logo
08 AĞUSTOS 2026

CHP Niğde Milletvekili Gürer, Niğde'nin Ovacık köyünde çiftçilerle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı sorunları yerinde dinledi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde'nin Ulukışla ilçesine bağlı Ovacık köyünde çiftçilerle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı sorunları yerinde dinledi. Tarımsal üretimde yaşanan maliyet artışları, çiftçilerin ürün desenini değiştirmesine neden olurken, üreticiler artan mazot, gübre ve yem fiyatları nedeniyle üretimi sürdüremediklerini dile getirdi.
 

17.04.2026 12:04:00 / Güncelleme: 17.04.2026 12:17:15
Haber Merkezi
 
 CHP Niğde Milletvekili Gürer, Niğde'nin Ovacık köyünde çiftçilerle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı sorunları yerinde dinledi
 CHP Niğde Milletvekili Gürer, Niğde'nin Ovacık köyünde çiftçilerle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı sorunları yerinde dinledi
HİBRİT LAHANA ÜRETİMİ BIRAKILIYOR

Ulukışla ilçesinin köylerine ziyarette bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ovacık köyünde köy sakinleriyle görüştü. Köyde daha önce yoğun olarak lahana üretildiğini ancak bu yıl çiftçilerin lahanadan vazgeçtiğini belirten Gürer, "Ovacık köyümüzdeyiz. Burası tarımla geçiniyor. Ancak burada daha çok yoğun olarak lahana ekiliyordu. Şimdi çiftçilerimizle sohbet ediyoruz. Bu yıl lahanadan vazgeçmişler. Çünkü lahana son yıllarda para kazandırmıyor. Onun yerine buğday, arpa ile işi sürdürmeye çalışıyorlar. Genel olarak her köyde ürün deseninde her yıl 'para kazanır mıyım, kazanmaz mıyım' düşüncesi değişkenliğe uğruyor. Bu kere de burada da bölge, hibrit dediğimiz yani erkenci lahananın üretim bölgesi. Türkiye'de lahanada ikinci sırada. Lahanamızın bir kısmı da ihraç ediliyordu. Bu durumda ihraç edilen bölgede lahananın bu yıl daha düşük bir rekoltesi olması olasılığı da var" dedi.
Çiftçiler ise artan maliyetler nedeniyle üretimi bırakmak zorunda kaldıklarını ifade etti:
"Bıraktık. Artık bir şey kazanamıyoruz. Mazot pahalandı, gübre pahalandı, şartlar ağır gelince işte bu durumlara düştük."

HAYVANCILIK DA BIRAKILIYOR

Çiftçiler yalnızca tarımdan değil, hayvancılıktan da çekilmek zorunda kaldıklarını dile getirdi. Bir üretici bu yıl arpa ektiklerini belirterek, "Arpa ektik. İşte inekçilik yapıyorduk, bıraktık. Yem pahalı. Süt bildiğin gibi ayak altı. Yani sıkıntılı durumdayız. Onun için yapılacak bir şey yok" dedi.

GÜBRE VE MAZOT FİYATLARI ÜRETİMİ ZORLUYOR

Gübre fiyatlarının çiftçiyi zorladığını belirten üreticiler, fiyatların ulaştığı noktayı şu sözlerle anlattı:
"Alamadık. Fiyatını dahi soramadık."
Bir başka çiftçi ise "Tonunu 40 bin liraya aldık. Mazot zaten hiç tutarlı değil. Bir bakıyorsun yükseliyor, bir bakıyorsun düşüyor. Şu an 90 liraya dayandı. Yaşam gücü kalmadı. Bitti, sona dayandı her şey. Traktörü çalıştıramayacağız. Benim traktörüm var. Günde 10 bin lira para olmazsa cebimde, pompaya yanaşamıyoruz. 9 bin liralık mazot alıyoruz. 110 litre alıyoruz. Battım diyorum. Ben başka bir şey demiyorum bu ortamda" diye konuştu.
Çiftçiler, traktörle arazi sürme maliyetlerinin bile karşılanamaz hale geldiğini belirterek, "Şimdi arkadaş dedi ki bana, '30 dönüm çiftim var.'30 dönüm çiftini süreceğim ama dönümü 500 lira dedim. Dedi 500 lira nasıl olur? 87 lira mazot. 500 lira deyince adama fazla geldi, yaptıramadı. İşimiz bitti demek istiyorum" şeklinde konuştu.






SULAMA VE ENERJİ MALİYETLERİ ARTIYOR

Artan maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirten CHP'li Ömer Fethi Gürer, sulama ve enerji fiyatlarının da yükseldiğini ifade ederek, "Elektriğe %25 zam gelince doğal olarak sulama %40 zamlanıyor. O da maliyeti artırıyor. Tabii gübre, enerji, gübre fiyatı artıyor."
Çiftçiler ise maliyet yükünün tamamen üreticinin sırtına yüklendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Hepsi köylünün sırtında. Hadi biz nasıl çıkacağız bu işin içinden? İndir bindir de oluyor. Bir gün zam, bir gün düşüyor. Mazot yükseldi mi yarın yine yükseliyor. Gübre zaten 40 bin liraya çıktı."

GÜRER'DEN "GARANTİLİ ÜRETİM" ÖNERİSİ

Çiftçilerin yaşadığı sorunlara çözüm önerilerini de paylaşan Ömer Fethi Gürer, garantili üretim modeline geçilmesi gerektiğini söyledi:
Gürer, "arkadaşlar, öneri olarak da şunu getiriyoruz: Garantili üretime geçin artık. Yani sen ektin ya, sana biz diyeceğiz ki bu bölgede örneğin lahana. Maliyetin bu, artı makul kâr ama alım garantili. Senin tarladan kalkanı biz alacağız. Biz bu sistemi getireceğiz" dedi.

MAZOTTA VERGİ KALDIRILSIN, DESTEK ARTIRILSIN

Tarımda maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Gürer,  "Mazotta ÖTV ve KDV'yi kaldıracağız. Bunun yanında gübrede, yemde sübvanse edip %50 destek vereceğiz. Tarım Kanunu'nun 21. maddesi var. 2006'da bu iktidar çıkarmış. Diyor ki 'Her yıl millî gelirin %1'i çiftçiye verilecek.' Biz de bunun peşine düşüyoruz. Ver diyoruz" diye konuştu.

"TÜRKİYE İTHALATA DAYALI TARIM POLİTİKASI İZLİYOR"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin tarımda dışa bağımlı hale geldiğini belirterek, "Ama şimdi içine düştüğümüz durum şu: Türkiye ithalata dayalı. Buğday ithal, arpa ithal, fasulye ithal, nohut ithal, mercimek ithal, pamuk ithal, ayçiçeği ithal, hayvan yemi ithal, gübre ithal" diye konuştu.
Özelleştirmelerin tarım sektörünü olumsuz etkilediğini ifade eden Gürer, "Bu ülkede yem fabrikası özelleştirilirken, gübre fabrikası özelleştirilirken kimsenin sesi çıktı mı? Çıkmadı" şeklinde konuştu.






"DIŞA BAĞIMLILIK ZAMLARI TETİKLİYOR"

İran'daki gelişmelerin bile gübre fiyatlarını etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, dışa bağımlılığın sonuçlarına dikkat çekti:
"Şimdi İran'da savaş oldu. İran'da gübre fabrikasına bomba düştü. Türkiye'de üre 33.000 liraya çıktı. Çünkü oradan geliyor. Gübre 40.000 lira oldu. Çiftçi bu gübre fiyatını nasıl versin? "Bak, mazot 80-90 liraya dayandı. Ne olacağı belli değil. Gel git yaşıyoruz. Belki yine savaş devam edecek. Mazotu ithal, yemi ithal, gübresi ithal. Dışa bağımlıyız. Orada adam öksürse biz burada grip oluyoruz. İran'da savaş başladı, her şeye zam geldi."

"KENDİ KENDİNE YETER BİR TARIM POLİTİKASI ŞART"

Gürer, tarımda çözümün yerli üretimin desteklenmesi olduğunu vurgulayarak, "Onun için kendi kendine yeter ve kendi üreticisini destekleyen bir anlayışa ihtiyacımız var," dedi. POMPAYA YANAŞAMIYORUZ"

ÜRETİCİ: "BATTIK DİYORUM, BAŞKA BİRŞEY DEMİYORUM"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde'nin Ulukışla ilçesine bağlı Ovacık köyünde çiftçilerle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı sorunları yerinde dinledi. Tarımsal üretimde yaşanan maliyet artışları, çiftçilerin ürün desenini değiştirmesine neden olurken, üreticiler artan mazot, gübre ve yem fiyatları nedeniyle üretimi sürdüremediklerini dile getirdi.

LAHANA ÜRETİMİ BIRAKILIYOR

Ulukışla ilçesinin köylerine ziyarette bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ovacık köyünde köy sakinleriyle görüştü. Köyde daha önce yoğun olarak lahana üretildiğini ancak bu yıl çiftçilerin lahanadan vazgeçtiğini belirten Gürer, "Ovacık köyümüzdeyiz. Burası tarımla geçiniyor. Ancak burada daha çok yoğun olarak lahana ekiliyordu. Şimdi çiftçilerimizle sohbet ediyoruz. Bu yıl lahanadan vazgeçmişler. Çünkü lahana son yıllarda para kazandırmıyor. Onun yerine buğday, arpa ile işi sürdürmeye çalışıyorlar. Genel olarak her köyde ürün deseninde her yıl 'para kazanır mıyım, kazanmaz mıyım' düşüncesi değişkenliğe uğruyor. Bu kere de burada da bölge, hibrit dediğimiz yani erkenci lahananın üretim bölgesi. Türkiye'de lahanada ikinci sırada. Lahanamızın bir kısmı da ihraç ediliyordu. Bu durumda ihraç edilen bölgede lahananın bu yıl daha düşük bir rekoltesi olması olasılığı da var" dedi.
Çiftçiler ise artan maliyetler nedeniyle üretimi bırakmak zorunda kaldıklarını ifade etti:

"Bıraktık. Artık bir şey kazanamıyoruz. Mazot pahalandı, gübre pahalandı, şartlar ağır gelince işte bu durumlara düştük."






HAYVANCILIK DA BIRAKILIYOR

Çiftçiler yalnızca tarımdan değil, hayvancılıktan da çekilmek zorunda kaldıklarını dile getirdi. Bir üretici bu yıl arpa ektiklerini belirterek, "Arpa ektik. İşte inekçilik yapıyorduk, bıraktık. Yem pahalı. Süt bildiğin gibi ayak altı. Yani sıkıntılı durumdayız. Onun için yapılacak bir şey yok," dedi.

GÜBRE VE MAZOT FİYATLARI ÜRETİMİ ZORLUYOR

Gübre fiyatlarının çiftçiyi zorladığını belirten üreticiler, fiyatların ulaştığı noktayı şu sözlerle anlattı:

"Alamadık. Fiyatını dahi soramadık."

Bir başka çiftçi ise "Tonunu 40 bin liraya aldık. Mazot zaten hiç tutarlı değil. Bir bakıyorsun yükseliyor, bir bakıyorsun düşüyor. Şu an 90 liraya dayandı. Yaşam gücü kalmadı. Bitti, sona dayandı her şey. Traktörü çalıştıramayacağız. Benim traktörüm var. Günde 10 bin lira para olmazsa cebimde, pompaya yanaşamıyoruz. 9 bin liralık mazot alıyoruz. 110 litre alıyoruz. Battım diyorum. Ben başka bir şey demiyorum bu ortamda" diye konuştu.

Çiftçiler, traktörle arazi sürme maliyetlerinin bile karşılanamaz hale geldiğini belirterek, "Şimdi arkadaş dedi ki bana, '30 dönüm çiftim var.' Dedim arkadaşım, 30 dönüm çiftini süreceğim ama dönümü 500 lira dedim. Dedi 500 lira nasıl olur? 87 lira mazot. 500 lira deyince adama fazla geldi, yaptıramadı. İşimiz bitti demek istiyorum," şeklinde konuştu.

SULAMA VE ENERJİ MALİYETLERİ ARTIYOR

Artan maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirten CHP'li Ömer Fethi Gürer, sulama ve enerji fiyatlarının da yükseldiğini ifade ederek, "Elektriğe %25 zam gelince doğal olarak sulama %40 zamlanıyor. O da maliyeti artırıyor. Tabii gübre, enerji, gübre fiyatı artıyor."

Çiftçiler ise maliyet yükünün tamamen üreticinin sırtına yüklendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Hepsi köylünün sırtında. Hadi biz nasıl çıkacağız bu işin içinden? İndir bindir de oluyor. Bir gün zam, bir gün düşüyor. Mazot yükseldi mi yarın yine yükseliyor. Gübre zaten 40 bin liraya çıktı."

GÜRER'DEN "GARANTİLİ ÜRETİM" ÖNERİSİ

Çiftçilerin yaşadığı sorunlara çözüm önerilerini de paylaşan Ömer Fethi Gürer, garantili üretim modeline geçilmesi gerektiğini söyledi:
Gürer, "Şimdi biz arkadaşlar, öneri olarak da şunu getiriyoruz: Garantili üretime geçin artık. Yani sen ektin ya, sana biz diyeceğiz ki bu bölgede örneğin lahana. Maliyetin bu, artı makul kâr ama alım garantili. Senin tarladan kalkanı biz alacağız. Biz bu sistemi getireceğiz" dedi.






MAZOTTA VERGİ KALDIRILSIN, DESTEK ARTIRILSIN

Tarımda maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Gürer,  "Mazotta ÖTV ve KDV'yi kaldıracağız. Bunun yanında gübrede, yemde sübvanse edip %50 destek vereceğiz. Tarım Kanunu'nun 21. maddesi var. 2006'da bu iktidar çıkarmış. Diyor ki 'Her yıl millî gelirin %1'i çiftçiye verilecek.' Biz de bunun peşine düşüyoruz. Ver diyoruz" diye konuştu.

Gürer, 2026 yılı için verilmesi gereken destek ile ayrılan destek arasındaki farkın dikkat çekici olduğunu belirterek, " 2026 yılında kanuna göre verilmesi gereken destek 772 milyar lira. Peki çiftçiye ayrılan destek ne? 168 milyar lira. Işte sorun burada başlıyor" dedi.






"TÜRKİYE İTHALATA DAYALI TARIM POLİTİKASI İZLİYOR"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin tarımda dışa bağımlı hale geldiğini belirterek, "Ama şimdi içine düştüğümüz durum şu: Türkiye ithalata dayalı. Buğday ithal, arpa ithal, fasulye ithal, nohut ithal, mercimek ithal, pamuk ithal, ayçiçeği ithal, hayvan yemi ithal, gübre ithal" diye konuştu.

Özelleştirmelerin tarım sektörünü olumsuz etkilediğini ifade eden Gürer, "Bu ülkede yem fabrikası özelleştirilirken, gübre fabrikası özelleştirilirken kimsenin sesi çıktı mı? Çıkmadı" şeklinde konuştu.






"DIŞA BAĞIMLILIK ZAMLARI TETİKLİYOR"

İran'daki gelişmelerin bile gübre fiyatlarını etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, dışa bağımlılığın sonuçlarına dikkat çekti:
"Şimdi İran'da savaş oldu. İran'da gübre fabrikasına bomba düştü. Türkiye'de üre 33.000 liraya çıktı. Çünkü oradan geliyor. Gübre 40.000 lira oldu. Çiftçi bu gübre fiyatını nasıl versin? "Bak, mazot 80-90 liraya dayandı. Ne olacağı belli değil. Gel git yaşıyoruz. Belki yine savaş devam edecek. Mazotu ithal, yemi ithal, gübresi ithal. Dışa bağımlıyız. Orada adam öksürse biz burada grip oluyoruz. İran'da savaş başladı, her şeye zam geldi."






"KENDİ KENDİNE YETER BİR TARIM POLİTİKASI ŞART"

Gürer, tarımda çözümün yerli üretimin desteklenmesi olduğunu vurgulayarak, "Onun için kendi kendine yeter ve kendi üreticisini destekleyen bir anlayışa ihtiyacımız var" dedi.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.