Osmanlı İmparatorluğu Birinci Genel Savaşında en çok İngilizler ile vuruşur. Bu cephelerin ilki 1915 Martında başlayan Çanakkale vuruşmaları ile başlar. 9-10 Ocak 1916 da, Mehmetçiğin zaferi ile sonuçlanınca Çanakkale'yi boşaltırlar. İkinci cephe Irak cephesidir. İngiliz'ler, yer altı kaynakları çok zengin olan Irak Topraklarına sahip olabilmek için önce Irak önderlerini parayla satın alır sonra da Basra'ya asker çıkararak 12-Nisan 1915 te Şuayyibe vuruşması ile Irak savaşını başlatır. Üçüncü cephe Sina ve Filistin cepheleridir. Sina cephesini Alman'ların isteği üzerine Sina cephesi oluşturulur. Amaç, İngiliz'lere Süveyş Kanalının korunması için çok sayıda İngiliz kuvvetini Sina cephesinde tutmaktır. 3 OCAK 1916 TARİHLİ SAYKIS-PİKO ANTLAŞMASINA göre Osmanlı Asya'sının paylaşımı görüşülmeye başlanır. Diplomatik görüşmelerde Rusya'nın istekleri üzerine anlaşma hükümlerinin bütün maddeleri üzerinde yeni görüşmeler başlar. Bu maddeler arasında Filistin sorunu da vardır. Çünkü Kudüs ve Flitsin Bölgesi bütün semavi dinler için önemlidir. Bu günde Filistin Toprakları Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar için kutsal bir bölge olarak kabul edilir. BU nedenle Osmanlı Asya'sının bölüşülmesinde İngiltere ile Fransa arasında en çok tartışılan konulardan birisi olmuştur. Çünkü bu bölge önce Urfa ve Harran bölgesinden Sina Yarımadasına kadar uzanan topraklar Yahudilerin tarih yazdırdığı bir bölgedir. Eskiçağ Ön Asya tarihini incelediğimiz zaman Filistlerin Balkanlar üzerinden gelen göçmenler olduğunu görürüz. Hz. İsa'da bu bölgenin en önemli şehri olan Kudüs'de doğmuş ve Hıristiyan dinini de burada yaymıştır. Bu nedenle bütün Hıristiyan dünya içinde kutsaldır. Hz. Âdem'den, Hz Muhammed efendimize kadar gelen Peygamberlerle ilgili tarihi bilgi ve belgeler bu bölgede geçtiği için Müslüman'larca da kutsal bir bölgedir. 3 Ocak 1916 dan 26 Nisan 1961 ya kadar devam eden paylaşım görüşmelerinde İngilizler bu bölgenin kendilerine verilmesini ister. Fransa ise kendisini Katolik dünyanın temsilcisi görerek ve Filistin Bölgesinin de Suriye Toprakları içerisinde Coğrafi bir bölge olarak gördüğünden kendilerine verilmesini ister. Her iki devlet de Rusya'nın oyunu kendinden yana kullanmasını ister. Savaş döneminde İngiltere ülkesindeki ve dünyaya yayılmış olan Yahudilerin Filistin'e göçmelerini ve yerleşmeleri sağladığı için daha avantajlı duruma geçer. Fakat Rusya paylaşım konusunda Rus Dışişleri Bakanı Sazonof Filistin ve Arap Dünyası ile ilgili düşüncesini şu şekilde cevaplandırır: 17 Mart 1916 "" Arap Hilafetinin ve Suriye'nin düzenlenmesi işine gelince bu konuda imparatorluk Hükümeti, Fransa ve İngiltere Hükümetlerinin isteklerine uymaya hazırdır."" Rusya, Anadolu'daki isteklerini gerçekleştirmek ve imza altına alabilmek için tarafsız bir siyasa izlemektedir. Tartışmalar büyüyünce de Sazonof 28 Mart 1916 da yeni bir demeç daha verir:""17 Mart'taki sözlerimi yenileyerek, bunların Paletsindeki Kutsal yerlerle ilgisi olmadığının kendiliğinden anlaşılacağını bildirmeyi bir borç bilirim. İş bu belirli yer ve kentler, Akdeniz'de özgür bir çıkışa, yani limana, sahip olmak koşulu ile uluslar arası bir yönetim altına konulmalıdır. Sizce bilinen nedenler dolayısı ile Rusya Hükümeti bu yerlerde herhangi tek bir hükümetin hukuk bakımından egemenliğini tanıyamaz."" Bu görüş taraflarca kabul edilir 26 Nisan 1916 antlaşmasına yazılır. Yukarıdaki karara rağmen İngiltere bölge üzerindeki nüfuzunu arttırmak için bu bölgeye Yahudi göçünü desteklerken bu bölgedeki Osmanlı kuvvetlerine karşı da askeri harekâtları başlatır. Askeri harekâtlarda da amaç Süveyş Kanalının güvenliğini sağlamaktır. Fakat 1916 sonbaharına kadar önemli harekât da görülmez. Yalnız İngiltere bu zaman zarfı içerisinde Şerif Hüseyin' Hicaz isyanını başlattırarak bölgede en güçlü konuma girmiştir. 1916 Sonbaharında İngilizler Sina Yarımadasına yaptıkları askeri yığınakla Tih çölünü geçmek için Demiryolu ve su boruları döşeyerek ağır fakat sağlam adımlarla yavaş, yavaş ilerlemeye başlar. Bu durum karşısında Cemal Paşa şu kararı alır:""Tih Çölünün yalnız tabiye esbabının mecbur eylediği derecede ve mümkün olduğu kadar az, yani, tedricen tahliyesine karar verilmiştir."" Ordu karargâhlarda savunma amacı ile yeterli gördüğü kadar az bir kuvvet bırakarak geri çekilir. İngilizler 21 Aralık 1916 da El Ariş'e, 23 arlıkta Maktaba'ya 9 Ocak 1917 de de Refaha girerleler. Osmanlı ordusu bu şehir ve kasabalarda yaptığı vuruşmalarda ağır kayıplar verir. Bu nedenle Türk ordusu Enver Paşa'nın direktifi ile 26 Ocak 1917 de han Yunus-Şelale çizgisine çekilir. Daha sonra da 17-18 Mart tarihlerinde daha gerilere Gazze-Birüssebi hattına alınır. Osmanlı kuvvetleri bu hatta mevzilenir. Asker Mevcudu 18000 dir. İngilizler 50000 kişilik büyük kuvvetlerle tarihe Birinci Gazze Vuruşması diye geçen saldırı harekâtını başlatır 26 Mart 1917. Şaşırtıcı bir savunma ile karşılaşan İngiliz kuvvetleri üstün imkân ve teçhizatla donatılmış olmasına rağmen amacına ulaşamaz. 26-27 Mart gecesi de çok çetin vuruşmalar yapan İngilizler ağır asker kaybına uğrayınca 27-28 Aralık gecesi ricat kararı alarak 31 mart akşamına kadar Refah'a geri çekilir. 1 Nisan 1917 de İngiliz Komutan, İngiliz zaferini sabırsızlıkla bekleyen Başbakan Loyd Corc'a(En büyük Türk düşmanlarından birisidir) şu teli çeker:""Büyük başarılar sağladığını ve düşmanı kesin bir felakete uğratmasına az bir şey kaldığını, ancak o sırada sis olması ve o bölgenin susuz olması neticesinde böyle bir sonucun alınamadığını"" bildirir. Fransa da İngilizlerin Filistin de vuruşmalarına karşılık onlarda Beyrut ve Hayfa'dan asker çıkarmaya başlarlar.
Ahmet Oğuz Bahadır / diğer yazıları
- Erzincan ateşkesi ve sonucu / 14.02.2011
- Bolşevik Rusya'nın Ermeni siyaseti / 12.02.2011
- Savaş şurası'nda alınan kararlar - II - / 10.02.2011
- Savaş şurası'nda alınan kararlar / 09.02.2011
- Alman - Gürcü işbirliği ve amaçları / 06.02.2011
- Başkan Wilson'un ince hesapları / 05.02.2011
- Başkan Wilson'un siyasi amaçları / 04.02.2011
- Brest Litovks Konferansı'na İngiltere'nin tepkisi - II / 03.02.2011
- Brest Litovks Konferansı'na İngiltere'nin tepkisi - I / 02.02.2011
- Mustafa Kemal'in Almanya seyahati / 01.02.2011
- Bolşevik Rusya'nın Ermeni siyaseti / 12.02.2011
- Savaş şurası'nda alınan kararlar - II - / 10.02.2011
- Savaş şurası'nda alınan kararlar / 09.02.2011
- Alman - Gürcü işbirliği ve amaçları / 06.02.2011
- Başkan Wilson'un ince hesapları / 05.02.2011
- Başkan Wilson'un siyasi amaçları / 04.02.2011
- Brest Litovks Konferansı'na İngiltere'nin tepkisi - II / 03.02.2011
- Brest Litovks Konferansı'na İngiltere'nin tepkisi - I / 02.02.2011
- Mustafa Kemal'in Almanya seyahati / 01.02.2011


























































