Milletlerin ve devletlerin tarihinde çeyrek asır gibi, yarım asır gibi zaman dilimleri fazla uzun sayılmaz.
Buharlaşma, bozulma ve pörsüme bu kadar kısa zaman zarfında meydana geldiğine göre, demek ki bu bir rastlantı, bu bir kendiliğinden gelişen bir sonuç değil, önceden hazırlanmış bir projenin belli eller tarafından hayata geçirilmesinin bir sonucudur.
Nice asırlar boyunca, bu toplumun bünyesine yerleşmiş, neredeyse etle tırnak gibi ayrılmaz vasfı olmuş, komşu hakkı hassasiyeti, kul hakkına riayetteki titizliği, arsızlıktan, hırsızlıktan ve haksızlıktan daima uzak durma özelliklerinin adeta buharlaşmasından şikâyetçiyiz.
Gelir dağılımındaki dengesizlik, kitleleri hayattan bezdirmiş vaziyette, aynı şekilde, vergi adaletsizliği yoksul kesimi nice çaresizlikler çukuruna yuvarlamış durumda.
Bir kesimin, hem de toplumun büyük bir kesiminin bir yıllık kazancından daha fazlasını, bir aylık maaş olarak alan azınlıkların ve azgınlıkların sineye çekildiği, hoş görüldüğü bir toplum iflah olabilir mi?
Asırlar boyunca bu milletin kadınında erkeğinde, yaşlısında gencinde, okumuşunda okumamışında, adeta kulak küpesi olarak kullanımış değişmez ilkeler, ertelenemez ölçüler vardı; 'komşusu açken tok yatmamak' gibi, 'komşu komşunun külüne muhtaçtır' gibi, 'veren el alan elden hayırlıdır' gibi, 'çalışanın alın teri kurumadan ücretini ödemek' gibi, 'ben siftah yaptım komşum yapmadı' diyerek kendisine gelen müşteriyi komşu esnafa yönlendirmek gibi…
Bugün toplumumuzda yaşanan kaosu, kargaşayı, haksızlık ve hukuksuzlukları, zenginle fakir arasındaki korkunç uçurumları düşündükçe, gayri ihtiyari buharlaşan değerlerimizi bir bir hatırlıyoruz.
Merak ediyoruz, eski zamanlarda da, 'çalıyorlar ama çalışıyorlar' diyen kesimler var mıydı?
Sorup soruşturuyoruz, bu toplumun geçmişinde de; 'yolsuzluk hırsızlık gibi değildir' diyen ve 'muhalefetin işine yarayacaksa iktidarın yanlışlarını söylemek caiz değildir' şeklinde fetva veren hocalar var mıymış?
Daha önemlisi de, bütün bu buharlaşan değerleri, değerleri buharlaştıran mekanizmayı sineye çeken, bu bozuk yapılarla kısa zamanda uzlaşan, barışan ve hemhal olan kitleler oluşur muydu?
- Yüz yıl sonrasına bir mektubum var / 21.06.2026
- Terazinin başındakiler sizler adaletten muaf mısınız? / 20.06.2026
- Sarayda taht kavgası halk içinde ekmek kavgası / 17.06.2026
- İktidarın işleri var / 14.06.2026
- Bu resim şimdilerde tüm ülkeyi resmediyor / 13.06.2026
- Ülkenin kazancı ile iktidarınki ters orantılı / 12.06.2026
- Tuhaf zamanlardan geçiyoruz / 11.06.2026
- İktidar dedikodu ile besleniyor da yoksullar ne ile beslenecek? / 09.06.2026
- Nerede ne varsa / 08.06.2026

























































