Türk milleti, bugün, Tevhid ve birliğe dünden daha çok muhtaçtır.
Birlik ve beraberlik denildiğinde ilk hatıra gelen isim Prof. Dr. Haydar Baş hocamızdır.
Ta 1983'lü yıllarda il il, ilçe ilçe tüm vatan sathını ve Avrupa'yı dolaşarak "Birlik Ve Beraberliğimizin Zarureti Ve Temel Unsurları" konulu yüzlerce konferans vermiş, hayatını birlik ve bütünlüğümüze adamıştır. Konferanslarında, Tevhid ve birlik, Vahid ve Ehad olan Allah'ın kullarına rahmet tecellisidir, diye anlatmıştı Prof. Dr. Baş.
Adeta Hacı Bektaş Veli ve Horasan erenlerinin mana ve misyonuyla, 1978'lerden beri bu mübarek topraklara ve Türk milletine birlik ve kardeşlik mayası çalmıştır.
1997'lerde kaleme aldığı Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler adlı muhteşem eseri, tarihten günümüze milletimiz ve vatanımız üzerinde oynanan bölücü Haçlı-ecnebi oyunlarını deşifre edip bozan bir Tevhid ve birlik rehberdir.
Prof. Dr. Baş, birlik ve kardeşlik seferberliğini, "Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt" çığırıyla ve bu bağlamda telif ettiği 14 ciltlik Ehl-i Beyt Külliyatı ile taçlandırmıştır.
Tevhid ve birlik, Allah'ın en yüce ve çok özel nimetidir.
Kıyamet sabahına kadar Mü'minlerin kendilerine sarıldıklarında asla sapıtmayacakları, böylece Tevhid ve birliklerini koruyacakları kulbu ve iki ilahî emaneti bizzat tayin ve tesis eden Yüce Allah'tır.
Birliğin bir nimet olduğu gerçeği yine bizzat Yüce Allah'ın beyanıdır:
"Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı yapışın; parçalanıp ayrılmayın.
Allah'ın, üzerinizdeki şu yüce nimetini düşünün: Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de O, gönüllerinizi birleştirdi. O'nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz.
Böylece yine, siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı.
İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki, doğru yolu bulasınız" (Al-i İmran, 103).
Peygamberler ve âlemlere rahmet olan peygamberlerin şâhı Hz. Muhammed (s.a.a), tevhidin ve birliğin adresidir.
O'nun Ehl-i Beyti ve Allah dostları da birlik çeşmesidir.
Allah, dünyada ve ahirette rahmet müjdelerini, Tevhid ve birlik muştusu gibi nimetlerini "Evliyaullah" diye bizzat tanıttığı dostlarının eliyle insanlığa ikram ettiğini "değişmez ilahi kural" olarak açıklıyor (Yunus Suresi, 62).
Prof. Dr. Baş, Türk illerinden Anadolu'ya ve buralardan Balkanlara uzanan coğrafyayı Ehl-i Beyt nefesiyle yoğurup bir yapan, 36 etnik parçayı İslam'la tevhide erdirip adını Türk milleti kılan Horasan erenleri ve Hacı Bektaş-ı Veli'dir, der.
Bu büyük oluş, Yunus suresindeki gerçeğin hayata yansımasıdır.
Tüm İslam kaynaklarında ittifakla nakledildiği üzere, Yüce Allah ve O'nun Resûlu, Müslümanları hak yolda kıyamet gününe kadar sapmadan-sapıtmadan Tevhid ve birlik üzere yaşatacak iki emanetin, "Kur'an ve Ehl-i Beyt" olduğunu ilan ediyor. Hadislerde bu iki emanet "sekaleyn" olarak nitelendiriliyor (Müslim, Fedail, 36-37; Tirmizî, Menâkıb, 32; Hâkim, III, 148; Müsned, V, 181-182, 189-190).
Prof. Dr. Baş, ümmet-i Muhammed'in yapıştığında asla sapıtmayacağı beyan edilen bu iki emanetin 220 Sünni kaynakta nakledilen mütevatir bir gerçek olduğunu anlatıyor (Bkz. Tevhid'in Merkezi Ehl-i Beyt, s. 81-117).
Hz. Peygamber ve İslam büyükleri, birlik ve tevhidi en yüce ilahi nimet olarak nitelendiren ayetteki Müslümanların yapışacağı "Hablullah'ın / sağlam ilahî ip"in, Kur'an ile Ehl-i Beyt olduğuna dikkat çekiyor.
İmam Cafer es-Sadık'a "Allah'ın, Kur'an'da Ali-İmran 103'te buyurduğu "Hablullah / Allah'ın ipi, Allah'ın kulpu" nedir, diye sorulduğunda; o, biziz, yani Ehli-Beyttir, der (Salebî, Tefsir (el-Keşf ve'l Beyan), c. 3,163; İbn Hacer, Sevaik'ul-Muhrika, s. 444; Ayyâşi, Tefsir, c.1, s.194; Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Cafer, s. 621).
Yüce Allah'ın tesis ettiği bu tevhid ve birlik adresi dışında türetilen adresler, Müslümanları ancak ihtilaflara, kargaşa ve mezalimlere sürükler. İslam dünyası ilk asırlardan bugüne maalesef bu kargaşayı yaşıyor.
Prof. Dr. Baş'ın, Horasan erenlerinden bugünlere Türk milleti ve medeniyetinin iman ve kültür gerçeği olarak hatırlattığı Tevhid'in Merkezi Ehl-i Beyt çığırı, dün olduğu kadar, bugün de birlik ve beraberliğimizin teminatı olan çok büyük bir nimettir.
Bu birlik nimetine karşı nankörlük eden helak olur.
Birlik ve beraberlik denildiğinde ilk hatıra gelen isim Prof. Dr. Haydar Baş hocamızdır.
Ta 1983'lü yıllarda il il, ilçe ilçe tüm vatan sathını ve Avrupa'yı dolaşarak "Birlik Ve Beraberliğimizin Zarureti Ve Temel Unsurları" konulu yüzlerce konferans vermiş, hayatını birlik ve bütünlüğümüze adamıştır. Konferanslarında, Tevhid ve birlik, Vahid ve Ehad olan Allah'ın kullarına rahmet tecellisidir, diye anlatmıştı Prof. Dr. Baş.
Adeta Hacı Bektaş Veli ve Horasan erenlerinin mana ve misyonuyla, 1978'lerden beri bu mübarek topraklara ve Türk milletine birlik ve kardeşlik mayası çalmıştır.
1997'lerde kaleme aldığı Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler adlı muhteşem eseri, tarihten günümüze milletimiz ve vatanımız üzerinde oynanan bölücü Haçlı-ecnebi oyunlarını deşifre edip bozan bir Tevhid ve birlik rehberdir.
Prof. Dr. Baş, birlik ve kardeşlik seferberliğini, "Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt" çığırıyla ve bu bağlamda telif ettiği 14 ciltlik Ehl-i Beyt Külliyatı ile taçlandırmıştır.
Tevhid ve birlik, Allah'ın en yüce ve çok özel nimetidir.
Kıyamet sabahına kadar Mü'minlerin kendilerine sarıldıklarında asla sapıtmayacakları, böylece Tevhid ve birliklerini koruyacakları kulbu ve iki ilahî emaneti bizzat tayin ve tesis eden Yüce Allah'tır.
Birliğin bir nimet olduğu gerçeği yine bizzat Yüce Allah'ın beyanıdır:
"Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı yapışın; parçalanıp ayrılmayın.
Allah'ın, üzerinizdeki şu yüce nimetini düşünün: Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de O, gönüllerinizi birleştirdi. O'nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz.
Böylece yine, siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı.
İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki, doğru yolu bulasınız" (Al-i İmran, 103).
Peygamberler ve âlemlere rahmet olan peygamberlerin şâhı Hz. Muhammed (s.a.a), tevhidin ve birliğin adresidir.
O'nun Ehl-i Beyti ve Allah dostları da birlik çeşmesidir.
Allah, dünyada ve ahirette rahmet müjdelerini, Tevhid ve birlik muştusu gibi nimetlerini "Evliyaullah" diye bizzat tanıttığı dostlarının eliyle insanlığa ikram ettiğini "değişmez ilahi kural" olarak açıklıyor (Yunus Suresi, 62).
Prof. Dr. Baş, Türk illerinden Anadolu'ya ve buralardan Balkanlara uzanan coğrafyayı Ehl-i Beyt nefesiyle yoğurup bir yapan, 36 etnik parçayı İslam'la tevhide erdirip adını Türk milleti kılan Horasan erenleri ve Hacı Bektaş-ı Veli'dir, der.
Bu büyük oluş, Yunus suresindeki gerçeğin hayata yansımasıdır.
Tüm İslam kaynaklarında ittifakla nakledildiği üzere, Yüce Allah ve O'nun Resûlu, Müslümanları hak yolda kıyamet gününe kadar sapmadan-sapıtmadan Tevhid ve birlik üzere yaşatacak iki emanetin, "Kur'an ve Ehl-i Beyt" olduğunu ilan ediyor. Hadislerde bu iki emanet "sekaleyn" olarak nitelendiriliyor (Müslim, Fedail, 36-37; Tirmizî, Menâkıb, 32; Hâkim, III, 148; Müsned, V, 181-182, 189-190).
Prof. Dr. Baş, ümmet-i Muhammed'in yapıştığında asla sapıtmayacağı beyan edilen bu iki emanetin 220 Sünni kaynakta nakledilen mütevatir bir gerçek olduğunu anlatıyor (Bkz. Tevhid'in Merkezi Ehl-i Beyt, s. 81-117).
Hz. Peygamber ve İslam büyükleri, birlik ve tevhidi en yüce ilahi nimet olarak nitelendiren ayetteki Müslümanların yapışacağı "Hablullah'ın / sağlam ilahî ip"in, Kur'an ile Ehl-i Beyt olduğuna dikkat çekiyor.
İmam Cafer es-Sadık'a "Allah'ın, Kur'an'da Ali-İmran 103'te buyurduğu "Hablullah / Allah'ın ipi, Allah'ın kulpu" nedir, diye sorulduğunda; o, biziz, yani Ehli-Beyttir, der (Salebî, Tefsir (el-Keşf ve'l Beyan), c. 3,163; İbn Hacer, Sevaik'ul-Muhrika, s. 444; Ayyâşi, Tefsir, c.1, s.194; Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Cafer, s. 621).
Yüce Allah'ın tesis ettiği bu tevhid ve birlik adresi dışında türetilen adresler, Müslümanları ancak ihtilaflara, kargaşa ve mezalimlere sürükler. İslam dünyası ilk asırlardan bugüne maalesef bu kargaşayı yaşıyor.
Prof. Dr. Baş'ın, Horasan erenlerinden bugünlere Türk milleti ve medeniyetinin iman ve kültür gerçeği olarak hatırlattığı Tevhid'in Merkezi Ehl-i Beyt çığırı, dün olduğu kadar, bugün de birlik ve beraberliğimizin teminatı olan çok büyük bir nimettir.
Bu birlik nimetine karşı nankörlük eden helak olur.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019