logo
24 HAZİRAN 2026

BTP'den Mersin'de 'Geleceği Savunmak' programı: Konunun uzmanları doyurucu bilgiler paylaştı

Bağımsız Türkiye Partisi Mersin İl Başkanlığı, geçtiğimiz hafta sonu "Geleceği Savunmak: Gençlerimiz İçin El Ele" programı gerçekleştirdi. Programda konuşan BTP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Çetin, "Bugün gençlerimizin suç örgütleri, yasa dışı bahis ve yozlaşmış dijital içeriklere yöneldiğini endişeyle izliyoruz. Bu durum bireysel hataların değil; ekonomik sıkıntıların, eğitim sistemindeki çöküşün, aile yapısındaki kırılmaların, sosyal medyanın etkisinin ve dinin özünden uzaklaştırılmasının bir sonucudur" dedi

10.11.2025 21:31:00 / Güncelleme: 11.11.2025 12:30:15
Haber Merkezi
BTP'den Mersin'de 'Geleceği Savunmak' programı: Konunun uzmanları doyurucu bilgiler paylaştı
BTP'den Mersin'de 'Geleceği Savunmak' programı: Konunun uzmanları doyurucu bilgiler paylaştı
Bağımsız Türkiye Partisi Mersin İl Başkanlığı tarafında geçtiğimiz pazar günü saat 14.00'te, Şoförler Cemiyeti Kongre Salonunda "Geleceği Savunmak: Gençlerimiz İçin El Ele" programı yapıldı. Programa, BTP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Çetin de katılım gerçekleştirdi. 
 
Programda; BTP Mersin İl Başkan Yardımcısı Garipcan Coşkun oturum başkanlığını yaparken, Dr. Işıl Özdemir, Hukukçu Gülsüm Gebel, Psikolog-Psikoterapist Filiz Tüfek ve Yeşilay Yenişehir Şube Başkanı Hukukçu Beyza Korkmaz sunumlarıyla katılımcıları aydınlattı.


 

İsmail Çetin 'Andımız'ın önemine tarihi gerçeklerle vurgu yaptı

 
BTP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Çetin, konuşmadında şunları söyledi:
 
"Osmanlı Devleti'nde devletin bekası için Hacı Bektaş-ı Veli'nin milli ve manevi duyguları unutturmamak adına ortaya koyduğu Kılıç Kuşanma Andı nasıl bir milli ve manevi omurga oluşturduysa, Cumhuriyet döneminde okutulan Andımız da aynı ruhun modern bir yansımasıydı. 
 
Ancak 1826'da II. Mahmut döneminde gerçekleşen Vak'a-i Hayriye ile bu gelenek ortadan kaldırıldı ve ardından başlayan çürüme süreci devletin çözülüşünün habercisi oldu.
 
Cumhuriyet döneminde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Hacı Bektaş-ı Veli'nin "Eline, beline, diline hâkim ol" felsefesini esas alarak genç nesillere milli ve manevi değerleri kazandırmayı amaçlayan Andımızı hayata geçirdi. Ancak Andımızın 2013 yılında kaldırılmasıyla birlikte değer aktarımındaki bu önemli köprü yıkılmış oldu.
 
Bugün gençlerimizin suç örgütleri, yasa dışı bahis ve yozlaşmış dijital içeriklere yöneldiğini endişeyle izliyoruz. Bu durum bireysel hataların değil; ekonomik sıkıntıların, eğitim sistemindeki çöküşün, aile yapısındaki kırılmaların, sosyal medyanın etkisinin ve dinin özünden uzaklaştırılmasının bir sonucudur. Gençlerimiz işsizlik, umutsuzluk ve yalnızlıkla mücadele ederken, emeğin karşılık bulmadığı bir düzende sahte başarı öykülerine yönelmek zorunda kalmaktadır.
 
Bu tablo karşısında "Gençlik nereye gidiyor?" sorusu toplumun ortak kaygısı hâline gelmiştir. Çözüm mümkündür ve gecikmeden hayata geçirilmelidir:
 
Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmalı, Atatürk'ün çizdiği yoldan sapmamalıyız. Dinî ve ahlaki eğitimin özüne dönmelidir. Eğitim, nitelikli ve değer kazandıran bir yapıya kavuşturulmalıdır. Gençlere sürdürülebilir istihdam ve ekonomik destek sağlanmalıdır. Yozlaştırıcı dijital içerikler denetlenmelidir. Aile yapısı güçlendirilmelidir. Adalet ve liyakat prensipleri yeniden tesis edilmelidir.
 
Unutulmamalıdır ki gençliği kaybetmek, bir milletin en ağır kaybıdır. Gençlerimize yalnızca öğüt vermek yeterli değildir; onlara güven vermeli, örnek olmalı ve umut aşılamalıyız. Doğru rehberlikle her genç ışığını bulabilir—yeter ki biz o ışığı çoğaltalım.
 
Aksi hâlde ülkemizde de çürümenin işaretleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Temennimiz, milli ve manevi değerlerimize daha büyük hassasiyetle sahip çıkarak bu gidişata dur diyebilmemizdir.
 
Tarih bize şunu açıkça göstermektedir: Manevî değerlerin zayıfladığı yerde devlet ve toplum da zayıflar. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan bu kültürel mirası yaşatmak, adalet ve doğruluk ekseninde ilerlemek milletimizin geleceği için hayati öneme sahiptir.

 

'Gençlerimiz en değerli hazinemizdir'

 
Oturum Başkanı Garipcan Coşgun konuşmacılara söz vermeden önce yaptığı konuşmada, "Gençlerimizi korumak, onları tehlikelerden uzak tutmak ve geleceğimizi güvence altına almak için çalışacağız. Çünkü gençlerimiz, yarının Mersin'ini, Türkiye'yi ve dünyamızı inşa edecek olan en değerli hazinemizdir. Ondan dolayı gençlerimizi korumak en büyük vazifemizdir" ifadelerini kullandı.

 

Dr. Işıl Özdemir: 'Gençlerimiz, geleceğimizin teminatıdır'

 
"Gençlerimiz, milletimizin umudu ve geleceğimizin teminatıdır. Ancak bugün gençlerimizin önemli bir bölümünün aidiyet sorunu yaşadığını, belirsizlik ve ümitsizliğin oluşturduğu bir savrulma içinde olduklarını üzülerek gözlemliyoruz" ifadelerini kullanan Dr Işıl Özdemir, "Bu tabloyu değiştirebilmenin en etkili yollarından biri, gençlerin önüne örnek alabilecekleri güçlü bir model koymaktır. Milli ve manevi değerlere bağlı, mücadeleci ruhu, kararlılığı ve liderliğiyle Türk milletine ilham veren Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, gençlerimiz için en sağlam rehber ve en doğru modeldir. Onun ilkeleri, duruşu ve ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkarma hedefi, bugün de gençlerimize yol gösterici niteliktedir" dedi. 
 
Özdemir şunları söyledi: "Gençlerimizi karamsarlıktan uzaklaştırmak, onlara gelecek perspektifi sunmak ve aidiyet duygusunu güçlendirmek için Atatürk'ün örnek alınması gereken bir lider olduğu gerçeğini bir kez daha vurguluyoruz."

 

Gülsüm Gebel: 'Gençlerimizi doğru değerlerle eğitmek en etkili yoldur'

 
Hukukçu Gülsüm Gebel konuşmasında şu önemli tespitlerde bulundu:
 
"2024 verilerine göre 15-34 yaş aralığındaki gençlerin üçte biri ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bu gençler sokakta, çetelerin elinde, cezaevlerinde, tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde veya evde ekran başında zaman geçiriyor.
 
Türkiye'de işlenen suçların %50'si 25 yaş altındaki gençler tarafından gerçekleştiriliyor. Diğer yarısının %90'ı ise gençlik çağında suç işlemeye başlamış kişilerden oluşuyor. Bu durum, gençlerde suçun nedenlerini anlamanın ve önlem almanın tüm toplum için hayati önem taşıdığını gösteriyor.
 
Toplumumuzda cezalar kadar değer yargılarımız da caydırıcıdır. Kültürel normlarımız, inancımız, gelenek ve göreneklerimiz, insani bakış açımız ve vatan sevgimiz, gençler üzerinde güçlü bir rehberlik ve koruyucu etki sağlar. Sosyal ve ahlaki değerlerin zayıflaması aile bağlarını da zayıflatmakta; bu da gençlerin şiddet ve suç gibi olumsuz yönlere yönelmesini kolaylaştırmaktadır.
 
Gençlerimizi doğru değerlerle eğitmek, onları topluma kazandırmak ve toplumsal çürümenin önüne geçmek için en etkili yoldur."

 

Av. Beyza Korkmaz Yeşilay'ın faaliyetlerini anlattı

 
Yeşilay Yenişehir Şube Başkanı Av. Beyza Korkmaz Yeşilay ve YEDAM ile ilgili şu bilgileri paylaştı:
 
"Yeşilay Cemiyeti, 5 Mart 1920 tarihinde kurulmuş, kamu yararına çalışan köklü bir sivil toplum kuruluşudur. Kuruluş amacı, bireyleri, aileleri ve toplumu tütün, alkol, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığı başta olmak üzere her türlü bağımlılıktan korumaktır.
 
Yeşilay, sağlıklı yaşam bilincini yaygınlaştırmak, bağımlılıkla mücadelede farkındalık oluşturmak ve önleyici çalışmalar yürütmek için eğitim programları, farkındalık etkinlikleri, gönüllülük çalışmaları ve uluslararası iş birlikleri aracılığıyla faaliyet göstermektedir. 
 
'Sağlıklı nesiller, sağlıklı gelecek' vizyonuyla hareket eden Yeşilay, bağımlılıklardan uzak bir toplum için ulusal ve uluslararası düzeyde aktif çalışmaktadır. Yeşilay'ın kurduğu YEDAM (Yeşilay Danışmanlık Merkezi) ise, bağımlılık riski taşıyan veya bağımlılıkla mücadele eden bireyler ve ailelerine tamamen ücretsiz psikolojik danışmanlık, sosyal destek, aile danışmanlığı ve rehabilitasyon sonrası takip hizmetleri sunmakta; 7 gün 24 saat hizmet veren 115 numaralı ücretsiz danışma hattıyla Türkiye'nin her yerinden ulaşılabilmektedir. Tüm hizmetler gizlilik esasına dayanmakta olup, bireylerin sağlıklı bir yaşama dönüş süreçlerine destek vermektedir."
 

'Tüm bağımlılıklar birer sonuçtur'

 
Psikolog-Psikoterapist Filiz Tüfek gençlerimiz ve ailelerin olaylarla ilgili psikolojik yönlerini ele aldı. Filiz Tüfek konuşmasında şunları anlattı:
 
"Günümüzde yaşadığımız tüm bağımlılıklar aslında birer sorun değil, birer sonuçtur. Asıl sorun, bağlantı eksikliğidir. Hayatımızda bedenimize, ailemize, vatanımıza ya da bizi saran değerlere karşı bir bağ kurmaya ihtiyacımız var. Bu bağ, kişinin spor, sanat veya başka anlamlı uğraşlar aracılığıyla olabilir. Eğer bir insan bu tür bağlardan yoksunsa, bir boşluğa düşer ve o boşlukta kaybolur. Bu his, kişiyi bağımlılıklara, suça ya da olumsuz davranışlara itebilir çünkü sinir sistemi adeta donmuş, hissizleşmiş olur.
 
Vicdanımızla temas edebilmek ve sağlıklı kararlar alabilmek için bir şeylere, bir değerlere bağlı olmamız gerekiyor. Eğer bu bağlar zayıflarsa, insanlar kendilerini karanlıkta hisseder ve toplumsal değerlerden uzaklaşır. Örneğin, toplumsal, milli veya ahlaki değerlerimizi kaybetmek, güvenli bağlarımızı da zedeler.
 
Bunun en güzel örneklerinden biri, Atatürk gibi topluma rehber olmuş figürlere duyulan ihtiyaçtır. Milli ve ahlaki değerlere sahip çıkmak, insanları aynı dili konuşmaya, aynı duyguları paylaşmaya ve güvenle birbirine bağlanmaya teşvik eder.
 
Sonuç olarak, insanların yargılanmadan, suçlanmadan, güvenli bağlar kurabilecekleri alanlar yaratmak çok önemli. Bağlantılarımız güçlendikçe bağımlılıkların da azaldığını göreceğiz."

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.