logo
31 TEMMUZ 2026

'Çalınan bilgiler kişisel değil'

14.02.2009 00:00:00
 
Milli Eğitim Bakanlığı'ndan (MEB) yapılan açıklamada, "kamuoyuna yansıyan haberlerde adı geçen paylaşım sitesindeki bilgilerin, kişisel bilgiler olmadığı" belirtilerek, "bu bilgilerin gerek eğitim sendikaları gerekse TÜİK, SGK gibi kurumlarla resmi yazışmalar çerçevesinde paylaşılan bilgiler olduğu" bildirildi.

 

MEB'den bazı basın yayın kuruluşlarında yer alan "öğretmenlerin bilgilerinin çalındığı" iddialarına ilişkin yazılı açıklama yapıldı. "MEB'de görevli öğretmenlere ait bilgilerin elektronik ortamda paylaşılması" haberiyle ilgili incelemelerin devam ettiğinin anımsatıldığı açıklamada, teknik düzeydeki incelemeler sonuçlanmadan herhangi bir görüş ortaya koymanın kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından yerinde görülmediği belirtildi."

52 ilde sosyal medya operasyonu

Güvenlik güçleri, sosyal medya platformları üzerinden suç örgütlerini öven, propagandasını yapan ve suç işlemeye teşvik edici içerikler paylaşan hesaplara yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi

31.07.2026 18:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
52 ilde sosyal medya operasyonu
52 ilde sosyal medya operasyonu
İçişleri Bakanlığı, 52 ilde sosyal medya platformları üzerinden tetikçi ve suç örgütlerini övücü paylaşım yapan şahıslara yönelik düzenlenen operasyonlarda 216 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Ardahan Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

52 ilde "Sosyal medya platformları üzerinden tetikçi ve suç örgütlerini övücü paylaşım yapan" şahıslara yönelik düzenlenen operasyonlarda 216 şüpheli yakalandı.

İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde 52 ilde operasyonlar düzenlendi. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, EGM İstihbarat Başkanlığı ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca yürütülen ortak çalışmalar sonucunda gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan 216 şüphelinin, iletişim platformlarında oluşturulan gruplar aracılığıyla "tetikçi" temin etmeye ya da tetikçilik yapmaya yönelik paylaşımlarda bulundukları tespit edildi.

Şüphelilerin sosyal medya hesapları üzerinden suç ve suçluyu övücü, tehdit, hakaret ve örgüt propagandası içerikli paylaşımlar yaptıkları, bu paylaşımlarla örgütsel faaliyetlerini duyurmayı amaçladıkları, suç örgütleri arasındaki husumet ve rekabeti sosyal medya mecralarına taşımaya çalıştıkları, suç faaliyetlerinin normal olduğu algısını oluşturmak istedikleri ve sosyal medyayı araç olarak kullanarak, örgütlere yeni eleman kazandırmaya çalıştıkları belirlendi.

Açıklamada, "Sosyal medya üzerinden suça özendirenlere, suç örgütlerinin propagandasını yapanlara ve gençlerimizi hedef alan suç yapılanmalarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, başkanlıklarımızı, daire başkanlığımızı, MİT Başkanlığımızı, cumhuriyet başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı; 1 ölü 1 yaralı

Manisa'nın Kula ilçesinde otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle otomobil sürücüsü olay yerinde hayatını kaybederken kamyonette bulunan bir yolcu yaralandı

31.07.2026 17:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı; 1 ölü 1 yaralı
Otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı; 1 ölü 1 yaralı
Kaza, saat 11.45 sıralarında Kula-Eşme kara yolu Söğütçayı mevkisinde meydana geldi.

T.N. (22) yönetimindeki 43 HA 988 plakalı kamyonet ile Sedat Gezici (70) idaresindeki 45 R 7957 plakalı otomobil henüz belirlenemeyen nedenle kafa kafaya çarpıştı. Kazayı gören vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yaptığı ihbar üzerine olay yerine sağlık, Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Kula Amirliği ekipleri ve jandarma sevk edildi. Çarpışmanın şiddetiyle otomobil sürücüsü Sedat Gezici aracın içerisinde sıkıştı. İtfaiye ekiplerinin çalışmasının ardından yapılan kontrolde Gezici'nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kamyonet sürücüsü T.N. kazayı yara almadan atlatırken, araçta yolcu olarak bulunan İ.N. (57) hafif yaralandı. Yaralı, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Kula Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Kaza nedeniyle Kula-Eşme kara yolunda trafik bir süre tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılması ve yolun temizlenmesinin ardından ulaşım normale döndü.

Jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan kamyonet sürücüsü T.N. hakkında işlem başlatılırken, kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürüyor.

169 yangından 163'ü kontrol altında

Türkiye genelinde sıcak hava ve şiddetli rüzgarın tetiklediği orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale aralıksız sürüyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, dünden bu yana çıkan 169 yangından 163'ünün tamamen kontrol altına alındığını bildirdi. Muğla Fethiye yangını tamamen söndürülürken, kalan kritik bölgelerde ekiplerin alevlerle amansız mücadelesi devam ediyor

31.07.2026 15:20:00 / Güncelleme: 31.07.2026 15:21:49
Haber Merkezi
 
169 yangından 163'ü kontrol altında
169 yangından 163'ü kontrol altında
Türkiye, yaz sıcakları ve kuvvetli fırtınanın etkisiyle Akdeniz ve Ege kıyıları başta olmak üzere birçok noktada es zamanlı çıkan orman yangınlarına karşı topyekun bir mücadele yürütüyor. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ile AFAD koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda binlerce personel, onlarca uçak ve helikopter alevlerin önüne set çekmek için gece gündüz mesai harcıyor.

Fethiye ve Seydikemer'den güzel haber

Tarım ve Orman Bakanlığı Yangın Yönetim Merkezi'nden son durum verilerini paylaşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sahadaki özverili çalışmalar neticesinde Muğla/Fethiye yangınının tamamen kontrol altına alındığını duyurdu. Bölgede soğutma çalışmalarına geçilirken, yine aynı bölgedeki Muğla/Seydikemer yangını da tamamen kontrol altına alınan alanlar arasında yer aldı. Sarp arazisiyle ekipleri zorlayan Antalya/Kaş ve Isparta/Eğirdir yangınları da kontrol altına alınan diğer noktalar oldu.

Bakan Yumaklı, an itibarıyla Balıkesir/Gömeç, Antalya/Alanya ve Mersin/Gülnar-Aydıncık yangınlarının büyük ölçüde kontrol altında olduğunu ve riskin düşürüldüğünü belirtti. Aydın/Çine'deki yangını tamamen kontrol altına almak için ise havadan ve karadan yoğun müdahalelerin sürdüğü bildirildi.

"Açık alanda kesinlikle ateş yakmayın"

Yangınların çıkış nedenlerine ve önümüzdeki günlerin risk haritasına dikkat çeken Bakan İbrahim Yumaklı, vatandaşlara hayati uyarılarda bulundu. Son çıkan yangınların yüzde 70'inden fazlasının orman dışı alanlarda (bağ, bahçe, anız) başlayıp ormanlara sıçradığını vurgulayan Bakan Yumaklı, "Düşük nem, yüksek sıcaklık ve şiddetli rüzgâr bir araya geldiğinde en küçük bir kıvılcım dahi felakete dönüşebiliyor" dedi. Önümüzdeki günlerin çok kritik olduğunu belirten Bakan Yumaklı, Çanakkale'den Mersin'e kadar olan kıyı şeridinde rüzgarın etkili olduğunu vurguladı. Vatandaşlara açık alanda ateş yakmamaları konusunda uyarıda bulunan Bakan, bu dönemin atlatılması için hassasiyet çağrısında bulundu."

Yerleşim yerlerinde kritik tahliyeler gerçekleşti

Yangınların yerleşim yerlerini tehdit etmesi üzerine valilikler ve AFAD koordinesinde birçok mahallede geniş çaplı tahliye işlemleri gerçekleştirildi. Alınan önlemler kapsamında Muğla Seydikemer'de 408 konut boşaltılırken, 703 vatandaş ve yaklaşık 100 hayvan güvenli alanlara sevk edildi. Ayrıca Seydikemer Devlet Hastanesi'ndeki 45 hasta tedbir amaçlı Fethiye'ye nakledildi.

Alevlerin yaklaştığı bir diğer bölge olan Balıkesir Edremit (Altınoluk) ve Gömeç hatlarında ise 210 konut tedbir amacıyla tahliye edildi ve yaklaşık 650 bölge sakini güvenli yerlere yerleştirildi. Antalya'nın Kumluca ilçesinde 50 konut, Alanya ilçesinde ise Sapadere, Fakırcalı ve Beldibi mahallelerindeki riskli 45 konut şiddetli rüzgar nedeniyle hızla boşaltıldı. Kumluca'da boşaltılan hanelerden 10 tanesi alevlerin sıçraması nedeniyle kullanılamaz hale geldi. Aydın Çine'de ise Kavşıt Yaylası'nda bulunan 30 ev önlem olarak boşaltılırken, alevlerin ulaştığı 5 evde maddi hasar oluştu.

"Tek bir can kaybımızın olmaması en büyük tesellimiz"

Muğla Valiliği ve Balıkesir Valiliği tarafından yapılan ortak açıklamalarda, tahliyelerin tamamen rüzgarın yön değiştirme riskine karşı "önlem amaçlı" yapıldığı vurgulandı. Yetkililer, erken tahliye kararları sayesinde yerleşim yerlerinde herhangi bir can kaybı yaşanmadığını, evlerinden tahliye edilen vatandaşların her türlü barınma ve gıda ihtiyacının Kızılay ve AFAD ekiplerince eksiksiz karşılandığını bildirdi.

2 kişi tutuklandı

Yangın riski nedeniyle AFAD ve Bakanlık iş birliğiyle, aralarında İzmir, Muğla ve Antalya'nın da bulunduğu 9 ildeki vatandaşlara cep telefonlarından acil durum uyarısı gönderildi. Vatandaşlara "Ekipleri engellemeyin, yolları boş bırakın" çağrısı yinelendi.

Öte yandan, Balıkesir/Gömeç'teki yangının kaynak çalışmasından çıktığı belirlenirken, olayla ilgili adli süreç başlatıldı ve 2 şüphelinin tutuklandığı bildirildi. Bölgelerde hasar tespit çalışmaları tüm hızıyla sürüyor.

TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı

TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek

31.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı
 TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı
TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.

Kanunla, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınıyor.

Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki yükseköğretim kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek.

Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.

Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.

Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.

Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.

Disiplin soruşturmasına yönelik düzenlemeler
Kanun'da yapılan değişiklikle, disiplin soruşturmasına, soruşturmanın yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenlenecek. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor.

"Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak.

Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği bildirilecek.

Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranı, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek.

Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuat kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.

Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5'i dikkate alınarak ilgili üniversitelerin bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla o yıla ait merkezi yönetim bütçesinde gerekli ödenek ilgili üniversite bütçesine tahsis edilecek. Birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması halinde ise yüzde 2,5 oranı, üniversitelerin birlikte kullanımdaki sağlık tesisinde görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı şekilde bölünerek hesaplanacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Bakanlıktan 44 ülkeyle ortak operasyon: Uluslararası seviyede aranan 526 kişi Türkiye’ye getirildi

İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, kırmızı bültenle arananlar dahil uluslararası seviyede takip edilen 526 kişinin, 2026'nın 7 aylık döneminde Türkiye'ye iadesi sağlandı

31.07.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
Bakanlıktan 44 ülkeyle ortak operasyon: Uluslararası seviyede aranan 526 kişi Türkiye’ye getirildi
Bakanlıktan 44 ülkeyle ortak operasyon: Uluslararası seviyede aranan 526 kişi Türkiye’ye getirildi
İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, kırmızı bültenle arananlar dahil uluslararası seviyede takip edilen 526 kişinin, 2026'nın 7 aylık döneminde Türkiye'ye iadesi sağlandı.

İçişleri Bakanlığı verilerinden derlenen bilgiye göre, yurt dışına kaçan ve uluslararası seviyede aranan kişilerin yakalanarak ülkeye getirilmesine yönelik çalışmalar sürüyor.

Bu kapsamda, 1 Ocak-16 Temmuz 2026 döneminde 44 ülkede yürütülen çalışmalar sonucunda 499 kişinin Türkiye'ye getirilmesi sağlandı.

Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 27 kişinin daha 28 Temmuz'da ülkeye getirilmesiyle, 7 aylık dönemdeki sayı 526'ya ulaştı.

123'ü organize suç örgütü lideri veya üyesi
Türkiye'ye getirilen 499 kişinin 225'inin asayiş, 194'ünün kaçakçılık ve organize suçlar, 71'inin narkotik, 9'unun ise terör suçlarından arandığı belirlendi.

Bu kişilerden 123'ünün organize suç örgütü lideri veya üyesi olduğu tespit edildi.

Terör suçları kapsamında getirilen 9 kişiden 5'inin PKK, 2'sinin dini istismar eden terör örgütleri, 2'sinin ise diğer terör örgütleri kapsamında arandığı kaydedildi.

"Kaçmaya çalışmaları yalnızca yakalanacakları yeri değiştirir"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uluslararası seviyede aranan kişilerin Türkiye'ye getirilmesine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Suçluların yurt dışına çıkarak izlerini kaybettiremeyeceğini vurgulayan Bakan Çiftçi, ilgili kurumlar ve uluslararası muhataplarla yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.

Çiftçi, şunları kaydetti: "Suçlular şunu iyi bilmelidir, kaçmaya çalışmaları yalnızca yakalanacakları yeri değiştirir. İçişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda, bu yıl kırmızı bülten dahil uluslararası seviyede aranan 526 kişinin ülkemize getirilmesini sağladık. Bu sonuç, Türkiye'nin güçlü takip kapasitesinin ve uluslararası alandaki etkin işbirliğinin somut göstergesidir. Milletimizin huzuruna kastedenlerin hareket alanını daraltmaya, kaçış güzergahlarını kapatmaya ve aranan kişileri ülkemize getirmeye devam edeceğiz."

Uluslararası arama sürecini Interpol-Europol Daire Başkanlığı yürütüyor
Türkiye'de uluslararası seviyede aranan kişilere ilişkin işlemler, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığınca yürütülüyor.

Başkanlık, aranan kişilere ilişkin bilgileri Interpol kanalları üzerinden ilgili ülkelerin birimlerine iletiyor, yakalama ve Türkiye'ye getirme süreçlerinde ülkeler arasındaki koordinasyonu sağlıyor.

Kırmızı bülten, aranan kişinin yerinin belirlenmesi ve iade amacıyla geçici olarak yakalanmasına yönelik uluslararası talebi ifade ediyor. Difüzyon ise arama bilgisinin Interpol üzerinden üye ülkelere doğrudan iletildiği acil mesaj olarak kullanılıyor.

Cem Küçük gözaltına alındı

Gazeteci Cem Küçük, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından gözaltına alındı

31.07.2026 01:21:00
AA
 
Cem Küçük gözaltına alındı
Cem Küçük gözaltına alındı

Başsavcılıkça yürütülen soruşturma kapsamında Küçük hakkında, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından gözaltı kararı verildi.

Cem Küçük bu kapsamda, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı.

Küçük'ün jandarmadaki işlemleri sürüyor.


 

Gençleri barınma krizi bekliyor

YKS tercih maratonu başlarken, üniversite adayları ve aileleri eğitim kalitesinden önce "hayatta kalma" maliyetlerini hesaplıyor. Fahiş ev kiraları ve yetersiz yurt kapasiteleri barınma krizini tırmandırırken; aylık 4 bin TL'de kalan KYK bursları ile eriyen aile gelirleri, gençleri daha yolun başında eğitim hayallerinden vazgeçme noktasına getiriyor

30.07.2026 22:30:00
Haber Merkezi
 
Gençleri barınma krizi bekliyor
Gençleri barınma krizi bekliyor
Haber Analiz

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından milyonlarca genç için geleceğini şekillendirecek tercih dönemi resmen başladı. Ancak geçmiş yılların aksine, bu yıl tercih stantlarında akademik başarılar, kampüs imkanları veya kariyer fırsatları konuşulmuyor. Masadaki tek ve en acı gündem ekonomik kriz, barınma çıkmazı ve fahiş yaşam maliyetleri.

Enflasyonun hane halkı gelirlerini yuttuğu, büyükşehirlerde kiraların asgari ücreti katladığı bu dönemde üniversite eğitimi almak, artık orta ve düşük gelirli aileler için lüks bir mücadeleye dönüşmüş durumda.

Barınma çıkmazı: "Yurt çıkmazsa ne yapacağız?"

Üniversiteyi şehir dışında okuyacak gençlerin önündeki en büyük barikat barınma sorunu. Türkiye'de 6 milyona yaklaşan üniversite öğrencisine karşılık, Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü'ne (KYK) bağlı devlet yurtlarının kapasitesi son derece sınırlı kalıyor.

Yüz binlerce öğrenci her yıl KYK yurtlarına başvuruyor ancak kontenjan yetersizliği nedeniyle çok az bir kısmı yerleşebiliyor. Üstelik bu yurtların aylık ücretleri ekonomik görünse de kalabalık oda koşulları ve niteliksel yetersizlikler öğrencileri zorluyor.

KYK yurdu çıkmayan bir öğrenci için özel yurtlar veya kiralık evler neredeyse imkansız birer seçeneğe dönüştü. Büyükşehirlerde ortalama bir öğrenci evinin kirası ya da özel yurtların yıllık sözleşme bedelleri, ailelerin aylık toplam gelirini aşacak boyutlara ulaştı. Gençler artık "istediği bölümü" değil, yalnızca "ailesinin yanında kalabileceği" şehirlerdeki üniversiteleri tercih etmek zorunda kalıyor.

4 bin TL'lik KYK bursu sadece birkaç gün yetiyor

Ekonomik zorluk yaşayan öğrencilere devlet tarafından sağlanan aylık 4 bin TL'lik KYK lisans burs ve kredisi, günümüz ekonomik şartlarında komik bir seviyede kalmış durumda.

İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde sadece aylık toplu taşıma, temel kişisel hijyen malzemeleri ve günlük tek öğün dışarıda yemek yemek bile bu bursun tamamını eritmeye yetiyor.

Kitap, fotokopi, eğitim materyali masrafları ve sosyal yaşam bir kenara bırakıldığında dahi, 4 bin TL'lik destek bir öğrencinin aylık asgari gıda ihtiyacını bile karşılamaktan uzak. Bu yetersizlik, öğrencileri ders aralarında ya da geceleri güvencesiz ve ağır işlerde çalışmaya zorluyor; bu da eğitim kalitesini doğrudan düşürüyor.

Ailelerin geliri eriyor, eğitim hayalleri erteleniyor

TÜRK-İŞ'in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı verileri, ailelerin neden bu denli büyük bir çıkmazda olduğunu açıkça kanıtlıyor. Yoksulluk sınırının 120 bin TL'yi geçtiği, asgari ücretin açlık sınırının altında ezildiği bir ekonomik ekosistemde, bir ailenin şehir dışına çocuk göndermesi matematiksel olarak imkânsız hale geliyor.

Gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını ucu ucuna karşılayan aileler, çocuklarının harçlığı, yurt ücreti, faturaları ve ulaşım masrafları altında eziliyor. Birçok aile, çocukları üniversiteyi kazansa dahi kayıt dondurma seçeneğini masada tutuyor ya da çocuklarını doğrudan iş hayatına yönlendiriyor.

Tercih dönemi bir "hayatta kalma" sınavıdır

Mevcut tablo, yükseköğretimde fırsat eşitliğinin tamamen ortadan kalktığını gösteren bir kriz raporudur. Geçmiş yıllarda başarı sırasına göre heyecanla yapılan tercihler, bugün yerini "Aylık masrafı ne olur?", "Ulaşımı ucuz mu?" ve "Yurt çıkma ihtimali var mı?" kaygılarına bıraktı.

Gençlerin eğitim almak yerine sadece barınma ve beslenme sorununu çözmeye odaklanması, ülkenin gelecekteki nitelikli iş gücünü ve akademik başarısını da baltalıyor. Eğer devlet yurtlarının kapasitelerinde radikal bir artışa gidilmez, KYK bursları insanca yaşanabilecek seviyelere çekilmez ve dar gelirli ailelere doğrudan eğitim desteği sunulmazsa, bu tercih dönemi binlerce gencin eğitim hayatının sonu olabilir. Üniversite kapıları artık başarıya değil, yalnızca bu maliyetleri göğüsleyebilen ceplere açılıyor.

Madenciler kendini zincirledi

Bakanlık gözetiminde imzalanan protokole rağmen haklarını alamayan Doruk Madencilik işçileri, Ankara'daki Yıldızlar SSS Holding önünde kendilerini zincirleyerek eylem yaptı. Polisin sert müdahalesiyle karşılaşan çok sayıda işçi ve sendika yöneticisi gözaltına alındı

30.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Madenciler kendini zincirledi
Madenciler kendini zincirledi
Eskişehir'de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işletmesinde çalışan ve aylardır maaş, fazla mesai ile kıdem tazminatı alacaklarını tahsil edemeyen maden işçilerinin direnişi başkent Ankara'da kritik bir evreye taşındı.

27 Temmuz'dan bu yana holding binası önünde nöbet tutan ve bakanlıklar önünde seslerini duyurmaya çalışan işçiler, 30 Temmuz 2026 sabah saatlerinde taleplerine karşılık bulamayınca kendilerini holding binası önündeki ağaçlara ve demirlere zincirledi.

Protokol imzalandı ama hesaplar boş kaldı

Yaklaşık 580 işçinin mağdur olduğu süreçte, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı gözetiminde 16 Haziran 2026 tarihinde bir protokol imzalanmıştı. Protokole göre şirketin tüm birikmiş alacakları ve kıdem tazminatlarını 23 Temmuz 2026 tarihine kadar ödemesi taahhüt edilmişti. Ancak belirlenen sürenin geçmesine rağmen holding tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmedi.

Sözlerin tutulmaması üzerine yeniden harekete geçen madenciler, son üç gündür Ankara'da sırasıyla Çalışma Bakanlığı ve Enerji Bakanlığı önünde baret vurma eylemleri gerçekleştirdi. Enerji Bakanlığı önündeki dünkü eylemler sırasında bir madencinin açlık ve stres sebebiyle fenalaşarak bayılması, alandaki tansiyonu yükseltmişti.

"Eşine ilaç alacak adam var, paramızı bırakmayacağız"

Bugün sabah saat 14.00 sularında holding binası önünde tekrar bir araya gelen Türkiye Maden-İş Sendikası üyesi işçiler, "Ölmek var, dönmek yok" sloganlarıyla kendilerini zincirledi. Kendisini ağaca zincirleyen işçilerden biri yaptığı açıklamada, "Polisle karşı karşıya gelmemek için kendimizi zincirledik. Paramızı almadan buradan ayrılmayacağız. Evde çocuklarımızdan utanıyoruz, hakkımızı bu şirkete bırakmayacağız" diyerek tepkisini dile getirdi.

Türkiye Maden-İş Sendikası Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık ise alandaki emniyet güçlerine seslenerek duruma şu sözlerle isyan etti:

"Size bu emri verenler 5 ay kıdem tazminatı almasın, bak bakalım buraya gelmiyorlar mı? Bir tane emek hırsızı holdingi koruyorsunuz. Aramızda kendini zincirleyen, eşi kanser tedavisi gören bir çalışanımız var. 700 bin lira tazminat alacağı duruyor, eşine ilaç alacak. İyi niyetli bir firma olsa önce bu adama ödeme yapardı."

Polis zincirleri kırarak müdahale etti

Eylemin ilerleyen saatlerinde holding binası önü tamamen polis ablukasına alındı. İşçilerin alanı terk etmemesi üzerine emniyet güçleri demir kesme makaslarıyla madencilerin kendilerini bağladığı zincirleri kesti. Çıkan arbedenin ardından başta Şube Başkanı Talih Kocabıyık ve sendika yöneticileri olmak üzere çok sayıda maden işçisi darp edilerek gözaltına alındı.

Maden işçilerinin sendika temsilcileri, gözaltılara rağmen tüm yasal alacaklar hesaplara yatırılana kadar Ankara'daki hak arama mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

Eren Kaşıkçı'nın ölümündeki kahreden detay ortaya çıktı

MasterChef Türkiye'nin 2021 şampiyonu ve gastronomi dünyasının sevilen ismi Eren Kaşıkçı, Kilyos'taki evinde hareketsiz halde bulundu. 37 yaşındaki şefin ani vefatı sevenlerini yasa boğarken, olay yeri incelemelerindeki ilaç detayı ve kalp krizi şüphesi soruşturmanın seyrini değiştirdi

30.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Eren Kaşıkçı'nın ölümündeki kahreden detay ortaya çıktı
Eren Kaşıkçı'nın ölümündeki kahreden detay ortaya çıktı
Televizyon ekranlarında sakin tavırları, teknik bilgisi ve "Kızıl Sakal" lakabıyla geniş bir hayran kitlesi edinen profesyonel şef Eren Kaşıkçı'dan yaklaşık iki gündür haber alınamıyordu. Olay, dün saat 17.00 sıralarında Sarıyer Kumköy Mahallesi'nde meydana geldi. Kaşıkçı'ya ulaşamayan iş ortağı Mikail Malkoçoğlu, ünlü şefin yalnız yaşadığı eve gitti ve kendisini yerde hareketsiz halde buldu. İhbar üzerine adrese hızla sevk edilen jandarma ve acil sağlık ekiplerinin yaptığı ilk kontrollerde, Eren Kaşıkçı'nın hayatını kaybettiği kesinleşti.

İlk şüphe kalp krizi: "İlaçlarına uzanmaya çalışıyordu"

Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde yürek burkan bir detay gün yüzüne çıktı. İddialara göre ünlü şef, yatağının hemen başucundaki komodinin üzerinde bulunan ilaçlarına uzanmaya çalıştığı sırada yaşamını yitirdi.

Konuyla ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulunan iş ortağı Mikail Malkoçoğlu, "Biz de kesin sonucu Adli Tıp raporu çıkınca öğreneceğiz. Ancak adrese gelen sağlık ekiplerinin ilk izlenimi, arkadaşımızın kalp krizi geçirmiş olabileceği yönünde" ifadelerini kullandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şefin ölümüyle ilgili herhangi bir ihmal ya da şüphe kalmaması adına kapsamlı bir tahkikat yürütüyor.

Yeni şubeler için yoğun bir mesai harcıyordu

MasterChef şampiyonluğunun ardından gastronomi kariyerine hız kesmeden devam eden Eren Kaşıkçı, Kadıköy'de kurduğu ve büyük emek verdiği "Kızıl Sakal Sandviç & Burger" isimli restoranıyla adından söz ettiriyordu.

Son günlerinde işlerine oldukça yoğunlaştığı belirtilen Kaşıkçı'nın, mevcut restoranını büyütmekle kalmayıp Pendik Kurtköy'de açmayı planladığı yeni şubesinin hazırlıkları için gece gündüz çalıştığı öğrenildi. Acı haberin ardından Kadıköy'deki restoranı bugün kapılarını açmayarak sessizliğe büründü.

Kızının doğum gününden iki gün sonra gelen acı veda

Ünlü şefin vefatının arkasındaki bir diğer dramatik detay ise aile yaşantısında saklıydı. Olay esnasında eşi ve çocuğunun Gökçeada'da olduğu öğrenilirken, Kaşıkçı'nın çok sevdiği kızı Maya'nın doğum gününün 27 Temmuz olduğu ortaya çıktı.

Kızının doğum gününü kutladıktan yalnızca iki gün sonra hayata gözlerini yuman başarılı şefin ani ölümü, TV8 ve Acun Medya başta olmak üzere tüm televizyon ile gastronomi dünyasında derin bir şok etkisi yarattı. Acun Ilıcalı ve programın jüri üyeleri sosyal medya hesaplarından duygusal taziye mesajları yayınladı.

Memleketi Tokat'a uğurlandı

Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından Eren Kaşıkçı'nın cenazesi ailesi tarafından teslim alındı. Ünlü şefin cenazesi, ikindi namazına müteakip Yenidoğan Cemevi'nden kaldırıldı. Kaşıkçı, törenin ardından toprağa verilmek üzere memleketi Tokat'a doğru uğurlandı.

Bu arada Eren Kaşıkçı'nın son röportajını Meltem TV'ye verdiği öğrenildi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, X sosyal medya hesabından Türkiye ile ABD ilişkileri üzerine bir paylaşım yaptı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, X sosyal medya hesabından Türkiye ile ABD ilişkileri üzerine bir paylaşım yaptı

30.07.2026 16:48:00
Ahmet Turan Yiğit
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, X sosyal medya hesabından Türkiye ile ABD ilişkileri üzerine bir paylaşım yaptı
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, X sosyal medya hesabından Türkiye ile ABD ilişkileri üzerine bir paylaşım yaptı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, X sosyal medya hesabından Türkiye ile ABD ilişkileri üzerine bir paylaşım yaptı. Paylaşımında Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler Türkiye'nin sürekli taviz vermesiyle ilerlediğine dikkati çeken BTP lideri Baş, "Türkiye, ABD'ye "stratejik ortak" derken; ABD, Türkiye'yi düşman ülkelere uyguladığı CAATSA yaptırımlarına tabi tutuyor" ifadelerine yer verdi. 
BTP lideri Hüseyin Baş, şu açıklamada bulundu:
"Türkiye'nin ABD ile ilişkileri tek taraflı bir taviz süreci şeklinde ilerliyor.
Türkiye, ABD'ye "stratejik ortak" derken; ABD, Türkiye'yi düşman ülkelere uyguladığı CAATSA yaptırımlarına tabi tutuyor.
ABD Başkanı Trump'ın NATO Zirvesi için geldiği Ankara'da yaptığı açıklamalar hâlâ gündemde.
Ankara'ya hediyelerle gelecek denilen Trump, Sayın Cumhurbaşkanımızı bol bol övdükten sonra CAATSA yaptırımlarının kaldırılma ihtimalinden bahsetti.
Bu açıklama, Türk basınında zafer başlıklarıyla yer alırken, araya F-35'ler ve KAAN uçağı motorları da sıkıştırıldı.
Peki, sonuç?
Yine sonuç yok!
ABD, bırakın yaptırımların kaldırılmasını, hazırgiyimde yüzde 12,5 oranında ek vergi getirdiği ülkelerin arasına Türkiye'yi de dâhil etti.
Bu durum bir kez daha tescillemiştir ki; ABD, ülkemizi bölgedeki çıkarları için bir aparat olarak görmektedir.
ABD'nin bölgede bir tane stratejik ortağı vardır; o da İsrail'dir.
İsrail'in çıkarları, ABD'nin kendi çıkarlarından bile önceliklidir.
Türkiye konusunda da İsrail ne derse, ABD onu yapmaktadır ve yapmaya devam edecektir.
Amaç, bölgeyi bu iki ülkenin çıkarlarına göre dizayn etmektir.
Gazze'den İran'a kadar yaşananlar ne yazık ki bu durumun kanıtıdır.
Bağımsız Türkiye Partisi, Türkiye'nin bu kötü gidişatını değiştirecek olan partidir.
Ekonomi başta olmak üzere, gerçek anlamda bağımsız bir Türkiye ancak Bağımsız Türkiye Partisi iktidarı ile mümkün olabilecektir."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.