logo
11 MAYIS 2026

Çocukların duygusal ilk yardım çantası

Fiziksel yaraları sarmayı biliyoruz, peki ya korku, öfke ve hayal kırıklığı gibi duygusal yaralar? Çocuğunuz krizdeyken paniklemeyin: İşte ebeveynler için sakinleştirici cümleler ve sarılma teknikleriyle dolu duygusal ilk yardım çantası. Çocuğunuzun fırtınasına nasıl sakin bir liman olacağınızı, duygusal dayanıklılığını artıracak nefes egzersizlerini ve psikologların onayladığı onaylayıcı dilleri öğrenin

10.10.2025 15:40:00
Eyüp Kabil
Çocukların duygusal ilk yardım çantası
Çocukların duygusal ilk yardım çantası
Bir çocuğun düşüp dizini kanatması karşısında ne yapacağımızı çok iyi biliriz: Yarayı temizler, antiseptik sürer ve bir yara bandı yapıştırırız. Peki ya çocuk bir hayal kırıklığıyla yıkıldığında, korkuyla titrediğinde ya da kontrolsüz bir öfke nöbeti yaşadığında? Bu gibi duygusal kriz anları, ebeveynler için en az fiziksel yaralar kadar acil ve dikkatli müdahale gerektirir.

Çocukların yoğun duygularla baş etmeyi henüz öğrenme aşamasında olduğunu unutmamak, ebeveynlik yolculuğunun en önemli adımıdır. İşte bu noktada, her ebeveynin sahip olması gereken "Duygusal İlk Yardım Çantası" devreye girer. Bu çanta, paniklemek yerine bilinçli ve sevgi dolu adımlar atmanızı sağlayacak araçlarla doludur.

DUYGUSAL İLK YARDIM ÇANTASININ TEMEL MALZEMELERİ

Duygusal ilk yardımın amacı, çocuğun yüksek alarm durumundaki sinir sistemini sakinleştirmek ve ona duygularını isimlendirmesi için güvenli bir alan sağlamaktır.

1. Duygusal Dezenfektan: Ebeveynin Sakinliği (Öz-Regülasyon)

Çocuğunuzun duygusal çalkantısı anında sizin de öfkelenmeniz veya paniklemeniz durumu daha da kötüleştirir. Psikologlar, ebeveynin önce kendi duygusunu düzenlemesi gerektiğini vurgular. Çocuğunuzun fırtınası karşısında nefes alın, durun ve kendinize "Şu an bana değil, duygusuna tepki veriyor," deyin. Sizin sakinliğiniz, çocuğun sinir sistemine yansıyan ilk ve en etkili yatıştırıcıdır.

2. Sargı Bezi: Onaylayıcı ve Sakinleştirici Cümleler

Fiziksel yarayı sarmak gibi, duygusal yarayı da sözlerle sarmak gerekir. Çocuğun yaşadığı duygunun geçerli olduğunu bilmesi, rahatlamanın ilk adımıdır.

• "Biliyorum, şu an çok öfkelisin. O oyuncağın kırılması seni çok sinirlendirdi." (Duyguyu isimlendirme)

• "Buradayım. Ne olursa olsun seninleyim, bu korku geçecek." (Güven verme)

• "Hayal kırıklığı yaşaman çok normal. Ben de bazen böyle hissederim." (Duyguyu normalleştirme)

• "Sana yardım etmek istiyorum. Birlikte sakinleşelim." (Çözüme davet)

3. Nefes Egzersizi Spreyi: Bedenin Kontrolünü Yeniden Kazanma

Yoğun duygular, bedeni savaş-kaç moduna sokar. Bu anlarda sözel iletişim yerine bedensel odaklanma daha hızlı sonuç verir. Çantadaki en pratik araçlardan biri nefes egzersizleridir. Çocuğunuzla birlikte yavaş nefes alıp vermeye odaklanın:

• Mum Üfleme: Derin nefes alıp, sanki önünüzdeki bir mumu söndürmeye çalışıyormuş gibi yavaşça nefes verin.

• Kelebek Sarılması: Ellerini çapraz şekilde omuzlarına koymasını isteyin ve kelebek kanatları gibi yavaşça kollarını açıp kapamasını, bu sırada nefesine odaklanmasını sağlayın.

4. Kriz Merhemi: Fiziksel Yakınlık ve Sarılma Teknikleri

Sarılmak, beynin sakinleştirici kimyasallar salgılamasını tetikler. Ancak öfke veya yoğun korku anında çocuk sarılmayı reddedebilir. Bu durumda zorlamak yerine, çocuğun liderliğini takip eden sarılma tekniklerini uygulayın:

• Sıkı ve Güvenli Sarılma: Eğer çocuk izin veriyorsa, vücudu tamamen saran, hafifçe bastırarak yapılan güvenli bir sarılma (deep pressure) sinir sistemini yatıştırır.

• Yan Yana Oturma: Sarılmaya karşı direnç varsa, sadece yan yana oturmak, diz dize temas etmek veya sırtını okşamak bile yeterli fiziksel teması sağlayarak güven hissini pekiştirir.

DUYGUSAL DAYANIKLILIĞI ARTIRMANIN YOLLARI

Psikologlar, duygusal ilk yardımın kriz anını yönetmenin ötesinde, çocukların gelecekteki zorluklara karşı duygusal dayanıklılığını artırdığını belirtir.

1. Duyguyu Kabullenmek, Davranışı Reddetmek

Çocuk öfkeyle eşyaları fırlatıyorsa, ebeveynin net bir ayrım yapması gerekir: "Senin öfkeli olman normal, bu duygunu anlıyorum. Ama eşyaları fırlatmak kabul edilebilir bir davranış değil." Bu net çizgi, çocuğa duygularının serbest olduğunu, ancak kendini ifade etme yollarının sınırları olduğunu öğretir. Kriz geçtikten sonra, kabul edilebilir davranış alternatiflerini (mesela yastık yumruklama) konuşmak önemlidir.

2. Hikâyeleme ve Duygu Sözlüğü

Duygusal krizin ardından, çocuğunuzla o anı tekrar konuşun. Bu, olayı anlamlandırmasına yardımcı olur.

• "Az önce seni çok üzgün gördüm. Arkadaşın oyuncağını alıp gittiğinde neler hissettin?"

• Duyguları resimlerle veya bir "Duygu Sözlüğü" ile tanıtın. Çocuğunuzun kelime dağarcığına korku, kaygı, hayal kırıklığı, coşku gibi kelimeleri eklemek, büyüdükçe duygularını eylemler yerine sözlerle ifade etmesini kolaylaştırır.

3. Birlikte Problem Çözme

Çocuğunuz sakinleştikten sonra, onu hayal kırıklığına uğratan soruna geri dönün. Amacınız, çözümü ona hazır sunmak yerine, birlikte çözüm üretmektir. "Oyuncağın kırıldı. Şimdi ne yapabiliriz? Tamir edebilir miyiz, yoksa yenisini mi almalıyız?" gibi sorularla, çocuğun problem çözme kaslarını güçlendirirsiniz.

Unutmayın ki duygusal ilk yardım, bir anlık müdahale değil, sürekli uygulanan bir yetiştirme sanatıdır. Çocuğunuza duygularının düşman değil, hayatın bir parçası olduğunu öğreterek, geleceğin güçlü ve dengeli bireylerini yetiştirirsiniz.

Türk yolcuların testleri negatif çıktı

Sağlık Bakanlığı, Hollanda bandıralı MV Hondius yolcu gemisinde hantavirüs vakalarının tespit edildiği salgında bulunan üç Türk vatandaşının test sonuçlarının negatif olduğunu açıkladı. Üç vatandaş, önerilen süre boyunca karantinada tutulacak

11.05.2026 17:40:00
Haber Merkezi
Türk yolcuların testleri negatif çıktı
Türk yolcuların testleri negatif çıktı
Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan resmi açıklamada, "Üç vatandaşımızın sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup, önerilen süre boyunca karantinada tutulacaklardır" denildi. Bu gelişme, gemideki tahliye operasyonunun ardından kamuoyunda büyük ilgi gören konuya dair önemli bir rahatlama sağladı.

Hollanda bayraklı MV Hondius gemisi, Nisan 2026'da Arjantin'in Ushuaia limanından ayrılarak Güney Atlantik'te seyir halindeyken hantavirüs salgınıyla gündeme geldi. Gemideki vakalar, bir yolcunun solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetmesiyle ortaya çıktı. Şu ana kadar gemide 8 kişi hastalandı ve 3 kişi hayatını kaybetti. Virüs, genellikle kemirgenlerin idrar, dışkı veya salyasıyla temas yoluyla bulaşıyor; ancak nadir de olsa sınırlı insandan insana bulaşma riski tartışılıyor.

Gemide 23 ülkeden yaklaşık 147 yolcu ve mürettebat bulunuyordu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve ilgili ülkelerin sağlık otoriteleri koordinasyonunda tahliye operasyonları başlatıldı. Yolcular, İspanya'nın Tenerife adasındaki Granadilla de Abona limanına getirilerek ülkelerine gönderiliyor. Tahliye sırasında bazı ülkelerin vatandaşlarında pozitif vakalar tespit edildi; örneğin Fransa ve ABD'den tahliye edilenlerde pozitif sonuçlar raporlandı.

Türk vatandaşlarının durumu

Sağlık Bakanlığı, 8 Mayıs 2026 tarihli ilk açıklamasında Türkiye'de henüz pozitif hantavirüs vakası tespit edilmediğini vurgulamıştı. 9 Mayıs'ta ise gemideki üç Türk vatandaşının 10 Mayıs'ta (dün) Türkiye'ye getirileceği duyuruldu. Bakanlık, bu vatandaşlarda herhangi bir semptom veya hastalık bulgusu olmadığını belirtmişti.

Bugün yapılan son açıklamada test sonuçlarının negatif çıktığı teyit edildi. Üç Türk vatandaşı, İstanbul'a ulaştıktan sonra Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda evlerinde veya belirlenen izolasyon noktalarında karantinaya alındı. Karantina süresi, uluslararası protokollere ve Bakanlığın risk değerlendirmesine göre belirlenecek.

Bakanlık yetkilileri, sürecin uluslararası otoritelerle eş güdüm içinde titizlikle yürütüldüğünü ve kamuoyunun yalnızca resmi açıklamalara itibar etmesi gerektiğini hatırlattı.

Hantavirüs hakkında bilinmesi gerekenler

Hantavirüs enfeksiyonları, solunum yoluyla veya temasla bulaşabilen ciddi bir hastalık. Belirtileri arasında ateş, kas ağrıları, baş ağrısı ve ilerleyen aşamalarda solunum yetmezliği yer alıyor. Erken müdahale kritik önem taşıyor. Türkiye'de rutin olarak izlenen bulaşıcı hastalıklar arasında yer alıyor ancak bu tür gemisel salgınlar nadir görülüyor.

Uzmanlar, yolcuların ve yakınlarının hijyen kurallarına uyması, semptom durumunda hemen sağlık kurumlarına başvurması konusunda uyarıyor. DSÖ, olayın kontrol altında olduğunu belirtiyor; ancak izleme devam ediyor.

Akbelen direnişçisi 42 gün sonra tahliye edildi

Akbelen Ormanı’nı korumak için 31 Mart’tan beri tutuklu bulunan 25 yaşındaki yaşam savunucusu Esra Işık, Danıştay’ın acele kamulaştırma kararına ilişkin yürütmeyi durdurma hükmü sonrası 42 günün ardından bugün tahliye edildi 

11.05.2026 15:05:00
Haber Merkezi
Akbelen direnişçisi 42 gün sonra tahliye edildi
Akbelen direnişçisi 42 gün sonra tahliye edildi
Muğla'nın Milas ilçesine bağlı İkizköy'de Akbelen Ormanı ve tarım arazilerini korumak için verdiği mücadeleyle tanınan 25 yaşındaki yaşam savunucusu Esra Işık, bugün tahliye edildi.

31 Mart 2026'da acele kamulaştırma sürecine karşı düzenlenen protestolar sırasında gözaltına alınan ve "görevi yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla tutuklanan Işık, yaklaşık 42 gündür Şakran Cezaevi'nde tutuluyordu. 28 Nisan'da Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmada tahliye talebi reddedilmiş, dava 1 Haziran'a ertelenmişti.

Danıştay'ın acele kamulaştırma kararına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı vermesinin ardından avukatları, tutukluluk incelemesinin duruşmalı yapılmasını ve Işık'ın derhal tahliyesini talep etmişti. Bu gelişme üzerine bugün tahliye kararı çıktı.

Ailenin açıklaması

Tahliye haberi üzerine Akbelen direnişçileri ve köylüler sevinç gösterisi yaparken, Işık'ın annesi İkizköy Muhtarı Nejla Işık daha önce yaptığı açıklamada "Ne evladımızdan vazgeçeceğiz ne de toprağımızdan. Dimdik ayaktayız" demişti.

Sosyal medyada ve direniş çevrelerinde "Geç de olsa adalet" ve "Esra özgür" paylaşımları yoğunluk kazandı. Birçok kullanıcı, Işık'ın 42 gün boyunca "boşuna" cezaevinde tutulduğunu belirtti.

Esra Işık'ın tahliyesiyle Akbelen direnişi yeni bir ivme kazanırken, 1 Haziran'daki duruşmada dava süreci devam edecek. Köylüler ve yaşam savunucuları, orman ve zeytinliklerin korunması için mücadeleye devam edeceklerini vurguluyor.

Keban Barajı'nın kapakları 7 yıl sonra açıldı

Elazığ'ın Keban ilçesinde bulunan Keban Barajı'nın 6 tahliye kapağı 7 yıl aradan sonra açıldı

11.05.2026 13:00:00
AA
Keban Barajı'nın kapakları 7 yıl sonra açıldı
Keban Barajı'nın kapakları 7 yıl sonra açıldı
Fırat Nehri üzerinde 9 Eylül 1974'te işletmeye alınan Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES), elektrik enerjisi üretiminin yanı sıra su ürünlerinin yetiştirilmesine ve tarımsal sulamaya da katkı sunuyor.

Toplam 8 ünitesi ile 1330 megavat kurulu güce sahip Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nde (HES) bölgede etkili olan yoğun yağışlar ve kar erimeleri nedeniyle rezervuarlarda yüksek debili su girişi yaşandı.

Su kotunun maksimum seviyeye yaklaşması nedeniyle olası bir taşkın riskine karşın barajın 6 tahliye kapağı açıldı.

İlk olarak 1993'te, ardından 2004 ve 2019 yıllarında bol yağışlar nedeniyle baraj kapakları açılmıştı. 7 yıl sonra 4. kez tahliye kapakları açılarak saniyede 361 metreküp su çıkışı sağlanıyor.

Baraj kapaklarının açılmasıyla oluşan su akışını izlemek için bölgeye gelen ilgililer ve vatandaşlar o anları cep telefonu kamerasıyla görüntüledi.

Vatandaşlardan Özcan Karadere, gazetecilere, Gaziantep'ten memleketi Giresun'a giderken Keban ilçesinden geçtiklerini, baraj kapaklarının açılacağını duyduğu için bölgede mola verdiğini söyledi.

Kurak geçen yıllardan sonra bu yıl bereketli yağışlarla barajların dolmasının mutluluk verici olduğunu ifade eden Karadere, "Yağışlardan dolayı kapakları açma kararı almışlar. Biz de bekledik. Bizim için güzel bir an oldu. Kapaklar açıldı, suyun akışını izledik. Bu şekilde yolumuza devam edeceğiz." dedi.

Ercan Tuncel de Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nin ülkenin gurur kaynağı olduğunu, 7 yıl aradan sonra su kotunun maksimum seviyeye ulaşmasından dolayı mutlu olduklarını belirtti.

Kapakların açılışını, DSİ 9. Bölge Müdürü Ömer Açıkgöz, Keban Belediye Başkan Vekili Abdullah Demir, Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali İşletme Müdürü Bekir Kaya ve bazı kurumların yetkilileri de izledi.

Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında 23 şüpheli adliyeye sevk edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş.'ye yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 23 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

11.05.2026 09:11:00
İHA
Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında 23 şüpheli adliyeye sevk edildi
Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında 23 şüpheli adliyeye sevk edildi
İBB'ye yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir soruşturma başlatılmıştı. Yapılan araştırmalarda, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. şirketi üzerinden usulsüzce kurgusal bir ihale sistematiği işleterek ihalelere fesat karıştırıldığı tespit edilmişti.

Başsavcılık koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce şüphelilerin yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonda, 29 şahıs gözaltına alınmış, yurt dışında olduğu tespit edilen 1 şüpheli için ise yakalama kararı çıkarılmıştı.

Şüphelilerden 7'si serbest bırakılmıştı. Diğer 23 şüpheli ise emniyetteki işlemlerinin ardından Bayrampaşa Devlet Hastanesi'nde götürüldü.

Sağlık kontrolünün geçirilen şüpheliler Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi.

THY uçağındaki yolcular iniş takımlarında görülen duman nedeniyle tahliye edildi

Türk Hava Yollarının (THY) İstanbul-Katmandu seferini yapan tarifeli uçağındaki yolcular, uçağın Tribhuvan Uluslararası Havalimanı'na normal inişinin ardından iniş takımlarında görülen duman nedeniyle tahliye edildi

11.05.2026 09:06:00
AA
THY uçağındaki yolcular iniş takımlarında görülen duman nedeniyle tahliye edildi
THY uçağındaki yolcular iniş takımlarında görülen duman nedeniyle tahliye edildi

THY İletişim Başkanı Yahya Üstün, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan konuya ilişkin açıklama yaptı.

Üstün, "TK 726 sefer sayılı İstanbul-Katmandu uçuşunu gerçekleştiren TC-JNP tescilli Airbus A330 tipi uçağımızın piste normal iniş yapmasının ardından, taksi yolunda iniş takımlarında duman görülmesi üzerine kule ekiplerinin talimatı doğrultusunda tedbiren slide açılarak yolcu tahliyesi gerçekleştirilmiştir. Tahliye süreci başarıyla tamamlanmış olup herhangi bir yaralanma yaşanmamıştır." ifadelerini kullandı.

Dönüş uçuşu için ilave sefer planlandığını belirten Üstün, şunları kaydetti:

"Uçağımızın teknik incelemeleri yetkili ekiplerimizce başlatılmıştır. İlk incelemelerde dumanın hidrolik borusunda meydana gelen teknik bir arızadan kaynaklandığı değerlendirilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." 

İmamoğlu'yla birlikte 3 isim bir kez daha hakim karşısında: 'Casusluk' davası başlıyor

Geçen yıl "casusluk" suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün’ün iddiaları sonrası açılan davada, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkında "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılama süreci Silivri’de başlayacak

10.05.2026 22:13:00
Haber Merkezi
İmamoğlu'yla birlikte 3 isim bir kez daha hakim karşısında: 'Casusluk' davası başlıyor
İmamoğlu'yla birlikte 3 isim bir kez daha hakim karşısında: 'Casusluk' davası başlıyor
Geçen yıl "casusluk" suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün'ün iddiaları sonrası açılan davada, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkında "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılama süreci Silivri'de başlayacak.

Geçen yıl "casusluk" suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün'ün iddiaları üzerine başlatılan süreçte hazırlanan iddianame kapsamında önemli bir dava başlıyor.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve danışman Necati Özkan hakkında "siyasal casusluk" suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması, Silivri'de görülecek.

Davanın İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ele alınacağı belirtilirken, duruşma öncesinde açıklama yapan Merdan Yanardağ, basın kuruluşlarına çağrıda bulundu. Yanardağ, "Basın örgütlerini, kamuoyunun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi adına duruşmayı izlemeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Söz konusu dava, siyasi ve medya çevrelerinde yakından takip edilirken, yargılama sürecinin nasıl ilerleyeceği merak konusu oldu.

İmamoğlu çiftine Almanya'dan "Dünya Vatandaşlığı Ödülü"

Dilek ve Ekrem İmamoğlu, Almanya'da Immanuel Kant Vakfı tarafından verilen "Dünya Vatandaşlığı Ödülü"ne layık görüldü

10.05.2026 17:59:00
Haber Merkezi
İmamoğlu çiftine Almanya'dan "Dünya Vatandaşlığı Ödülü"
İmamoğlu çiftine Almanya'dan "Dünya Vatandaşlığı Ödülü"
Almanya'da Immanuel Kant Vakfı tarafından verilen "Dünya Vatandaşlığı Ödülü"ne, tutuklu bulunan CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile eşi Dilek İmamoğlu layık görüldü.

Barış ve demokrasi eğitimi, insan hakları, çevre bilinci ile bağımsız, eleştirel, kültürel ve etik projeler alanında faaliyet gösteren vakfın verdiği ödül için Albert Ludwig Freiburg Üniversitesi KGI Salonu'nda tören düzenlendi.

Vakıf, ödülün İmamoğlu çiftine verilme gerekçesi olarak, Dilek ve Ekrem İmamoğlu'nun, demokrasi ve hukukun üstünlüğü için gösterdiği çabalara, yolsuzluk ve siyasi baskıya karşı verdiği mücadeleye vurgu yaptı.

Eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un takdim ettiği ödülü, İmamoğlu çifti adına CHP İstanbul Milletvekili ve CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın aldı.

Ödül törenine CHP Baden Birlik Başkanı Cengiz Yavuz, CHP Freiburg Temsilcisi Ercüment Çeri ve CHP Freiburg Gençlik Kolları üyelerinin yanı sıra Almanya Federal Hükümeti Müsteşarı Frank Schwabe ile Freiburg Belediye Başkanı Martin Horn da katıldı.

Anneler Günü'nde yürek yakan acı

Manisa'nın Sarıgöl ilçesinde Anneler Günü sabahı meydana gelen traktör kazasında ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 48 yaşındaki bir çocuk annesi Raziye Boylu, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

10.05.2026 16:18:00 / Güncelleme: 10.05.2026 16:21:12
İhlas Haber Ajansı
Anneler Günü'nde yürek yakan acı
Anneler Günü'nde yürek yakan acı
Manisa'nın Sarıgöl ilçesine bağlı Alemşahlı Mahallesi'nde Anneler Günü'nde meydana gelen traktör kazası bir aileyi yasa boğdu.

Edinilen bilgiye göre, bağ arazisinde seyir halinde olan 45 ZF 634 plakalı traktör, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yaklaşık 3 metrelik yükseklikten yuvarlanarak takla attı. Kazada traktör sürücüsü Yusuf Boylu (53) ile yanında bulunan eşi Raziye Boylu (48) ağır yaralandı.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan yaralı çift, ambulansla Sarıgöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Anneler Günü'nde hastanede yaşam mücadelesi veren Raziye Boylu, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Acı haber, ailesi ve yakınlarını yasa boğdu. Yaralı sürücü Yusuf B.'nin tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

Kazayla ilgili inceleme başlatılırken, Sarıgöl Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Kıtaları birleştiren" İstanbul Boğazı'ndan bu yılın ilk 3 ayında 9 bin 195 geminin geçtiği belirlendi

İstanbul Boğazı'ndan bu yılın ilk 3 ayında 9 bin 195 geminin geçtiği belirlendi

10.05.2026 15:43:00
AA
Kıtaları birleştiren" İstanbul Boğazı'ndan bu yılın ilk 3 ayında 9 bin 195 geminin geçtiği belirlendi
Kıtaları birleştiren" İstanbul Boğazı'ndan bu yılın ilk 3 ayında 9 bin 195 geminin geçtiği belirlendi
Bu yılın ilk üç ayında, 3 bin 277 genel kargo ile 1833 dökme yük gemisi Boğaz'ı kullandı.

Ocak-mart döneminde geçen 9 bin 195 geminin 5 bin 792'sinin kılavuz kaptan hizmeti aldığı hesaplandı.

Boğaz'da, geçen yılın aksine 300 metreden büyük gemiler bu yılın ilk üç ayında geçiş yapmadı.

Geçen gemilerin 370'i 250-300 metre, 593'ü 200-250 metre, 2 bin 416'sı 150-200 metre, 3 bin 306'sı 100-150 metre, 2 bin 510'unun ise 100 metreden küçük olduğu belirlendi.

İstanbul Boğazı'ndan ocak-mart döneminde kimyasal yük taşıyan 451 tanker de geçti.

Yılın ilk çeyreğinde, 288 barç, 1833 dökme yük gemisi, 11 çimento gemisi, 984 konteyner gemisi, 3 bin 277 genel kargo gemisi, 125 canlı hayvan taşıyan gemi, 9, savaş gemisi, 77 yolcu gemisi, 53 Ro-Ro, 1511 türü belirtilmemiş tanker, 207 sıvılaştırılmış petrol gazı taşıyan tanker, 57 römorkör, 30 araç taşıyan gemi ve 282 diğer türlerdeki gemi Boğaz'ı kullandı.

En çok gemi yükü ocakta taşındı
Bu dönemde, İstanbul Boğazı'nı kullanan gemilerin, taşıdığı yüklerle birlikte toplam ağırlığı 135 milyon 182 bin 851 groston olarak hesaplandı.

Boğaz'da en az yük şubat ayında taşınırken toplam 41 milyon 343 bin 780 groston ağırlığında gemi bu dönemde seyretti.

AA muhabirinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının verilerinden derlediği bilgilere göre, Boğaz'ı kullanan gemiler, bu dönemde en çok yükü toplam 51 milyon 711 bin 485 grostonla ocakta taşıdı.

İstanbul Boğazı'nı ocakta 42 milyon 127 bin 586 groston ağırlığında 3 bin 25, şubatta 41 milyon 343 bin 780 groston ağırlığında 2 bin 687, martta 51 milyon 711 bin 485 groston ağırlığında 3 bin 483 gemi kullandı.

"Kıtaları birleştiren" Boğaz'dan bir günde ortalama 102 geminin geçtiği hesaplandı.

Gemi sayısı geçen yıla göre azaldı
İstanbul Boğazı'nı kullanan gemi sayısının geçen yılın aynı dönemine göre azaldığı tespit edildi.

Geçen yılın ocak-mart döneminde 9 bin 351 geminin kullandığı Boğaz'dan bu sene 9 bin 195 gemi geçiş yaptı.

Boğaz'da, geçen yıl bu dönemde 141 milyon 160 bin 81 groston ağırlığın gemilerle taşındığı belirlenmişti.

Asya ve Avrupa'yı birleştiren İstanbul Boğazı, 2024 yılının ilk 3 ayında 10 bin 106 gemi ile 157 milyon 101 bin 576 groston yük taşımış, bu gemilerin 6 bin 275'i kılavuz kaptan hizmeti almıştı.

İstanbul Boğazı, 2023 yılının ilk çeyreğinde 9 bin 250 gemi ile 149 milyon 543 bin 961 groston yük taşırken bunlardan 6 bin 217'sine kılavuz kaptan hizmeti verilmişti.

İstanbul'da güneşi gören sahile koştu

İstanbul'da etkili olan güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar, kentin gözde sahil noktalarından biri olan Emirgan'da yoğunluk oluşturdu. Hava sıcaklığının 20 dereceyi aşmasıyla birlikte hafta sonunu dışarıda değerlendirmek isteyen İstanbullular, Boğaz manzarası eşliğinde sahile adeta akın etti

10.05.2026 15:40:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da güneşi gören sahile koştu
İstanbul'da güneşi gören sahile koştu
İstanbul'da etkili olan güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar, kentin gözde sahil noktalarından biri olan Emirgan'da yoğunluk oluşturdu. Hava sıcaklığının 20 dereceyi aşmasıyla birlikte hafta sonunu dışarıda değerlendirmek isteyen İstanbullular, Boğaz manzarası eşliğinde sahile adeta akın etti.
Sabahın erken saatlerinden itibaren Emirgan sahiline gelen vatandaşlardan kimileri balık tutarken, kimileri yürüyüş yapmayı tercih etti. Sahil hattında yoğunluk yaşanırken, aileler ise ağaç gölgelerinde piknik yaptı. Öte yandan sıcak havanın tadını çıkarmak isteyen çok sayıda vatandaş, Boğaz manzarasına karşı vakit geçirip bol bol fotoğraf çektirdi. Sahilde oluşan yoğunluk havadan da görüntülendi.
Ailesi ile birlikte sahile yürüyüşe gelen Taşın Özdemir, "Havalar güzel, biz de değerlendirmek için ailecek Emirgan sahile geldik. Geziyoruz, dolaşıyoruz. Havaların daha da ısınmasını bekliyoruz" dedi.
"Havayı güzel bulduk, kendimizi sahile attık"
Güzel hava nedeniyle sahile balık tutmaya geldiğini belirten Sinan Kaya, "Havayı güzel bulduk, kendimizi sahile attık. Uzun zamandır boğazda balık yoktu. Balık tutmaya geldik. Havaların güzelleşmesiyle birlikte balık bollaşmaya başladı. Balık tutuyoruz, piknik yapıyoruz. Havayı güzel bulan insanlar kendilerini sahile atmışlar" diye konuştu.İHA
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.