logo
24 HAZİRAN 2026

BTP’den Motorlu Kurye İşçileri Derneği’ne ziyaret

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, Motorlu Kurye İşçileri Derneği'ni ziyaret ederek motokuryelerin yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri üzerine değerlendirmelerde bulundu

21.06.2026 17:33:00 / Güncelleme: 21.06.2026 17:38:49
Hasan Gündoğdu
BTP’den Motorlu Kurye İşçileri Derneği’ne ziyaret
BTP’den Motorlu Kurye İşçileri Derneği’ne ziyaret
Kepekçi'ye ziyarette BTP Batman İl Başkanı Recep Aslan ve BTP Bağcılar İlçe Başkanı Hakan Akkuş eşlik etti. Motorlu Kurye İşçileri Derneği Başkanı Yasin Kölge ve dernek yönetiminin ev sahipliğinde gerçekleşen programa dernek üyeleri de yoğun katılım gösterdi.






YASİN KÖLGE: "MESLEĞİMİZİN TANIMI VE GÜVENCESİ YOK"
 
Dernek Başkanı Yasin Kölge, motokuryelerin çalışma hayatında ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek özellikle esnaf kurye modeli, yüksek vergi yükleri, uzun çalışma saatleri, teslimat baskısı, iş güvenliği eksiklikleri ve sosyal haklar konusunda düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti.
 
Kölge, motokuryeliğin yüksek risk taşıyan bir meslek olduğuna dikkat çekerek, "Motokuryelerin yaptığı işin meslek tanımı net olarak yapılmalıdır. Teslimat süreleri üzerinden kurulan baskı, arkadaşlarımızı trafikte risk almaya zorlamaktadır" dedi.
 
Dernek tarafından dile getirilen talepler arasında; motokuryelerin örgütlenme hakkının güçlendirilmesi, esnaf kurye modelinin yeniden değerlendirilmesi, haftalık ve yıllık izin haklarının tanınması, ağır ceza ve uyum kesintilerinin kaldırılması, uzun çalışma sürelerinin kısaltılması ve iş güvenliği standartlarının yükseltilmesi yer aldı.







MOTOKURYELER SAHADAKİ SORUNLARI ANLATTI
 
Toplantıda söz alan motokuryeler, son dönemde birçok site, rezidans ve toplu yaşam alanında uygulanan kaskla giriş yasağının günlük çalışmalarını ciddi şekilde zorlaştırdığını ifade etti.
 
Kuryeler, teslimat için kasklarını çıkarmalarının istendiğini ancak çoğu zaman kasklarını güvenli şekilde bırakabilecekleri bir alan bulunmadığını belirtti. Yüksek maliyetli koruyucu ekipmanların bina girişlerinde bırakılmak zorunda kalındığını, bunun da kaybolma ve çalınma riskini beraberinde getirdiğini dile getirdiler.
 
Ayrıca bazı sitelerde uygulanan kimlik bırakma zorunluluğu, uzun güvenlik prosedürleri ve teslimat noktalarına ulaşmadaki bürokratik engeller nedeniyle teslimat sürelerinin uzadığı, bunun da kurye üzerinde ek performans baskısı oluşturduğu ifade edildi.
 
Trafik güvenliği konusu da toplantının önemli gündem başlıklarından biri oldu. Motokuryeler, yoğun şehir trafiğinde sürücülerin motosikletleri çoğu zaman fark etmediğini, ani şerit değiştirmeler, dikkatsiz araç kullanımı ve teslimat baskısı nedeniyle ciddi risklerle karşı karşıya kaldıklarını anlattı.
 
Toplantıda ayrıca kötü hava koşullarında çalışma zorunluluğu, trafik kazaları sonrasında yaşanan hukuki süreçler, yüksek yakıt maliyetleri, motosiklet bakım giderleri, ekipman masrafları ve sosyal güvenlik sorunları da gündeme geldi.







KEPEKÇİ: "GENÇLER MECBURİYETTEN MOTOKURYE OLUYOR"
 
Toplantıda konuşan BTP Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, motokuryelerin yaşadığı sorunların yalnızca bir meslek grubunun değil, aynı zamanda istihdam, gençlik ve sosyal adalet meselesi olduğunu söyledi.
 
Kepekçi, özellikle motokuryeler arasında çok sayıda üniversite mezunu bulunduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
 
"Bugün aramızda eğitim fakültelerinden, mühendisliklerden ve farklı bölümlerden mezun olmuş çok sayıda genç kardeşimiz var. Bu gençlerimizin önemli bir kısmı kendi alanında iş bulamadığı ya da aldığı ücretle geçinemediği için motokuryelik yapmak zorunda kalıyor. Bir öğretmenin öğretmenlik yapamadığı, bir mühendisin mühendislik yapamadığı bir tablo ülke yönetimi açısından üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir sorundur. Bu aynı zamanda ülkenin yetişmiş insan kaynağının verimli kullanılamadığının da göstergesidir."
 
Kepekçi, özellikle son yıllarda yaygınlaşan esnaf kurye modelinin motokuryeler açısından ciddi mağduriyetler oluşturduğunu belirtti.
 
Birçok motokuryenin fiilen bir işçi gibi belirli platformlara ve çalışma düzenlerine bağlı olarak çalışmasına rağmen; vergi, Bağ-Kur primi, ekipman giderleri, motosiklet bakım masrafları, yakıt giderleri ve çeşitli operasyonel maliyetleri tek başına karşılamak zorunda bırakıldığını ifade eden Kepekçi, bu durumun çalışma hayatında önemli bir adaletsizlik ortaya çıkardığını söyledi.
 
"Bugün motokuryelerimiz bir taraftan işverenlerin performans ve teslimat baskısıyla karşı karşıya kalırken, diğer taraftan da esnaf statüsünde değerlendirildikleri için ağır mali yüklerin altında ezilmektedir. İşçi gibi çalışan ancak esnaf gibi sorumluluk taşıyan bu yapı sürdürülebilir değildir. Esnaf kurye sistemi çalışanlarımızın lehine olacak şekilde yeniden ele alınmalıdır" dedi.
 
Motokuryelerin yalnızca ekonomik değil, iş güvenliği açısından da ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu belirten Kepekçi, teslimat süreleri üzerinden oluşturulan rekabet ortamının ve performans baskısının çalışanları zamanla yarışmaya zorladığını ifade etti.
 
"Bir siparişi birkaç dakika daha erken teslim etme baskısı, insan hayatından daha değerli değildir. Teslimat süreleri, puanlama sistemleri ve prim uygulamaları gözden geçirilmeli; hız değil güvenlik esas alınmalıdır. Trafikte her gün ölümle burun buruna çalışan gençlerimizin can güvenliği her türlü ticari kaygının önünde tutulmalıdır" diye konuştu.
 
Motokuryeliğin artık geçici bir iş olmaktan çıktığını ve yüz binlerce kişinin geçim kaynağı haline geldiğini belirten Kepekçi, meslek tanımının netleştirilmesi, sosyal güvencelerin güçlendirilmesi, iş güvenliği standartlarının artırılması ve çalışma şartlarının insan onuruna yakışır hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
 
Kepekçi, "Motokuryelerimizin taleplerini yalnızca bir sektör talebi olarak değil, emek, gençlik ve sosyal adalet meselesi olarak görüyoruz. İnsan hayatını merkeze alan çalışma modelleri oluşturulmadan bu sorunların kalıcı olarak çözülmesi mümkün değildir" ifadelerini kullandı.
 
"ÇÖZÜM MİLLİ EKONOMİ MODELİ VE SOSYAL DEVLET"
 
Konuşmasında BTP'nin ekonomi politikalarına da değinen Kepekçi, insanların mecbur kaldıkları işleri değil, eğitimini aldığı ve severek yapacağı meslekleri icra edebildiği bir Türkiye'nin mümkün olduğunu ifade etti.
 
Milli Ekonomi Modeli'nin temel hedeflerinden birinin tam istihdam olduğunu belirten Kepekçi, sosyal devlet anlayışının yalnızca yardım dağıtan değil, vatandaşına iş, üretim ve gelir imkânı sunan bir devlet anlayışı olduğunu vurguladı.
 
"Bugün üniversite mezunu gençlerimizin önemli bir kısmının kendi mesleklerini yapamaması ülkemiz adına ciddi bir kayıptır. Gençlerimizin zorunluluktan değil tercih ederek çalıştığı, herkesin kendi mesleğini yapabildiği bir düzen mümkündür. BTP'nin Sosyal Devlet Projeleri ve Milli Ekonomi Modeli; üretimi, istihdamı ve sosyal adaleti esas alan bir anlayışla vatandaşlarımızın geleceğe güvenle bakabildiği bir Türkiye hedeflemektedir" dedi.
 
KEPEKÇİ'DEN YASİN KÖLGE VE DERNEK YÖNETİMİNE TEŞEKKÜR
 
Ziyaret sonunda Kepekçi, Motorlu Kurye İşçileri Derneği Başkanı Yasin Kölge'ye, dernek yönetimine ve programa katılan tüm üyelere teşekkür etti.
 
Kepekçi, "Burada sadece bir meslek örgütü değil, gençlerimize sahip çıkan bir aile ortamı gördüm. Sayın Yasin Kölge ve dernek yönetimi birçok gencimize ağabeylik yapıyor, onlara yol gösteriyor ve sahip çıkıyor. Gençlerimizi yalnızlığa, çeteleşmeye, kumara, madde bağımlılığına ve benzeri olumsuz ortamlara terk etmek yerine onları bir çatı altında toplamak son derece kıymetli bir sosyal sorumluluktur" dedi.
 
Yasin Kölge ve dernek yönetiminin ortaya koyduğu fedakârlığın takdire değer olduğunu belirten Kepekçi, gençlere sahip çıkan her çalışmanın Türkiye'nin geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu ifade etti.

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.