21 Eylül 1915'de Bulgaristan'ın seferberlik ilan ederek Sırbistan hududuna asker yığması, Avusturya ve Alman Ordularının kuzeyden Sırbistan Topraklarına girmesi, Anlaşma Gurubu devletlerini yeni askeri ve siyasi önlemler almaya sevk eder. Çünkü mevcut askeri ve siyasi programa bağlı kalırlarsa Sırbistan ezilirdi.Daha önce anlaşma Gurubunun aktif olarak savaştığı iki cephesi vardı. En aktifi olan ve zaferi kazandıkları zaman beklentileri en büyük olan cephe Çanakkale cephesi idi. Fakat 3 Eylül 1915 tarihine kadar ümitli olan Anlaşma gurubu, bu tarihten sonra mevcudu korumak için savunmaya geçer. Diğer cephe ise batı cephesidir. Fransız Orduları Başkomutanı Jorf 23 Eylülde Alman savunmasına karşı saldırıya geçer. Ümit ettiği başarıyı elde edemez. Buna rağmen saldırıları devam ettirir. Sırbistan'a askeri harekat başladığı zaman, Anlaşma Gurubunun en iyi birlikleri buradadır.Sırbistan'ı ezilmekten kurtarmak için yeni bir cephe açmak gerekiyordu. Bunun için batı cephesinde saldırlar devam ettiğinden Başkomutan Jofr Sırbistan'a buradan asker göndermek istemez. Siyasilere de, Çanakkale'deki birliklerin Sırbistan'a getirilerek kuvvetli bir cephe oluşturularak Sırbistan'ın ezilmekten kurtarılmasını önerir. İngiliz ve Fransız hükümetleri bu öneri üzerinde anlaşırlar.Fakat Fransa Savaş Bakanı Millöran, Çanakkale'deki birliklerin Selanik üzerinden Sırbistan'a taşınmasını 9 Ekim 1915 de, Hükümetine verdiği bir öneri ile karşı olur. Bu öneride şunları ileri sürer: "Çanakkale'nin, tamamen boşatılması doğru değildir. Bu boşaltma bizim Çanakkale'de kesin başarısızlığımızın itirafı olur. Bunun Türkiye, Romanya, Yunanistan ve doğu ülkelerindeki sonuçları ağır olabilir. Bundan başka Hellas Burnunda, Kaba Tepede ve Suvla Koyunda kalmış olan 13 İngiliz ve 1 Fransız Tümeni karşılarında 150000 Türkü tutuyorlar. Bab-ı Aliyi, Keşan bölgesinde bir ihtiyat bölüğü bulundurmak ve Karadeniz Boğazını örtmek zorunda bırakıyorlar. Onu Edremit, İzmir ve İskenderun bölgelerinde tehdit ediyor. Oralarda önemli yedekler bulunduruyor".İngiltere Genel Kurmaylığında da, Hükümetin, Jorf'un önerisini benimsemesine karşı iki ayrı düşünce vardır. Bunlardan birincisi Çanakkale saldırısının devam etmesidir. Çanakkale saldırısı hakkında da farklı iki görüş vardır. Birincisi Çörçil ve Çanakkale Donanması Kurmay Başkanı Keys'n ortak düşüncesidir. Bu da saldırının Boğaza donanma gücü ile saldırı yapılmasıdır. Fakat Çanakkale Donanma Komutanı Robek ile Deniz Lordu Amiral Cekson onların düşüncesine karşıdırlar. Bu nedenle uygulanmaz.İkinci gurup ise karadan saldırının devamını isteyenlerdir. Bunun için Sırbistan'ın kendi haline bırakılması ve zaferin yolunu, Çanakkale'yi geçmekte görüyorlardı. Altı İngiliz ve iki Hint Tümeni ile çıkartma yaparak saldırıya devam kararı alırlar. Bu düşünce 9 Ekim 1915 de İngiltere Savaş Komitesinde görüşülür. Sırbistan cephesi mi,Çanakkale cephesi mi diye. Fakat bir karar alınamaz. Kış yaklaşınca da Çanakkale'ye tümenler gönderilemez.İngilizler ve Fransızlar, Sırbistan cephesinin kurulması hakkında tartışırlarken Almanlar 9 Ekim 1915 de Belgrat'a girerler?
Ahmet Oğuz Bahadır / diğer yazıları
- Erzincan ateşkesi ve sonucu / 14.02.2011
- Bolşevik Rusya'nın Ermeni siyaseti / 12.02.2011
- Savaş şurası'nda alınan kararlar - II - / 10.02.2011
- Savaş şurası'nda alınan kararlar / 09.02.2011
- Alman - Gürcü işbirliği ve amaçları / 06.02.2011
- Başkan Wilson'un ince hesapları / 05.02.2011
- Başkan Wilson'un siyasi amaçları / 04.02.2011
- Brest Litovks Konferansı'na İngiltere'nin tepkisi - II / 03.02.2011
- Brest Litovks Konferansı'na İngiltere'nin tepkisi - I / 02.02.2011
- Mustafa Kemal'in Almanya seyahati / 01.02.2011
- Bolşevik Rusya'nın Ermeni siyaseti / 12.02.2011
- Savaş şurası'nda alınan kararlar - II - / 10.02.2011
- Savaş şurası'nda alınan kararlar / 09.02.2011
- Alman - Gürcü işbirliği ve amaçları / 06.02.2011
- Başkan Wilson'un ince hesapları / 05.02.2011
- Başkan Wilson'un siyasi amaçları / 04.02.2011
- Brest Litovks Konferansı'na İngiltere'nin tepkisi - II / 03.02.2011
- Brest Litovks Konferansı'na İngiltere'nin tepkisi - I / 02.02.2011
- Mustafa Kemal'in Almanya seyahati / 01.02.2011
























































