logo
17 HAZİRAN 2026

Büyük zafer 106 yaşında

Bugün İtilaf Devletleri'ne karşı 1915–1916 yılları arasında, muhteşem bir azim ve mücadele ile kazandığımız 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 106. yıl dönümü! Büyük zafer, Mustafa Kemal Atatürk'ün askerlerine 'Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum' emriyle kazanılmıştı

18.03.2021 00:10:00
Büyük zafer 106 yaşında
Büyük zafer 106 yaşında

İnancın, fedakârlığın ve azmin sembolü olan 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü olarak kutlanan Çanakkale Zaferi'nin 106. yıl dönümünü, büyük bir onur ve heyecanla bugün tüm yurtta kutlanacak. Sadece millî tarihimizin değil, insanlık tarihinin de en ihtişamlı kahramanlık destanlarından biri olan Çanakkale Zaferi, yurdun dört bir yanından gelen yüz binlerce vatan evladının, istiklâl ve istikbal uğruna dünyaya meydan okuduğu yerdir. 106 yıl önce bugün kazanılan bu zaferde Gazi Mustafa Kemal Atatürk askerlerine 'Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir, başka komutanlar hâkim olabilir" şeklindeki tarihe geçen emrini vermişti. 1 Dünya Savaşının başlamasının akabinde Almanya ve Osmanlı İmparatorluğu arasında 2 Ağustos 1914'te ittifak anlaşması imzalandı. Alman donanmasına ait iki gemiye Osmanlı bayrağı çekilerek 27 Ekim 1914'te Rus limanları bombalanmıştır. Bunun üzerine Rusya İtilaf Devletleri ile (İtilaf Devletleri; İngiltere, Rusya, Fransa ve İtalya) birlikte hareket ederek Osmanlı'ya karşı savaş ilan etmiştir. Kısaca Osmanlı savaşa Almanya tarafından itilmiştir. Ardından İtilaf Devletleri Boğazlardan geçerek Rusya'ya askeri destek sağlamak amacıyla bir plan yaparak, 1915 yılının ilk günlerinde Çanakkale'ye ulaşmışlar ama hiç beklemedikleri bir direnişle karşılaşmışlardır. Yok olmak üzere olduğunu düşündükleri Türk milletinin kahraman Mehmetçiği, tek yürek olmuş ve ilk saldırıları düşman donanmasına büyük zayiat verdirerek savuşturmuştur. Donanmasının büyük bölümünü kaybeden İtilaf Devletleri bu sefer 25 Nisan 1915 şafağında Gelibolu Yarımadası'nın güneyinde beş noktadan karadan saldırmayı denemiş, ancak bu saldırılarında da ağır bir bozguna uğramışlardır.

Liseler mezun veremedi

Çanakkale savaşının Türk tarihinde önemi ve yeri çok büyüktür. Modern silahlarla donatılmış ordunun karşısında, ateş almaz tüfeklerle, patlamaz toplarla, yalın ayak, aç bir mide ile kazanılmış bir zaferdir Çanakkale. Mustafa Kemal Atatürk'ün askerlerine 'Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum' emrini verdiği, Seyit Onbaşı'nın 230 okka gülle ile koca düşman gemisini sulara gömdüğü, kurşunların havada çarpıştığı, Türk'ün kahramanlığının resmi bir vesika olduğu savaştır Çanakkale. Çanakkale'de bu büyük destanın yazıldığı yıl memleketteki liselerin ve üniversitelerin çoğu mezun verememiş çünkü hepsi savaşta şehit olmuşlardır. Toplam savaşta verilen şehit sayısı kesin olarak bilinmemekte fakat tahminlere göre 500 binin üzerindedir. 

Resmi Gazete'de yayımlanan kararla 430 mülki idare amirinin görev yeri değişti

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Resmi Gazete'de yayımlanan kararla 430 mülki idare amirinin görev yerlerinin yeniden belirlendiğini bildirdi

17.06.2026 08:00:00 / Güncelleme: 17.06.2026 08:06:55
AA
Resmi Gazete'de yayımlanan kararla 430 mülki idare amirinin görev yeri değişti
Resmi Gazete'de yayımlanan kararla 430 mülki idare amirinin görev yeri değişti

Çiftçi, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tensip ve takdirleriyle, İçişleri Bakanlığına ait Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi yayımlandığını belirtti.

Kararla, bulundukları görev yerlerinde hizmet sürelerini tamamlayan veya hizmet ve mazeret durumları doğrultusunda değerlendirmeye alınan bakanlığın merkez ve taşra teşkilatında görev yapan toplam 430 mülki idare amirinin görev yerlerinin liyakat, kıdem, hizmet gerekleri ve kurumsal ihtiyaçlar esas alınarak yeniden belirlendiğini açıklayan Çiftçi, şu bilgileri paylaştı:

"Bu kapsamda, taşra teşkilatımızda görev yapan 15 mülki idare amirinden 11'i kaymakam, 4'ü vali yardımcısı olmak üzere merkez teşkilatımızdaki görevlere atanmıştır. Ayrıca 208 mülki idare amirimiz kaymakamlıktan kaymakamlığa, 82'si kaymakamlıktan vali yardımcılığına, 74'ü vali yardımcılığından vali yardımcılığına, 32'si ise vali yardımcılığından kaymakamlığa atanmıştır. Bunun yanında İstanbul'da 5, Ankara'da 4 ve İzmir'de 6 Kaymakamımızın görev yerleri değiştirilmiştir. Ayrıca, 6'sı il, 7'si ilçe kayyımı olarak görev yapan 13 mülki idare amirimizden, ilçe kayyımı olarak görev yapan 4 mülki idare amirimiz, görev süreleri boyunca ortaya koydukları başarılı hizmetler doğrultusunda talepleri ve kıdemlerine uygun görevlere atanmış, yerlerine ise yine kıdemli ve başarılı mülki idare amirlerimiz görevlendirilmiştir."

Bakan Çiftçi, "Türkiye Yüzyılı'nı inşa etme yolunda, milletimize en yakın devlet temsilcileri olan mülki idare amirlerimizin bilgi, birikim ve tecrübeleriyle şehirlerimize ve aziz milletimize hizmet etmeyi aynı kararlılıkla sürdüreceklerine yürekten inanıyorum. Kararnamemizin, mülki idare amirlerimize, kıymetli ailelerine, görev yapacakları şehirlerimize ve aziz milletimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Rabbim, üstlendikleri bu önemli vazifelerde kendilerine muvaffakiyetler nasip eylesin." ifadelerine yer verdi.

Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi Resmi Gazete'de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan atama kararlarına göre, 16 Haziran 2026 tarihli ve 2026/148 sayılı kararla Personel Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcılığına Personel Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Ahmet Başer'in ataması yapıldı.

Kararla, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcılığına İller İdaresi Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Mustafa Çiftçiler, Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcılığına ise Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Tekin Dundar getirildi.

Ayrıca, Önder Can'ın Uşak Vali Yardımcısı iken 27 Mayıs 2025 tarihli ve 2025/205 sayılı karar ile Nevşehir Vali Yardımcılığına atanmasına dair hüküm iptal edildi.

Can Holding soruşturmasında tahliyeler devam ediyor

Can Holding soruşturması kapsamında yaklaşık 8 aydır cezaevinde bulunan eski İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü ve Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Başkanı Prof. Dr. Remzi Sanver hakkında tahliye kararı verildi

16.06.2026 21:03:00
Haber Merkezi
Can Holding soruşturmasında tahliyeler devam ediyor
Can Holding soruşturmasında tahliyeler devam ediyor
Can Holding soruşturması kapsamında yaklaşık 8 aydır cezaevinde bulunan eski İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü ve Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği Başkanı Prof. Dr. Remzi Sanver hakkında tahliye kararı verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran soruşturmada flaş bir gelişme yaşandı. Mahkeme, dosyaya ilişkin yaptığı inceleme neticesinde tutuklu bulunan Sanver'in serbest bırakılmasına hükmetti

Soruşturmanın Çıkış Noktası ve Suçlamalar



Operasyon, Can Holding ve iştiraki olan şirketlerin finansal hareketlerinin mercek altına alınmasıyla başladı.

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı incelemelerde, holding üzerinden kaynağı belirsiz milyarlarca liralık bir para trafiği tespit edildi.

Soruşturma dosyasında şüphelilere yöneltilen ana suçlamalar "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama" (kara para aklama) olarak kayıtlara geçti.

Remzi Sanver'in Dosyadaki Konumu

Ekim 2025'te düzenlenen ikinci dalga operasyonunda gözaltına alınan Prof. Dr. Remzi Sanver, holdingin mali yapısı ve transfer edilen bazı fonların yönetimiyle ilişkilendirildi.

Savcılık sorgusunun ardından sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından, suç örgütüne üye olma ve kara para aklama suçlamalarına yönelik "kuvvetli suç şüphesi" gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Sanver, savunmalarında holdingin hukuka aykırı ticari faaliyetleriyle bir bağının bulunmadığını ve akademik/sivil toplum çalışmalarından ötürü hedef alındığını öne sürdü.

Mason Locası'nda Yaşanan Kayyum Süreci

Remzi Sanver'in tutuklanması, başında bulunduğu Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'nde (Mason Locası) yönetim krizine neden oldu.

"Büyük Üstad" unvanına sahip olan Sanver'in cezaevine girmesiyle dernek yönetimi fiilen işlevsiz kaldı.

Dernek tüzüğüne göre yapılması gereken olağanüstü genel kurul yasal süresi içinde toplanamayınca, İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü'nün başvurusu üzerine mahkeme kararıyla dernek yönetimine geçici kayyum heyeti atandı. Bu durum, Türkiye'deki masonluk tarihi açısından bir ilk olması sebebiyle kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Tahliye Kararının Gerekçesi

Yaklaşık 8 aydır tutuklu bulunan Remzi Sanver hakkında verilen tahliye kararı, dosya üzerindeki rutin tutukluluk incelemesi sırasında alındı.

Mahkeme; Sanver'in delilleri karartma şüphesinin ortadan kalkması, sabit ikametgah sahibi olması, savunmasının alınmış olması ve tutuklulukta geçirilen süreyi göz önünde bulundurarak adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti.

Kritik tahliyeler



Can Holding soruşturmasında tahliye edilen veya adli kontrolle serbest bırakılan en kritik isimler:

Eski Rektör ve Mason Locası Başkanı Prof. Dr. Remzi Sanver yaklaşık 8 ay sonra adli kontrol şartıyla tamamen serbest bırakıldı.

Can Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can cezaevinden tahliye edilerek ev hapsi cezası verildi.

Can Yayın Holding Eski Başkanı Mehmet Kenan Tekdağ, cezaevinden tahliye edilerek ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı konuldu.

Holding Ortakları Mehmet Şakir Can ve Murat Can firariyken teslim oldular; cezaevine girmeden doğrudan ev hapsi şartıyla serbest bırakıldılar.

Sarıyer'de AVM'de silahlı saldırı: 1 yaralı, 16 yaşındaki şüpheli tutuklandı

İstanbul Sarıyer'de bir AVM'deki kafeteryada oturan galerici ve adamı Barış A. (35), E.T. (16) tarafından silahlı saldırıya uğrayarak bacağından yaralandı. Saldırganın olaydan önce "Dövmen çok güzel abi" diyerek Barış A.'nın yanına geldiği, bir süre uzaklaştıktan sonra tekrar gelerek ateş ettiği ortaya çıktı

16.06.2026 16:50:00 / Güncelleme: 16.06.2026 16:54:15
İHA
Sarıyer'de AVM'de silahlı saldırı: 1 yaralı, 16 yaşındaki şüpheli tutuklandı
Sarıyer'de AVM'de silahlı saldırı: 1 yaralı, 16 yaşındaki şüpheli tutuklandı
Olayın ardından kaçmaya çalışan E.T. ile kendisini araçla almaya gelen İdris Ü. (48), polis takibiyle yakalandı.

Olay, 13 Haziran'da Sarıyer Ayazağa Mahallesi'nde bulunan bir AVM'de meydana geldi. İddiaya göre, iş yerinde müşteri olarak bulunan B.A. (35), yanına yaklaşan bir kişinin silahlı saldırısına uğrayarak yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi yapılan yaralı şahıs hastaneye kaldırılırken, hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Öte yandan, E.T.'nin saldırıdan önce Barış A.'ya "Dövmen çok güzel abi" dediği öğrenildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarında, saldırıyı gerçekleştiren kişinin E.T. (16) olduğu belirlendi. Şüpheli kısa sürede yakalandı. Şahsın üzerinde yapılan aramada 1 adet silah ile fişekler ele geçirildi.



Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen E.T., 14 Haziran'da "Kasten Yaralama" ve "6136 Sayılı Kanuna Muhalefet" suçlarından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak ceza evine gönderildi.

İstanbul Havalimanı'nda hanutçuluk operasyonu: 21 gözaltı

İstanbul Havalimanı'nda hanutçuluk, çığırtkanlık ve bagaj simsarlığı yapan kişilere yönelik emniyet ekiplerince düzenlenen operasyonda 21 şüpheli gözaltına alındı

16.06.2026 16:00:00
İHA
İstanbul Havalimanı'nda hanutçuluk operasyonu: 21 gözaltı
İstanbul Havalimanı'nda hanutçuluk operasyonu: 21 gözaltı
Havalimanı terminallerinde hanutçuluk, çığırtkanlık ve bagaj simsarlığı yapan kişilere yönelik Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

Yerli ve yabancı yolcuları taşımacılık hizmeti sunmak bahanesiyle rahatsız ederek haksız kazanç sağladıkları ve firmalar arasında haksız rekabete neden oldukları belirlenen çok sayıda kişiye yönelik çalışma başlatıldı.

Yürütülen soruşturma kapsamında harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstanbul Havalimanı Şube Müdürlüğü ekipleri, daha önce haklarında idari işlem uygulanmasına rağmen hanutçuluk faaliyetlerine devam eden kişileri tek tek tespit etti.

Söz konusu soruşturma kapsamında bugün eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda 21 şüpheli gözaltına alındı.

Zanlılar, ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.

Kayseri beşik gibi: 62 adet deprem meydana geldi

Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde gece saatlerinden itibaren çok sayıda deprem meydana geldi

16.06.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri beşik gibi: 62 adet deprem meydana geldi
Kayseri beşik gibi: 62 adet deprem meydana geldi
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde gece saatlerinden itibaren çok sayıda deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'ndan (AFAD) alınan bilgiye göre, Pınarbaşı ilçesinde akşam saatlerinden itibaren toplam 62 adet deprem meydana geldi.

Paylaşılan verilere göre, sallantıların en küçüğü 0,8 ve en büyüğü de 3,9 şiddetinde ölçüldü.

Meydana gelen depremlerde herhangi bir olumsuzluğun olmadığı öğrenildi.

Van'da 291 kilogram toz esrar ele geçirildi

Van'ın Başkale ilçesinde jandarma ekiplerince hava destekli yürütülen operasyonda 291 kilogram toz esrar ele geçirildi

16.06.2026 10:25:00
İhlas Haber Ajansı
Van'da 291 kilogram toz esrar ele geçirildi
Van'da 291 kilogram toz esrar ele geçirildi
Van'ın Başkale ilçesinde jandarma ekiplerince hava destekli yürütülen operasyonda 291 kilogram toz esrar ele geçirildi.

Valilikten yapılan açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı Narkotik ve İstihbarat Şube Müdürlükleri ekiplerince 'uyuşturucu madde imal ve ticaretine' yönelik yürütülen çalışmaların devam ettiği belirtildi.

Açıklamada, "Yapılan çalışmalarla İran sınırından Van'a uyuşturucu madde getirildiği tespit edilerek, Başkale Cumhuriyet Savcılığının talimatları doğrultusunda Van İl Jandarma Komutanlığı tarafından 6. Hudut Tugay Komutanlığı ile koordine sağlanmış ve Başkale ilçesi Sualtı Mahallesi İran sınırı mevkiinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) desteğinde Başkale İlçe Jandarma Komutanlığı, Başkale Jandarma Komando Taburu ve 6. Hudut Tugay Komutanlığı birlikleriyle müştereken icra edilen operasyonda 15 çuval içinde 237 paket halinde 291 kilogram toz esrar maddesi ele geçirilmiş.

İran uyruklu şüpheli K.Z. (E-41/İran) isimli şahıs yakalanarak gözaltına alınmış ve sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak Van T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna konulmuştur. Güvenlik güçlerimiz tarafından narkotik suçlarıyla mücadele kapsamında, şüpheli şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalara kararlılıkla devam edilmektedir" denildi.

Kaybolan çobanın cesedi 6 gün sonra bulundu


Erzurum'un Horasan ilçesinde 6 gün önce kayıp ihbarı yapılan 17 yaşındaki çobanın cesedi, Aras Nehri'nde bulundu.

16.06.2026 09:27:00
AA
Kaybolan çobanın cesedi 6 gün sonra bulundu
Kaybolan çobanın cesedi 6 gün sonra bulundu

Erzurum'un Horasan ilçesinde 6 gün önce kayıp ihbarı yapılan 17 yaşındaki çobanın cesedi, Aras Nehri'nde bulundu.

Pirali Mahallesi Hiran Mezrası'nda hayvanlarını otlatırken kaybolan çoban Okan Koç'un bulunması için yürütülen çalışmalar kapsamında, AFAD ve jandarma ekipleri ile dalgıçlar, Aras Nehri ve çevresini botlarla araştırıp dürbünlerle de bölgeyi taradı.

Kars İl Jandarma Komutanlığından 25 personelin de bölgedeki ekibe destek verdiği çalışmalar, 100'den fazla personelle sürdürüldü.
Kaybolduğu belirtilen yerden yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta Aras Nehri'nde genç çobanın cansız bedeni bulundu.

Pirali Mahallesi kırsalında 10 Haziran'da hayvanlarını otlatan Okan Koç'un kaybolduğu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmiş, bölgeye yönlendirilen ekipler arama çalışmalarına başlamıştı.

Yılan, akrep, kene ısırmalarında bu hatalar öldürüyor


 
Yaz aylarının gelmesi ve doğada geçirilen zamanın artmasıyla birlikte yılan, akrep ve kene vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED), halk arasında doğru bilinen ama aslında ölüme davetiye çıkaran kulaktan dolma ilk yardım hatalarına karşı çok ciddi uyarılarda bulundu.

16.06.2026 00:23:00
MURAT ÇORBACI
Yılan, akrep, kene ısırmalarında bu hatalar öldürüyor
Yılan, akrep, kene ısırmalarında bu hatalar öldürüyor

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte doğada vakit geçirenlerin sayısı artarken; yılan, akrep ve kene vakalarında da ciddi bir artış yaşanıyor. İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu Üyesi Dr. Esra Nur Kapukaya, halk arasında doğru bilinen ancak hayati tehlikeye yol açan yanlış ilk yardım uygulamalarına karşı uyarılarda bulundu. Yılan ısırılan yeri emmek, kene üzerine sigara basmak veya akrep sokan yeri kesip kanatmak gibi yöntemlerin zehrin vücuda yayılımını hızlandırdığını ve doku ölümlerine yol açtığını vurgulayan Dr. Kapukaya, yapılması gereken doğru adımları sıraladı.

Emmek veya kesmek en büyük hata

Halk arasında filmlerden görülerek uygulanan "zehri ağızla emme" veya "yara yerini bıçakla kesip kanatma" yöntemlerinin tamamen birer safsata olduğunu belirten Dr. Esra Nur Kapukaya, bu uygulamaların hastaya fayda yerine sadece zarar getirdiğini ifade etti.
Yılan ısırmalarında paniğin en büyük düşman olduğunu söyleyen Dr. Kapukaya, süreci şu sözlerle özetledi: "Zehir her zaman öldürmez; her yılan ısırması zehirli değildir. Yılanların bazen zehir salgılamadan ısırdığı, 'kuru ısırık' dediğimiz durumlar da vardır. Ancak bunu ilk bakışta ayırt etmek imkansız olduğu için her vakayı hayati kabul ediyor ve hastanın en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılmasını istiyoruz. Isırılan kişi kesinlikle sakinleştirilmelidir. Heyecan ve panik, kalp atışını hızlandırarak zehrin vücuda daha çabuk yayılmasına neden olur. Isırılan bölge (kol veya bacak) asla hareket ettirilmemeli, sabit tutulmalı ve yara yeri sabunlu suyla yıkanmalıdır. Bölgeye doğrudan buz uygulamak ya da sıkı turnike yapmak da dokuyu çürütebileceği için son derece zararlıdır."

Takıları hemen çıkarın

Akrep sokmalarının özellikle çocuklar ve 65 yaş üstü vatandaşlar için çok daha ölümcül sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Dr. Kapukaya, akrep zehrinin doğrudan kalbi ve sinir sistemini etkileyebildiğini belirtti. Sokma sonrası gelişebilecek gizli tehlikelere değinen Dr. Kapukaya, "Akrep sokmasında en belirgin semptom, dakikalar içinde başlayan şiddetli yanma ve sızlama hissidir. Sokulan bölge hızla şişmeye başlar. Bu bölgede şişlik gelişeceği için, kan akışının kesilmesini önlemek adına yüzük, saat, bileklik gibi tüm takılar ivedilikle çıkarılmalıdır. Yaralı bölge hareketsiz bırakılmalı ve sabunlu suyla yıkanmalıdır. Hastaneye yetişene kadar ağrı ve şişliği hafifletmek için bölgeye temiz bir beze sarılı şekilde buz uygulanabilir. Tüm vakaların hastanede birkaç saat gözetim altında tutulması zorunludur" uyarısında bulundu.



Kulaktan dolma yöntemler zarar veriyor

Yaz aylarının en büyük kabuslarından biri olan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olan keneler konusunda da kritik uyarılar yapan Dr. Esra Nur Kapukaya, keneyi vücuttan uzaklaştırmak isterken yapılan hataların virüsün vücuda yayılmasına zemin hazırladığını belirterek, doğru bilinen yanlışları şöyle aktardı: "Kenenin üzerine alkol, kolonya dökmek veya sigara basmak, kenenin rahatsız olup zehirli salgısını vücudunuza kusmasına neden olur. Bu da virüsün size bulaşma riskini katbekat artırır. Kene fark edildiği an çıplak elle dokunulmamalıdır. Uygun bir cımbız veya eldiven yardımıyla, kene cilde en yakın noktasından ezilmeden tutulmalı, tek bir hamlede dik olarak yukarı çekilip çıkarılmalıdır. Eğer kişi keneyi kendisi çıkaramıyorsa ya da çıkardıktan sonraki 10 gün içinde ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı, kusma veya ishal gibi belirtiler yaşarsa, hiç vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır."

MİT Başkanı Kalın'dan "ABD-İran anlaşması" açıklaması: Temkinli bekleyiş içindeyiz, önümüzdeki süreç zorlu olacak

MİT Başkanı İbrahim Kalın, ABD ve İran arasında varıldığı duyurulan anlaşmayla ilgili olarak açıklamasında "Temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak" dedi

15.06.2026 14:16:00
Haber Merkezi
 MİT Başkanı Kalın'dan "ABD-İran anlaşması" açıklaması: Temkinli bekleyiş içindeyiz, önümüzdeki süreç zorlu olacak
 MİT Başkanı Kalın'dan "ABD-İran anlaşması" açıklaması: Temkinli bekleyiş içindeyiz, önümüzdeki süreç zorlu olacak
MİT Başkanı İbrahim Kalın, ABD ve İran arasında varıldığı duyurulan anlaşmayla ilgili olarak açıklamasında "Temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak" dedi.

MİT Başkanı Kalın, ABD-İran anlaşmasıyla ilgili olarak açıklamada bulundu.

"Dün akşam Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında anlaşmanın var olduğuna dair haber hepimiz tarafından memnuniyetle karşılandı," diyen Kalın, "Ama temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak." diye ekledi.

Kalın açıklamasında "Bu süreçte destek veren başta Pakistan ve Katar olmak üzere bu konuda kararlılık gösteren tüm ülkeleri ve liderlerini kutluyoruz. Umarız bundan sonraki süreç barışın inşası olur ve Ortadoğu'da kalıcı barışın tesisi için önemli bir adım olur." ifadelerini kullandı.

İBB Davası'nın 50. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin, 68'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 50. duruşması başladı

 

15.06.2026 12:23:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 50. duruşması başladı
İBB Davası'nın 50. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklarla avukatların da geldiği duruşmada, CHP'li bazı milletvekilleri ile tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Söz alan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, "9 Mart'ta başlayan duruşma maratonumuzda 3 ayı geride bıraktık. Bu hafta duruşma bitiminde ifade ettiğiniz gibi tutukluluk incelemesi olacak. Bu vesileyle perşembe günü heyetçe yapacağınız değerlendirmenin sürece katkı sunmasını temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, 100 güne geçen bir süreç yaşadıklarını, savunmasını yapmış arkadaşlarının olduğunu belirterek, mahkemenin vicdanıyla güçlü bir haftayı kapatmasını talep etti.

Duruşma, tutuklu sanıklardan Medya AŞ Satın Alma ve İhale Müdürü Fatoş Ayık'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin ve Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 42 sanığın tahliyesiyle davada 68 tutuklu sanık bulunuyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.