Son günlerde Suriye'nin kuzeyinde terör örgütü PKK-PYD/YPG'nin kontrolündeki bölgelerden ülkemize yine roketli saldırılar başladı.
Bu saldırılarda canlarımızı da kaybettik.
Bu saldırılarda 22 yaşındaki genç öğretmen Ayşenur Alkan ve 5 yaşında bir çocuk şehit oldu.
Şimdi Türkiye, bu terör yuvalarını sınırımızdan uzaklara sürebilmek için sınır ötesi operasyona hazırlanıyor.
Sınır ötesi operasyon gerekiyorsa, tabii ki yapılacak, ancak bizim S-400'lerimiz yok muydu?
Var ve bildiğimiz kadarıyla Ankara'da hangarda paketlenmiş durumda bekliyor.
Peki, bu S-400'leri sınırımızın ötesinden roketlerle saldırıya uğrarken, canlarımızı kaybederken kullanmayacaksak ne zaman kullanacağız?
Konu geçtiğimiz günlerde Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın da gündemindeydi.
S-400'lerle ilgili bir problemin olmadığını söyleyen Bakan Akar, "S-400 yerinde ve kullanılmaya hazır. S-400'ün intikal süresi var. İntikal süresi olduktan sonra gittiğin yerde 1 saat içinde her şey hazır. Herhangi bir tehdit geliştiği şekilde bunu götürür ve kullanırız" dedi.
Bu sözleri sarf eden Sayın Akar, şu sorulara acaba nasıl yanıt verirdi:
Türkiye'nin güneydoğu sınırından roketler atılması önemli bir tehdit değil midir?
Yahut da sınır ötesi harekât yapıp, binlerce Mehmetçiği Irak ve Suriye'de terörist avına göndermek için yeterli olan tehditler, S-400'leri hangardan çıkarıp, roketlerin hedefi olan kentlerimize konuşlandırmak için yeterli olmuyor mu?
Aslında hepimiz biliyoruz ki, Türkiye'nin S-400'leri hangarda değil, roketlerin düştüğü kentlerde olmalıydı.
Aynı zamanda S-400'ler gibi milyarlarca dolar gömdüğünüz bir silah sistemini kullanamamak demek bağımsızlığınızın sözde kalması anlamına gelmektedir.
Roketlerin düşmesini bir kenara bırakın, Türkiye'nin hava savunmasında bugün aktif haldeki S-40'lere ciddi ihtiyaç duyulmaktadır.
Çünkü bize müttefik mi yoksa düşman mı olduğu ciddi tartışma konusu olan ABD, ülkemize parasını ödediğimiz F-35 savaş uçaklarını vermemekte, modası geçmiş F-16'ların modernize edilmesine ve satın alınmasında da ipe un sermektedir.
Bütün bu tehlikeli gerçekler ortadayken S-400'leri aktif hale getirme kararının alınamaması çok üzücü.
Ancak gelin görün ki bu kararı almak kolay değil.
Hele iktidarda AKP hükümeti olunca bu kararı almak imkansız.
Zira Batılı dostlarından ya da onların kuklası olan Arap ülkelerinde swap adı altında borç para dilenen bir ülke durumuna düşmüş bir ülkeyseniz S-400'lerin bir santimini hangardan gün ışığına çıkaramazsınız.
S-400'leri çıkaramayacağınız bilen hükümetteki politikacılar da ne yaparlar?
Ne yapacaklar Bakan Akar'ın yaptığını yaparlar.
Lafla peynir gemisini yürütmeye çalışırlar.
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024





























































































