logo
17 NİSAN 2026

CHP Niğde Milletvekili Gürer, Niğde'nin Ovacık köyünde çiftçilerle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı sorunları yerinde dinledi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde'nin Ulukışla ilçesine bağlı Ovacık köyünde çiftçilerle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı sorunları yerinde dinledi. Tarımsal üretimde yaşanan maliyet artışları, çiftçilerin ürün desenini değiştirmesine neden olurken, üreticiler artan mazot, gübre ve yem fiyatları nedeniyle üretimi sürdüremediklerini dile getirdi.
 

17.04.2026 12:04:00 / Güncelleme: 17.04.2026 12:17:15
Haber Merkezi
 CHP Niğde Milletvekili Gürer, Niğde'nin Ovacık köyünde çiftçilerle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı sorunları yerinde dinledi
 CHP Niğde Milletvekili Gürer, Niğde'nin Ovacık köyünde çiftçilerle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı sorunları yerinde dinledi
HİBRİT LAHANA ÜRETİMİ BIRAKILIYOR

Ulukışla ilçesinin köylerine ziyarette bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ovacık köyünde köy sakinleriyle görüştü. Köyde daha önce yoğun olarak lahana üretildiğini ancak bu yıl çiftçilerin lahanadan vazgeçtiğini belirten Gürer, "Ovacık köyümüzdeyiz. Burası tarımla geçiniyor. Ancak burada daha çok yoğun olarak lahana ekiliyordu. Şimdi çiftçilerimizle sohbet ediyoruz. Bu yıl lahanadan vazgeçmişler. Çünkü lahana son yıllarda para kazandırmıyor. Onun yerine buğday, arpa ile işi sürdürmeye çalışıyorlar. Genel olarak her köyde ürün deseninde her yıl 'para kazanır mıyım, kazanmaz mıyım' düşüncesi değişkenliğe uğruyor. Bu kere de burada da bölge, hibrit dediğimiz yani erkenci lahananın üretim bölgesi. Türkiye'de lahanada ikinci sırada. Lahanamızın bir kısmı da ihraç ediliyordu. Bu durumda ihraç edilen bölgede lahananın bu yıl daha düşük bir rekoltesi olması olasılığı da var" dedi.
Çiftçiler ise artan maliyetler nedeniyle üretimi bırakmak zorunda kaldıklarını ifade etti:
"Bıraktık. Artık bir şey kazanamıyoruz. Mazot pahalandı, gübre pahalandı, şartlar ağır gelince işte bu durumlara düştük."

HAYVANCILIK DA BIRAKILIYOR

Çiftçiler yalnızca tarımdan değil, hayvancılıktan da çekilmek zorunda kaldıklarını dile getirdi. Bir üretici bu yıl arpa ektiklerini belirterek, "Arpa ektik. İşte inekçilik yapıyorduk, bıraktık. Yem pahalı. Süt bildiğin gibi ayak altı. Yani sıkıntılı durumdayız. Onun için yapılacak bir şey yok" dedi.

GÜBRE VE MAZOT FİYATLARI ÜRETİMİ ZORLUYOR

Gübre fiyatlarının çiftçiyi zorladığını belirten üreticiler, fiyatların ulaştığı noktayı şu sözlerle anlattı:
"Alamadık. Fiyatını dahi soramadık."
Bir başka çiftçi ise "Tonunu 40 bin liraya aldık. Mazot zaten hiç tutarlı değil. Bir bakıyorsun yükseliyor, bir bakıyorsun düşüyor. Şu an 90 liraya dayandı. Yaşam gücü kalmadı. Bitti, sona dayandı her şey. Traktörü çalıştıramayacağız. Benim traktörüm var. Günde 10 bin lira para olmazsa cebimde, pompaya yanaşamıyoruz. 9 bin liralık mazot alıyoruz. 110 litre alıyoruz. Battım diyorum. Ben başka bir şey demiyorum bu ortamda" diye konuştu.
Çiftçiler, traktörle arazi sürme maliyetlerinin bile karşılanamaz hale geldiğini belirterek, "Şimdi arkadaş dedi ki bana, '30 dönüm çiftim var.'30 dönüm çiftini süreceğim ama dönümü 500 lira dedim. Dedi 500 lira nasıl olur? 87 lira mazot. 500 lira deyince adama fazla geldi, yaptıramadı. İşimiz bitti demek istiyorum" şeklinde konuştu.






SULAMA VE ENERJİ MALİYETLERİ ARTIYOR

Artan maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirten CHP'li Ömer Fethi Gürer, sulama ve enerji fiyatlarının da yükseldiğini ifade ederek, "Elektriğe %25 zam gelince doğal olarak sulama %40 zamlanıyor. O da maliyeti artırıyor. Tabii gübre, enerji, gübre fiyatı artıyor."
Çiftçiler ise maliyet yükünün tamamen üreticinin sırtına yüklendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Hepsi köylünün sırtında. Hadi biz nasıl çıkacağız bu işin içinden? İndir bindir de oluyor. Bir gün zam, bir gün düşüyor. Mazot yükseldi mi yarın yine yükseliyor. Gübre zaten 40 bin liraya çıktı."

GÜRER'DEN "GARANTİLİ ÜRETİM" ÖNERİSİ

Çiftçilerin yaşadığı sorunlara çözüm önerilerini de paylaşan Ömer Fethi Gürer, garantili üretim modeline geçilmesi gerektiğini söyledi:
Gürer, "arkadaşlar, öneri olarak da şunu getiriyoruz: Garantili üretime geçin artık. Yani sen ektin ya, sana biz diyeceğiz ki bu bölgede örneğin lahana. Maliyetin bu, artı makul kâr ama alım garantili. Senin tarladan kalkanı biz alacağız. Biz bu sistemi getireceğiz" dedi.

MAZOTTA VERGİ KALDIRILSIN, DESTEK ARTIRILSIN

Tarımda maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Gürer,  "Mazotta ÖTV ve KDV'yi kaldıracağız. Bunun yanında gübrede, yemde sübvanse edip %50 destek vereceğiz. Tarım Kanunu'nun 21. maddesi var. 2006'da bu iktidar çıkarmış. Diyor ki 'Her yıl millî gelirin %1'i çiftçiye verilecek.' Biz de bunun peşine düşüyoruz. Ver diyoruz" diye konuştu.

"TÜRKİYE İTHALATA DAYALI TARIM POLİTİKASI İZLİYOR"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin tarımda dışa bağımlı hale geldiğini belirterek, "Ama şimdi içine düştüğümüz durum şu: Türkiye ithalata dayalı. Buğday ithal, arpa ithal, fasulye ithal, nohut ithal, mercimek ithal, pamuk ithal, ayçiçeği ithal, hayvan yemi ithal, gübre ithal" diye konuştu.
Özelleştirmelerin tarım sektörünü olumsuz etkilediğini ifade eden Gürer, "Bu ülkede yem fabrikası özelleştirilirken, gübre fabrikası özelleştirilirken kimsenin sesi çıktı mı? Çıkmadı" şeklinde konuştu.






"DIŞA BAĞIMLILIK ZAMLARI TETİKLİYOR"

İran'daki gelişmelerin bile gübre fiyatlarını etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, dışa bağımlılığın sonuçlarına dikkat çekti:
"Şimdi İran'da savaş oldu. İran'da gübre fabrikasına bomba düştü. Türkiye'de üre 33.000 liraya çıktı. Çünkü oradan geliyor. Gübre 40.000 lira oldu. Çiftçi bu gübre fiyatını nasıl versin? "Bak, mazot 80-90 liraya dayandı. Ne olacağı belli değil. Gel git yaşıyoruz. Belki yine savaş devam edecek. Mazotu ithal, yemi ithal, gübresi ithal. Dışa bağımlıyız. Orada adam öksürse biz burada grip oluyoruz. İran'da savaş başladı, her şeye zam geldi."

"KENDİ KENDİNE YETER BİR TARIM POLİTİKASI ŞART"

Gürer, tarımda çözümün yerli üretimin desteklenmesi olduğunu vurgulayarak, "Onun için kendi kendine yeter ve kendi üreticisini destekleyen bir anlayışa ihtiyacımız var," dedi. POMPAYA YANAŞAMIYORUZ"

ÜRETİCİ: "BATTIK DİYORUM, BAŞKA BİRŞEY DEMİYORUM"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde'nin Ulukışla ilçesine bağlı Ovacık köyünde çiftçilerle bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı sorunları yerinde dinledi. Tarımsal üretimde yaşanan maliyet artışları, çiftçilerin ürün desenini değiştirmesine neden olurken, üreticiler artan mazot, gübre ve yem fiyatları nedeniyle üretimi sürdüremediklerini dile getirdi.

LAHANA ÜRETİMİ BIRAKILIYOR

Ulukışla ilçesinin köylerine ziyarette bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ovacık köyünde köy sakinleriyle görüştü. Köyde daha önce yoğun olarak lahana üretildiğini ancak bu yıl çiftçilerin lahanadan vazgeçtiğini belirten Gürer, "Ovacık köyümüzdeyiz. Burası tarımla geçiniyor. Ancak burada daha çok yoğun olarak lahana ekiliyordu. Şimdi çiftçilerimizle sohbet ediyoruz. Bu yıl lahanadan vazgeçmişler. Çünkü lahana son yıllarda para kazandırmıyor. Onun yerine buğday, arpa ile işi sürdürmeye çalışıyorlar. Genel olarak her köyde ürün deseninde her yıl 'para kazanır mıyım, kazanmaz mıyım' düşüncesi değişkenliğe uğruyor. Bu kere de burada da bölge, hibrit dediğimiz yani erkenci lahananın üretim bölgesi. Türkiye'de lahanada ikinci sırada. Lahanamızın bir kısmı da ihraç ediliyordu. Bu durumda ihraç edilen bölgede lahananın bu yıl daha düşük bir rekoltesi olması olasılığı da var" dedi.
Çiftçiler ise artan maliyetler nedeniyle üretimi bırakmak zorunda kaldıklarını ifade etti:

"Bıraktık. Artık bir şey kazanamıyoruz. Mazot pahalandı, gübre pahalandı, şartlar ağır gelince işte bu durumlara düştük."






HAYVANCILIK DA BIRAKILIYOR

Çiftçiler yalnızca tarımdan değil, hayvancılıktan da çekilmek zorunda kaldıklarını dile getirdi. Bir üretici bu yıl arpa ektiklerini belirterek, "Arpa ektik. İşte inekçilik yapıyorduk, bıraktık. Yem pahalı. Süt bildiğin gibi ayak altı. Yani sıkıntılı durumdayız. Onun için yapılacak bir şey yok," dedi.

GÜBRE VE MAZOT FİYATLARI ÜRETİMİ ZORLUYOR

Gübre fiyatlarının çiftçiyi zorladığını belirten üreticiler, fiyatların ulaştığı noktayı şu sözlerle anlattı:

"Alamadık. Fiyatını dahi soramadık."

Bir başka çiftçi ise "Tonunu 40 bin liraya aldık. Mazot zaten hiç tutarlı değil. Bir bakıyorsun yükseliyor, bir bakıyorsun düşüyor. Şu an 90 liraya dayandı. Yaşam gücü kalmadı. Bitti, sona dayandı her şey. Traktörü çalıştıramayacağız. Benim traktörüm var. Günde 10 bin lira para olmazsa cebimde, pompaya yanaşamıyoruz. 9 bin liralık mazot alıyoruz. 110 litre alıyoruz. Battım diyorum. Ben başka bir şey demiyorum bu ortamda" diye konuştu.

Çiftçiler, traktörle arazi sürme maliyetlerinin bile karşılanamaz hale geldiğini belirterek, "Şimdi arkadaş dedi ki bana, '30 dönüm çiftim var.' Dedim arkadaşım, 30 dönüm çiftini süreceğim ama dönümü 500 lira dedim. Dedi 500 lira nasıl olur? 87 lira mazot. 500 lira deyince adama fazla geldi, yaptıramadı. İşimiz bitti demek istiyorum," şeklinde konuştu.

SULAMA VE ENERJİ MALİYETLERİ ARTIYOR

Artan maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirten CHP'li Ömer Fethi Gürer, sulama ve enerji fiyatlarının da yükseldiğini ifade ederek, "Elektriğe %25 zam gelince doğal olarak sulama %40 zamlanıyor. O da maliyeti artırıyor. Tabii gübre, enerji, gübre fiyatı artıyor."

Çiftçiler ise maliyet yükünün tamamen üreticinin sırtına yüklendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Hepsi köylünün sırtında. Hadi biz nasıl çıkacağız bu işin içinden? İndir bindir de oluyor. Bir gün zam, bir gün düşüyor. Mazot yükseldi mi yarın yine yükseliyor. Gübre zaten 40 bin liraya çıktı."

GÜRER'DEN "GARANTİLİ ÜRETİM" ÖNERİSİ

Çiftçilerin yaşadığı sorunlara çözüm önerilerini de paylaşan Ömer Fethi Gürer, garantili üretim modeline geçilmesi gerektiğini söyledi:
Gürer, "Şimdi biz arkadaşlar, öneri olarak da şunu getiriyoruz: Garantili üretime geçin artık. Yani sen ektin ya, sana biz diyeceğiz ki bu bölgede örneğin lahana. Maliyetin bu, artı makul kâr ama alım garantili. Senin tarladan kalkanı biz alacağız. Biz bu sistemi getireceğiz" dedi.






MAZOTTA VERGİ KALDIRILSIN, DESTEK ARTIRILSIN

Tarımda maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Gürer,  "Mazotta ÖTV ve KDV'yi kaldıracağız. Bunun yanında gübrede, yemde sübvanse edip %50 destek vereceğiz. Tarım Kanunu'nun 21. maddesi var. 2006'da bu iktidar çıkarmış. Diyor ki 'Her yıl millî gelirin %1'i çiftçiye verilecek.' Biz de bunun peşine düşüyoruz. Ver diyoruz" diye konuştu.

Gürer, 2026 yılı için verilmesi gereken destek ile ayrılan destek arasındaki farkın dikkat çekici olduğunu belirterek, " 2026 yılında kanuna göre verilmesi gereken destek 772 milyar lira. Peki çiftçiye ayrılan destek ne? 168 milyar lira. Işte sorun burada başlıyor" dedi.






"TÜRKİYE İTHALATA DAYALI TARIM POLİTİKASI İZLİYOR"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin tarımda dışa bağımlı hale geldiğini belirterek, "Ama şimdi içine düştüğümüz durum şu: Türkiye ithalata dayalı. Buğday ithal, arpa ithal, fasulye ithal, nohut ithal, mercimek ithal, pamuk ithal, ayçiçeği ithal, hayvan yemi ithal, gübre ithal" diye konuştu.

Özelleştirmelerin tarım sektörünü olumsuz etkilediğini ifade eden Gürer, "Bu ülkede yem fabrikası özelleştirilirken, gübre fabrikası özelleştirilirken kimsenin sesi çıktı mı? Çıkmadı" şeklinde konuştu.






"DIŞA BAĞIMLILIK ZAMLARI TETİKLİYOR"

İran'daki gelişmelerin bile gübre fiyatlarını etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, dışa bağımlılığın sonuçlarına dikkat çekti:
"Şimdi İran'da savaş oldu. İran'da gübre fabrikasına bomba düştü. Türkiye'de üre 33.000 liraya çıktı. Çünkü oradan geliyor. Gübre 40.000 lira oldu. Çiftçi bu gübre fiyatını nasıl versin? "Bak, mazot 80-90 liraya dayandı. Ne olacağı belli değil. Gel git yaşıyoruz. Belki yine savaş devam edecek. Mazotu ithal, yemi ithal, gübresi ithal. Dışa bağımlıyız. Orada adam öksürse biz burada grip oluyoruz. İran'da savaş başladı, her şeye zam geldi."






"KENDİ KENDİNE YETER BİR TARIM POLİTİKASI ŞART"

Gürer, tarımda çözümün yerli üretimin desteklenmesi olduğunu vurgulayarak, "Onun için kendi kendine yeter ve kendi üreticisini destekleyen bir anlayışa ihtiyacımız var" dedi.

Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"

Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu'da barış ve istikrarın sağlanması için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin, bölgedeki krizlerin siyasi yollarla çözümü için güçlü bir çerçeve sunduğunu değerlendirdi

17.04.2026 15:26:00
İhlas Haber Ajansı
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu'da barış ve istikrarın sağlanması için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin, bölgedeki krizlerin siyasi yollarla çözümü için güçlü bir çerçeve sunduğunu değerlendirdi.
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, yazılı değerlendirmesinde, Orta Doğu'nun çatışmadan barışa geçiş açısından kritik bir süreçten geçtiğini ve barış için bir fırsat penceresi oluştuğunu ifade etti. Çin'in bölgede her zaman objektif ve adil bir tutum benimsediğini vurgulayan Büyükelçi Jiang, tüm taraflara ateşkes çağrısında bulunduklarını kaydetti.
Jiang, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin; barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukuka bağlılık ve kalkınma ile güvenlik arasında denge ilkelerine dayandığını belirtti.

Barış içinde bir arada yaşama vurgusu
Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin birbirinden ayrılamayacak komşular olduğunu ifade eden Jiang, tarih boyunca yaşanan çatışmaların hiçbir ülkenin tek başına güvenli olamayacağını gösterdiğini aktardı.
Jiang, Çin'in bölge ülkeleri arasında uzlaşıyı desteklediğini ve iş birliğine dayalı, sürdürülebilir bir güvenlik mimarisinin kurulmasını teşvik ettiğini kaydetti.

"Egemenlik ihlal edilemez"
Ulusal egemenliğin tüm ülkeler için temel bir ilke olduğunu belirten Jiang, İran dahil bölgedeki tüm ülkelerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Jiang, hegemonya anlayışının terk edilmesi ve Birleşmiş Milletler ilkelerine dönülmesinin, bölgede kalıcı barışın önünü açacağını ifade etti.

Uluslararası hukuk ve BM vurgusu
Uluslararası hukukun seçici şekilde uygulanmasına karşı çıkan Jiang, büyük güçlerin askeri üstünlüklerine dayanarak keyfi müdahalelerde bulunmaması gerektiğini belirtti.
Çin'in, BM merkezli uluslararası sistemi ve hukuk temelli düzeni kararlılıkla savunduğunu dile getiren Jiang, küresel ilişkilerde normların korunmasının önemine işaret etti.

Kalkınma-güvenlik dengesi
Güvenliğin, kalkınmanın temeli olduğunu ifade eden Jiang, Orta Doğu'nun enerji kaynakları ve ticaret yolları açısından küresel öneme sahip olduğunu vurguladı.
Bölge ülkelerinin kalkınmasına katkı sağlanmasının barışın kalıcılığı açısından kritik olduğunu belirten Jiang, Çin'in bu süreçte iş birliğini sürdüreceğini kaydetti.

Diplomatik temaslar sürüyor
Çin'in diplomatik çabalarına da değinen Jiang, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin Türkiye dahil birçok ülkenin dışişleri bakanlarıyla yoğun temas yürüttüğünü bildirdi. Çin'in Birleşmiş Milletler ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda ateşkes, diyalog ve müzakere süreçlerini desteklediğini aktaran Jiang, bu çabaların uluslararası toplum tarafından takdir edildiğini ifade etti.

Türkiye ile ortak yaklaşım
Jiang, Türkiye ile Çin'in Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin tutumlarının büyük ölçüde örtüştüğünü belirterek, iki ülkenin de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi onayı olmaksızın yapılan askeri müdahalelere karşı çıktığını kaydetti. Çin'in, Türkiye'nin ateşkes ve siyasi çözüm yönündeki çabalarını takdir ettiğini ifade eden Jiang, iki ülkenin Küresel Güvenlik Girişimi çerçevesinde iş birliğini güçlendirmeye hazır olduğunu belirtti.İHA

Samsun merkezli mafya operasyonu: 25 gözaltı

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında silahlı organize suç örgütüne yönelik Samsun merkezli İstanbul ve Bursa'da geniş çaplı operasyon düzenlendi

17.04.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Samsun merkezli mafya operasyonu: 25 gözaltı
Samsun merkezli mafya operasyonu: 25 gözaltı
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında silahlı organize suç örgütüne yönelik Samsun merkezli İstanbul ve Bursa'da geniş çaplı operasyon düzenlendi. 25 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında 16 kişinin de cezaevinde bulunduğu öğrenildi.



Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucu; suç örgütü kurmak ve yönetmek, örgüte üye olmak, silahla yaralama, yağma, eziyet, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, alacak tahsili, kasten yaralama, tehdit ve kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi gibi çok sayıda suça karıştıkları tespit edilen silahlı organize suç örgütüne yönelik salı sabahı eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.



14 Nisan tarihinde Samsun'un Atakum, İlkadım, Canik, 19 Mayıs ve Alaçam ilçeleri ile İstanbul ve Bursa'da toplam 47 ikamet ve 6 iş yerine eş zamanlı baskın düzenlendi. Operasyon kapsamında şüphelilere ait adreslerde detaylı aramalar yapıldı.

Yapılan aramalarda 6 adet ruhsatsız tabanca, 173 adet fişek, 2 adet kurusıkı tabanca, 208 adet kurusıkı fişek, 482 bin 558 adet sentetik uyuşturucu hap, 15,30 gram esrar, 80,79 gram pregabalin tozu, 53,49 gram kokain, 0,72 gram sentetik kannabinoid, 980 gram marihuana, 480 gram fubinaca, 0,11 gram metamfetamin, 1 adet muşta ve 6 adet ruhsatsız yivsiz tüfek ele geçirildi.



Operasyonda toplam 25 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında ara yakalanmalarla tutuklanan 17 kişinin halen cezaevinde bulunduğu ve ifadelerin cezaevinde alındığı öğrenildi.

KOM Şube Müdürlüğünde sorgulanan 25 kişi bugün Samsun Adliyesine sevk edildi.

Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerden 7'si daha adliyeye sevk edildi

17.04.2026 10:51:00
Anadolu Ajansı
Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
Gülistan Doku soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 7'sinin jandarmadaki sorguları tamamlandı.

Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A, Zeinal'ın annesi Cemile Y. ve üvey babası Engin Y. ile Uğurcan A, Celal A, Nurşen A. ve Ferhat Hanedan G, yoğun güvenlik önlemi altında adliyeye getirildi.

Adliye önünde bekleyen Doku'nun bazı yakınları, zanlılara tepki gösterdi. Bu sırada fenalık geçiren Doku'nun annesi Bedriye Doku, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Vali Sonel'in o dönem korumalığını yapan Şükrü E'nin ise jandarmadaki işlemleri sürüyor.

2 zanlı tutuklanmıştı

Doku'nun kaybolmasına ilişkin 13 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturma kapsamında, Gülistan Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok ile eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı tutuklanmış, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ise haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 

Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı

Kocaeli'nin Çayırova ilçesinde 2 ilkokul öğrencisini taciz ettiği öne sürülen okul çalışanı tutuklandı

16.04.2026 13:06:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:09:03
İHA
Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı
Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı
Edinilen bilgiye göre, ilçedeki bir ilkokulda kapı görevlisi olarak çalışan M.Y.'nin (70), okulda eğitim gören 3. sınıf öğrencisi 2 kız öğrenciye tacizde bulunduğu iddia edildi. Öğrencilerin durumu anlatması üzerine aileler, emniyete giderek şüpheli hakkında şikayetçi oldu.



Şikayet üzerine inceleme başlatan ve okulun güvenlik kamerası kayıtlarını mercek altına alan polis ekipleri, şüpheli M.Y.'yi gözaltına aldı. Süreç kapsamında mağdur çocukların pedagog eşliğinde ifadelerine başvuruldu.



Çocukların, şüphelinin kendilerine uygunsuz sorular yönelttiği, zaman zaman vücutlarına dokunduğu ve para verdiğini beyan ettikleri öğrenildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Gebze Adliyesine sevk edilen zanlı, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi

Şanlıurfa Valiliği, Siverek ilçesinde 2 gün önce meydana gelen okul saldırısıyla ilgili 20 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Yaralıların durumuyla ilgili de bilgi veren valilik, 9 yaralıdan 8'nin durumunun iyi olduğunu, bir öğrencinin ise hayati tehlikesi bulunduğunu bildirdi

16.04.2026 13:03:00
İHA
Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi
Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi
Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 14 Nisan'da meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 20'ye yükseldi. Şüphelilerin işlemleri devam ediyor.

Valilikten konuya ilişkin yapılan açıklamada, saldırının 'örgütsel bağlantısı bulunmadığı' vurgulandı ve "Meydana gelen olayın münferit olarak gelişen bir hadise olduğu görülmekte olup terör ve örgütsel nitelikte bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve bulguya ulaşılmamıştır" ifadeleri yer aldı.

Yaralılardan 1'inin durumu ağır

İl merkezlerinde tedavileri devam eden 9 yaralıdan 8'nin durumunun iyi olduğu, bir öğrencinin ise hayati tehlikesi bulunduğu aktarılan açıklamada, "14.04.2026 Salı günü Siverek İlçemizdeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleşen menfur silahlı saldırı olayı ile ilgili adli ve idari soruşturma süreçleri kapsamlı olarak ve titizlikle sürdürülmektedir. Söz konusu olayla ilgili olarak 20 kişi gözaltına alınmış olup adli işlemleri devam etmektedir. Meydana gelen olayın münferit olarak gelişen bir hadise olduğu görülmekte olup terör ve örgütsel nitelikte bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve bulguya ulaşılmamıştır. Başlatılan idari soruşturma kapsamında görevlendirilen Bakanlık Müfettişleri çalışmalarını sürdürmektedir. İl merkezinde bulunan hastanelerde tedavileri devam etmekte olan 9 kişiden 8 yaralımızın sağlık durumları iyidir. Bir öğrencimizin ise hayati tehlikesi bulunmakla birlikte sürekli iyileşme göstermektedir. Olayın bütün yönleriyle aydınlatılması için titizlikle yürütülen çalışmalar ilgili bütün kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde yakından takip edilmektedir" denildi.

Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti

Kahramanmaraş'ta ortaokula yönelik düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın eşi Ramazan Kara, cenaze töreninin düzenleneceği camide fenalaştı, sağlıkçılar müdahale etti

16.04.2026 12:35:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:52:26
İHA
Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti
Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti
Dün öğle saatlerinde, merkez Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi'ndeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırıda öğretmen 3 çocuk annesi Ayla Kara'nın (55) yanı sırada 10 kişide hayatını kaybetti, 17 kişiyse yaralandı. Soruşturma kapsamında saldırgan İ.A.M'nin babası U.M. tutuklandı.



Öğrencilerini korumak için kendisini siper ettiği öğrenilen matematik öğretmeni Ayla Kara'nın cenazesi yakınları tarafından morgdan alınarak defnedilmek üzere Onikişubat ilçesine bağlı Tekir Mahallesi'ne getirildi.



Ayla Kara'nın cenaze töreninin düzenleneceği Tekir Mahallesi Çarşı Cami'ne yakınları geldi. Bu sırada camiye gelen Ayla Kara'nın eşi Ramazan Kara, fenalaştı. Sağlık ekiplerince müdahale edilen Kara, tedbir amaçlı ambulansa götürüldü.



Öte yandan öğretmen Ayla Kara'nın 3 çocuk annesi olduğu çocuklarından Furkan Kara'nın avukat, oğlu Ertuğrul Kara'nın öğrenci, kızı Dilara Karabıyık'ın ise evli olduğu öğrenildi.



Saldırıda ölen öğretmenin eşi ve çocukları tabut başında gözyaşı döktü

Kahramanmaraş'ta ortaokula yönelik düzenlenen silahlı saldırıda öğrencilerine siper olan ve 3 kurşunla hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın cenazesi namazın kılınacağı camiye getirilip musalla taşına konuldu. Öğretmenin eşi ve 2 oğlu tabutun başında gözyaşı döküp dua etti.



Cenaze, Tekir Mahallesi Çarşı Cami'ne getirilip musalla taşına konarken Ayla Kara'nın eşi Ramazan ve oğulları Furkan ile Ertuğrul tabut başında gözyaşı döküp dua etti.

Ayla öğretmen, gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı

Öğretmen Ayla Kara'nın cenazesi gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı.

Şehit Ayla Kara için cenaze namazı kılındı. Cenazeye Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanı sıra protokol üyeleri, Ayla Kara'nın eşi Ramazan, oğulları Furkan, Ertuğrul, kızı Dilara Karabıyık ve çok sayıda yakını katıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, aileye sarılıp teselli etti.

Cenaze namazı sonrası Ayla Kara'nın yakınları Türk bayrağına sarılı tabuta sarılıp gözyaşı döktü. Daha sonra Ayla Kara'nın cenazesi defnedilmek üzere Tekir Mezarlığı'na götürüldü.

Okullarda erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek

İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan ortak açıklamada, okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde görüş birliğine varıldığı belirtildi

16.04.2026 12:06:00 / Güncelleme: 16.04.2026 14:38:23
İhlas Haber Ajansı
Okullarda erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek
Okullarda erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in 81 ilin valisi ve il milli eğitim müdürü ile gerçekleştirdiği çevrimiçi toplantı sona erdi. Bir saat süren toplantıda, okullarda ve çevrelerinde alınacak güvenlik önlemlerinin ele alındığı belirtildi. İki bakanlık tarafından yapılan ortak açıklamada sürecin tüm yönleriyle değerlendirildiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Kahramanmaraş'ta ve Şanlıurfa'da iki okulumuzda yaşanan menfur silahlı saldırının ardından bugün İçişleri Bakanlığımız koordinasyonunda İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin'in katılımıyla valilerimiz, İl Emniyet Müdürlerimiz, İl Jandarma Komutanlarımız ve İl Milli Eğitim Müdürlerimizle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirilmiştir. Toplantıda olaylar tüm yönleriyle ele alınmış, okul güvenliğine ilişkin mevcut uygulamalar, risk alanları ve ilave tedbir ihtiyaçları ayrıntılı şekilde değerlendirilmiştir. Toplantıda öncelikle Kahramanmaraş'ta ve Şanlıurfa'da meydana gelen saldırıların oluş şekli, ilk müdahale süreci, kurumlar arası koordinasyon kapasitesi ve olay öncesine ilişkin risk işaretleri değerlendirilmiştir. Bunun yanında okullarımızın iç ve dış güvenliği, giriş-çıkış düzeni, çevre denetimleri, kamera sistemleri, ziyaretçi uygulamaları, servis güzergahları ve öğrencilerimizin yoğun bulunduğu alanlar bakımından yeniden gözden geçirilmiştir."

Okullarda erken uyarı ve erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek

Önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması amacıyla faaliyetler yürütüleceği belirtilen açıklamada, "Ayrıca fiziki güvenlik tedbirlerini artırmanın yanında çocuklarımızı ve gençlerimizi şiddete sürükleyen veya şiddeti özendiren her alanın dikkatle ele alınması gerektiği hususunda ortak bir değerlendirme yapılmıştır. Bu kapsamda internet kullanımı, sosyal medya platformlarının etkisi, dijital mecralarda yayılan zararlı içerikler, sanal zorbalık, suçun ve suçlunun özendirilmesi, şiddeti sıradanlaştıran dizi, film ve benzeri popüler kültür unsurlarının çocuklarımız üzerindeki etkileri de çok boyutlu biçimde ele alınmıştır. Toplantıda okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde görüş birliğine varılmıştır. Çocuklarımızın davranış dünyasında oluşabilecek risk işaretlerinin zamanında fark edilmesi, aile-okul-kamu-sivil toplum iş birliğinin güçlendirilmesi ve koruyucu-önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması yönünde somut adımlar belirlenmiştir. Öte yandan ruhsatsız silah ve benzeri tehlike oluşturan unsurlara erişimin önlenmesi, okul çevrelerinde denetimlerin artırılması, kriz anı müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi ve psikososyal destek süreçlerinin eş güdüm içinde yürütülmesi hususları da ayrıntılı biçimde karara bağlanmıştır" denildi.

"Koordinasyonun daha da güçlendirilmesi yönünde de gerekli kararlar alınmıştır"

Aşamalı eylem planları hazırlanacağı kaydedilen açıklamada, "Toplantı sonunda kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere çok katmanlı bir eylem planının hazırlanması, iller bazında risk değerlendirmelerinin güncellenmesi, okul güvenliği uygulamalarının daha etkin hale getirilmesi ve kurumlar arası veri paylaşımı ile koordinasyonun daha da güçlendirilmesi yönünde de gerekli kararlar alınmıştır. Aynı zamanda her eğitim öğretim yılı başında valilerimizin koordinasyonunda gerçekleştirilen 'Eğitim Öğretim Yılı Açılışı Güvenlik Tedbirleri' toplantılarında ele alınan konuların önemine dikkat çekilerek, söz konusu toplantılarda alınan tedbirlerin hassasiyetle takip edilmesi vurgulanmıştır. Evlatlarımızın huzur ve güven içinde eğitim alması, devletimizin en temel önceliklerindendir. Gayemiz, hiçbir anne babanın çocuğunu okula gönderirken endişe taşımamasıdır. Devletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinde tüm kurumlarıyla görev başındadır.

Bu acı hadiseler üzerinden provokasyon üretmeye, milletimizin ortak vicdanını zedelemeye, teyitsiz bilgi yaymaya, suçu ve suçluyu öven bir dil oluşturmaya çalışanlara karşı da hukukun çizdiği çerçevede gerekli işlemler kararlılıkla sürdürülecektir. Dezenformasyonla mücadele ve doğru bilgilendirme, bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi olayla ilgili bazı asılsız iddiaları yalanladı; resmi makamlar da kamuoyunun yalnızca teyitli açıklamaları esas alması çağrısında bulundu. Aziz milletimiz müsterih olsun. Çocuklarımızın güvenliği için gereken her adım atılacak, hiçbir ihmal alanı karşılıksız bırakılmayacak, hiçbir risk unsuru göz ardı edilmeyecektir. Hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize bir kez daha Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun" ifadelerine yer verildi.

Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına devam ediliyor

Diyarbakır'da Narin Güran cinayetinde 4 buçuk yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılandığı duruşmanın ikinci celsesi başladı

16.04.2026 10:51:00 / Güncelleme: 16.04.2026 10:54:01
İhlas Haber Ajansı
Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına devam ediliyor
Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına devam ediliyor
Merkez Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresinde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti.



Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise 'eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım' kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu.

Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına geçtiğimiz hafta Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanmıştı. Yapılan savunmaların ardından mahkeme duruşmayı bugüne ertelemişti. Bugün tekrar görülen duruşmaya Nevzat Bahtiyar ile avukatları ve Güran ailesi katıldı.

Katliamı önceden planlamış

14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli ‘yakın dönemde büyük eylem’ notu bulundu. Saldırgan okulu kana bulamadan 4 gün önce katliamı planlamış

16.04.2026 10:34:00
Haber Merkezi
Katliamı önceden planlamış
Katliamı önceden planlamış
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda dün meydana gelen silahlı saldırıda 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, babasına ait 5 tabanca ve 7 şarjörle iki sınıfa girerek rastgele ateş açtı. Saldırıda 8 öğrenci ve 1 öğretmen olmak üzere 9 kişi hayatını kaybetti, 6'sı ağır toplam 13 kişi yaralandı. Saldırgan, olay yerinde intihar etti. Soruşturma kapsamında dijital materyaller incelenirken, olayın önceden planlandığı belirlendi.

Saldırıyı 11 Nisan'da planladığı anlaşıldı

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasına göre, saldırganın evinde ele geçirilen bilgisayar ve cep telefonu kayıtlarında kritik bulgulara ulaşıldı. İncelemelerde, İsa Aras Mersinli'nin bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli bir belgeye rastlandı. Bu belgede, "yakın dönemde büyük bir eylem gerçekleştireceğine" dair ifadeler yer alıyor. Savcılık, telefon ve bilgisayar kayıtlarının detaylı incelemesine devam ediyor. İlk bulgular, olayın terör bağlantısı taşımadığını ve bireysel bir saldırı olduğunu gösteriyor.

Ayrıca saldırganın WhatsApp profil fotoğrafında, 2014 yılında ABD'de 6 kişiyi öldüren Elliot Rodger'a ait görseller kullandığı tespit edildi. Bu detay, soruşturmada "ilham kaynağı" olarak değerlendiriliyor.

Aileye yönelik soruşturma 

Soruşturma kapsamında 3 cumhuriyet başsavcıvekili ve 4 savcı görevlendirildi. Saldırganın babası Uğur Mersinli (1. Sınıf Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi, eski Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü), dün gözaltına alındı. İkametinde ve aracında dijital materyallere el konuldu. Uğur Mersinli aynı gün adliyeye sevk edilerek tutuklandı. Ardından annesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Peyman Pınar Mersinli de gözaltına alındı. Anne ve babanın emniyetteki işlemleri sürüyor; silahların evde muhafaza edilmesindeki olası ihmaller derinlemesine araştırılıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü, olay yeri incelemelerinin tamamlandığını, kamera kayıtları ve tüm delillerin titizlikle değerlendirildiğini açıkladı. Eğitim ve öğretime Kahramanmaraş'ta 2 gün ara verildi.

Caninin babası tutuklandı

İçe kapanık, yalnız ve derste defterini saatlerce karalayan 14 yaşındaki İsa Aras, babasının silahlarıyla okulu kana buladı. Emniyetçi babası tutuklandı, öğretmen annesi gözaltında

16.04.2026 10:21:00
Haber Merkezi
Caninin babası tutuklandı
Caninin babası tutuklandı
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda dün meydana gelen silahlı saldırıda 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, babasına ait silahlarla 1'i öğretmen 9 kişiyi öldürmüş, 13 kişiyi yaralamış ve ardından intihar etmişti. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün açıklamalarına göre soruşturma kapsamında saldırganın babası Uğur Mersinli dün gözaltına alınmış ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Annesi Peyman Pınar Mersinli ise öğretmen olarak görev yaptığı okulun ardından gözaltına alındı. Soruşturma devam ediyor.

Saldırı detayları

14 yaşındaki İsa Aras Mersinli, okula sırt çantasında babasına ait 5 tabanca ve 7 şarjörle gelerek iki ayrı sınıfta rastgele ateş açtı. Matematik öğretmeni Ayla Kara'nın da aralarında bulunduğu 9 kişi olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırgan, aynı silahla kendisine ateş ederek intihar etti. Olay yeri incelemeleri tamamlandı, kamera kayıtları ve deliller titizlikle inceleniyor. Emniyet Genel Müdürlüğü, ilk bulguların olayın terör bağlantısı taşımadığını ve bireysel bir saldırı olduğunu gösterdiğini duyurdu. Saldırganın WhatsApp profil fotoğrafında 2014 ABD'li katliamcı Elliot Rodger'ın görselini kullandığı da tespit edildi.

Aileye yönelik soruşturma

Soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı 3 başsavcıvekili ve 4 savcı görevlendirdi. Saldırganın babası Uğur Mersinli (1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi, eski Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü) dün gözaltına alındı. İkametinde ve aracında dijital materyaller ele geçirildi. Uğur Mersinli aynı gün adli mercilere sevk edilerek tutuklandı.

Ardından annesi Peyman Pınar Mersinli (Sevim Şırıkçı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni) de gözaltına alındı. Anne ve babanın emniyetteki işlemleri sürüyor; annenin adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Yetkililer, silahların evde muhafaza edilmesindeki ihmali soruşturuyor.

İsa Aras Mersinli nasıl bir çocuktu?

Sınıf arkadaşları ve öğretmenleri, İsa Aras Mersinli'yi "içe kapanık, yalnız ve farklı" bir çocuk olarak tanımlıyor. Öğretmenlerinden biri, "Çok doğal bir çocuk değildi. Kendi içine kapanık bir çocuktu. Çocuklar ders dinlerken o dinlemezdi, saatlerce defterini karalardı" diye konuştu. Sınıfta sürekli başını sıraya dayayıp derse ilgi göstermediği, çok az arkadaşı olduğu ve oyun bağımlısı olduğu belirtiliyor.

Haftalar önce sınıfta kaydedilen bir videoda da tuhaf davranışları dikkat çekmişti. Bazı iddialara göre yıllardır psikolojik sorunlar yaşadığı ve okulda sosyal uyum sağlayamadığı öne sürülüyor. Saldırı öncesi bilgisayarından çıkan belgeler de soruşturma kapsamında inceleniyor.

'Terör bağlantısı yok'

Emniyet Genel Müdürlüğü, olayın terörle bağlantısının olmadığını tekrarladı ve dijital incelemelerin sürdüğünü açıkladı. Olay, Türkiye'de okul güvenliği tartışmalarını alevlendirdi. Soruşturma kapsamında aile bireylerinin sorumluluğu, silah erişimi ve olası ihmal yönünden derinlemesine araştırılıyor. Yetkililer, kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini bildirdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.