logo
09 MART 2026


Cevdet Yılmaz, ABD'nin yeni gümrük tarifelerini değerlendirdi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ABD'nin Türkiye'ye yönelik yeni gümrük tarifesine ilişkin "İlk aşamada tarifenin düşük olması olumlu. İkincisi bu hadiselerle birlikte emtia fiyatlarında bir düşüş söz konusu. Türkiye de emtia ithalatçısı bir ülke. Bu açıdan da şu an itibarıyla lehimize tablo olduğunu söyleyebiliriz" dedi

09.04.2025 14:10:00
Anadolu Ajansı
Cevdet Yılmaz, ABD'nin yeni gümrük tarifelerini değerlendirdi
Cevdet Yılmaz, ABD'nin yeni gümrük tarifelerini değerlendirdi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı, değerlendirmede bulundu.

Bu ay içerisinde Giresun'a gidip Doğu Karadeniz Eylem Planı'nı açıklayacaklarını söyleyen Yılmaz, daha sonra Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nun toplanacağını belirtti.

Cevdet Yılmaz, ABD'nin yeni gümrük tarifelerine ilişkin bir soruya karşılık, "Artısıyla eksisiyle değerlendiriyoruz. Küresel etkileri var. Dünya ekonomisi açısından etkileri var. Türkiye olarak bize hem olumlu hem de olumsuz yansımaları söz konusu. Net etkiye bakmamız, bu süreci iyi takip etmemiz lazım. Bu dinamik bir süreç. Henüz sonuçlanmış bir süreç değil. ABD tarifeler açıkladı ama aynı zamanda müzakerelere açık olduğunu söylüyor. Dolayısıyla bu müzakerelerin sonucunun ne olduğunu görmemiz lazım. Bu müzakereler iyi gitmezse diğer ülkelerin buna karşı atacağı adımları iyi takip etmemiz lazım." yanıtını verdi.

Sürecin iyi takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, Türkiye'nin başlangıç itibarıyla avantajlı göründüğü söyledi.

Türkiye'ye uygulanacak yüzde 10'luk gümrük vergisi tarifesinin sorulması üzerine Yılmaz, "Biz de bu müzakereleri yapacağız. ABD ile 32 milyar doların üzerinde bir ticaret hacmimiz oldu ve dengeli bir ticaretimiz var. Ancak bizim liderlerimizin belirlediği 100 milyar dolarlık bir hedef var. Bu konularda Ticaret Bakanımız, ABD'li muadilleriyle oturup hem bu gelişmeleri hem de Türkiye-Amerika ticaretini nasıl artırabiliriz, hacmini daha fazla nasıl büyütebiliriz bu konuları önümüzdeki dönemde daha yoğun bir şekilde ele alacağımızı söyleyebilirim." diye konuştu.

"Son gelişmelerle birlikte dünya ticaretinde yeni bir dönem başlıyor"

"Bazı yabancı şirketlerin Çin'deki merkezlerini diğer ülkelere taşıma planları oluştu. Türkiye'nin bu şirketler arasında görüştüğü var mı'" sorusuna karşılık Yılmaz, bunun bir süreç olduğunu ve bu sürecin henüz tamamlanmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Önümüzdeki birkaç ayda tabiri caizse toz dumanın yatıştığını, dünya ticaretinin geldiği süreci göreceğiz. Şunu söylemek zorundayız; eski ticaret düzeninden söz edemeyiz. Son gelişmelerle birlikte dünya ticaretinde yeni bir dönem başlıyor. Yeni bir çerçeve oluşuyor. Eski kalıplarla bakacağımız bir dünya değil. Bunu görmemiz gerekiyor. Yeniden şekillenmeyi çok iyi takip etmek durumundayız. Bu ticaret politikaları, yatırım karlarını, lojistiği, tedarik sistemlerini etkileyecek. Çok boyutlu bir hadiseden bahsediyoruz. Bir taraftan da sadece mal piyasaları değil, hizmet piyasaları, diğer sermaye hareketleri var. Birçok boyutuyla küresel ekonominin nerelere doğru gittiğini her birlikte göreceğiz. İlk aşamada tarifenin düşük olması olumlu. İkincisi bu hadiselerle birlikte emtia fiyatlarında bir düşüş söz konusu. Türkiye de emtia ithalatçısı bir ülke. Bu açıdan da şu an itibarıyla lehimize tablo olduğunu söyleyebiliriz."

Bu durumun eksi bir tarafı bulunduğunu da dile getiren Yılmaz, "Amerikan pazarı zorlaştıkça, Amerika'ya daha önce ihracat yapan ülkeler, diğer pazarlarda çok daha agresif davranabilirler, pazar paylarını telafi etme içerisine girebilirler. Bu da rekabeti diğer piyasalarda yoğunlaştırıcı bir etki yapar. Her birini detaylı bir şekilde analiz ediyoruz. Önümüzdeki Ekonomi Koordinasyon Kurulunda da başlıklarımızdan biri yeni ticaret koşulları ve bunun ülkemize yansımaları, bizim buna karşı hangi stratejileri izleyeceğimiz konusu olacaktır. Önümüzdeki dönem, ekonomi yönetimi olarak bu konuları çok boyutlu bir şekilde bütün unsurlarıyla değerlendirip, ülkemizin alması gereken pozisyonlar noktasında politikalar geliştirmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

"Beklentimiz, en kısa sürede Terörsüz Türkiye sürecinin tamamlanması"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Terörsüz Türkiye" hedefine yönelik soru üzerine, bu hedefin çok kıymetli olduğunu ve sağlıklı bir şekilde devam ettiğini söyledi.

Yılmaz, "Bu hafta içerisinde Cumhurbaşkanımızla görüşme bekleniyor DEM Parti'den gelecek katılımcılarla birlikte. Süreç olması gerektiği gibi hassas bir çerçeve içerisinde devam ediyor. Başarıya ulaşmasını, en kısa sürede silahların bırakılmasını, terör örgütünün kendisini fesih etmesini bekliyoruz. Bu tür süreçler hassas süreçler, uzadıkça çomak sokan çok olur böyle işlere. Bizim beklentimiz, en kısa sürede Terörsüz Türkiye sürecinin tamamlanması. Bölgemiz üzerindeki emperyalist oyunların boşa çıkarılması, milli birliğimizin, beraberliğimizin pekiştirilmesi. Demokrasinin, kalkınmamızın standartlarının çok daha yukarıları çıkması." değerlendirmesinde bulundu.

İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi

Ekrem İmamoğlu duruşmasında izleyiciler tezahürat yaptığı için mahkeme heyeti salonundan çıktı, duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar çıkarıldı. Mahkeme başkanı izleyicilerin de salondan çıkarılmasına karar verdi. İzleyiciler duruşmaya alınmama ihtimaline karşın salondan ayrılmıyor

09.03.2026 12:30:00
İHA
İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi
İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen 'yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı.

Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu'nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş'in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun'un 251 yıla ve Adem Soytekin'in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye başlamıştı.

Duruşma sürerken, seyirci kısmından da zaman zaman tezahüratlar yükseldi. Mahkeme başkanı, duruşmanın düzenin bozulduğu gerekçesiyle seyircilerin salondan çıkarılmasına karar verdi.

Sanıklar salondan çıkarılırken, izleyiciler, jandarma eşliğinde dışarı alındı. Mahkeme heyeti salondan çıktı.

Duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. İzleyiciler salona geri alınmama ihtimaline karşı salondan ayrılmıyor.

İran yeni dini liderini seçti


İran basını, Uzmanlar Meclisi'nin, Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'i ülkenin yeni lideri olarak seçtiğini duyurdu. İran'da dini liderlik ya da resmi adıyla REHBERLİK, en üst makam konumunda. 

09.03.2026 00:27:00 / Güncelleme: 09.03.2026 00:35:37
HABER MERKEZİ/AA
İran yeni dini liderini seçti
İran yeni dini liderini seçti

İran Uzmanlar Meclisi Gilan Vilayeti Üyesi Seyyid Ali Hüseyni Eşkevari, İsrail- ABD'nin 28 Şubat'taki saldırısında ölen Ali Hamaney'in oğlu "Mücteba Hamaney'i yeni lider olarak seçtiklerini" belirtti.
Eşkevari, sosyal medyada yer alan açıklamalarında, Uzmanlar Meclisi'nin, ülkenin yeni liderini seçtiğini söyledi.

Uzmanlar Meclisi'nin büyük bir çoğunlukta yeni liderin ismi üzerinde mutabık kaldığını belirten Eşkevari, "İnşallah Hamaney ismi İran'ın yeni lideri olarak devam edecek" dedi.
Öte yandan Uzmanlar Meclisi Başkan Yardımcısı Ayetullah Hüseyni Buşehri ise yeni liderin yakın zamanda tanıtılacağını belirtti.
ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili şehit düştü. 

’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ’futbolda bahis’ soruşturması kapsamında tutuklanan iş adamı Erdem Timur’un şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak tayin edildi

07.03.2026 23:16:00
Haber Merkezi
’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı
’Futbolda bahis’ soruşturmasında tutuklanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'futbolda bahis' soruşturması kapsamında tutuklanan iş adamı Erdem Timur'un şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak tayin edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen 'futbolda bahis' soruşturması sürüyor.



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından şüpheli Erden Timur hakkında yürütülen 'Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama' suçuna yönelik soruşturma kapsamında; şüphelinin ortağı ve sahibi olduğu ve öncül suçlar kapsamında elde ettiği suç gelirlerinin aklanması faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen şirketlere ilgili Sulh Ceza Hakimliği kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyım olarak atanmıştır. Soruşturma çok yönlü ve titizlikle devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Hande Yener hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' soruşturması

Şarkıcı Hande Yener hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Cumhurbaşkanına Hakaret', 'Anayasal düzeni hedef alma' ve 'Mevcut iktidarı devirme' eylemleri nedeniyle soruşturma başlatıldı

07.03.2026 16:22:00
İHA
Hande Yener hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' soruşturması
Hande Yener hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' soruşturması
Muhammed Ahmet Yüce isimli vatandaşın CİMER üzerinden yaptığı başvuruda, sanatçı Hande Yener'in Menteşe ilçesinde 15 Mayıs 2025 tarihinde verdiği konser sırasında 'Zıplamayan Tayyipçi' şeklinde slogan atıldığı, sanatçının ritim tutarak eşlik ettiği ve sahnede alenen 'Bu devri çok güzel devireceğiz' dediği, anayasal düzeni hedef aldığı, mevcut iktidarı devrilmesi yönünde açık ve doğrudan bir çağrı niteliği taşıdığı bu söylemlerinin suç olduğunu, söz konusu eylemlerinin kamuya açık şekilde sosyal medyada yayınlandığını iddia etti.

CİMER'den yapılan başvuru üzerine Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü tahkikat başlattı. Yapılan tahkikat evrakları Bodrum Cumhuriyet Savcılığı'na gönderildi. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisizlik kararı vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda internet üzerinden açık kaynaklardan temin edilen belgelerde konserin 15 Mayıs 2025 tarihinde Muğla İli Menteşe ilçesinde bulunan sosyo-kültürel alanda gerçekleştiği belirtildiğinden karşı yetkisizlik kararı verilerek dosya bu defa Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı Makbule Hande Özyener (Hande Yener) hakkında soruşturma başlattı.

İstanbul'da 8 Mart nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak

İstanbul Valiliği, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri dolayısıyla yarın saat 14.00 itibarıyla bazı yolların kapatılacağını duyurdu

07.03.2026 16:19:00
İHA
İstanbul'da 8 Mart nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak
İstanbul'da 8 Mart nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak
Beyoğlu Sıraselviler Caddesi Meşelik Sokak'tan Taksim Meydan istikametine, Taksim Meydan'dan (büfeler önü) İstiklal Caddesi'ne bağlanan yolun trafiğe kapatılacağı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Refik Saydam Caddesi'nden Asmalı Mescit Caddesi'ne giriş-çıkış, Ensiz Sokak İlk Belediye Caddesi kesişimi, Balo Sokak Turnacıbaşı Caddesi kesişimi, Sadri Alışık Sokak Atıf Yılmaz Caddesi, Yeni Çarşı Caddesi, Kumbaracı Yokuşu, Turnacıbaşı Caddesi, Meşelik Sokak ve Sadri Alışık Sokak'tan İstiklal Caddesi'ne gidiş istikameti, Yeni Çarşı Caddesi İstiklal Caddesi kesişimi İstiklal Caddesi'ne akım verilmeyecek ve Taksim Tünel girişinden İstiklal Caddesi'ne giriş trafiğine izin verilmeyecek ve Tak-I Zafer Caddesi trafiğe kapatılacaktır"

Açıklamada, alternatif güzergahların İnönü Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı, Refik Saydam Caddesi ve Meclis-İ Mebusan Caddesi olarak belirlendiği bildirildi.

Çağın hastalığı dijital demans!


 
Akıllı telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. 

07.03.2026 07:07:00 / Güncelleme: 07.03.2026 07:11:42
MURAT ÇORBACI
Çağın hastalığı dijital demans!
Çağın hastalığı dijital demans!

Akıllı telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. Moodist Psikyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, son yıllarda literatürde sık sık yer bulmaya başlayan 'dijital demans' kavramına dikkat çekerek özellikle çocuklar ve gençler için önemli riskler barındırdığı uyarısında bulunuyor.

Dijital demans; dijital teknolojilerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı sonucunda ortaya çıkan, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, çoklu görev yapma ve bilişsel işlevlerde zayıflama gibi demans benzeri belirtilerle kendini gösteren bir tablo olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin bilişsel bozukluk gelişme riskini artırabileceğini ortaya koyuyor.

Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan'a göre dijital demans, özellikle akıllı telefonlar ve tabletlerle yoğun vakit geçiren bireylerde görülüyor. Bu kişiler zamanla: unutkanlık, odaklanma güçlüğü, çoklu görev yapamama, yeni bilgileri akılda tutmakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başlıyor. Bu belirtiler, erken dönem demans semptomlarıyla büyük benzerlik gösteriyor. Özcan, çocuk ve ergenlerin, gelişim çağında olmaları nedeniyle dijital demans açısından en riskli gruplar arasında yer aldığını vurguluyor.

Özcan, "Dijital cihazlarla uzun süreli temas yalnızca bilişsel işlevleri değil, duygusal dengeyi de etkiliyor. Dijital demansa eşlik eden yaygın sorunlar arasında: ruh hali dalgalanmaları, sinirlilik, artan stres düzeyi yer alıyor. Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku düzenini sağlayan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayarak uyku kalitesini düşürüyor" dedi. Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, şu önerilerde bulundu: "Günlük ekran süresi sınırlandırılmalı. Dijital cihazlar için belirli kullanım saatleri oluşturulmalı. Telefon ve tabletler uyku alanı dışında şarj edilmeli."

Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?


 
 
Ramazan ayında kefirin probiyotik etkisi sayesinde bağırsak sağlığını desteklediğine değinen Diyetisyen Elif Berfin Aydoğdu, “Kabızlık ve sindirim sorunlarının önlenmesine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Tokluk hissi sağlayarak sahur öğününü destekler. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir” dedi.

07.03.2026 06:35:00
MURAT ÇORBACI
Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?
Ramazanda kefiri ne zaman tüketmeli?

Ramazan ayında kefirin probiyotik etkisi sayesinde bağırsak sağlığını desteklediğine değinen Diyetisyen Elif Berfin Aydoğdu, "Kabızlık ve sindirim sorunlarının önlenmesine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Tokluk hissi sağlayarak sahur öğününü destekler. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir" dedi.

Kefirin protein, kalsiyum, fosfor, magnezyum ve B grubu vitaminleri açısından zengin bir besin olduğunu ifade eden Dyt. Aydoğdu, bilimsel çalışmaların kefirin bağırsak florasını güçlendirdiğini, sindirimi kolaylaştırdığını ve laktoz intoleransı olan bireylerde süte göre daha iyi tolere edildiğini gösterdiğini aktardı. Aydoğdu, "Bu özelliğiyle kefir, Ramazan'da mideyi yormayan, besleyici bir ara öğün ya da sahur desteği olabilir" diye konuştu.

Kefirin faydalı olmasına rağmen ölçülü tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Aydoğdu, "Sağlıklı bireyler için günde 1 su bardağı (200-250 ml) kefir yeterlidir. Ramazan ayında kefir, iftardan 1-2 saat sonra ya da sahurda tüketilebilir. İlk kez tüketmeye başlayan kişiler yarım bardakla başlayıp zamanla artırmalıdır" dedi.

Hiçbir yakınmanız olmasa bile, dikkat!


 
Diyabet, ülkemizde görme kaybının en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Uygun şekilde tedavi edilmediği ve düzenli takip edilmediği takdirde geri dönüşü olmayan kalıcı görme kaybına ve körlüğe yol açabiliyor.
 

07.03.2026 06:32:00
MURAT ÇORBACI
 Hiçbir yakınmanız olmasa bile, dikkat!
 Hiçbir yakınmanız olmasa bile, dikkat!
Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, diyabetik retinopatinin diyabetin en sık görülen ve tedavi edilmediği takdirde körlüğe neden olabilen en önemli komplikasyonu olduğunu belirterek, "Retina, gözün içini kaplayan ve görüntüyü algılayarak beyne ileten sinir tabakasıdır. Aslında görme fonksiyonunu gerçekleştiren ana yapıdır. Diyabetik retinopatide bu yapı yüksek kan şekerine bağlı olarak hasar görür ve tedavide gecikildiğinde kalıcı görme kaybı oluşur" dedi. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, bu nedenle diyabetik retinopatinin erken dönemde tedavi edilmesinin göz sağlığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Diyabet tanısının ardından, hiçbir yakınmaları olmasa bile hastaların düzenli göz kontrollerini yaptırmaları gerekmektedir. Bu sayede, ortaya çıkan sorunlara erken dönemde müdahale edilmesi, görme kaybı riskini önemli ölçüde azaltır ve çoğu zaman önlenebilir hale getirir" diye konuştu.

Her 10 hastadan yaklaşık 3'ünde görülüyor!

Gözün sinir tabakası olan retinanın hasar görmesiyle meydana gelen diyabetik retinopati, diyabetik hastaların yaklaşık yüzde 30-35'inde görülüyor. Prof. Dr. Berna Özkan, retinopati gelişme riskinin hastalığın süresiyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, "Genellikle diyabet başlangıcından yaklaşık 5 yıl sonra gözde ilk patolojik değişiklikler ortaya çıkmaya başlar ve hastalık süresi uzadıkça retinopati görülme sıklığı da artar. Türk Diyabetik Retinopati Epidemiyoloji Çalışması'na göre, diyabet süresi 15 yılı aştığında hem kadınlarda hem erkeklerde görülme oranı yaklaşık yüzde 66'ya yükselir. Ayrıca, kan şekeri düzeylerinin iyi kontrol edilememesi ve hipergliseminin uzun süre devam etmesi, retinal hasarın şiddetini de belirgin şekilde artırır" dedi.

Kalıcı görme kaybına neden olabilir!

Diyabet temel olarak bir damar hastalığı olduğu için kanda yüksek düzeydeki glukozun uzun süre damar içinde dolaşması, damar duvarında yapısal bozulmaya yol açıyor. Bu hasar sonucu kan hücreleri, serum, proteinler ve lipidler, gözün sinir tabakası olan retinaya sızarak, ödem ve kanamalara neden oluyor. Bu tablo görme keskinliğinde azalmayla sonuçlanıyor. Prof. Dr. Berna Özkan, hastalık ilerledikçe hasar gören damar duvarlarının zayıfladığını ve damarlarda tıkanmalar oluştuğunu belirterek, "Bunun sonucunda retina yeterli kan ile oksijen alamaz; iskemi olarak adlandırılan süreç meydana gelir ve retina hücrelerinde kayıp başlar. Bu evrede ortaya çıkan görme kaybı sinir hücrelerinin yenilenme kapasitesi olmadığı için çoğu zaman geri dönüşsüz, yani kalıcı olur" diye konuştu.

Glokomdan katarakta…

Diyabet, retina dışında gözün başka yapılarını da etkileyebiliyor. Katarakt, glokom (göz tansiyonu), kornea ve oküler yüzey hastalıkları ile enfeksiyonlara yatkınlık bu etkiler arasında yer alıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, özellikle enfeksiyonlara yatkınlığın klinik açıdan büyük önem taşıdığını anlatarak, şöyle devam etti: "Diyabetik hastalarda immün yanıtın zayıflaması nedeniyle, normalde vücutta zararsız şekilde bulunabilen ya da günlük yaşamda karşılaşılan mikroorganizmalar, göz içinde ciddi, hatta görmeyi tehdit eden enfeksiyonlara (endoftalmi) yol açabilir. Ayrıca diyabet, göz hareketlerini sağlayan kranial sinirlerde mikroiskemik hasara neden olarak göz kaslarında felçlere ve buna bağlı çift görmeye (diplopi) sebep olabilir." 

Yılda bir kez göz muayenesi çok önemli!

Diyabetik retinopatide ilk damar değişiklikleri başladığında hastanın görme keskinliği hemen etkilenmeyebiliyor. Bu nedenle, diyabet tanısı konulduğunda düzenli göz muayeneleri ve ortaya çıkan sorunlara erken dönemde müdahale edilmesi, ciddi görme kaybının önlenmesi açısından kritik önem taşıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, diyabet tanısı alan ve henüz göz bulgusu saptanmayan hastaların yılda bir kez göz muayenesi yaptırmaları gerektiğini anlatarak, "Erken dönem retinopati bulguları tespit edildiğinde takip aralığı genellikle 6 aya indirilmektedir. İleri evre bulguların varlığında ise muayene sıklığı, hastalığın şiddetine ve klinik durumuna göre daha da artırılır" diyor. Prof. Dr. Berna Özkan, kontrol zamanı henüz gelmemiş olsa bile görme keskinliğinde azalma ve görme alanında kayıp fark edildiğinde veya şiddetli bir göz ağrısı oluştuğunda zaman kaybetmeden göz hekimine başvurmanın son derece önemli olduğunu vurguluyor.

Görme keskinliğinde artış sağlanabiliyor!

Günümüz tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada tam görme kaybının önüne geçmek mümkün olabiliyor. Diyabetik retinopati geliştiğinde, damar sızıntısına bağlı retina ödemi oluşmuşsa, göz içi enjeksiyon tedavileriyle ödem azaltılabiliyor. Bu tedavi sayesinde çoğu hastada görme keskinliğinde artış sağlanabildiğini aktaran Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, sözlerine şöyle devam ediyor: "Hastalık ilerleyip retina damarlarında tıkanmaya bağlı iskemi, yani doku tahribatı geliştiğinde ise iskemik retina alanlarına lazer fotokoagülasyon uygulanması gerekir. Daha ileri evrelerde diyabetik retinopatiye bağlı göz içi kanama, traksiyonel retina dekolmanı veya bağışıklık sistemindeki zayıflığa bağlı göz içi enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Bu durumlarda vitreoretinal cerrahiyle kanamalar temizlenebilir, retina yeniden yatıştırılabilir ve gözün bütünlüğü korunabilir."

İsrail ve kölesi ABD'nin İran'a saldırısı dünya ekonomilerini çökertebilir


 
Katar'ın uyarısının ardından petrol fiyatları iki yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Katar Enerji Bakanı Saad el Kabi, Ortadoğu'da yaşanan savaşın dünya ekonomilerini çökertebileceğini söyledi.

07.03.2026 06:08:00
Haber Merkezi
İsrail ve kölesi ABD'nin İran'a saldırısı dünya ekonomilerini çökertebilir
İsrail ve kölesi ABD'nin İran'a saldırısı dünya ekonomilerini çökertebilir

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasından bu yana küresel petrol fiyatları yükselmeye devam ediyor.
Katar Enerji Bakanı Saad el Kabi, 6 Mart'ta, Basra Körfezi bölgesindeki tüm petrol ve doğalgaz ihracatçılarının birkaç gün içinde üretimi durdurmasını beklediğini söyledi. Ardından petrol fiyatlarında bir sıçrama daha yaşandı. İngiliz gazetesi Financial Times'a konuşan Kaabi, küresel enerji arzı ve nakliye rotalarında kilit rol oynayan Ortadoğu'da yaşanan savaşın "dünya ekonomilerini çökertebileceğini" söyledi. Brent petrolün fiyatı 5 Mart'taki kapanış fiyatına göre yüzde 9'dan fazla artarak varil başına 93 doların üzerine çıktı ve 2023 sonbaharından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

150 doları da aşabilir

Kaabi, İran'daki çatışmanın önümüzdeki haftalarda devam etmesi halinde petrolün varil fiyatının 150 dolara ulaşabileceğini söyledi. Öte yandan ABD ise piyasa üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla Rus petrolüne uyguladığı yaptırımları geçici olarak hafifletiyor. ABD Hazine Bakanlığı 6 Mart'ta Hindistan'ın Rus petrolü satın almasını kolaylaştırıcı bir adım attı.
ünyanın en büyük gaz ihracatçılarından biri olan QatarEnergy'nin tesislerine yönelik saldırılar sonrasında üretimi durdurması ve tankerlerin güvenlik endişeleri nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan geçmeyi bırakmasının ardından doğalgaz fiyatları da 2 Mart'tan itibaren sert çıkışlar gösterdi.

Asya'da çöküş başladı

Asya borsaları ise 4 Mart'a sert düşüşle başladı, bazı ülkelerde devre kesiciler nedeniyle işlemler durduruldu.
Güney Kore'nin Kospi endeksi yakın tarihindeki en kötü günlerden birini yaşadı ve 20 dakika içinde yüzde 12 düştü. Japonya'daki Nikkei 225 ise yüzde 3.6 geriledi.
Avrupa Merkez Bankası Baş Ekonomisti Philip Lane de 3 Mart Salı günü Financial Times gazetesinde yayımlanan röportajında Orta Doğu'daki uzun süreli bir savaşın Euro Bölgesi'nde enflasyonu önemli ölçüde artırabileceğini ve ekonomik büyümeyi azaltabileceğini söyledi.

Tanker fiyatları uçtu

Diğer yandan uluslararası ticaret de savaştan etkileniyor.
Londra Borsası'nın verilerine göre, Ortadoğu'dan Çin'e petrol taşımak için bir süper tanker kiralamanın maliyeti, 400 bin doların üzerine çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Maliyet geçen hafta bugünkünün yaklaşık yarısıydı. Rekor fiyatlar, iki milyon varile kadar ham petrol taşıyabilen en büyük petrol tankerleri için geçerli. Ayrıca İran'ın "Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm tankerleri ateşe veririz" tehdidi sonrası, dünya petrol ve doğalgazının yüzde 20'sinin geçtiği boğazda trafik durma noktasına geldiği için küresel arzda ciddi bir azalma meydana geldi. Bu bölge dünya genelinde tarımda kullanılan gübrelerin temel bileşenlerinden üre ticaretinde de kritik bir öneme sahip. ABD Başkanı Donald Trump "Gerekirse Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere ABD Donanması eşlik edecek" dese de henüz böyle bir gelişme yaşanmadı. İran, boğazı kontrol etmeye devam ediyor.

Deprem müteahhitleri nerede?

6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yıl geçti. 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı, sadece 142’si hâlâ tutuklu, 949’u adli kontrolle serbest. Karar verilen 202 kişiye hapis cezası çıktı ama çoğu müteahhit tahliye edildi 

06.03.2026 18:20:00
Eyüp Kabil
Deprem müteahhitleri nerede?
Deprem müteahhitleri nerede?
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 3 yıl geçti. Yıkılan binaların sorumluları arasında müteahhitler başta olmak üzere teknik uygulama sorumluları, yapı denetim firmaları ve kamu görevlileri hakkında açılan soruşturma ve davalar sürüyor.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un Şubat ayındaki açıklamalarına göre resmi rakamlar netleşti. Peki kaç kişi hakkında işlem yapıldı, kaçı tutuklu, kaçı serbest ve kararlar ne durumda?

Toplam soruşturma ve dava sayısı

Adalet Bakanlığı verilerine göre, depremden etkilenen 11 ilde 2 bin 673 kişi hakkında ceza davası açıldı. Bu rakam, müteahhitler, inşaat mühendisleri, fenni mesuller, yapı sahipleri ve bazı kamu görevlilerini kapsıyor. Hâlen 949 kişi hakkında soruşturma aşaması devam ederken, kovuşturma aşamasındaki dosyalar da sürüyor. Başlangıçta 2 bin 380 kişi hakkında soruşturma açıldığı belirtilmişti, süreç ilerledikçe sayı arttı.

Tutuklu ve hükümlü sayısı

Şu anda 142 tutuklu ve 59 hükümlü olmak üzere toplam 201 kişi ceza infaz kurumlarında bulunuyor. Bu rakamlar, deprem soruşturmalarının başlangıcındaki 248 tutukludan önemli ölçüde azalmış durumda. Tutuklular arasında bazı müteahhitler ve teknik sorumlular yer alsa da, genel dağılımda müteahhitlerin oranı zamanla düştü.

Serbest bırakılanlar ve adli kontrol

949 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Halkın Hukuk Bürosu'nun 3. yıl raporu, "deprem davalarında neredeyse hiç tutuklu müteahhit kalmadı, tutuklu olanlar son bir yılda tahliye edildi" tespitini yapıyor. Birçok müteahhit uzun tutukluluk gerekçesiyle veya bilirkişi raporları sonrası adli kontrole geçti. Firari sanıklar ise hâlâ yakalama kararıyla aranıyor.

Karar açıklanan davalar ve cezalar

Bugüne kadar 202 kişi hakkında 1 yıldan 21 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası verildi. Karara bağlanan davalarda müteahhitlere sıklıkla "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ceza verildi. Örneğin Adana Alpargün Apartmanı: Müteahhit Hasan Alpargün'e 62 kez müebbet + 865 yıl verildi. Güvenç Apartmanı müteahhiti Ahmet Kara'ya 17 yıl 6 ay. Diğer davalarda ise cezalar 8-21 yıl arasında değişiyor.

Toplam 3 bin 522 dosyadan yalnızca 149'u karara bağlandı, büyük kısmı istinaf ve Yargıtay aşamasında. Kamu görevlileri hakkında ise soruşturma izinleri sınırlı ilerledi.

Müteahhitlere özel durum

Resmi istatistikler müteahhitleri ayrı bir kategori olarak ayırmasa da, yıkılan binaların sorumluluğunda müteahhitler en büyük grubu oluşturuyor. Erken dönemde 90'lar seviyesinde müteahhit tutuklu iken, bugün bu sayı çok azaldı. Çoğu müteahhit adli kontrolle yargılanıyor veya tahliye edildi. Uzmanlar ve hukuk örgütleri, kamu görevlilerinin dosyalarının ayrılması nedeniyle sürecin yavaşladığını ve adaletin tam sağlanmadığını eleştiriyor.

Adalet Bakanlığı, "bilirkişi raporları doğrultusunda bağımsız yargı karar veriyor" açıklamasını sürdürüyor. Davalar hâlâ devam ederken, depremzedeler "tam adalet" çağrısını yineliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.