logo
24 MART 2026


Bu dükkana gelenler hiçbir şey alamadan dönüyor

Gümüşhane'de yaşayan 80 yaşındaki Halil İbrahim Cahit Erdoğan babasından kalan dükkanda babasının öldüğü 1971 yılından bugüne onun anısını yaşatmak için kalan hiçbir ürünü satmıyor

23.10.2022 11:02:00
Bu dükkana gelenler hiçbir şey alamadan dönüyor
Bu dükkana gelenler hiçbir şey alamadan dönüyor
Gümüşhane'de yaşayan 80 yaşındaki Halil İbrahim Cahit Erdoğan babasından kalan dükkanda babasının öldüğü 1971 yılından bugüne onun anısını yaşatmak için kalan hiçbir ürünü satmıyor.

Kent merkezindeki Atatürk Caddesi üzerinde 'Bulamadım Çarşısı' adlı geleneksel dükkanında 1936 yılından beri esnaflık yapan babasının anısını yaşatmak isteyen 80 yaşındaki Halil İbrahim Cahit Erdoğan, babasının öldüğü tarihten itibaren dükkanda bulunan hiçbir şeyi satmadı.

Haftanın belirli günlerinde dükkanı açan fakat iç düzeni de dahil olmak üzere hiçbir şeye müdahale etmeyen ve o dönemden kalan ürünleri satmayan Erdoğan, bu sayede babasının anısını yaşattığına inanıyor.

Dükkanına tanıdıkları geldiğinde bir bahaneyle gönderdiğini, tanımayanların gelmesi durumunda da emaneten baktığını söyleyerek hiçbir şey satmayan Erdoğan, ömrünün sonuna kadar ürünlerin raflarda duracağını söyledi.

'Babamdan sonra raflara hiç dokunmadım'

[51]

Bulamadım Çarşısı isimli dükkanında bulunan ürünlerin çoğunun fabrikasının dahi kapandığını ve ürünleri tekrar bulamayacağından dolayı da satmadığını söyleyen Halil İbrahim Cahit Erdoğan (80), 'Bizim ilk dükkanımız 1936 yılında Daltaban Mahallesi'nde açmıştık. O dükkanın kokusu hala nefsimde, beynimde, kalbimde. Daha sonra buraya taşındık. Burayı da bizden başkaları daha çok para vermelerine rağmen babama saygıları bol olduğu için babama layık gördüler.

1971'den beri bu mesleğin içerisindeyim. Burası babamın benim değil. Ben babam sağken burayı süslü dükkanlar gibi yapmak istedim ama babam beni kovdu. Vitrinleri değiştirecektim kovdu beni. O gün bugündür böyle. Burayı istesem süslerim püslerim ama gelesim yok.

Burada olan malzemeler o zamandan kalma. Beni tanıyarak buraya gelenleri başımdan savıyorum, beni tanımayanlara da emanet duruyorum diyorum. Bunları satsam yenisini nasıl alayım o nedenle satmıyorum. Onları gördükçe eskilere gidiyorum. Ölene kadar böyle devam edeceğim, buradaki malzemeleri satmayacağım. Bunları satsam aynı malzemeleri bulamam ki alayım. Ürünlerin çoğu piyasadan kalktı, fabrikaları da yok. Bu dükkan bana geçmişimizi hatırlatıyor" dedi.

"İnsanlar eskiden aradıklarını bulamayınca en son buraya gelirdi"

"İnsanlar aradığını bulamayıp en, son buraya geldiği için burasının ismi Bulamadım Çarşısı" diyen Erdoğan "Babam biraz dış görünüşü itibariyle çok ciddi soğukkanlı biriydi. Babam bu dükkanı bana bıraktı, mühim olan onun anısını, hayatını, onun teneffüs ettiği havayı teneffüs etmek. Yoksa marketler var ben de açardım. Ben burada babamın anısını devam ettiriyorum. Babamdan sonra hiç raflara dokunmadım. 1971'de ne ise o. Değiştirmek istediğimde de kovmuştu zaten' ifadelerini kullandı.

Adalar halkı: 'Mağduruz, sesimizi duyan var mı?'

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde CHP ve AKP üyelerinin komisyonda karar verip UKOME'den oy birliği ile çıkardıkları bir karar ile Adalar'da yasal olan üç tekerlekli araçları yasakladılar, esnafı ve ada halkını mağdur ettiler

24.03.2026 20:22:00 / Güncelleme: 24.03.2026 20:24:12
Hasan Gündoğdu
Adalar halkı: 'Mağduruz, sesimizi duyan var mı?'
Adalar halkı: 'Mağduruz, sesimizi duyan var mı?'
Engelli ve yaşlılar, evi uzak noktada olanlar mağdur oldu. Esnafa ve halka 4 tekerlekli araç alacaksınız diye bir dayatma yaptılar.

Türkiye'nin her yerinde yasal olan bu araçlar Adalar'da neden yasak oldu bunun cevabını hiçbir kurum vermiyor. Yetkililer, yolda yakaladığı her aracı vatandaşın elinden alıyor ya yediemine gönderiyor ya da altından kalkılamayacak bir ceza yazıyor.



Heybeliada'da esnaflık yapan İsmail Kırca, yaşadıkları mağduriyetten şikayetçi oldu ve ada Adalar halkı adına tepkisini şu sözlerle ifade etti:

"400 bin 900 bin arası aracımızı elimizden alıyorlar. Ekonominin bu kadar kötü olduğu esnafın ve halkın kan ağladığı bir yerde bu araçları alacak gücümüz yok. Lütfen yetkililer, bizi yönetenler sesimizi duyun.

Ben üç defa dosya verdim trafik şubeye. Bana en ağır demir işi esnaf olarak sana araç yok diye telefon açtılar.

Burası muz cumhuriyeti mi? Neden bize yazılı cevap verilmiyor? Neden ret olundu?

Ayrıca ben kendim araştırdım, benim dosyadan iş yeri ruhsatım kaybolmuş. İki evrağa sahip olamayan kurum olur mu?

Bu konuda çok mağduruz halkın çoğunluğu çok kızgın ama iki siyasi partiye üyesi oldukları için açık açık eleştiremiyorlar ne yazık ki.

Sesimizi duyun."

Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme: Duruşmada bir sanığın hayatını kaybettiği açıklandı

İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi'nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davanın görülmesine devam ediliyor. 8'inci duruşmada, tutuksuz bir sanığın hayatını kaybettiği öğrenildi. Savcılık bu sanığın dosyasının ayrılmasını istedi

24.03.2026 13:01:00
İHA
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme: Duruşmada bir sanığın hayatını kaybettiği açıklandı
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme: Duruşmada bir sanığın hayatını kaybettiği açıklandı
İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi'ne yönelik düzenlenen 2'inci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı.

Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61'e yükselmişti.

Adliyenin konferans salonunda Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen 8'inci duruşmada aralarında Fırat Sarı'nın da bulunduğu 4 tutuklu sanık ile bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.

Bir sanık hayatını kaybetti

Duruşmada, görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, tutuksuz sanıklardan Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi Cafer Akdur'un hayatını kaybettiğini, bu nedenle dosyasının ayrılmasını talep etti. Savcılık, dosyadaki tutuklu sanıkların da mevcut hallerinin ayrı ayrı devamını istedi. Duruşma, talebe ilişkin sanık avukatlarının savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi

Güngören Sanayi Mahallesi'nde kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan binaların bulunduğu alanlar, adeta birer harabeye dönüştü. Aradan geçen yıllara rağmen bir türlü yapılamayan inşaatlar nedeniyle araziler moloz ve çöp yığınlarıyla doldu. Bölge madde bağımlıların meskeni haline gelirken, mahalle sakinleri duruma tepki gösterdi

24.03.2026 12:17:00 / Güncelleme: 24.03.2026 12:29:28
İHA
Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi
Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi
Güngören Sanayi Mahallesi'nde kentsel dönüşüm vaadiyle yaklaşık 3 yıl önce yıkılan binaların yerini modern yapılar yerine çöp ve moloz dağları aldı. Belediye ekipleri tarafından temizlenmediği iddia edilen bu alanlar, hem çevre kirliliği hem de ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Mahalle sakinleri, belediyeye defalarca başvurduklarını ancak alanın bakımsız bırakılması nedeniyle tepkilerinin her geçen gün arttığını dile getiriyor.



Bölgedeki güvenlik sorununa dikkat çeken mahalle sakini Aydın Algün, durumun vahametini belirterek "Buraya akşam saat 10'dan sonra çıkamıyoruz, korkuyoruz; her türlü insan var. Kağıt toplayıcıları sürekli kamyonlarla geliyorlar, her sokaktalar. Tedirginlikten sokağa adım atamaz olduk. Ben çocuğumu bu bölgeden okula tek başına yollayamam, illa eşlik etmem gerekiyor. Burası tam 5 senedir kentsel dönüşüm adı altında bu şekilde terk edildi" şeklinde konuştu.



Kentsel dönüşüm sürecinin yanlış yönetildiğini savunan bir diğer vatandaş Halis Karakulak ise plansız yıkımlara tepki gösterdi. Karakulak, "Kentsel dönüşüm yapıyorsan ada bazlı yapacaksın. Komple yıkıp tek seferde inşaata başlayacaksın ki hem devlet hem de vatandaş kurtulsun. Burada tek bir bina yıkılıyor, bir yıl sonra yanındaki yıkılıyor. Ortaya çıkan manzara berbat. Görüldüğü gibi çevre kirlilik içinde ve burada her türlü asayiş olayı yaşanabilir" dedi.

Yaşlıların formda kalmasının en iyi 10 yolu

Yaşlılık demek yeni sorunlar demek... Sağlık sorunları ister istemez uç veriyor. Buna bazen yalnızlık da eşlik edebiliyor. Peki ne yapmalı? İşte 10 tavsiye...

24.03.2026 00:20:00
MURAT ÇORBACI
Yaşlıların formda kalmasının en iyi 10 yolu
Yaşlıların formda kalmasının en iyi 10 yolu


1. Her gün mümkün olduğunca uzun ve orta hızda yürüyüş yapın. Ancak yaşlılıkta düşme riski olduğu için güvenli bir yürüyüş yeri bulmanız gerekir.
2. Varsa evinizdeki merdivenleri günde birkaç kez çıkmak da iyidir.

3. Formda kalmak için koşu ve tempolu yürüyüş yararlıdır.
4. Yüzme de yararlı sporlardan biridir. Yaşlılıkta golf ve diğer bazı sporlar da oynanabilir.

5. Günde ortalama 7-8 saat kaliteli uyku çok önemlidir.
6. Bol su içmek vücut fonksiyonlarınızı iyileştirmeye yardımcı olur. Sık sık idrar yapıyorsanız, gece su içmeyin çünkü düşme riskini artırır ve uykunuzu bozabilir.

7. Yoksullara yardım eden gruplara katılın ve hasta insanları ziyaret edin, bu ruh sağlığınızı iyileştirecektir.
8. Olumlu düşünün ve her zaman umutlu olun. Mümkün olduğunca olumlu şeyler izleyin, konuşun, duyun.

9. Affedin ve unutun. Dünyada her şey geçicidir. Herkese sevgi gösterin. Bu, içsel şifa bulmanıza ve fiziksel sağlığınızı iyileştirmenize yardımcı olacaktır. Bu, hayatta mutluluk için önemlidir.
10. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinizi vaktinde yerine getirin. Günde en az yarım saat Kur'an-ı Kerim okuyun veya dinleyin. Düzenli olarak dua edin.

Şekerin vücuda 6 ciddi zararı


Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, şekerli besinlerin neden tüketilmemesi gerektiğini, vücuda çok önemli zararlarını anlattı.

24.03.2026 00:10:00
MURAT ÇORBACI
 Şekerin vücuda 6 ciddi zararı
 Şekerin vücuda 6 ciddi zararı

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), günlük enerji gereksiniminin ortalama yaklaşık 10'unun şekerden alınabileceğini ancak uzun vadeli hedefin yüzde 5 ve altı olduğunu vurgulamakta. Örneğin enerji gereksinimi 2000 kalori olan bir birey, günde maksimum 200 kalorisini basit şekerden alabilir ki bu da ortalama bir küçük porsiyon tatlıya eşit. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, şekerli besinlerin neden tüketilmemesi gerektiğini, vücuda çok önemli zararlarını anlattı.

Kalp ve damar hastalıklarına yol açıyor

Aşırı şeker tüketimi nedeniyle karaciğerde trigliserid adı verilen yağ asitleri artarak, damar duvarlarında birikmeye başlar. Zamanla damar yapısı bozulup damar sertliği ve diğer kalp hastalıklarına yol açar. Artan şeker tüketimiyle karın çevresi yağlanması ve bel çevresinin artması kalp hastalıkları açısından önemli diğer risk faktörlerindendir. Bu nedenle şeker ve tatlı tüketimini azaltıp, kalp ve damar sağlığı için yeşil yapraklı sebzeler başta olmak üzere, sebze, meyve, çiğ kuruyemiş vb liften zengin gıdalara beslenmede yer vermek gerekir.

İnsülin direnci ve Tip-2 diyabet riskini artırır

Şeker gibi basit karbonhidratlar yedikten sonra kana çok hızlı karışarak kan şekerini hızla yükseltir. Bu nedenle, vücudun, kan şekeri metabolizmasını düzenleyen hormonlardan biri olan insüline verdiği cevap bozularak insülin direncinin oluşmasına ve tip-2 diyabet riskinin artmasına yol açar. Özellikle ailede diyabet öyküsü olanlar şeker ve tatlıyı sınırlandırmalıdır. Eğer son zamanlarda fazla şeker tüketiyor, tatlı yeme isteğinizin arttığını düşünüyorsanız mutlaka bir hekim ile görüşüp insülin direnci ve diyabet ile ilgili kontrollerinizi yaptırmalısınız.

Karaciğer yağlanmasına neden olur

Son zamanlarda alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması gençlerde de yaygınlaşıyor. Bunun öncelikli nedenlerinin başında; basit şeker, hazır paketli ürünler ve tatlılarda kullanılan fruktoz şurubu tüketiminin artması geliyor. Sofra şekeri ve yüksek fruktoz büyük ölçüde karaciğerde işlenir ve fazla tüketildiğinde karaciğer bu enerjiyi yağa dönüştürür. Karaciğer yağlanmasının artması sağlığı olumsuz etkiler. Tüketim sıklığına ve porsiyonlara dikkat etmek, işlenmiş ve etiket bilgisinde fruktoz şurubu içeren gıdalardan uzak durmak gerekir.

Obeziteye zemin hazırlar

Yüksek şeker içeren besinler; kalorisi yüksek ve karbonhidrat ağırlıklı olup, vücut için gerekli vitamin-minerallerden ise oldukça fakirdir. Genellikle protein ve liften düşük oldukları için sık acıkmanıza, kan şekeri dengesizliği nedeniyle sürekle tatlı tüketme isteğinizin artmasına yol açar. Bu da kişiyi bitmeyen bir kısır döngüye sokarak, gün içerisinde alınan toplam kalori miktarının artmasına, kilo artışına ve uzun vadede obeziteye zemin hazırlar.

Diş çürüklerini artırır

Şeker tüketimi diş minesinin zarar görmesine, çürüklere ve buna bağlı diş kayıplarına neden olurken ağız sağlığını da olumsuz etkiler. Şekerli besin tükettikten sonra ise mutlaka dişleri fırçalamak gerekir.

Bağımlılık yaratır

Yüksek miktarda şeker tüketimi hem metabolik hem de nörobiyolojik süreçleri etkiler. Hızlı emildiği için kan şekerinde ani yükselmelere ve ardından hızlı düşüşlere neden olarak yeniden tatlı, şekerli gıda tüketme isteğine yol açar. Aynı zamanda beynin ödül merkezinde dopamin salınımını artırarak kısa süreli haz duygusu ve buna bağlı daha fazla tüketme isteğine sebep olur. Bu nedenle şeker ve tatlının ödül yerine tüketilmemesi haz duygusu ile örtüşmemesi açısından önemlidir.

Zonguldak'ta hemşire spor yaparken öldü


 
 
Zonguldak'ta spor salonunda fenalaşan hemşire Eda Kerim Tekin (47) yaşamını yitirdi.

23.03.2026 23:19:00 / Güncelleme: 23.03.2026 23:22:32
Haber Merkezi/AA
 Zonguldak'ta hemşire spor yaparken öldü
 Zonguldak'ta hemşire spor yaparken öldü

Zonguldak'ta spor salonunda fenalaşan kadın yaşamını yitirdi. Türk Kızılay Zonguldak Şubesinde görevli hemşire Eda Kerim Tekin (47), Bahçelievler Mahallesi'ndeki bir spor salonunda antrenman yaptığı sırada fenalaştı.
İhbar üzerine salona gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Tekin, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesine kaldırıldı.
Tekin, burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Türk Kızılay Zonguldak Şube Başkanı Kürşat Yağız, Tekin'in 21 yıldır Türk Kızılayına hizmet ettiğini belirterek, "Çok sevdiğimiz, iyi bir insandı. Allah'tan rahmet, ailesi ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum" dedi.

Hemşire Tekin'in Bartın AK Tıp Merkezinde Fizik Tedav Uzmanı olarak görev yapan Dr. Yasin Tekin'in eşi olduğu öğrenildi.

Fatih'te çöken binaların çevresinde hasar tespiti yapıldı

Fatih'te doğalgaz patlamasıyla çöken binaların ardından çevrede hasar tespit çalışması başlatıldı

23.03.2026 13:46:00 / Güncelleme: 23.03.2026 13:49:11
İHA
Fatih'te çöken binaların çevresinde hasar tespiti yapıldı
Fatih'te çöken binaların çevresinde hasar tespiti yapıldı
Fatih'te dün Ayvansaray Mahallesi'nde dün doğalgaz patlamasında bitişik olan iki bina çökmüştü. Enkaz altından 10 kişi yaralı olarak kurtarılırken, mahalleli tarafından pamuk teyze olarak tanınan 65 yaşındaki Semra Urunca ise hayatını kaybetmişti.



Fatih Belediyesi Arama Kurtarma (FARK) ekipleri, bugün çevrede hasar tespit çalışması başlattı.



Hasar gören binalarda detaylı inceleme yapılıyor. Evlerine giremeyen vatandaşların barınma ihtiyaçlarının karşılanması için destek sağlandığı öğrenildi.



Mahalle sakini Erkan Karabiga "Yatıyorduk, gürültü sesine kalktık. Baktık bina yıkılmış. Enkaz altında kalan insanlar da oldu. Allah yardımcısı olsun. İçerde tanıdık vardı. Bir tanesi kötü halde, yaşam mücadelesine bağlıymış. Kendisini tanırım mahalle insanıydı. İyi insandı Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun" dedi.



Yetkililer, olayın kesin nedeninin yapılacak teknik incelemelerin ardından netlik kazanacağını belirtti.

İBB Davası'nda üçüncü hafta

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası, geçen hafta savunması tamamlanmayan Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas'ın savunmasıyla 8'inci günde devam ediyor

23.03.2026 10:52:00
Haber Merkezi
İBB Davası'nda üçüncü hafta
İBB Davası'nda üçüncü hafta
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşması üçüncü haftada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.

Duruşmanın 8'inci gününde, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi. Bazı tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edildi.

Tutuklu sanıklar saat 10.15 itibarıyla jandarma eşliğinde salona getirilmeye başlandı. İzleyici kısmından ise sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı. Ekrem İmamoğlu saat 10.40'da salona getirildiğinde ise tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı.

Ali Sukas, geçen hafta 3 saaat süren 69 sayfalık savunmasının 45 sayfalık kısmını tamamlayabilmişti. Sukas, kalan 24 sayfalık savunmasına  devam ediyor.

Kapalı Çarşı'da meydan muharebesi

Bursa'da tarihi çarşıda iki grup arasında çıkan kavga, adeta meydan muharebesine döndü. Yumrukların havada uçuştuğu anlar saniye saniye kameraya yansırken, panik yaşayan vatandaşlar olay yerinden uzaklaşmaya çalıştı

23.03.2026 10:46:00
İhlas Haber Ajansı
Kapalı Çarşı'da meydan muharebesi
Kapalı Çarşı'da meydan muharebesi
Olay, merkez Osmangazi ilçesi Kapalı Çarşı'da meydana geldi. Çarşı içerisinde henüz bilinmeyen bir nedenle iki grup arasında başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Bir anda onlarca kişinin dahil olduğu olayda taraflar birbirine yumruk ve tekmelerle saldırdı.

Yaşanan arbede sırasında çevrede alışveriş yapan vatandaşlar büyük korku yaşadı. Bazı vatandaşlar kavgayı ayırmak için araya girerken, bazıları ise o anları cep telefonu kameralarıyla kaydetti.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Kavgayı ayırmakta güçlük çeken vatandaşların ardından bölgeye ulaşan ekipler, tarafları ayırarak ortamı sakinleştirdi. Polis ekiplerinin müdahalesiyle kavga sonlandırılırken, tarafların bir süre sonra dağıldığı öğrenildi.

Ara tatil sonrası ilk ders zili çaldı

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen, bu eğitim ve öğretim yılının ikinci ara tatilinin ardından dersbaşı yaptı

 

23.03.2026 10:34:00
Anadolu Ajansı
Ara tatil sonrası ilk ders zili çaldı
Ara tatil sonrası ilk ders zili çaldı

Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) takvimi doğrultusunda ikinci dönem ara tatili 16-20 Mart tarihlerinde uygulandı.

Öğretmenler, ara tatilde mesleki çalışma programlarını okula gitmeden çevrim içi olarak gerçekleştirdi.

İkinci ara tatilin ardından ülke genelinde merkez ve tüm ilçelerde yaklaşık 18 milyon öğrenci, 1,2 milyon öğretmen dersbaşı yaptı.

Ankara'nın Yenimahalle ilçesindeki Nasreddin Hoca Ortaokulu'ndaki öğrenciler de sabah saatlerinde okullarına geldi.

Bahçede İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından öğrenciler sınıflarına geçti. Öğretmenler de ara tatilin ardından ilk dersini verdi.

Okulun 5. sınıf öğrencilerinden Mehmet Akif Bican, ara tatilde bol bol kitap okuduğunu ve ailesiyle vakit geçirdiğini söyledi.

Ramazan Bayramı dolayısıyla büyüklerini ziyaret ettiğini belirten Bican, "Onlardan harçlık topladım. Özellikle bol bol dinlendim ve ders çalıştım." dedi.

6. sınıf öğrencisi Sena Kalem de ara tatil sonrası sınavları başlayacağı için ders çalıştığını aktardı.

Aynı zamanda ara tatilde dinlenme fırsatı bulduğunu da kaydeden Kalem, "Bayram dolayısıyla büyüklerimi ziyaret ettim, bayramlaştım. Ellerini öptüm ve şeker topladım." diye konuştu.

LGS sınavı 14 Haziran, YKS 20-21 Haziran'da yapılacak

Resmi ve özel ortaokullar ile imam hatip ortaokullarının 8. sınıflarında öğrenim gören öğrenciler, fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, Anadolu imam hatip liseleri, proje okulları, mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programlarına seçilmesi amacıyla Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav 14 Haziran'da yapılacak.

Lise son sınıf öğrencileri ile mezunlar, 20-21 Haziran'da Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) heyecanını yaşayacak. YKS birinci oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT) 20 Haziran'da, ikinci oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve üçüncü oturum Yabancı Dil Testi (YDT) ise 21 Haziran'da yapılacak.

2025-2026 eğitim öğretim yılı ikinci dönemi 26 Haziran'da sona erecek.

"Şimdi hedeflerimizi belirleyerek bu doğrultuda çalışma vakti"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, NSosyal hesabından ara tatil sonrası okulların açılmasına ilişkin paylaşımda bulunarak, şunları kaydetti:

"Sevgili öğrencilerim, bayram sevinciyle birleşen ara tatilde dinlenerek zihinlerinizi tazelediniz. Arkadaşlarınızla oyunlar oynayarak tatilin tadını doyasıya çıkardınız. Bu kısa aranın ardından bugün okullarımıza kavuştuk. Şimdi hedeflerimizi belirleyerek bu doğrultuda çalışma vakti. Yeni dönemde sizlere rehberlik eden ve her zaman sizi destekleyen kıymetli öğretmenlerimize çalışmalarında kolaylıklar, sizlere başarılar diliyorum. Haftanız güzel olsun." 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.