logo
27 MART 2026

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’tan UEFA’ya Merih Demiral tepkisi

Hüseyin Baş, "Bozkurt işareti Türk tarihinde olan bir işaret. Merih'in hareketine ırkçılık diyenler bundan 50- 60 sene önce ari ırk adı altında milyonlarca insanı öldürmüş kişiler, ırkçılığın kralını yapmış insanlar" dedi.

05.07.2024 16:54:00 / Güncelleme: 05.07.2024 17:16:48
Haber Merkezi
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’tan UEFA’ya Merih Demiral tepkisi
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’tan UEFA’ya Merih Demiral tepkisi
Bağımsız Türkiye Partisi ( BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, A Milli Futbol Takımımızın Almanya'da devam eden Euro 2024 grup maçlarını yerinden takip etti.

Maçlara ilişkin değerlendirme yapan BTP lideri milli takımımızın kupayı alabilecek kapasitede olduğunu söyledi.

Hollanda ile cumartesi günü oynanacak çeyrek final maçını da stadyumdan izleyeceğini ifade eden Hüseyin Baş UEFA'nın Merih Demiral'a verdiği 2 maçlık bozkurt işareti cezasını da da tepki gösterdi.

Hüseyin Baş kişisel Youtube kanalından şunları söyledi;

"Milli takımımızın maçlarını çok yakından takip etme fırsatı buldum. Grup maçlarının hepsini yerinde izledik. Avusturya maçına totem yaptım, 'gitmeyeceğim, kazanacağız ve çeyrek finale gideceğim' dedim. Diğer takımların da birçoğunu sahada seyretme fırsatı buldum. Grup maçlarında gerçekten 'iyi futbol oynuyor' diyeceğin takım bence Avusturya'ydı. Biz oları da yendik, eledik. Hollanda hiç futbol oynamadı, İngiltere hiç oynamadı. İspanya iyi oynuyor, biraz Almanya ev sahibi olması bakımından da iyi. Bizim kadar ev sahibi değil bu arada Almanya, biz Almanya'dan daha ev sahibiyiz.

"O kupa buraya gelecek"

Dolayısıyla takımlara baktığın zaman milli takımımız final oynar, kupayı da alır. O kalitede bir takımız ama doğru dizilişler olursa. Bir yandan da hakemlerle mücadele ediyoruz ama korkmadan, özgüvenle, emin adımlarla yürüyeceğiz ve o kupaya inşallah sahip olacağız. O kupa buraya gelecek.


"Bozkurt işareti Türk tarihinde var"


Merih gol attı bozkurt işareti yaptı. Bu Türklüğü simgeleyen, Türk tarihinde var olan işaret. Dolayısıyla bu işareti, Türkiye'de bir partinin sahiplendiği bir ortam olabilir ama bu bir partinin işareti değil. Bu işaret Türk kimliğiyle gurur duyan, Türk kimliğini hisseden birçok insanın sahiplendiği bir sembol.  Bozkurt sembolü bizim tarihimizde var, destanlarımız da var. O yüzden içeride bu işaret bazı kesimler tarafından bir bölücü unsurmuş gibi yansıtılıyor, ben buna katılmıyorum.


"Ari ırk adı altında milyonlarca insanı öldürmüş kişiler"


Dışarıdan baktığın zaman ne oluyor?  Bir kere Almanya'dan çok orantısız ve gereksiz bir tepki oldu. Almanya'da hükümet yetkilileri UEFA'ya şikayet ediyor, bir daha şikayet ediyor. Dışişleri Bakanı açıklama yapıyor falan… Bizim bu ırkçı karşıtlığını en öğrenmeyeceğimiz ülke yönetimi aslında Almanya. Merih'in hareketine ırkçılık diyenler bundan 50- 60 sene önce ari ırk adı altında milyonlarca insanı öldürmüş kişiler, ırkçılığın kralını yapmış insanlar.


"Türkün tarihinde ırkçılık yoktur"


Türk'ün tarihinde ırka dayalı hiçbir kavga olmamıştır, ırkla ilgili hiçbir problem olmamıştır. Her zaman bütün ırklar burada kardeşçe ve birlikte yaşamıştır.  Bozkurt işaretini başka işaretlerle benzeştirmek de doğru değil.  Çünkü Bozkurt işaretinde başkasını ötekileştiren, başkasını dışlayan bir anlam yoktur. Kimisi çıkmış Hitler selamı gibi bir şeyler vs. diyor.  Almanya'da bu tip şeyler konuşulmuş. Hitler selamı dediğin başkasını öldürmek üzerine kurulu bir mantalite, şimdi bununla bunu kıyaslamak başta terbiyesizlik ve bir iftiradır, bir hakarettir. Dolayısıyla bunlar kabul edilemez.


"Aşırı sağ Avrupa'da Türkleri istemiyor"

Bir yandan da Avrupa'da yükselen aşırı sağın, 'Bak görüyor musunuz, başımıza neler gelecek, işte Türkler böyle'  söylemleri var. Aşırı sağ dediğimiz o yükselen trend aslında Avrupa'da Almanya'da, Fransa'da ve başka ülkelerde başka milletleri istemediği gibi Türkleri de istemiyor. Türkler bizim buradaki sığınmacılarla eş değer tutulacak bir durumda asla değil. Çünkü Türkler davet üzerine oraya gitmiş. İlk nesiller gayet hukuki yollarla gidip orada çalışmalar yapmış, vergisini ödemiş.  O insanlara bile bir kültürel zenginlik sağlamış bir millet olarak orada biz var oluyoruz ama bugün o ırkçı taban Avrupa'daki Türkleri de istemiyor dolayısıyla bu kaşınan bir damar."


"40 sene öncesine kadar siyahileri köle pazarında satanlar..."

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş X sosyal medya hesabından ise , "40 sene öncesine kadar siyahileri köle pazarlarında satan 70 sene öncesine kadar âri ırk hikayesine milyonları öldürenler Merih'e ırkçı diyorlar. Merih belki 2 maç oynamaz ama 2 maç sonra finalde her türlü oynar. Bu da onlara dert olsun." paylaşımı yaptı

Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan, Meltem TV ekranlarında Orta Doğu’daki savaş, mezhep tartışmaları ve Türkiye’nin duruşu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu

27.03.2026 14:46:00
Ahmet Turan Yiğit
Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu
Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu
Mustafa Hayri Ergan, Meltem TV ekranlarında Orta Doğu'daki savaş, mezhep tartışmaları ve Türkiye'nin duruşu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Ergan, Bugün bakıyorum Yeni Şafak yazarı çıkmış işte demiş ki ehli sünnet İslam'ın özüdür, özsuyudur. Şiilik dahil bunun dışındaki bütün oluşumlar bidattır. Sonradan zuhur etmiştir. İslam düşmanları Şia ile ittifak yaparak İslam'ın önünü takamaya çalışmaktadır" diyor. Yani şu zamanda böyle bir açıklamanın nereye hizmet? Şimdi bu açıklamanın neye hizmet ettiği çok açık. Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan. Yani bu da iktidarın Evet. iktidarın amiral gebesi dediğimiz gazetelerden bir tanesi. En büyük destekçisi bunun yazarı. Bu açıklamayı bugün yapıyor. Bunun yapıyor olması burada hep bu mezhep çatışmasını canlı tutma isteği var birilerinde. Ya şu an kardeşim sen bir ülke İsrail'le Amerika'yla savaşta sen bir ülke İsrail Amerika'yla savaştayken onun mezhebini sorguluyorsun" dedi.

BTP Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan'ın açıklamasını izleyin:

Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi

Oyuncu Hande Erçel, İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında Adli Tıp Kurumu'na gelerek kan ve saç örneği verdi

27.03.2026 13:12:00
İhlas Haber Ajansı
Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi
Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan oyuncu Hande Erçel, Savcılığa ifade vermek üzere Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. Savcılığa ifade veren Erçel, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Erçel ardından Adli Tıp Kurumu'na geldi. Burada kan ve saç örneği veren Erçel, ardından Adli Tıp Kurumu'ndan ayrıldı.

MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı

İstanbul'da, Nevruz kutlamalarını istismar ederek izinsiz gösteri düzenleyen ve terör örgütü propagandası yapan kişilere yönelik Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) ve İstanbul Emniyeti tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda 26 şüphelinin yakalandığı belirtildi

27.03.2026 11:24:00
İhlas Haber Ajansı
MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı
MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı
İstanbul'da, Nevruz kutlamalarını istismar ederek izinsiz gösteri düzenleyen ve terör örgütü propagandası yapan kişilere yönelik Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) ve İstanbul Emniyeti tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda 26 şüphelinin yakalandığı belirtildi.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) tarafından bölücü terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik yeni bir çalışma yürütüldü.



İstanbul'da PKK/KCK silahlı terör örgütüne yardım eden kişilerin katılımı ile düzenlenen "Nevruz" etkinlikleri kapsamında örgüt propagandası yaptıkları tespit edilen şüphelilerin yakalanması amacıyla bu sabah operasyon gerçekleştirildi.

Birçok adrese yapılan zincirleme operasyonda 26 PKK yanlısı kişi yakalanarak gözaltına alındı. Özel harekat timlerinin de yer aldığı baskınlarda, adreslerde yapılan aramalarda; bir kurusıkı tabanca, örgütsel flamalar ve yakalanan kişilere ait dijital materyaller ele geçirildi.

Güvenlik ve istihbarat birimlerince gerçekleştirilen operasyon kapsamında yakalanan 26 şüpheli, sorgulanmak üzere İstanbul TEM Şubeye götürüldü. Zanlılar hakkında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı

Adana'da şafak vakti uyuşturucu satıcılarına yönelik yapılan operasyonda 15 kişi gözaltına alındı.

27.03.2026 10:32:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı
Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı
Adana'da şafak vakti uyuşturucu satıcılarına yönelik yapılan operasyonda 15 kişi gözaltına alındı.

İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 'torbacı' diye tabir edilen uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon düzenledi.



Özel harekat polislerinin de desteğiyle 16 adrese şafak vakti eş zamanlı yapılan baskınlarda 15 kişi gözaltına alındı.



Adreslerde yapılan aramalarda 46,20 gram bonzai, 43,37 gram bonzai hammaddesi ve ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Şüpheliler sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.

Marmaris Belediyesi'ne gece yarısı yapılan baskınla ilgili Başkan Ünlü'den açıklama

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında gece yarısı Marmaris Belediyesi'ne gerçekleştirilen polis baskını ile ilgili Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ve CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun Marmaris Belediyesi önünde açıklama yaptı. Başkan Ünlü, ekibi ile birlikte Marmaris Belediyesi olarak çalışmalarına devam edeceklerini belirtirken, CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun ise, polis operasyonunun münferit bir soruşturma kapsamında yapıldığını öğrendiklerini söyledi

27.03.2026 03:06:00
İHA
Marmaris Belediyesi'ne gece yarısı yapılan baskınla ilgili Başkan Ünlü'den açıklama
Marmaris Belediyesi'ne gece yarısı yapılan baskınla ilgili Başkan Ünlü'den açıklama
Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü öğrenilen bir soruşturma kapsamında gece yarısı Muğla İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler Marmaris Belediyesi'ne baskın düzenledi. Operasyon çerçevesinde çok sayıda polis ekibi tarafından belediye binasına baskın düzenlenirken bazı belediye çalışanları ve önceki dönem belediyede görev yapan üst düzey yetkililer ikametlerinden alınarak belediyeye getirilirdi.

Belediye binasında aramalar devam ederken gece yarısı çoğunluğu partili çok sayıda kişi belediye binasının önünde toplandı. Bu arada Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ve CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun da belediye binası önüne gelerek, toplanan kalabalığa teşekkür edip basın mensuplarına da açıklamada bulundu.

Görevinin başında olduğunu belirten Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, "Marmaris Belediyesi başkanı ve yönetimi ile çalışmalarına devam edecektir. Umarım bu soruşturma da en kısa sürede sonuçlanır. Konuyla ilgili bilgi geldikçe sizlerle paylaşacağız" dedi.

Geceye saat 24:00 itibariyle başlayan bir polis araması ile güne başladıklarını belirten CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun ise Marmaris Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturanın belediye ve belediyedeki işleyişle ilgili değil münferit bir soruşturma olduğunu öğrendiklerini belirtti. Uzun, "Aramanın burada görev yapan arkadaşın yapmış olduğu görevle ilgili iş yerinde yapılan bir aramadan müteşekkil olduğunu öğrendik. Bunun dışında ilgili kişinin konutunda da arama yapıldığını öğrendik. Belediye ve belediye işleyişi ile ilgili bir konu olmadığı yönünde bilgi verildi. Bundan sonraki gelişmeler hakkında da bilgi paylaşacağız. Destek için buraya geldiğiniz için teşekkür ediyoruz" diyerek soruşturmanın bir olaya ilişkin münferit bir soruşturma olduğunu ve bunun detayı hakkında kendilerine bilgi verilmediğini söyledi.

İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi

Petrol Mühendisi Necdet Pamir, küresel enerji piyasaları, petrol ve doğalgaz fiyatları, Türkiye’nin enerji stratejisi ve bölgesel jeopolitik riskleri detaylı şekilde analiz etti

26.03.2026 20:37:00
Ahmet Turan Yiğit
İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi
İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi
Petrol Mühendisi Necdet Pamir, küresel enerji piyasaları, petrol ve doğalgaz fiyatları, Türkiye'nin enerji stratejisi ve bölgesel jeopolitik riskleri detaylı şekilde analiz etti. Pamir, enerji krizlerinin arka planındaki ekonomik ve stratejik unsurları örneklerle açıkladı.

Pamir, "Bugünün British Petrolumu, o zamanın Anglo-Persian Oil Company'si, İngiliz hükümetinin kontrolündeki şirket tamamen İran petrolünün üstüne çökmüş durumdaydı. Musadık geldi petrolü millileştirdi. En büyük günahı bu. CIA ve MI6 birlikte TP Ajax denen bir operasyonla Musaddık'ı devirdiler. Yani o zaman da nükleere mi gidiyordu? İran ya sürekli böyle palavradan ve bakın şeyler, gerekçeler uydurmaya çalışıyorlar. Yıllar geçtikten sonra 1953'ün üzerinden bir takım belgeler sır niteliğini kaybettikten sonra Amerikan merkezi haber alma örgütü 60 yıl sonra açık açık İran'ı Sovyet saldırısına açık bırakmanın ABD'yi TP Ajax'ı planlamak ve uygulamak zorunda bıraktı" dedi.

Petrol Mühendisi Necdet Pamir'in konuşmasını izleyin:

Yenidoğan çetesi davasında ara karar

İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan 'Yenidoğan Çetesi'nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davada arar karar açıklandı

26.03.2026 17:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yenidoğan çetesi davasında ara karar
Yenidoğan çetesi davasında ara karar
İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan 'Yenidoğan Çetesi'ne yönelik düzenlenen 2'nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61'e yükselmişti. Adliyenin konferans salonunda Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen 8'nci duruşmada, aralarında Fırat Sarı'nın da bulunduğu 4 tutuklu sanık ile bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Dün yapılan yargılamada, sanık avukatları savunma yapmıştı. Avukat beyanlarının alınmasıyla devam edilen bugünkü duruşmada ise beyanlar tamamlandı.

5 sanık hakkındaki adli kontrol tedbiri kaldırıldı

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, hayatını kaybeden Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi tutuksuz sanık Cafer Akdur'un dosyasının ayrılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Funda Özen, Renas Kılıç, Fehmi Alperen, Volkan Karataş ve Serdar Yüksel'in 'yurt dışına çıkış' yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı kaldırılmasına karar verdi. Mahkeme, aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen Fırat Sarı'nın da bulunduğu 10 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma, eksik hususların giderilmesi için erteledi.

Güngören'de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

İstanbul Güngören'de bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı. İddianamede, şüpheli E.Ç. hakkında, 13 yıl 6 aydan, 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi

26.03.2026 14:09:00
İHA
Güngören'de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı
Güngören'de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı
İstanbul Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, E.Ç. (14) 'şüpheli', Atlas Çağlayan 'maktul', aralarında Çağlayan'ın ikiz kardeşi Doruk'un da bulunduğu 4 çocuk 'mağdur', Çağlayan'ın anne ve babasının da bulunduğu 3 kişi ise 'müşteki' sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, olay günü olan 14 Ocak günü saat 20.16 sıralarında bir kafede iki grup arasında tartışma çıktığı, bu sırada Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) E.Ç.'nin, Atlas Çağlayan'ı bıçakladığı, bu olay sonucunda ise Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, olay kapsamında ise soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

Ölü muayene raporunda, yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı

Hazırlanan iddianamede Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu yer aldı. Raporda, E.Ç.'nin işlemiş olduğu 'kasten öldürme', '6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet' ve 'silahla tehdit' suçlarını işlediği, suçların fiili olarak hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu vurgulandı.
Öte yandan Maktul Atlas Çağlayan'ın 15 Ocak 2026 tarihli ölü muayene raporu da iddianamede yer aldı. Rapora göre Çağlayan'ın göğüs ön ortada 3 buçuk santimlik kesi, göğüs solda 1 buçuk santimlik kesi olduğu, otopsi raporunda ise, vücutta 2 adet kesici delici alet yarasının tespit edildiği, göğsünün belli yerlerinde geniş kesici delici alet yarasının bulunduğu ve bu yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı.

Olay gününe ait görüntü inceleme tutanakları da iddianamede yer aldı. Tutanaklara göre, olay günü E.Ç. ve arkadaşlarının kafede oturduğu, daha sonra Atlas'ın geldiği, E.Ç.'nin, kafeden çıkarken Atlas ile bakıştığı, Atlas ve arkadaşlarının SSÇ ve arkadaşlarının arkasından gittiği, E.Ç.'nin cebinden bıçak çıkarttığı, elinde bulunan bıçağı Çağlayan'a 2-3 defa sallayarak yaraladığı, SSÇ'nin maktulü bıçakladıktan sonra arkadaşları ile kaçtığı belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.'nin ve maktul Atlas Çağlayan'ın 3 aylık arama ve aranma baz verilerinde, taraflar arasında herhangi bir baz kaydına rastlanmadığı da belirtildi. E.Ç.'nin telefonunda yapılan incelemeye göre, şüphelinin elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve 1 adet çakı fotoğrafının bulunduğu da iddianamede değinildi.

"E.Ç. itildikten sonra bıçak çıkardı ve bıçağı Atlas'ın göğüs bölgesine doğru sapladı"

Müşteki anne Gülhan Ünlü'nün ve baba Cüneyt Çağlayan'ın, olayı görmediklerini diğer oğulları Doruk Çağlayan'ın kendilerini arayarak olaydan haberdar olduklarını belirttikleri iddianamede yer aldı. Olay sırasında Atlas'ın yanında bulunan ikiz kardeşi Doruk savcılık ifadesinde, "İçeri girdiğimiz andan beri E.Ç. ve yanındaki şahıslar bize bakıyorlardı. Daha önceden şahısları tanımıyorduk, E.Ç. ve arkadaşları, masadan kalkıp kasaya doğru geldikleri sırada E.Ç.'nin yanında bulunan kısa boylu esmer çocuk, Y.O., bize hitaben, 'ne bakıyorsun' dedi. E.Ç. ise araya girerek 'senin gücün küçük çocuğa mı yetiyor, ne bakıyorsun' ve 'dışarı gelin' dedi. E.Ç. ve arkadaşları dışarı çıktıktan sonra Y.O., Atlas çıktı. Ben ise farklı bir kapıdan çıktım. Çıktığımda Y.O. ve diğer çocuklar tartışıyordu. E.Ç. isimli şahıs bize hitaben 'sizi öldürürüm, hepinizi deşerim' dedi. Bıçağı görünce bize bir şey yapmasın diye E.Ç.'yi ittik. Atlas'ta bu sırada çocuğu bir kere itti. E.Ç. itildikten sonra bıçak çıkardı ve bıçağı Atlas'ın göğüs bölgesine doğru sapladı, şikayetçiyim" dedi.

"Bıçağı 1 kez karnına vurdum"

Suça Sürüklenen Çocuk şüpheli E.Ç.'nin de savcılık ifadesi iddianamede yer aldı. E.Ç.'nin ifadesinde, "Olay günü maktul ve arkadaşlarıyla kafede karşılaştık. Karşı tarafı daha önceden tanımıyordum. Sürekli bize bakıyorlardı ve kafeden çıktıktan sonra arkamızdan geldiler. Atlas bize, 'ne bakıyorsun" diyerek küfür etti ve üzerime yürüdü. Bu nedenle bıçağı 1 kez karnına vurdum. 2 kez de isabet etmeyecek şekilde bıçağı salladım. Olaydan sonra kaçtım ancak A.H.'nin teslim ol demesi üzerine, kendi irademle olay yerine geri geldim. Bıçağı kaçtığımız sırada A.H. benden aldı. Olay yerine geldikten sonra bir erkek şahsın bıçağı atın demesi üzerine yere attık. Bıçağı olay günü almıştım. Bana aittir ancak kimseyi tehdit etmedim" dediği belirtildi.

"Atlas ve arkadaşları hiç bakmıyorlardı. E.Ç. ise ısrarla 'kavga edelim' demesi üzerine kavga çıkacağını anladım ve kafeden kalkmak istedim"

Olay sırasında E.Ç.'nin yanına bulunan A.H., iddianamede 'tanık' sıfatıyla yer aldı ve ifadesi dosyaya eklendi. A.H. ifadesinde, "E.Ç. ile çocukluk arkadaşıyız. Karşı tarafı ilk kez olay günü gördük. Kafeye gittik sonra Atlas ve arkadaşlarının geldi. E.Ç. sürekli, 'niye bakıyorlar kavga edelim' beyanında bulunuyordu, ben sadece bir kez Atlasların olduğu masaya dönüp baktım. Atlas ve arkadaşları hiç bakmıyorlardı. Telefonla oynuyorlardı. E.Ç. ise ısrarla 'kavga edelim' demesi üzerine kavga çıkacağını anladım ve kafeden kalkmak istedim. E.Ç.'yi de yanıma alarak önden çıktım, çıkarken Y.M. isimli arkadaşımız bir anda koşarak önüme geçti. Y.M.'nin laf atmış olabileceğini düşündüm ve Y.M.'yi tuttum. Çıkarken karşı tarafla herhangi bir diyalog geçmedi. Biz çıktıktan sonra Atlas ve arkadaşları arkamızdan çıktı. Karşı taraftan bir şahıs Y.M.'ye küfür etti, E.Ç., küfür eden çocuğu yakasından tuttu, aralarında itişme oldu. Bir anda E.Ç.'nin elinde bıçak gördüm ancak Atlas'a bıçakla nasıl vurduğunu görmedim. Bıçaklamadan önce E.Ç., 'seni vururum, sizi vururum' dedi. Atlas sadece olayı ayırmak için E.Ç.'yi itti. Atlas bıçaklandıktan sonra kaçtık, E.Ç. bıçağı saklamasın diye cebime koydum. Bıçak, E.Ç.'nin babasına aittir. Bunu E.Ç.'nin annesi, benim abime söyledi. Bıçakla alakam yoktur. Olay yerinden kaçtıktan sonra E.Ç. çok korktu, onu kolundan tutarak olay yerine geri getirdim. Bu sırada bir şahıs gelerek bıçağı sordu, ben de bıçağı yere attığımı söyledim. Olay yerinden kaçtıktan sonra geri geldik. Karşı tarafla husumetimiz veya tanışıklığımız yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandığı vurgulandı.

21 yıl 7 aya kadar hapis cezası talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli E.Ç. hakkında, 'çocuğa karşı kasten öldürme', '6136 sayılı yasaya muhalefet etme' ve 'zincirleme şekilde silahla tehdit' suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan, 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Şüphelinin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

İZBETON davasında ara karar açıklandı

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ'deki usulsüzlük iddialarına yönelik açılan davanın beşinci duruşması tamamlandı. Mahkeme heyeti ara kararında sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına ve bilirkişinin reddi talebinin reddedilmesine hükmetti

26.03.2026 13:58:00 / Güncelleme: 26.03.2026 14:03:38
İHA
İZBETON davasında ara karar açıklandı
İZBETON davasında ara karar açıklandı
İZBETON AŞ Kentsel dönüşüm projelerinde "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla açılan davaya Aliağa'da devam edildi. 5. Duruşmada tutuksuz yargılanan sanıklar hakim karşısına çıktı.



Başka bir dosyadan tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu da duruşmaya katıldı.



Yoklamayla başlayan duruşmada sanık avukatları dosyaya atanan yeni bilirkişi heyetine itiraz etti. Mahkeme heyeti avukatların bilirkişinin reddi talebini kabul etmedi.



Adli kontrol tedbirleri sürecek

iddianamede 449 mağdur ve 7 müşteki bulunurken, sanıklar hakkında 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Operasyonlarda 139 şüpheli yakalandı ve adliyeye sevk edilen şüphelilerden 60'ı tutuklandı. Süreç içerisinde yapılan itirazlar ve tahliyelerle İZBETON ana davasında tutuklu sanık kalmadı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar hakkında daha önce uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devam etmesine karar verdi.

Dosyada yer alan eksikliklerin tamamlanması ve bilirkişi raporunun mahkemeye sunulması kararlaştırıldı. Mahkeme heyeti, tüm eksiklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 17 Haziran 2026 saat 10.00'a erteledi.

Türk tankeri saldırıya uğradı

İstanbul Boğazı’nın yaklaşık 15 deniz mili açığında, Karadeniz’de seyir halindeki ham petrol yüklü tanker saldırı sonucu isabet aldı. Bakan Uraloğlu yaptığı açıklamada "Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Nene Hatun Acil Müdahale Gemimiz olay yerine derhal intikal etmiş olup müdahale çalışmaları devam etmektedir” dedi 

26.03.2026 10:42:00
Haber Merkezi
Türk tankeri saldırıya uğradı
Türk tankeri saldırıya uğradı
İstanbul Boğazı'nın yaklaşık 15 deniz mili açığında, Karadeniz'de seyir halindeki ham petrol yüklü Türk tankeri ALTURA'ya insansız hava aracı (İHA) isabet ettiği bildirildi. Olayda geminin köprü üstünde ve güvertesinde şiddetli patlama meydana geldi, makine dairesi su almaya başladı.

İlk gelen bilgilere göre Rusya'nın Novorossiysk limanından hareket eden ve yaklaşık 140 bin ton (1 milyon varil) Urals tipi ham petrol taşıyan ALTURA isimli tanker, bu sabah erken saatlerde saldırıya uğradı. Geminin Sierra Leone bayraklı olduğu, İstanbul merkezli Pergamon Denizcilik'e ait olduğu ve daha önce "Beşiktaş" adıyla anıldığı belirtiliyor. Tankerin, Batı yaptırımları kapsamındaki Rus "gölge filosu" (shadow fleet) ile bağlantılı olduğu da kaydediliyor.

Ekipler bölgeye sevk edildi

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, olay yerine derhal sevk edildi. Türkiye'nin en büyük acil müdahale gemisi Nene Hatun ile birlikte Kurtarma 11, Kurtarma 12 römorkörleri ve hızlı botlar bölgeye ulaştı. Gemiye müdahale devam ederken, şu ana kadar denizde petrol sızıntısına rastlanmadığı öğrenildi. Mürettebatın acil yardım çağrısı üzerine en yakın gemilerden de destek sağlandı.

Gemide 27 Türk personel var

Gemide bulunan 27 Türk personelin sağlık durumunun iyi olduğu, herhangi bir yaralanmanın yaşanmadığı bildirildi.

Yetkili makamlar, olayın "saldırı" olup olmadığına dair henüz resmi bir açıklama yapmadı. Olayın tüm yönleriyle incelendiği, teknik analizlerin sürdüğü belirtiliyor. Bazı denizcilik kaynakları, İHA'nın yanı sıra insansız deniz aracı (İDA) ile koordineli bir eylem olabileceğini öne sürüyor.

Olay, İstanbul Boğazı gibi kritik bir deniz ulaşım noktasına çok yakın mesafede gerçekleşmesi nedeniyle uluslararası dikkat çekti. Boğaz trafiği şu anda olumsuz etkilenmedi.

Bakan Uraloğlu'ndan açıklama

Bu arada Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Boğazı'nın yaklaşık 15 deniz mili açığında Karadeniz'de ham petrol yüklü ALTURA tankerine yönelik İHA (insansız hava aracı) ve muhtemel İDA (insansız deniz aracı) saldırısına ilişkin ilk değerlendirmesini yaptı.

Bakan Uraloğlu, olayın hemen ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Karadeniz'de seyir halinde olan ALTURA isimli ham petrol tankerine insansız hava aracı ve insansız deniz aracı ile saldırı düzenlendiği yönünde ilk bilgiler ulaşmıştır. Makine dairesinin doğrudan hedef alındığını değerlendiriyoruz. Gemideki 27 Türk mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğu, herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı bilgisini aldık. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Nene Hatun Acil Müdahale Gemimiz olay yerine derhal intikal etmiş olup müdahale çalışmaları devam etmektedir. Petrol sızıntısına dair şu an için olumsuz bir durum söz konusu değildir."

Bakan Uraloğlu, patlamanın dış müdahale sonucu gerçekleştiğinin güçlü ihtimal dahilinde olduğunu belirterek, "Olayın tüm yönleriyle teknik ve istihbari incelemeleri sürdürülmektedir. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Deniz trafiği ve çevresel güvenlik açısından gerekli tüm tedbirler alınmıştır" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.