logo
06 ŞUBAT 2026

Bu belirtileri ihmal etmeyin

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Murat Ayan, "Göz hastalıklarının erken teşhisi için belirtileri tanımlamak çok önemlidir. Gözlerde kuruluk, şişlik, kaşıntı, yanma, batma hissi, akıntı, ağrı gibi sağlık sorunlarında kısa sürede bir uzman doktora başvurmalısınız" dedi

01.04.2021 21:34:00
 Bu belirtileri ihmal etmeyin
 Bu belirtileri ihmal etmeyin
 
Hayat boyunca; yaş, var olan hastalıklar, genetik ve çevresel faktörlerin göz sağlığını tehdit ettiğini dile getiren Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Murat Ayan, "Göz, göz çukurunda bulunan, iri bir bilye büyüklüğünde, görmeyi sağlayan küremsi bir organdır. Gözler ışığı duyarlı bir yüzeye odaklayarak burada kayıt altına alınan sinyalleri beyne gönderen mekanik bir kamera gibidir. Bu yüzden göz sağlığımıza çok dikkat etmeliyiz. Çevresel ve genetik faktörlerle ortaya çıkan göz hastalıkları günlük hayat kalitesini önemli derecede etkilemektedir.
Erken teşhis edilip tedavi edilemeyen göz hastalıkları ilerleyen durumlarda görme kayıplarına neden olabilmektedir. Bu yüzden düzenli aralıklarla göz muayenesi olmakta yarar vardır. Gözlerde kuruluk, şişlik, kaşıntı, yanma, yabancı cisim kaçmış gibi batma hissi, şiddetli göz akıntıları, görmede azalma, geçmeyen ağrılar, göze bir cismin çarpması, gözün yaralanması gibi durumlarda kısa sürede bir uzman doktora başvurmanız gerekmektedir" diyerek sözlerine son verdi. İHA



Hüseyin Baş’tan 6 Şubat’a sert eleştiri

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, 6 Şubat'ın yıldönümünde yaptığı paylaşımda, “Mesele bina yapmak değildi, yıkılmayacak binalar yapmaktı; rant için fay hattının göbeğine inşaat izni vermemekti… Acı gerçek bir gün yine yüzünüze çarpacak” ifadelerini kullandı

06.02.2026 10:42:00
Haber Merkezi
Hüseyin Baş’tan 6 Şubat’a sert eleştiri
Hüseyin Baş’tan 6 Şubat’a sert eleştiri
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin üçüncü yıl dönümünde sosyal medya hesabından yaptığı açıklama dikkat çekti.

Baş, X hesabından yayınladığı mesajda, depremde hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek şu ifadelere yer verdi:

"6 Şubat felaketinin 3. yılında kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Mesele bina yapmak değildi, mesele yıkılmayacak binalar yapmaktı, rant için fay hattının göbeğine inşaat yapmaya izin vermemekti. Hiç anlamadınız, hala anlamıyorsunuz ama acı gerçek yüzünüze bir gün yine çarpacak. Allah bir daha yaşatmasın…"

Felaketin asıl sebebi ihmal ve rant kaygısı

Hüseyin Baş'ın paylaşımı, depremin üzerinden geçen üç yıla rağmen yapılaşma politikaları, imar afları ve rant odaklı inşaat anlayışına yönelik eleştiriler içermesi nedeniyle gündeme oturdu. Baş, mesajında felaketin asıl sebebinin mühendislik hatalarından ziyade bilinçli ihmal ve rant kaygısı olduğunu vurgulayarak, yetkililere ve ilgili kesimlere yönelik "hala anlamıyorsunuz" uyarısında bulundu.

6 Şubat 2023'te meydana gelen ve "asrın felaketi" olarak nitelendirilen depremlerde resmi verilere göre on binlerce vatandaş hayatını kaybetmiş, yüz binlerce bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştü. Depremin yıl dönümlerinde sıklıkla gündeme gelen "yıkılmayacak bina" vurgusu, Baş'ın paylaşımında da merkezi bir yer tuttu.

BTP liderinin bu çıkışı, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde hala çözülemeyen sorunlara ve önleyici tedbirlerin yetersizliğine işaret eden benzer yorumların da yeniden tartışılmasını sağladı. Paylaşım, kısa sürede binlerce etkileşim alarak geniş yankı buldu.

Hüseyin Baş ve BTP, daha önceki açıklamalarında da deprem gerçeği karşısında Milli Ekonomi Modeli ve bağımsız politikalar çerçevesinde çözüm önerilerini sıkça dile getirmişti.


Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı

Siber dolandırıcılık eylemlerinin gelirleri Kapalıçarşı'da döviz firmalarına aktarıldı: 48 gözaltı

06.02.2026 10:32:00
İhlas Haber Ajansı
Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı
Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, siber dolandırıcılık eylemleri sonucu elde edilen suç gelirlerinin Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz firmalarına aktarıldığı tespit edildi.

MASAK tarafından yapılan analizlerde, bu gelirlerin altın alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiği ve yaklaşık 313 milyon TL tutarındaki suç gelirinin yasal finansal sisteme dahil edildiği belirlendi. Soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonlar ile 48 şüpheli yakalandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Forex yatırım dolandırıcılığı ile BİMCELL, PTTCELL, İZBAN ve benzeri firmaların internet siteleri birebir kopyalanarak gerçekleştirilen siber dolandırıcılık eylemleri sonucu elde edilen suç gelirlerinin paravan şirketler ve gerçek kişiler adına açılmış hesaplar aracılığıyla Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz firmalarına aktarıldığı tespit edildi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan analizlerde, bu gelirlerin altın alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiği ve bu yöntemle yaklaşık 313 milyon TL tutarındaki suç gelirinin yasal finansal sisteme dahil edildiği belirlendi.

Şüphelilerin 120 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Aklama Suçları Birimi ekipleriyle koordineli şekilde yürütülen soruşturmada, suça iştirak ettiği değerlendirilen bir döviz bürosu ile şüphelilerin suç tarihinden itibaren edindikleri 9 mesken, 4 daire, 14 arsa, 2 depo, 11 otomobil ve 6 motosiklet olmak üzere yaklaşık 120 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.

İstanbul merkezli olarak Ankara, Antalya, Bolu, Bursa, İzmir, Kocaeli, Mersin, Osmaniye, Sakarya, Siirt ve Yalova'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 59 şüpheli şahsa yönelik işlem gerçekleştirildi. Düzenlenen operasyonlar ile 48 kişi yakalanırken, diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı

Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine operasyon düzenledi

06.02.2026 10:26:00
İhlas Haber Ajansı
Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı
Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı
 
Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine operasyon düzenledi.

Yapılan denetimlerde, iş yerinde çalıştırılan yabancı uyruklu şahıslardan 11'inin kimliksiz, 2'sinin ise çalışma izninin bulunmadığı belirlendi.



Kaçak olarak çalıştırıldığı tespit edilen toplam 13 yabancı uyruklu şahıs, deport edilmek üzere gerekli işlemlerin yapılması amacıyla İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne sevk edildi.

Öte yandan, yabancı uyruklu şahısları temin ederek çalıştırdığı belirlenen şüphelilerden 1 kişi yakalanarak adli makamlara sevk edilirken, diğer şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna: 2 gözaltı

Milli İstihbarat Teşkilatı, "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İsrail İstihbarat Servisi'ne çalıştığını tespit ettiği 2 kişiyi yakaladı

06.02.2026 10:20:00
İhlas Haber Ajansı
Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna: 2 gözaltı
Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna: 2 gözaltı
 
Milli İstihbarat Teşkilatı, "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İsrail İstihbarat Servisi'ne çalıştığını tespit ettiği 2 kişiyi yakaladı.

MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar sonucu Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu gözaltına alındı.

Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna

Maden Mühendisi olan Mehmet Budak Derya, 2005 yılında kendi şirketini kurdu, Mersin Silifke'de mermer ocağı açtı. Dünyanın birçok ülkesine ticaret yapmaya başladı. Bu sayede İsrail İstihbarat Servisi'nin dikkatini çekti.

İsrail'in kurduğu paravan şirketin yetkilisi Ali Ahmed Yassın kod adlı şahıs, Eylül 2012'de Mehmet Budak Derya'yı ofisinde ziyaret ederek şirketinin onunla iş yapmak istediğini söyledi. Patronları ile tanışması için Avrupa'da bir ülkeye davet etti. Bunu bir iş fırsatı olarak gören Mehmet Budak Derya, Ocak 2013'te Avrupa'da şirketi sahibi kimliği altında İsrail İstihbarat Servisi mensupları ile bir araya geldi. Mehmet Budak Derya ile bir araya geldiği kişiler yapacakları mermer ticaretine ilişkin hususları görüştü.

Kod adı Luis olan İsrail istihbaratçısı, M.B. Derya'ya Filistin asıllı Türk vatandaşı Veysel Kerimoğlu'nu işe almasını söyledi. Mehmet Budak Derya, Kerimoğlu ile birlikte yürüttükleri faaliyetler hakkında kendilerine bilgi vermeleri yönünde talimat aldı. Eş zamanlı olarak Mehmet Budak Derya ile ilk irtibatı kuran Ali Ahmed Yassın da Veysel Kerimoğlu'nu M.B. Derya ile çalışması hususunda yönlendirdi.

Kaynaklarının konumunu yükseltmek için işçi buldular

İsrail İstihbarat Servisi mensuplarından aldığı talimat doğrultusunda Veysel Kerimoğlu'nu işe alan ve maaşını bile istihbaratçılardan temin eden Mehmet Budak Derya, arkadaşlık ilişkisi de geliştirdi. M.B. Derya, V. Kerimoğlu ile attıkları her adımı İsrail servisi ile paylaştı. Mehmet Budak Derya, Veysel Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini arttırdı. Yine V. Kerimoğlu sayesinde tanıştığı, İsrail'in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirdi. Bu şahıslar hakkında topladığı bilgileri İsrail servisine aktardı. İsrail'in Gazze'yi işgal politikası çerçevesinde tesis ettiği ticari ilişkileri de kullanarak Gazze'ye giriş izni almaya çalıştı. Gazze'de aradığı depoların fotoğraflarını İsrail istihbaratına iletti.

İsrail Servisi'nin desteği ile işlerini büyüttü

Ticari faaliyetlerini mermer alanıyla kısıtlamak istemeyen Veysel Kerimoğlu, 2016 yılı başlarında Mehmet Budak Derya'ya dron parçaları ticareti yapmaları üzerine bir teklifte bulundu. Attıkları her adımı İsrail servisine bildiren M.B. Derya, bu teklifi anında görüştüğü istihbaratçılara iletti. İsrail servisinin de işine gelen bu girişimin ilk numuneleri de İsrail İstihbarat Servisi tarafından temin edildi. Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu'nun birlikte dron satmaya çalıştığı Mohamed Zouari, İsrail İstihbarat Servisi tarafından Aralık 2016'da Tunus'ta suikasta uğradı.

Üçüncü ülke görüşmesi

Mehmet Budak Derya, İsrail istihbaratı ile 2013'te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdürdü. Bu süreç içerisinde Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdi.

İsrail servisinin testlerini geçti

İsrail servisi, uzun yıllardır yürüttükleri operasyonu riske atmamak adına gizliliğe son derece önem veriyordu. Bu kapsamda, İsrail servisi Mehmet Budak Derya'ya kriptolu bir haberleşme sistemi sağladı. Ayrıca, M.B. Derya sıkı tedbirler çerçevesinde 2016 yılında bir Asya ülkesinde yalan makinesi uygulamasına tabi tutuldu. M.B. Derya testi başarı ile tamamladı. Yalan makinesi testine girmesi sonrasında durumun ciddiyetini anlayan M.B. Derya, içinde bulunduğu faaliyet konusunda daha da hassas davranmaya başladı. İsrail servisi tarafından M.B. Derya'ya ikinci yalan makinesi testi Ağustos 2024'te bir Avrupa ülkesindeki otelde yapıldı. İsrail'in Bu testini de sorunsuz atlatan Derya, operasyonda bir üst aşamaya geçti. Mehmet Budak Derya, İsrail İstihbarat Servisi mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden sim kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim bilgileri ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına iletti.

Paravan şirket kuracakken yakalandı

Ocak 2026'da yurt dışında İsrail İstihbarat Servisi görevlileri ile çok önemli bir görüşme yapan Mehmet Budak Derya'nın operasyonel amaçlarla kullanılmak üzere yurt dışında paravan bir firma kurması yönünde planlar yapıldı. Yapılan planlamaya göre; söz konusu kurulacak paravan firmalar ile uluslararası ticari tedarik zincirine sızılması amaçlandı. Paravan şirket aracılığı ile İsrail İstihbarat Servisi'nin belirlediği ülkelerden temin edilecek ürünlerin yine İsrail servisi tarafından nihai kullanıcının bulunduğu ülkeye sevkiyatı koordine edilecekti. Planlamaya göre, sevkiyat sürecinde Asya ülkelerinde faaliyet gösteren yasal üç firma bulunacak ve bahse konu firmalar ile işbirliği yapılacaktı.

Bulunacak firmalardan ilki, ürünleri piyasadan temin ederek deposuna alacak ve ambalajlarını değiştirecekti. İkinci firma ürünleri ilk firmadan teslim alarak kendi deposunda bir süre muhafaza edecekti. Üçüncü firma ise ikinci firmadan teslim alacağı söz konusu ürünleri İsrail İstihbarat Servisince satılması istenen nihai kullanıcıya ait şirkete ihraç edecekti. Mehmet Budak Derya idaresinde kurulacak paravan firmanın görevi, ürünlerin temininden ihraç aşamasına kadar olan tedarik zincirini İsrail İstihbarat Servisi adına yönetmekti. M.B. Derya'nın servis görevlileri ile Ocak 2026'da yaptığı son görüşmede de bu plan çerçevesinde paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, web sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaları ele alındı.

MİT'ten kaçamadılar

Bir süredir MİT'in takibinde olan Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu; MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltına 

Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor


 
Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.

05.02.2026 23:18:00
Haber Merkezi/aa
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor
 

Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.
Siber suç örgütleri genellikle 'hesabım blokeli, senin hesabını kısa süreliğine kullanabilir miyiz?' ya da 'yaptığım iş tamamen yasal, sadece vergi ödememek için senin hesabını aracı kılıyoruz' gibi yalanlarla güven telkin ediyor. Özellikle e-ticaret sitelerindeki ödeme engellerini aşma bahanesiyle aracı arayan veya 'burs vereceğiz' vaadiyle gençlerin kimlik ve banka bilgilerini ele geçiren şüpheliler, bu yöntemlerle masum kişileri suç zincirinin bir parçası haline getiriyor.

Siber suç dosyalarına göre, Türkiye'de ve dünyada en sık karşılaşılan yöntemlerin başında sahte SMS ve e-postalarla yapılan "kimlik avı" (phishing) ve kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak gerçekleştirilen "sosyal mühendislik" faaliyetleri geliyor. Son dönemde yapay zeka destekli "Deepfake" teknolojisiyle ünlülerin taklit edildiği yatırım vaatleri, "video beğen, para kazan" şeklinde sunulan görev tuzakları ve sistemleri kilitleyen fidye yazılımları (Ransomware) ciddi tehdit oluşturuyor.

Ayrıca evden çalışma vaadiyle alınan kaporalar, müstehcen içerikli şantajlar, kripto para üzerinden kurulan "ponzi şemaları" ve "Google reklamları" üzerinden yönlendirilen sahte siteler de siber suç organizasyonlarının en yaygın yöntemleri olarak dikkati çekiyor. Uzmanlar, banka hesaplarını veya GSM hatlarını başkalarına kullandıran ve bu işlemin yasa dışı olduğunu fark eden vatandaşların vakit kaybetmeden adli süreç başlatmaları konusunda uyarıyor.

Kentsel dönüşümde merak edilenler

Riskli binalarda yıllardır uzlaşma sağlanamıyordu. Artık tek bir malik talebiyle toplantı başlıyor, kararlar yüzde 50+1 salt çoğunlukla alınıyor, itiraz edenlerin payı satılabiliyor. Deprem öncesi son şans mı, yoksa mülkiyet alarmı mı?

05.02.2026 15:48:00
Eyüp Kabil
Kentsel dönüşümde merak edilenler
Kentsel dönüşümde merak edilenler
 
Türkiye'de kentsel dönüşüm çalışmaları, deprem riski ve şehirlerin dirençli hale getirilmesi hedefiyle hız kesmeden devam ediyor. Özellikle dün Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle süreçte önemli adımlar atıldı.

Karar alma süreci hızlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından hazırlanan yeni düzenleme, riskli yapıların yıkım ve yenileme işlemlerini hızlandırmayı amaçlıyor. Daha önce 2/3 çoğunluk gereken birçok karar için artık salt çoğunluk (%50+1) yeterli hale getirildi. En çarpıcı yenilik ise şu: Riskli bir binada tek bir malik bile talepte bulunursa, toplantı ve karar süreci başlatılabiliyor.

Toplantı usulleri netleştirildi, davetler 15 gün askıda tutuluyor ve kararlar salt çoğunlukla alınıyor. Bu değişiklik, yıllardır uzlaşma sağlanamayan binalarda dönüşümü kolaylaştırmayı hedefliyor.

"Yık ya da sat" uygulaması

Karara itiraz eden maliklerin arsa payları, diğer hak sahiplerine satılabiliyor. Eğer diğer malikler satın almazsa, bu hisseleri Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ veya ilgili idareler satın alabilecek. Bina yıkıldıktan sonra arsa haline gelen parsellerde devlet alım önceliğine sahip olacak. Riskli yapı şerhi kaldırılmayacak, yerine "6306 sayılı Kanun kapsamında" ibaresi tapuya işlenecek, böylece hak kayıplarının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Bu düzenleme, süreci hızlandırırken bazı kesimlerde mülkiyet hakları konusunda endişe yarattı. Bakanlık ise uygulamanın daha şeffaf ve hızlı dönüşüm için gerekli olduğunu vurguluyor.

Kira yardımı rakamları güncellendi

2026 yılı için kentsel dönüşüm kapsamında verilen kira yardımı tutarları, illerin yaşam maliyeti ve nüfus yoğunluğuna göre yeniden belirlendi.  Buna göre İstanbul'da aylık 9.000 TL - 10.500 TL, diğer büyükşehirlerde 7.500 TL - 8.500 TL oldu.

Başvurular Kentsel Dönüşüm Başkanlığı üzerinden yapılabiliyor ve destek, dönüşüm sürecindeki vatandaşlara önemli bir nefes aldırıyor.

Afet odaklı dönüşüm vurgusu

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada "Afet odaklı kentsel dönüşüm ertelenemez bir gerçek" dedi. Yaklaşık 6-7 milyon riskli konutun yenilenmesi gerektiğini belirten Eren, arsa maliyetlerinin düşürülmesi, uzun vadeli finansman modelleri ve nitelikli iş gücü sorununun çözümü için acil reform çağrısında bulundu.

Bakan Murat Kurum ise "Türkiye modeli" ile kentsel dönüşümün sadece bina yenilemek değil, iklim değişikliğiyle mücadele eden, dirençli şehirler inşa etmek olduğunu vurguluyor. Okmeydanı gibi büyük projelerde kura çekimleri devam ederken, İstanbul'da her iki kentsel dönüşümden birinin gerçekleştiği belirtiliyor.

Vatandaşlar ne yapmalı?

Son yönetmelikle birlikte riskli binalarda uzlaşma sağlanamasa bile dönüşümün önü açılıyor. Ancak süreçte hak kayıplarını önlemek için maliklerin toplantılara katılımı, profesyonel danışmanlık alması ve güncel yönetmelikleri takip etmesi kritik önem taşıyor.

Depreme dayanıklı şehirler hedefiyle 2026, kentsel dönüşümde yeni bir dönemin başlangıcı olmaya aday. Riskli binada yaşayan vatandaşların en kısa sürede risk tespitini yaptırması ve haklarını öğrenmesi öneriliyor.

Lisede akran vahşeti

Eskişehir'in Odunpazarı ilçesinde bir lisede çıkan kavgada darbedilen ve omuriliği ile çenesinde kırık tespit edilen 11. sınıf öğrencisinin tedavisi hastanede sürüyor

05.02.2026 15:07:00
AA
Lisede akran vahşeti
Lisede akran vahşeti
 
İddiaya göre, Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine Bölümü 11. sınıfta eğitim gören K.N. Altınkama ile sınıf arkadaşı Y.Z. arasında 3 Şubat'ta beden eğitimi dersinde birbirine top atma meselesi nedeniyle tartışma çıktı.

Y.Z, daha sonra öğle yemeği arasında Altınkama'yı konuşmak için okulun önüne çağırdı. Bu sırada Altınkama, Y.Z. ile A.L, O.G. ve E.İ.A. tarafından darbedildi. Ensesi ve çenesine darbe alan çocuk, bölgedeki polis ekiplerinin kavgaya müdahale etmesiyle kurtarıldı.

İhbar üzerine liseye gelen sağlık ekibi, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Altınkama'yı ambulansla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesine kaldırdı.

Burada tedavi altına alınan öğrenci, omuriliğindeki kırık nedeniyle ameliyat edildi. Çenesinde bulunan iki kırık için platin takılan ve iki ay sıvı gıdayla beslenecek Altınkama'nın hastanedeki tedavisine devam ediliyor.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi ekipleri, 18 yaşından küçük Y.Z, A.L, O.G. ve E.İ.A'yı yakaladı. Gözaltına alınan 4 öğrenci, çıkarıldıkları hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İki çocuk babası Cahit Altınkama, AA muhabirine, kavgaya polislerin zamanında müdahalesiyle oğlunun ölümden döndüğünü söyledi.

Oğlunun öldüresiye darbedildiğini belirten Altınkama, "Çok üzgünüm. Bu çocuklar daha önce de vukuatlıymış. Oğlum şu anda burada kaç gün kalacak, onu da bilmiyorum." diye konuştu.

Altınkama, şöyle devam etti:

"Bu hınç, kin, öldüresiye dövmek nedir? Bir suçu da yok. Beden dersinde birbirlerine top atmışlar. Aynı okulun öğrencilerinden, aynı mahallede oturuyorlarmış. Onlar (diğer 3 öğrenci) bir üst sınıfmış. O (Y.Z.) ve 3'ü çocuğumu darbetmişler. 'Ölümden döndük' diyebilirim."

"Başkalarının çocuklarının canı da yanmasın"

Kavga esnasında okul önünden geçen devriye polislerinin olaya müdahale ettiğini anlatan Altınkama, şunları kaydetti:

"Eğer müdahale etmeseler daha da vurmaya devam edeceklermiş. Polisler zor almışlar. Bu kadar kini, hıncı benim aklım almıyor. Biz de genç olduk, biz de okuduk. Biz hiç böyle bir dönem görmedik. Ben buna bir önlem alınmasını istiyorum, nasıl olur bilmiyorum. Devlet büyüklerimizden rica ediyorum. Başkalarının çocuklarının canı da yanmasın."

Oğlunun omuriliğindeki kırığın ameliyat edildiğini, çenesinde de kırıklar bulunduğunu dile getiren Altınkama, şunları kaydetti:

"Şu anda 2 ay sıvıyla beslenecek. Böyle bir olayla karşılaştığımız için çok üzgünüm. Oğlumun ameliyattan önce bilinci açıktı, konuştum. Bana, 'Baba beni çektiler. Gel seninle bir konuşalım dediler' dedi. Tek kişi çağırıyor. Orada 3 kişi daha bekliyormuş. 'Vallahi ben fark etmedim onları. Arkamdan ellerine taktıkları muştayla enseme, omuriliğime vurdu. Ben ondan sonrasını hatırlamıyorum. Gözümü açtığımda ambulanstayım.' dedi."

Cahit Altınkama, oğlunu darbedenlerden şikayetçi olduklarını belirterek, "Bu olayın peşini bırakmayacağım. Adli süreç devam edecek." ifadelerini kullandı.

MSB: 'Şam-SDG mutabakatından memnunuz'

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu. MSB kaynakları, 30 Ocak'ta Suriye hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik yeni bir anlaşmanın imzalanmasının memnuniyetle karşılandığını bildirdi

 

05.02.2026 12:30:00
Anadolu Ajansı
MSB: 'Şam-SDG mutabakatından memnunuz'
MSB: 'Şam-SDG mutabakatından memnunuz'
 

Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Aktürk, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde, hayatını kaybeden vatandaşlara, silah ve mesai arkadaşları ile 3 Şubat'ta Hakkari'de rahatsızlanarak şehit olan Bakım Astsubay Kıdemli Başçavuş Talat Okur'a Allah'tan rahmet diledi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, beka ve güvenliğe yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini sınır ve ötesinde kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Aktürk, "Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 5 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmaları sürdürülmüştür. Münbiç'te imha edilen 2 kilometre tünel ile birlikte Suriye Harekat Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 755 kilometreye ulaşmıştır." ifadelerini kullandı.

Aktürk, kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ile kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiğinin altını çizdi.

Bu kapsamda yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Aktürk, şunlar söyledi:

"Hudutlarımızda hafta boyunca, 16'sı terör örgütü mensubu olmak üzere, 125 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 644 olmuş, hafta içerisinde engellenen 1486 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 5 bin 890'a ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde, Hakkari ve Van hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde toplam 77 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir."

Bölgesel ve küresel barışa katkılar

Aktürk, ikili iş birlikleri, bölgesel inisiyatifler ve çok uluslu görevler kapsamında birçok coğrafyada başarıyla görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin, bölgesel ve küresel barış için öncü bir rol oynamaya devam ettiğini belirtti.

NATO Müşterek Kuvvet Komutanlığınca, 8-20 Şubat tarihleri arasında Almanya'da icra edilecek, NATO'nun 2026 yılının en geniş kapsamlı tatbikatı olan Steadfast Dart 2026'ya, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, kara ve deniz unsurlarından oluşan yaklaşık 2 bin kişilik bir kuvvet ile katılacağını aktaran Aktürk, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda, tatbikata iştirak etmek ve müteakiben 13 ülkede çeşitli faaliyetlere katılmak üzere 20 Ocak'ta Foça'dan intikale başlayan ve 30-31 Ocak'ta Rota/İspanya'ya liman ziyareti yapan Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimiz halihazırda Atlas Okyanusu'nda Almanya'ya seyrine devam etmektedir. Tatbikata katılacak kara unsurlarımızın bir kısmı ile diğer araç ve personelimizin deniz yoluyla intikali 26 Ocak'ta Tekirdağ Limanı'ndan başlamış olup, unsurlarımızın 7-8 Şubat'ta Emden/Almanya'ya ulaşması, Ayrıca, 573 kişilik kara unsurumuzun, 7 Şubat'ta Çorlu Havalimanı'nda yapılacak töreni müteakip A-400M askeri nakliye uçaklarımız ile tatbikat bölgesine intikal etmesi planlanmaktadır. Tatbikat ile Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yaklaşık 2 bin personelden oluşan bir kuvveti sınırlarından 6 bin 450 kilometre (3 bin 480 deniz mili) mesafeye konuşlandıracak, müteakiben de ilişkilendirilmiş tatbikatlar ile muharip kabiliyetlerini test edecektir. Böyle büyük bir kuvveti Avrupa'nın kuzeyine kadar konuşlandırabilme ve müteakiben muharebe edebilme kabiliyeti Türk Silahlı Kuvvetlerimizin NATO içerisindeki gücünü bir kez daha ortaya koymaktadır."

"Beklentimiz, İsrail'in ateşkese uyması"

Aktürk, kalıcı ateşkesin tesis edilmesini ve Gazze'nin yeniden istikrara kavuşturulması beklenen bir dönemde İsrail'in 31 Ocak'ta Gazze'de gerçekleştirdiği ve çok sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine yol açan saldırılarını kınadıklarını ifade etti.

İsrail tarafından Lübnan'a yapılan saldırıların da istikrara ve kalıcı barışın sağlanmasına engel olduğuna işaret eden Aktürk, "Beklentimiz, İsrail'in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla kabul edilen Barış Planı'na riayet etmesi, ateşkese uyması ve insani yardımların Gazze'ye ulaştırılmasına izin vermesidir." dedi.

Eğitim ve tatbikatlar

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, operasyon ile görevlerinin yanı sıra, çok boyutlu tehdit ortamına uyum sağlamak, yüksek hazırlık seviyesini muhafaza etmek amacıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin kesintisiz olarak sürdürdüğünü belirtti.

Bu kapsamda, Kars'ta icra edilen ve Kış-2026 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü'nün 13 Şubat'ta yapılacağını dile getiren Aktürk, şunları kaydetti:

"26 Ocak-9 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Dynamic Front Atış Destek Koordinasyon Tatbikatı'na katılım sağlanmaktadır. Söz konusu tatbikatın Romanya'da devam eden Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Safhası bugün tamamlanacak, Fiili Atışlı/Atışsız Arazi Safhası ise 6-9 Şubat tarihleri arasında Almanya, Romanya, Polonya ve İspanya'da eş zamanlı olarak icra edilecektir. Suudi Arabistan'daki Zafer Mızrakları Tatbikatı bugün, Almanya'da düzenlenen Dynamic Mirage-2026 Tatbikatı 13 Şubat'ta, Katar'da gerçekleştirilen İbrar-6 Kıyı Savunma Özel Tatbikatı ise 14 Şubat'ta tamamlanacaktır. 2-6 Şubat tarihleri arasında Ankara'da düzenlenen Arama Kurtarma Tatbikatı (I)-2026'nın Seçkin Gözlemci Günü yarın icra edilecektir. Türk ve Pakistan deniz kuvvetleri arasında müşterek çalışabilirliği sağlamak ve askeri alandaki iş birliğini geliştirmek maksadıyla Turgutreis-13 Tatbikatı, 10 Şubat'ta Doğu Akdeniz'de gerçekleştirilecektir. Tatbikata katılacak Pakistan Deniz Kuvvetleri unsuru Khaibar tarafından ayrıca 9-10 Şubat'ta Aksaz'a liman ziyareti icra edilecektir. 21 Ocak'ta başlayan ve komuta ettiğimiz NATO Deniz Muhafızı 2026 yılı 1'inci Odak Harekatı Doğu Akdeniz'de devam etmektedir."

Aktürk, ayrıca, Somali Türk Görev Kuvveti Komutanlığında lojistik destek sağlamak ve Somali Federal Cumhuriyeti deniz yetki alanlarında araştırma faaliyeti gerçekleştirecek Çağrı Bey Sondaj Gemisine destek vermek amacıyla 30 Ocak-25 Şubat tarihleri arasında Aden Körfezi, Somali açıkları ve Arap Denizi'nde görev icra edecek TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra'dan oluşan deniz unsurlarının, 6-7 Şubat'ta Cibuti'ye liman ziyareti yapacağını, 11 Şubat'ta ise Somali'ye ulaşacağı bildirdi.

Envantere yeni giren silah sistemleri

Aktürk, savunma sanayisinin her alanında yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik, teknolojik ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ile kabiliyetlerinin daha da arttırıldığını söyledi.

Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) Keşif aracı muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlanarak ilk defa envantere alındığını belirten Aktürk, Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) Tedariki Projesi kapsamında Bakanlığa bağlı ASFAT tarafından TÜBİTAK SAGE iş birliğiyle geliştirilen muhtelif miktarda güdüm kitinin Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildiğini aktardı.

Antalya'da düzenlenen "5'inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı"nda Askeri Deniz Platformları Ürün Grubu 2025 Yılı İhracatında birinci, toplam savunma ihracatında 7'nci olan Bakanlığa bağlı ASFAT'ı kutlayan Aktürk, şunları kaydetti:

"Hafta içerisinde başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere dost ve müttefik ülkeler ile uluslararası iş ortaklarına muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlayan Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından, Mısır ile savunma sanayii alanındaki somut ve stratejik adımlarımızın bir yansıması olarak Mısır Savunma Bakanlığı ile imzalanan sözleşme kapsamında Mısır'da 155 milimetre Uzun Menzilli Topçu Mühimmat Fabrikası ile Fişek Üretim Tesislerinin kurulmasına yönelik sözleşme imzalanmış, Kurulumu yapılacak üretim tesislerinin yönetimi ve Mısır ile bölge coğrafyasında ihracat potansiyelinin artırılması maksadıyla MKE ile Mısır makamları arasında ortak şirket kurulmasına yönelik anlaşmaya varılmıştır. Yine Mısır'a MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi ihracatı gerçekleştiren şirketimiz, 8-12 Şubat tarihleri arasında Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenecek Dünya Savunma Fuarı'na katılacaktır. Ayrıca, Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda, ASELSAN tarafından üretilen ALP 100-G Alçak İrtifa Radar Sistemi ve Arayıcı Başlık Radarları ile Orta Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi SİPER-1 Bataryası envantere alınmıştır."

Somali'deki Hava Unsur Komutanlığının faaliyetlerine ilişkin yapılan açıklamada, "Somali'de konuşlu Somali-Türk Görev Kuvveti ile Hava Unsur Komutanlığı, askeri yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle Somali'nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmektedir. Somali'deki Hava Unsur Komutanlığımız yeni görevlendirmelerle güçlendirilmiştir. Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali'nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır." ifadeleri kullanıldı.

"Suriye hükümeti ile SDG arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşılıyoruz"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, 30 Ocak'ta Suriye hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik yeni bir anlaşmanın imzalanmasının memnuniyetle karşılandığını bildirdi.

Suriye'deki son duruma ilişkin gazetecilerin soruları üzerine ise şu açıklama yapıldı:

"30 Ocak'ta Suriye Hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik yeni bir anlaşmanın imzalanmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Süreci sahada yakından takip ediyoruz. Entegrasyonun, Suriye'nin üniter yapısını ve 'tek devlet, tek ordu' ilkesini güçlendirecek biçimde hayata geçirilmesinin önemini bir kez daha vurguluyor, planlanan tüm faaliyetlerin şeffaflık ve karşılıklı güven esasına dayalı olarak yürütülmesini bekliyoruz. Bölge halkının uzun süredir özlem duyduğu barış, huzur ve istikrar ortamının en kısa sürede tesis edilmesini temenni ediyoruz. Entegrasyon süreci kapsamında yapılacak görevlendirmelerin ise Suriye makamlarının devlet aklıyla yapacağı değerlendirmeler ve olumlu sonuçlanacak güvenlik soruşturmaları temelinde gerçekleştirileceğini değerlendiriyoruz."

"İyi niyet çerçevesinde mümkün olabileceğini savunuyoruz"

Yunan politikacıların Ege Denizi'nde kara sularını 12 mile çıkarma söylemleri konusunda Türkiye'nin tutumunun net olduğuna vurgu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Türkiye olarak Ege'de, adil, hakkaniyetli ve uluslararası hukuk ilkelerine uygun bir deniz yetki paylaşımının ancak karşılıklı diyalog ve iyi niyet çerçevesinde mümkün olabileceğini savunuyoruz. Yunanistan'ın mevcut anlaşmazlıkları göz ardı eden ve Türk tarafının haklarını ihlal eden tek yanlı tasarrufları, iddiaları ve açıklamaları uluslararası hukuka aykırıdır ve kabul edilemez. Bu açıklamalar ülkemiz açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmamaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Mavi Vatan anlayışı doğrultusunda, ülkemizin deniz yetki alanlarında her türlü hak ve menfaatini korumaya yönelik görevini azim ve kararlılıkla sürdürmektedir."

Açıklamada, Türkiye ile Mısır arasındaki askeri çerçeve anlaşmasına ilişkin, "Söz konusu anlaşmayla belirlenen askeri işbirliği alanlarında bilgi ve uzmanlık teatisi yoluyla savunma işbirliğinin geliştirilmesi hedeflenmektedir." bilgisi aktarıldı.

Erzurum'da 23 kilo skunk ve 11 kilo metamfetamin ele geçirildi

Erzurum'da polisin düzenlediği operasyonda 23 kilogram skunk ve 11 kilogram metamfetamin maddesi ele geçirildi

05.02.2026 11:40:00
İhlas Haber Ajansı
Erzurum'da 23 kilo skunk ve 11 kilo metamfetamin ele geçirildi
Erzurum'da 23 kilo skunk ve 11 kilo metamfetamin ele geçirildi
 
Erzurum'da polisin düzenlediği operasyonda 23 kilogram skunk ve 11 kilogram metamfetamin maddesi ele geçirildi.

Edinilen bilgiye göre, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Erzurum Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince narkotik madde arama köpeği Hera ile yapılan çalışmalarda 23 kilo 250 gram skunk, 11 kilogram metamfetamin maddesi, 1 adet ruhsatsız tabanca, 15 adet fişek, 3 bin 915 TL ve 5 bin dolar suç unsuru para ele geçirildi.



Operasyonda gözaltına alınarak adli mercilere sevk edilen A.K. (44) ve S.K. (41) tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.

Emniyet Müdürlüğü'nce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı, satışı ve nakli ile ilgili mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.

Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı

Siyasetçi Emin Şirin, "bu meclis teşekkül ederken AK Parti ve MHP bugün yaptıklarının tam tersini söylediler. CHP de bugün yaptıklarının tersini söyleyerek bu meclise girdi" dedi 

05.02.2026 00:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı
Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı
 
Siyasetçi Emin Şirin, "Sayın Özgür Özel ve bugünkü CHP bu sürecin tam bir parçası ve katiyen bu rolün dışına çıkma temayülü içinde değil. Bizler şu görüşü savunduk. dedik ki, "Bugünkü meclisin hukuken bu konuları tartışma hakkı olsa da siyaseten bu hakkı yoktur. Zira bu meclis teşekkül ederken AK Parti ve MHP bugün yaptıklarının tam tersini söylediler. CHP de bugün yaptıklarının tersini söyleyerek bu meclise girdi. Şimdi bu çerçevede bir seçim yenilenmeden ve bu seçim yenilendikten sonra birçok yeni partiler yeni güçleriyle bu mecliste yer almadan bu konuların tartışılmaması lazım. Çünkü bu Türkiye'nin önümüzdeki 50 senesini etkileyebilecek seviyedeki çok büyük tartışmalar, çok büyük konular. Onun için CHP'nin ne yapması lazımdı? Erken seçimi zorlaması lazımdı" şeklinde konuştu.

Siyasetçi Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.