Gençler hatırlamaz! Türkiye'yi 24 yıldır yöneten iktidar partisinin kurmayları siyaset arenasına çok iddialı söylemler ile çıkmışlardı.
Ülkemizi yöneten iktidarları, liderleri, partileri, akademisyenleri medyayı vs. batı hayranı, ABD'ci, AB'ci, NATO'cu ilan etmişlerdi.
BM, AİHM, uluslararası ceza mahkemeleri vs. hepsi onlar için batının-emperyalizmin piyonu idi.
Kendileri, emperyalizme karşıydılar. ABD'ye, AB'ye karşıydılar. İsrail, onlar için İslam coğrafyasında bir çıbandı.
Bu karşıtlıkları öyle sıradan siyasi söylem ve sloganlardan ibaret değildi. Ekranlarda, meydanlarda İslam gereği, iman gereği karşı olduklarını ayetler, hadisler, tarihten örneklerle anlatıyor ve halkı ikna ediyorlardı.
İktidar oldular
Halk inandı ve oy verdi. İktidar oldular. Tam 24 yıl geçti. Neye karşıydıysalar bugün onu savunuyor hale geldiler.
Bu ülkede en Amerikancı bilinenlerden daha çok Amerikancı oldular.
En batı sevdalılarından daha çok batı sevdalısı oldular.
Bu ülkede Menderes iktidarı dahil hiçbir iktidar AKP kadar NATO'cu olamadı.
Bakmayın İsrail ile yapılan dil savaşlarına! 2004'te, 'İsrail'in varlığının tehdit edilmesine müsaade etmeyiz' sözünü çiğnetmediler.
İslam coğrafyası Moğol istilalarından sonra en kanlı dönemini AKP döneminde yaşıyor.
AKP'ye bakıyorsun! Afganistan'da NATO ve ABD ile. Irak'ta, Suriye'de, Libya'da ABD ilke müttefik. Şimdi İran! Kime karşılar?
Meydanlarda, 'zulmün olduğu yerde tarafsızlık zalime ortaklıktır' diyenler bir taraftan 'tarafsızlıktan' bahsederken diğer taraftan Dışişleri Bakanı, ABD ağzı ile konuşuyor.
Tablo içerde daha fena
'Borç alan, emir alır' diyorlardı. Cumhuriyet tarihinde yapılan toplam borcun üç katı borç aldılar.
Borçtan fazla borç faizi ödediler, ödüyorlar. Ama faize karşılar!
Devlet mallarını yok pahasına sattılar. Ama devlet malının kutsallığından bahsediyorlar!
Geçmişte 'iktidarlar, insanımızı açlığa mahkum etti' diyorlardı. Müebbette çevirdiler.
Asgari ücret üzerinden hükümetleri eleştiriyor, patronları kul hakkı yemekle suçluyorlardı.
Şimdi suçladıkları şeylerle suçlanıyorlar. Emeklileri bütçeye yük olarak görüyorlar.
'Laiklik eşittir dinsizlik' siyaseti yapıldı, yapılıyor bu ülkede. Ama hiçbir iktidar döneminde insanımız, AKP dönemindeki kadar dinden uzaklaşmadı, dine soğuklaşmadı.
Bugünkü iktidarın temsilcileri dün 'genelevler ve vergi' başlıklarında siyaset üretiyorlardı.
İktidara geldiler, zinayı yasallaştırdılar. Domuz etini yasallaştırdılar.
Hiçbir iktidar, cinsel sapıklara yasal statü vermemişti. AKP verdi ama bu sapıklık üzerinden siyaset yapmaya da devam etti, ediyor.
Vesayet
Bu zihniyete göre dün; TSK, TÜSİAD, YÖK, CHP vesayetçiydi. Yargı ve medya vesayetçilerin kontrolündeydi.
Şimdi hepsini tek elde topladılar.
İlahi Adalet olsa gerek! Dün neye karşıydıysalar bugün onun yılmaz savunucusu oldular. Dün kınadıkları her başlık ile bugün kınanıyorlar.
Özetle bütün makyaj aktı, döküldü. Artık anlatacak bir hikayeleri de kalmadı. Haliyle en bildik ve en etkili taktiğe geri döndüler.
Dikkat edin sonaylarda medyada namaz kıldıran, Kuran okuyan, tefsirlerden örnek veren yöneticilerin videoları manşette.
Sen, Kuran okuyan, namaz kıldıran yöneticilerden rahatsız mısın, tepkisi hatta öfkesi olanlar olabilir.
Yaptığın iş okuduğun Kuran'ın tam tersi ise namaz seni kötülükten, adaletsizlikten, aşırı gitmekten korumuyorsa demek ki, okuduğun Kuran boğazından aşağın inmiyor demektir.
Ne demişti şair?
İçin temiz olmadıktan sonra hacı, hoca olmuşsun, kaç para!
Hırka, tespih, post, seccade güzel ama! Rabbin kanar mı bunlara?
Ülkemizi yöneten iktidarları, liderleri, partileri, akademisyenleri medyayı vs. batı hayranı, ABD'ci, AB'ci, NATO'cu ilan etmişlerdi.
BM, AİHM, uluslararası ceza mahkemeleri vs. hepsi onlar için batının-emperyalizmin piyonu idi.
Kendileri, emperyalizme karşıydılar. ABD'ye, AB'ye karşıydılar. İsrail, onlar için İslam coğrafyasında bir çıbandı.
Bu karşıtlıkları öyle sıradan siyasi söylem ve sloganlardan ibaret değildi. Ekranlarda, meydanlarda İslam gereği, iman gereği karşı olduklarını ayetler, hadisler, tarihten örneklerle anlatıyor ve halkı ikna ediyorlardı.
İktidar oldular
Halk inandı ve oy verdi. İktidar oldular. Tam 24 yıl geçti. Neye karşıydıysalar bugün onu savunuyor hale geldiler.
Bu ülkede en Amerikancı bilinenlerden daha çok Amerikancı oldular.
En batı sevdalılarından daha çok batı sevdalısı oldular.
Bu ülkede Menderes iktidarı dahil hiçbir iktidar AKP kadar NATO'cu olamadı.
Bakmayın İsrail ile yapılan dil savaşlarına! 2004'te, 'İsrail'in varlığının tehdit edilmesine müsaade etmeyiz' sözünü çiğnetmediler.
İslam coğrafyası Moğol istilalarından sonra en kanlı dönemini AKP döneminde yaşıyor.
AKP'ye bakıyorsun! Afganistan'da NATO ve ABD ile. Irak'ta, Suriye'de, Libya'da ABD ilke müttefik. Şimdi İran! Kime karşılar?
Meydanlarda, 'zulmün olduğu yerde tarafsızlık zalime ortaklıktır' diyenler bir taraftan 'tarafsızlıktan' bahsederken diğer taraftan Dışişleri Bakanı, ABD ağzı ile konuşuyor.
Tablo içerde daha fena
'Borç alan, emir alır' diyorlardı. Cumhuriyet tarihinde yapılan toplam borcun üç katı borç aldılar.
Borçtan fazla borç faizi ödediler, ödüyorlar. Ama faize karşılar!
Devlet mallarını yok pahasına sattılar. Ama devlet malının kutsallığından bahsediyorlar!
Geçmişte 'iktidarlar, insanımızı açlığa mahkum etti' diyorlardı. Müebbette çevirdiler.
Asgari ücret üzerinden hükümetleri eleştiriyor, patronları kul hakkı yemekle suçluyorlardı.
Şimdi suçladıkları şeylerle suçlanıyorlar. Emeklileri bütçeye yük olarak görüyorlar.
'Laiklik eşittir dinsizlik' siyaseti yapıldı, yapılıyor bu ülkede. Ama hiçbir iktidar döneminde insanımız, AKP dönemindeki kadar dinden uzaklaşmadı, dine soğuklaşmadı.
Bugünkü iktidarın temsilcileri dün 'genelevler ve vergi' başlıklarında siyaset üretiyorlardı.
İktidara geldiler, zinayı yasallaştırdılar. Domuz etini yasallaştırdılar.
Hiçbir iktidar, cinsel sapıklara yasal statü vermemişti. AKP verdi ama bu sapıklık üzerinden siyaset yapmaya da devam etti, ediyor.
Vesayet
Bu zihniyete göre dün; TSK, TÜSİAD, YÖK, CHP vesayetçiydi. Yargı ve medya vesayetçilerin kontrolündeydi.
Şimdi hepsini tek elde topladılar.
İlahi Adalet olsa gerek! Dün neye karşıydıysalar bugün onun yılmaz savunucusu oldular. Dün kınadıkları her başlık ile bugün kınanıyorlar.
Özetle bütün makyaj aktı, döküldü. Artık anlatacak bir hikayeleri de kalmadı. Haliyle en bildik ve en etkili taktiğe geri döndüler.
Dikkat edin sonaylarda medyada namaz kıldıran, Kuran okuyan, tefsirlerden örnek veren yöneticilerin videoları manşette.
Sen, Kuran okuyan, namaz kıldıran yöneticilerden rahatsız mısın, tepkisi hatta öfkesi olanlar olabilir.
Yaptığın iş okuduğun Kuran'ın tam tersi ise namaz seni kötülükten, adaletsizlikten, aşırı gitmekten korumuyorsa demek ki, okuduğun Kuran boğazından aşağın inmiyor demektir.
Ne demişti şair?
İçin temiz olmadıktan sonra hacı, hoca olmuşsun, kaç para!
Hırka, tespih, post, seccade güzel ama! Rabbin kanar mı bunlara?
Akın Aydın / diğer yazıları
- İktidar partisi makyaj tazelemeye çalışıyor / 31.07.2026
- Lafa değil halinize bakın! / 30.07.2026
- Bu 15 Temmuz’da da destan (!) yazdılar / 21.07.2026
- Kıbrıs’ta savaş hazırlıkları / 20.07.2026
- Destanı millet yazdı, sefasını iktidar sürüyor / 15.07.2026
- ‘15 Temmuz’u, ABD gerçekleştirdi’ diyenler nerede? / 13.07.2026
- 6. Filo’dan Ankara’daki NATO Zirvesine / 12.07.2026
- NATO sonuç bildirisi / 10.07.2026
- NATO zirvesinde hiç İslam aklınıza gelmedi mi? / 09.07.2026
- Ali Hamaney’in cenazesi ve Armageddon Savaşı / 08.07.2026
- Lafa değil halinize bakın! / 30.07.2026
- Bu 15 Temmuz’da da destan (!) yazdılar / 21.07.2026
- Kıbrıs’ta savaş hazırlıkları / 20.07.2026
- Destanı millet yazdı, sefasını iktidar sürüyor / 15.07.2026
- ‘15 Temmuz’u, ABD gerçekleştirdi’ diyenler nerede? / 13.07.2026
- 6. Filo’dan Ankara’daki NATO Zirvesine / 12.07.2026
- NATO sonuç bildirisi / 10.07.2026
- NATO zirvesinde hiç İslam aklınıza gelmedi mi? / 09.07.2026
- Ali Hamaney’in cenazesi ve Armageddon Savaşı / 08.07.2026























































