logo
13 MART 2026


Bütçe ödeneği sosyal güvenliğe yetmeyecek

14.10.2005 00:00:00
Sosyal güvenlik kuruluşları için ayrılan bütçe ödeneğinin yüzde 82.1'ine denk gelen 18 milyar 49.9 milyon YTL'si yılın ilk dokuz ayında kullanıldı.

Bütçede  ödenek hedefleri yine şaştı...Ortaya çıkan yüksek gerçekleşme sosyal güvenlik kuruluşları için bütçeden ayrılan 21.5 milyar YTL'lik ödeneğin yetmeyeceği ve fiili ödemenin bütçedeki ödeneğin yaklaşık 2 milyar YTL üzerine çıkacağına işaret ediyor.  Maliye Bakanlığı'nın verilerine göre, finansman açıkları için ocak-eylül döneminde konsolide bütçeden Emekli Sandığı'na 7.1 milyar YTL, Bağ-Kur'a 4.9 milyar YTL, SSK'ya 5.7 milyar YTL ödendi. İşsizlik sigortası fonuna da 356.9 milyon YTL transfer gerçekleştirildi. Böylece sosyal güvenlik sistemine yapılan toplam aktarma yılın ilk dokuz ayında 18 milyar 49.9 milyon YTL'ye ulaştı. Buna göre yılın tümü için İşsizlik Sigortası Fonu da dahil bütçeden sosyal güvenliğe ayrılan 21 milyar 998.6 milyon YTL'lik ödeneğin yüzde 82.1'i yılın ilk dokuz ayında kullanılmış oldu. Geçen yılın ilk dokuz ayında ise bütçeden sosyal güvenlik kuruluşlarına ayrılan toplam 19.5 milyon YTL'lik ödeneğin yüzde 76'sına denk gelen 14 milyar 799.6 milyon YTL'si kullanılmıştı. Sosyal güvenlik sisteminin bütçe üzerindeki baskısı bu yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22 oranında artış kaydetti.

Kurumlar ödeneğin yüzde 50'den fazlasını kullandıYılın ilk dokuz ayında sosyal güvenlik kurumları bütçe ödeneklerinin büyük bir kısmını kullandılar. Buna göre, Emekli Sandığı yılın tümü için ayrılan ödeneğinin yüzde 79.5'ini, Bağ-Kur yüzde 81.9'unu, SSK yüzde 86.7'sini ilk dokuz ayda harcadı. Geçen yılın ilk dokuz ayında ise ödenek kullanma oranı Emekli Sandığı'nda yüzde 83.3, Bağ-Kur'da yüzde 73.2, SSK'da ise yüzde 69.8 olmuştu. 2004 yılının tamamında sosyal güvenlik kuruluşlarına 19.5 milyon YTL'lik kaynak aktarılmıştı.

Ödenek yetmeyecekBu yılın ilk dokuz ayındaki gerçekleşmeler dikkate alınarak yapılan hesaplamalara göre sosyal güvenlik kuruluşları bu yılın kalan 3 aylık döneminde açıklarının finansmanı için yaklaşık 6 milyar YTL'lik kaynağa gereksinim duyacaklar. Bu da bütçedeki ödeneğin yaklaşık 2 milyar YTL düzeyinde aşacağını gösteriyor.

Program hedefi aşıldıÖte yandan Türkiye'nin IMF'ye verilen niyet mektubunda üç sosyal güvenlik kuruluşuna ocak-eylül döneminde bütçeden aktarılacak tutara ilişkin olarak belirlenen 16.5 milyar YTL'lik sınır da aşıldı. Söz konusu kuruluşlara bu dönemde IMF'ye verilen sözün 1.2 milyar YTL üzerine çıkılarak 17.7 milyar YTL aktarıldığı belirlendi. Niyet mektubunda yıl sonu için üç sosyal güvenlik kuruluşuna aktarılacak kaynakla ilgili olarak da 21.5 milyar YTL'lik sınır bulunuyor. Ancak yıl sonuna kadar aktarılacak tutarın IMF'nin koyduğu sınırının yaklaşık 2 milyar YTL üzerinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.

İran: 'İran'dan Türkiye'ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmamıştır'

İran'ın Ankara Büyükelçiliğinden Türk hava sahasında etkisiz hale getirilen balistik mühimmata ilişkin yapılan açıklamada, İran'dan Türkiye'ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmadığı bildirildi

13.03.2026 18:16:00
İHA
İran: 'İran'dan Türkiye'ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmamıştır'
İran: 'İran'dan Türkiye'ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmamıştır'
İran İslam Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, "Türkiye'nin hava sahasına giren mühimmatların tespit edildiğine dair haberlerin yayımlanmasının ardından şu hususu vurgulmak isteriz; İran'dan Türkiye'ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmamıştır.

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı arasında gerçekleşen son görüşme ve iki ülkenin dışişleri bakanları arasındaki temaslar dikkate alındığında, İran İslam Cumhuriyeti, herhangi bir belirsizliği gidermek amacıyla bu konunun ayrıntılı bir şekilde incelenmesi için ortak bir teknik ekip oluşturulmasına hazır olduğunu bildirmiştir.

Daha önce de belirtildiği üzere, İran İslam Cumhuriyeti dost ve komşu ülke olan Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duymaktadır" denildi.

Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti

Prof. Dr. İlber Ortaylı, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. İlber Ortaylı 78 yaşındaydı. 

 

13.03.2026 16:18:00 / Güncelleme: 13.03.2026 16:35:02
Anadolu Ajansı
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti

Tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Sağlık sorunları sebebiyle Koç Üniversitesi Hastanesi'nde bir süredir yoğun bakımda tedavi gören ve entübe edilen 78 yaşındaki Ortaylı'nın sağlık durumu kötüleşti.

Prof. Dr. Ortaylı, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

HSK, Yargıtaya 8 yeni üye seçti

Hakimler ve Savcılar Kurulunca (HSK), boş bulunan 8 Yargıtay üyeliğine seçim yapıldı

 

13.03.2026 12:21:00
Anadolu Ajansı
HSK, Yargıtaya 8 yeni üye seçti
HSK, Yargıtaya 8 yeni üye seçti

HSK Genel Kurulu'nda bugün yapılan toplantı sonucunda eski Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar, İstanbul Anadolu İlk Derece Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Kaya, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Bekir Altun, Büyükçekmece Aile Mahkemesi Hakimi Çimen Atacan Tuna, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Kürşad Serbes, Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Acarlı, Adalet Bakanlığı Yüksek Müşaviri Musa Kanıcı ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Tolgahan Öztoprak, Yargıtayın yeni üyeleri oldu.

Bakan Gürlek, yeni üyelere başarılar diledi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Adaletin tecellisi için büyük bir özveriyle görev yapacaklarına inandığım Yargıtay üyelerimize görevlerinde başarılar diliyorum. Seçimlerin yargı camiamız, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum." ifadelerini kullandı. 

Tokat'ta 5,5 büyüklüğündeki deprem okul duvarlarını çatlattı

Tokat'ta meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremde Niksar ilçesindeki bir okulda çatlaklar meydana geldi

13.03.2026 09:59:00
Haber Merkezi
Tokat'ta 5,5 büyüklüğündeki deprem okul duvarlarını çatlattı
Tokat'ta 5,5 büyüklüğündeki deprem okul duvarlarını çatlattı
Tokat'ta meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremde Niksar ilçesindeki bir okulda çatlaklar meydana geldi.

Tokat'ta meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremin ardından Niksar ilçesinde bulunan Aysel Nadide Başar Yatılı Bölge Ortaokulu'nda hasar oluştu.

Depremin etkisiyle okul binasının bazı duvarlarında çatlaklar meydana geldi. Sabah saatlerinde yapılan ilk incelemelerde özellikle koridor bölümlerindeki duvarlarda sıva dökülmeleri ve çatlaklar oluştuğu görüldü.

Olayın ardından yetkililer tarafından okul binasında güvenlik amaçlı inceleme başlatıldı. Depremin ardından bölgede hasar tespit çalışmalarının sürdüğü öğrenilirken, okulda oluşan çatlakların teknik ekipler tarafından detaylı şekilde inceleneceği bildirildi. Herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı belirtildi.



İlk kez hakim karşısına çıkan Enver Aysever hakkında tahliye kararı

Sosyal medya kanalında canlı yayın esnasında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever, ilk kez hakim karşısına çıktı

13.03.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
İlk kez hakim karşısına çıkan Enver Aysever hakkında tahliye kararı
İlk kez hakim karşısına çıkan Enver Aysever hakkında tahliye kararı
Sosyal medya kanalında canlı yayın esnasında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever, ilk kez hakim karşısına çıktı. Savcılık mütalaasında 6 aydan 1 yıla kadar hapsi istenen Aysever'e mahkeme, 10 ay hapis cezasına çarptırarak, tahliyesine hükmetti.

Sosyal medya kanalında canlı yayınında yaptığı, "Cumhuriyetin ahlakını bozan Menderes'tir ilk başta. Menderes'ten bu tarafa gelen bütün sağcılardır. Sağcılık suçtur, sağcı olduğunuz zaman ahlaksız olursunuz. O yüzden gelin sağcılarla mücadeleye siz de katılın" başlıklı videosu üzerine tutuklanan Enver Aysever, ilk kez hakim karşısına çıktı. Küçükçekmece 30. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Enver Aysever ile avukatı hazır bulundu.

"Benim sözlerim düşünce özgürlüğünü ifade etmektedir"

Duruşmada savunma yapan sanık Aysever, sözlerinin yanlış anlaşıldığını, sözlerinin sağ ve sol sınıfı kutuplaştırmaya yönelik olmadığını belirterek, "Dünya genelinde sağ ve sol kavramının entelektüel bir tartışma üslubuyla beyan etmeye çalıştım. Videoyu çektiğim dönemde başkaları da benzer şekilde açıklamada bulundu. Benim bu video kaydını çekmemdeki sebep, Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davada açıklama yapan Hasan İmamoğlu'nun komünizme ilişkin yaptığı göndermelerdir.

Ben yapmış olduğum açıklamalarda kesinlik Türkiye'deki sağ ve sol sınıfları ayrıştırmak yada kışkırtmak amacında değilim. Sağdan kastım da emperyalizmi destekleyip onun yanında olanlara karşı bir mücadele edilmesini gerektiğini kastettim. Komünizme karşı derneklerin soğuk savaş dönemlerinde ortaya çıkmış kurumlar olup, Türkiye'deki darbeleri oluşturan, destekleyen mahiyette oluşumlardır.

Amerikancı oluşumlardır. Söz konusu videoyu çektiğim saat 11.00 sıralarıydı yakalamam ise gece 02.00 sularıdır. Yaklaşık arada 14 saat var. Şayet video kaydı halkı alenen tahrik etseydi ve somut bir tehlike meydana getirmiş olsaydı söz konusu tehlike 14 saatte olurdu. Ne var ki ben video kaydını yükledikten 14 saat geçmiş olmasına hatta şu an üzerinden 3 ay geçmiş olmasına rağmen herhangi bir tahrik yada somut tehlike vuku bulmamıştır.

Benim sözlerim düşünce özgürlüğünü ifade etmektedir. Kaldı ki, benim video kaydım toplumda ve sosyal medya haber sitelerinde yalnızca bir haber sayfasında yerini bulmuş olup, söz konusu haber sayfasının taraflı haber yapma ihtimali de göz ardı edilmemelidir. Yapmış olduğum paylaşım sonrasında sunduğum sosyal medya paylaşımlarında toplumun önde gelen isimlerinden sağ ve sol isimlerden yargılanmamın haksız olduğuna dair paylaşımlar yapıldı. Bu husus göstermektedir ki benim toplumun sağ ve sol kesimlerini ayrıştırmak bir tarafa tam aksine ortak bir noktada buluşturdum.

Şimdiye kadar elime aldığım tek şey kalemimim daha önce daktilo şu an bilgisayardır. 3 ayı bulan tutukluluk sürem hukuksuz bir hal taşımaktadır. Suçsuzluğumda göz önüne alınarak beraatıma ve tahliyeme karar verilmesini talep ediyorum. Her ne kadar muhalif bir gazeteci olsam da ülke birliğinin korunması ve yurdun savunması açısından Cumhurbaşkanımız ve muhalefetin göstermiş olduğu çabayı da takdir ederek ben de üzerime düşen görevi yapmak istiyorum" ifadelerini kullandı.

Mütalaada suç unsuru değişti

İlk duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı sanık Enver Aysever'in, 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan dava açılmışsa da, suçun 'halkın bir kesimini alenen aşağılama' suçu kapsamında kaldığını belirterek, bu suçtan 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti.

10 ay hapis cezası alarak tahliye edildi

Kararını açıklayan mahkeme, sanık Enver Aysever hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçundan 1 yıl hapis cezasına, bu cezada takdiri indirim uygulayarak 10 aya indirilmesine hükmetti. Mahkeme bu cezanın ertelenmesine hükmederek, Aysever'in tahliyesine karar verdi.

İddianameden

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Aysever'in sarf ettiği sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın sol görüşlü vatandaşları sağ görüşlü vatandaşlara karşı alenen tahrik ettiği ve üzerine atılı suçu işlediği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, sanık Enver Aysever hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Ankara'da 4.1 büyüklüğünde deprem

Ankara'nın Haymana ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi

12.03.2026 22:34:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da 4.1 büyüklüğünde deprem
Ankara'da 4.1 büyüklüğünde deprem
Ankara'nın Haymana ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından (AFAD) alınan bilgilere göre, saat 17.49'da merkez üssü Ankara'nın Haymana ilçesi olan 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Depremin derinliği ise 7.74 kilometre olarak kaydedildi.

İstanbul'da barajlarda doluluk oranı yüzde 45.95 oldu

İstanbul'da etkili olan yağışların ardından barajlarda doluluk oranı, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre yüzde 45,95 oldu. Mağlova Kemeri'nin bulunduğu Alibeyköy Barajı'ndaki su seviyesi yükselirken, tarihi kemerin ayaklarının bir bölümü sular altında kaldı

12.03.2026 12:47:00 / Güncelleme: 12.03.2026 12:50:04
İHA
İstanbul'da barajlarda doluluk oranı yüzde 45.95 oldu
İstanbul'da barajlarda doluluk oranı yüzde 45.95 oldu
İSKİ'nin paylaştığı güncel verilere göre, İstanbul'a su sağlayan barajlarda doluluk oranı son haftalardaki yağışların ardından yüzde 45,96 oldu. Özellikle Alibeyköy Barajı'nda su kotunun bir miktar yükselmesiyle birlikte, 16. yüzyılda inşa edilen ve Mimar Sinan'ın önemli eserlerinden biri olan Mağlova Kemeri'nin alt kısımlarının suyla kaplandığı görüldü.



Dronla görüntülenen kemerin çevresinde su seviyesinin kıyı şeridine kadar ulaştığı dikkat çekti. Uzmanlar, kış ve ilkbahar aylarında alınan yağışların su rezervlerine olumlu yansıdığını belirterek, tasarruf bilincinin ise sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekti.



Tarihi kemer yeniden suyla buluştu

Yaklaşık 4 asırlık geçmişi bulunan Mağlova Kemeri, baraj seviyesinin yükselmesiyle birlikte yeniden suyla çevrelendi. Özellikle kemerin ayak kısımlarının su altında kalması, hem barajlardaki doluluk oranını hem de yağışların etkisini az da olsa gözler önüne serdi. Tarihi yapının suyla bütünleşen görüntüsü güzel manzaralar oluşturdu.



Barajlardaki doluluk oranları ise şöyle:

"Ömerli Barajı: yüzde 65,87
Darlık Barajı: yüzde 61,98
Elmalı Barajı: yüzde 86,87
Terkos Barajı: yüzde 29,27
Alibey Barajı: yüzde 35,94
Büyükçekmece Barajı: yüzde 34,88
Sazlıdere Barajı: yüzde 29,38
Istrancalar Barajı: yüzde 36,09
Kazandere Barajı: yüzde 56,49
Pabuçdere Barajı: yüzde 30,42"

İmamoğlu davasında iş insanı Bulut Aydöner savunma yaptı

İmamoğlu davasının duruşmasında savunma yapan tutuklu sanık iş insanı Bulut Aydöner "Taylan ve Serbülent Danış'ın beyanları üzerine tutuklandım. Bana arsaları rüşvet olarak verdiklerini iddia ediyorlar. Taylan Danış bu arsanın satışı için adeta takla attı. Madem bu yerler rüşvet, tapu masrafını ben neden kendi şirket hesaplarımdan ödüyorum'" dedi

11.03.2026 16:18:00
İHA
İmamoğlu davasında iş insanı Bulut Aydöner savunma yaptı
İmamoğlu davasında iş insanı Bulut Aydöner savunma yaptı
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen 'yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu'nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş'in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun'un 251 yıla ve Adem Soytekin'in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşmanın üçüncü oturumu bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediliyor.

"Madem zorla rüşvet alınmış neden 1 yıl boyunca sessiz kaldılar"

Tutuklu sanık iş insanı Bulut Aydöner'in savunması ise başlayan duruşmada avukatlar da bir kısım taleplerini dile getirdi.

Ardından savunması sorulan Aydöner "Hakkımda yeterli deliller toplanmadığı için ben delilli olarak devam edeceğim. Ben sözde mağdurun beyanları üzerine tutuklandım. Hakkımda hiçbir araştırma yapılmadan tutuklandım. Asla kabullenmeyeceğim ailemin ve kendimin emeğinin yok sayıldığı bir MASAK raporu sunulmuş dosyaya. Bu raporu tamamen reddediyorum. Şirket benim kendi şirketim emek endeksli büyüttüm. Eylem 32'ye neden dahil edildim' Ticaretimin bütün adımlarında düzgün bir anlayış gözettim. Harama tamah etmedim. Ağabeyim CHP'de üst düzey yönetici, tarzı, siyasi düşüncesi, fikri açıkça belli olan bir kimlik. Ama o Baki Aydöner ben Bulut Aydöner. Ne onun bana talimat vermesi gibi bir durum söz konusu, ne de benim ona bir talimat verme durumu söz konusudur. Esnafın partisi olmaz. Müşterilerime çevreme hangi partiye mensupsun diye sormadım. Şirketim adına aldığım 2 arsa sebebiyle eylem 32'ye dahil edildim. Şile ve Kartal'da inşaat projesi yürütmekteyim. Şile bölgesinde projem vardı tamamladım satış bölümüne geçtik. Ben Şile'de esnaf kimliğim ile tanınırım. Taylan ve Serbülent Danış'ın beyanları üzerine tutuklandım. Bana arsaları rüşvet olarak verdiklerini iddia ediyorlar. Madem bu yerler rüşvet, tapu masrafını ben neden kendi şirket hesaplarımdan ödüyorum' 2 tapu ödemelerini de ben yaptım. Taylan Danış bu arsanın satışı için adeta takla attı. Madem Taylan ve Serbülent Danış'tan zorla rüşvet alınmış neden 1 yıl boyunca sessiz kaldılar' Taylan ve Serbülent'in ifadeleri çelişkilidir. Ben arsaların bedelini ödeyerek aldım. Benim elimde kapı gibi tapularım var" dedi.

Öte yandan sanık avukatının savunmasının ardından duruşmaya 14.00'a kadar ara verildi.

Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne operasyon

Mersin Büyükşehir Belediyesi'nde ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet iddialarıyla operasyon düzenlendi. Polis ekipleri binada arama yaparken, Özel Kalem Müdürü dahil çok sayıda görevli hakkında gözaltı kararı verildi

11.03.2026 11:06:00
Haber Merkezi
Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne operasyon
Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne operasyon
Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 'ihaleye fesat karıştırma' ve 'rüşvet' iddialarıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, bu sabah önemli bir gelişme yaşandı.

Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi ekipleri, belediye binasında arama ve inceleme yaptı. Soruşturma, belediyenin gerçekleştirdiği bazı mal ve hizmet alımı ihalelerinde usulsüzlük ile rüşvet ilişkisi iddialarına dayanıyor.

Operasyon çerçevesinde, ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarına karıştığı öne sürülen bazı belediye görevlileri hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Çok sayıda şüpheli için gözaltı işlemi başlatıldığı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, gözaltına alınanlar arasında Mersin Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürü Doğukan Uyan da bulunuyor.

Belediye Başkanı Vahap Seçer'in, soruşturmanın belediyedeki bazı alımlarla ilgili olduğunu belirttiği ve kendisine yönelik herhangi bir inceleme ya da suçlama bulunmadığını ifade ettiği aktarıldı.

Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni detaylar ve gözaltı sayılarına ilişkin resmi açıklamalar bekleniyor. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında, müfettiş raporları ve delillerin incelendiği belirtiliyor.

Bu gelişme, CHP'li yönetilen Mersin Büyükşehir Belediyesi'ni doğrudan etkileyen en son operasyon olarak kaydedildi. Konuyla ilgili resmi makamlardan detaylı açıklama gelmesi bekleniyor.

Antalya Körfezi'nde 4.1 deprem

Antalya'nın Manavgat ilçesi açıklarında 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi

10.03.2026 15:09:00
İHA
Antalya Körfezi'nde 4.1 deprem
Antalya Körfezi'nde 4.1 deprem
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, 4,1 büyüklüğünde deprem saat 14.20 sıralarında Antalya Körfezi açıklarında meydana geldi.

Manavgat'tın 18,77 açığında ve 40,87 km derinlikte meydana gelirken, Manavgat'ın yanı sıra Alanya, Serik ve Gazipaşa ilçelerinde de hafif olarak hissedildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.