logo
25 MART 2026


CHP'li Ertuğrul'dan beton santraline sert tepki

Karadeniz Ereğli ilçesine bağlı Hasbeyler köyünde içme suyu kaynağına yakın alanda kurulmak istenen beton santraline karşı çıkan köy halkına, CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul destek verdi

23.03.2026 10:57:00
Haber Merkezi
CHP'li Ertuğrul'dan beton santraline sert tepki
CHP'li Ertuğrul'dan beton santraline sert tepki
Zonguldak'ın Karadeniz Ereğli ilçesine bağlı Hasbeyler köyünde içme suyu kaynağına yakın alanda kurulmak istenen beton santraline tepki gösteren köy halkına, CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul destek verdi.

CHP'li Ertuğrul, bölgede vatandaşlarla bir araya gelerek santralin planlandığı alanda incelemelerde bulundu, köy sakinlerinin talep ve endişelerini dinledi. Ertuğrul, burada yaptığı açıklamada, bölgede yapılacak yatırımlara karşı olmadıklarını ancak doğayı ve insan sağlığını tehdit eden projelere karşı durduklarını belirterek, "Bölgemizde gerekli yatırımların yapılmasını biz de destekliyoruz. Ancak doğayı tehlikeye atacak faaliyetlere karşıyız" dedi.

Zonguldak ve Karadeniz Ereğli'nin yoğun sanayi faaliyetleri nedeniyle zaten ciddi bir çevresel yük altında olduğunu ifade eden Ertuğrul, hava kirliliğinin yılın büyük bölümünde yüksek seviyelerde ölçüldüğünü söyledi. İçme suyu kaynaklarının korunmasının hem Türkiye hem de dünya açısından kritik önemde olduğunu vurgulayan Ertuğrul, söz konusu projenin bu açıdan ciddi riskler barındırdığını dile getirdi.

Bölgede bulunan akarsuyun Karadeniz Ereğli'nin içme suyu sistemine bağlandığını belirten Ertuğrul, "Bu su, ilçenin içme suyu açısından çok önemli bir kaynağıdır. Böyle bir noktada kurulacak beton santrali, suyun kirlenmesine yol açacaktır. Santral faaliyetleri sırasında oluşabilecek atıkların ve kimyasalların özellikle yağış ve sel durumlarında çevreye yayılma riski bulunuyor" diye konuştu.

Yağışların arttığı dönemlerde ve özellikle sel durumlarında, bölgede biriken tüm atıkların kontrolsüz şekilde akarsuya karışmasının kaçınılmaz hale gelebileceğine dikkat çeken Ertuğrul, böyle bir durumda beton atıkları, çimento kalıntıları ve kimyasalların doğrudan içme suyu kaynaklarına ulaşabileceğini belirtti. Bu durumun yalnızca Hasbeyler'i değil, bu suyu kullanan tüm bölgeyi tehdit eden çok ciddi bir çevre ve halk sağlığı sorunu yaratacağını ifade eden Ertuğrul, şunları söyledi:

"Beton santralinin oluşturacağı toz da en az su kadar büyük bir risk. Bu tesisler çalıştığı sürece sürekli bir toz yayılımı olur. Bu toz, çevredeki tarım alanlarının üzerine çöker, ürünlerin verimini düşürür ve kalitesini bozar. Fındık başta olmak üzere bölgede yetişen meyveler bundan doğrudan etkilenir. Aynı zamanda bu tozu soluyan vatandaşlarımız için de ciddi bir sağlık tehdidi oluşur. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olanlar için solunum yolu hastalıklarında artış kaçınılmazdır.

Hasbeyler köyü sıradan bir yer değil. Burası doğal güzelliğiyle, temiz havasıyla, su kaynaklarıyla bölgemizin en değerli alanlarından biri. Biz bir yandan bu bölgelerde turizmi geliştirmeye çalışıyoruz, insanları doğayla buluşturmak istiyoruz; diğer yandan böyle bir sanayi tesisini buraya getirmek kendi kendimizle çelişmektir. Bu tür yatırımlar kısa vadeli kazanç sağlar ama uzun vadede bölgenin doğasını, tarımını ve yaşam kalitesini geri dönülmez şekilde tahrip eder.

En önemli noktalardan biri de şu; bu bölgede yaşayan insanların görüşü alınmadan, onların rızası olmadan böyle bir yatırımın hayata geçirilmek istenmesi doğru değildir. Bu suyu içen, bu toprağı işleyen, burada yaşayan insanların söz hakkı olmalı. Siz bu insanlara rağmen bir proje dayatırsanız, bu sadece çevreyi değil, toplumsal huzuru da zedeler. Biz bu nedenle diyoruz ki, halkın istemediği, doğaya zarar verecek hiçbir projeye izin verilmemeli."

Hasbeyler Köyü Muhtarı Hasan Duman da beton santralinin köyün içme suyu kaynağına yaklaşık 20 metre mesafede planlandığını belirterek, "Bu proje ciddi tehlikeler barındırıyor. İçme suyumuzun hemen yanı başına böyle bir tesisin kurulmak istenmesi kabul edilemez. Devletimiz köyümüze içme suyu sağlamak için yatırım yapıyor. Bir taraftan bu suyu korumaya yönelik çalışmalar yürütülürken, diğer taraftan bu kaynağı tehdit edecek bir tesisin planlanması büyük bir çelişkidir. Bu durum hem köyümüz hem de bu sudan faydalanan herkes için risk oluşturuyor" dedi.

Söz konusu su kaynağının yalnızca Hasbeyler köyünü değil, daha geniş bir havzayı beslediğini ifade eden Duman, "Bu kaynak, Ova köyü su havzasını besliyor ve Karadeniz Ereğli genelinde birçok vatandaşın içme suyunu karşılıyor. Bu nedenle risk çok büyüktür. Proje çevre ve halk sağlığı açısından kabul edilemez. Bu tesisi köyümüzde istemiyoruz. Bu karar toprağa, köylüye ve millete ihanettir" ifadelerini kullandı.

Köy sakinleri de santralin kurulması halinde içme suyu kaynaklarının zarar göreceğini, tarım faaliyetlerinin olumsuz etkileneceğini ve yaşam kalitesinin düşeceğini belirterek projeye karşı olduklarını dile getirdi. Bölge halkı, yetkililere çağrıda bulunarak projenin iptal edilmesini ve alternatif alanların değerlendirilmesini talep etti.

Güler'den İngiltere'ye Eurofighter Typhonn çıkarması


 
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İngiltere Savunma Bakanı John Healey'in resmi davetlisi olarak bugün İngiltere'yi ziyaret ederek, Eurofighter Typhonn savaş uçağı tedarikine ilişkin görüşmede bulunacak.
 

24.03.2026 16:25:00
AA
 Güler'den İngiltere'ye Eurofighter Typhonn çıkarması
 Güler'den İngiltere'ye Eurofighter Typhonn çıkarması

Milli Savunma Bakanlığından (MSB) yapılan açıklamaya göre Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İngiltere Savunma Bakanı John Healey'in resmi davetlisi olarak İngiltere'yi ziyaret edecek. Ziyaret kapsamında her iki Bakan tarafından ikili ve bölgesel savunma ile güvenlik ve savunma sanayisinde işbirliği konuları değerlendirilecek.

Türkiye ve İngiltere arasında devam eden ve geçen yıl ekim ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İngiltere Başbakanı Keir Starmer arasında ilk imzaların atıldığı "Eurofighter Typhonn savaş uçağı tedariki" konusu da gündemde olacak.

Milli Savunma Bakanı Güler, Eurofighter Typhonn savaş uçağının üretim tesislerini de ziyaret edecek.

Ağrı'dan acı haber

Ağrı'da askeri araç kazasında Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay şehit oldu

24.03.2026 14:38:00
Anadolu Ajansı
Ağrı'dan acı haber
Ağrı'dan acı haber

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde askeri araç kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay'ın şehadet haberi, Hatay'ın Kırıkhan ilçesindeki ailesine ulaştırıldı.

Askeri yetkililer, 25 yaşındaki Açay'ın, Demirkonak Mahallesi'nde yaşayan annesi Emine Açay'a sağlık ekipleri eşliğinde şehadet haberini verdi.

Haberin ardından eve ve çevresine Türk bayrakları asıldı.

İkamete giden aile yakınları ve vatandaşlar, başsağlığı dileklerini iletti.

Babasını 2003'te kaybettiği ve bekar olduğu öğrenilen Açay'ın cenazesi, yarın Kırıkhan Şehitliği'nde toprağa verilecek.

Milli Savunma Bakanlığı, Doğubayazıt'ta meydana gelen askeri araç kazasında Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay'ın şehit olduğunu bildirmişti. 

Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi

Güngören Sanayi Mahallesi'nde kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan binaların bulunduğu alanlar, adeta birer harabeye dönüştü. Aradan geçen yıllara rağmen bir türlü yapılamayan inşaatlar nedeniyle araziler moloz ve çöp yığınlarıyla doldu. Bölge madde bağımlıların meskeni haline gelirken, mahalle sakinleri duruma tepki gösterdi

24.03.2026 12:17:00 / Güncelleme: 24.03.2026 12:29:28
İHA
Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi
Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi
Güngören Sanayi Mahallesi'nde kentsel dönüşüm vaadiyle yaklaşık 3 yıl önce yıkılan binaların yerini modern yapılar yerine çöp ve moloz dağları aldı. Belediye ekipleri tarafından temizlenmediği iddia edilen bu alanlar, hem çevre kirliliği hem de ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Mahalle sakinleri, belediyeye defalarca başvurduklarını ancak alanın bakımsız bırakılması nedeniyle tepkilerinin her geçen gün arttığını dile getiriyor.



Bölgedeki güvenlik sorununa dikkat çeken mahalle sakini Aydın Algün, durumun vahametini belirterek "Buraya akşam saat 10'dan sonra çıkamıyoruz, korkuyoruz; her türlü insan var. Kağıt toplayıcıları sürekli kamyonlarla geliyorlar, her sokaktalar. Tedirginlikten sokağa adım atamaz olduk. Ben çocuğumu bu bölgeden okula tek başına yollayamam, illa eşlik etmem gerekiyor. Burası tam 5 senedir kentsel dönüşüm adı altında bu şekilde terk edildi" şeklinde konuştu.



Kentsel dönüşüm sürecinin yanlış yönetildiğini savunan bir diğer vatandaş Halis Karakulak ise plansız yıkımlara tepki gösterdi. Karakulak, "Kentsel dönüşüm yapıyorsan ada bazlı yapacaksın. Komple yıkıp tek seferde inşaata başlayacaksın ki hem devlet hem de vatandaş kurtulsun. Burada tek bir bina yıkılıyor, bir yıl sonra yanındaki yıkılıyor. Ortaya çıkan manzara berbat. Görüldüğü gibi çevre kirlilik içinde ve burada her türlü asayiş olayı yaşanabilir" dedi.

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde parfüm dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin 16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde başladı

24.03.2026 10:34:00 / Güncelleme: 24.03.2026 19:15:33
İHA
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti.



Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından kabul edildi.



Tutuklu şüpheliler İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal, Gökberk Güngör, Ali Osman Altay, Onay Yürüklü, Ünal Aslan, Güven Demirbaş ve tutuksuz sanık Ömer Aktan ile soruşturma sürecinde cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Kurtuluş Oransal'ın da aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında dava açıldı.



7 kişinin öldüğü fabrika yangınına ilişkin ilk duruşma bugün başladı. Taraf sayısının fazlalığı nedeniyle adliyedeki duruşma salonlarının kapasitesinin yetersiz kalacağından yargılama, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki 250 kişi kapasiteli duruşma salonunda gerçekleştiriliyor.

Nevruz etkinliğinde terör örgütü pankartı açtılar: 6 gözaltı

Diyarbakır'da düzenlenen Nevruz etkinlikleri sırasında örgüt mensuplarının fotoğrafının olduğu pankart açan 6 kişiye gözaltı

24.03.2026 03:37:00
İHA
Nevruz etkinliğinde terör örgütü pankartı açtılar: 6 gözaltı
Nevruz etkinliğinde terör örgütü pankartı açtılar: 6 gözaltı
Diyarbakır'da düzenlenen Nevruz etkinlikleri sırasında, geçmiş yıllarda Türkiye'de gerçekleştirilen terör saldırılarına karışan örgüt mensuplarına ait fotoğrafların yer aldığı pankartı açtıkları tespit edilen 6 şahsa yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiği Emniyet Genel Müdürlüğü'nün sosyal medya hesabından paylaşıldı.

Paylaşımda, operasyon kapsamında şahısların tamamının yakalanarak gözaltına alındığı belirtildi.

Yaşlıların formda kalmasının en iyi 10 yolu

Yaşlılık demek yeni sorunlar demek... Sağlık sorunları ister istemez uç veriyor. Buna bazen yalnızlık da eşlik edebiliyor. Peki ne yapmalı? İşte 10 tavsiye...

24.03.2026 00:20:00
MURAT ÇORBACI
Yaşlıların formda kalmasının en iyi 10 yolu
Yaşlıların formda kalmasının en iyi 10 yolu


1. Her gün mümkün olduğunca uzun ve orta hızda yürüyüş yapın. Ancak yaşlılıkta düşme riski olduğu için güvenli bir yürüyüş yeri bulmanız gerekir.
2. Varsa evinizdeki merdivenleri günde birkaç kez çıkmak da iyidir.

3. Formda kalmak için koşu ve tempolu yürüyüş yararlıdır.
4. Yüzme de yararlı sporlardan biridir. Yaşlılıkta golf ve diğer bazı sporlar da oynanabilir.

5. Günde ortalama 7-8 saat kaliteli uyku çok önemlidir.
6. Bol su içmek vücut fonksiyonlarınızı iyileştirmeye yardımcı olur. Sık sık idrar yapıyorsanız, gece su içmeyin çünkü düşme riskini artırır ve uykunuzu bozabilir.

7. Yoksullara yardım eden gruplara katılın ve hasta insanları ziyaret edin, bu ruh sağlığınızı iyileştirecektir.
8. Olumlu düşünün ve her zaman umutlu olun. Mümkün olduğunca olumlu şeyler izleyin, konuşun, duyun.

9. Affedin ve unutun. Dünyada her şey geçicidir. Herkese sevgi gösterin. Bu, içsel şifa bulmanıza ve fiziksel sağlığınızı iyileştirmenize yardımcı olacaktır. Bu, hayatta mutluluk için önemlidir.
10. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinizi vaktinde yerine getirin. Günde en az yarım saat Kur'an-ı Kerim okuyun veya dinleyin. Düzenli olarak dua edin.

Horlamaya çare yok mu?


 
 
Vücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor. Peki ya çaresi?

23.03.2026 23:28:00
MURAT ÇORBACI
Horlamaya çare yok mu?
Horlamaya çare yok mu?

Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Zerrin Boyacı, bu nedenle alarmı susturmak değil, neden çaldığını araştırmak gerektiğini belirterek, "Horlama normal bir durum değildir. Her horlayan kişide ciddi bir hastalık olmayabilir; ancak hayati risk taşıyan her uyku apnesi hastalığı önce horlama ile başlar. Dolayısıyla, horlamayı basit bir ses problemi olarak görmek yerine, bir sağlık sinyali olarak değerlendirmek gerekmektedir" dedi.

Eskiden  daha çok orta yaş ve üzeri bireylerde görülen horlamaya artık 20'li yaş grubunda da sık rastlandığına işaret eden Doç. Dr. Zerrin Boyacı, gençlerde artış gösteren obezitenin bu durumun en önemli nedenleri arasında yer aldığını vurgulayarak, "Bilgisayar başında uzun süreli oturma, düzensiz uyku alışkanlıkları, fast food ve şeker içeren yiyeceklerle beslenme ve buna bağlı kilo artışı gençlerde horlama riskini artırmaktadır. Özellikle boyun çevresindeki yağ dokusu arttıkça üst solunum yolu daralmakta ve horlama ortaya çıkmaktadır" şeklinde konuştu.

Modern yaşamla birlikte giderek artıyor

Horlama; uyku sırasında üst solunum yolundaki dokuların daralma veya gevşeme nedeniyle titreşmeleri sonucu ortaya çıkan ses olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 30–40'ında zaman zaman horlama görülürken, düzenli ve kronik horlama oranı yüzde 20 civarında seyrediyor. Horlamanın görülme sıklığı ileri yaşlarda giderek artıyor. Öyle ki 30 yaş altı erkeklerde yüzde 10 oranında rastlanırken, 60 yaş üzerinde bu oran yüzde 60'a yükseliyor. Erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, menopoz sonrası kadınlarda oran belirgin şekilde artıyor. Türkiye'de de benzer rakamlar söz konusu. Ayrıca, son yıllarda hem dünyada hem ülkemizde horlama sıklığında artış gözlendiği belirtiliyor. Bu yükselmenin en önemli nedenleri arasında; obezite, hareketsiz yaşam tarzı, uyku düzensizliği, stres, alerjik hastalıklar ve sigara kullanımındaki artış gösteriliyor.

Horlamanın başlıca nedenleri

Doç. Dr. Zerrin Boyacı, kişinin aile ve sosyal hayatında önemli sorunlar oluşturabilen horlamaya yol açan etkenleri şöyle özetliyor:
Obezite: İdeal kilonun yüzde 15 daha fazlasına sahip olan kişilerde horlama riski artmaktadır. Bunun nedeni ise boyun çevresindeki yağlanmanın üst solunum yolunu daraltması. Kadınlarda boyun çevresinin 38,10 cm'nin ve  erkeklerde 43,18 cm'nin üzerinde olması kritik değer olarak hesaplanmış.
Burun tıkanıklığı: Septum deviasyonu, konka hipertrofisi, burun çatısının darlığı gibi statik bozukluklar ile alerjik rinit, sinüzit ve polip gibi enflamatuar bozukluklar önemli sebeplerini oluşturmaktadır.
Büyük geniz eti ve bademcikler: Özellikle gençlerde hava yolunu daraltabilmektedir.
Alkol ve sigara kullanımı: Kas gevşemesi ve mukozal ödem artışına sebep olmaktadır.
Sırtüstü uyuma: Dil kökünün geriye düşmesine yol açabilmektedir.

Uyku apnesinin ilk sinyali olabiliyor!

Horlama ile beraber görülen ve gece ani ölümlere sebep olabilen uyku apnesi üst solunum yolunun tamamen kapanması sonucu oluşuyor.  Horlama genellikle masum nedenlerden kaynaklansa da yaşamsal risk taşıyan uyku apnesinin ilk sinyali olabiliyor! Özellikle gece nefes durmaları, sabahları yorgun uyanma, baş ağrısından yakınma, gün içinde uyku hali, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu gibi sorunlardan biri bile horlamaya eşlik ediyorsa, zaman kaybetmeden hekime başvurmak yaşamsal önem taşıyor.

Uyku apnesi ani ölüme bile yol açabiliyor!

Uyku apnesinde erken tanı ve tedavi büyük önem taşıyor. Bunun nedeni ise uyku apnesinin; hipertansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi, inme ve diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarına, hatta gece ani ölüme bile  yol açabilmesi. Ayrıca, insülin direnci ve kilo artışıyla kısır döngü oluşabiliyor. Tedavi edilmemiş uyku apnesi olan bireylerde trafik kazası riski de 2–7 kat artıyor. Uzun süreli uyku apnesi aynı zamanda beyinde hasara neden olarak; hafıza problemleri ve erken bilişsel gerileme riskini de artırabiliyor. Doç. Dr. Zerrin Boyacı, erken değerlendirmenin olası ciddi komplikasyonların önlenmesinde kritik rol oynadığını aktarıyor.

Etkili ve kalıcı çözüm mümkün!

Erken teşhis, doğru tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle horlamanın büyük oranda kontrol altına alınabildiğini belirten Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Zerrin Boyacı, "Horlama kader değildir. Doğru değerlendirmeyle çoğu hastada etkili ve kalıcı çözümler mümkündür. Önemli olan, geceleri bu sesi duymazdan gelmemektir" diye konuşuyor. Tedavinin kişiye özel planlandığını ve altta yatan nedene göre şekillendirildiğini vurgulayan Doç. Dr. Zerrin Boyacı, "Basit işlemler arasında yer alan radyofrekans uygulamaları, lazer destekli işlemler ve kişiye özel burun ile ağız içi apareyler, yaygın olarak başvurulan yöntemlerdir" diyor.

Uyku apnesinde altın standart: CPAP maskesi!

Horlamaya uyku apnesi eşlik ediyorsa, tedavide altın standart yöntemin CPAP maskesi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Zerrin Boyacı, bu tedavinin uyku sırasında hava yolunun açık kalmasını sağlayarak, solunum durmalarını önlediğini ve hastanın gece boyunca yeterli oksijen almasına yardımcı olduğunu belirtiyor. 

Cerrahi yöntem gündeme gelebiliyor

Özellikle ileri düzey ve yapısal sorunların eşlik ettiği tablolarda cerrahi seçenekler gündeme geliyor. Doç. Dr. Zerrin Boyacı, uyku apnesi olanlarda maske kullanmak istemeyenler için maksillofasyal ilerletme operasyonuna, yani çenenin öne alınması ameliyatına başvurulduğunu söyleyerek, şu bilgileri paylaşıyor: "Bu ameliyatın başarı oranı yüzde 97'ye kadar ulaşmaktadır. Bunun yanı sıra dil ve dil köküne yönelik cerrahiler ile yumuşak damağa yönelik cerrahi girişimler de horlamanın ve üst solunum yolu daralmasının giderilmesinde tercih edilen yöntemler arasında bulunmaktadır."

Fatih'te çöken binaların çevresinde hasar tespiti yapıldı

Fatih'te doğalgaz patlamasıyla çöken binaların ardından çevrede hasar tespit çalışması başlatıldı

23.03.2026 13:46:00 / Güncelleme: 23.03.2026 13:49:11
İHA
Fatih'te çöken binaların çevresinde hasar tespiti yapıldı
Fatih'te çöken binaların çevresinde hasar tespiti yapıldı
Fatih'te dün Ayvansaray Mahallesi'nde dün doğalgaz patlamasında bitişik olan iki bina çökmüştü. Enkaz altından 10 kişi yaralı olarak kurtarılırken, mahalleli tarafından pamuk teyze olarak tanınan 65 yaşındaki Semra Urunca ise hayatını kaybetmişti.



Fatih Belediyesi Arama Kurtarma (FARK) ekipleri, bugün çevrede hasar tespit çalışması başlattı.



Hasar gören binalarda detaylı inceleme yapılıyor. Evlerine giremeyen vatandaşların barınma ihtiyaçlarının karşılanması için destek sağlandığı öğrenildi.



Mahalle sakini Erkan Karabiga "Yatıyorduk, gürültü sesine kalktık. Baktık bina yıkılmış. Enkaz altında kalan insanlar da oldu. Allah yardımcısı olsun. İçerde tanıdık vardı. Bir tanesi kötü halde, yaşam mücadelesine bağlıymış. Kendisini tanırım mahalle insanıydı. İyi insandı Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun" dedi.



Yetkililer, olayın kesin nedeninin yapılacak teknik incelemelerin ardından netlik kazanacağını belirtti.

Bayram ziyaretinde gözaltına alınan gazeteci tutuklandı

İsmail Arı, 21 Mart akşamı bayram ziyareti için gittiği Tokat'ın Turhal ilçesinde gözaltına alınmış, ardından soruşturmanın yürütüldüğü Ankara'ya getirilmişti

23.03.2026 13:08:00
Haber Merkezi
Bayram ziyaretinde gözaltına alınan gazeteci tutuklandı
Bayram ziyaretinde gözaltına alınan gazeteci tutuklandı
İsmail Arı, 21 Mart akşamı bayram ziyareti için gittiği Tokat'ın Turhal ilçesinde gözaltına alınmış, ardından soruşturmanın yürütüldüğü Ankara'ya getirilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, Arı'nın katıldığı bir yayındaki ifadelerine ve sosyal medya paylaşımlarına dayanmakta ve İsmail Arı'nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ailesi ve Bilal Erdoğan'ın yönetimindeki vakıfların kamu kaynaklarını kullandığına dair bir yayında sarf ettiği sözler soruşturmaya gerekçe gösterilmiş.

İsmail Arı; kamu kurumlarındaki yolsuzluklar, usulsüzlükler, Menzil Tarikatı'nın ticari ilişkileri (Menzil'in Kasası kitabı) ve son olarak Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasına dair yaptığı haberlerle tanınan bir gazetecidir.

BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı, bugün çıkarıldığı mahkemece "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklandı.

Kapalı Çarşı'da meydan muharebesi

Bursa'da tarihi çarşıda iki grup arasında çıkan kavga, adeta meydan muharebesine döndü. Yumrukların havada uçuştuğu anlar saniye saniye kameraya yansırken, panik yaşayan vatandaşlar olay yerinden uzaklaşmaya çalıştı

23.03.2026 10:46:00
İhlas Haber Ajansı
Kapalı Çarşı'da meydan muharebesi
Kapalı Çarşı'da meydan muharebesi
Olay, merkez Osmangazi ilçesi Kapalı Çarşı'da meydana geldi. Çarşı içerisinde henüz bilinmeyen bir nedenle iki grup arasında başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Bir anda onlarca kişinin dahil olduğu olayda taraflar birbirine yumruk ve tekmelerle saldırdı.

Yaşanan arbede sırasında çevrede alışveriş yapan vatandaşlar büyük korku yaşadı. Bazı vatandaşlar kavgayı ayırmak için araya girerken, bazıları ise o anları cep telefonu kameralarıyla kaydetti.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Kavgayı ayırmakta güçlük çeken vatandaşların ardından bölgeye ulaşan ekipler, tarafları ayırarak ortamı sakinleştirdi. Polis ekiplerinin müdahalesiyle kavga sonlandırılırken, tarafların bir süre sonra dağıldığı öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.