logo
23 MART 2026


Buğdayda üretim alanları daralıyor

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçen yıl ithal edilen buğday ve un miktarını sorduğu yazılı soru önergesinde, TMO'nun ne kadar alım yaptığını, ithalatın tüm üretime oranını, hangi ülkelerden buğday ve un alındığını sordu ve ekim alanlarındaki gerilemenin nedeninin açıklanmasını istedi

07.04.2018 00:00:00
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçen yıl ithal edilen buğday ve un miktarını sorduğu yazılı soru önergesinde, TMO'nun ne kadar alım yaptığını, ithalatın tüm üretime oranını, hangi ülkelerden buğday ve un alındığını sordu ve ekim alanlarındaki gerilemenin nedeninin açıklanmasını istedi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in önergesine verdiği yanıtta, "Ülkemiz genelinde kuru tarımı yapılan buğdayın yetiştirilme alanlarında, sulu tarıma geçilmesi ile ürün deseni de değişmektedir. Bu nedenle, buğday ekim alanlarında kısmen gerileme yaşanmaktadır" dedi. Buna rağmen buğday üretiminde bir gerileme olmadığını ifade eden Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba, "buğday üretimimiz, 2016 yılında 20.6 Milyon, 2017 yılında ise 21.5 Milyon ton buğday üretimi gerçekleşmiştir" açıklamasında bulundu.

Fakıbaba'nın yanıtını değerlendiren Gürer, her ne kadar ürün deseni değişiyor olsa da buğday ekim alanlarının azaldığının bir gerçek olduğunu söyledi.

Bir tarım ülkesi olan Türkiye'nin son yıllarda uygulanan yanlış tarım politikası nedeniyle pek çok üründe olduğu gibi buğday ve un ithal eder hale geldiğini anlatan Ömer Fethi Gürer, "Tarlalar çeşitli nedenlerle boş kalmakta, ekim yapılmamaktadır. Üretici ürününü maliyetine bile satamaz duruma gelince, ekim yapmayı bırakmaktadır. Girdi maliyetlerinin sürekli artması, buğday üretimi yapan çiftçilerin bir kısmının bu ürünü ekmeme kararı almasına neden olduğu belirtilmektedir" dedi.

YENİ MESAJ/ANKARA

D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu

D100 karayolunun Çerkeş kesiminde Ramazan Bayramının son gününde dönüş yoğunluğu yaşanıyor

22.03.2026 20:29:00
İhlas Haber Ajansı
D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu
D100 karayolunda bayram dönüşü yoğunluğu
D100 karayolunun Çerkeş kesiminde Ramazan Bayramının son gününde dönüş yoğunluğu yaşanıyor.
Çankırı'nın Çerkeş ilçesinden geçen D100 karayolunda, Ramazan Bayramı'nın son gününde dönüş trafiği yoğunlaştı. Bayram için memleketlerine giden vatandaşların geri dönüşe geçmesiyle birlikte, İstanbul'u Karadeniz'e bağlayan bu güzergâhta zaman zaman trafik akışı yavaşladı.
Yetkililer, sürücülerin hızlarını düşürmeleri, güvenli takip mesafesini korumaları ve trafik kurallarına titizlikle uymaları gerektiğini vurguladı.İHA

Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?


 
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Aybars Kıvrak, çocuğun boyunun uzamasına yardımcı olmak için bir dizi faktörün göz önünde bulundurulması gerektiğine işaret ederek, "Boy uzaması, genetik faktörlerin yanı sıra beslenme, fiziksel aktivite, uyku ve genel sağlık durumuyla da yakından ilişkilidir" dedi.

22.03.2026 18:52:00 / Güncelleme: 22.03.2026 18:57:07
MURAT ÇORBACI
Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?
Çocukların boyunun uzaması için ne yapmalı?

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Aybars Kıvrak, çocuğun boyunun uzamasına yardımcı olmak için bir dizi faktörün göz önünde bulundurulması gerektiğine işaret ederek, "Boy uzaması, genetik faktörlerin yanı sıra beslenme, fiziksel aktivite, uyku ve genel sağlık durumuyla da yakından ilişkilidir" dedi.

Kıvrak, şunları kaydetti: "Çocuğun boyunun uzamasında beslenme büyük bir rol oynar. Sağlıklı bir büyüme için gerekli olan vitaminlerin ve minerallerin alımına özen gösterilmeli. Özellikle kalsiyum, D vitamini, protein ve çinko gibi besin öğeleri boy uzamasında kritik öneme sahiptir.
Ayrıca düzenli egzersiz yapmak, büyümeyi teşvik eden büyüme hormonu üretimini artırabilir. Çocuğunuzu spor yapmaya teşvik edin. Basketbol, yüzme, jimnastik ve koşu gibi aktiviteler, kas ve kemik gelişimini destekler ve büyüme plaklarına olumlu etki yapar. Çocuğunuz spora başlamadan önce bir ortopedi uzmanından görüş almanız önerilmektedir.

Dahası büyüme hormonları, uyku sırasında özellikle derin uyku evresinde salgılanır. Bu nedenle, çocuğunuzun düzenli ve yeterli uyuması çok önemlidir. Çocukların yaşına göre uyku süreleri farklılık gösterir, genel olarak okul öncesi çocukların 10-13 saat, okul çağındaki çocukların ise 9-11 saat uyuması önerilir. Unutulmamalıdır ki, genetik faktörler çocuğunuzun boyunu belirleyen en önemli etmenlerden biridir. Anne ve babanın boyu, çocuğun boy potansiyelini büyük ölçüde etkiler.

Ancak yukarıda belirtilen yaşam tarzı ve beslenme önerileri, çocuğunuzun genetik potansiyelini en iyi şekilde gerçekleştirmesine yardımcı olabilir. Son olarak eğer çocuğunuzun boy uzamasıyla ilgili endişeleriniz varsa, bir doktora veya beslenme uzmanına danışmanız faydalı olabilir. Doktorunuz, gerekli görürse bazı besin takviyeleri önerebilir. Ancak, bu tür takviyeler doktor kontrolünde ve önerisi doğrultusunda kullanılmalıdır."

Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor


 
Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 2025'te yayımladığı "Yalnızlıktan Sosyal Bağlantıya: Daha Sağlıklı Toplumlar İçin Bir Yol Haritası" başlıklı raporu, yalnızlığın küresel ölçekte yaygın bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. 

21.03.2026 22:52:00
MURAT ÇORBACI
 Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor
 Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 2025'te yayımladığı "Yalnızlıktan Sosyal Bağlantıya: Daha Sağlıklı Toplumlar İçin Bir Yol Haritası" başlıklı raporu, yalnızlığın küresel ölçekte yaygın bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.

Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu, konuya ilişkin açıklamasında, yalnızlığın beyinde sürekli bir tehdit algısı oluşturduğunu belirterek, "Kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor" ifadelerini kullandı. Yalnızlığın sadece ruhsal bir durum olmadığını ifade eden Zahmacıoğlu, "Kalp hastalıkları, diyabet, demans ve erken ölüm riskini ciddi biçimde artırıyor. Yalnızlık beyinde sürekli bir tehdit algısı yaratıyor, kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor" değerlendirmelerinde bulundu.

Zahmacıoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinin tek kişilik hane sayısının 5.5 milyonu aştığını ortaya koyduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Son 10 yılda yalnız yaşayanların sayısındaki artış yüzde 60'ın üzerinde. En yüksek oranlar İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde görülüyor. Bu artış, toplumsal dönüşümün kaçınılmaz bir sonucu. Bireyselleşme sosyal bağları zayıflatıyor. Yalnızlık artık istisna değil, gündelik hayatın bir parçası haline geliyor." Öte yandan araştırmalar, 18-25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60'a ulaştığını gösteriyor. Bu, 'kimsem yok' yalnızlığı değil, kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik."

Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı

Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan'ın Midilli Adası'nda geçiren Türk tatilciler, adada şap hastalığı salgını nedeniyle greve giden Midilli çiftçilerin başlattığı eylemler nedeniyle adada mahsur kaldı

21.03.2026 19:40:00 / Güncelleme: 21.03.2026 19:59:08
İHA
Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı
Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı
Midilli Adası'nda şap hastalığı salgını nedeniyle çiftçiler greve gitti. Limanın içinde de eylem yapan çiftçiler, limanın girişini ellerinde sopalarla kapatarak, Ayvalık ve Aliağa'ya dönmek isteyen feribotların iskeleden ayrılmasına engel oldu.



Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan'ın Midilli Adası'nda geçiren Türk tatilciler, eylemler nedeniyle adada mahsur kaldı.



Edinilen bilgilere göre, çiftçilerin liman içindeki Türk tatilcilerinin sadece iki feribotla geri dönmesi şartıyla Türkiye'ye dönmelerine izin verdikleri, ancak liman dışında kalan Türk tatilcilerin ise limana sokulmamalarına yönelik eylemlerini sürdürdükleri öğrenildi.

Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu

İstanbul'da trafik yoğunluğu bayramın ikinci gününde yağışında etkisiyle arttı. Trafik yoğunluğu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cep Trafik verilerinde öğlen saatlerinde yüzde 62 olarak ölçüldü

21.03.2026 16:22:00 / Güncelleme: 21.03.2026 16:25:23
İHA
Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu
Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu
Ramazan Bayramı'nın ikinci gününde yağmurun da etkisini göstermesiyle birlikte İstanbul'da trafik yoğunluğu yaşanıyor.



İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trafik Yoğunluğu Haritası verilerine göre, trafik yoğunluğu saat 13:28 itibarıyla yüzde 62'ye ulaştı.



Öğle saatlerinde Hacıoğlu E-5 Ankara istikametinde her uzun araç kuyrukları oluştu.

Silifke'de hortum seraları yerle bir etti

Mersin'in Silifke ilçesinde etkili olan hortum, tarım alanlarında büyük zarara yol açtı. Atayurt ve Arkum mahallelerinde görülen hortum, örtü altı üretim yapılan seraları adeta yerle bir etti

21.03.2026 15:59:00 / Güncelleme: 21.03.2026 16:04:56
İHA
Silifke'de hortum seraları yerle bir etti
Silifke'de hortum seraları yerle bir etti
Edinilen bilgiye göre, hortum nedeniyle hasadı devam eden çilek, muz, domates, ahududu, gojiberry ve kavun seraları büyük ölçüde zarar gördü. İlk belirlemelere göre yaklaşık 80 dönüm çilek, 50 dönüm muz, 30 dönüm ahududu ve gojiberry, 10 dönüm domates ile 5 dönüm kavun ekili alanın etkilendiği bildirildi.



Şiddetli hortum sadece tarım alanlarıyla sınırlı kalmadı. Bazı evlerin çatıları uçarken, bölgede yaşayan vatandaşlar kısa süreli panik yaşadı. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmaması sevindirdi.



Silifke Ziraat Odası Başkanı Kemal Gezer, Atayurt ve Arkum mahallelerinde meydana gelen zararın büyük olduğunu belirterek, "Muz, çilek, gojiberry, ahududu, domates ve kavun olmak üzere tam hasada gelmiş ürünlerimizde ciddi zarar oluştu. Üreticilerimizin hem bayramını kutluyor hem de geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Allah'tan bir daha böyle afetlerin yaşanmamasını diliyoruz" dedi.



Silifke İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin sahada hasar tespit çalışmalarına başladığı, üreticilerin zararının belirlenmesi için incelemelerin sürdüğü öğrenildi.

Deprem şehitliğinde hüzünlü bayram

Kahramanmaraş'ta depremzede vatandaşlar, Ramazan Bayramı'nın ilk günü yakınlarının kabirlerini ziyaret etti

20.03.2026 14:55:00 / Güncelleme: 20.03.2026 14:58:15
İHA
Deprem şehitliğinde hüzünlü bayram
Deprem şehitliğinde hüzünlü bayram
Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden binlerce kişi, Dulkadiroğlu ilçesi Kapıçam Şehir Mezarlığı'na defnedilmişti. Ramazan Bayramı'nın birinci gününde depremzedeler, yakınlarının kabirlerini ziyaret etti. Vatandaşlar, sevdiklerinin mezarlarında Kur'an-ı Kerim okuyarak, dua etti. Bayramı yakınlarından ayrı geçirmenin acısını yaşayan depremzedeler, bu yıl da bayram sevincinin yerini derin bir hüzne bıraktığını dile getirdiler.



Sultan Güzel, depremde hayatını kaybeden kızını ziyarete geldiğini kaydederek, "Duygularımız acı ve acımız da taze. Böyle yaşamaya çalışıyoruz" dedi.



Depremde yakınını kaybeden İsmail Nacar, "Unutamıyoruz, aynı gün gibi 6 Şubat hiç geçmiyor. Allah rahmet eylesin" ifadelerini kullandı.

Hatice Nacar ise, "2 aylık gelindi kızım. Daha kınası elinde duruyordu rahmetli oldu. Onun yanına geldik. Allah rahmet eylesin" dedi.



Devlet Daşçal da depremde yakınlarını kaybettiğini söyleyerek, "Yanımda hissediyorum. Gelip gidiyoruz, dualarımızı yapıyoruz ne yapalım. Hepsine rahmet olsun" diye konuştu.

Diyanet İşleri Başkanı'ndan Ramazan Bayramı mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş bayram mesajında, "Bayram günlerini birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, gönülden gönüle köprüler kurmak için bir fırsat olarak değerlendirelim" ifadelerini kllandı

20.03.2026 10:19:00
Anadolu Ajansı
Diyanet İşleri Başkanı'ndan Ramazan Bayramı mesajı
Diyanet İşleri Başkanı'ndan Ramazan Bayramı mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, "Bayramlar, kardeşlik bilincinin güçlendiği, muhabbet ve dayanışmanın çoğaldığı ve bizi biz yapan değerlerin hayat bulduğu bereketli zamanlardır. Bu sebeple bayram günlerini birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, gönülden gönüle köprüler kurmak için bir fırsat olarak değerlendirelim." ifadesini kullandı.

Arpaguş, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, zamanın insana emanet edilen en kıymetli hazine olduğunu belirtti.

Ömür sermayesi durmaksızın akıp giderken insanın bu yolculukta en büyük kazancının, vaktin değerini hakkıyla idrak edebilmesi ve onu en güzel şekilde değerlendirebilmesi olduğuna işaret eden Arpaguş, şunları kaydetti:

"Ramazan, bizlere vaktin önemini yeniden hatırlatan, hayatın geçici telaşları içinde yorulan kalplerimizi ibadet bilinciyle imar eden, iman, sabır ve şükür denkleminde yaşamayı öğreten ilahi bir mektep oldu. Bizler, oruç ibadetiyle açlık ve susuzluk karşısında sabrı öğrendik. Sahip olduklarımızın kıymetini daha iyi idrak ederek şükre yöneldik. Sahur ve iftar sofralarında kardeşliğimizi pekiştirdik. Camilerin manevi ikliminde huzur bulduk. Mukabele meclislerinde ilahi kelamın nuruyla ruhlarımızı aydınlattık. İtikafın deruni ikliminde iç dünyamızı yeniden inşa etme fırsatı bulduk. Zekat, sadaka ve infaklarımızla Rabb'imizin rızasını kazanmaya çalıştık. Bize yaşattıkları ve öğrettikleri ile ramazan ayı, hayatımızda silinmez izler bıraktı. Şimdi bizlere düşen, bu kutlu ayda elde ettiğimiz tüm güzellikleri hayatımızın tamamına yaymaktır. İman, ibadet ve iyilik yolunda attığımız adımları bundan sonra da büyük bir azim ve kararlılıkla devam ettirmektir. Zira kulluk, bir aya hasredilmeyecek kadar büyük, hayatın tamamını kuşatacak kadar uzun bir yolculuktur."

Arpaguş, Ramazan-ı Şerif'in ardından bayrama kavuşmanın huzur ve sevincini yaşadıklarını aktararak, bu kutlu vakte ulaşmayı lütfeden Allah'a hamdetti.

Bayramların, müminlerin sevinç ve neşe günleri olduğuna dikkati çeken Arpaguş, şu ifadeleri kullandı:

"Bayramlar, kardeşlik bilincinin güçlendiği, muhabbet ve dayanışmanın çoğaldığı ve bizi biz yapan değerlerin hayat bulduğu bereketli zamanlardır. Bu sebeple bayram günlerini birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, gönülden gönüle köprüler kurmak için bir fırsat olarak değerlendirelim. Kalplerimizi daraltan kırgınlıkları ve küskünlükleri bir kenara bırakıp gönüller kazanmaya, iyilikleri çoğaltmaya çalışalım. Bayram vesilesiyle başta aile büyüklerimiz olmak üzere eş, dost ve akrabalarımızı ziyaret ederek onların hayır dualarını alalım. Dar-ı bekaya irtihal eden yakınlarımızı rahmetle yad edelim. Bayram sevincinden mahrum kalan yetim, öksüz, garip, hasta ve yaşlıların da bayram sevinci yaşamalarına vesile olalım."

"Dayanışma ve yardımlaşma anlayışına her zamankinden daha çok ihtiyacımız var"

Arpaguş, gönül coğrafyasının pek çok yerinde Müslümanların bayram sevincine hasret kaldığını vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

"Filistin'de, Lübnan'da, Yemen'de, Sudan'da, Somali'de, İran'da ve dünyanın daha pek çok bölgesinde Müslümanlar, emperyalist güçlerin menfur emellerine kurban edilmektedir. Hak, hukuk, vicdan ve ahlak tanımayan odaklar tarafından binlerce insan hunharca katledilmektedir. Körpecik bebekler ömürlerinin baharında hayattan koparılmakta, masum insanlar yurtlarından edilmekte ve Müslümanlara hayat zindan edilmektedir. Dolayısıyla bugün İslam'ın kardeşlik bilincine, ümmet şuuruna, dayanışma ve yardımlaşma anlayışına her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Dünyanın neresinde olursa olsun mazlum kardeşlerimizin acılarına karşı daha duyarlı olmak zorundayız. Maddi ve manevi tüm imkanlarımızla onlara destek olmak mecburiyetindeyiz. Bilmeliyiz ki Ankara ile Tahran'ın, Kudüs ile Rabat'ın, Kahire ile Cakarta'nın, Riyad ile İslamabad'ın, Şam ile Saraybosna'nın kaderi birdir. İslam beldelerinde yaşanan bütün acılar bizim acımız, bütün sevinçler bizim sevincimizdir.

Bu mühim hakikati hakkıyla idrak edip Müslümanların vahdetine vesile olacak azmi kuşandığımızda elbette bayramlar gerçek anlamını bulacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin ve alemi İslam'ın Ramazan Bayramı'nı içtenlikle tebrik ediyorum. Bu mübarek günler vesilesiyle Müslümanlar arasında sevgi, kardeşlik, dostluk duygularının pekişmesini, İslam beldelerine barış, huzur ve güven ikliminin hakim olmasını yüce Rabb'imizden niyaz ediyorum." 

Antalya'da yangın faciası

Antalya'da bir konteynerde çıkan yangında anne ve 5 çocuğu hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı

 

20.03.2026 10:04:00
Anadolu Ajansı
Antalya'da yangın faciası
Antalya'da yangın faciası

Antalya'nın Kepez ilçesinde bir konteynerde çıkan yangında anne ve 5 çocuğu hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı.

Gaziler Mahallesi'nde yabancı uyruklu sera işçilerinin kaldığı konteynerde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Yangın, ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü.

Konteynerde yapılan incelemede, anne Leyla Elali Ahmed ile çocukları Muna Ahmed (9), Hayat Ahmed (7), Iman Ahmed (5), Fatma Ahmed (8), Mahmud Ahmed'in (4) öldüğü belirlendi.

Dumandan etkilenen Şevvah Ahmed (29), Mahmud Ahmed (53), Ahmed Ahmed (2), ismi öğrenilemeyen bir kişi ile işletme sahibi Rahman Genç (51) hastaneye kaldırıldı.

Öte yandan, yangında hayatını kaybeden anne Leyla Elali Ahmed'in, hamile olduğu öğrenildi.

Cenazeler, Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

Ekiplerin olaya ilişkin incelemesi sürüyor.

Olayla ilgili 3 kişi gözaltına alındı

Antalya Valisi Hulusi Şahin, olay yerine giderek incelemede bulundu.

Burada gazetecilere açıklama yapan Şahin, bayram sabahına acı bir haberle uyandıklarını söyledi.

Kepez ilçesinde sera işçilerinin kaldığı konteynerlerde yangın çıktığını dile getiren Şahin, "3 konteyner alev alıyor ve burada 1 anne ile yaşları 4 ila 9 arasında değişen 5 çocuğu kaybettik. Hepsine Allah'tan rahmet diliyorum." dedi.

Olayda 5 yaralının da bulunduğunu anlatan Şahin, "Yaralılardan biri hayati tehlike kaydıyla takip ediliyor, diğerlerinin durumu iyi. 3 kişi gözaltına alındı. Soruşturmaya devam ediliyor. Milletimizin başı sağolsun, yaralılara acil şifalar diliyorum." diye konuştu.

Şahin, yaralıların 3 ayrı hastanede tedavilerinin yapıldığını bildirdi.

Yangının çıkış sebebinin araştırıldığını aktaran Şahin, "Sebebi de araştırıyoruz ama dışarıda bir soba var, orada bir mangal yapılmış. Herhalde söndürmeden yattılar, öyle anlaşılıyor. Ama şu an için net 'bu sebepten oldu' diyemeyiz. Detaylı araştırmayı itfaiye ekiplerimiz yapıyor." diye ifade etti.

Vali Şahin, Cumhuriyet savcısının adli soruşturmayı başlattığını ve sürecin devam ettiğini belirterek, yangının çıkış sebebinin İncelemeden sonra netleşeceğini dile getirdi. 

Bayram tatili yolunda feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı

Bayram tatili için İstanbul'dan Kastamonu'nun Araç ilçesine gelen ailenin bulunduğu otomobilin şarampole uçması neticesinde meydana gelen kazada 1 kişi öldü, 4 kişi de yaralandı

19.03.2026 15:16:00
İhlas Haber Ajansı
Bayram tatili yolunda feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı
Bayram tatili yolunda feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı
Kaza, Kastamonu'nun Araç ilçesi İstanbul-Kastamonu kara yolu Karabük sınırında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ramazan Bayramı'nı Kastamonu'nun Araç ilçesinde geçirmek için İstanbul'dan yola çıkan ailenin bulunduğu, Hasan Buğra Yütük (34) idaresindeki 34 EA 9253 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesine yoldan çıkarak yol kenarında bulunan şarampole uçtu.

Kazada araç sürücüsü ile yolculardan Kadriye Yütük (33), B.Y. (8) ve A.Y. (4) yaralandı. Araçta bulunan Satılmış Yütük (69) ise yaralı olmadığını belirterek, hastaneye gitmeyi kabul etmedi. Yaralılar, olay yerine sevk edilen ambulanslarla Karabük ve Kastamonu'daki hastanelere sevk edildi. Araçta bulunan 67 yaşındaki Dudu Yütük ise aracın altında kalarak olay yerinde hayatını kaybetti.

Cumhuriyet savcısının ve ekiplerin incelmesinin ardından ardından Dudu Yütük'ün cenazesi, Araç Devlet Hastanesi'nin morguna kaldırıldı. Kaza sonrası olay yerine gelen Yütük ailesinin yakınları fenalaştı. Ekipler, vatandaşları sakinleştirmeye çalıştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.