HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 AĞUSTOS 2022, SALI

Çanakkale geçilmez

18.03.2022 00:00:00

18 Mart Çanakkale Savaşı'nın 107. yıldönümünü kutluyoruz. Çanakkale boğazını geçerek İstanbul'u almak isteyen itilaf kuvvetleri ile vatanının bağımsızlığını canı pahasına savunan bir millet arasında geçen bir savaştır, Çanakkale Savaşı. 

Mehmet Akif Ersoy'un deyimiyle "Kimi yamyam, kimi Hindu, kimi bilmem ne bela" dediği 7 düvel ile savaştan yeni çıkmış, yokluk, kıtlık ve sefalet içerisinde vatan müdafaası yapan Anadolulun yiğit insanlarının yaptığı savaşın adıdır, Çanakkale Savaşı. 

Tabyada bulunan topun mermi kaldıran vinci parçalandığı için Seyit Ali onbaşının, yüksek iman gücüyle 275 kilogram top mermilerini sırtlayarak top kundağına yerleştirdiği ve İngiliz zıhlısını boğazın derinliklerine gömdüğü zaferin adıdır, Çanakkale Zaferi.  

Metre kareye 6000 merminin düştüğü, can pazarının yaşandığı, 250 binin üzerinde vatan evladı kınalı kuzuların, bu topraklar bizlere vatan olsun diye, gözlerini kırpmadan şehit düştükleri savaşın adıdır, Çanakkale Savaşı. 

Gelin yapılan savaştan bir enstantaneyi, en ön safta savaşan Mustafa Kemal'den dinleyelim: 

"10 Ağustos 1915. Conkbayırı'nı almak ve bütün boğaza hakim olmak için İngilizler 20.000 kişilik bir kuvvetle günlerce kazdıkları siperlere yerleşmişler, hücum anını bekliyorlardı. Gecenin karanlığı tamamen kalkmış, tan ağarmak üzereydi. 8. Tümen komutanı ve diğer subaylarımı çağırdım. 

Mutlaka düşmanı mağlup edeceğimize inanıyorum. Ancak siz acele etmeyin, evvela ben ileri gideyim, size ben kırbacımla işaret verdiğim zaman hep birlikte atılırsınız. Bu durumdan askerlerini de haberdar etmelerini istedim. Hücum baskın tarzında olacaktı. Sakin adımlarla ve süzülerek düşmana 20-30 metre yaklaştım. Binlerce askerin bulunduğu Conkbayırı'nda çıt çıkmıyordu. Dudaklar sessizce bu sıcak gecede dua ediyordu. Kontrol ettim. Kırbacımı başımın üstünde kaldırıp çevirdim ve birden aşağı indirdim. Saat 04.30'da kıyametler kopmuştu. İngilizler neye uğradıklarını şaşırmıştı. Allah Allah sesleri bütün cephelerde, karanlıkta gökleri yırtıyordu. 

Her taraf duman içinde ve heyecan her yere hakim olmuştu. Düşmanın topçu ateşi gülleleri büyük çukurlar açıyor, her tarafa şarapnel ve kurşun yağıyordu. Büyük bir şarapnel parçası tam kalbimin üzerine çarptı, sarsıldım, elimi göğsüme götürdüm, kan akmıyordu. Olayı Yarbay Servet Bey'den başka kimse görmemişti. Ona parmağımla susmasını emrettim. Çünkü vurulduğumun duyulması cephelerde panik yaratabilirdi. Kalbimin üzerinde cebimde bulunan saat paramparça olmuştu. O gün akşama kadar birliklerin başında daha hırslı olarak çarpıştım. Yalnız bu şarapnel vücudumda, kalbimin üzerinde aylarca gitmeyen derin bir kan lekesi bırakmıştı. 

Aynı gün gece, yani 10 Ağustos günü, beni mutlak ölümden kurtaran ve parçalanan saatimi Ordu Komutanı Liman von Sanders Paşa'ya hatıra olarak verdim. Çok şaşırmış, heyecanlanmıştı. Kendileri de altın cep saatini bana hediye ettiler." 

Mustafa Kemal, kendi ifadeleri ile Anafartalar'da, Conk Bayırı'nda, Arıburnu'nda Türk askerindeki o yüksek iman gücünü şöyle anlatmıştır.  

"Çanakkale geçilmez" dedirten o ruh, Allah ile askerin kurduğu bağdı. "Ölenleri görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, hiç ufak bir fütur dahi göstermiyor, sarsılmak yok. Okuma bilenler ellerinde Kur'an-ı Kerim, cennete girmeye hazırlanıyor. Bilmeyenler Kelime-i Şahadet çekerek yürüyorlar. Bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gören şayan-i hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale muharebesini kazandıran bu yüksek ruhtur." (M. K. Atatürk, Anafartalar Hatıraları, sayfa 24) 

Çanakkale İngiliz Başkomutanı General Hamilton, İngiltere Harbiye Başkanlığına yazdığı yazıda Mustafa Kemal'in yüce komutanlığını şöyle anlatmaktadır: Niçin geriye çekildiğimizi soruyorsunuz. Bütün gerçeği tüm açıklığı ile size bildirmek isterim: Çok cesur muharebe eden, en iyi sevk ve idare edilen asil Türk ordusunun ve Albay Mustafa Kemal gibi dahi bir komutanın karşısında bulunuyoruz. Bunu hiçbir zaman unutmayalım."     

Günümüze geldiğimizde, düşman dünü unutmadı, yeni bir Çanakkale savaşları hazırlığında, Lozan'a göre silahlandırılması yasak olan Yunan adalarında ABD tarafından üsler kuruldu, silah yığınağı yapıldı. Türkiye sınırının 40 km yakınına Dedeağaç'a 400 tank ve helikopterler yerleştirdi. Yine kuzey Suriye'de YPG bölgesine 40 bin kişilik orduya yetecek kadar 900 tır dolusu silah sevk edildi. 

Yani anlayacağınız düşman hazır ve zaman kolluyor. Peki, biz siyasi, ekonomik ve manevi yönden düşmana karşı koyacak bir Çanakkale ruhuna sahip miyiz? İktidar ekonomik gücüne, herkes de manevi yönden hazır mı, kendi kalbini kontrol etsin!

 
Alaiddin Özkar / diğer yazıları
- Gelin bugün ağlayalım! / 08.08.2022
- Muharrem Matem ayıdır / 02.08.2022
- Gadir-i Hum ve Ehl-i Beyt / 19.07.2022
- Kurban Bayramı arifesinde / 08.07.2022
- Yoksulluk, yolsuzluk, yasaklar / 21.06.2022
- Kuvvacı Abdurrahman Kamil Hoca / 24.05.2022
- Deliler gibi ekmek / 18.05.2022
- Çanakkale geçilmez / 18.03.2022
- Uyarmıştık! / 08.03.2022
- Cömertlikte zirve şahsiyet Hz. Ali / 23.02.2022
- Hz. Ali'den nasihatler / 08.02.2022
- Regaib kandilini ihya etmek / 03.02.2022
- Üç aylar, tövbe ve af ayıdır / 02.02.2022
- Bonkörlük güzel ama! / 26.01.2022
- Esnaf oynamaya başladı! / 11.01.2022
- Hangisini yazayım! / 07.01.2022
- Hâlâ akıllanmayacak mıyız? / 17.12.2021
- 7 Aralık Kilis’in kurtuluşu / 07.12.2021
- Ekmeğime dokunma / 04.12.2021
- Düşmanın bile saygı duyduğu Atatürk / 24.11.2021
- O insan şeklinde bir huridir / 04.11.2021
- Her şey değerini bilenin yanında kıymetlidir / 28.10.2021
- Kuraklık, kıtlık, açlık -II- / 21.10.2021
- Kuraklık, kıtlık, açlık -I- / 20.10.2021
- Gençler istikbali yurt dışında arıyor / 08.10.2021
- İnşaat sektörü krizde / 23.09.2021
- Görünen köy kılavuz istemedi / 19.09.2021
- Bereketimiz kalmadı / 14.09.2021
- Ne zaman hesap soracaksınız? / 08.09.2021
- 30 Ağustos Büyük Taarruz / 30.08.2021
- Köylü köyünü terk ediyor / 24.08.2021
- 10 Muharem matem günü / 17.08.2021
- Nereden nereye? / 11.08.2021
- Tedbir mi, itibar mı? / 04.08.2021
- Kurban ibadeti / 18.07.2021
- Çilesiz dava olmaz / 13.07.2021
- Ehl-i Beyt’i sevmek, imanın esasıdır / 01.07.2021
- Sebze meyve üreticileri, çözüm bekliyor / 22.06.2021
- Asıl mesele, adam olabilmek / 17.06.2021
- Dış politikada dışlanıyoruz / 08.06.2021
- Nankörlük / 01.06.2021
- Hangisine yanalım? / 16.05.2021
- Bayramda çocuk olmak / 13.05.2021
- Sarı öküz meselesi / 11.05.2021
- Ellere var, bize yok mu? / 06.05.2021
- Haklı isyan / 06.05.2021
- Ülkede yangın var! / 28.04.2021
- Hakkı söyleyen de, dinleyen de azaldı / 21.04.2021
- Rahmet ayı Ramazan / 14.04.2021
- Halkın dayanacak gücü kalmadı / 06.04.2021
- Ölüm ve ötesi / 29.03.2021
- Kıyamet alametleri / 23.03.2021
- Çanakkale zaferi / 18.03.2021
- Dinler arası diyalog, tam gaz / 16.03.2021
- Emisyon ve senyoraj gerçeği / 08.03.2021
- Binalar ve yollar karın doyurmaz / 02.03.2021
- Türkiye’de vergi adaleti var mı? / 22.02.2021
- Hz. Fâtıma’nın doğum günü / 08.02.2021
- O, Allah Resûlü'nün kızı fâtıma / 01.02.2021
- Örnek aile / 26.01.2021
- Fâtımam da bir ah edip ağladı / 19.01.2021
- 2021 Hacı Bektaş’ı Anma Yılı / 12.01.2021
- Hased ve kıskançlık / 28.12.2020
- Hacizler tarım sektörünü bitiriyor / 16.12.2020
- Milli Mücadelede Kilis-II / 11.12.2020
- Milli Mücadelede Kilis-I / 10.12.2020
- Ahilik teşkilatı / 24.09.2020
- Ayasofya’yı açmak günahlarınızı affettirir mi? / 18.07.2020
- Ailemize sahip çıkalım / 29.05.2020
- Herkes yaptığının karşılığını görecektir / 25.04.2020
- Altın taşıyanlar, taş taşıyanlar / 12.04.2020
- Milletin azmi ve kararlılığı / 03.04.2020
- Çanakkale’yi kazandıran yüksek ruh / 21.03.2020
- Kilis Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunun yansımaları / 02.11.2019
- Ana Şehir Kilis / 27.07.2019
- Balık baştan kokar / 02.07.2019
- Tarımda reform da enflasyona çare olamayacak / 13.04.2019
- Yerel seçimlerin ardından / 07.04.2019
- Kilis’te Kuvva-yı Milliye’nin kuruluşunda Atatürk faktörü / 07.12.2018
- Güle güle Sayın Valim / 10.11.2018
- Dünya Kadınlar Günü / 11.03.2018
- Başka çare yok / 10.03.2018
- Türkiye'de vergi adaleti var mı? / 30.10.2017
- Ekonomik kriz kapıda / 03.07.2017
- Hayat davranışların aynasıdır / 24.04.2017
- Bölünmenin ayak sesleri / 24.01.2016
- Bir emniyet mensubu yakını olmak / 17.12.2015
- Gerçek gündem / 20.05.2015
- Antep'te Kuva-yı Milliye rüzgarı esti / 11.04.2007
- Türkiye'de basın yayın / 25.01.2007
- Havadakiler vatandaşa, yerdekiler devlete / 24.01.2007
- Bir Osmanlı kadını daha Hakka yürüdü / 01.12.2006
- Üzüm yetiştiricilerinin sorunları bitmiyor / 18.09.2006
- Siyasette yükselen değer: BTP / 16.07.2006
- Kanal 5'te BTP Rüzgarı esti / 21.05.2006
- PTT'nin 'p'siyle teselli olanlar / 14.04.2006
- Çanakkale'yi geçilmez kılan neydi? / 21.03.2006
- Güneydoğu'da sıkıntılı günler / 12.03.2006
- Zemzem suyunda kopartılan fırtına / 03.02.2006
- Başbakanın yurtdışı gezileri / 08.12.2005
- Ekonominin güneşi doğdu / 02.12.2005

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

18.03.2021, 18.03.2020, 18.03.2019, 18.03.2018, 18.03.2017, 18.03.2016, 18.03.2015, 18.03.2014, 18.03.2013, 18.03.2012, 18.03.2011, 18.03.2010, 18.03.2009, 18.03.2008, 18.03.2007, 18.03.2006, 18.03.2005, 18.03.2004, 18.03.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.