logo
04 HAZİRAN 2026

Çin, büyük bir lityum rezervi buldu

Son yıllarda madencilik araştırmalarına ağırlık veren Çin, Everest dağının altında yeni bir lityum yatağı bulundu

08.03.2022 16:54:00
Çin, büyük bir lityum rezervi buldu
Çin, büyük bir lityum rezervi buldu
Son yıllarda madencilik araştırmalarına ağırlık veren Çin, Everest dağının altında yeni bir lityum yatağı bulundu. Çok sayıda yüksek teknolojili üründe kullanılan lityum, dünya siyasetin ve ekonomisinde de stratejik bir öneme sahip. Bu nadir metal bütün akıllı telefonlarda, oyun konsollarında ve elektrikli taşıt araçlarında bulunan pil/akü üretiminde esas girdilerden biridir. Söz konusu maden yatağı, 1 milyon ton kadar bir lityum oksit rezervi içeriyor. Bu sayının, dolayısıyla da rezervin ifade ettiği değer, bir ton lityum fiyatının 316 bin dolar civarında olduğu açıklandığında daha da büyük anlam kazanıyor. Yeni keşfedilen bu rezerv, boyut itibarıyla, Sincan bölgesindeki Bailong Dağı ve Jiajika'dan sonra Çin'in üçüncü büyüklükteki yatağını oluşturuyor. Yeni keşfin tam değeri henüz tam net olarak bilinmese de bunun çok önemli bir endüstriyel kaynak olduğu konusunda kuşku yok. Lityuma yönelik küresel talebin 2040 yılına değin, özellikle de elektrikli araç sektörünün olağanüstü büyümesi nedeniyle, yüzde 4 bin oranında artış göstereceğini bildiriyor.

Fadim Temirhanoğulları cinayetinde cezaya istinaf onayı

Antalya'da boşanma aşamasındaki eşi Fadim Temirhanoğulları'nı tabancayla öldürme suçundan Savaş Temirhanoğulları'na verilen müebbet hapis cezası ile sanığa yardım ettiği gerekçesiyle Fikret İnal'a verilen 19 yıl hapis cezasına yönelik istinaf başvuruları reddedildi. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek cezaları hukuka uygun buldu

04.06.2026 12:15:00 / Güncelleme: 04.06.2026 12:18:34
İHA
Fadim Temirhanoğulları cinayetinde cezaya istinaf onayı
Fadim Temirhanoğulları cinayetinde cezaya istinaf onayı
Antalya'da boşanma aşamasındaki eşi Fadim Temirhanoğulları'nı tabancayla öldürme gerekçesiyle Savaş Temirhanoğulları'na verilen müebbet hapis cezası ile sanığa yardım ettiği gerekçesiyle Fikret İnal'a verilen 19 yıl hapis cezasına yönelik istinaf başvuruları reddedildi. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu.

Konyaaltı ilçesi Hurma Mahallesi'nde yaşayan Fadim Temirhanoğulları, 12 Eylül 2024 tarihinde boşanma aşamasında olduğu ve hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eşi Savaş Temirhanoğulları tarafından evinde tabancayla vurularak öldürüldü. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Savaş Temirhanoğulları tutuklanırken, dosya sürecinde sanığa yardım ettiği değerlendirilen Fikret İnal hakkında da dava açıldı.

Yerel mahkeme müebbet ve 19 yıl hapis cezası vermişti

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Savaş Temirhanoğulları, 'eşe ve kadına karşı kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanık hakkında ayrıca ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 6 bin 200 TL adli para cezası verildi.

Mahkeme, Savaş Temirhanoğulları hakkında 'hakaret' ve 'silahlı tehdit' suçlarından ise delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı verdi. Sanık Fikret İnal da 'kadına karşı kasten öldürmeye yardım etme' suçundan 19 yıl hapis cezasına mahkum edildi.



Karar istinafa taşındı

Yerel mahkeme kararının ardından sanıklar ve müdafileri, katılan vekilleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile cumhuriyet savcısı istinaf başvurusunda bulundu.

Katılan vekilleri ve cumhuriyet savcısı, sanık Savaş Temirhanoğulları'nın eyleminin tasarlayarak öldürme kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, Fikret İnal'ın ise müşterek fail olarak cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Savaş Temirhanoğulları'nın hakaret ve silahlı tehdit suçlarından da cezalandırılması istendi. Sanık müdafileri ise beraat, aksi halde haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasını talep etti.

İstinaf cezaları hukuka uygun buldu

Dosyayı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirtti. Kararda, delillerde ve işlemlerde eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu ifade edildi.

Daire, sanık Savaş Temirhanoğulları hakkında verilen müebbet hapis cezası ile ruhsatsız silah suçundan verilen hapis ve adli para cezasını, sanık Fikret İnal hakkında verilen 19 yıl hapis cezasını hukuka uygun bularak istinaf başvurularını esastan reddetti.

Tasarlama ve müşterek faillik talepleri kabul edilmedi

İstinaf kararında, Savaş Temirhanoğulları'nın öldürme eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği belirtildi. Daire, eylemin eşe ve kadına karşı kasten öldürme suçunu oluşturduğu yönündeki yerel mahkeme değerlendirmesini yerinde buldu.

Fikret İnal yönünden yapılan değerlendirmede ise sanığın olay öncesinde Savaş Temirhanoğulları'nı aracıyla maktulün yaşadığı eve getirdiği, olay sonrasında da olay yerinden götürdüğü belirtildi. Ancak Fikret İnal'ın öldürme fiili üzerinde ortak hakimiyet kurduğuna ve suçu birlikte işlediğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı kaydedildi. Bu nedenle Fikret İnal hakkında 'yardım eden' sıfatıyla verilen 19 yıl hapis cezası da hukuka uygun bulundu.

Tahliye talepleri reddedildi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, sanıklar Savaş Temirhanoğulları ve Fikret İnal hakkında nitelikli kasten öldürme suçunu işlediklerine dair somut deliller bulunduğunu, ilk derece mahkemesince hükmedilen ceza miktarını ve tutuklulukta geçen süreleri dikkate alarak tahliye taleplerini reddetti. Daire, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Kararda, Savaş Temirhanoğulları hakkında ruhsatsız silah, hakaret ve silahlı tehdit suçlarından verilen esastan red kararının kesin olduğu, nitelikli kasten öldürme suçundan verilen karar yönünden ise temyiz yolunun açık olduğu belirtildi. Öte yandan, maktul yakınlarının avukatlarının kararı Yargıtay'a taşıyarak temyiz başvurusunda bulunacağı öğrenildi.

Karar duruşmasında son sözleri sorulmuştu

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına tutuklu sanıklar Savaş Temirhanoğulları ve Fikret İnal, taraf avukatları ile maktul Fadim Temirhanoğulları'nın yakınları katılmıştı. Duruşmada son sözleri sorulan Savaş Temirhanoğulları, "Daha önce eşime karşı hiçbir şiddet uygulamadım, pişmanım" ifadelerini kullanmıştı. Fikret İnal ise olayla ilgisinin bulunmadığını savunarak tahliye talebinde bulunmuştu.

Savcılık mütalaasında, Savaş Temirhanoğulları'nın 'kadına ve eşe karşı tasarlayarak öldürme' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını, Fikret İnal'ın da müşterek fail olarak cezalandırılmasını talep etmişti. Mahkeme heyeti ise Savaş Temirhanoğulları hakkında eşe ve kadına karşı kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına, Fikret İnal hakkında ise öldürme suçuna yardım ettiği gerekçesiyle 19 yıl hapis cezasına hükmetmişti.

MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur" dedi

04.06.2026 12:12:00 / Güncelleme: 04.06.2026 12:26:12
İhlas Haber Ajansı
MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur" dedi.
MSB Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla İzmir'in Çiğli ilçesinde konuşlu 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Hava Kuvvetlerinin kuruluşunun 115'inci yıl dönümünü kutlayarak, "115 yıllık köklü mirasıyla Türk Hava Kuvvetlerimiz; yüksek harekât kabiliyeti, nitelikli personeli, modern platformları ve yerli-milli savunma sanayiimizin sağladığı ileri teknoloji imkânlarıyla semalarımızın kalkanı, geleceğimizin güvencesi olmaya devam etmektedir" dedi.
Aktürk, Çiğli'de konuşlu 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında 6-7 Haziran tarihlerinde Gençlik ve Havacılık Festivali düzenleneceğini belirterek, etkinlikte Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gösteri uçuşları gerçekleştireceğini söyledi.
Öğrencilerin aileleri ile birlikte katılımına açık olan festival kapsamında hava, paraşüt ve paramotor gösterileri, personel kurtarma tatbikatı, statik uçak sergileri, simülatör deneyim alanları ve çeşitli kültürel etkinliklerin yer alacağını kaydeden Aktürk, festivalin gençlerin havacılık ve uzay alanlarına ilgisini artırmayı amaçladığını ifade etti.

"Yıl içerisinde 99 terörist teslim oldu"
Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Son iki haftada; 6 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, hudutlarımızda 7'si terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 698 şahıs yakalanmış, 4 bin 219 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar; teslim olan terörist sayısı 99'a ulaşmış, Hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 3 bin 860, engellenen kişi sayısı da 34 bin 389 olmuştur" ifadelerini kullandı.
Van hudut hattında son iki haftada gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde yaklaşık 79 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini de aktaran Aktürk, sınır güvenliği faaliyetlerinin kararlılıkla sürdüğünü söyledi.

Denizkurdu-II Tatbikatı başladı
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt içi ve yurt dışındaki eğitim ve tatbikat faaliyetlerine aralıksız devam ettiğini belirten Aktürk, bugün başlayan Denizkurdu-II Tatbikatı'nın 14 Haziran'a kadar süreceğini bildirdi.
Aktürk, Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de icra edilen tatbikata 125 gemi, 60 hava unsuru, insansız deniz araçları ve 18 bin personelin katıldığını belirterek, "Tatbikatın Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri 11 Haziran'da Doğu Akdeniz'de TCG Anadolu'da icra edilecektir" dedi.
Türk Arama Kurtarma Bölgesi ile Ege Denizi'nin uluslararası suları ve hava sahasında gerçekleştirilen Deniz Aslanı Tatbikatı'na da iştirak edildiğini kaydeden Aktürk, haziran ayı boyunca Japonya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Romanya ve Polonya'da düzenlenecek çok uluslu tatbikatlara katılım sağlanacağını ifade etti.

NATO EDGE 2026 İzmir'de düzenlenecek
Uluslararası görevler kapsamında Türkiye'nin önemli organizasyonlara ev sahipliği yapacağını belirten Aktürk, Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığı tarafından düzenlenen 6'ncı Deniz Güvenliği Konferansı'nın 9-10 Haziran tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirileceğini söyledi.
Aktürk, NATO Muhabere ve Bilgi Ajansı sorumluluğunda düzenlenecek NATO EDGE 2026 etkinliğinin ise 17-19 Kasım tarihlerinde İzmir EXPO Fuar Alanı'nda icra edileceğini belirterek, "Faaliyet, millî savunma sanayiimizin ulaştığı yüksek teknoloji seviyesinin ve gelişmiş kabiliyetlerinin uluslararası düzeyde tanıtılmasına imkân sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

"İsrail üzerindeki baskı artırılmalı"
Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail'in bölgedeki saldırgan ve yayılmacı tutumunun insani durumu ağırlaştırdığını söyledi. İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği alanları genişlettiğini ve Mescid-i Aksa'daki provokatif eylemlere göz yumduğunu ifade eden Aktürk, "Uluslararası hukukun açık ihlali olan ve bölgedeki barış ve istikrarı hedef alan bu eylemler karşısında, uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskısını artırarak somut adımlar atması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz" dedi.
Aktürk ayrıca İran ile ABD arasındaki müzakerelerin kalıcı barışla sonuçlanmasının bölge açısından önem taşıdığını belirterek, tarafların sağduyulu ve yapıcı davranmasını temenni ettiklerini kaydetti.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yerli ve milli savunma sanayii ürünleriyle güçlendirilmeye devam edildiğini vurgulayan Aktürk, son iki hafta içerisinde ilk kez MİLKAR-6A Taşınabilir Elektronik Taarruz Sistemi ile İHA-230 mühimmatının Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alındığını açıkladı. MKE tarafından çeşitli silah ve mühimmat teslimatlarının tamamlandığını belirten Aktürk, ASELSAN tarafından geliştirilen TARAS-II Radyolink Sistemi, AcroSAT Gemi Uydu Haberleşme Terminali, Lazer Güdüm Kiti-84, İhtar İHA Karşı Sistemi ve ARTcom 9681 Hava Telsizi'nin de kuvvet komutanlıklarına teslim edildiğini bildirdi.

676 bin kişiye evlilik öncesi eğitim
2026 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi kapsamında yürütülen faaliyetlere de değinen Aktürk, bugüne kadar 71 bin 181 personele "Sağlıklı Aile Eğitimi", 676 bin 327 katılımcıya ise "Evlilik Öncesi Eğitim Programı" uygulandığını belirtti. Aktürk, "Güçlü ailenin; güçlü toplum, güçlü Türkiye ve güçlü ordunun temeli olduğu bilinciyle, personelimiz ve ailelerine yönelik eğitim ve farkındalık faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ne yönelik, "NATO zirvesine yönelik tüm güvenlik tedbirleri devletimizin ilgili kurumları ve NATO makamları ile koordineli şekilde alınmaktadır" açıklamasında bulundu.
MSB, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) son dönemdeki silahlanma faaliyetlerine ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Yunanistan ve GKRY'nin son dönemdeki silahlanma faaliyetleri ile bölgedeki askerî girişimlerini yakından ve dikkatle takip ediyoruz. Ülkemiz; Ege ve Doğu Akdeniz'de barış, istikrar ve iyi komşuluk ilişkilerinden yana olmakla birlikte, hak ve menfaatlerinin korunması konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin ve KKTC'nin güvenliğine yönelik gerekli tüm tedbirleri almaktadır. Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur."

"TSK'da disipline aykırı hareket eden kim olursa olsun gereken yapılır"
MSB, bir tugayda yaşandığı belirtilen, generalin astsubayı darp ettiği iddialarına ilişkin şu ifadelere yer verdi:
"Türk Silahlı Kuvvetlerinde müesses disiplinin muhafazası ve idamesi olmazsa olmazdır. Daha önce de vurguladığımız gibi Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm olaylara disiplin anlayışı içerisinde bakmakta ve işlemleri de ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirmektedir. Söz konusu olay ile ilgili soruşturma izni Bakanlığımızca verilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde disipline ve kanunlara aykırı hareket eden kim olursa olsun rütbesine ve makamına bakılmaksızın gereken yapılır."İHA

Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler

Samsun'un Tekkeköy ilçesindeki Yeşilyurt Demir Çelik Fabrikası'nda meydana gelen ve 3 işçinin hayatını kaybettiği elektrik faciasının detayları ortaya çıktı. Arızalı su pompasını tamir etmek için kuyuya inen işçilerin, pompadaki elektrik kaçağı nedeniyle yüksek gerilim akımına kapılarak can verdikleri belirlendi

04.06.2026 12:08:00
İHA
Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler
Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler
Olay, dün saat 21.40'ta Organize Sanayi Bölgesi(OSB) Mahallesi Sakarya Caddesi üzerinde bulunan fabrikanın çelikhane tesisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, atık suların toplandığı kuyu içerisinde arızalanan su pompasını onarmak için çalışma yapan Mustafa İnanç (50), Naci Gezer (46) ve Yunus Çekiç (47), yüksek gerilim akımına kapıldı. Üç işçi olay yerinde hayatını kaybetti. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekiplerin çalışmasının ardından işçilerin cenazeleri otopsi işlemleri için Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı morguna kaldırıldı.






Olay yerine gelen cumhuriyet savcısı ve bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemelerde, kuyu içerisindeki su pompasında elektrik kaçağı bulunduğu tespit edildi. Savcının talimatı doğrultusunda söz konusu su pompası olay yeri inceleme ekiplerince muhafaza altına alındı. Cumhuriyet savcısının talimatıyla hazırlanacak bilirkişi raporuna gör göre olayda sorumluluğu bulunan kişi veya kişilerin tespit edilerek gözaltına alınacağı öğrenildi.









"İhmali olanlar cezasını çeksin"

Yunus Çekiç'in akrabası Uğur Ayyıldız, "Acımız büyük. Yaşanmaması gereken bir olay. Araştırılıp her şeyin açığa çıkarılmasını istiyoruz. İhmali olanların cezasını çekmesini talep ediyoruz. Bu işin üstüne gidilmesini istiyoruz" dedi.









Adnan Bolat ise "Üç arkadaşımız iş kazası geçirdi. 3 arkadaşımız çok temiz ve saftı. Allah mekanlarını cennet eylesin. Bunlar ekmek parası için, çocukların rızkları için şehit oldular" ifadelerini kullandı.








Hayatını kaybeden işçilerin cenazelerinin İlkadım, Kavak ve Çarşamba ilçelerinde toprağa verileceği belirtildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.






Tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda

TBMM Genel Kurulunda tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk 5 maddesi kabul edildi

04.06.2026 09:00:00
AA
Tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda
Tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda

Kabul edilen maddelere göre, köylerin statü değişikliği ve mevcut kanunda uygulanmakta olan mesafelerin 1936 yılına göre değerlendirilmiş olması sebebiyle Çeltik Ekimi Kanunu'nda değişikliğe gidilerek, çeltik ekim alanının yerleşim yerlerine uzaklığı yeniden belirleniyor. Buna göre, çeltik tarlaları, il ve ilçe merkezlerine imar sınırından itibaren 500 metre, köy ve mahallelerde ise 50 metre uzaklıkta bulunabilecek. Uzaklıklar, köy ve mahallelerde en kenar evin dış çevresi ile çeltik ekilen yerlerin en yakın noktasının arası ölçülerek belirlenecek.

Genel Kurulda AK Parti'nin kabul edilen önergesiyle, İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nda değişiklik yapılan hüküm hukuki belirlilik ilkesine uygun olarak yeniden düzenlendi.

Buna göre, alkollü içkileri üreten, ithal eden veya pazarlayanlar, her ne suretle olursa olsun hiçbir etkinliğe veya her türlü mecrada yapılacak yayın ve paylaşımlara ticaret ünvanlarıyla, ürünlerinin marka, amblem, logolarıyla, ürünlerin arz ambalajında yer alan ifade, şekil, isim, işaret ve görselleri kullanarak destek olamayacak.

Alkollü içkilerin veya alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayan firmaların isim, marka, logo, amblemleriyle arz ambalajında yer alan ifade, şekil, isim, işaret ve görseller iş yerlerinin içinde, dışında, vitrinlerinde, satış ünitelerinde ve hiçbir etkinlik alanında bulundurulamayacak.

Fermente alkollü içki markası, distile alkollü içki markası olarak, distile alkollü içki markası fermente alkollü içki markası olarak kullanılamayacak.

Yurt genelinde 22.00-06.00 saatleri arasında perakende alkollü içki satış yasağına ilişkin mülki amirlikler tarafından yapılan tüm tespitlerin, gerekli idari işlemlerin tesis edilmesi ve sonuçlandırılması talebiyle Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığına iletilmesinin iş gücünün önemli bir kısmının söz konusu işlemlere tahsis edilmesine neden olması sebebiyle düzenlemeye gidiliyor. Düzenleme ile söz konusu ihlallere idari yaptırım uygulama yetkisi mahalli mülki amirliklere devrediliyor.

Perakende ya da açık alkollü içki satışı yapılan iş yerlerine, yeni düzenlemeye uyum sağlamaları için hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl süre tanınacak. Bu kapsama giren ürünler, hükmün yürürlük tarihinden itibaren 3 ay içinde düzenlemeye uygun hale getirilecek, uygun olmayan ürünler bu tarihten itibaren piyasaya arz edilemeyecek.

Atatürk Orman Çiftliği Kanunu'nda yapılan değişiklikle, Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin, Müdürlüğün de içinde yer aldığı parseller ve ayrık nizamdaki parsellerin ayrımına gitmeden tamamını kapsayacak şekilde tanımlanarak, Çiftlik adına tescilli bütün gayrimenkullerin bina ve arazi vergileri yönüyle muafiyetinde birlik sağlanması amaçlanıyor.

Ayrıca Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü, Harçlar Kanunu'nun ilgili tarifelerindeki yargı harçları ve vergi yargısı harçlarından muaf tutulacak.

Danışma Kurulu kararı

Teklifin birinci bölümünde yer alan ilk 5 maddenin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara verdi.

Aranın ardından Danışma Kurulu önerisi oylamaya sunuldu. Kabul edilen öneriye göre, TBMM Genel Kurulu bugün toplanmayacak.

Adan, Danışma Kurulu önerisinin kabul edilmesinden sonra komisyonun yerini almaması üzerine birleşimi 9 Haziran Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı. 

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme

Gülistan Doku soruşturmasının firari şüphelisi Umut Altaş, Amerika Birleşik Devletleri tarafından Türkiye'ye iade edilecek

03.06.2026 15:30:00
Haber Merkezi
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme
Gülistan Doku soruşturmasının kaderini değiştiren firari şüpheli Umut Altaş, ABD'deki iltica talebinin reddedilmesinin ardından Türkiye'ye iade edilecek. Kan donduran itiraflarıyla gündeme oturan Altaş'ın önümüzdeki günlerde geniş güvenlik önlemleri altında ülkeye getirilmesi bekleniyor.

İltica talebi reddedildi, iade kararı çıktı

Tunceli'de 6 yıldır kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında çok kritik bir eşik daha aşıldı. Türkiye'nin talebi doğrultusunda İnterpol tarafından çıkartılan 'kırmızı bültenle' aranırken ABD'de yakalanan firari şüpheli Umut Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmesine resmi olarak karar verildi. ABD makamları, Altaş'ın sığınma ve iltica talebini geri çevirerek yasal prosedürleri tamamladı.

New York'ta FBI ve İnterpol operasyonuyla yakalanmıştı

Meksika üzerinden yasa dışı yollarla ABD'ye kaçtığı belirlenen Umut Altaş, geçtiğimiz haftalarda Türk ve Amerikan güvenlik güçlerinin koordineli çalışmasıyla New York bölgesinde gözaltına alınmıştı. İçişleri Bakanlığı ile FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi arasındaki anlık teknik veri paylaşımı, firarinin hareket alanını daraltmış ve yakalanmasını sağlamıştı.

Şok mesajlar ve "katili teslim edeceğim" itirafları

Umut Altaş'ın Türkiye'deki tutuklu babası Celal Altaş ile yaptığı WhatsApp yazışmaları, cinayetin üzerindeki sis perdesini aralayan en büyük delillerden biri olmuştu. Mesajlarda babasına "Bugün para gelmezse savcıyı arar her şeyi anlatırım, beni Amerika'ya niye yolladığınızı söylerim" diyerek şantaj yaptığı belirlenen Altaş, ABD'de gözaltındayken sızan ses kayıtlarında ise "Her şeyin kanıtı benim elimde, katili ellerinize bırakacağım, öteceğim her şeyi" ifadelerini kullanmıştı.

Altaş, bazı medya kuruluşlarına verdiği röportajlarda da eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in kendisine cinayeti itiraf ettiğini öne sürmüş ve Gülistan Doku'nun cansız bedeninin gizlenmiş olabileceği noktaları işaret etmişti.

Soruşturmada geniş çaplı tutuklamalar yaşanmıştı

Genişletilen Gülistan Doku soruşturmasında aralarında eski vali Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu çok sayıda kişi "kasten öldürme" ve "suç delillerini gizleme/yok etme" suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyecek olan en kritik isim Umut Altaş'ın, önümüzdeki günlerde uçakla Türkiye'ye getirilmesi ve havalimanına ayak basar basmaz sorgulanmak üzere adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Bolu Dağı Tüneli'nden bayramda 1 milyon araç geçti

Kurban Bayramı tatili boyunca Türkiye'nin en önemli geçiş güzergahlarından biri olan TEM Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli kesiminden 1 milyon 51 bin 507 araç geçiş yaptı. 92 kamerayla saniye saniye izlenen güzergahta ekipler adeta kuş uçurtmadı

03.06.2026 14:35:00
İHA
Bolu Dağı Tüneli'nden bayramda 1 milyon araç geçti
Bolu Dağı Tüneli'nden bayramda 1 milyon araç geçti
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından alınan verilere göre, Kurban Bayramı tatilini kapsayan 22-31 Mayıs tarihleri arasında TEM Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli kesiminde büyük bir araç hareketliliği yaşandı. Tatili memleketlerinde veya tatil beldelerinde geçirmek isteyen vatandaşların 21 Mayıs akşamından itibaren yollara düşmesiyle başlayan yoğunluk, 31 Mayıs'ta dönüş yolculuklarının tamamlanmasıyla sona erdi.






Ankara yönüne 587 bin araç geçti

Bayram tatili süresi boyunca Bolu Dağı Tüneli'nden Ankara istikametine toplam 587 bin 526 araç geçişi kaydedildi. Gidiş yolculuklarında en büyük yoğunluk tatilin başlangıcına denk gelen 22, 23 ve 24 Mayıs tarihlerinde yaşandı. Sadece bu üç günlük süreçte 229 bin 992 araç Ankara yönüne doğru seyretti.









Dönüşte İstanbul istikametinde yoğun mesai

Tatilin bitmesiyle birlikte dönüşe geçen tatilciler, bu kez İstanbul istikametinde akıcı bir yoğunluk oluşturdu. 21 Mayıs Perşembe gününden itibaren 11 günlük periyotta İstanbul yönüne 463 bin 981 aracın geçiş yaptığı bildirildi. İstanbul istikametine dönüşlerin zirve yaptığı tarihler ise tatilin son günleri olan 29, 30 ve 31 Mayıs oldu. Bu üç günde toplam 260 bin 960 araç İstanbul'a doğru yol aldı. Her iki yön baz alındığında, bayram tatili boyunca tünelden geçen toplam araç sayısı 1 milyon 51 bin 507'ye ulaştı.








92 kamerayla saniye saniye takip

Öte yandan, otoyolun Kaynaşlı ile Abant kavşakları arasında kalan 23 kilometrelik kritik Bolu Dağı güzergahı, Bolu Dağı Tüneli Kontrol Merkezi'nde yer alan 92 adet kamerayla 7/24 mercek altına alındı. Bayram tatili boyunca Karayolları ve jandarma ekipleri teyakkuza geçerek bölgede ek tedbirler aldı.

Bolu Dağı Tüneli'nden Kurban Bayramı tatilinde 1 milyonun üzerinde araç geçti

İstanbul'un Anadolu'ya açılan kapısı olarak adlandırılan Anadolu Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli kesiminden Kurban Bayramı tatili süresince 1 milyon 51 bin 507 araç geçiş yaptı

03.06.2026 14:30:00
AA
Bolu Dağı Tüneli'nden Kurban Bayramı tatilinde 1 milyonun üzerinde araç geçti
Bolu Dağı Tüneli'nden Kurban Bayramı tatilinde 1 milyonun üzerinde araç geçti
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından alınan bilgiye göre, Kurban Bayramı tatilini kapsayan 22-31 Mayıs tarihlerinde otoyolun Bolu Dağı Tüneli kesiminin Ankara ve İstanbul yönünde araç yoğunluğu yaşandı.

Bazı sürücülerin erken yola çıkmasıyla güzergahta 21 Mayıs akşamı araç sayısında artış gözlenirken, bayram trafiği 31 Mayıs'ta dönüşlerin tamamlanmasıyla sona erdi.

Bayram tatili süresince Bolu Dağı Tüneli'nden Ankara istikametine 587 bin 526 araç geçti.

Ankara istikametine en fazla araç geçişi 22, 23 ve 24 Mayıs'ta gerçekleşti. Tatilin başladığı hafta sonuna denk gelen bu tarihlerde toplam 229 bin 992 araç Ankara istikametine gitti.

Güzergahtan İstanbul istikametine ise 21 Mayıs Perşembe gününden itibaren 11 günde 463 bin 981 araç geçti.

İstanbul istikametine en fazla araç geçişi 29, 30 ve 31 Mayıs'ta gerçekleşti. Tatilin bittiği hafta sonuna denk gelen bu tarihlerde toplam 260 bin 960 araç İstanbul istikametine gitti.

Bayram tatili süresince Bolu Dağı Tüneli'nden Ankara ve İstanbul istikametine toplam 1 milyon 51 bin 507 araç geçişi gerçekleşti.

Güzergah 92 kamerayla kontrol edildi
Otoyolun Kaynaşlı ile Abant kavşağı arasında bulunan 23 kilometrelik güzergah, Bolu Dağı Tüneli Kontrol Merkezi'ndeki 92 kamerayla kontrol edildi.

Bayram tatili boyunca karayolları ve jandarma ekiplerince ek tedbirler alındı, denetimler sıklaştırılarak tatilcilerin güzergahı rahat şekilde kullanmaları sağlandı.

Güzergahta meydana gelen hasarlı ve yaralamalı kazalar ile araç yangınlarına anında müdahale edildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak

Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak

03.06.2026 14:29:00
AA
 Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak
 Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak
Gölcük'teki Deniz Harp Merkezi Komutanlığı'nda düzenlenen basın bilgilendirme toplantısına, Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız, Deniz Hava Komutanı Tümamiral Savaş Sezer, Denizaltı Filosu Komutanı Tümamiral Timur Yılmaz, Donanma Kurmay Başkanı Tuğamiral Kenan Kaan Türkkan, Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Rüştü Sezer, Gölcük Tersanesi Komutanı Tuğamiral Ahmet Özturşucu, Donanma Harekat Başkanı Tuğamiral Alper Doğukanlı, Gölcük Deniz Ana Üs Komutan Vekili Albay Levent Aytan katıldı.

Tuğamiral Doğukanlı, Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı'nın, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) tatbikatlar programına istinaden Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca icra edilen fiili tatbikat olduğunu söyledi.

Tatbikatın amacından bahseden Doğukanlı, "Deniz Kuvvetleri bağlısı komutanlıkların harekatı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi, tatbikata katılacak unsurların harekata hazırlık seviyelerinin yükseltilmesi, karargah personeli ve tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda, muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, diğer kuvvet komutanlıklarıyla tatbikata katılan unsurlar arasında müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesidir." dedi.

Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem

Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

03.06.2026 13:41:00 / Güncelleme: 03.06.2026 13:46:25
İhlas Haber Ajansı
Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem
Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem
Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

AFAD Deprem Dairesi'nden alınan bilgiye göre, saat 13.12'de merkez üssü Pazarcık ilçesi olan 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Sarsıntının 12.46 kilometre derinlikte oluştuğu ifade edildi.

Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı

İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. Biz saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar, yeni sorun alanları değil, milletin ferasetine duyacağımız güvendir. Dahası, milletin siyasete duyacağı güvendir" dedi

03.06.2026 13:18:00
Haber Merkezi
Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı
Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı
İyi Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, CHP'de yaşananları ilk günden itibaren dikkatle takip ettiklerini belirterek, "Gelinen noktanın, CHP'nin iç meselesi olmadığını, başından beri Türkiye'de siyasetin nasıl şekilleneceğine ilişkin daha büyük bir arayışın adımı olarak kurgulandığını görüyoruz. İmralı ile yapılan ihanet pazarlığına, nasıl ki gafiller ve ahmaklar gibi 'barış' deyip geçmiyorsak, CHP'ye cebren, kapılar kırılarak girilmesine de başına kayyım atanmasına da 'bir yargı kararıdır' deyip geçmiyoruz. Çünkü biliyoruz, hatırlıyoruz. Yargının siyasete yol açması, ona ram olması, her zaman lanetle hatırlanan dönemlerin ürünüdür. Ve bu kararlar, vicdanlarda yaralar açmış, milletimiz arasına her zaman nifak tohumları saçmıştır. Unutmayalım, 1960'taki Yassıada'da verilenler de yargı kararıdır. Yaraları halen kapanmamıştır. 1971 muhtırasının kırdığı kalemler de yargı kararıdır. 1980 sonrası yapılanlar, kapatılan partiler, hapisler, davalar, yasaklar, zindanlar, hepsi birer yargı kararıdır. Ve hepsinin açtığı yaraların izleri, bedenlerimizde, ruhlarımızda durmaktadır" dedi.

"Siyasetin sorunları vatandaşın sırtındadır"
İYİ Parti olarak, taraflarının da duruşlarının da net ve belli olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, "Biz bir kayyım cumhuriyeti istemiyoruz. Biz bir vesayet demokrasisi istemiyoruz. Biz, bir kişiye biat etmişlerin; birkaç hakimin, bürokratın, danışmanın değil, milletin sözü üstün olsun istiyoruz. Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. Biz saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar, yeni sorun alanları değil, milletin ferasetine duyacağımız güvendir. Dahası, milletin siyasete duyacağı güvendir. Bugün siyasetin geldiği halden hangi seçmen memnundur? Hangi siyasetçi huzurludur? Vatandaşın dertleri siyasetin umurunda değil, fakat siyasetin sorunları vatandaşın sırtındadır. Soruyorum. AK Parti'lisi, MHP'lisi, milletvekili, il-ilçe başkanı, delegesi, bu yaşananlar ve yaşatılanlar, hiç mi sizleri yaralamıyor, hiç mi içinizi sızlatmıyor? Çarşıda, pazarda, sokakta yürürken baktığınız yüzlerde, size bakan gözlerde milletin öfkesini hiç mi görmüyorsunuz? Kimse kusura bakmasın ve herkes bilsin ki, ben zulme sessiz kalmam. Haksızlık karşısında dilsiz şeytan olmam. Kötü emsali örnek almam. Başkasını ithamla kendimi savunmam. Demokrasiye de darbe yaptırmam" diye konuştu.

"Hukuk devleti, demokrasinin rakibi değil, teminatıdır"
Dervişoğlu, "Siyaseti mahkeme kararlarıyla, yasaklarla, birtakım demokrasi dışı müdahaleler ile dizayn etmeye çalışanlar geçici başarılar elde edebilir ama milletin iradesine rağmen kalıcı sonuçlar alamazlar. Sandığın çözeceği meseleleri, başka yollarla çözmeye çalışmak, Türkiye'ye sadece yeni krizler üretir. Hukuk devleti, demokrasinin rakibi değil, teminatıdır. Hukukun görevi, siyasi hayatı şekillendirmek değil, siyasi hayatın adil, şeffaf ve kurallar içinde işlemesini sağlamaktır. Bizler bu iktidarın, eski ve yeni ortaklarıyla, Cumhuriyeti, memleketi, milleti ve siyaseti 'Böl-parçala-yok et' stratejisinin en başından itibaren farkındayız. İktidar, milletin verdiği yetkiyi, kamu kurum ve kuruluşlarından yargı makamlarına kadar, müdahale edebildiği her organı bölüp-parçalayıp-yok etmek için kullanıyor. Ondan geriye kalanı da yutuyor, iç ediyor. Toplumu önce ikiye bölüyor, daha sonra tüm kesimleri de kendi içinde ayrıştırıyor. Böylece oraya buraya kayyım atamaya cüret ediyor. Hepimiz biliyoruz ki, bize devlet projesi diye yutturulmaya çalışılan çözüm süreci de şu anda yürütülen seçim stratejisi de iktidar hesabının bir parçasıdır. Milletin yüzde 90'ı terör hükümlüsü Öcalan'ı muhatap kabul eden bu sürece karşıyken, 'devlet aklı' masalı gündeme gelmiş ve halka rağmen bu söylemler devam ettirilmiştir. İlk kayyım bundan 10 sene önce atanacağı yere atanmıştır. O kayyım da terör hükümlüsü Öcalan'ı Kürtlere kayyım atamaya kalkmıştır. Şimdi de sıra Cumhuriyet Halk Partisi'ne gelmiştir. Devleti, milleti, egemenliği yok sayan kayyımlığa karşı duruşumuz tavizsiz ve nettir. Atayan da atanan da bizim nazarımızda mutlak butlandır, sakattır, yok hükmündedir" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.