logo
30 EYLÜL 2026

25 yıllık bir yürüyüş: Bağımsız Türkiye

30.09.2026 00:00:00
 
Siyasette, ekonomide, millî kaynaklarda ve dış politikada bağımsızlık... BTP'nin 25 yıl önce merkeze koyduğu bu fikir bugün de önemini koruyor.

Bağımsız Türkiye Partisi'nin kuruluş dilekçesi 25 Eylül 2001'de İçişleri Bakanlığına verildi. O gün dilekçeyi veren heyette bulunan yazar, çeyrek asır sonra bağımsızlık fikrinin neden hâlâ güncel olduğunu anlatıyor.

Takvimler 25 Eylül 2001'i gösteriyordu. Bağımsız Türkiye Partisi'nin kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığına veren ekibin içerisinde ben de vardım. Aradan tam 25 yıl geçti. Çeyrek asır sonra geriye dönüp baktığımda şunu çok daha açık görüyorum: O gün ortaya konulan meseleler de bu meselelere karşı geliştirilen çözüm teklifleri de bugün önemini koruyor. Hatta Türkiye'nin ve dünyanın geldiği nokta, bağımsızlık fikrinin ne kadar hayati olduğunu her geçen gün daha açık biçimde gösteriyor. BTP'nin kuruluşu sıradan bir siyasi parti teşebbüsü değildi. Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve toplumsal meselelerine yönelik bir itirazın yanında, bunlara karşı bir çözüm iradesinin de ortaya konulmasıydı.

Prof. Dr. Haydar Baş'ın siyasete bakışını yakından bilenlerdenim. Onun meselesi makam değildi. BTP kurulmadan önce de ülkenin meselelerini yakından takip ediyor, hazırlanan çalışmaların ve çözüm tekliflerinin siyasi partilere ve sivil toplum kuruluşlarına ulaştırılmasını istiyordu. Ben de bu heyetlerin içerisinde bulundum. Bu görüşmelerden birinde, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşmüştük. Sayın Bahçeli'ye hocamızın mesajını açıkça ifade etmiştik: "Sizden hiçbir şey istemiyoruz. Bir arkadaşımızın herhangi bir yerde istihdam edilmesini dahi istemiyoruz. Devletimize ve milletimize sahip çıkmanızı istiyoruz" demiş ve hazırlanan dosyayı kendisine takdim etmiştik. O yıllarda özellikle iki mesele üzerinde duruluyordu: Türkiye'nin millî ve manevi bütünlüğünün korunması ve yer altı kaynaklarımızın milletimizin menfaatleri doğrultusunda değerlendirilmesi.

Fakat zaman ilerledikçe Prof. Dr. Haydar Baş, mevcut siyasi yapının Türkiye'nin temel meselelerine gerekli çözümleri üretemediği kanaatine vardı. Böylece Bağımsız Türkiye Partisi doğdu. 25 Eylül 2001... BTP'nin kuruluş dilekçesinin verildiği gün oradaydım. O günü bugün hatırlamak benim için yalnızca siyasi değil, aynı zamanda şahsi bir hatıradır. Bir fikir yola çıkıyordu. Adının Bağımsız Türkiye Partisi olması da tesadüf değildi. Çünkü merkeze konulan kavram bağımsızlıktı. Siyasette bağımsızlık... Ekonomide bağımsızlık... Millî kaynaklarda bağımsızlık... Dış politikada bağımsızlık... Türkiye'nin kendi imkânlarına ve kendi insanına güvenmesi...

BTP'nin 25 yıllık serüvenini değerlendirirken Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu eserleri görmezden gelemeyiz. Millî Ekonomi Modeli... Sosyal Devlet-Millî Devlet... Hoş Geldin Atatürk... Ehl-i Beyt çalışmaları... Bunların her biri farklı alanlara uzansa da ortak bir noktada birleşiyordu: Devlet ile milleti yeniden güçlü bir zeminde buluşturmak. Özellikle Millî Ekonomi Modeli, Türkiye'nin yıllardır tartıştığı ekonomik meselelere farklı bir iktisadi yaklaşım ortaya koydu. Kaynaklarımız kimin? Madenlerimiz kimin? Üretim kimin için yapılacak? Devlet ekonominin neresinde duracak? Vatandaş millî gelirden nasıl pay alacak? Prof. Dr. Haydar Baş bu sorulara kendi modeli içerisinde cevaplar verdi. Aradan çeyrek asır geçti. Bugün madenlerimizi, dış borcu, üretimi, vatandaşın alım gücünü ve ekonomik bağımsızlığı tartışmaya devam ediyorsak, bu soruların hiçbirinin eskimediğini görmek zorundayız.

Ancak Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu bağımsızlık anlayışı yalnızca ekonomiyle sınırlı değildi. Ona göre güçlü bir devletin temel şartlarından biri de milletin birlik ve beraberliğiydi. Atatürk'ü bu milletin inançlarıyla karşı karşıya getiren anlayışı kabul etmedi. Alevi ile Sünniyi birbirinden ayıran anlayışı kabul etmedi. Etnik farklılıkları milletin parçalanma gerekçesine dönüştüren anlayışı kabul etmedi. Atatürk'e ve Cumhuriyetin temel değerlerine sahip çıkarken Ehl-i Beyt sevgisini, milletimizin inanç dünyasını ve tarihî değerlerini de aynı toplumsal bütünlüğün içerisinde değerlendirdi.

Prof. Dr. Haydar Baş'tan sonra Genel Başkanlık görevini Hüseyin Baş üstlendi. Böylece siyasi ve fikrî birikim yeni bir kuşağa taşındı. BTP'nin kuruluşundan bu güne çeyrek asır geçti. İnsanlar değişti. Dünya değişti. Türkiye değişti. Fakat bağımsızlık ihtiyacı değişmedi. Bugün dünyada yaşananlara, Türkiye'nin ekonomik meselelerine ve bölgemizdeki gelişmelere baktığımızda, 25 Eylül 2001'de çıktığımız yolda önümüze koyduğumuz temel mesele hâlâ karşımızda duruyor:

Türkiye kendi kaynaklarıyla, kendi insanıyla ve kendi iradesiyle nasıl tam bağımsız olacaktır?

İşte Bağımsız Türkiye idealinin 25 yıl sonra hâlâ canlı olmasının sebebi de budur.
 
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.