logo
24 HAZİRAN 2026

"Ben hizmete hizmet demem, Hizmet bana olmadıkça"

29.05.2008 00:00:00
Cümle alemin malumudur ki bu cümle; genelde tüm haçlı dünyasının, özelde ise Amerika'nın, tüm açıklamalarından, tüm davranışlarından, tavırlarından, yapılan bir işe destek veya köstek oluşundan adeta dökülmektedir.Bulundukları ülkelerde, onun adına "hizmet" verenler de bu gerçeği açıkça dile getirmekte, hatta desteğini almakla övünmektedirler.Dünyanın neresinde olursa olsun ve işin adı, çeşidi ne olursa olsun, hangi ülkede neler yapılıyor olursa olsun ona Amerika dolaylı veya direkt destek veriyorsa mutlaka o "hizmetin" kendine bakan bir yüzü vardır. Desteklediği o faaliyetin karşılığını ya hemen almaktadır ya da gelecekte alacağını planlamaktadır.Devletler arası ilişkilerde, yapılan anlaşmalarda, yapılan yardımlarda, hibelerde, diplomatik çıkışlarda veya sessiz kalışlarda bu gerçek açıkça okunmaktadır.Çeşitli devletlerde, yapılacak seçimlerle, seçimden sonra iş başına gelecek kadrolarla çok yakından ilgilendiğini, kendi desteklediği kadroları iktidar yapmak için çok ciddi maddi destekler verdiğini, plan-program aşamasında katkı sağladığını yakın tecrübelerden biliyoruz.Amerika'nın desteği ile iktidar olan kadroların, kendi ülkelerinin menfaatlerinden önce, kendilerini iktidar yapan gücün menfaatleri doğrultusunda çalıştıklarını, Amerika'nın taleplerini kendi halklarına hazmettirmek için kılı kırk yardıklarını, adı geçen ülkeye ait şirketler için özel kanunlar çıkarttıklarını da yine dünya-alem biliyor.Adı geçen ülke, bizzat devlet kurumları aracılığı ile istediği konuya sonuna kadar müdahale ettiği gibi, Soros örneğinde olduğu gibi zengin iş adamları aracılığı ile de hedefine yerleştirdiği ülkeler üzerinde kendi planları doğrultusunda ciddi ciddi oynamaktadır.Hem onlar "ben hizmete hizmet demem hizmet bana olmayınca" deyip,kendi planından zerrece sapanlardan desteğini çekiyor,çekeceğini söylüyor hem de onlar adına "hizmet" verenler diyor ki; "kendi çıkarı olmazsa yarım arpa boyu kadar bize menfaat sağlamaz".Bu gerçekler, bu tecrübeler, bu açık bilgiler ışığında siz varın "Türkçe olimpiyatlarını" değerlendirin.Türk'ün kuyusunu kazan, tarih boyunca kazmış olan,bu gün kazmaya devam eden bütün şer güçlerle kol kola olacaksınız,onların ocaklarının başında paşalar gibi ağırlanacaksınız ama diğer taraftan da Türkçe'ye hizmet ediyoruz diye vaveyla koparacaksınız.Çok komik oluyorsunuz."Hizmet ediyoruz, dünyaya öğretiyoruz" dediğiniz Türkçe açıktır ki Türk milletinin dilidir.Siz daha yakın bir geçmişte gazetenizde Türk milletinin, reşit olmadığına, olgunlaşması engellenmiş olduğuna,insanlığını unutmuş bir millet olduğuna, bu topraklarda emanetçi olduğuna dair yazılar yayınlamadınız  mı?Yayın organlarınızda böylesine aşağılık sıfatlarla andığınız bir milletin dilini dünyaya öğretmekle caka satıyorsunuz.Bir kere bu ayıplarınızı temizleyin."Yarım arpa boyu" yardım etmeyeceklerin sınırsız desteklerini hangi "hizmetiniz" karşılığında aldığınızı açıklayın, sonra da oturup olimpiyatınızın kime ve ne işe yaradığını konuşalım.
 
Aziz Karaca / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.