Burdur tarımında 'az su çok bereket' dönemi başlıyor
Türkiye'nin hayvancılık başkentlerinden biri olan Burdur, 2026 yılına tarımda köklü bir değişim ve kuraklıkla mücadele stratejisiyle giriyor
27.02.2026 00:10:00
Abdülkadir Gündoğdu
Abdülkadir Gündoğdu





Türkiye'nin hayvancılık başkentlerinden biri olan Burdur, 2026 yılına tarımda köklü bir değişim ve kuraklıkla mücadele stratejisiyle giriyor.
Bir yanda Göller Yöresi'nin eşsiz aromatik bitkileri yükselirken, diğer yanda çiftçiler değişen iklim koşulları ve maliyet artışlarıyla zorlu bir sınav veriyor.

Burdur'un Topraklarından Fışkıran Bereket: Neler Yetişiyor?
Burdur, mikroklima özellikleri sayesinde hem endüstriyel bitkilerde hem de meyvecilikte Türkiye'nin "en"lerine ev sahipliği yapıyor:
Tıbbi ve Aromatik Bitkiler: Türkiye'deki rezene üretiminin yaklaşık %95'i, anason üretiminin ise %40'ı Burdur topraklarında gerçekleşiyor. Lavanta bahçeleri ise hem turizme hem ekonomiye can katıyor.

Stratejik Ürünler: Şeker pancarı, Burdur Şeker Fabrikası'nın varlığıyla bölgenin can damarı olmaya devam ediyor. 2025-2026 kampanya döneminde binlerce çiftçi yaklaşık 105 bin dekarlık alanda pancar hasadını tamamladı.
Yem Bitkileri: Hayvancılığın çok güçlü olması nedeniyle silajlık mısır ve yonca üretimi zirvede.
Meyve ve Yöresel Lezzetler: İhraçlık kiraz, Karamanlı cevizi, elma ve meşhur Burdur ceviz ezmesinin ham maddesi olan yerli ürünler kentin marka değerini oluşturuyor.

Çiftçinin Gündemi: Sorunlar ve Beklentiler
2026 yılı itibarıyla Burdur çiftçisinin masasında üç temel sorun öne çıkıyor:
Kuraklık ve Su Krizi: Burdur Gölü'nün çekilmesi ve yer altı sularının azalması üretimi doğrudan tehdit ediyor.
Özellikle çok su tüketen mısır üretimi yerine, az su isteyen alternatif yem bitkilerine geçiş sancıları yaşanıyor. 2024-2025 sezonunda kuraklık nedeniyle buğday ve arpada yer yer %35'e varan rekolte kayıpları kaydedildi.

Alım Fiyatları ve Maliyet Makası: Gübre, mazot ve ilaç maliyetleri artarken; TMO ve kooperatiflerin açıkladığı alım fiyatlarının serbest piyasanın gerisinde kalması (örneğin arpa fiyatlarındaki dengesizlik) çiftçinin kâr marjını eritiyor.
Küçülen Tarım Ekonomisi: Burdur Ticaret Borsası verilerine göre, 2025 yılında Türkiye genelinde tarımın küçülmesi, yerelde de girdi maliyetlerini karşılamakta zorlanan çiftçinin üretimden kopma riskini artırıyor.

Gelecek Vizyonu: 2026 ve Ötesi
Burdur tarımında artık "Vahşi Sulamaya Hayvır" mottosu hakim.
Kapalı Devre Sulama: Bakanlık ve Valilik öncülüğünde kapalı sulama sistemlerine geçiş hızlandırılıyor.

Dijital Tarım: 2026 üretim yılı için "Kapalı Ortamda Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi" gibi dijital takip mekanizmalarıyla desteklemeler daha şeffaf hale getiriliyor.

Hayvancılık Desteği: 2026 Şubat ayı itibarıyla hayvancılık destekleme icmalleri askıya çıkarılarak, üreticinin nakit akışının korunması hedefleniyor.
Burdur, Türkiye'nin "Süt Ambarı" unvanını korumak istiyorsa, tarımsal sulamayı modernize etmek ve anason gibi katma değerli ürünleri sanayi ile daha güçlü birleştirmek zorunda.
Bir yanda Göller Yöresi'nin eşsiz aromatik bitkileri yükselirken, diğer yanda çiftçiler değişen iklim koşulları ve maliyet artışlarıyla zorlu bir sınav veriyor.

Burdur'un Topraklarından Fışkıran Bereket: Neler Yetişiyor?
Burdur, mikroklima özellikleri sayesinde hem endüstriyel bitkilerde hem de meyvecilikte Türkiye'nin "en"lerine ev sahipliği yapıyor:
Tıbbi ve Aromatik Bitkiler: Türkiye'deki rezene üretiminin yaklaşık %95'i, anason üretiminin ise %40'ı Burdur topraklarında gerçekleşiyor. Lavanta bahçeleri ise hem turizme hem ekonomiye can katıyor.

Stratejik Ürünler: Şeker pancarı, Burdur Şeker Fabrikası'nın varlığıyla bölgenin can damarı olmaya devam ediyor. 2025-2026 kampanya döneminde binlerce çiftçi yaklaşık 105 bin dekarlık alanda pancar hasadını tamamladı.
Yem Bitkileri: Hayvancılığın çok güçlü olması nedeniyle silajlık mısır ve yonca üretimi zirvede.
Meyve ve Yöresel Lezzetler: İhraçlık kiraz, Karamanlı cevizi, elma ve meşhur Burdur ceviz ezmesinin ham maddesi olan yerli ürünler kentin marka değerini oluşturuyor.

Çiftçinin Gündemi: Sorunlar ve Beklentiler
2026 yılı itibarıyla Burdur çiftçisinin masasında üç temel sorun öne çıkıyor:
Kuraklık ve Su Krizi: Burdur Gölü'nün çekilmesi ve yer altı sularının azalması üretimi doğrudan tehdit ediyor.
Özellikle çok su tüketen mısır üretimi yerine, az su isteyen alternatif yem bitkilerine geçiş sancıları yaşanıyor. 2024-2025 sezonunda kuraklık nedeniyle buğday ve arpada yer yer %35'e varan rekolte kayıpları kaydedildi.

Alım Fiyatları ve Maliyet Makası: Gübre, mazot ve ilaç maliyetleri artarken; TMO ve kooperatiflerin açıkladığı alım fiyatlarının serbest piyasanın gerisinde kalması (örneğin arpa fiyatlarındaki dengesizlik) çiftçinin kâr marjını eritiyor.
Küçülen Tarım Ekonomisi: Burdur Ticaret Borsası verilerine göre, 2025 yılında Türkiye genelinde tarımın küçülmesi, yerelde de girdi maliyetlerini karşılamakta zorlanan çiftçinin üretimden kopma riskini artırıyor.

Gelecek Vizyonu: 2026 ve Ötesi
Burdur tarımında artık "Vahşi Sulamaya Hayvır" mottosu hakim.
Kapalı Devre Sulama: Bakanlık ve Valilik öncülüğünde kapalı sulama sistemlerine geçiş hızlandırılıyor.

Dijital Tarım: 2026 üretim yılı için "Kapalı Ortamda Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi" gibi dijital takip mekanizmalarıyla desteklemeler daha şeffaf hale getiriliyor.

Hayvancılık Desteği: 2026 Şubat ayı itibarıyla hayvancılık destekleme icmalleri askıya çıkarılarak, üreticinin nakit akışının korunması hedefleniyor.
Burdur, Türkiye'nin "Süt Ambarı" unvanını korumak istiyorsa, tarımsal sulamayı modernize etmek ve anason gibi katma değerli ürünleri sanayi ile daha güçlü birleştirmek zorunda.


















































































