logo
14 HAZİRAN 2026

Bekçi etrafa rastgele kurşun yağdırdı

Ankara'da bir bekçi, husumetli olduğu komşusu ile arkadaşlarına rastgele ateş etti. Saldırgan bekçi polis ekiplerince yakalanırken, kaburgasına isabet eden kurşun sonucu ağır yaralanan Murat Türkmen'in yaşam mücadelesi devam ediyor

29.04.2023 19:38:00
Bekçi etrafa rastgele kurşun yağdırdı
Bekçi etrafa rastgele kurşun yağdırdı
Olay, Altındağ ilçesinin Karapürçek Mahallesi'nde meydana geldi. İddialara göre, karşı komşuları Elmas K.'nin sürekli iftiralarına ve kendilerine saldırmalarına maruz kalan Hasan Günaydın ile Kadriye Günaydın çifti, bu durumdan kurtulmak için evlerini taşıma kararı aldı. Komşularının psikolojik sorunlarının olduğunu, sürekli evlerine zarar verdiklerini ve polise şiddet gördüğüne dair asılsız ihbarlarda bulunduğunu öne süren Günaydın çifti, eşyalarını taşımak için Murat Türkmen (44) ile oğlu İsa Mert Türkmen'den yardım istedi. Eşyaları taşımak için işe koyulan Hasan Günaydın ve yardım çağırdığı kişiler ile Elmas K. arasında tartışma çıktı. Kısa sürede alevlenerek kavgaya dönüşen olaya Elmas K.'nin eşi Sefa K. de dahil oldu.
Bekçi olduğu öğrenilen Sefa K., Günaydın ve diğer kişilere biber gazı sıktı. Bununla da yetinmeyen Sefa K., dışarıya kaçan komşusu ile eşyaları taşımaya gelen arkadaşlarına tabancasıyla rastgele ateş etmeye başladı. Dehşet saçan bekçinin yağdırdığı kurşunlardan birisi Murat Türkmen'in kaburgasına isabet etti. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Ağır yaralanan ve hayati tehlikesi devam eden Türkmen, Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesine kaldırıldı. Saldırgan bekçi ise polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.

Kurşunları biten kocasına yedek şarjör götürmüş

Öfkeden gözü dönen ve ruh sağlığının yerinde olmadığı iddia edilen Elmas K.'nin eşi Sefa K.'yi komşularına saldırması için sürekli tahrik ettiği ileri sürüldü. Eşyaları taşıyan Hasan Günaydın, Selim Günaydın, İsa Mert Türkmen ve Murat Türkmen'e kurşunlar yağdıran Sefa K.'nin iki şarjör mermi sıktığı, yedek şarjörünü ise eşi Elmas K.'nin getirdiği öğrenildi. Öte yandan iki grubun yakınları arasında da kavga çıktı. Olay, polis ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı.

'Bize ateş etmeye başladı'

Olayın mağdurlarından İsa Mert Türkmen, babasını bu hale getirenlerin en ağır şekilde yargılanmasını beklediğini söyleyerek, 'Selim ağabey babamın arkadaşıydı. Eşyalarını taşıtmak için babamı çağırdı. Ben de babamla birlikte yardım etmeye gittim. Eşyaları taşıdığımız sırada bir kadın bize bağırmaya başladı. Selim ağabeyle tartıştılar. Sonrasında kadının eşi bina içerisinde bize biber gazı sıktı. Biz de kendimizi dışarıya attık. Aynı kişi bu kez de balkondan bize ateş etmeye başladı. Babam da kendisini korumak için balkonun altına saklanmıştı. Bize ateş eden adamın mermisi bittiğinde babama, 'Çık' diye bağırdım. Adam, eşinin getirdiği şarjörü silahına takıp ateş etmeye devam etti. O sırada babam vuruldu, önüme düştü. Babamı vuran kişi bekçiymiş. Biz bunu bilmiyorduk. Tek isteğimiz adalet. Cezasını alsın saldırgan. Yanında ki eşi yüzünden oldu her şey. Babamın da başını yaktı, kocasının da başını yaktı. Babam göğsünden vuruldu. Durumu ağır. Sorumluların cezasız kalmasını istemiyoruz' dedi.

'Böylelerinin bekçi olmasını istemiyoruz'

Komşusunun sürekli saldırılarına maruz kaldığını ifade eden Hasan Günaydın ise, 'Bekçilik yapan kişiyle karşılıklı komşuyuz. Benim eşimle onun eşi arasında küçük tartışmalar oldu daha önce. Ben komşumla defalarca eşini uyarması için konuştum. Kadının psikolojik sorunları olduğu için evde kimse olmadığı zamanlarda camları kırdı, eve zarar verdi. Kendisine de zarar verdikten sonra karakola gidip, 'Beni dövdüler' diye şikayette bulunuyordu. Ben de artık bu durumdan bıktığım için taşınmaya karar verdim. Oğluma söyledim. O da evi taşımak için arkadaşını ve arkadaşının oğlunu çağırdı. Eşyaları taşırken kadın bize bağırmaya, hakaret etmeye başladı. Biz içeri girince de bu kez eşine, 'Sen nasıl erkeksin' diye bağırarak tahrik etmeye başladı. Kadının kocası bize biber gazı sıktı. Biz de dışarıya kaçtık. Kadının kocası bu kez de silahla bize ateş etmeye başladı. O sırada da arkadaşım Murat balkonun altına sığındı. Murat oradan çıktığı anda vuruldu. Polise ve sağlık ekiplerine ihbarda bulunduk. Murat'ı hastaneye getirdik. Biz adalet istiyoruz. Bekçi adaleti temsil eden kişidir. Sen maganda mısın, nasıl rastgele ateş edebilirsin' Mağduruz. Adalet istiyoruz. Böylelerinin de bekçi olmasını istemiyoruz' şeklinde konuştu.İHA

Jandarma Teşkilatı 187 yaşında

Devlet arşivlerinde adına ilk defa 1839'dan itibaren rastlanan ve 2016'da İçişleri Bakanlığına bağlanan Jandarma Teşkilatı, vatandaşın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla 187 yıldır gece gündüz görev yapıyor

13.06.2026 13:54:00
AA
Jandarma Teşkilatı 187 yaşında
Jandarma Teşkilatı 187 yaşında

Jandarma Teşkilatının ilk nizamnamesi olan "Asakir-i Zaptiye Nizamnamesi"nin (Askeri Kolluk Tüzüğü) 14 Haziran 1869'da yürürlüğe girmesiyle zabıtanın görev ve hizmetleri ile yetki ve sorumlulukları hukuki çerçeveye alındı. Yönerge kapsamında her ilde personeli piyade ve süvarilerden oluşan birer "zaptiye alayı" kuruldu.

Arşivlerde 1839'dan itibaren "jandarma" adına ve "jandarma tayin kararnamelerine" rastlandığı için Türk Jandarma Teşkilatının, ay ve gününün tespiti mümkün olmasa da 1839'da kurulduğu kabul edildi.

Tanzimat Fermanı'nın ilan edildiği 1839 ile "Asakir-i Zaptiye Nizamnamesi"nin yürürlüğe girdiği 14 Haziran gününün birleştirilmesiyle Jandarma Teşkilatının kuruluş tarihi 14 Haziran 1839 olarak belirlendi.

Sadrazam Sait Paşa tarafından 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra modern zabıta teşkilatı kurulması amacıyla İngiltere ve Fransa'dan subaylar getirtildi ve teşkilatlanmada değişiklik yapılarak 20 Kasım 1879'da "seraskerlik" makamına bağlı "Umum Jandarma Merkeziyesi" kuruldu.

Jandarma Teşkilatı, 1908'de İkinci Meşrutiyet'in ilan edilmesinden sonra Rumeli'de gösterdiği başarılar dolayısıyla 1909'da yeniden düzenlenip "Harbiye Nezareti"ne bağlanarak "Umum Jandarma Kumandanlığı" adını aldı.

Hukuki statüsünü 1930'da kazandı

Jandarma birlikleri, 1914-1918'deki Birinci Dünya Savaşı ile 1919-1922'deki Kurtuluş Savaşı'nda bir yandan iç güvenlik görevlerini sürdürürken diğer yandan birçok cephede yurt savunmasına katıldı.

Cumhuriyet'in ilanından sonra devletin birçok kuruluşunda olduğu gibi Jandarma Teşkilatı da yeniden düzenlendi.

1918'de kapatılan Jandarma Astsubay Okulu İzmit'te yeniden açılırken, sabit jandarma bölge müfettişlikleri ve il jandarma alay komutanlıkları yeniden teşkilatlandırılıp seyyar jandarma birlikleri de güçlendirildi.

Teşkilat, bugünkü hukuki statüsünü 10 Haziran 1930'da 1706 sayılı Jandarma Kanunu'nun çıkarılmasıyla kazandı.

"Jandarma Teşkilat ve Vazife Nizamnamesi" 1937'de yürürlüğe girerken, 1939'da jandarma teşkilatı, "Sabit Jandarma Birlikleri", "Seyyar Jandarma Birlikleri", "Jandarma Eğitim Birlikleri" ve "Okullar" olmak üzere dört grup halinde yeniden düzenlendi.

6815 sayılı Sınır, Kıyı ve Karasularımızın Muhafaza ve Emniyeti ve Kaçakçılığın Men ve Takibi İşlerinin Dahiliye Vekaletine Devri Hakkında Kanun'un 1956'da yürürlüğe girmesiyle bu tarihe kadar dönemin Gümrük ve Tekel Bakanlığına bağlı Gümrük Umum Kumandanlığınca yürütülen sınır, kıyı ve kara sularının emniyet ve korunması ile gümrük bölgelerinde kaçakçılığı men, takip ve tahkik görev ve sorumluluğu, Jandarma Genel Komutanlığına verildi.

İlk Jandarma Bölge Komutanlığı Ankara'da kuruldu

Jandarma sınır birlikleri, 1957'de tugaylar haline dönüştürülürken ayrıca jandarma eğitim tugayları kuruldu. Teşkilata 1961'de jandarma bölge komutanlıkları ile 1963'te Foça Jandarma Komando Okulu kazandırıldı. İlk Jandarma Bölge Komutanlığı ise 1961'de Ankara'da hizmet vermeye başladı.

Teşkilatın gökyüzündeki gözü olan ilk Jandarma Havacılık Birliği, Diyarbakır'da 1968'de Helikopter Bölük Komutanlığı adıyla faaliyete geçti. Jandarmanın yürüttüğü kıyı ve kara suları ile kara sınırlarının korunması görevleri zaman içinde devredildi.

Jandarmanın teşkilat, görev ve yetkilerinin belirlendiği 2803 sayılı Kanun, 1983'te yürürlüğe girdi.

Jandarma Genel Komutanlığı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından 27 Temmuz 2016'da çıkarılan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile İçişleri Bakanlığına bağlandı. 

LGS heyecanı bitti


 
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav gerçekleştirildi.

13.06.2026 12:50:00
Haber Merkezi
 LGS heyecanı bitti
 LGS heyecanı bitti

İki oturumdan oluşan sınavın birinci oturumu saat 09.30'da başladı. Birinci oturum saat 10.45'te sona erdi. İkinci oturum ise saat 11.30'da başlayıp 12.50'de son buldu. 

Merkezi sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 okuldaki 64 bin 697 salon, yurt dışında ise 8 ülkede, 11 sınav merkezindeki 40 salonda gerçekleştirildi. 

Özel durumu olan öğrencilere 20 dakika ek süre

Hazırlıklar bu yıl sınava başvuran 1 milyon 22 bin 658 öğrenci dikkate alınarak yapıldı. Özel durumları dolayısıyla evde veya hastanede sınava alınan öğrenciler ile görme engelli ve az gören öğrencilere yönelik de gerekli tedbirler alındı.
Özel gereksinimli öğrencilere 20 dakika ek süre verildi. Bu öğrencilere "Sınav Tedbir Hizmeti Uygulayıcı Kursu"nu tamamlayan öğretmenler "okuyucu ve kodlayıcı" olarak eşlik etti.

İki oturum arasında öğrenciler ihtiyaçlarını giderebildi

Sınavın ilk oturumunda sözel alanlardan soru soruldu. Öğrencilere Türkçe, T.C. İnkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil derslerinden toplam 50 soru soruldu ve 75 dakika yanıtlama süresi verildi.

Matematik ve fen bilimleri derslerinden 40 sorunun yöneltildiği ikinci oturumda ise öğrencilerin 80 dakika süresi oldu. İki oturum arasındaki 45 dakikalık sürede öğrenciler, okul bahçelerine çıkabildi, ihtiyaçlarını giderebildi.
Oturumlar arasındaki dinlenme süresinde öğrencilere kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtıldı.

Velilerinin talepleri doğrultusunda sınava giren öğrencilerin yüzde 91'i bu beslenme paketlerinden faydalandı. Velisi tarafından beslenme paketi talep edilmeyen öğrencilere ise yalnızca su dağıtıldı.


Veliler çocuklarını yalnız bırakmadı

Öte yandan Türkiye genelinde sınava giren adaylar, erken saatlerde okula gelerek girişlerin başlamasını bekledi. Okuldaki görevliler tarafından uyarı, bilgilendirme ve üst aramasının ardından öğrenciler sınıflara alındı. Bazı veliler de sabahın erken saatlerinde çocuklarıyla birlikte okul kapısına kadar gelirken, görevliler sınav öncesinde okul çevresinde bekleyenlerden sınav süresince sessiz olmalarını istedi.

Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu


 
Kıbrıs'ta 1960-1963 yıllarında faaliyet gösteren Kıbrıs Türk Tarih Kurumu (KTTK), 63 yıl aradan sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) tekrar kuruldu.
 

13.06.2026 11:30:00
AA
Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu
Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu

Kıbrıs'ta Türkler ve Rumların ortak katılımıyla ilan edilen "Kıbrıs Cumhuriyeti" döneminde Türk Tarih Kurumu ve tarihçi yazar Prof. Dr. Halil İbrahim İnalcık'ın katkılarıyla 1960'da kurulan KTTK, Rumların 1963'teki "Kanlı Noel" saldırıları sonrası faaliyetlerini durdurdu.
Kıbrıs Türk halkının 1974 öncesi mücadelesinin sembol isimlerinden olan eski KKTC Kültür ve Turizm Bakanı İsmail Bozkurt ve Başkent Üniversitesi Kıbrıs Türk Tarihi Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Balyemez'in girişimleri sonucunda KTTK, 63 yıl sonra yeniden kurularak faaliyetlerine başladı.

Yapılan ilk genel kurul sonucunda KTTK'nin başkanı seçilen İsmail Bozkurt, tarih bilincini topluma yerleştirmek, tarih araştırmaları ve akademik çalışmalara Kıbrıs özelinde odaklanmak üzere kurumu yeniden hayata geçirmeye karar verdiklerini söyledi.
Uzun süredir KKTC'de bir tarih kurumu olmamasının boşluğunu hissettiklerini dile getiren Bozkurt, eski kurumu canlandırma gayretleri sonuçsuz kaldığı için şimdilik KTTK'yi kamu yararına dernek statüsünde kurduklarını belirtti.

KTTK Başkanı Bozkurt, ilk hedeflerinin 1. Kıbrıs Türk Tarih Kurultayı'nı toplamak olduğunu vurgulayarak kurum olarak ilerleyen günlerde tarihle ilgili yayımlar, tarih dergisi ve kurum olarak kitap çıkarmayı planladıklarını aktardı.

Bizim tarihimizi bilmemiz lazım

Bozkurt, KTTK'nin çalışmaları konusunda iddialı ve azimli olduklarını ifade ederek "Bizim ana hedefimiz, Kıbrıs Türk halkının tarih belleğini canlandırmaktır. Biz maalesef KKTC olarak, kendi halkımıza, kendi çocuklarımıza tarihimizi anlatamadık. Bu, bir boşluktur. Bu boşluğu er geç kapatmamız gerekmekteydi. Bunu ırkçı ve intikamcı bir yaklaşımla demiyorum. Bizim tarihimizi bilmemiz lazım. Biz bu alanda çalışmalar yapacağız." diye konuştu.

KTTK Yönetim Kurulu Üyesi tarihçi Hatice Özler Şahin de uzun bir aradan sonra kurumun yeniden kurulmasının KKTC için bir gereklilik olduğunun altını çizerek birçok devletin bu kurumları 1800'lü yıllardan itibaren oluşturduklarına işaret etti.
Toplumlar ve devletler için tarih kurumlarının önemli olduğunu söyleyen Şahin, KTTK'nin Türk devletlerindeki benzer kurum ve enstitüler ile ortak bilimsel çalışmalar yürütmek istediğini belirtti.

Şahin, kurumun Kıbrıs Türklerinin tarihi gerçeklerini araştırmak ve genç nesillerde tarih bilinci oluşturmak için çaba göstereceğini de sözlerine ekledi.
Başkent Üniversitesi Kıbrıs Türk Tarihi Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Balyemez de Kıbrıs sorununun en önemli ayrıntısının, tarihi gelişmelerin çok boyutlu olarak ortaya konulamaması ve tarafların kendi bakış açılarıyla gelişmeleri değerlendirmesi olduğunu dile getirdi.
"Rumlar, Kanlı Noel saldırılarının Türkler tarafından yapıldığını ve Ortaklık Kıbrıs Cumhuriyeti'ni Türklerin dağıttığını ileri sürerken Kıbrıs sorununun 1974 yılındaki Barış Harekatı ile başladığını iddia etmişler ve Batılı devletler ile kamuoyunu da bu yönde etkilemeyi başarmışlardır" diyen Balyemez, gerçeklerin ise Batı'nın ve Rum-Yunan ikilisinin iddialarından çok daha farklı olduğunu vurguladı.

Balyemez, Kıbrıs Türk Tarih Kurumunun kuruluş amaçlarından birinin de her düzeyde yapılacak bilimsel etkinliklerde Ada'da yaşanan sorunları akademik tartışmaya açmak ve sorunun çözümüne yardımcı olmak olduğunu belirterek "Bu amaçla Rum ve Yunan bilim insanları başta olmak üzere farklı ülkelerden katılımcıların yer alacağı etkinliklerde Kıbrıs sorununun tarafsız ve objektif olarak tartışılmasını sağlamaktır. İlave olarak Kıbrıs Türklerinin var olma mücadelesinin Türk eğitim sisteminde yer alması için hem Milli Eğitim Bakanlığı hem de Yüksek Öğretim Kurumu ile temaslarda bulunulması da KTTK'nin öncelikli hedefleri arasında bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Balyemez, Kıbrıs Türk halkının var olma mücadelesinin orta dereceli ve yüksek öğretim kurumlarının müfredatında yer almamasının, kamuoyunun Ada'da olan bitenleri gerçekçi olarak değerlendirmesine engel olduğunu kaydetti.

Siber tehdide eş zamanlı müdahale

Milli İstihbarat Teşkilatı, çok sayıda vatandaşı etkileyen kredi kartı şebekesini çökertti

13.06.2026 08:31:00
İhlas Haber Ajansı
Siber tehdide eş zamanlı müdahale
Siber tehdide eş zamanlı müdahale
Milli İstihbarat Teşkilatı, çok sayıda vatandaşı etkileyen kredi kartı şebekesini çökertti. MİT'in koordinesinde Siber Güvenlik Başkanlığı (SGB), Jandarma Genel Komutanlığı (JGK) ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının (MASAK) ortak çalışmaları neticesinde İstanbul ve Kocaeli'de gerçekleştirilen operasyonlarda 3 şüpheli gözaltına alındı.

MİT, gece boyunca süren şüpheli SMS'ler üzerine harekete geçti. MİT, çok sayıda vatandaşı etkileyen kredi kartı şüpheli işlem bildirimlerine ilişkin SMS'lerin 7 Haziran gecesi başladığını ve sabahın ilk saatlerine kadar devam ettiğini tespit etti. Vatandaşlara ulaşan mesajlarda, kredi kartları üzerinden yüksek tutarlı işlem girişimlerine yönelik bilgilendirmelerin ve tek kullanımlık şifrelerin yer aldığı belirlendi. Olayın organize bir siber faaliyet niteliği taşıdığının değerlendirilmesi üzerine MİT düğmeye bastı. MİT'in koordinasyonunda ilgili güvenlik birimleri kısa süre içerisinde harekete geçerek olayın teknik, istihbari, mali ve operasyonel boyutlarını kapsayan çok yönlü süreç işletildi.

Siber tehdide eş zamanlı müdahale



Finansal güvenliği hedef alan siber faaliyetin geniş kitleleri etkileyebilecek nitelikte olduğunun değerlendirilmesi üzerine ilgili kurumlar arasında eş zamanlı koordinasyon sağlandı. SGB tarafından yürütülen teknik incelemeler ve MASAK tarafından gerçekleştirilen mali analizler neticesinde, çok sayıda kredi kartı numarasının otomatik yazılımlarla test edildi. Kart numaralarının geçerliliğinin kontrol edilmesi amacıyla gerçekleştirilen denemeler sonucunda kart sahiplerine otomatik SMS gönderildiği tespit edildi. MİT tarafından yürütülen istihbari çalışmalarda, söz konusu faaliyetlerde kullanılan dijital altyapılar ve faaliyet yöntemleri ortaya çıkarıldı. Elde edilen teknik ve istihbari bulgular doğrultusunda şüphelilerin kimlikleri ve kullandıkları altyapılar tespit edilerek operasyon süreci başlatıldı.

İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon



Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, Ankara İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. MİT koordinesinde yürütülen çalışmalar neticesinde kimlikleri tespit edilen 3 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan ilk incelemelerde, kredi kartı bilgilerinin toplu şekilde test edilmesinde kullanıldığı değerlendirilen yazılımlar ile faaliyetlerin yürütülmesine ilişkin dijital iz ve kayıtlara ulaşıldı. Ayrıca çok sayıda kredi kartına ilişkin test kayıtlarının sistematik şekilde sınıflandırıldığı veri setleri tespit edildi.

SGB tarafından, olayda kullanıldığı değerlendirilen IP adresleri, sunucu kayıtları ve dijital izler incelenerek faaliyetlerde kullanılan teknik altyapının önemli bölümü ortaya çıkarıldı. İncelemeler sonucunda şüphelilerin kullandığı sistemler ile dijital bağlantılar deşifre edildi.

Olay kapsamında herhangi bir maddi kayıp yaşanmadığı ancak kullanılan yöntemin organize siber suç faaliyetlerinde yaygın olarak tercih edilen yöntemlerden biri olduğu belirtildi.

Çekirge toplayan yabancılara rekor ceza


 
Tarım ve Orman Bakanlığı, Adıyaman'da Nemrut Dağı bölgesi kırsalında yasa dışı yollarla 135 çekirge toplayan 3 yabancı uyruklu kişiye toplam 2 milyon 97 bin lira idari para cezası uygulandığını bildirdi.

13.06.2026 01:46:00
HABER MERKEZİ/AA
Çekirge toplayan yabancılara rekor ceza
Çekirge toplayan yabancılara rekor ceza

Tarım ve Orman Bakanlığı, Adıyaman'da Nemrut Dağı bölgesi kırsalında yasa dışı yollarla 135 çekirge toplayan 3 yabancı uyruklu kişiye toplam 2 milyon 97 bin lira idari para cezası uygulandığını bildirdi. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda konuya ilişkin bilgi verildi.

Paylaşımda, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ekiplerince, yasa dışı yollarla Nemrut Dağı bölgesi kırsalında çekirge toplayan 3 yabancı uyruklunun, 26 poşet içinde 135 çekirgeyle yakalandığı belirtilerek şunlar ifade edildi: "Biyokaçakçılık faaliyeti yürüten şahıslar hakkında toplam 2 milyon 97 bin liralık idari para cezası uygulanmış, yasal süreç başlatılmıştır.

Ekosistemimizin dengesini bozacak ve doğal mirasımızı tehlikeye atacak her türlü eylemin karşısında durmaya, koruma ve kontrol faaliyetlerimizi tavizsiz bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz."

Milliyetleri açıklanmadı

Söz konusu yabancıların milliyeti açıklanmadı, cezanın tahsil edilip edilmediğine dair bilgi verilmedi.

Çekirgelerin özellikleri

Adıyaman'ın Kahta ilçesi sınırlarında 2 bin 150 metre yükseklikteki Nemrut Dağı'nda 20 santimetre uzunluğunda etçil çekirgeler yaşıyor. Uzmanlar, böcek türleri ve tarımsal açıdan zararlı haşerelerle beslenen 'saga ephippigera' türü çekirgenin çiftçi dostu olduğunu ve korunması gerektiğini belirtiyor.

Gaziantep 4.6 ile sallandı

Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 00:08'de 4.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

13.06.2026 00:26:00
Haber Merkezi
Gaziantep 4.6 ile sallandı
Gaziantep 4.6 ile sallandı
Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 00:08'de 4.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşılan verilere göre, yer sarsıntısı yerin 7.01 kilometre derinliğinde gerçekleşti.

Deprem, Gaziantep merkezinin yanı sıra çevre il ve ilçelerde de hissedildi. Sarsıntının ardından bölgedeki ekipler hızla saha tarama çalışmalarına başladı.

İlk belirlemelere göre deprem nedeniyle herhangi bir can kaybı ya da binalarda yıkım bildirilmedi.

Sarsıntı sebebiyle Nurdağı ve çevre bölgelerdeki vatandaşlar kısa süreli panik yaşayarak evlerinden sokaklara çıktı. Resmi makamlar ve bölgedeki ekipler gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyor.

Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar

Diyarbakır’da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 20:08:00
Haber Merkezi
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Diyarbakır'da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı.

Yaklaşık çeyrek asırdır kırmızı bültenle aranan terör örgütü Hizbullah mensubu firari iki sanık hakkındaki kamu davası, yasal zaman aşımı süresinin dolması gerekçesiyle tamamen düşürüldü.

Kırmızı bültenler kaldırıldı, dosya kapatıldı



Saldırının ardından yürütülen soruşturmalar kapsamında, suikastın asli faillerinden oldukları gerekçesiyle 25 yıldır gıyaplarında yargılanan firari sanıklar Haşim Alabalık ve Murat Aktaş hakkındaki hukuki süreç son buldu.

Mahkeme, mevzuatta öngörülen zaman aşımı süresinin dolduğuna hükmederek sanıklar hakkındaki davayı düşürdü. Bu kararla birlikte, çeyrek asırdır yürürlükte olan yakalama emirleri ve uluslararası kırmızı bülten kararları da iptal edildi.

Hapiste tek bir sanık bile kalmadı



Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ile birlikte polis memurları Mehmet Kamalı, Sabri Kün, Mehmet Sepetçi, Atilla Durmuş ve Selahattin Baysoy'un şehit edildiği pusu, Türkiye tarihinin en karanlık suikastlarından biri olarak kayıtlara geçmişti.

Olayın ardından yakalanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Hizbullah hükümlüleri, ilerleyen yıllarda "yeniden yargılama" talebinde bulunmuştu.

Mahkemelerin bu talepleri kabul etmesi üzerine, infazı durdurulan son sanıklar da Ocak 2019'da tahliye edilmişti. Cezaevinde hiçbir tutuklu veya hükümlünün kalmadığı dosyada, son firari iki sanığın davasının da zaman aşımıyla düşmesiyle birlikte, 6 şehidin verildiği Gaffar Okkan suikastı davası hukuken tamamen kapanmış oldu. Karar, kamuoyunda ve şehit ailelerinde büyük bir üzüntü ve tepkiyle karşılandı.

Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı

Fethiye merkezli 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, suç örgütleri adına keşif ve eylem yaptığı ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 22 şüpheli gözaltına alındı

12.06.2026 19:01:00
İHA
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Muğla'nın Fethiye ilçesinde, suç örgütlerinin adını kullanarak suç işleyen şüphelilere yönelik başlatılan soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Geçtiğimiz 20 Ocak'ta Muğla merkezli gerçekleştirilen ilk operasyonda "Daltonlar" ve "Casperlar" adlı yapılanmalara yönelik çalışmalarda 15 şüpheli yakalanmış, bunlardan 8'i tutuklanmıştı.






Alınan ifadeler ve ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu, suç örgütü adına keşif ve eylem gerçekleştirdiği ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere yönelik 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 22 şüpheli gözaltına alındı.








Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sağlık kontrollerinden geçirilerek adliyeye sevk edildi.

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin Kahramanmaraş'ta yürütülen ana soruşturma dosyası, "yetkisizlik" kararı verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Bu kritik kararla birlikte, yıllardır aydınlatılamayan karanlık noktalar başkentte yeniden mercek altına alınacak

12.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Türk siyasi tarihinin en tartışmalı olaylarından biri olan Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında bugün çok önemli bir hukuki kırılma noktası yaşandı. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde meydana gelen ve BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan helikopter kazasına dair yürütülen ana soruşturmada yetkisizlik kararı çıktı.

Dosyadaki tüm deliller başkente taşınıyor

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uzun yıllardır sürdürülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyası, alınan yetkisizlik kararının ardından resmi olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi. Kararla birlikte; olay gününe ait tüm radar kayıtları, teknik raporlar, tanık ifadeleri, dijital materyaller ve bugüne kadar toplanan tüm deliller Ankara'ya ulaştırılacak.

Soruşturma sil baştan incelenecek

Kamuoyunda suikast şüphelerinin ve ihmal iddialarının hiçbir zaman dinmediği olayla ilgili soruşturmanın yeni aşamasının başkentte yürütülecek olması, davanın seyri açısından tarihi bir dönüm noktası olarak görülüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, özellikle geçmiş dönemde dosyaya yön veren şüpheli yapıların ve FETÖ müdahalesi iddialarının üzerine giderek soruşturmayı sil baştan, derinlemesine ele alması bekleniyor.

Yazıcıoğlu ailesi ve kamuoyu adalet bekliyor

Aradan geçen 17 yıla rağmen maddi gerçeğin gizlendiğini ve delillerin karartıldığını savunan Yazıcıoğlu ailesi ile BBP camiası, bu gelişmenin ardından hukuki sürecin hızlanmasını umut ediyor. Ankara'daki özel birimlerin koordinasyonunda yürütülecek yeni soruşturma sürecinde, helikopterin düşüş nedeninden arama-kurtarma faaliyetlerindeki gecikmelere kadar karanlıkta kalan tüm soru işaretleri tek tek masaya yatırılacak.

Ege Üniversitesi'nde 3 milyarlık kamu zararı

İzmir merkezli 6 ilde, Ege Üniversitesi (EÜ) Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerindeki ihalelerde usulsüzlük yaparak yaklaşık 3 milyar 100 milyon lira kamu zararına neden oldukları iddiasıyla gözaltına alınan 47 şüpheliden 41'i adliyeye sevk edildi.

12.06.2026 11:47:00
İhlas Haber Ajansı
Ege Üniversitesi'nde 3 milyarlık kamu zararı
Ege Üniversitesi'nde 3 milyarlık kamu zararı
İzmir merkezli 6 ilde, Ege Üniversitesi (EÜ) Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerindeki ihalelerde usulsüzlük yaparak yaklaşık 3 milyar 100 milyon lira kamu zararına neden oldukları iddiasıyla gözaltına alınan 47 şüpheliden 41'i adliyeye sevk edildi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerinde görev yapan kamu görevlileri ile çeşitli firma yetkililerine yönelik yolsuzluk soruşturması başlatıldı. Şüphelilerin, örgütlü şekilde hareket ederek kamu ihaleleri ile doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yaptıkları, rekabet şartlarını ortadan kaldırarak belirli firmalara menfaat sağladıkları tespit edildi. Soruşturma kapsamında 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmesinin ardından ekipler, 9 Haziran'da İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı operasyon düğmesine bastı.

Eski Başhekim ve Genel Sekreter de gözaltında



Gerçekleştirilen operasyonlarda aralarında eski Ege Üniversitesi Hastanesi Başhekimi D.B. ve eski Ege Üniversitesi Hastanesi Genel Sekreteri M.A.'nın da bulunduğu 47 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 2 adet ruhsatsız tabanca ele geçirilirken, incelenmek üzere çok sayıda dijital materyale el konuldu.

Sayıştay raporuna yansıyan 3.1 milyar TL'lik zarar

Yürütülen soruşturma kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmelerde; Sayıştay raporlarında da tespit edildiği üzere, kurum yöneticileri ile bazı şirket temsilcilerinin organize şekilde hareket ettiği ve gerçekleştirilen alım işlemleri nedeniyle yaklaşık 3 milyar 100 milyon Türk Lirası kamu zararının oluştuğu değerlendirildi.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 6'sı ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 41 şüpheli sabah saatlerinde geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin adliyedeki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.