logo
24 HAZİRAN 2026

BTP lideri Hüseyin Baş Ankara'da gençlik programına katıldı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş partisinin Ankara Gençlik Kolları Başkanlığının hazırladığı programa katıldı. Gençliğin sorunları ve Türkiye'de adalet anlayışı üzerine değerlendirmelerde bulunan BTP lideri, “Türkiye'de genç olmak her sabah yeni bir umutla uyanıp her gece bir kaygıyla yatağa girmeye döndü" dedi

17.02.2026 14:44:00
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş Ankara'da gençlik programına katıldı
BTP lideri Hüseyin Baş Ankara'da gençlik programına katıldı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş partisinin Ankara Gençlik Kolları Başkanlığının hazırladığı programa katıldı.
Programda gençlerle birlikte marşlar söyleyen BTP lideri bir ara sahneye de çıkarak şarkı söyledi.

Hüseyin Baş konuşmasında ise gençliğin sorunları ve Türkiye'de adalet anlayışı üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Hüseyin Baş şunları söyledi:






"Genç olmak, her gece kaygıyla yatağa girmeye döndü"

"Türkiye'de genç olmak her sabah yeni bir umutla uyanıp her gece bir kaygıyla yatağa girmeye döndü. Biz de üniversite okuduk. Bizim zamanımızda gidip bir çay içmek, kahve içmek, yemek yemek vesaire çok zor şeyler değildi. Bugün bütün genç arkadaşlarımdan şunu duyuyorum; şimdi bir kafeye gidip bir kahve içmek çok büyük mesele. Kaç para oldu bir kahve, bir latte diyelim? 200 lira... Her gün bir kahve içsen 6 bin lira ödüyorsun! O yüzden 6 aylık parayı verip bir kahve makinesi almak daha karlı hale geldi ama sosyalleşemezsin!  Türkiye'de aç kalmayabilirsiniz, anneniz babanız size yemek yapabilir ama sosyalleşemezsiniz.






"Eleştiren ve düşünenler kendini akademide değil cezaevinde buluyor"

Bize anlatılan neydi; eleştirel düşünce, sorgulayarak öğrenme… Hep bu anlatıldı. Bütün pedagoglar, öğretmenler bunu bize lanse ettiler ama Türkiye'de eleştirdiğin ve sorguladığın zaman kendini akademide değil cezaevinde buluyorsun. Dolayısıyla Türkiye'de gençliğin her meselede dayak yediği, dövüldüğü bir pozisyon var. Bu, özellikle son 5 yılda inanılmaz artış göstermiş vaziyette.






"Türk gençliği olarak kendi geleceğimizi şekillendirmek zorundayız"

Biz Türk gençliği olarak başkalarının ihtiraslarını hayata geçirmek için bir fonksiyon icra eden insan değil, kendi geleceğini şekillendiren insanlar olmak zorundayız. Bunu yapacak olan sizlersiniz, bizleriz. Şimdi biz yollara düştük çalışıyoruz, gayret ediyoruz. Dolayısıyla bizler kendi geleceğimizi şekillendirmek için başkalarının eline, başkalarının ağzına, başkalarının gözünün içine bakmayacağız arkadaşlar. Artık yönetimi, karar verme mekanizmasını, işlerin nasıl yapılacağını bizim hayata geçirmemiz lazım. Bunun için şu anda Türkiye'de tek bir adres var. O da Bağımsız Türkiye Partisi adresi. Başka bir adres yok.






"Siyasiler için gençlik operasyonel bir güç..."

Bugün baktığınız zaman bütün siyasiler için, bütün siyasiler için gençlik operasyonel bir güç. İnsanlara, dışarıya, başkalarına sergileyebilecekleri, başkalarına güç gösterebilecekleri ve arkalarında olduğunda kendilerini güvende hissettikleri bir topluluk. Gençlik dediğiniz bu. Bizim lügatımızda gençlik bu değil. Bizim lügatımızda gençlik edilgen bir yapıda değil, etken bir yapıda, karar veren bir mekanizmada. Türkiye'de Türkiye'de artık gençlik karar veren insanlar olmak durumundadır. Bugün Bağımsız Türkiye Partisi'nin yaptığı şey ve yürüdüğü yol şunu göstermiştir;  Türkiye'de bir genç gençlerle birlikte siyasi faaliyet yapabiliyor. Bunu BTP'den başka hiçbir siyasi organizasyon ortaya koyamamıştır ve koyamayacaktır.

Yeni Adalet Bakanına 'adalet' cevabı

Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığına değişim oldu. Özellikle Adalet Bakanlığı'ndaki değişim ciddi ses getirdi. Adalet Bakanımız göreve atandıktan hemen sonra bir televizyon yayınına katıldı. Ben de izledim, takip ettim. Sayın Bakan Türkiye'ye adaleti getireceğini söyledi. Şimdi izlerken şunu gördüm. Türkiye'ye adalet getirme yetkisi bir Adalet Bakanındaysa Türkiye'de adaletin olmayışı da daha önceki Adalet Bakanlarının sorumluluğunda olmalı. Türkiye'yi sanki 20 küsur yıldır başkaları yönetiyor ve yeni bir seçim olmuş, bu seçimin sonucunda bazı koltuklar değişmiş. O koltuklara oturanlar Türkiye'ye bir şeyler getireceklerini iddia ediyorlar!

"Bize sürekli cezalandırılacağımız anlatılıyor"

Sayın Bakan sürekli olarak suçun ve suçlunun cezalandırılmasından bahsetti. Bizi yönetenlerin algı ve düşünce dünyası sürekli cezalandırılacağımızı bize anlatılıyor. Farkında mısınız? Son bir yıldır her konuda cezalandırılma ihtimaliyle karşı karşıyayız. Halbuki Türkiye'de öğrenciler de adalet bekliyor, emekliler de adalet bekliyor, evde oturan, çocuğuna bakmak mükellefiyetinde olan hanımlar da adalet bekliyor, işçiler de adalet bekliyor. Ama hiç kimse bunların adaletini önemsemiyor. Bu ülkeye adaleti getirmemiz lazım! Adaletin olmadığı bir devletin ayakta kalma şansı yoktur. Öncelikle bu ülkede adalet tesis edilmeli. Çok doğru. Ama bu kadar adaletsizliğin sorumlusu kimdir diye sorarsak cevap nedir? Yıllardır bu ülkeyi yöneten insanların adaleti tesis edememesidir. Yıllardır adaleti tesis edemeyenlerin bugünden sonra adalet getirmesi, getirmesini beklemek bizim için saflık olur.

"Atatürk gibi genç olmamız lazım"

Bir genç nasıl olmalı? En basitinden örnek vereyim; yıl 1908 27 yaşında Trablusgarp'ta, yıl 1911 30 yaşında Balkanlarda, yıl 1914 1. Dünya Savaşı'nda, 1915'te 34 yaşında Çanakkale'de. 34 yaşında Çanakkale'de dünyayı dize getiren, 19'da 38 yaşında Samsun'a çıkıp 1920'de 39 yaşında Meclis açan adam.... İşte bir genç böyle olmalıdır. Bize artık şu lazım değil; hep diyoruz ya biz Atatürk'ün gençliğiyiz. Bu bugün yetmiyor arkadaşlar. Bizim Atatürk gibi genç olmamız lazım, yola düşmemiz lazım, vatan mücadelesi vermemiz lazım, milletimize, devletimize, vatanımıza sahip çıkmamız lazım"

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.