logo
10 TEMMUZ 2026

BTP Kayseri il kongresini yaptı

15.11.2001 00:00:00
 
Bağımsız Türkiye Partisi Kayseri İl Teşkilatı 1. Olağan Kongresini yaptı. Kongre sonucunda il başkanlığına Ahmet Tahir Köker seçildi. İl başkanlığına seçilen Köker, yaptığı konuşmada, BTP'nin ulusal bağımsızlığımızın teminatı olan Türk milletinin içine düştüğü sıkıntılı durumdan kurtaracak projeleri olan ve tek başına iktidarı hedefleyen bir parti olduğunu söyledi. Bayrağı, sancağı, askeri, sivili, milli ve manevi değerleriyle ülkemizin birlik-beraberliğinin, toprak bütünlüğünün hassasiyetle korunması ve bundan hiç taviz verilmemesi gerektiğine inandıklarını belirten Köker şöyle konuştu: "Bu inanç, ülkemizin siyasi, kültürel ve ekonomik kuşatma altına alındığı günümüzde daha bir önem taşımaktadır. Bugün içinde bulunduğumuz şartlarda, misak-ı milli sınırları içinde dünün kuvay-ı milliye ruhuna yeniden muhtacız. Kurtuluş savaşında olduğu gibi bugün de milletimizin bütün fertlerinin kuvay-ı milliye bayrağı altında toplanmasını milli bir görev ve vatanseverlik olduğunu düşünüyoruz. Siyasi görüşü ne olursa olsun, milletimizin yediden yetmişe tek vücut olması, kederde ve kıvançta bir ve beraber olarak ülkemize hizmette bütünleşmesi gerektiğine inanıyoruz."

İstanbul'da çete operasyonu: 18 gözaltı

İstanbul'un Anadolu yakasında sokak çetelerine mensup oldukları iddia edilen ve haraç motivasyonuyla çok sayıda farklı eyleme karışmakla suçlanan 18 şüpheli düzenlenen operasyonda yakalandı

10.07.2026 10:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da çete operasyonu: 18 gözaltı
İstanbul'da çete operasyonu: 18 gözaltı
İstanbul'un Anadolu yakasında sokak çetelerine mensup oldukları iddia edilen ve haraç motivasyonuyla çok sayıda farklı eyleme karışmakla suçlanan 18 şüpheli düzenlenen operasyonda yakalandı. Zanlıların karıştıkları bazı eylemler güvenlik kameralarına da yansıdı.

Edinilen bilgiye göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğünce yürütülen ortak çalışmayla, Ö.H. isimli bir çeteye yönelik operasyon başlatıldı.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde harekete geçen organize polisi, özellikle kentin Anadolu Yakası'nda örgütlü suç faaliyetlerinde bulunduğu belirlenen ve liderliğini Ö.H. isimli zanlının yaptığı çete ile ilgili geniş çaplı çalışma gerçekleştirdi.

"Nitelikli Yağma, Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Kasten Yaralama, Silahlı Tehdit, 6136 SKM, Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması, Suç Üstlenme" de dahil çok sayıda farklı eyleme karıştıkları tespit edilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik bu sabah düzenlenen eş zamanlı operasyonda 18 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Gözaltına alınan zanlılar sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. Operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Trafikte selektör terörüne hapis şoku

Yargıtay’dan emsal karar! Yol istemek veya uyarmak amacıyla arkadan sıkıştırıp peş peşe selektör yapanlara TCK 123 uyarınca 1 yıla kadar hapis cezası verilebilecek

09.07.2026 22:10:00
Haber Merkezi
 
Trafikte selektör terörüne hapis şoku
Trafikte selektör terörüne hapis şoku
Trafikte sürücülerin en çok maruz kaldığı psikolojik şiddet ve taciz yöntemlerinden biri olan "ısrarlı selektör" eylemi artık sadece bir trafik kuralı ihlali sayılmayacak. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, trafikte takip mesafesini tehlikeli biçimde azaltarak öndeki araca peş peşe selektör yapmayı doğrudan adli bir suç olarak kabul etti. Alınan emsal kararla birlikte, bu davranışı sergileyen magandalar ceza mahkemelerinde yargılanarak hapis cezası alma riskiyle karşı karşıya kalacak.

1 yıla kadar hapis istenebilecek

Yüksek mahkemenin kararına göre, direksiyon başında selektör kolunu adeta bir taciz silahı gibi kullananların bu eylemi, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 123. maddesinde düzenlenen "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" suçu kapsamında değerlendirilecek. İlgili kanun maddesi uyarınca, trafikte diğer sürücüleri psikolojik baskı altına alıp huzurunu kaçıran kişiler hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istemiyle kamu davası açılabilecek.

"Tek sefer" yasal, "ısrar ve sıkıştırma" suç

Türkiye'deki trafik alışkanlıklarında selektör kolu genellikle sol şeritte yol talep etmek ya da karşı tarafı olası bir tehlikeye karşı uyarmak için kullanılıyor.

Uzmanlar, yol istemek ya da bir tehlikeyi haber vermek amacıyla anlık olarak sadece tek bir sefer selektör yapılmasının gerekli olduğunu, öndeki sürücü reaksiyon göstermediğinde takip mesafesini sıfırlamak, peş peşe ve ısrarlı şekilde selektör yağmuruna devam ederek sürücüyü taciz etmek olduğunu söylüyor.

Panik ve kazalara zemin hazırlıyor

Yargıtay'ın bu kararı almasındaki en büyük etkenlerden biri, arkadan yapılan yoğun selektör baskısının öndeki sürücüde panik ve telaşa yol açmasıdır. Özellikle acemi veya heyecanlı sürücüler bu baskı altında direksiyon hakimiyetini kaybederek ölümcül kazalara sebebiyet verebiliyor. Eylem sadece huzur bozmakla kalmayıp can güvenliğini de açıkça tehdit ettiği için ceza hukuku kapsamına alınmış durumda.

Hukukçular, trafikte bu tarz bir selektör terörüne maruz kalan sürücülerin araç kameraları veya telefon kayıtlarıyla birlikte doğrudan cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunabileceğini belirtiyor.

Annesinden sonra 4 yaşındaki Öykü de yaşam savaşını kaybetti

Kırklareli'de annesinden boşanan babasının silahlı saldırısına uğrayan 4 yaşındaki Öykü K., tedavi gördüğü Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Çocuk parkında yaşanan silahlı saldırıda anne ve kızının yaşamını yitirmesiyle acı ikiye katlandı

09.07.2026 21:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Annesinden sonra 4 yaşındaki Öykü de yaşam savaşını kaybetti
Annesinden sonra 4 yaşındaki Öykü de yaşam savaşını kaybetti
Olay, Kırklareli'nin Demirtaş Mahallesi'ndeki bir çocuk parkında meydana geldi. 26 yaşındaki Çisem Çalkantı., 4 yaşındaki kızı Öykü K. ile parkta bulunduğu sırada bir süre önce boşandığı eski eşi Y.K. ile karşılaştı. İddiaya göre Y.K., yanında bulunan tabancayla eski eşine ve kızına peş peşe ateş açtıktan sonra olay yerinden kaçtı.

Silahlı saldırıda ağır yaralanan anne ile kızı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Çisem Çalkantı, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Durumu ağır olan Öykü K. ise ileri tedavi amacıyla Edirne'deki Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi.

Yoğun bakım ünitesinde günlerdir yaşam mücadelesi veren 4 yaşındaki Öykü K. da doktorların tüm çabalarına rağmen hayatını kaybetti. Böylece çocuk parkında başlayan silahlı saldırı, anne ve kızının yaşamını yitirmesiyle çifte acıya dönüştü.

Anne Çisem Çalkantı'nın cenazesi, Kırklareli'nin Pınarhisar ilçesine bağlı Yenice köyünde toprağa verildi. Tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren 4 yaşındaki Öykü K.'nın da köye getirileceği ve annesinin yanına defnedileceği öğrenildi.

Saldırının ardından olay yerinden kaçan şüpheli Y.K. ise daha sonra boş bir arazide ölü bulundu. Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sürüyor.

Kamu reklamları yandaş medyaya akıyor

Kamu bankalarının 14 milyar lirayı aşan devasa reklam bütçesi, reyting gözetmeksizin sadece iktidar medyasının kasasına akıtıldı. Muhalif ekranlara "sıfır saniye" reklam hakkı tanınırken, halkın kaynakları tek renkli bir medyayı fonlamak için adeta seferber edildi

09.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Kamu reklamları yandaş medyaya akıyor
Kamu reklamları yandaş medyaya akıyor
Kamu bankaları ve kuruluşlarının ticari ilan ve reklam harcamaları son üç yılda rekor seviyelere ulaşırken, milyarlarca liralık dev bütçenin televizyon kanallarına dağılımındaki adaletsizlik bağımsız izleme raporlarıyla bir kez daha gözler önüne serildi.

Halkbank, Ziraat Bankası ve Vakıfbank başta olmak üzere kamu kurumlarının reklam pastasında aslan payını hükümete yakınlığıyla bilinen medya grupları alırken, muhalif ve eleştirel yayın çizgisine sahip televizyon kanalları son üç yılda da kamu reklamlarında "sıfır" saniye ile adeta görünmez kılındı.

Üç yılda 14 milyar lirayı aşan harcama dudak uçuklattı

Finansal raporlar ve meclis denetim komisyonlarına yansıyan verilere göre, kamu bankalarının reklam ve ilan harcamaları enflasyon ve artan saniye tarifeleriyle her yıl katlanarak büyüdü. Üç büyük kamu bankasının (Halkbank, Ziraat Bankası, Vakıfbank) 2024 yılındaki toplam reklam harcaması 5 milyar 100 milyon TL seviyesinde gerçekleşmişken, bu rakam 2025 yılında tarihi bir sıçramayla 7 milyar 716 milyon 535 bin TL'ye yükseldi.

İçinde bulunduğumuz 2026 yılının yalnızca ilk üç ayında (Ocak-Mart) Vakıfbank 613 milyon 254 bin TL, Halkbank ise 451 milyon 920 bin TL reklam bütçesi harcayarak yılın ilk çeyreğinde 1 milyar liralık sınırı hızla aştı. 2026 yılı genelinde toplam kamu reklam yatırımlarının 10 milyar TL barajını çoktan geride bırakacağı öngörülüyor.

Hangi ekran ne kadar gelir elde etti?

Kamu bankaları ve diğer dev kamu iştirakleri (Turkcell, Türk Telekom) reklam dağıtımında kurum bazlı resmi ve net dökümleri kamuoyuna açıklamaktan kaçınsa da bağımsız medya takip ajanslarının saniye/süre analizleri ve harcanan milyarlık bütçelerin oranlamaları, kanalların kasasına giren tahmini tutarları net biçimde ortaya koyuyor:

En büyük gelir payını Turkuvaz Medya Grubu (ATV ve A Haber) elde etti. Kamu ilanları ve banka reklam kuşağı sürelerinin yaklaşık yüzde 35 ile 40'ını tek başına kapatan bu gruba, 2025 yılındaki 7,7 milyar liralık banka bütçesinden ve diğer kamu iştiraklerinden tahmini 2,8 milyar TL ile 3,2 milyar TL arasında doğrudan nakit akışı sağlandı.

İkinci büyük gelir odağını ise Kanal 7, Ülke TV, 24 TV, TVNET ve Akit TV gibi hükümete tam destek veren yayın organları oluşturdu. Reyting listelerinde geride kalmalarına rağmen yüz binlerce saniyelik kamu reklam kuşağı satın almalarıyla desteklenen bu kanalların, son üç yıllık bütçelerden yıllık ortalama 2,2 milyar TL ile 2,5 milyar TL arasında değişen bir gelir payını paylaştığı hesaplanıyor.

TRT Grubu ise kamu yayıncısı olmasına rağmen ticari nitelikteki kamu bankası ve kamu şirketi reklamlarından muazzam paylar almaya devam etti. TRT 1 ve TRT Haber başta olmak üzere grubun tüm kanallarına son üç yılda aktarılan tahmini ticari kamu reklamı tutarı yıllık ortalama 1 milyar TL civarında seyretti.

Merkez akım çizgide konumlanan ve yayınlarında ekonomi-siyaset dengesini korumaya çalışan CNN Türk ve NTV gibi haber kanalları da düzenli reklam kuşaklarıyla pastadan mahrum kalmadı. Bu kanalların bulunduğu segment, kamu reklam bütçelerinden yıllık tahmini 1,2 milyar TL seviyesinde gelir üretti.

Muhalif ekranlara "sıfır" çekildi: Ayrımcılık belgelendi

RTÜK'ün listelerinde yer alan ve izlenme oranlarında (reyting) çoğunlukla ilk sıralarda pay sahibi olan Halk TV, Sözcü TV, Tele1 (kapatıldı), KRT, Meltem TV ve TV5 gibi eleştirel yayın organları için ise durum tamamen farklı bir boyutta seyrediyor. Medya izleme raporlarına göre, üç kamu bankasının ve kamu gücünü arkasına alan markaların bu kanallarda yayımlanan reklam süresi tam olarak "0" (sıfır) saniye oldu. Milyarlarca liralık halk kaynağının tek bir kuruşu dahi bu kanalların kasasına girmedi.

Haber merkezlerinin televizyon ekranlarında sıkça gördüğü ve bakanlıklarca hazırlanan bilgilendirici videolar ise "Kamu Spotu" statüsünde olup, mevzuat gereği kanallarda tamamen ücretsiz yayınlanıyor. Bu durum, kamu spotu adı altında muhalif kanalların ekranlarının bedelsiz kullanılırken, gelir getiren milyarlık ticari reklam bütçelerinin ise sadece belirli yayın organlarını finanse etmek için bir enstrüman olarak kullanıldığı eleştirilerini haklı çıkarıyor.

NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı

Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen zirvede, ittifak liderlerine sunulan resmi gala yemeği Türk mutfağının köklü mirasını çağdaş gastronomi anlayışıyla buluşturdu

09.07.2026 16:25:00
İhlas Haber Ajansı
 
NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı
NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı
Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, ittifak liderleri için 7 Temmuz 2026 Salı akşamı verilen resmi gala yemeği iki Michelin yıldızlı Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı.

İttifakın 32 üye ülkesinin liderleri, davetli devlet başkanları ve üst düzey heyetlerin ağırlandığı zirvede; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin de aralarında bulunduğu liderlere Türk mutfağının köklü mirasını yansıtan özel bir gala menüsü sunuldu.

Sunulan menü, Anadolu'nun bölgesel ürün çeşitliliğini, yerel üreticilerle kurulan iş birliklerini ve Türk mutfağının köklü hafızasını merkeze aldı. Geleneksel Türk lezzetleri, çağdaş teknikler ve zarif sunumlarla yeniden yorumlanarak konuklara takdim edildi.

Türk mutfağını liderler masasında temsil etmek

Türk mutfağını uluslararası alanda temsil etmeyi kariyerinin merkezine alan Şef Fatih Tutak, 36. NATO Liderler Zirvesi'nin resmi gala yemeğinde Türkiye'nin gastronomi mirasını dünya liderleriyle buluşturdu. Haftalar süren hazırlık sürecinin ardından oluşturulan menü, geleneksel Türk mutfağının karakterini çağdaş bir teknik anlayışla bir araya getirdi. Ürün seçiminden tabakların kurgusuna kadar her aşamayı bizzat yöneten Tutak, menüyü mevsimsellik, yerel üretim ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda hazırladı.

Menüde kullanılan ürünlerin önemli bir bölümü Türkiye'nin farklı bölgelerindeki üreticilerden tedarik edildi. Böylece gala yemeği, yalnızca resmî bir davet menüsü olmanın ötesine geçerek Türkiye'nin ürün çeşitliliğini, mutfak kültürünü ve üretici emeğini temsil eden bir gastronomi anlatısına dönüştü.

Gala Menüsü: Taş fırında pide, Trabzon tereyağı, Hizan kara kovan balı, zeytinyağlı sebze bayıldı, yanık Denizli yoğurdu, deniz levreği, tarama, Urla sakız enginarı, Tokat asma yaprağı, kuzu göbeği mantarlı firik bulguru, dana kaburga tandır, yanık Trabzon tereyağı, patlıcan, mantı, tütsülenmiş ayaş domates salçası, milk baklava, Antep fıstığı köpüğü, bergamot, Maraş dondurması.

Şef Fatih Tutak, gala yemeğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

"Böylesine özel bir sofrada Türk mutfağını temsil etmek bizim için büyük bir onurdu. Bu menüde Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen ürünleri, üretici emeğini ve mutfak hafızamızı çağdaş bir dille anlatmak istedik. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu önemli buluşmanın bir parçası olmak bizim için çok değerliydi."

Erdoğan’dan liderlere sıra dışı hediye

Ankara'da gerçekleştirilen 36. NATO Zirvesi'nde geleneksel kültürel hediyelerin dışına çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanına üzerlerinde isimlerinin yazılı olduğu özel üretim yerli revolver ve mühimmat takdim etti. Dünya basınının manşetlerine taşınan sıra dışı hediye, ülkelerin yerel mevzuatları nedeniyle "diplomatik gümrük" krizine de yol açtı

09.07.2026 12:39:00
Haber Merkezi
 
Erdoğan’dan liderlere sıra dışı hediye
Erdoğan’dan liderlere sıra dışı hediye
Ankara'da Beştepe ev sahipliğinde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, askeri ve siyasi kararlarının yanı sıra liderler onuruna verilen akşam yemeği sonrasındaki hediyeleşme töreniyle diplomasi tarihine geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye katılan 32 üye ülkenin devlet ve hükümet başkanına Türkiye'nin yerli savunma sanayisinin önemli simgelerinden olan, özel işçilikle hazırlanmış Sarsılmaz SR 38 model revolver (toplu tabanca) hediye etti.

İsme özel silah, mermi ve ihracat belgesi

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki akşam yemeğinin ardından takdim edilen hediyeler, bildirilenden çok daha kapsamlı bir set olarak liderlere ulaştırıldı.

Her bir revolverin gövdesine ilgili liderin ismi el işçiliğiyle özel olarak kazındı. Şık kutularda sunulan tabancaların yanında bir kutu gerçek mermi ve özel temizlik kiti yer aldı. Gümrük ve taşıma süreçlerinde aksama yaşanmaması adına, silahların her biri için özel hazırlanmış ihracat belgeleri ve Cumhurbaşkanlığı muafiyet mektubu paketlere eklendi.

Batılı liderler ülkelerinin "silah kanunlarına" takıldı

Erdoğan'ın bu dikkat çeken hamlesi, uluslararası basının gündem maddelerinden biri haline geldi. Silahların gerçek mühimmatla ateşlenebilir yapıda olması, birçok müttefik ülkenin katı iç güvenlik ve silah ithalat yasalarını harekete geçirdi

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İngiliz yasaları gereği ateşli silahı ülkeye sokamayacağı için hediye Ankara'daki İngiltere Büyükelçiliği'ne bırakıldı.

Kanada Başbakanı Mark Carney'e verilen silahın, Kanada Kraliyet Atlı Polisi'ne (RCMP) teslim edilerek ateşlenemez hale getirileceği ve müzede sergileneceği duyuruldu.

Almanya Şansölye Friedrich Merz'in silahı, resmi devlet hediyeleri envanterine kaydedilmek üzere geçici olarak Ankara Büyükelçiliği'ne teslim edildi.

Avrupa Birliği'nden Ursula von der Leyen ve Antonio Costa'ya verilen silahlar güvenlik ekiplerince incelemeye alınırken, hediyelerin değer sınırı konusu gündeme geldi.

Silahın yanında kitap da verildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderler için hazırlattığı pakette sadece yerli silahlar yer almadı. Recep Tayyip Erdoğan Vakfı tarafından hazırlanan "The Politics of Courage: Erdoğan and the Rise of Türkiye" (Cesaretin Politikası: Erdoğan ve Türkiye'nin Yükselişi) adlı İngilizce biyografik ve siyasi çalışma da liderlere sunuldu.

Kitabın içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ıslak imzasını taşıyan, milletle kurulan hayallerden ve bırakılan mirastan bahseden mektup da yer aldı.

Diplomasi kulislerinde nasıl yorumlandı?

NATO zirvelerinde genellikle sembolik kültürel hediyeler sunulurken, doğrudan yerli ve modern bir ateşli silahın seçilmesi uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından Türkiye'nin "kendi kendine yeten savunma sanayisi gücünü ve caydırıcılığını" müttefiklere doğrudan gösterme hamlesi olarak yorumlandı.

Çocuk parkında eski eş dehşeti

Kırklareli'nde 4 yaşındaki kızıyla birlikte çocuk parkına giden 26 yaşındaki kadın, boşandığı eski eşinin silahlı saldırısına uğradı. Genç kadın hastanede hayatını kaybederken, ağır yaralanan 4 yaşındaki kız çocuğunun hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi. Saldırının ardından kaçan şüpheli ise ölü bulundu

09.07.2026 11:37:00 / Güncelleme: 09.07.2026 11:44:20
İhlas Haber Ajansı
 
Çocuk parkında eski eş dehşeti
Çocuk parkında eski eş dehşeti
Olay, Kırklareli'nin Demirtaş Mahallesi'nde bulunan bir çocuk parkında dün akşam meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 26 yaşındaki Çisem Çalkantı, 4 yaşındaki kızı Ö.N.K. ile parkta bulunduğu sırada bir süre önce boşandığı eski eşi Y.K. ile karşılaştı.

İddiaya göre Y.K., yanında bulunan tabancayla eski eşi ve kızına peş peşe ateş açtıktan sonra olay yerinden kaçtı. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Ağır yaralanan anne ile kızı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Çisem Çalkantı, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. İlk tedavisinin ardından durumu ağır olan 4 yaşındaki Ö.N.K. ise ileri tedavi için Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi.

Edinilen son bilgilere göre, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yoğun bakımda tedavisi süren 4 yaşındaki kız çocuğunun hayati tehlikesi devam ederken, sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

Saldırının ardından kaçan şüpheli Y.K.'nin ise daha sonra ölü bulunduğu bildirildi. Olay yeri ve çevresinde cumhuriyet savcısı ile polis ekiplerince inceleme yapılırken, olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

Flash Haber TV'nin sahibi hakkında tahliye kararı

Pozitifbank, Payfix Ödeme Kuruluşu ve Flash Haber TV'nin sahibi Erkan Kork'un da aralarında bulunduğu 55 sanığın yargılandığı yasa dışı bahis davasının görülmesine devam edildi. Ara kararını açıklayan mahkeme Erkan Kork'un tahliyesine hükmetti

09.07.2026 11:33:00
İhlas Haber Ajansı
 
Flash Haber TV'nin sahibi hakkında tahliye kararı
Flash Haber TV'nin sahibi hakkında tahliye kararı
Pozitifbank Payfix Ödeme Kuruluşu ve Göktuğ Multimedya Yayıncılık Anonim Şirketi bünyesinde yer alan Flash Haber Tv'nin sahibi Erkan Kork dahil 55 sanığın yargılandığı yasadışı bahis davasının görülmesine devam edildi. Önceki celsede tutuklu sanıklar Hülya Turan, Arzu Tepe ve Hamza Kork tahliye edilmişti. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanıkların bir kısmı ile taraf avukatları salonda hazır bulundu. Tutuklu sanık Erkan Kork ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

"Şirketimiz mevzuata uygun faaliyet gösterdi"

Savunmasına daha önce ayrıntılı beyanda bulunduğunu belirterek başlayan Erkan Kork, bu kez farklı yönlerden açıklama yapmak istediğini söyledi.

Kork, "Bugün burada hakkında konuşulan şirket, faaliyete geçtiği ilk günden itibaren mevzuata uygun işlemiş, insan kaynağına ve teknik altyapıya ciddi katkılarda bulunmuştur. Payfix'in kuruluşundan itibaren hedefim güçlü bir kurumsal yapı oluşturmaktı. Şirketim için her zaman en iyi insanları almaya ve teknik altyapıyı güçlendirmeye çalıştım. Her yıl yöneticilerimiz ve çalışanlarımız için eğitimler düzenledik" dedi.

"Bizim için önemli olan doğru olanı yapmaktı"

Şirketin ödeme sistemlerine ilişkin de konuşan Kork, "Payfix'e Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından FAST ödeme sistemi yetkisi verilmiştir. Müşterilerimize daha fazla imkan sağlayacak olmamıza rağmen risk almamak adına FAST işlemlerini ve günlük işlem limitlerini sınırlandırdık. Bizim için önemli olan daha fazla işlem yapmak değil, doğru olanı yapmaktı. Payfix'te yönetim anlayışımız hiçbir zaman 'yapamıyorsak yapalım' anlayışı olmadı. Ben hiçbir zaman mevzuatın bana yüklediği yükümlülüklere asgari düzeyde uymadım, her zaman daha fazlasını yaptım" ifadelerini kullandı.

"Adaletli yargılanmak istiyorum"

IBAN dolandırıcılığıyla mücadele konusunda da savcılığa çok sayıda başvuruda bulunduklarını öne süren Kork, "Biz sadece Payfix'i korumadık, aynı zamanda tüm sektörün yaşadığı mağduriyetlerle savaştık. IBAN dolandırıcılığı konularıyla ilgili savcılığa birçok başvuruda bulunduk. Yargılanmaktan hiçbir zaman kaçmadım ancak adaletli yargılanmak isterim. Beraat edeceğime eminim ama bunun için 16 ay hapis mi yatmam lazımdı' Benim haricimde tutuklu ya da ev hapsinde sanık kalmadı. Mahkemede savunma yapan tüm sanıkların söylemlerine katılıyorum. Hiçbir sanığın ne benimle ne Payfix'le ne de diğer şirketlerimle ilgili aleyhime bir beyanı bulunmamaktadır. Sayın hakim, sizden adalet ve tutuksuz yargılanma talep ediyorum" diyerek tahliyesini istedi.

Mahkeme tahliyeye hükmetti

Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanık Erkan Kork'un tahliyesine karar verdi.

Tanju Özcan'ın yargılandığı davada 4'üncü gün

Bolu'da görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın "rüşvet" ve "irtikap" suçlamalarıyla yargılandığı davanın 4'üncü gün oturumu başladı

09.07.2026 11:31:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tanju Özcan'ın yargılandığı davada 4'üncü gün
Tanju Özcan'ın yargılandığı davada 4'üncü gün
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 24 Mayıs 2024 tarihli ihbarı üzerine Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianame, Bolu 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede sanıklar hakkında "icbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler Yasası'na muhalefet" suçlamaları yöneltildi.

Sanık ve taraf sayısının fazla olması nedeniyle duruşma, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Kapalı Spor Salonu'nda yapılıyor. Duruşma öncesinde salon çevresinde polis ekipleri tarafından geniş güvenlik önlemi alındı. Girişlerde detaylı arama yapılırken, sanıkların salona alınmasının ardından 4'üncü gün oturumu başladı.

Önceki oturumda savunmalar alındı

Davanın önceki oturumlarında, tutuklu sanıklar Tanju Özcan ve BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız ile tutuksuz sanıklar Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ve CHP'li Belediye Meclis Üyesi Aydan Özdemir'in olay bazlı savunmaları dinlendi.

Ayrıca mağdur ve müştekilerden müteahhit Cenk Erşebetçi, Halis Volkan Akıncı, BİM A.Ş. Mağaza Geliştirme Müdürü Saffet Karadağ, Nuhmar ve 1N Market Genel Müdürü Harun Reşit Kayar ile 21 kurban bağışı mağduru beyanda bulundu. Beyanda bulunan kişilerin sanıklardan şikayetçi olmadıklarını söyledikleri öğrenildi.

Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis talebi

Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan iddianamede, Tanju Özcan'ın her bir mağdura yönelik eylemi ayrı ayrı değerlendirildi. Özcan hakkında 6 kez "icbar suretiyle irtikap", 3 kez "irtikaba teşebbüs", 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" ve 1 kez "rüşvet" suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamede, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can hakkında 5 kez "icbar suretiyle irtikap" ve 2 kez "irtikaba teşebbüs" suçlarından 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar hapis cezası talep edildi. BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız hakkında ise çeşitli suçlardan 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

6 sanık tutuklu

Dosya kapsamında, görevinden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, Bolu Pazarcılar ve Manavlar Esnaf Odası Başkanı ile Bolu Köroğlu Kredi, Esnaf ve Kefalet Odası Başkanı Mustafa Altındal, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve CHP'li Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal tutuklu yargılanıyor. Soruşturma kapsamında 10 Nisan'da tutuklanan Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ile CHP'li Belediye Meclis Üyesi Aydan Özdemir'in ise mahkeme kararıyla 11 Mayıs'ta tahliye edildiği belirtildi. Mahkeme heyetinin 4. gün oturumunda mağdur ve müşteki beyanlarını almaya devam etmesi bekleniyor.

Dev vurgunda firari hoca Paris’te, eşi gözaltında!

Antalya, sağlık dünyasını sarsan dev bir dolandırıcılık iddiasıyla çalkalanıyor

08.07.2026 20:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Dev vurgunda firari hoca Paris’te, eşi gözaltında!
Dev vurgunda firari hoca Paris’te, eşi gözaltında!
Antalya, sağlık dünyasını sarsan dev bir dolandırıcılık iddiasıyla çalkalanıyor. Akdeniz Üniversitesi'nde görevli Dr. Öğr. Üyesi Fatih A.'nın, "Amerikan borsasında yüksek kazanç" vaadiyle aralarında ünlü profesör ve cerrahların da bulunduğu çok sayıda sağlık çalışanını yaklaşık 225 milyon lira dolandırarak Paris'e kaçtığı iddia edildi.

Skandalın büyümesi üzerine Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü'nden jet hızıyla açıklama geldi: "Olay kurumsal değil, bireysel çıkar ilişkisidir."

"Siz iş yoğunluğundan anlamazsınız" diyerek tuzağa çekti



Edinilen bilgilere göre, üniversitede uzun yıllar anestezi teknikeri olarak çalıştıktan sonra akademik başarılarıyla öğretim görevliliğine kadar yükselen ve çevreye büyük güven veren Fatih A., kendi geliştirdiği bir borsa algoritması ve mobil aplikasyon olduğunu öne sürdü.

Şüpheli, sağlık çalışanlarına "Paranız enflasyonda erimesin. Gece işleyen döviz bazlı ABD borsası var. Siz yoğunluktan yapamazsınız, bu robot yazılım hiç kaybettirmiyor" diyerek milyonlarca lira ve döviz topladı.

Evinin tapusunu bile üzerine yaptırdı!

Vurgunun boyutu şikayetçi ifadeleriyle ortaya çıktı. Yatırım amacıyla sisteme dahil olan bazı hekimlerin yüksek kazanç hırsıyla bankalardan yüklü miktarda kredi çektiği veya evlerini ipotek ettirdiği öğrenildi. Mağdurlar arasında yer alan bir profesörün ise bürokratik işlemlerin uzun sürmemesi gerekçesiyle yeni satın aldığı gayrimenkulün tapusunu doğrudan şüpheli Fatih A.'nın üzerine tescil ettirdiği iddia edildi. Sisteme aktarılan paraların ardından Fatih A.'nın bir anda tüm sosyal medya hesaplarını kapatarak sırra kadem bastığı belirtildi.

Firari hoca Paris'te, eşi gözaltında!

Dolandırıldıklarını anlayan hekimlerin şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde "Nitelikli Dolandırıcılık" suçlamasıyla geniş çaplı soruşturma başlatıldı. İlk belirlemelere göre şüphelinin, topladığı nakit paralar ve üzerine geçirdiği gayrimenkullerle birlikte Fransa'nın başkenti Paris'e kaçtığı tespit edildi ve hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Antalya Emniyet Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda, şüphelinin Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli eşi F.A. gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen F.A., olayla bir ilgisi olmadığını iddia etmesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Akdeniz Üniversitesi'nden dolandırıcılık iddialarına ilişkin açıklama



Akdeniz Üniversitesi, bir öğretim görevlisinin geliştirdiğini öne sürdüğü robot yazılımıyla yüksek kazanç vaadiyle aralarında çok sayıda akademisyenin de bulunduğu kişileri yaklaşık 225 milyon lira dolandırdığı iddiasıyla ilgili, konunun bireysel ilişkilere dayandığını ve gerekli idari ve hukuki işlemlerin sürdüğünü açıkladı.

Akdeniz Üniversitesi, bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında yer alan üniversitede öğretim görevlisi olarak görev yapan Fatih A.'nın geliştirdiğini öne sürdüğü robot yazılımıyla yüksek kazanç vaadiyle aralarında çok sayıda akademisyenin de bulunduğu kişileri yaklaşık 225 milyon lira dolandırdığı iddiasıyla ilgili açıklama yaptı. Rektörlüğün sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların Akdeniz Üniversitesinin kurumsal yapısıyla değil, kişiler arasındaki çıkar ilişkileriyle ilgili olduğu belirtildi. Haberlere konu sürecin yalnızca üniversiteyle sınırlı olmadığı, farklı sağlık kuruluşlarından isimleri de kapsadığının anlaşıldığı ifade edilen açıklamada, "İddiaların mevcut yönetim dönemiyle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır" denildi.

Açıklamada, iddiaların daha önce başlayan bireysel ilişkilere dayandığı kaydedilerek, konunun adli makamlarca yürütüldüğü, üniversitenin de görev alanı çerçevesinde gerekli idari ve hukuki işlemleri sürdürdüğü bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.