logo
08 NİSAN 2026

'Boyun fıtığı ameliyatsız da iyileşebilir'

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Ali Kemal Ulaş, boyun fıtığının ameliyatsız da iyileşebileceğini söyledi.

16.01.2024 11:48:00
İHA
'Boyun fıtığı ameliyatsız da iyileşebilir'
'Boyun fıtığı ameliyatsız da iyileşebilir'
Çağın hastalıklarından biri olan fıtık, sağlığı olduğu kadar günlük hayatı da olumsuz yönde etkiliyor. Liv Hospital Samsun Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği'nden Opr. Dr. Ali Kemal Ulaş boyun fıtığı ve tedavisi hakkında bilgiler verdi.

Omurların birbirine, bir disk ve 'faset' eklemleri denilen iki küçük eklemle bağlı olduğunu ifade eden Opr. Dr. Ulaş, boyun fıtığının nasıl oluştuğunu şöyle açıkladı:

'Bir omuru diğerine bağlayan sağlam bağlantılı dokulardan oluşan disk, omurların arasındaki bir yastık ya da amortisör gibi görev yapar. Disk ve faset eklemleri, hareketlerinize, eğilmenize, boynunuzu ve sırtınızı döndürebilmenize imkan sağlar. Disk, 'anulusfibrosus' adı verilen sert dış tabaka ve 'nükleuspulposus' adı verilen jel kıvamında merkez yapıdan oluşur. Yaşlanmayla beraber diskin merkez yapısı su içeriğini kaybetmeye başlayabilir ve diskin fonksiyonlarında bozulmaya yol açabilir. Disk merkez tabakasında bozulmalar olabileceği gibi, dış tabaka da zedelenme yırtılmalar meydana gelebilir. Bu durumda, diskin merkez yapısı dış tabakadaki yırtıktan, sinirler ve omuriliğin geçtiği kanala doğru taşmasına neden olabilir. Bu olay boyunda meydana geldiği zaman buna boyun fıtığı adı verilir. Boyun fıtığı sinirlere baskı yapabilir ve kollara doğru yansıyan ağrıya, sızlamaya, his kaybına veya kuvvet kaybına yol açabilir. Nadiren boyun fıtığı omurilik üzerinde baskıya neden olabilir ve bu durumda bacaklarda problemlere neden olabilir."

'Boyun fıtığı ameliyatsız da iyileşebilir'

Boyun fıtığının cerrahi müdahale olmadan da düzelebileceğini söyleyen Opr. Dr. Ali Kemal Ulaş, "Bu yüzden öncellikle boyun fıtığından kaynaklanan ağrıyı azaltmak için cerrahi dışı seçenekler uygulanır. Doktorunuz kısa periyotlarla dinlenme, boyun hareketlerini kısıtlama, ödemi azaltan antiinflamatuvar ve ağrıyı kontrol eden analjezik ilaçlar, fizik tedavi, egzersiz veya epiduralsteroid enjeksiyonu tedavisi içeren cerrahi olmayan tedavileri uygulamanızı önerebilir. Cerrahi olmayan tedavilerde amaç, boyun fıtığı materyalinin oluşturduğu sinirlerdeki irritasyonu azaltmak, ağrıyı hafifletmek ve hastalığın fiziksel sonuçlarını iyileştirmektir. Bu, boyun fıtığı hastalarına uygulanan sıklıkla bir seri tedavi metodundan oluşan organize bakım programı ile başarılı olabilir' dedi.

Ulaş, ilaçların fazla dozda kullanılmasının daha hızlı iyileşmeye yardımcı olmayacağı gibi, istenmeyen yan etkilere de yol açabileceğini kaydetti.

'Enjeksiyonun amacı sinir ve diskteki inflamasyonu azaltmak'

Epiduralenjeksiyonlar veya çeşitli blok enjeksiyonlarının yoğun kol ağrıları varsa önerilebileceğini dile getiren Ulaş, 'Epiduralenjeksiyonlar veya çeşitli blok enjeksiyonları, doktorunuz tarafından epidural (omurilik zarı dışına) veya sinir kökleri çevresine özel bir müdahale ile kortikosteroid ve lokalanestezik madde uygulanması sonucu gerçekleştirilir. Başlangıç enjeksiyonundan sonra bir veya iki enjeksiyon daha ileri bir tarihte yapılabilir. Bu kapsamlı bir rehabilitasyon ve tedavi programının bir parçası olarak yapılmalıdır. Enjeksiyonun amacı sinir ve diskteki inflamasyonu azaltmaktır. Tetik nokta enjeksiyonları, omurga boyunca ağrılı yumuşak dokulara ve kaslara direkt uygulanan lokalanestezik madde (bazen kortikosteroidlerle birlikte) enjeksiyonlarıdır. Ara sıra ağrı kontrolü için kullanılsalar da tetik nokta enjeksiyonları, boyun fıtığının iyileşmesine yardımcı olmazlar' diye konuştu.
Cerrahi tedavinin ağrısı tıbbi tedavi yöntemleriyle geçmeyen, belirgin güç kaybı olan, belirgin omurilik basısı olan hastalar için gerekli olabileceğini sözlerine ekleyen Ali Kemal Ulaş, "Cerrahinin amacı diskin omuriliğe ve sinire baskı yapan kısmının ortadan kaldırılmasıdır. Ameliyatın, boynun ön tarafından veya boynun arka tarafından mı gerçekleştirileceği teknik karara, boyun fıtığının tam yerine, cerrahın tecrübesi ve seçeneklerini içeren birçok faktöre bağlıdır. Her iki yaklaşımda da boyun fıtığının sinir yapılara baskısı ortadan kaldırılır" ifadelerini kullandı.

İBB davasının 18'inci duruşması devam ediyor

92'si tutuklu 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 18'inci duruşmasında sanıkların savunmaları alınıyor

08.04.2026 13:50:00 / Güncelleme: 08.04.2026 14:24:54
AA
İBB davasının 18'inci duruşması devam ediyor
İBB davasının 18'inci duruşması devam ediyor

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, CHP'nin bilgi işlem sorumlusu tutuklu sanık Orhan Gazi Erdoğan savunma yaptı.

Sanık Erdoğan, görevinin partinin dijital altyapısını geliştirmek ve kullanıcıların hizmetine sunmak olduğunu belirterek, "YSK'nin siyasi portalına ulaşma yetkim vardır. Görevlerimden biri partinin talep ettiği listeleri indirip partinin sistemine aktarmak ve kullanımına açmaktır. Her partide vardır bu sistem ve hepsi kullanır." dedi.

Hangi okulda hangi sandığın kurulacağı, kesinleşmiş seçim sonuçları ve karşılaştırmalara ilişkin değerlendirmeleri il ve ilçe başkanlıklarına ilettiklerini aktaran Erdoğan, savcılık sorgusunda da kimsenin kişisel verisini ve sandık verilerini göndermediğini söylediğini anlattı.

Olmayan bir veriyi gönderdiği iddiasıyla 6 aydır tutuklu bulunduğunu belirten Erdoğan, "İBB Hanem" ile herhangi bir belgede ya da birinin ifadesinde adının geçmediğini, hiç var olmamış bir uygulamada, hiç var olmamış bir listeyi gönderdiği iddiasıyla yargılandığını savundu.

Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın "İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı olan sanık Naim Erol Özgüner'in ifadesi var. Özgüner ifadesinde, '2013 yılında CHP Genel Merkezinde çalışan Orhan Gazi Erdoğan'dan son seçim verisini talep ettim. Bana verdi, verileri.' ifadesinde ne demek istiyor'" sorusu üzerine Erdoğan, "Neden böyle dediğine dair bir bilgim yok. Bizde sandık bilgisi yok. Seçmenin adı soyadı ve adresi vardı." ifadelerini kullandı.

Başkan Aylan, "Bu verileri diğer belediyelerle de paylaşır mısınız'" sorusuna sanık Erdoğan, "Örneğin, aday adayı mahallede çalışma yapacak. Seçim sonuçlarını görmek istiyor. Kaynak olarak paylaşıyoruz. Siyasi partiyiz. Dosya kapsamında verilen bir veri değil." dedi.

Sanık Ulaş Yılmaz'ın savunması

İBB Sosyal Medya Danışmanı tutuklu sanık Ulaş Yılmaz da hakkındaki suçlamaları reddederek, "Ben burada olmayı hak etmiyorum. 6 aydır ailemden, işimden uzak kalmam haksızlıktır. Suçlu olduğumu gösterecek tek bir delil yoktur. Ciddi bir hatanın veya kastın mağduruyum. Ben herhangi bir veriyi hukuksuz şekilde elde etmedim, yaymadım. Hiçbir örgüte üye değilim. Çıkar amaçlı hiçbir faaliyette bulunmadım. Çalıştığım kurumun legal işleri dışında kimseden emir almadım." beyanında bulundu.

Kendisiyle ilgili hiçbir delilin iddianamede yer almadığını belirten sanık Yılmaz, Kadıköy Belediyesinde işe başladığını, iletişimci olduğunu ve yazılımcı olmadığını söyledi.

"İstanbul Senin" uygulamasında çalışmadığını dile getiren Yılmaz, "İstanbul Hanem'i burada öğrendim. İddianamede, 'İstanbul Senin' uygulamasıyla elde ettiğim verileri, örgüt yöneticilerine gönderdiğim yazıyor. Hiçbir yere erişimim yok. En yetkili kişiye nasıl veri gönderebilirim. Dosyada benim uygulamaya erişimim olduğunun delili yok." şeklinde savunma yaptı.

Duruşmaya ara verildi. 

Samsun'da yabancı uyruklu 2 DEAŞ şüphelisi gözaltına alındı

Samsun'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda Irak ve Suriye uyruklu 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

08.04.2026 11:07:00
İhlas Haber Ajansı
Samsun'da yabancı uyruklu 2 DEAŞ şüphelisi gözaltına alındı
Samsun'da yabancı uyruklu 2 DEAŞ şüphelisi gözaltına alındı
Samsun'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda Irak ve Suriye uyruklu 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekiplerince, terör örgütlerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve yapılanmalarının engellenmesine yönelik çalışma yapıldı. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucunda harekete geçen ekipler, belirlenen adreslere eş zamanlı baskın yaptı.



Operasyonda, Irak uyruklu S.M.S.E.H. (39) İlkadım ilçesi Kadıköy Mahallesi'nde, Suriye uyruklu M.M.Z. (25) ise Kazımkarabekir Mahallesi'nde yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin, geçmiş dönemde Irak ve Suriye'de örgütle bağlantılı faaliyetlerde bulundukları ve Türkiye'de de bu faaliyetleri sürdürdükleri ileri sürüldü. Jandarmadaki sorgulamaları tamamlanan 2 şüpheli, işlemlerinin ardından Samsun Adliyesine sevk edildi.

Çorum'da 4 büyüklüğünde deprem

Çorum'un Bayat ilçesinde 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

08.04.2026 11:01:00
İhlas Haber Ajansı
Çorum'da 4 büyüklüğünde deprem
Çorum'da 4 büyüklüğünde deprem
Çorum'un Bayat ilçesinde 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'ndan (AFAD) yapılan açıklamaya göre, saat 10.20'de merkez üssü Çorum'un Bayat ilçesi olan 4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

11.01 kilometre derinlikte meydana gelen deprem bölgede hissedildi.

Osmaniye'de selde hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi

Osmaniye'de etkili olan sağanakta Bülbül Deresi'nin taşması sonucu selde sürüklenen araçta hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi

08.04.2026 01:32:00 / Güncelleme: 08.04.2026 06:36:16
AA
Osmaniye'de selde hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi
Osmaniye'de selde hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi

Kadirli ilçesinde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanakta ilçe merkezinden geçen Bülbül Deresi'nin taşması sonucu sel sularına kapılan otomobilde hayatını kaybeden 2 kişinin cenazeleri, bulundukları yerden ekiplerin çalışmasıyla çıkarıldı.

Sudan çıkartılan araçta hayatını kaybedenlerin Hüseyin Kul ile Fatih Anbarcıoğlu (69) olduğu tespit edildi.

Cenazeler, yapılan incelemenin ardından Kadirli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.



Öte yandan, ekiplerin taşkından etkilenen alanlarda su tahliye işlemleri ve temizlik çalışmaları devam ediyor.

Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanakta Bülbül Deresi'nin taşması sonucu bazı araçlar akıntıya kapılmış, bazıları da sular altında kalmıştı. Selde sürüklenen bir araçtaki 2 kişi hayatını kaybetmişti. 

Temelde çarpışan inançlardır

Muhterem Hocam! Tarihten bugüne milletler arasında kargalar hep süregelmiştir: Bu kavgaların menşei nedir ve bu kavgalar biter mi?

08.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Temelde çarpışan inançlardır
Temelde çarpışan inançlardır
Muhterem Hocam! Tarihten bugüne milletler arasında kargalar hep süregelmiştir: Bu kavgaların menşei nedir ve bu kavgalar biter mi?

"Kabul etsek de etmesek de kavgaların temelinde yatan asıl ölçü inançtır, dindir. Bunu siz yok edemezsiniz. Sen yok edersen silinen sen olursun.

Şu anda dikkat ederseniz ille de Avrupa Birliği'nde olmak isteyen bizlerden bir takım tavizler istiyorlar.



Ama kendilerinden hiçbir şey vermiyorlar. "Benim gibi olursan, benimle beraber varsın" diyor. "Seni, olduğun gibi kabul ediyorum" demiyor. O halde, açık ve net konuşuyorum, böyle bir birliktelik bize lazım değildir.

Saraybosna



Hatırlarsanız son Bosna savaşında NATO gücü geldi, bu bölgeye asker koydu. Srebrenica'ya asker koydu. Srebrenica'daki askerler Hollandalıydı. Sırplar geldiler ve dediler ki; "Biz burada birtakım icraatlar da bulunacağız. Siz de ses çıkartmayacaksınız."

Bunu NATO'ya söyledi. 8 bin insanı diri diri toprağa gömdüler. Adamların sesi çıkmadı. Bunlar müseccel olaylar. Parçası, bu kadar büyük bir zulmü bu derece himaye eden, koruyan topluluğun acaba bütünü ondan farklı mıdır? Değildir. O halde burada mücadele eden akaitlerdir, inançlardır.

Kıbrıs

Her zaman ifade etmeye çalışıyorum. l974'te Kıbrıs çıkarmamızda, orada Türklerin zulme uğradığını bilmeyen Batılı hiçbir devlet yoktu. Hepsi, "zulmediliyor, yanlış işler yapılıyor, Rumların yaptıkları insanlığa sığmaz" diyordu.

Bunu diyenlerin başında Amerikalılar da, Batının tamamı da vardı. Bu nereye kadar devam etti. Türk askeri, Kıbrıs'a çıkana kadar. Bu çıkarma olduktan sonra neticesi o kadar enteresan oldu ki hepsi birden bize sırtını çevirdi. Niye? Kıbrıs'a asker çıkardığımız için. Peki, sen, "Rumlar yanlış yapıyor" demiyor muydun? Diyordun.

Şimdi şu çelişkiye bakın. Bir yandan; Rum yanlış yapıyor, masum, savunmasız kadınları, çocukları katlediyor diyorsun ve bütün bunlara mani olmuyorsun, bir yandan da benim yaptığım insani hareketin yanında bulunmuyorsun.

Neden?



Çünkü Yunan, Rumlar, Batının şımarık çocuğu olduğundan, mutlaka onun yanında olacaktır. Sen, yüzde bin değil, yüzde elli bin de haklı olsan senin yanında olmayacaktır.

Şimdi sanki o insanlar gitmiş, yerine çok farklı insanlar gelmiş havası estiriliyor. Nasıl bizim aydınımız, bizim siyasimiz bunu düşünebilir, böyle bir gafletin içinde nasıl bulunabilir?

Şunu asla unutmayalım

Şunu asla unutmayalım. Eğer bir milletin idarecileri, bürokratları, aydınları, yaptıkları hareketlerin mahiyetini bilmezse, o millet yok olmaya mahkumdur.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni bölmek isteyenler, bir yandan da yaptıklarının hak dava olduğunu dünyaya ilan ediyorlar. Şimdi sen gel de; "Toplumlardaki hakim güç akaitler, itikatlar değildir" de.

Bu, kendi nefsini kandırmaktan başka bir şey olmaz. Toplumlar, kendi akaitlerini, inançlarını devam ettirebilmek için, siyasi, iktisadi, hukuki ve de fiili savaşlarda o inançların etrafında olurlar. Hiç kimse bunun aksini savunmaya kalkışmasın." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri)

Elazığ şehidini son yolculuğuna uğurladı

İstanbul'da Kuzey Marmara Otoyolu'ndaki kazada şehit olan polis memuru Seçkin Yalçın, memleketi Elazığ'da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı

07.04.2026 14:06:00
İhlas Haber Ajansı
Elazığ şehidini son yolculuğuna uğurladı
Elazığ şehidini son yolculuğuna uğurladı
Şehit polis memuru Seçkin Yalçın'ın naaşı İstanbul'da düzenlenen törenin ardından dün memleketi Elazığ'a getirildi. Elazığ Havalimanı'nda düzenlenen karşılamanın ardından şehidin naaşı İmam-Azam Camisi'ne götürüldü. Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından meslektaşları tarafından omuzlara alınan şehidin naaşı, cenaze aracına konuldu. Geçidin ardından Keban ilçesine bağlı Akçatepe köyüne götürülen Yalçın, göz yaşları içerisinde son yolculuğuna uğurlandı.

Törene, Vali Numan Hatipoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Cumhuriyet Başsavcısı Aşkın Yeğin, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Alpaslan Doğan, İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, şehidin yakınları, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Üsküdar Belediyesi'ne operasyon

Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak rüşvet suçu işlendiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci'nin de bulunduğu 20 şüpheli gözaltına alındı

07.04.2026 10:47:00
AA
Üsküdar Belediyesi'ne operasyon
Üsküdar Belediyesi'ne operasyon
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar neticesinde, Üsküdar Belediye binası içerisinde, belediye iştiraki olan Kent AŞ Genel Müdürü N.A'ya, yapı ruhsatı ve iskan ruhsatının verildiği birimler olan İmar ve Şehircilik Müdürlüğü ile Yapı Kontrol Müdürlüğü arasında bir oda tahsisinin yapıldığı ve N.A'nın oda isimliğinde de "başkan yardımcısı" ünvanını kullandığı belirlendi.

Şüpheli N.A'nın çok sayıda resmi organizasyonda ve programda "belediye başkan yardımcısı" olarak sunulduğu, gerçekte sunulmayan bir hizmetin karşılığında görev ve yetkisi bulunmayan Üsküdar Belediyesi iştiraki Kent AŞ'nin paravan olarak kullanılmak suretiyle yapı ruhsatı sürecinde müteahhitlerden yasa dışı gelir elde edildiği ve yapı ruhsatı için sorumlu belediye biriminin İmar ve Şehircilik Müdürlüğü olduğu, buna rağmen müteahhitler ile Kent AŞ arasında yapı ruhsatı verilmesine ilişkin görüşmelerin gerçekleştirildiği tespit edildi.

Yapı ruhsatı verilmesi sürecinde yetkileri olmamasına karşın Kent AŞ görevlilerinin, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü görevlilerini denetlediği, Müdürlüğün yapı ruhsatı başvurularında hangi başvuruların ilerletileceği, hangi başvuruların askıya alınacağı yönündeki talimatlarını öğrenebilmeleri için kriptolu-kapalı devre iletişim ağı ile ada parsel bazlı renklendirmeler yapılarak excel tablosu oluşturulduğu ve renklendirme metoduna göre de yapı ruhsatını verecek yetkili birim olan Müdürlükçe kendilerine başvuru yapan müteahhitin ilgili ada parseli karşısında mail içeriğindeki ilgili satırın renklendirilmesine göre işlemlerin ilerletildiği ya da işlem tesis edilmediği öğrenildi.

Kent AŞ ile İmar ve Şehircilik Müdürlüğü arasında kripto ve kapalı devre iletişim ağı olan mail içeriğindeki excel listesinde ada parsellerin bulunduğu, her satırın karşısına mavi, kırmızı, yeşil ve turuncu olacak şekilde renklendirme yapıldığı ve renklendirme metoduna göre kodlanan iletişim ağı doğrultusunda ada parsellerin bulunduğu tespit edilen dosyalarda, "mavi" renkte olmasının anlaşmanın sağlandığı ve işlerin yürütülmesi gerektiği, "kırmızı" renkte olmasının anlaşmanın sağlanamadığı, işlemlerin yürütülmemesi gerektiği, "yeşil" renkte henüz görüşmenin gerçekleşmediği, işlemlerin yürütülmemesi gerektiği, "turuncu" renkte ise ilgilisiyle görüşme yapıldığı ancak işin resmiyete dökülmediği, yeni bir talimat verilmesi durumunda işlemlerin ilerletilmesi anlamına geldiği belirlendi.

Soruşturma kapsamında, mimari projeye göre değil, talep edilen tutarın yatırılıp yatırılmamasına göre yapılan renklendirmeye istinaden işlem tesis edilerek yapı ruhsatı verildiği, iskan ruhsatının verilmesinden sorumlu birimin ise belediyenin Yapı Kontrol Müdürlüğü olmasına karşın iskan ruhsatı için müteahhitlerden hangi menfaatin ne şekilde talep edileceğine Kent AŞ Genel Müdürü N.A'nın başkanlığında yapılan toplantılarda karar verildiği, bu toplantılara iskan ruhsatını onaylayan Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci'nin de katıldığı tespit edildi.

Belediyede görevli mühendislerin iskan ruhsatı süreci işletilen inşaatların denetimlerini yaptıkları, bu denetimler sonucunda mevzuata aykırılıkları tespit ettikleri, bu tespitlere dair dijital verilerin yapı kontrol müdürlüğündeki görevli müdür ve teknik ekibi tarafından N.A'ya değerlendirme yapması noktasında toplantılarda sunulduğu, bu değerlendirmenin belediye binası içerisindeki N.A'ya tahsis edilen odada toplantı yapılması suretiyle gerçekleştirildiği ve bu toplantıya Belediye Başkan Yardımcısı Deveci'nin de katıldığı bilgisine ulaşıldı.

Yapı Kontrol Müdürlüğündeki görevliler tarafından, toplantılarda her bir inşaatın mevzuata aykırılık niteliğine göre ve yine inşaatın yapıldığı yerin metrekare cinsinden değeri nazara alınarak iskan ruhsatı karşılığında müteahhitlerden ne kadar menfaat talep edileceğine karar verildiği, yine bu toplantıda müteahhitin menfaati nasıl sağlayacağının kararlaştırıldığı, şüpheliler N.A. ve Deveci'nin kararı doğrultusunda ilgili müteahhit yapı kontrol müdürlüğüne davet edilerek iskan ruhsatı karşılığında toplantıda alınan karar uyarınca kendisinden veya iş takipçisinden menfaat talebinde bulunulduğu saptandı.

Söz konusu iddialara ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı verilmesindeki belirtilen usulsüzlüklere ilişkin rüşvet suçu teşkil edecek eylemlere istinaden İstanbul ve Yalova'da 30 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda, aralarında Kent AŞ Genel Müdürü N.A. ve Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci'nin de bulunduğu 20 şüpheli gözaltına alındı.

Operasyonda çok sayıda dijital materyale de el konuldu.

Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları

Papalığın ve onun şahsında Katolik kilisesinin Türkler ve Türk vatanı üzerindeki hesaplarının çarpıcı misallerinden birisi Papalığın PKK ve lideri Öcalan konusunda aldığı tavırdır

07.04.2026 00:17:00
Haber Merkezi
Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları
Katolik Kilisesinin, Türkler Üzerindeki Planları
Papalığın ve onun şahsında Katolik kilisesinin Türkler ve Türk vatanı üzerindeki hesaplarının çarpıcı misallerinden birisi Papalığın PKK ve lideri Öcalan konusunda aldığı tavırdır.

Roma'da bulunduğu zaman içerisinde Öcalan'a bizzat kiliseler tarafından sahip çıkıldığı kamuoyuna yansıyan bir hakikattir.

Yeni Mesaj Gazetesinin 23/11/98 tarihli haberinden şunları öğreniyoruz: "Kardinal Achilli Silvestrini Abdullah Öcalan'a siyasi sığınma hakkı tanınması gerektiğini açıkladı. Vatikan 'da Doğu Kiliselerinden sorumlu Kardinal, " Kendi bağımsızlığı ve düşünceleri için mücadele veren herkese siyasi sığınma hakkı tanınmalı" diye konuştu.

Kürt sorununun yalnızca Türkiye ve İtalya arasında bir mesele olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Kardinal, sorunun bütün Avrupa'yı ilgilendiren uluslararası bir konu olduğunu vurguladı.



Papa II. Jean Paul Noel konuşmasının bir bölümünde Kürt halkından da söz etti ve "Bütün dünyada özgürlük isteyen in­sanlar Allah'ın kuludur. Bir tek Allah bizi korumak için yaratılmıştır. Burada bulunan Kürt halkını da selamlıyorum" dedi.

3/12/98 Cumhuriyet Gazetesinde, Sn. Aytunç Altında! Öcalan '111 Papa 'ya mektubu üzerine bir değerlendirme yaptı. Altında yazısında:

"Aziz Peder, Hıristiyanlığa çok yakınım. Sizin şahsınıza ve dininize duyduğum saygı benim savaşımın ve düşüncelerimin merkezindedir."
Bu sözler bölücü terör örgütü PKK'nın başı Abdullah Öcalan'a aittir. Ve Papa il.  Jean Paul'e yazdığı mektupta yer almaktadır…

Şimdi sorumuz şudur: PKK ve ayrılıkçı Kürt hareketlerinin kiliselerle ne ilişkisi var?



İlkin şunu belirteyim: Kiliseler 1965'den bu yana Ortadoğu'daki Kürtçülük hareketleriyle ve 1983'den sonra da PKK ile çok yakından ilgilenmekteydiler. Güneydoğu Anadolu'daki ilk gizli ve örgütlü etnik ve dinsel  ayırımcılığı esas alan istihbarat faaliyetlerini 1962'de Barış Gönüllüleri adıyla bölgeye gönderilen, çoğunluğu Katolik ve Anglikan kiliselerine kayıtlı Amerikalı uzmanlar başlatmışlardır.

Bunlar üç yıl süreyle bu bölgede yoğun misyonerlik faaliyetlerinde bulundular, birçok vatandaşımıza din değiştirme telinleri yaptılar, inanılmaz vaatlerde bulundular ve etnik ve dinsel ayırımcılığı körükleyecek bölgesel inanç farklılıklarını bilgi haline dönüştürerek ABD'deki çeşitli istihbarat birimlerine aktardılar. Bu gönüllülerin hazırladıkları raporların bir kısmı da doğrudan doğruya kiliselere gitti…

Son söz

Son söz: PKK ve ayrılıkçı Kürt hareketinin arkasındaki destekçilerin başında kiliseler vardır. PKK olayında hiç dikkat edilmeyen bu husus umarım bundan sonra dikkate alınır. Ortadoğu'daki kilise ve İslam harici fraksiyonlar çok uzun zamandır bir ittifak içindeler, benden uyarması". (Prof. Dr. Haydar Baş, Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler eseri yıl 1998 sh;77]

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor" dedi.

06.04.2026 19:16:00
İhlas Haber Ajansı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail hükümeti savaşı sonlandırmaya yönelik her girişimi baltalıyor."

Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi

Şarkıcı Gülben Ergen, Zeytinburnu Sahili'nde anne ve kızın cesedinin bulunmasıyla ilgili sosyal medya hesabında yaptığı paylaşım nedeniyle hakkında 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan başlatılan soruşturma çerçevesinde savcılıkta ifade verdi. İfade sonrası açıklama yapan Ergen, "Çocuklar üzerine hassas bir kadınım. Bu hassasiyetim son bulmayacak. İçeride ifade verirken üzülmedim ve kırılmadım. Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim ama unutmayalım ki bir anne ve kız hayatta değiller şu anda" dedi

06.04.2026 15:15:00 / Güncelleme: 06.04.2026 15:19:53
İHA
Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi
Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi
Zeytinburnu Kazlıçeşme Sahilinde, 2 Mart tarihinde balık tutmaya gelen vatandaşlar tarafından cansız bedenleri bulunan F.Ç (30) ve kızı İ.Ş. (8) olayına ilişkin şarkıcı Gülben Ergen hakkında, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan soruşturma başlatıldı.

Ergen, Bakırköy Adalet Sarayına gelerek, 'şüpheli' sıfatıyla Basın Suçları Soruşturma Bürosunda ifade verdi. Yaklaşık 1 saat süren ifadesinin ardından Ergen, işlemlerinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

"Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim"

Adliye önünde yaptığı açıklamasında annenin çağrısı üzerine paylaşımda bulunduğunu belirten Ergen, "Sosyal medyada bir paylaşımda bulundum. Bir annenin çağrısı üzerine. O anne, 'Gülben Hanım'a buradan çağrımdır, gelsin ne durumda olduğumuzu, çocuğumuzu yerinde görsün' dedi. Ramazan ayında anneyi evinde ziyaret ettim. Arkadaşlar anne ve kızı şu anda hayatta değiller. Can güvenliğimden korkuyorum diyen anne, kız şu anda hayatta değil. Ben bununla ilgili ifade veriyorum. Çok üzgünüm, kırgınım ama savcı bey, avukatımın da söylediği gibi son derece nezaketle, anlayışlı bir şekilde, ziyaretimi, ne zaman gittiğimi, ne konuştuğumu, ne gördüğümü sordu. Ben de ne yaşadığımı ve ne gördüğümü savcı beye dikkatle ve özenle anlattım. Kırgın ve üzgünüm. Ben Rojin Kabaiş için de adalet bekliyorum. Çocuklar, kadınlar ve kızlarla ilgili duyarlılığım devam edecek. Ben bu ülkenin sanatçısıyım, bu ülkenin vatandaşıyım, bu ülkede bir derneğin kurucusu ve başkanıyım. Çocuklar üzerine hassas bir kadınım. Bu hassasiyetim son bulmayacak. İçeride ifade verirken üzülmedim ve kırılmadım. Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim ama unutmayalım ki bir anne ve kız hayatta değiller şu anda" şeklinde konuştu.

Ergen, açıklamalarının ardından, adliyeden ayrıldı. Öte yandan anne ve kızın ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.