Bu da oldu: ABD, bir devlet başkanı kaçırdı
Venezuela’nın başkenti Karakas’ta gece saatlerinde yaşanan patlamalarla başlayan süreç, Venezuela lideri Maduro ve eşinin yurt dışına kaçırılmasıyla sonuçlandı. ABD’nin, Trump’ın emriyle uluslararası hukuku hiçe sayarak gerçekleştirdiği Venezuela saldırısı tüm dünya ülkeleri tarafından tepkiyle karşılandı
03.01.2026 16:30:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Venezuela'da yaşanan son sıcak gelişmeler bir anda dünya gündeminin ilk sırasına oturdu. Başkent Karakas'ta gece saatlerinde çok sayıda patlama meydana geldi. Ardından da ABD Başkan Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin yakalandığını ve yurt dışına çıkartıldığını duyurdu. Yaşanan bu zorbalığı büyük bir başarı olarak tanımlayan Trump'a ve ABD'ye, dünyanın dört bir tarafından tepkiler yükseldi. Bir devlet başkanının, uluslararası hukuk hiçe sayılarak bu şekilde kaçırılması, hangi gerekçeyle olursa olsun dünyada büyük endişelere yol açtı. Dünyaya barış getireceğini vadeden ve bu sebeple Nobel Barış Ödülü'nü talep eden ABD Başkanı Trump için, "Barışı devlet başkanlarını kaçırarak mı getirecek?" sorusu soruldu.
İlk olarak Karakas'ta patlamalar yaşandı
Venezuela'nın başkenti Karakas'ta gece saatlerinde şiddetli patlamalar gerçekleşti. Venezuela hükümeti, ABD'yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçladı. Karakas hükümetinden yapılan yazılı açıklamada, ABD yönetiminin başkent ile Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinde sivil ve askeri noktalara yönelik gerçekleştirdiği saldırıların "şiddetle reddedildiği' ve 'kınandığı" bildirildi. Söz konusu eylemlerin Birleşmiş Milletler Şartı'nın özellikle devletlerin egemenliğine saygı, hukuksal eşitlik ve güç kullanma yasağını düzenleyen 1. ve 2. maddelerinin açık ihlali olduğu kaydedildi. Açıklamada, saldırıların amacının, başta petrol ve madenler olmak üzere ülkenin stratejik kaynaklarını ele geçirmek ve ülkenin siyasi bağımsızlığını zorla ortadan kaldırmak olduğu savunuldu. Bu kapsamda Maduro'nun, ülke genelinde "dış müdahaleden kaynaklanan bir olağanüstü durum" ilan eden kararnameyi imzaladığı kaydedildi.
ABD basını: Trump saldırı emrini verdi
ABD'de yayın yapan CBS News, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Venezuela'da bulunan askeri tesisler dahil olmak üzere bazı hedeflere saldırı emri verdiğini belirtti. Saldırıların Noel günü gerçekleştirilmesinin değerlendirildiğini belirten yetkililer, Nijerya'da terör örgütü DEAŞ hedeflerine yönelik ABD hava saldırılarının öncelik kazanması nedeniyle bu planın ertelendiğini ileri sürdü. Yetkililer ayrıca, Noel sonrasındaki günlerde olumsuz hava koşulları nedeniyle harekatın bir süre bekletildiğini savundu.
Trump, Maduro ve eşinin yakalandığını duyurdu
Karakas'a yapılan saldırılardan birkaç saat sonra, ABD Başkanı Trump, Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşinin yakalandığını ve ülke dışına çıkarıldığını açıkladı. Trump, Truth Social paylaşımında, "ABD, Venezuela ve lideri Başkan Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlemiş ve Maduro, eşi ile birlikte yakalanarak ülke dışına çıkarılmıştır. Bu operasyon, ABD Kolluk Kuvvetleri ile işbirliği içinde gerçekleştirilmiştir. Ayrıntılar daha sonra açıklanacaktır. Bugün saat 11:00'de Mar-a-Lago'da bir basın toplantısı düzenlenecektir. İlginiz için teşekkür ederiz! Başkan DONALD J. TRUMP" açıklamasında bulundu. Daha sonra New York Times'a konuşan Trump, operasyonun başarısının iyi bir planlama ve sahadaki askeri unsurlar sayesinde sağlandığını savundu. Trump, "Çok iyi bir planlama vardı, çok güçlü ve çok yetkin askerler görev aldı. Açıkçası son derece başarılı bir operasyondu" ifadelerini kullandı. Öte yandan CBS News'e konuşan ABD'li yetkililer, Maduro'nun yakalanmasına yönelik operasyonun, ABD ordusunun seçkin birliklerinden Delta Force tarafından düzenlendiğini bildirdi. Cumhuriyetçi Senatör Mike Lee, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'ya dayandırarak ABD'nin Venezuela'ya yeni saldırı planlamadığını söyledi. Senatör ayrıca Rubio'nun, "Maduro ABD'de yargılanacak" açıklamasında bulunduğunu ileri sürdü.
Venezuela, Maduro için ABD'den kanıt istedi
Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, Devlet Başkanı Maduro ile eşinin nerede olduğunun bilinmediğini ve ABD'den hayatta olduklarına dair kanıt talep ettiklerini söyledi. ABD saldırısının ülke genelinde yetkililerin, askeri personelin ve sivillerin hayatına mal olduğunu aktaran Rodriguez, "Donald Trump hükümetinden, Başkan Maduro ve eşinin hayatta olduklarına dair acil kanıt talep ediyoruz" dedi.
Savunma Bakanı halka direniş çağrısı yaptı
Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez, ülkesinin "stratejik kaynaklarını ele geçirmeyi ve yönetimini değiştirmeyi hedefleyen ABD saldırılarının hedefi" olduğunu söyledi ve uluslararası topluma ABD'nin kınanması çağrısı yaptı. Venezuela Savunma Bakanı Lopez, "Venezuela halkı, ABD hükümeti tarafından gerçekleştirilen en acımasız askeri saldırıların hedefi olmuştur" dedi. Saldırıların başkent Caracas'taki Fuerte Tiuna Askeri Üssü ile Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerini hedef aldığını söyleyen Lopez, sivil yerleşim yerlerinin bombalandığına, ölü ve yaralı bilgisine ilişkin çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Lopez, saldırıların bölgede barış ve istikrarı tehdit ettiğine dikkati çekerek uluslararası topluma ve tüm çok taraflı kuruluşlara "Birleşmiş Milletler Şartı ve uluslararası hukuku açıkça ihlal eden ABD'nin kınanması" çağrısında bulundu. ABD'nin Venezuela'nın stratejik kaynaklarına yönelik "aç gözlülüğü" nedeniyle saldırılar düzenlediğini belirten Lopez, "uyuşturucu kaçakçılığı bahanesiyle" düzenlenen saldırıların "Venezuela'da bir yönetim değişikliğini zorlamayı ve ABD emperyalizminin sahte planlarına boyun eğdirmeyi amaçladığını" vurguladı. "Bize saldırdılar ama bizi yenemeyecekler." diyen Lopez, halkı birlik, direniş ve sükuneti koruma çağrısında bulundu.
ABD'nin Venezuela saldırısına dünyadan tepkiler
ABD'nin hukuksuz saldırılarına ve bir devlet başkanını kaçırmasına dünya genelinde tepkiler yükseldi. Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, sosyal edmya hesabında "Tüm dünyaya Venezuela'ya saldırdıklarını bildiriyorlar" diye yazdı. Petro, "Kolombiya Cumhuriyeti, barışın, uluslararası hukuka saygının, yaşamın ve insan onurunun korunmasının her türlü silahlı çatışmanın üstünde olması gerektiği inancını yinelemektedir" diye ekledi. Küba başkanı Miguel Diaz-Canel Bermudez, sosyal medyada yaptığı sert bir açıklamayla Washington'ı Venezuela'ya karşı "suç teşkil eden bir saldırı" gerçekleştirmekle suçladı ve acil uluslararası müdahale çağrısında bulundu. Diaz-Canel, ABD'nin eylemini yalnızca Venezuela'ya değil daha geniş anlamda Amerika kıtasına yönelik "devlet terörizmi" olarak nitelendirdi. İran Dışişleri Bakanlığı, "Amerikan ordusunun Venezuela'ya yönelik askeri saldırısını ve ülkenin ulusal egemenliğini ile toprak bütünlüğünün açıkça ihlal edilmesini şiddetle kınıyoruz" açıklamasında bulundu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, "Venezuela'ya dışarıdan herhangi bir yıkıcı askeri müdahale olmaksızın kendi kaderini belirleme hakkı garanti edilmelidir" açıklaması yaptı. Almanya hükümeti ise Venezuela'daki durumun endişeyle takip edildiğini vurgulayarak, "Kriz ekibi ilerleyen saatlerde toplanacak" açıklamasında bulundu. İspanya, Venezuela krizine barışçıl bir çözüm bulunması için arabuluculuk teklifinde bulundu. Konuya dair bir tepki de İnsanlığın Savunusunda Entelektüeller, Sanatçılar ve Toplumsal Hareketler Ağı'ndan (REDH) geldi. ABD'nin, sivilleri hedef aldığı gerekçesiyle savaş suçu işlediği belirtilen açıklamada, saldırılar "sömürgeci bir darbe" olarak nitelendirildi. Demokrat Partili ABD Senatörü Ruben Gallego, "Hayatımda gördüğüm en haksız ikinci savaş" ifadelerine yer vererek, savaşın yasa dışı olduğunu belirterek ABD'nin "dünya polisi" konumundan "dünya zorbası" konumuna bir yıldan az bir sürede geldiği ifade etti. Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, "Her koşulda uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'na saygı gösterilmelidir" ifadelerini kullandı.
İlk olarak Karakas'ta patlamalar yaşandı
Venezuela'nın başkenti Karakas'ta gece saatlerinde şiddetli patlamalar gerçekleşti. Venezuela hükümeti, ABD'yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçladı. Karakas hükümetinden yapılan yazılı açıklamada, ABD yönetiminin başkent ile Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinde sivil ve askeri noktalara yönelik gerçekleştirdiği saldırıların "şiddetle reddedildiği' ve 'kınandığı" bildirildi. Söz konusu eylemlerin Birleşmiş Milletler Şartı'nın özellikle devletlerin egemenliğine saygı, hukuksal eşitlik ve güç kullanma yasağını düzenleyen 1. ve 2. maddelerinin açık ihlali olduğu kaydedildi. Açıklamada, saldırıların amacının, başta petrol ve madenler olmak üzere ülkenin stratejik kaynaklarını ele geçirmek ve ülkenin siyasi bağımsızlığını zorla ortadan kaldırmak olduğu savunuldu. Bu kapsamda Maduro'nun, ülke genelinde "dış müdahaleden kaynaklanan bir olağanüstü durum" ilan eden kararnameyi imzaladığı kaydedildi.
ABD basını: Trump saldırı emrini verdi
ABD'de yayın yapan CBS News, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Venezuela'da bulunan askeri tesisler dahil olmak üzere bazı hedeflere saldırı emri verdiğini belirtti. Saldırıların Noel günü gerçekleştirilmesinin değerlendirildiğini belirten yetkililer, Nijerya'da terör örgütü DEAŞ hedeflerine yönelik ABD hava saldırılarının öncelik kazanması nedeniyle bu planın ertelendiğini ileri sürdü. Yetkililer ayrıca, Noel sonrasındaki günlerde olumsuz hava koşulları nedeniyle harekatın bir süre bekletildiğini savundu.
Trump, Maduro ve eşinin yakalandığını duyurdu
Karakas'a yapılan saldırılardan birkaç saat sonra, ABD Başkanı Trump, Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşinin yakalandığını ve ülke dışına çıkarıldığını açıkladı. Trump, Truth Social paylaşımında, "ABD, Venezuela ve lideri Başkan Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlemiş ve Maduro, eşi ile birlikte yakalanarak ülke dışına çıkarılmıştır. Bu operasyon, ABD Kolluk Kuvvetleri ile işbirliği içinde gerçekleştirilmiştir. Ayrıntılar daha sonra açıklanacaktır. Bugün saat 11:00'de Mar-a-Lago'da bir basın toplantısı düzenlenecektir. İlginiz için teşekkür ederiz! Başkan DONALD J. TRUMP" açıklamasında bulundu. Daha sonra New York Times'a konuşan Trump, operasyonun başarısının iyi bir planlama ve sahadaki askeri unsurlar sayesinde sağlandığını savundu. Trump, "Çok iyi bir planlama vardı, çok güçlü ve çok yetkin askerler görev aldı. Açıkçası son derece başarılı bir operasyondu" ifadelerini kullandı. Öte yandan CBS News'e konuşan ABD'li yetkililer, Maduro'nun yakalanmasına yönelik operasyonun, ABD ordusunun seçkin birliklerinden Delta Force tarafından düzenlendiğini bildirdi. Cumhuriyetçi Senatör Mike Lee, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'ya dayandırarak ABD'nin Venezuela'ya yeni saldırı planlamadığını söyledi. Senatör ayrıca Rubio'nun, "Maduro ABD'de yargılanacak" açıklamasında bulunduğunu ileri sürdü.
Venezuela, Maduro için ABD'den kanıt istedi
Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, Devlet Başkanı Maduro ile eşinin nerede olduğunun bilinmediğini ve ABD'den hayatta olduklarına dair kanıt talep ettiklerini söyledi. ABD saldırısının ülke genelinde yetkililerin, askeri personelin ve sivillerin hayatına mal olduğunu aktaran Rodriguez, "Donald Trump hükümetinden, Başkan Maduro ve eşinin hayatta olduklarına dair acil kanıt talep ediyoruz" dedi.
Savunma Bakanı halka direniş çağrısı yaptı
Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez, ülkesinin "stratejik kaynaklarını ele geçirmeyi ve yönetimini değiştirmeyi hedefleyen ABD saldırılarının hedefi" olduğunu söyledi ve uluslararası topluma ABD'nin kınanması çağrısı yaptı. Venezuela Savunma Bakanı Lopez, "Venezuela halkı, ABD hükümeti tarafından gerçekleştirilen en acımasız askeri saldırıların hedefi olmuştur" dedi. Saldırıların başkent Caracas'taki Fuerte Tiuna Askeri Üssü ile Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerini hedef aldığını söyleyen Lopez, sivil yerleşim yerlerinin bombalandığına, ölü ve yaralı bilgisine ilişkin çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Lopez, saldırıların bölgede barış ve istikrarı tehdit ettiğine dikkati çekerek uluslararası topluma ve tüm çok taraflı kuruluşlara "Birleşmiş Milletler Şartı ve uluslararası hukuku açıkça ihlal eden ABD'nin kınanması" çağrısında bulundu. ABD'nin Venezuela'nın stratejik kaynaklarına yönelik "aç gözlülüğü" nedeniyle saldırılar düzenlediğini belirten Lopez, "uyuşturucu kaçakçılığı bahanesiyle" düzenlenen saldırıların "Venezuela'da bir yönetim değişikliğini zorlamayı ve ABD emperyalizminin sahte planlarına boyun eğdirmeyi amaçladığını" vurguladı. "Bize saldırdılar ama bizi yenemeyecekler." diyen Lopez, halkı birlik, direniş ve sükuneti koruma çağrısında bulundu.
ABD'nin Venezuela saldırısına dünyadan tepkiler
ABD'nin hukuksuz saldırılarına ve bir devlet başkanını kaçırmasına dünya genelinde tepkiler yükseldi. Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, sosyal edmya hesabında "Tüm dünyaya Venezuela'ya saldırdıklarını bildiriyorlar" diye yazdı. Petro, "Kolombiya Cumhuriyeti, barışın, uluslararası hukuka saygının, yaşamın ve insan onurunun korunmasının her türlü silahlı çatışmanın üstünde olması gerektiği inancını yinelemektedir" diye ekledi. Küba başkanı Miguel Diaz-Canel Bermudez, sosyal medyada yaptığı sert bir açıklamayla Washington'ı Venezuela'ya karşı "suç teşkil eden bir saldırı" gerçekleştirmekle suçladı ve acil uluslararası müdahale çağrısında bulundu. Diaz-Canel, ABD'nin eylemini yalnızca Venezuela'ya değil daha geniş anlamda Amerika kıtasına yönelik "devlet terörizmi" olarak nitelendirdi. İran Dışişleri Bakanlığı, "Amerikan ordusunun Venezuela'ya yönelik askeri saldırısını ve ülkenin ulusal egemenliğini ile toprak bütünlüğünün açıkça ihlal edilmesini şiddetle kınıyoruz" açıklamasında bulundu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, "Venezuela'ya dışarıdan herhangi bir yıkıcı askeri müdahale olmaksızın kendi kaderini belirleme hakkı garanti edilmelidir" açıklaması yaptı. Almanya hükümeti ise Venezuela'daki durumun endişeyle takip edildiğini vurgulayarak, "Kriz ekibi ilerleyen saatlerde toplanacak" açıklamasında bulundu. İspanya, Venezuela krizine barışçıl bir çözüm bulunması için arabuluculuk teklifinde bulundu. Konuya dair bir tepki de İnsanlığın Savunusunda Entelektüeller, Sanatçılar ve Toplumsal Hareketler Ağı'ndan (REDH) geldi. ABD'nin, sivilleri hedef aldığı gerekçesiyle savaş suçu işlediği belirtilen açıklamada, saldırılar "sömürgeci bir darbe" olarak nitelendirildi. Demokrat Partili ABD Senatörü Ruben Gallego, "Hayatımda gördüğüm en haksız ikinci savaş" ifadelerine yer vererek, savaşın yasa dışı olduğunu belirterek ABD'nin "dünya polisi" konumundan "dünya zorbası" konumuna bir yıldan az bir sürede geldiği ifade etti. Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, "Her koşulda uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'na saygı gösterilmelidir" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.


























































































