Başbakanın o meşhur cümlesini hatırlarsınız her halde:"BOP projesinde Diyarbakır'ın yıldızı parlayacaktır"Son günlerde Diyarbakır semalarını havai fişekler aydınlatıyor.Bir anda binlerce yıldız parlıyor.Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hakimi,savcısı ayaklarına götürülen PKK'lılar yıldırım hızı ile sorgulanıp serbest bırakıldıktan sonra uğradıkları her yerleşim yerinde silah atışları ile,davul-zurna ile karşılandılar ve nihayet Diyarbakır'a varınca havai fişekler biri biri ardınca ateşlenmeye başlandı.Bu manzara ister istemez Başbakanın o meşhur cümlesini hatırlattı; öyle ya Diyarbakır semalarında yıldızlar parlıyordu.Buradan hareketle, teslim olmaya değil, elçi olarak geldiklerini, önderin mesajlarını iletmeye geldiklerini ısrarla söyleyen bu 34 kişinin zafer işaretleri ile sınırdan girişlerini BOP projesinin bir parçası olarak görebiliriz her halde.BOP projesinin eş başkanı " umutlarımız yeşerdi" diyor ve yıllar önce işaret ettiği ilin semalarında da yıldızlar parlıyor, öyleyse son gelişmeleri BOP kapsamından ayrı düşünmek hem yakışık almaz hem de inandırıcı olmaz.BOP projesi neydi?Proje sahiplerinin ifadeleri ile 22 İslam ülkesinin sınırlarının değişmesi,yeniden dizayn edilmesi ve tıpkı Irak'ta olduğu gibi demokrasi getirilmesi?BOP'un eş başkanı muhterem başbakanımız son Irak seyahatinde ancak öğrenebilmiş,hayretle ifade ediyordu, "Irak'ta tam bir milyon dul kadın var".Başbakana günaydın dedikten sonra soralım, bu ne demek?Irak'ta tam bir milyon yetişkin erkek,yani aile reisi haçlı işgalciler tarafından katledilmiş.Hatırlayalım, bu işgal ve katliam ne zaman başlamıştı?Türkiye'de AKP iktidarının beşinci ayında.Evet tıpkı Irak örneğinde olduğu gibi 22 İslam ülkesine demokrasi getirmenin adı olan BOP'un eş başkanı sayın Erdoğan, büyük bir şovla ülkemize giriş yapan teröristleri işaret ederek, "ümitlerimiz yeşerdi" diyor.Gel de kuşkulanma?
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dur bakalım hesap vermeden nereye? / 09.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dur bakalım hesap vermeden nereye? / 09.04.2026




























































