logo
22 MART 2026


Bu nasıl adalet?

Adalet Bakanlığı'nın Türkiye genelinde 330 olarak ilan ettiği icra katipliği kadrosu için yapılacak sınavına yaklaşık 14 bin vatandaşımız başvuruda bulundu.

24.01.2016 00:00:00
Toplam 13 bin 398 kişinin başvurduğu ancak yalnızca 6 bin 600 başvurunun kabul edildiği sınav için listeye giren memur adayları ilan edilen kadrolar için kıyasıya yarışacak. 30-31 Ocak ve 1 Şubat tarihlerinde başvurusu kabul edilenlerin 6 bin 600 aday klavye uygulama sınavına girerek 3 dakikada en az 90 kelime yazarak mülakat sınavlarına kalabilmek için ter dökecek. 
İşte bazı kadrolar ve başvuru sayıları.
İstanbul 110 kadro için 2200 kişinin başvurusu kabul edildi.
Ankara 41 kadro için 820 kişinin başvurusu kabul edildi.
İzmir 29 kadro için 580 kişinin başvurusu kabul edildi.

İşte tüm başvuru listesi

Bakanlığın resmi sitesinden yaptığı açıklama şöyle;

 Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce ilan edilen icra katipliği sınavı uygulama sınavına katılmaya hak kazanan adayları gösterir liste ekte yayınlanmıştır.

İcra Katipliği Uygulama sınavı 30 Ocak 2016 Cumartesi - 31 Ocak 2016 Pazar ve 01 Şubat 2016 Pazartesi tarihlerinde Elvanköy İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde yapılacaktır. (Oğuzlar Mah. Prof. Dr. Necmettin Erbakan Cad. No:56 Etimesgut/ANKARA)

Uygulama sınavı yukarıda belirtilen tarihlerde öğleden önce ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılacaktır. Öğleden önceki oturum saat 09.00'da başlayıp 13.00'te sona erecektir. Öğleden sonraki oturum ise saat 13.30'da başlayacak ve belirtilen gün için ilan edilen bütün adayların uygulama sınavı bitinceye kadar devam edilecektir.

Uygulama sınavına öğleden önce girecek adayların en geç 08.30'da, öğleden sonra girecek adayların ise en geç 12.30'da uygulama sınavının yapılacağı Elvanköy İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde hazır bulunmaları gerekmektedir.
Üzerinde T.C. Kimlik numarası bulunan, geçerli bir kimlik belgesi olmayan adaylar uygulama sınavına alınmayacaktır.

Sınav giriş belgeleri uygulama sınavı öncesinde sınav mahallinde verilecektir.

Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?


 
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Aybars Kıvrak, çocuğun boyunun uzamasına yardımcı olmak için bir dizi faktörün göz önünde bulundurulması gerektiğine işaret ederek, "Boy uzaması, genetik faktörlerin yanı sıra beslenme, fiziksel aktivite, uyku ve genel sağlık durumuyla da yakından ilişkilidir" dedi.

22.03.2026 18:52:00 / Güncelleme: 22.03.2026 18:57:07
MURAT ÇORBACI
Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?
Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Aybars Kıvrak, çocuğun boyunun uzamasına yardımcı olmak için bir dizi faktörün göz önünde bulundurulması gerektiğine işaret ederek, "Boy uzaması, genetik faktörlerin yanı sıra beslenme, fiziksel aktivite, uyku ve genel sağlık durumuyla da yakından ilişkilidir" dedi.

Kıvrak, şunları kaydetti: "Çocuğun boyunun uzamasında beslenme büyük bir rol oynar. Sağlıklı bir büyüme için gerekli olan vitaminlerin ve minerallerin alımına özen gösterilmeli. Özellikle kalsiyum, D vitamini, protein ve çinko gibi besin öğeleri boy uzamasında kritik öneme sahiptir.
Ayrıca düzenli egzersiz yapmak, büyümeyi teşvik eden büyüme hormonu üretimini artırabilir. Çocuğunuzu spor yapmaya teşvik edin. Basketbol, yüzme, jimnastik ve koşu gibi aktiviteler, kas ve kemik gelişimini destekler ve büyüme plaklarına olumlu etki yapar. Çocuğunuz spora başlamadan önce bir ortopedi uzmanından görüş almanız önerilmektedir.

Dahası büyüme hormonları, uyku sırasında özellikle derin uyku evresinde salgılanır. Bu nedenle, çocuğunuzun düzenli ve yeterli uyuması çok önemlidir. Çocukların yaşına göre uyku süreleri farklılık gösterir, genel olarak okul öncesi çocukların 10-13 saat, okul çağındaki çocukların ise 9-11 saat uyuması önerilir. Unutulmamalıdır ki, genetik faktörler çocuğunuzun boyunu belirleyen en önemli etmenlerden biridir. Anne ve babanın boyu, çocuğun boy potansiyelini büyük ölçüde etkiler.

Ancak yukarıda belirtilen yaşam tarzı ve beslenme önerileri, çocuğunuzun genetik potansiyelini en iyi şekilde gerçekleştirmesine yardımcı olabilir. Son olarak eğer çocuğunuzun boy uzamasıyla ilgili endişeleriniz varsa, bir doktora veya beslenme uzmanına danışmanız faydalı olabilir. Doktorunuz, gerekli görürse bazı besin takviyeleri önerebilir. Ancak, bu tür takviyeler doktor kontrolünde ve önerisi doğrultusunda kullanılmalıdır."

10 soruda sağlığınızı test edin


 
 
Günümüzde sıkça sorulan bir soru var: "80 yaş yeni 60 mı?" Zira eskiden 'ileri yaş' olarak kabul edilen dönemler artık yeniden tanımlanıyor, bugün 80 yaşındaki birçok birey aktif, üretken ve bağımsız bir yaşam sürdürebiliyor. Peki sizin takvim yaşınız 80'e geldiğinde, biyolojik yaşınız 60 olabilecek mi? 

21.03.2026 22:45:00 / Güncelleme: 21.03.2026 22:51:41
MURAT ÇORBACI
10 soruda sağlığınızı test edin
10 soruda sağlığınızı test edin

İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ, yapılan bilimsel çalışmaların 80 yaşına ulaşanların 60 yaşındaki gibi olabileceğini ortaya koyduğunu söylüyor. Nasıl mı? Prof. Dr. Karadağ, "Geriatri yani yaşlılık bilimi alanındaki çalışmalar ve klinik gözlemlerimiz, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının biyolojik yaşımızı önemli ölçüde etkileyebildiğini, uzun ve sağlıklı yaşam için 10 temel kuralın 10'unu da uygulamak gerektiğini gösteriyor" dedi. Prof. Dr. Karadağ, 10 sorudan oluşan test hazırladı.

1. Sağlıklı besleniyor musunuz?

Sağlıklı yaş almanın temel taşlarından biri dengeli ve yeterli beslenmedir. İlerleyen yaşla  metabolizma değişir, kas kütlesi azalabilir ve bazı vitamin-mineral ihtiyaçları artabilir. Bu nedenle sebze, meyve, tam tahıl, sağlıklı yağlar ve kaliteli protein kaynaklarından zengin  beslenme düzeni önemlidir. Çok sayıda bilimsel çalışma; özellikle Akdeniz tipi beslenmenin kalp ve beyin sağlığını güçlendirdiğini, uzun ve sağlıklı yaşamı desteklediğini göstermektedir.

2. Kaslarınızı düzenli çalıştırıyor musunuz?

Yaş ilerledikçe kas kütlesi azalır. Vücut ağırlığı değişmese bile yağ oranı artar, kas oranı geriler. Bu da hareket kabiliyetini önemli ölçüde olumsuz etkileyebilir. Ancak iyi haber şu ki; kaslar her yaşta çalıştırılabilir. Prof. Dr. Karadağ "Klinik gözlemlerimizde, 70–80 yaşında egzersize başlayan bireylerde bile kas gücünde ve denge kapasitesinde belirgin iyileşmeler görülebilmektedir. Dolayısıyla kaslarınızı mutlaka güçlendirmeye başlamalısınız" dedi.

3. Düzenli yürüyüş ve direnç egzersizi yapıyor musunuz?

Yaşlılıkta en büyük risk çoğu zaman hastalık değil, hareketsizliktir; kas kaybı, denge sorunları, hücrelerin yaşlanması ve bağımsızlığın azalmasına yol açar. İleri yaşlarda haftada toplam en az 150 dakika orta düzey fiziksel aktivite (hafif ağırlık çalışmaları, düzenli yürüyüşler, direnç egzersizleri vb) yapmak kasları ve kalp-damar sistemini destekler, uyku kalitesini artırır, depresyon riskini azaltır ve bilişsel fonksiyonların korunmasını sağlar.

4. Beyninizin sınırlarını zorluyor musunuz?

Beyin de tıpkı kaslar gibi çalıştıkça güçlenir. Kitap okumak, yeni bir şey öğrenmek, bulmaca çözmek, müzikle ilgilenmek veya yeni hobiler edinmek zihinsel sağlığı destekler.


5. Sosyal bağlarınızı güçlendiriyor musunuz?

Yapılan bilimsel araştırmalar; yalnızlığın sağlık ve yaşlanma üzerinde sigara kadar olumsuz etkiler yaratabileceğini göstermektedir. Sosyal ilişkiler yaşam motivasyonunu artırır. Aile ilişkileri, bir dostunuzla sohbet, arkadaş görüşmeleri, grup aktiviteleri ve gönüllülük çalışmaları ileri yaşta hem ruh sağlığı hem de bilişsel sağlık için önemli koruyucu faktörlerdir. Unutkanlık ve depresyona karşı da ilaçlardan çok daha etkilidir.


6. Protein kaynaklarını yeterli tüketiyor musunuz?

Prof. Dr. Berrin Karadağ "Yaşlılık döneminde protein ihtiyacı genellikle göz ardı edilir. Oysa kas sağlığını korumak için yeterli protein alımı büyük önem taşır. Balık, yumurta, süt ürünleri, baklagiller ve kaliteli bitkisel protein kaynakları günlük beslenmede yer almalıdır. Özellikle egzersiz ile birlikte yeterli protein alımı kas kaybını azaltmada önemli rol oynar. Kas kaybı (sarkopeni) riskini ne kadar öteleyebilirsek, o denli dinç, aktif ve dinamik yaş alabiliriz" dedi.

7. Yeterli ve kaliteli uyuyor musunuz?

Uyku vücudun kendini yenilediği en önemli süreçlerden biridir. Bilimsel çalışmalar; yetişkinlerin günde 7-8 saat kaliteli uykuya ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Yetersiz veya düzensiz uyku, bağışıklık sisteminin zayıflamasına, kilo artışına, kalp-damar hastalıklarına ve hafıza sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, aynı saatlerde yatıp kalkmaya, karanlık ve sessiz ortamda uyamaya ve uyumadan önce ekran kullanımını kısıtlamaya özen gösterin.


8. Stresinizi yönetebiliyor musunuz?


Yapılan araştırmalara göre; uzun süreli ve kontrolsüz stres kalp hastalıkları riskini artırıyor,  bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Stresi kontrol altında tutmak ise hem ruh sağlığını hem de uzun vadede fiziksel sağlığı korumada önemli rol oynuyor. Stresi yönetebilmek için; düzenli fiziksel aktivite, nefes egzersizleri, doğada zaman geçirmek, sosyal ilişkileri güçlendirmek ya da gerekirse profesyonel destek almak önemlidir.

9. Tütün ürünleri, sigara dumanı ve alkolden uzak mısınız?


Sigara içmek de, dumanına maruz kalmak da vücuda son derece zarar vermektedir. Aşırı alkol tüketimi ise karaciğer hastalıklarından kalp sorunlarına kadar pek çok sağlık problemine yol açabilir. Uzun ve sağlıklı bir yaşam için tütün ürünlerinden, elektronik sigaradan tamamen uzak durmak ve alkol tüketimini bırakmak gerekiyor. Bu alışkanlıklardan uzak durmak, yaşam süresini ve yaşam kalitesini artıran en önemli adımlardan biri olarak kabul edilmektedir.


10. Düzenli muayene oluyor musunuz?

Sağlıklı yaş almanın olmazsa olmazlarından biri düzenli sağlık kontrolleridir. Tansiyon, diyabet, kemik sağlığı, görme ve işitme gibi birçok durum erken dönemde fark edildiğinde çok daha kolay yönetilebilir. Prof. Dr. Karadağ "Geriatri yaklaşımında amaç yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil; bağımsız yaşamı mümkün olduğunca uzun süre korumaktır. Bu nedenle de düzenli sağlık kontrolleri ile yaşımız ilerlemiş olsa bile, kendi işimizi kendimiz görmeye, aktif hayata katılmaya ve hayattan keyif almaya devam edebiliriz" dedi.

İsrail'in gözü Anadolu'da


 
Çin-Kanada asıllı eğitimci, yorumcu ve Youtuber Ciang Şüeçin, "İsrail'in 'Büyük İsrail Projesi' adı verilen bir hedefi var. Haritanın tamamına bakıldığında bu, Anadolu'ya, Türkiye'nin güneyine ve hatta Suudi Arabistan'a kadar uzanıyor" dedi.

21.03.2026 22:43:00
Haber Merkezi/AA
İsrail'in gözü Anadolu'da
İsrail'in gözü Anadolu'da

Youtuber kimliğiyle ön plana çıkan eğitimci Ciang Şüeçin, ABD'li gazeteci Tucker Carlson'a verdiği mülakatta, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

İsrail'in gözü Anadou'da

Söz konusu savaşın en çok "İsrail'in lehine olduğunu" söyleyen Ciang, "Çünkü İsrail'in 'Büyük İsrail Projesi' adı verilen bir hedefi var. Haritanın tamamına bakıldığında bu, Anadolu'ya, Türkiye'nin güneyine ve hatta Suudi Arabistan'a kadar uzanıyor" ifadelerini kullandı. Ciang, oyun teorisine göre İsrail'in "Büyük İsrail Projesi"ni gerçekleştirmesinin önündeki en büyük engelin İran değil ABD olduğunu savunarak, şu ifadeleri kullandı: "İsrail baskın hale gelirse, Orta Doğu'nun egemen gücü olur. ABD'yi denklemden çıkarmanın bir yolunu bulması gerekiyor. Ve açıkçası bu savaş, ABD'nin gücünün sınırlarını da ortaya koydu."

ABD halkı savaşı istemiyor

ABD halkının savaş istemediğini söyleyen Ciang, ne olursa olsun ABD'nin Orta Doğu'dan çekilmek zorunda kalma ve İsrail'in projesini gerçekleştirme ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi.

ABD ordusu çok hantal

İsrail'in, ABD'yi Orta Doğu'dan çıkarabilmek için bu savaşa sürüklediği görüşünü paylaşan Carlson, İsrail'in bu hedefinde başarılı olup olmayacağını sordu. Ciang ise bu soruyu, "Savaşın gidişatına bakılırsa, bu plan işe yarayacak gibi görünüyor. Bunun nedeni ise ABD ordusunun yıllardır gerçek bir savaşta yer almamış olması" şeklinde yanıtladı.
İran'daki durumun 2003'teki Irak'tan çok daha farklı olduğunu vurgulayan Ciang, ABD ordusunun da bu savaşı istemediği değerlendirmesinde bulundu.

İran dronlarla devasa gemileri püskürttü

Ciang, ABD'nin "yıkıcı güce" sahip çok sayıda gemiyle İran'ı tehdit ettiğini ancak bu gemilerin dronların hedefi olmamak için İran'a çok yaklaşamadığını ve bu yüzden "işe yaramadığı"nı savundu. İran'ın 20 yıldan fazla süredir hazırlandığını ve ABD'nin hamlelerini bildiğini ifade eden Ciang, "ABD ordusu çok hantal ve İran ordusu kadar çevik ve dirençli değil." dedi.

İsrail rasyonel davranmıyor

ABD'nin İsrail'i kontrol altına almasının mümkün olup olmadığı sorusuna Ciang, İsrail'in "rasyonel" davranmadığı yanıtını verdi. Ciang, "İsrail'den gelen videolarda din insanları, savaşın Tel Aviv'i yerle bir etmesine rağmen iyi olduğunu çünkü bu sayede Mesih'in geleceğini söylüyorlar. İsrail'in en büyük baskı altında olduğunda ve varlığı tehdit edildiği zamanda Tanrı'nın müdahale edeceğine inanıyorlar" diye konuştu. Ciang, "Amerikalıların dörtte biri Evanjelik ve bu kişilerin çoğu da Hristiyan siyonist. Dolayısıyla, İsrail'in, Tanrı'nın planının gerçekleşmesi ve İsa'nın geri dönüşü için hayati bir öneme sahip olduğuna inanıyorlar." dedi. Milyonlarca üyesi olan "İsrail İçin Birleşen Hristiyanlar Örgütü"nü (CUFI) hatırlatan Ciang, "Bu kişiler, Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini ve Orta Doğu'daki çatışmaların büyük kısmını finanse eden kişiler" ifadesini kullandı. Ciang ayrıca, "Hristiyan siyonizminin" ABD'de çok önemli bir siyasi güç olduğunu dile getirdi.

Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı

Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan'ın Midilli Adası'nda geçiren Türk tatilciler, adada şap hastalığı salgını nedeniyle greve giden Midilli çiftçilerin başlattığı eylemler nedeniyle adada mahsur kaldı

21.03.2026 19:40:00 / Güncelleme: 21.03.2026 19:59:08
İHA
Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı
Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı
Midilli Adası'nda şap hastalığı salgını nedeniyle çiftçiler greve gitti. Limanın içinde de eylem yapan çiftçiler, limanın girişini ellerinde sopalarla kapatarak, Ayvalık ve Aliağa'ya dönmek isteyen feribotların iskeleden ayrılmasına engel oldu.



Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan'ın Midilli Adası'nda geçiren Türk tatilciler, eylemler nedeniyle adada mahsur kaldı.



Edinilen bilgilere göre, çiftçilerin liman içindeki Türk tatilcilerinin sadece iki feribotla geri dönmesi şartıyla Türkiye'ye dönmelerine izin verdikleri, ancak liman dışında kalan Türk tatilcilerin ise limana sokulmamalarına yönelik eylemlerini sürdürdükleri öğrenildi.

Ordu'da kıyıya insansız deniz aracı vurdu

Ordu'nun Ünye ilçesinde sahilde insansız deniz aracı (İDA) bulundu

21.03.2026 16:25:00 / Güncelleme: 21.03.2026 16:30:12
İHA
Ordu'da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
Ordu'da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
Olay, ilçeye bağlı Yüceler Mahallesi sahilinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sahilde bir cismin bulunduğunu fark eden vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi.



Yapılan incelemede cismin insansız deniz aracı (İDA) olduğu değerlendirildi.



Bölgede jandarma ekipleri tarafından güvenlik önlemleri alınırken, çevre güvenlik çemberine alındı. Yapılacak detaylı incelemenin ardından İDA'nın yaklaşık 2 mil açığa çekilerek imha edileceği öğrenildi.



Olayla ilgili inceleme sürüyor.

Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu

İstanbul'da trafik yoğunluğu bayramın ikinci gününde yağışında etkisiyle arttı. Trafik yoğunluğu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cep Trafik verilerinde öğlen saatlerinde yüzde 62 olarak ölçüldü

21.03.2026 16:22:00 / Güncelleme: 21.03.2026 16:25:23
İHA
Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu
Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu
Ramazan Bayramı'nın ikinci gününde yağmurun da etkisini göstermesiyle birlikte İstanbul'da trafik yoğunluğu yaşanıyor.



İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trafik Yoğunluğu Haritası verilerine göre, trafik yoğunluğu saat 13:28 itibarıyla yüzde 62'ye ulaştı.



Öğle saatlerinde Hacıoğlu E-5 Ankara istikametinde her uzun araç kuyrukları oluştu.

Diyanet İşleri Başkanı'ndan Ramazan Bayramı mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş bayram mesajında, "Bayram günlerini birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, gönülden gönüle köprüler kurmak için bir fırsat olarak değerlendirelim" ifadelerini kllandı

20.03.2026 10:19:00
Anadolu Ajansı
Diyanet İşleri Başkanı'ndan Ramazan Bayramı mesajı
Diyanet İşleri Başkanı'ndan Ramazan Bayramı mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, "Bayramlar, kardeşlik bilincinin güçlendiği, muhabbet ve dayanışmanın çoğaldığı ve bizi biz yapan değerlerin hayat bulduğu bereketli zamanlardır. Bu sebeple bayram günlerini birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, gönülden gönüle köprüler kurmak için bir fırsat olarak değerlendirelim." ifadesini kullandı.

Arpaguş, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, zamanın insana emanet edilen en kıymetli hazine olduğunu belirtti.

Ömür sermayesi durmaksızın akıp giderken insanın bu yolculukta en büyük kazancının, vaktin değerini hakkıyla idrak edebilmesi ve onu en güzel şekilde değerlendirebilmesi olduğuna işaret eden Arpaguş, şunları kaydetti:

"Ramazan, bizlere vaktin önemini yeniden hatırlatan, hayatın geçici telaşları içinde yorulan kalplerimizi ibadet bilinciyle imar eden, iman, sabır ve şükür denkleminde yaşamayı öğreten ilahi bir mektep oldu. Bizler, oruç ibadetiyle açlık ve susuzluk karşısında sabrı öğrendik. Sahip olduklarımızın kıymetini daha iyi idrak ederek şükre yöneldik. Sahur ve iftar sofralarında kardeşliğimizi pekiştirdik. Camilerin manevi ikliminde huzur bulduk. Mukabele meclislerinde ilahi kelamın nuruyla ruhlarımızı aydınlattık. İtikafın deruni ikliminde iç dünyamızı yeniden inşa etme fırsatı bulduk. Zekat, sadaka ve infaklarımızla Rabb'imizin rızasını kazanmaya çalıştık. Bize yaşattıkları ve öğrettikleri ile ramazan ayı, hayatımızda silinmez izler bıraktı. Şimdi bizlere düşen, bu kutlu ayda elde ettiğimiz tüm güzellikleri hayatımızın tamamına yaymaktır. İman, ibadet ve iyilik yolunda attığımız adımları bundan sonra da büyük bir azim ve kararlılıkla devam ettirmektir. Zira kulluk, bir aya hasredilmeyecek kadar büyük, hayatın tamamını kuşatacak kadar uzun bir yolculuktur."

Arpaguş, Ramazan-ı Şerif'in ardından bayrama kavuşmanın huzur ve sevincini yaşadıklarını aktararak, bu kutlu vakte ulaşmayı lütfeden Allah'a hamdetti.

Bayramların, müminlerin sevinç ve neşe günleri olduğuna dikkati çeken Arpaguş, şu ifadeleri kullandı:

"Bayramlar, kardeşlik bilincinin güçlendiği, muhabbet ve dayanışmanın çoğaldığı ve bizi biz yapan değerlerin hayat bulduğu bereketli zamanlardır. Bu sebeple bayram günlerini birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, gönülden gönüle köprüler kurmak için bir fırsat olarak değerlendirelim. Kalplerimizi daraltan kırgınlıkları ve küskünlükleri bir kenara bırakıp gönüller kazanmaya, iyilikleri çoğaltmaya çalışalım. Bayram vesilesiyle başta aile büyüklerimiz olmak üzere eş, dost ve akrabalarımızı ziyaret ederek onların hayır dualarını alalım. Dar-ı bekaya irtihal eden yakınlarımızı rahmetle yad edelim. Bayram sevincinden mahrum kalan yetim, öksüz, garip, hasta ve yaşlıların da bayram sevinci yaşamalarına vesile olalım."

"Dayanışma ve yardımlaşma anlayışına her zamankinden daha çok ihtiyacımız var"

Arpaguş, gönül coğrafyasının pek çok yerinde Müslümanların bayram sevincine hasret kaldığını vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

"Filistin'de, Lübnan'da, Yemen'de, Sudan'da, Somali'de, İran'da ve dünyanın daha pek çok bölgesinde Müslümanlar, emperyalist güçlerin menfur emellerine kurban edilmektedir. Hak, hukuk, vicdan ve ahlak tanımayan odaklar tarafından binlerce insan hunharca katledilmektedir. Körpecik bebekler ömürlerinin baharında hayattan koparılmakta, masum insanlar yurtlarından edilmekte ve Müslümanlara hayat zindan edilmektedir. Dolayısıyla bugün İslam'ın kardeşlik bilincine, ümmet şuuruna, dayanışma ve yardımlaşma anlayışına her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Dünyanın neresinde olursa olsun mazlum kardeşlerimizin acılarına karşı daha duyarlı olmak zorundayız. Maddi ve manevi tüm imkanlarımızla onlara destek olmak mecburiyetindeyiz. Bilmeliyiz ki Ankara ile Tahran'ın, Kudüs ile Rabat'ın, Kahire ile Cakarta'nın, Riyad ile İslamabad'ın, Şam ile Saraybosna'nın kaderi birdir. İslam beldelerinde yaşanan bütün acılar bizim acımız, bütün sevinçler bizim sevincimizdir.

Bu mühim hakikati hakkıyla idrak edip Müslümanların vahdetine vesile olacak azmi kuşandığımızda elbette bayramlar gerçek anlamını bulacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin ve alemi İslam'ın Ramazan Bayramı'nı içtenlikle tebrik ediyorum. Bu mübarek günler vesilesiyle Müslümanlar arasında sevgi, kardeşlik, dostluk duygularının pekişmesini, İslam beldelerine barış, huzur ve güven ikliminin hakim olmasını yüce Rabb'imizden niyaz ediyorum." 

Antalya'da yangın faciası

Antalya'da bir konteynerde çıkan yangında anne ve 5 çocuğu hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı

 

20.03.2026 10:04:00
Anadolu Ajansı
Antalya'da yangın faciası
Antalya'da yangın faciası

Antalya'nın Kepez ilçesinde bir konteynerde çıkan yangında anne ve 5 çocuğu hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı.

Gaziler Mahallesi'nde yabancı uyruklu sera işçilerinin kaldığı konteynerde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü.

Konteynerde yapılan incelemede, anne Leyla Elali Ahmed ile çocukları Muna Ahmed (9), Hayat Ahmed (7), Iman Ahmed (5), Fatma Ahmed (8), Mahmud Ahmed'in (4) öldüğü belirlendi.

Dumandan etkilenen Şevvah Ahmed (29), Mahmud Ahmed (53), Ahmed Ahmed (2), ismi öğrenilemeyen bir kişi ile işletme sahibi Rahman Genç (51) hastaneye kaldırıldı.

Öte yandan, yangında hayatını kaybeden anne Leyla Elali Ahmed'in, hamile olduğu öğrenildi.

Cenazeler, Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

Ekiplerin olaya ilişkin incelemesi sürüyor.

Olayla ilgili 3 kişi gözaltına alındı

Antalya Valisi Hulusi Şahin, olay yerine giderek incelemede bulundu.

Burada gazetecilere açıklama yapan Şahin, bayram sabahına acı bir haberle uyandıklarını söyledi.

Kepez ilçesinde sera işçilerinin kaldığı konteynerlerde yangın çıktığını dile getiren Şahin, "3 konteyner alev alıyor ve burada 1 anne ile yaşları 4 ila 9 arasında değişen 5 çocuğu kaybettik. Hepsine Allah'tan rahmet diliyorum." dedi.

Olayda 5 yaralının da bulunduğunu anlatan Şahin, "Yaralılardan biri hayati tehlike kaydıyla takip ediliyor, diğerlerinin durumu iyi. 3 kişi gözaltına alındı. Soruşturmaya devam ediliyor. Milletimizin başı sağolsun, yaralılara acil şifalar diliyorum." diye konuştu.

Şahin, yaralıların 3 ayrı hastanede tedavilerinin yapıldığını bildirdi.

Yangının çıkış sebebinin araştırıldığını aktaran Şahin, "Sebebi de araştırıyoruz ama dışarıda bir soba var, orada bir mangal yapılmış. Herhalde söndürmeden yattılar, öyle anlaşılıyor. Ama şu an için net 'bu sebepten oldu' diyemeyiz. Detaylı araştırmayı itfaiye ekiplerimiz yapıyor." diye ifade etti.

Vali Şahin, Cumhuriyet savcısının adli soruşturmayı başlattığını ve sürecin devam ettiğini belirterek, yangının çıkış sebebinin İncelemeden sonra netleşeceğini dile getirdi. 

Bayram tatili yolunda feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı

Bayram tatili için İstanbul'dan Kastamonu'nun Araç ilçesine gelen ailenin bulunduğu otomobilin şarampole uçması neticesinde meydana gelen kazada 1 kişi öldü, 4 kişi de yaralandı

19.03.2026 15:16:00
İhlas Haber Ajansı
Bayram tatili yolunda feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı
Bayram tatili yolunda feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı
Kaza, Kastamonu'nun Araç ilçesi İstanbul-Kastamonu kara yolu Karabük sınırında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ramazan Bayramı'nı Kastamonu'nun Araç ilçesinde geçirmek için İstanbul'dan yola çıkan ailenin bulunduğu, Hasan Buğra Yütük (34) idaresindeki 34 EA 9253 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesine yoldan çıkarak yol kenarında bulunan şarampole uçtu.

Kazada araç sürücüsü ile yolculardan Kadriye Yütük (33), B.Y. (8) ve A.Y. (4) yaralandı. Araçta bulunan Satılmış Yütük (69) ise yaralı olmadığını belirterek, hastaneye gitmeyi kabul etmedi. Yaralılar, olay yerine sevk edilen ambulanslarla Karabük ve Kastamonu'daki hastanelere sevk edildi. Araçta bulunan 67 yaşındaki Dudu Yütük ise aracın altında kalarak olay yerinde hayatını kaybetti.

Cumhuriyet savcısının ve ekiplerin incelmesinin ardından ardından Dudu Yütük'ün cenazesi, Araç Devlet Hastanesi'nin morguna kaldırıldı. Kaza sonrası olay yerine gelen Yütük ailesinin yakınları fenalaştı. Ekipler, vatandaşları sakinleştirmeye çalıştı.

Bayram dönüşü yola çıkacaklar dikkat

Kocaeli Valiliği, Ramazan Bayramı ve ara tatili dönüşünde yaşanabilecek trafik yoğunluğunu önlemek amacıyla 21-23 Mart tarihlerinde kamyon, çekici ve tankerlerin İstanbul yönüne seyretmesine izin verilmeyeceğini bildirdi

19.03.2026 12:56:00
İhlas Haber Ajansı
Bayram dönüşü yola çıkacaklar dikkat
Bayram dönüşü yola çıkacaklar dikkat
Valilikten yapılan açıklamaya göre, trafik yoğunluğunun olumsuz etkilerini en aza indirmek ve kazaların önüne geçmek amacıyla, 21 Mart Cumartesi günü saat 16.00'dan 23 Mart Pazartesi günü saat 01.00'e kadar kamyon, çekici ve tanker cinsi araçların Kocaeli sınırlarından geçişine kısıtlama getirildi.

Bu kapsamda söz konusu ağır vasıtaların; D-100 Karayolu, Anadolu O-4 Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, O-5 ve D-595 karayollarının İstanbul istikametindeki seyirlerine, arada kalan girişler de dahil olmak üzere izin verilmeyecek.

Açıklamada, tedarik süreçlerinin aksamaması için bazı araçların kısıtlamadan muaf tutulacağı ifade edildi. Yaş sebze ve meyve, canlı hayvan, et ve süt ürünleri, dondurulmuş gıdalar, çiçek, ilaç, tıbbi malzeme, ambalajlı su, posta, hayvan yemi ile akaryakıt taşıyan araçların, öncelikle ana arterler haricindeki güzergahlarda, zorunluluk halinde ise ana arterler üzerinde en az süreyle bulunacak şekilde seyirlerine istisnai olarak izin verilecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.