Amerika ve Haçlı dünyasının, içinde Türkiye'nin de bulunduğu 22 İslam ülkesini hedef alan Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), çeyrek asırdan beri adım adım uygulanıyor.
Afganistan'dan Suriye'ye, Tunus'tan Fas'a, Libya'dan Irak'a, Mısır'dan Türkiye'ye yaşanan kaos, karışıklık, işgal ve savaşlar bu proje kapsamında gerçekleşiyor.
Konjonktüre göre Şii-Sünni, Alevî-Sünni, Arap-Acem, Kürt-Türk çatışmaları ve Avrupa benzeri mezhep savaşları da bu projenin stratejilerinden biridir.
Söz konusu işgal ve çatıştırma projesinin, Dinlerarası Diyalog kurumu ile birlikte yürütülen İngilizler ve Haçlı dünyasının Türk-İslam coğrafyasına yönelik klasik Şark Projesi'nin devamı ve güncel versiyonu olduğunu 1992'de ikaz ediyor Prof. Dr. Haydar Baş hocamız... O yıllarda yazdığı Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler adlı eserini okuyanlar, bu gerçeği, uyarılarını ve oyun bozma tekliflerini görürler.
Maalesef bu uyarılara kulak asmayanlar Amerika'nın Büyük Ortadoğu Projesinde görevler üstlendiler.
Cüppelisi, şalvarlısı, İslamcısı bilerek-bilmeyerek görev üstlendiler. Söylemleriyle, siyasetleriyle, fetvalarıyla Amerika'nın işgal ve çatıştırma furyasına destek sağladılar.
Haçlı dünyası ile aynı safta Müslümana karşı sürdürdükleri savaşı ve düşmanlığı cüppelerinin altına sakladılar.
Prof. Dr. Baş'ın deyimiyle, Ebucehil, Ebu Lehep de cübbeliydi.
Kılıçarslan'a ve İslam milletine karşı yandaşlarını savaşa davet eden Papa II. Urban da?
Lakin iman, insaf ve insanlık cüppede değil; yürektedir, gönüldedir.
Gönüllerindekini kaybeden bu cüppeli İslamcılar, Haçlı seferlerinde Müslümanların katledilmesine fetvalar uyduran ve teşvik naraları atan cüppeli Papa II. Urban kesildiler. Müslümanlara kan kusturulurken yürekleri kan ağlayacak yerde, cüppeli Ebucehil kesildiler, cüppeli Ebulehep, cübbeli Übey b. Selül kesildiler.
Amerika ve Haçlı fitnesi cüppeli olarak arz-ı endam eder oldu.
O vakitten bu yana İslam coğrafyası kan gölüne döndü.
Milyonlarca Müslüman canını, vatanını, onurunu yitirdi.
Milyonlar her şeylerini bırakıp yollara düştüler, sığınacak liman arıyorlar.
Müslüman'ı Müslüman'a kırdırdılar, kırdırmayı sürdürüyorlar.
Zerre kadar imanı ve iz'anı olan bir mü'min böyle bir mezalime rıza gösteremez.
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş rıza göstermedi.
Oyunları bozmak, Müslümanların tevhidini ve Türk milletinin birliğini tesis etmek için seferber oldu.
Müslüman Müslüman'ın kardeşidir. Sünni-Şii kardeştir. Alevî-Sünni kardeştir? Ayrısı-gayrısı yoktur. Müslüman Müslüman'ı kıramaz, ona kıyamaz dedi.
Tevhid'in merkezi Ehl-i Beyt'tir diye haykırdı.
220 tane Sünni kaynaktan, Gadir-i Hum gerçeğinin İslam'ın ve Sünni-Şii tüm Müslümanların ortak hakikati olduğunu nakletti. Hz. Peygamberin (s.a.a), Veda haccı dönüşünde Gadir-i Hum mevkiinde Maide Suresi 67. ayetin emri üzere Hz. Ali'yi kendinden sonraki halifesi ve velayetin başı olarak ümmetine ilan ettiğini ve ümmetinden ikrar aldığını kaynaklarıyla ortaya koydu. Allah ve Resulü'nün ilan ettiği evrensel gerçekleri hatırlattı.
Türk milletinin birliği ve kimliğinde Ehl-i Beyt mayası, Horasan erenleri ve Hacı Bektaş Veli'nin nefesi vardır. Bu aziz vatanda yaşayan Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Arap, Acem kardeştir ve Türk milletidir, dedi.
Gazi M. Kemal Atatürk, baba ve ana tarafından Ehl-i Beyt soyundandır, dedi; belgeleriyle ispat etti Prof. Dr. Baş.
Atatürk'ün Lozan'a nakşettirdiği Türk milleti tanımının Hacı Bektaş Veli ve Ehl-i Beyt yolunun birlik ve Tevhid tanımı olduğunu tespit etti.
İslam dünyasının huzur bulabilmesi için, Türk milletinin bu coğrafyada adam gibi yaşayabilmesi ve onuruyla ilelebet payidar kalabilmesi için kültür ve medeniyetimizin tesis ettiği birlik ve kardeşlikten başka yol olmadığını anlattı.
Devleti olmayan milletin sürü olacağını ikaz etti.
Millet, oyuna gelerek Prof. Dr. Baş'a rey vermedi ama; onun hatırlattığı gerçeklere gönül verdi, kulak verdi.
Prof. Dr. Baş'ın bu çığırı, Amerika ve Haçlı dünyasını geniş çaplı savaş ve işgallerini sekteye uğrattı, Beyaz Saray'ın oyunlarını bozdu. Türkiye'yi savaşlara sürüklenmekten korudu. Onların Türkiyeli ortakçılarının ipliği pazara çıktı.
Bu defa cübbeli saray soytarıları ortalığa atıldı. Keşke Aksaray soytarısı olsalar; Beyaz Saray soytarıları bunlar!
Çeyrek asırdan beri Haydar Hoca askerin adamı, devletin adamı, şunun-bunun adamı şeklindeki iftira ve balçıkları tutmayan saray soytarıları, bu kez "Haydar Hoca Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer'e saldırıyor" şeklindeki cübbeli fitneleriyle havayı bulandırmaya çalıştılar. Lakin havalarını aldılar.
Bu yalancıların mumunu söndürmek için Prof. Dr. Baş'ın, Ebubekir ve Ömer Efendilerimiz hakkında muhteşem bir eser kaleme aldığını ilan ettiği youtube'taki bir video yetti? Tek videoluk bu cüppeli fitneler, Büyük Ortadoğu Projesinin cüppeli soytarıları! Bunların namıyla kalemi ve köşeyi kirletmeye bile değmez.
Medeniyetimizdeki ve gönüllerimizdeki "Tevhid'in merkezi Ehl-i Beyt" gerçeğini bir kez daha idrak edip rahmet ve berekete gark olmak üzere Pazar günü sabah saat 10.00'da İstanbul'daki Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda buluşalım.
Afganistan'dan Suriye'ye, Tunus'tan Fas'a, Libya'dan Irak'a, Mısır'dan Türkiye'ye yaşanan kaos, karışıklık, işgal ve savaşlar bu proje kapsamında gerçekleşiyor.
Konjonktüre göre Şii-Sünni, Alevî-Sünni, Arap-Acem, Kürt-Türk çatışmaları ve Avrupa benzeri mezhep savaşları da bu projenin stratejilerinden biridir.
Söz konusu işgal ve çatıştırma projesinin, Dinlerarası Diyalog kurumu ile birlikte yürütülen İngilizler ve Haçlı dünyasının Türk-İslam coğrafyasına yönelik klasik Şark Projesi'nin devamı ve güncel versiyonu olduğunu 1992'de ikaz ediyor Prof. Dr. Haydar Baş hocamız... O yıllarda yazdığı Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler adlı eserini okuyanlar, bu gerçeği, uyarılarını ve oyun bozma tekliflerini görürler.
Maalesef bu uyarılara kulak asmayanlar Amerika'nın Büyük Ortadoğu Projesinde görevler üstlendiler.
Cüppelisi, şalvarlısı, İslamcısı bilerek-bilmeyerek görev üstlendiler. Söylemleriyle, siyasetleriyle, fetvalarıyla Amerika'nın işgal ve çatıştırma furyasına destek sağladılar.
Haçlı dünyası ile aynı safta Müslümana karşı sürdürdükleri savaşı ve düşmanlığı cüppelerinin altına sakladılar.
Prof. Dr. Baş'ın deyimiyle, Ebucehil, Ebu Lehep de cübbeliydi.
Kılıçarslan'a ve İslam milletine karşı yandaşlarını savaşa davet eden Papa II. Urban da?
Lakin iman, insaf ve insanlık cüppede değil; yürektedir, gönüldedir.
Gönüllerindekini kaybeden bu cüppeli İslamcılar, Haçlı seferlerinde Müslümanların katledilmesine fetvalar uyduran ve teşvik naraları atan cüppeli Papa II. Urban kesildiler. Müslümanlara kan kusturulurken yürekleri kan ağlayacak yerde, cüppeli Ebucehil kesildiler, cüppeli Ebulehep, cübbeli Übey b. Selül kesildiler.
Amerika ve Haçlı fitnesi cüppeli olarak arz-ı endam eder oldu.
O vakitten bu yana İslam coğrafyası kan gölüne döndü.
Milyonlarca Müslüman canını, vatanını, onurunu yitirdi.
Milyonlar her şeylerini bırakıp yollara düştüler, sığınacak liman arıyorlar.
Müslüman'ı Müslüman'a kırdırdılar, kırdırmayı sürdürüyorlar.
Zerre kadar imanı ve iz'anı olan bir mü'min böyle bir mezalime rıza gösteremez.
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş rıza göstermedi.
Oyunları bozmak, Müslümanların tevhidini ve Türk milletinin birliğini tesis etmek için seferber oldu.
Müslüman Müslüman'ın kardeşidir. Sünni-Şii kardeştir. Alevî-Sünni kardeştir? Ayrısı-gayrısı yoktur. Müslüman Müslüman'ı kıramaz, ona kıyamaz dedi.
Tevhid'in merkezi Ehl-i Beyt'tir diye haykırdı.
220 tane Sünni kaynaktan, Gadir-i Hum gerçeğinin İslam'ın ve Sünni-Şii tüm Müslümanların ortak hakikati olduğunu nakletti. Hz. Peygamberin (s.a.a), Veda haccı dönüşünde Gadir-i Hum mevkiinde Maide Suresi 67. ayetin emri üzere Hz. Ali'yi kendinden sonraki halifesi ve velayetin başı olarak ümmetine ilan ettiğini ve ümmetinden ikrar aldığını kaynaklarıyla ortaya koydu. Allah ve Resulü'nün ilan ettiği evrensel gerçekleri hatırlattı.
Türk milletinin birliği ve kimliğinde Ehl-i Beyt mayası, Horasan erenleri ve Hacı Bektaş Veli'nin nefesi vardır. Bu aziz vatanda yaşayan Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Arap, Acem kardeştir ve Türk milletidir, dedi.
Gazi M. Kemal Atatürk, baba ve ana tarafından Ehl-i Beyt soyundandır, dedi; belgeleriyle ispat etti Prof. Dr. Baş.
Atatürk'ün Lozan'a nakşettirdiği Türk milleti tanımının Hacı Bektaş Veli ve Ehl-i Beyt yolunun birlik ve Tevhid tanımı olduğunu tespit etti.
İslam dünyasının huzur bulabilmesi için, Türk milletinin bu coğrafyada adam gibi yaşayabilmesi ve onuruyla ilelebet payidar kalabilmesi için kültür ve medeniyetimizin tesis ettiği birlik ve kardeşlikten başka yol olmadığını anlattı.
Devleti olmayan milletin sürü olacağını ikaz etti.
Millet, oyuna gelerek Prof. Dr. Baş'a rey vermedi ama; onun hatırlattığı gerçeklere gönül verdi, kulak verdi.
Prof. Dr. Baş'ın bu çığırı, Amerika ve Haçlı dünyasını geniş çaplı savaş ve işgallerini sekteye uğrattı, Beyaz Saray'ın oyunlarını bozdu. Türkiye'yi savaşlara sürüklenmekten korudu. Onların Türkiyeli ortakçılarının ipliği pazara çıktı.
Bu defa cübbeli saray soytarıları ortalığa atıldı. Keşke Aksaray soytarısı olsalar; Beyaz Saray soytarıları bunlar!
Çeyrek asırdan beri Haydar Hoca askerin adamı, devletin adamı, şunun-bunun adamı şeklindeki iftira ve balçıkları tutmayan saray soytarıları, bu kez "Haydar Hoca Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer'e saldırıyor" şeklindeki cübbeli fitneleriyle havayı bulandırmaya çalıştılar. Lakin havalarını aldılar.
Bu yalancıların mumunu söndürmek için Prof. Dr. Baş'ın, Ebubekir ve Ömer Efendilerimiz hakkında muhteşem bir eser kaleme aldığını ilan ettiği youtube'taki bir video yetti? Tek videoluk bu cüppeli fitneler, Büyük Ortadoğu Projesinin cüppeli soytarıları! Bunların namıyla kalemi ve köşeyi kirletmeye bile değmez.
Medeniyetimizdeki ve gönüllerimizdeki "Tevhid'in merkezi Ehl-i Beyt" gerçeğini bir kez daha idrak edip rahmet ve berekete gark olmak üzere Pazar günü sabah saat 10.00'da İstanbul'daki Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda buluşalım.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
































































































