlar? Bu soruların cevapları mühim.
Zamanlama açısından manidar bir saldırı. Temmuz başında Ankara'da NATO zirvesi var. Bu zirve öncesi Rusya'nın tahrik edilmesi dikkat çekici. Rusya karşıtı bir oluşum olan NATO'nun liderleri Ankara'da bir araya gelecek. Bu zirvede yeni bir küresel sistemin inşası yönünde adımlar atılacağı iddia ediliyor.
Bölgemizde yine kritik bir mesele ve yine bizi doğrudan ilgilendiren bir durum! Bizim tavrımız net; bizim için mühim olan Türkiyemizin ulusal çıkarlarıdır. Türkiye'nin çıkarı da barıştan geçmektedir."

Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu

İzmir'deki Ege Üniversitesi'nde (EÜ) "usulsüzlük" iddiaları sonrası başlatılan soruşturma kapsamında, 26 şüpheli ile 16 şirkete ait olduğu belirlenen toplam 150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu

18.06.2026 14:52:00
Haber Merkezi
Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu
Ege Üniversitesi'nde ihalelerde usulsüzlük operasyonunda araç ve taşınmazlara el konuldu
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerinde görev yapan kamu görevlileri ile çeşitli firma yetkililerinin, örgütlü şekilde hareket ederek kamu ihaleleri ve doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yaptıkları iddialarına ilişkin olarak soruşturma başlattı. Başsavcılığın koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmada; 2019 yılı sonrasında kurum yöneticilerinin birim içerisinde organize bir yapı oluşturdukları, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü'nde koşulsuz şartsız verilen talimatları yerine getirecek yönetici, memur ve işçilerin görev almaya başladığı, üniversitede iş yapan/alan şirket yöneticisinin üniversite yöneticisi gibi görev aldığı öne sürüldü.

"Talimatları yerine getirmeyi kabul etmeyen kamu görevlileri uzaklaştırıldı" iddiası
Kurum yöneticileri tarafından verilen talimatları yerine getirmeyi kabul etmeyen kamu görevlilerinin birimden uzaklaştırıldıkları, EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin alımlarında gerçek bir piyasa fiyat araştırması ve yaklaşık maliyet tespiti yapılmadan hep aynı ve idareye yakın olan firmalardan alımların yapıldığı, Sayıştay Raporu'nda EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından yapılan ihale ve doğrudan temin alımlarında Ege Üniversitesi'nin yaklaşık 3 milyar 100 milyon TL kamu zararına uğratıldığı tespit edildi.

27 tutuklama kararı
Bu kapsamda belirli firmalara menfaat sağladıkları ve kamu zararına neden oldukları gerekçesiyle 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ekipler, 9 Haziran'da İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda; eski EÜ Hastanesi Başhekimi Devrim Bozkurt ve eski EÜ Hastanesi Genel Sekreteri Muhterem Adak'ın da yer aldığı 47 kişi gözaltına alındı. Ayrıca operasyonda 2 ruhsatsız tabanca ele geçirilirken, çok sayıda dijital materyale de incelenmek üzere el konulduğu bildirildi. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 41 kişiden aralarında eski EÜ Hastanesi Başhekimi Devrim Bozkurt, eski EÜ Hastanesi Genel Sekreteri Muhterem Adak ve eski EÜ Hastanesi Başmüdürü Ömer Özcoşar'ın da yer aldığı 27'si tutuklandı. Diğer şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu
Operasyonda yeni bir gelişme daha yaşandı. Soruşturma kapsamında 26 şüpheli ile 16 şirkete ait olduğu belirlenen mal varlıklarının suçtan elde edildiği gerekçesiyle şirketlere ait 150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu.

Kene tehdidine karşı bakanlıktan hayati uyarı

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene vakalarında artış yaşandığını belirten Sağlık Bakanlığı, özellikle açık alanlarda vakit geçiren vatandaşları uyardı. Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, vücuda tutunan kenelerin kesinlikle çıplak elle çıkarılmaması ve doğrudan en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı

18.06.2026 14:15:00
Eyüp Kabil
Kene tehdidine karşı bakanlıktan hayati uyarı
Kene tehdidine karşı bakanlıktan hayati uyarı
Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle birlikte doğada kene hareketliliği hız kazandı. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi ölümcül hastalıklara yol açabilen kene yapışmalarına karşı Sağlık Bakanlığı'ndan kritik bir açıklama geldi. Vatandaşların açık alanlarda, piknik yerlerinde ve hayvancılık yapılan bölgelerde çok daha dikkatli olması gerektiği belirtildi.

"Telaşlanmayın ama doğru müdahale edin"

Konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, vücutta kene fark edildiği an sakin kalınması gerektiğini ifade etti. Ancak yapılan en büyük hatanın kene ile doğrudan temas etmek olduğunu belirten Öz, şu ifadeleri kullandı:

"Kene vücuda temas ettiği zaman telaşlanmamak gerekiyor. Ancak kesinlikle çıplak elle keneye dokunulmamalı, ezilmemeli ve üzerine kimyasal madde dökülmemelidir. En güvenli yol, vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak kenenin uzman bir hekim tarafından çıkarılmasını sağlamaktır."

Açık alanlarda alınması gereken önlemler

Haber sitelerinde yer alan bilgilere göre uzmanlar, kene kaynaklı enfeksiyonlardan korunmak için şu temel önlemlerin alınmasını tavsiye ediyor:

Doğru Kıyafet Seçimi: Park, bahçe veya ormanlık alanlara gidilirken vücudu örten, kapalı ve açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir.

Paçaları Çorap İçine Sokmak: Kenelerin vücuda tırmanmasını önlemek adına pantolon paçalarının çorapların içine sokulması basit ama etkili bir korunma yöntemidir.

Vücut Kontrolü: Açık alanlardan eve dönüldüğünde, özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasıklar ve diz arkası gibi bölgeler başta olmak üzere tüm vücut kene yönünden kontrol edilmelidir.

Sağlık Bakanlığı, özellikle hayvancılıkla uğraşan kırsal kesimdeki vatandaşların ve yaz tatilini açık alanlarda geçiren ailelerin bu dönemde kene belirtilerine karşı (yüksek ateş, halsizlik, baş ağrısı) duyarlı olmalarını ve bu semptomları gösteren kişilerin acilen bir sağlık kurumuna müracaat etmesi gerektiğini hatırlattı.

Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!

Gazeteci yazar Rıza Zelyut, DEM Partili Ahmet Türk'ün yaptığı "Geniş topraklarım var ama kimliğim yok, Kürt sorunu benim" açıklamalarına sert bir dille tepki göstererek tarihi açıklamalarda bulundu

17.06.2026 21:15:00
Haber Merkezi
Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!
Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!
Gazeteci yazar Rıza Zelyut, DEM Partili Ahmet Türk'ün yaptığı "Geniş topraklarım var ama kimliğim yok, Kürt sorunu benim" açıklamalarına sert bir dille tepki göstererek tarihi açıklamalarda bulundu.

Zelyut, Ahmet Türk'ün ailesinin sahip olduğu Kasr-ı Kanco konağının ve geniş arazilerin geçmişine değinerek Türk'ün "mağduriyet" söylemlerini eleştirdi.

Gazeteci yazar Rıza Zelyut, Kürt siyasetinin önde gelen isimlerinden Ahmet Türk'ün bölgedeki köklü aile geçmişi ve toprak sahipliği üzerinden yaptığı mağduriyet vurgularını hedef aldı. Sosyal medyada ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran açıklamasında Zelyut, Ahmet Türk'ün dedesinin ve ailesinin sahip olduğu mülklerin kökenine dair ağır ithamlarda bulundu.

"Geniş arazilere el koydu"



Rıza Zelyut, Ahmet Türk'ün Mardin Derik'te bulunan ünlü Kasr-ı Kanco konağı ve çevresindeki geniş arazilerin iddia edildiği gibi adil yollarla edinilmediğini ileri sürdü.

Türk'e doğrudan seslenen Zelyut, "Ahmet bey! Deden Ermenileri keserek şu an oturduğun Kasr-ı Kanco köşküne ve geniş arazilere el koydu" ifadelerini kullandı.

"Benim gibi türklerden bin kat daha fazla yedin"



Cumhuriyet tarihi boyunca Kürt feodal yapısına ve ağalarına müsamaha gösterildiğini savunan Zelyut, Ahmet Türk'ün buna rağmen mağdur rolü oynamasını eleştirdi. Türkiye'deki sıradan vatandaşların ekonomik durumuna atıfta bulunan yazar, "Cumhuriyet Türkiye'si siz, Kürt derebeylerine bir fiske bile vurmadı. Benim gibi Türklerden bin kat daha fazla yedin Türkiye'yi. Yine de mağduru oynuyorsun. Keşke bütün Türkler senin gibi mağdur olsa…" dedi.

"Altyapıyı Barrack amcanız yapıyor"

Açıklamasının son bölümünde konuyu bölgedeki jeopolitik gelişmelere ve bağımsız devlet iddialarına getiren Zelyut, dış güçlerin bölgedeki planlarına dikkat çekti.

Ahmet Türk'ün siyasi çizgisini eleştiren yazar, "Haaa! Derebeyliğim yetmez ben buralarda devlet kuracağım dersen… Onun da altyapısını Barrack amcanız yapıyor. Biraz sabret, fazla ağlarsan oyun anlaşılır…" sözleriyle ABD'nin bölge politikalarına göndermede bulundu ve uyarılarda bulundu

Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi

Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

17.06.2026 20:10:00 / Güncelleme: 17.06.2026 20:21:09
Haber Merkezi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada, mahkeme Gümüşel'in tutukluluk halini sonlandırarak tahliyesine karar verdi.

Türkiye gündemini uzun süre meşgul eden ve Hiranur Vakfı'ndaki çocuk istismarı iddiaları üzerinden yürütülen H.K.G. davasında çok önemli bir son dakika gelişmesi yaşandı. Yerel mahkeme tarafından daha önce hapis cezasına çarptırılan vakıf kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in cezaevindeki tutukluluk hali resmen sona erdi.

Sağlık sorunları gerekçe gösterildi



Cezaevinde kaldığı süreçte ciddi sağlık sorunları yaşadığı ve kilosunun 50'ye kadar düştüğü belirtilen Yusuf Ziya Gümüşel'in avukatlarının yaptığı başvurular neticesinde mahkeme yeni bir karar aldı. Mahkeme heyeti, davanın geri kalan kısmında tutuksuz yargılanmak üzere Gümüşel hakkında adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verdi.

Ev hapsi ve imza yükümlülüğü uygulanacak



Edinilen ilk bilgilere göre, adli kontrol hükümleri kapsamında Gümüşel'e sağlık durumuna da bağlı olarak evde kalma (ev hapsi) ve belirli günlerde imza atma tedbirleri uygulanacak. Yargılama süreci bu şartlar altında devam edecek.

Davanın geçmişi

Kızı H.K.G.'yi küçük yaşta evlendirerek cinsel istismara iştirak ettiği suçlamasıyla yargılanan Yusuf Ziya Gümüşel, yerel mahkemece önce 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış, ardından cezası 19 yıl 9 aya çıkarılmıştı. Yargıtay'ın dosyaya ilişkin bozma kararı vermesinin ardından yargılama süreci yeniden başlamıştı

BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı değerlendirirken, Trump yönetimine güvenilmeyeceğini vurguladı ve İsrail'in açıklamalarının yeni bir çatışma riskine işaret ettiğini belirtti

17.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’
BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Orta Doğu'daki son gelişmeleri ve ABD-İran arasındaki yeni uzlaşıyı analiz etti. Baş, bölgede uzun süredir Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) kapsamında kan döken ABD ve İsrail ikilisinin, ilk kez gerçek bir devlet iradesiyle karşı karşıya gelerek geri adım atmak zorunda kaldığını belirtti.

"Emperyalist ikili ilk kez gerçek bir devletle karşılaştı"

Açıklamasında Gazze'den Afganistan'a kadar uzanan kanlı sürece dikkat çeken Hüseyin Baş, İran halkının emperyalizme karşı gösterdiği duruşu tebrik etti. Savaşın kazananının net bir şekilde İran olduğunu savunan BTP lideri, şu ifadeleri kullandı:

"Şunu açıkça ifade edelim ki; bu savaşı İran kazandı, ABD-İsrail ikilisi kaybetti. Uzun yıllardır Gazze'den Afganistan'a kadar bölgemizde BOP kapsamında kan döken, sınırlar değiştiren kanlı ikili ilk kez gerçek bir devletle karşı karşıya geldiler ve gereken cevabı aldılar. İran halkını emperyalizm karşısındaki korkusuz duruşlarından dolayı tebrik ediyorum."

"Trump ve ABD olunca güvenmek mümkün değil"

Varılan anlaşmaya temkinli yaklaşılması gerektiğinin altını çizen Baş, Washington yönetiminin ve ABD Başkanı Donald Trump'ın güvenilmez politikalarına işaret etti. İsrail cephesinden gelen "Bu anlaşma bizi bağlamaz" çıkışının bölgesel barış önündeki en büyük tehdit olduğunu belirten Baş, tehlikenin geçmediğini vurguladı:

"Evet... Bir anlaşma sağlandı ancak söz konusu ABD ve Trump olunca buna güvenmek asla mümkün değil. Özellikle İsrail'in 'bu anlaşma bizi bağlamaz' açıklaması bombaların her an yeniden patlayacağının açık bir göstergesi."

Tek çözüm: "Yurtta sulh cihanda sulh"

Mesajının son bölümünde Orta Doğu'ya kalıcı barışın gelmesi temennisinde bulunan Hüseyin Baş, küresel ve bölgesel huzurun şifresi olarak Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonunu adres gösterdi. Baş, "Bölgemize bir an önce barışın gelmesi, emperyalist planların boşa çıkması en büyük dileğimizdir. Mustafa Kemal Atatürk'ün, 'Yurtta Sulh Cihanda Sulh' sözü insanlığın aradığı huzuru getirecek anlayıştır" diyerek açıklamasını noktaladı.


Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem Bilimci Osman Bektaş, 'kendini 1935'ten beri gizliyor' diyerek uyardı

Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından değerlendirmelerde bulunan Deprem Bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıntının Kuzey Anadolu Fayı'nın (KAF) Güney Kolu üzerinde gerçekleştiğini belirterek, bölgede uzun yıllardır biriken gerilime dikkat çekti

17.06.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem Bilimci Osman Bektaş, 'kendini 1935'ten beri gizliyor' diyerek uyardı
 Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem Bilimci Osman Bektaş, 'kendini 1935'ten beri gizliyor' diyerek uyardı
Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından değerlendirmelerde bulunan Deprem Bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıntının Kuzey Anadolu Fayı'nın (KAF) Güney Kolu üzerinde gerçekleştiğini belirterek, bölgede uzun yıllardır biriken gerilime dikkat çekti.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, Marmara Denizi'nde gece saatlerinde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Bölgede hissedilen sarsıntı kısa süreli paniğe neden olurken, depremin ardından gözler uzmanların değerlendirmelerine çevrildi.

Prof. Dr. Osman Bektaş'tan dikkat çeken değerlendirme
Deprem sonrası sosyal medya hesabından açıklama yapan Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıntının Kuzey Anadolu Fayı'nın (KAF) Güney Kolu üzerinde meydana geldiğini belirtti.
Bektaş, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Kendini 1935'ten beri gizleyen KAF'ın Güney Kolunda gelişti. 91 yıllık gerilim birikimi ve 1999 İzmit M7,4 depreminin batıya doğru yaptığı stres transferi birlikte değerlendirildiğinde, Güney kolda enerji birikiminin önemli ölçüde arttığı söylenebilir."

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında yürütülen soruşturma kapsamında mart ayında tutuklanan şoförler Aydın Günaydın ve Özer Uygun tahliye edildi

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında yürütülen soruşturma kapsamında mart ayında tutuklanan şoförler Aydın Günaydın ve Özer Uygun, yaklaşık üç aylık tutukluluklarının ardından tahliye edildi

17.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında yürütülen soruşturma kapsamında mart ayında tutuklanan şoförler Aydın Günaydın ve Özer Uygun tahliye edildi
 Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında yürütülen soruşturma kapsamında mart ayında tutuklanan şoförler Aydın Günaydın ve Özer Uygun tahliye edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in şoförleri Aydın Günaydın ve Özer Uygun hakkında tahliye kararı verildi.

Soruşturma çerçevesinde 25 Mart tarihinde Antalya'da gözaltına alınan Günaydın ve Uygun, İstanbul'a getirildikten sonra işlemleri için İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Yerleşkesi'ne götürüldü. Şüpheliler daha sonra ifadeleri alınmak üzere İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

İfadeleri alınan iki şüpheli, savcılık işlemlerinin ardından "rüşvet" suçlamasıyla tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Hakimlik, 26 Mart tarihinde Aydın Günaydın ve Özer Uygun'un tutuklanmasına karar verdi. Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderilen iki şüpheli hakkında yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Günaydın ve Uygun'un yapılan değerlendirmeler sonucunda tahliye edildiği öğrenildi.

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.