logo
20 MAYIS 2026

Bir çocukluk bahçesinde gezinti

Türk edebiyatının sevilen hatıra kitaplarından biri olan "Ömer'in Çocukluğu", Muallim Naci'nin sekiz yaşına kadar olan çocukluk anılarını samimi ve içten bir dille anlattığı bir eserdir

08.01.2025 08:34:00
Hasan Parlak
Bir çocukluk bahçesinde gezinti
Bir çocukluk bahçesinde gezinti
Türk edebiyatının sevilen hatıra kitaplarından biri olan "Ömer'in Çocukluğu", Muallim Naci'nin sekiz yaşına kadar olan çocukluk anılarını samimi ve içten bir dille anlattığı bir eserdir.

İlk olarak 1890 yılında yayımlanan bu eser, okuyucuları geçmişin tozlu sayfalarına götürerek bir çocuğun gözünden dünyayı yeniden görmeyi sağlar.

Muallim Naci ve Eserin Ortaya Çıkışı

Muallim Naci, Tanzimat Dönemi'nin önemli edebiyatçılarından biridir. Şiirleri, eleştirileri ve dil çalışmalarıyla tanınan Naci, "Ömer'in Çocukluğu" ile çocuk edebiyatına da önemli bir katkı sağlamıştır.

Eser, ilk olarak yazarın "Sünbüle" adlı kitabının bir bölümü olarak yayımlanmış, daha sonra bağımsız bir kitap olarak da basılmıştır. Bu durum, eserin ne kadar beğenildiğini ve önem kazandığını göstermektedir.

Eserin İçeriği ve Anlatımı

"Ömer'in Çocukluğu", yazarın çocukluk anılarını kronolojik bir sırayla değil, zihnine geldiği gibi, serbest bir şekilde anlatmasıyla dikkat çeker.

Eserde, Ömer'in ailesi, arkadaşları, yaşadığı mahalle, okul deneyimleri, korkuları, sevinçleri ve hüzünleri gibi birçok konu yer alır. Yazar, çocukluk dünyasını tüm doğallığıyla ve samimiyetiyle okuyucuya aktarmayı başarır.

Eserdeki bazı önemli temalar ve vurgular şunlardır:

Çocukluk Dünyasının Saflığı: Eser, bir çocuğun dünyayı nasıl algıladığını, olaylara nasıl tepki verdiğini ve duygularını nasıl yaşadığını canlı bir şekilde gösterir. Ömer'in korkuları, merakları, oyunları ve hayalleri, çocukluk dünyasının saflığını ve masumiyetini yansıtır.

Aile ve Toplum İlişkileri: Eserde, dönemin aile ve toplum ilişkileri de önemli bir yer tutar. Ömer'in ailesiyle, akrabalarıyla, komşularıyla ve okul arkadaşlarıyla olan ilişkileri, o dönemin toplumsal yapısını ve değerlerini anlamamıza yardımcı olur.
Eğitim ve Öğretim: Eserde, Ömer'in okul deneyimleri ve eğitim anlayışı da anlatılır. O dönemin eğitim sistemi, hocaların tutumu ve öğrencilerin durumu hakkında bilgiler ediniriz.

Kayıp ve Hüzün: Eserde, Ömer'in babasını kaybetmesi ve bu kaybın onda yarattığı hüzün de dokunaklı bir şekilde anlatılır. Bu bölüm, çocukluk döneminde yaşanan kayıpların bir çocuk üzerindeki etkisini göstermesi açısından önemlidir.

Doğa ve Hayvan Sevgisi: Ömer'in doğayla ve hayvanlarla olan ilişkisi de eserde önemli bir yer tutar. Bahçedeki hayvanlarla geçirdiği vakitler, doğa gözlemleri ve hayvan sevgisi, çocukluk deneyimlerinin önemli bir parçasını oluşturur.

Eserin Edebi Önemi ve Etkisi

"Ömer'in Çocukluğu", Türk edebiyatında hatıra türünün önemli örneklerinden biridir. Yazarın samimi ve içten anlatımı, çocukluk dünyasını canlı bir şekilde tasvir etmesi ve dönemin toplumsal yapısına ışık tutması, eserin edebi değerini artırır.

Eser, aynı zamanda çocuk edebiyatı alanında da önemli bir yere sahiptir. Çocukların dünyasını anlamak, onların duygularına tercüman olmak ve onlara edebiyatı sevdirmek açısından önemli bir eserdir.

Günümüzde "Ömer'in Çocukluğu"

"Ömer'in Çocukluğu", günümüzde de okunmaya ve sevilmeye devam etmektedir. Eser, farklı yayınevleri tarafından basılmakta ve okullarda okutulmaktadır. Çocukların ve yetişkinlerin keyifle okuyabileceği bu eser, geçmişle günümüz arasında bir köprü kurarak okuyuculara unutulmaz bir deneyim sunar.

"Ömer'in Çocukluğu", Muallim Naci'nin çocukluk anılarını samimi bir dille anlattığı, Türk edebiyatının önemli bir eseridir. Çocukluk dünyasının saflığını, aile ve toplum ilişkilerini, eğitim anlayışını ve kayıp duygusunu etkileyici bir şekilde işleyen bu eser, günümüzde de okunmaya ve sevilmeye devam etmektedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi menziline ulaştırmakta kararlıyız" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla sağduyuyla samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız” dedi
 

20.05.2026 13:26:00
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi menziline ulaştırmakta kararlıyız" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi menziline ulaştırmakta kararlıyız" dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dün, Samsun'da istiklal meşalesinin yakılmasının 107. yıl dönümünü geride bıraktıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı aralarında şampiyon sporcuların da bulunduğu 200'ü aşkın gençle Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde kutladıklarını ifade etti.

Cumartesi günü ise Kocaeli'de, Kocaelispor Stadyumu'nun içini ve dışını hıncahınç dolduran gençlerle bir araya geldiklerini anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

"207 üniversitemizden, 81 vilayetimizden gelen gençlerimiz ülkemizde misafir olarak bulunan üniversiteli genç kardeşlerimizin heyecanına ortak oldular. Stadyumun içi kadar dışı da çok farklıydı. Heyecan vericiydi. Her yaştan, her kökenden, her gelir grubundan ve farklı hayat tarzından 100 bin gencimiz adeta bir insan seli olup Kocaeli'ye akmıştı. Kocaelili kardeşlerimiz de misafirlerine başarıyla ev sahipliği yaptılar. Türkiye'nin beşeri hazinesinin zenginliğine orada bir kere daha şahitlik ettik. Başta CHP olmak üzere muhalefeti kıskandıran, muhalefetin gençlerle ilgili iddialarını tek tek çürüten bir şölene imza attık. Kocaeli'deki şölen bizim sadece gençlerin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz buluşmalarımızdan 14'üncüsüydü. Bunun dışında kongrelerimizde, sohbet toplantılarımızda farklı etkinliklerde özellikle de gençlerimizle yüzlerce defa bir araya geldik, hasbihal ettik."

Bu programlarda gençlerle birlikte bütün vatandaşlara gönül kapılarını açtıklarını anlatan Erdoğan, "Yunus'un 'Biz kimseye kin tutmazuz, kamu alem birdir bize' anlayışıyla bu ülkenin tüm gençlerini aynı samimiyetle bağrımıza bastık. Yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca, daima gençlerle yol yürümüş bir kardeşiniz olarak şunu bir defa çok net söylemek isterim. Gençleri hafife alan, gençlere sırtını dönen bir hareketin başarı şansı yoktur." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin omuz vermediği bir mücadelenin zafere ulaşamayacağını, kalıcı olamayacağını dile getirdi. Merhum Nurettin Topçu'nun "Gençlik geleceğin tohumudur" sözünü aktaran Erdoğan, gençliğe yüz çevirmenin geleceğe yüz çevirmek anlamına geldiğini söyledi.

Terörsüz Türkiye süreci
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla sağduyuyla samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız. Devletimizin ilgili kurumları örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"İnşallah 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı ile yeni başarılara, zaferlere imza atacağız."

İBB davasında 40. gün

Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. 11. haftasına giren İBB davasının 40. günü başladı. Davada, "Savcılık tarafından yönlendirildim" diyerek etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki'nin son avukatı savunma yapmaktan vazgeçti

20.05.2026 11:47:00
Haber Merkezi
İBB davasında 40. gün
İBB davasında 40. gün
Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı. 11. haftasına giren İBB davasının 40. günü başladı. Davada, "Savcılık tarafından yönlendirildim" diyerek etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki'nin son avukatı savunma yapmaktan vazgeçti.

Duruşma, Kültür A.Ş.'nin tutuklu eski genel müdürü Serdar Taşkın'ın savunmasıyla başladı.

Taşkın, savcılık sorgusunda isnat edilen eylemler hakkında hiçbir soru sorulmadığını söyledi. 23 Mart 2025'te tutuklandığını belirten Taşkın, 14 ay sonra dahi hakkında hiçbir somut delilin olmadığını belirtti.

Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu

20.05.2026 11:44:00
Haber Merkezi
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

İYİ Parti lideri Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar ise şöyle:

"Dün malum 19 Mayıs'tı. Bir milletin küllerinden yeniden doğmaya başladığı gün. Cesaret ile inancın vatan toprağında buluştuğu gün. Makamlara sarılmışların ardından milletin 'devlet başa' deme iradesidir. 19 Mayıs bir milletin içinde kopan fırtınadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin de kuruluşunun ilk adımıdır. Kutlu ve mutlu olsun.

Bu milletin geleceğini ne mandacılar ne de yabancı ülkelerde yazılanlar kurtaracaktı. Bu vatanın çocukları kendi geleceklerini ne Saray hesaplarına ne de terör örgütünden medet umanların cazgırlığına teslim etmeyecektir.

"ÖCALAN'IN SON SUÇU SON ŞEHİDİMİZİN KATLİDİR"
Öcalan'ın son suçu son şehidimizin katlidir. Terörsüz Türkiye'nin yolu Türk milletinin iradesinden geçer. Hukukun üstünlüğünden geçer. Yasaklardan arınmış Türkiye'den geçer.

Ne şehit ne de gaziler feda ettikleri, her birimizin hayat vadettikleri için mübarektirler ve öyle yaşayacaklardır. Türk devletin geleceği bir terör hükümlüsünün dediklerine fena edilemez. Türk milliyetçiliği teröristi yeni sıfatlarda meşrulaştırmaya göz yummayacak. Herkes haddini bilecek.

"CUMHURİYET'İN SAVCILARINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUM"
Öcalan'ın statüsü bellidir. Bir terör hükümlüsüdür. Ona rol biçilemez. Sarayın savcıları oturadursunlar, Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum. Malum şahısların ellerine tutuşturulan raporların dolaşıma sokullması da teröre yardımdır. Cumhuriyet'e sahip çıkmak için ey savcılar, ey bu milletin gençleri neyi bekliyorsunuz. Bu kardeşlik, barış değildir. Bu ihanettir.

Kardeşlik iddiası PKK'ya meşrulaştırmak değildir. Kürtleri PKK'nın temsil iddiasından kurtarmaktır. Örgüt baskısından kurtarmaktır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle ilgili tek kurumu vardır o da milli güvenlik kurumudur. MGK'yı mı feshetmeye çağırıyorsunuz? Karnınızdan konuşmayı bırakın. Bu artık kesindir, sen içimizdeki İrlandalısın."

Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı

Almanya tarafından "difüzyon mesajı" ile uluslararası seviyede aranan uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B., Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polis tarafından düzenlenen ortak operasyon ile İstanbul’da yakalandı

20.05.2026 11:09:00
İhlas Haber Ajansı
Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı
Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı
Almanya tarafından "difüzyon mesajı" ile uluslararası seviyede aranan uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B., Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polis tarafından düzenlenen ortak operasyon ile İstanbul'da yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Almanya'da önde gelen büyük uyuşturucu kaçakçılarından biri olduğu değerlendirilen ve hakkında "difüzyon mesajı" ile arama kararı bulunan V.B. adlı uyuşturucu kaçakçısının Türkiye'ye giriş yaptığı MİT unsurlarınca tespit edildi.

Bazı mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu trafiğini yönettiği ve çeşitli ülkeler arasında uyuşturucu sevkiyatına yön verdiği değerlendirilen V.B.'nin, "arama' çağrısından önce Türkiye'ye giriş yaptığı ancak yasal çıkış kaydının bulunmadığı anlaşıldı.

Yapılan incelemelerde, uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B.'nin Almanya tarafından "uyuşturucu ticareti" suçu kapsamında difüzyon mesajı ile uluslararası seviyede arama kararı çıkarıldığı kaydedildi. Yakalama kararının ardından güvenlik ve istihbarat birimleri zanlının peşine düştü.

İstanbul'da kaldığı yeri belirleyen MİT unsurları, durumu polise bildirdi. Zanlı, dün Şişli'de narkotik polisi tarafından yapılan operasyon ile gözaltına alındı. Almanya makamlarınca uyuşturucu kaçakçıları arasında gösterilen V.B., İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Zanlının, emniyetteki işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi'ne teslim edileceği öğrenildi.

Batman merkezli 17 ildeki yasa dışı bahis operasyonunda 121 şüpheli yakalandı

Batman merkezli 17 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 121 şüpheli gözaltına alındı

20.05.2026 10:00:00
AA
Batman merkezli 17 ildeki yasa dışı bahis operasyonunda 121 şüpheli yakalandı
Batman merkezli 17 ildeki yasa dışı bahis operasyonunda 121 şüpheli yakalandı

Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, yasa dışı bahis ve sanal kumar siteleri üzerinden elde edilen "kara paraların" çeşitli hesaplara, ardından kripto hesaplara aktarılarak aklandığını tespit etti.

143 şüphelinin 19 milyar 300 milyon lirayı aşkın işlem hacmi gerçekleştirdikleri belirlendi.

18 Mayıs'ta Batman, İstanbul, Kocaeli, Antalya, İzmir, Balıkesir, Zonguldak, Konya, Adana, Aydın, Erzurum, Siirt, Adıyaman, Zonguldak, Sivas, Ağrı ve Diyarbakır'da 200 ekip ve 700 personelin katılımıyla gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda, 121 şüpheli yakalandı.

Bu kişilerin ikametlerinde yapılan aramalarda bazı dijital materyale el konuldu, 2 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

22 şüphelinin de yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. 

Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi

20.05.2026 09:32:00 / Güncelleme: 20.05.2026 09:39:03
AA
Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem
Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 7,03 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Malatya'da ihbar yok

Malatya Valisi Seddar Yavuz, AA muhabirine, tüm Malatya ve civarındaki illere geçmiş olsun dileklerini iletti.

Saha tarama çalışmalarının devam ettiğini anlatan Yavuz, "Şu ana kadar bir olumsuzluk ihbarı almadık. Arkadaşlarımız sahada tarama çalışması yapıyor. Herkese geçmiş olsun, Allah böyle afetleri kimseye yaşatmasın." diye konuştu.

Civar illerden hissedildi

Deprem, Malatya'nın yanı sıra Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Elazığ, Kayseri ve Sivas'tan da hissedildi.

Sarsıntının hissedilmesiyle vatandaşların binalardan ayrılmaya çalıştıkları ve boş alanlarda bekledikleri görüldü. 

AFAD'dan depreme ilişkin açıklama

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin, Adıyaman, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa'da da hissedildiğini, halihazırda deprem sonrası olumsuz bir durum bulunmadığını bildirdi.

AFAD'ın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Malatya ilimizin Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da meydana gelen ve Adıyaman, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa illerimizde de hissedilen 5,6 büyüklüğündeki deprem sonrası an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız."

Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in kullandığı 3 makam aracı ile Tunceli İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği’ne ait 2 araç, gizli tanık iddiaları doğrultusunda DNA ve kriminal inceleme yapılmak üzere Ankara Kriminal Daire Başkanlığı’na gönderildi

19.05.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme
Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı ve Tunceli merkezli yürütülen soruşturmada, bugüne kadar yalnızca şahsi araçlar odak noktasındayken son adımla resmi filolar da mercek altına alındı.

Eski vali Tuncay Sonel'in kullanımındaki 3 makam otosu ve İl Özel İdaresi'ne kayıtlı 2 araç farklı nakil araçlarına yüklenerek Ankara'ya ulaştırıldı.

Uzman ekipler araçlar içinde biyolojik iz, saç, kıl, temas kalıntıları ile olası bir dezenfekte işlemine karşı kimyasal temizlik kalıntılarını araştırıyor.

Toplanan bulgular, Diyarbakır'da DNA örneği veren anne Bedriye Doku ve baba Halit Doku'nun profilleriyle eşleştirilecek.

Gizli tanık beyanı ve şüpheli araç trafiği

Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli etkenlerden biri, dosyaya giren gizli tanık ifadeleri ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları oldu. İddialara göre, Tuncay Sonel'in "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanan oğlu Mustafa Türkay Sonel ve arkadaşı Umut Altaş, Gülistan'ın kaybolduğu gece BMW marka bir araçla şehir içi ve şehir dışında şüpheli bir trafik sergiledi. Gizli tanık, genç kızın cansız bedeninin bu hareketlilik sırasında araçla nakledildiğini öne sürdü.

Plaka aynı, araç farklı çıktı

Soruşturma ekibi, Mustafa Türkay Sonel'in olay döneminde kullandığı BMW marka aracın izini sürdüğünde çarpıcı bir detayla karşılaştı. Şüphelinin o dönemki aracı birkaç yıl önce sattığı, yerine aynı marka, model ve renkte yeni bir araç alarak eski plakasını bu yeni araca taktığı belirlendi. Olay gününe ait gerçek eski araç yeni sahibinden alınarak İstanbul'da ilk incelemeden geçirildi, somut bulgu alınamayınca o araç da kesin sonuç için Ankara'ya gönderildi.

Süreçte ne olmuştu?

6 yıldır "kayıp şahıs" olarak yürütülen dosya, Nisan 2026'da "cinayet" şüphesiyle baştan aşağı yenilendi. Yapılan teknik incelemelerde Gülistan Doku'nun kaybolmadan önce Tunceli Devlet Hastanesi'ne yaptığı girişlerin ve POLNET kayıtlarının HBYS (Hastane Bilgi Yönetim Sistemi) üzerinden profesyonelce silindiği belgelendi. Bu kapsamda eski Başhekim Çağdaş Özdemir gözaltına alınırken, dönemin Valisi Tuncay Sonel "suç delillerini yok etme ve gizleme" iddialarıyla İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınıp 21 Nisan 2026'da tutuklandı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 12'ye yükselmiş durumda.

Ankara Kriminal Daire Başkanlığı'ndan gelecek rapor, 6 yıllık sır perdesini aralayacak en somut delil niteliğini taşıyor.

'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'

Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklanmasıyla ilgili konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi

19.05.2026 14:00:00
AA
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklandığı yasa dışı bahis operasyonunun arkasında ciddi bir mali takip olduğunu belirterek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın yasa dışı bahis soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Gürlek, operasyonun arkasında ciddi bir mali takibin olduğunu vurguladı.

Bakan Gürlek, Kütahyalı'nın yasa dışı bahisten tutuklandığını hatırlatarak, ​"Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor. O da bu para hareketleri esnasında MASAK takibine takılmış durumda. İllegal bahis sitelerine para gönderme, aracılık etme gibi iddialar var. Başsavcılığımız mali hareketleri inceleyerek kendi takdiri doğrultusunda bu kararı verdi" ifadesini kullandı.

Gürlek ayrıca, mevcut kanunlara göre, yasa dışı bahsi oynatan, buna aracılık eden, yer ve imkan sağlayan ya da bu sitelere para transferi gerçekleştirenlerin eylemlerinin "suç teşkil ettiğini" anımsattı.

Yasa dışı bahis organizasyonlarında adı geçen ve yurt dışında bulunan şüphelilere yönelik adli süreçlerin kesintisiz sürdüğünü ifade eden Gürlek, dijital mecralara yönelik yaptırımların da kararlılıkla uygulandığını belirtti.

Kırmızı Bülten çıkarıldı

Akın Gürlek, firari isimler ve erişim engelleriyle ilgili olarak ise "Kamu düzenini ilgilendirdiği için bu sitelere yönelik hızlıca erişim engelleme kararları alınıyor. Yurt dışındaki şüphelilerin, aralarında adı geçen eski futbolcuların da bulunduğu isimlerin hepsine yönelik kırmızı bülten çıkarıldı" diye konuştu.

Adalet Bakanı Gürlek, yasa dışı bahisle mücadelenin kararlılıkla süreceğini bildirdi.

Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı

Elazığ'da dün 23 şüphelinin gözaltına alındığı özel sağlık kuruluşlarına yönelik operasyon çerçevesinde Medikal Hospital'da yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların cihazlara bağlı olmadığı ve tüm cihazların hasta varmış gibi açık gösterildiği ortaya çıktı

19.05.2026 13:25:00
İHA
Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı
Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı
Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Elazığ İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Elazığ Medikal Hospital, Eyşan Özgü Bakım Merkezi ve Dünya Diyaliz Merkezi mercek altına alındı. Yapılan çalışmada, kuruluşların mevzuata aykırı işlemler yaptığı, kamu zararına sebebiyet verdiği ve haksız kazanç sağladığı belirlendi. Ardından jandarma ekipleri tarafından düğmeye basıldı ve dün düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda aralarında doktor, hemşire, hastane çalışanı ve kamu personelinin de olduğu 23 şüpheli gözaltına alındı. 18 ev ve 3 iş yerinde detaylı aramalar yapılarak tüm evraklara el konuldu. Ayrıca devam eden soruşturma kapsamında Elazığ Medikal Hospital ve Özel Doğu Anadolu Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Ali Ş.'de dün akşam saatlerinde Kırıkkale'de ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alındı.






Elazığ Medikal Hospital'ın yoğun bakımda bir personel tarafından cep telefonu ile çekilen görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde yoğun bakımda yatan hastaların cihaza bağlı olmadığı ve diğer tüm cihazların da hasta varmış gibi gösterilerek çalıştırıldığı görüldü.








"Hepsini mi göstermişler. Burada hasta bile yok"

Personelin ise çekim yaparken, "Bunlar bir yolunu bulur. Kaç kişi geldi çıktı kaç kişi parasını aldı. Benim içerde 3 aylık param var. Ağlamayana mama yok. Kapıda gördüm, ben pazartesi Dünya Diyalize gitmem. Saat 09.00'da buradan çıkacağım. Sabah 5'te uyandım. Diyor ki 'Hayır gideceksin' Ne yapacağım o zaman ekmeğimden olacağım. Bu istifa ettirmek için mobing. Makineye bağlı falan değil. Buda makineye bağlı değil. Hepsini mi göstermişler. Burada hasta bile yok" ifadelerini kullandığı duyuldu.

Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi

CHP milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, 23 Aralık 2025'te Ankara'da düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı dâhil 8 kişinin hayatını kaybettiği uçak kazasına ilişkin sabotaj iddialarını güçlendiren çok kritik uçuş kayıtlarını paylaştı

19.05.2026 11:20:00
Haber Merkezi
Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi
Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi
23 Aralık 2025 tarihinde Ankara sınırları içinde düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Ahmed el-Haddad ile beraberindeki heyetin ölümüne yol açan uçak kazasıyla ilgili gizem perdesi aralanıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, kazanın arkasında bir sabotaj ihtimalini doğrudan güçlendiren resmi uçuş belgelerini ve çarpıcı radar kayıtlarını kamuoyu ile paylaştı.

Yavuzyılmaz'ın FlightRadar verilerine dayandırdığı belgelere göre, olay günü havalimanında uluslararası havacılık kuralları çiğnenerek yan yana getirilen yabancı jetlerden şüphelisinin, kazanın hemen ardından İsrail'e gittiği kesinleşti.

'Kör noktada' şüpheli buluşma

Haber kaynağı olan açıklamalara göre, olayın kronolojik gelişimi ve güvenlik ihlalleri zinciri şu şekilde gerçekleşti:

1 No'lu Apron Yerine 5 No'lu Apron: Libya Genelkurmay Başkanını taşıyan uçak, 22 Aralık'ta Esenboğa Havalimanı'na iniş yaptığında, teamüllere göre yabancı devlet yetkililerinin ağırlandığı güvenli "1 No'lu apron" yerine; havalimanının en uzak ve adeta kör noktası olarak bilinen "5 No'lu aprona" park ettirildi.

İsrail Jeti Aynı Apronda: 23 Aralık günü Libya askeri heyeti ve mürettebatı otelde istirahat ederken, diplomatik ilişkisi bulunmayan düşman bir ülkeye ait 4X-CNA tescil numaralı şüpheli bir jet de aynı 5 No'lu aprona giriş yaptı.

1 Saat 41 Dakikalık Gizemli Süre: Uluslararası güvenlik ve havacılık protokollerine tamamen aykırı olan bu durum neticesinde, iki uçak apronda tam 1 saat 41 dakika boyunca yan yana kaldı.

Ard Arda Kalkış ve Kaza: Sürenin dolmasıyla birlikte önce şüpheli jet Esenboğa'dan havalandı. Ondan kısa bir süre sonra kalkış yapan Libya heyetini taşıyan uçak ise havalandıktan yalnızca 15 dakika sonra Ankara'nın Haymana ilçesi yakınlarında düşerek çakıldı. Kazada uçaktaki 8 kişiden kurtulan olmadı.

Uçuş kayıtları İsrail'i işaret ediyor

Deniz Yavuzyılmaz, daha önce gündeme getirdiği bu güvenlik ihlallerinin ardından, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) kameralarının da olay günü çalışmadığını iddia etmişti. Yavuzyılmaz, sabotaj iddialarını bir üst boyuta taşıyan son uçuş kayıtlarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Sabotaj ihtimalinin gündeme geldiği bu güvenlik ihlallerinin ardından; İşte bu şüpheli jetin, Libya uçağının düştüğü olay günü, Esenboğa'dan çıkış yapıp hangi ülkeye gittiğini tespit ettik. İsrail'e! Kaynak: 23.12.2025 tarihli Flight Radar 4X-CNA tescil no'lu jetin uçuş kayıtları."

Güvenlik zafiyeti Meclis gündeminde

Daha önceki araştırmalarında bu şüpheli jetin Ankara'ya gelmeden önce Kudüs'teki üçlü ittifak toplantısıyla ilişkili olarak Tel Aviv, Atina ve Larnaka hatlarında uçuş yaptığını da belgeleyen CHP'li Yavuzyılmaz, hükümete güvenlik protokollerinin neden işletilmediği konusunda sert sorular yöneltti.

Uluslararası diplomatik ve askeri dengeleri sarsacak nitelikteki bu iddiaların ardından, havacılık uzmanları ve adli makamların Esenboğa'daki kaza kırım ve radar kayıtlarına ilişkin incelemelerini derinleştirmesi bekleniyor.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.